Gündelik Hayatın Sosyolojisi

lolonolo

Gündelik Hayatın Sosyolojisi

AUZEF Gündelik Hayatın Sosyolojisi

lolonolo
Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
Gündelik Hayatın Sosyolojisi Final ( 2020 – YENİ)
Gündelik Hayatın Sosyolojisi vize ( 2020 – YENİ )
Gündelik Hayatın Sosyolojisi Vize Soruları ( 2020 – YENİ )
Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
Önceki Yıllar
Gündelik Hayatın Sosyolojisi Vize 2018 Sorular
Gündelik Hayatın Sosyolojisi Sorular – Vize
Gündelik Hayatın Sosyolojisi Vize 2017
lolonolo
Gündelik Hayatın Sosyolojisi Kitap

Gündelik Hayatın Sosyolojisi

“Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değer bir hayat değildir” Sokrates.

Üniteler

1. Gündelik Hayat Sosyolojisinin Oluşmasına Yol Açan Kuramsal Yaklaşımlar Ve Tartışmalar
2. Eleştirel Teori ( frankfurt Okulu )
3. Gündelik Hayatın İnşasına İlişkin Sosyal Eylem Teorileri
4. Gündelik Hayata Sosyolojik Bakmak
5. Sembolik Etkileşimcilik
6. Dramaturji Ve Etiketleme Teorisi
7. Fenomenoloji
8. Etnometodoloji Ve Sosyal İnşa Teorisi
9. Post Yapısalcılık Ve Postmodern Sosyal Teori
10. Modernite, Modernleşme Ve Gündelik Hayat
11. Türkiye’de Aydın Sınıfı Ve Gündelik Hayat
12. Gündelik Hayatın Tanziminde Medya
13. Gündelik Hayatın Tanziminde Sosyal Medya
14. Tüketim, Avm’ler, Serbest Zaman Ve Gündelik Hayat

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları-final

lolonolo

Ünite – 8
ETNOMETODOLOJİ VE SOSYAL İNŞA TEORİSİ
Bölüm Özeti

Etnometodoloji, Harold Garfinkel tarafından Fenomenolojik düşüncelerin toplumsal araştırmalara uygulanmasıyla geliştirilen bir teoridir. Etnometodoloji, insanların, içinde yaşadıkları toplumsal dünyayı ve gündelik hayatlarını nasıl anlamlandırdıklarını, konu edinir. Etnometodoloji’nin temel amacı, insanların toplumsal dünyayı anlamlandırmak için kullandıkları yöntemleri inceleyerek gündelik hayatın ilk bakışta görünmeyen yanlarını ortaya koymaktır.

Gündelik hayatın ince ayrıntılarından etkilenen Garfinkel, Etnometodoloji’yi 1976 yılında yayınladığı “Etnometodolojik Araştırmalar” adlı çalışmasıyla başlatmıştır. Etno, bireylerin erişebileceği ortak bilgi birikimine, “metodoloji” ise aktörün toplumsal dünyayı anlamasına ve bu anlamı iletmesini sağlayan stratejilere işaret etmektedir. Harold Garginkel, Erving Goffman’ın “Etkileşimciliği”ni de kapsayacak biçimde tüm toplumsal kurumların altında yatan daha köklü bir yöntemi tartışmıştır. Garfinkel, bu yönteme “Etnometodoloji” ismini vermiştir.

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
lolonolo

Etnometodoloji temelde kişilerin kendi koşullarını nasıl anlamlandırdıklarını ve nasıl ona göre davrandıklarını dikkate alır. Garfinkel’in sosyolojik yaklaşımı, sağduyu akıl yürütmesinin metodik olduğu üzerinde oturduğu düşüncesi üzerine temellenmektedir. Etnometodoloji çalışmaları, 1960’ların sonlarında, öğrenci protestoları ve karşı-kültür hareketlerinin meydana gelmesiyle daha popüler hale gelmiştir. Garfinkel’e göre, “üyelerin düzenli gündelik ilişki ortamlarını ürettikleri ve düzenledikleri etkinlikleri ile onların bu ortamları ‘açıklanabilir’ kılma prosedürleri aslında aynı şeylerdir.”

Etnometodologlar, gündelik hayattaki olguların “bilimsel betimlemenin süzgeci”nden geçtiklerinde çarpıtıldıklarını öne sürerler. Onlar, ana akım sosyolojik betimlemelerde tipik olarak aktörün pratik deneyimleri ihmal edildiği ve aktörler irrasyonel birer varlık olarak alındığı için geleneksel sosyolojik perspektifin toplumsal gerçeklik anlayışını reddederler. Toplumun sözü edilen boyutlarının kavranabilmesi için, toplumu “dışsallaştırma”, “nesnelleştirme” ve “içselleştirme” aşamalarından oluşan kesintisiz bir süreç halinde kavranması gerekir

Sosyal İnşa Teorisi, toplumsal dünyanın önce tipleştirme süreciyle inşa edildiğini, daha sonra bu tipleştirmelerin kendilerini üreten bireylerin ötesinde nesnel bir nitelik kazandığını ileri sürer. Sosyal İnşa Teorisi, toplumsal eylem yaklaşımı ile yapısalcı yaklaşımları bir araya getirmeye çalışır. Peter Berger ve Thomas Luckman tarafından geliştirilen Sosyal İnşa Teorisi’ne göre, gerçeklik kendi irademizden bağımsızmış gibi kabul ettiğimiz, bizden bağımsız, dışarıda, bizim ötemizde ve herkese açık bir gerçekliktir. Bu teoriye göre bireyler gerçekliği “seçmez”, gerçeklik bireyin irademizden bağımsız olarak bireye dayatılmaktadır. Ancak bu bireyin iradesine ‘rağmen’ gerçekleşen bir durum değildir.

lolonolo
1. Etnometodolojik akımı, gelişimi tüm Amerikan sosyolojisinin geleceğini tehdit edebilecek bir “mezhep” olarak sunan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?

A) Franz Neumann

B) Lewis Coser

C) Max Horkheimer

D) Raymond Williams

E) Thedor W. Adorno

Cevap : B) Lewis Coser
2. Mikro ve makro değer yargılarından arındırılmış ve değer yargısı yüklü, yapısalcı ve etkileşimci, kuramsal ve ilintili sosyolojiler arasında bir köprü kurma çabasını aşağıdaki sosyologlardan hangisinin çalışmalarında açıkça görmek mümkündür?

A) Peter Berger

B) Max Weber

C) Emile Durkheim

D) Karl Marx

E) Herbert Spencer

Cevap : A) Peter Berger
3. Fenomenolojik düşünceleri toplumsal araştırmalara uygulayarak Etnometodoloji’yi geliştirilen sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?

A) Erving Goffman

B) Peter Blaue

C) Harold Garfinkel

D) Herbert Spencer

E) Jürgen Habermas

Cevap :  C) Harold Garfinkel
4. Toplumsal dünyanın önce tipleştirme süreciyle inşa edildiğini, daha sonra bu tipleştirmelerin kendilerini üreten bireylerin ötesinde nesnel bir nitelik kazandığını ileri süren teori aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yapısalcı Teori

B) Çatışma Teorisi

C) İşlevselci Teori

D) Sosyal İnşa Teorisi

E) Marksist Teori

Cevap : D) Sosyal İnşa Teorisi
5. Gündelik hayatın ince ayrıntılarından etkilenen Garfinkel’in Etnometodoloji’yi başlatan çalışması aşağıdakilerden hangisidir?

A) Postmodern Durum

B)Dışardakiler

C) Deliliğin Taarihi

D) Deliliğe Övgü

E) Etnometodolojik Araştırmalar

Cevap : E) Etnometodolojik Araştırmalar
lolonolo

Ünite – 9
POST YAPISALCILIK VE POSTMODERN SOSYAL TEORİ
Bölüm Özeti

Postmodern, postmodernistler tarafından modern hayattan sonraki dönemi ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Onlara göre, modern dönem bitmiş ve postmodern yeni bir dönem başlamıştır. Bu yeni dönem, modern dönem paradigmasına bir eleştiri olarak ortaya çıkmıştır. Postmodernistler modernistlerin iddia ettiği gibi her şeyi kapsayan tek bir hakikatin olmadığını, tersine herhangi bir konuda çok sayında bakış açısı ve buna bağlı olarak farklı hakikatler olabileceğini savunmaktadırlar. Bu farklılık, temelde modernistler bilgiyi keşfedilen ve keşfedilecek bir şey olarak görürken postmodernistlerin bilginin inşa edildiğini savunmalarından kaynaklanmaktadır.

Friedrich Nietzsche “Aydınlanma Düşüncesi”nin temel öncüllerini radikal bir biçimde eleştirdiği için post-modern anlayışın öncüsü kabul edilir.1950 ve 1960’lardan itibaren birçok yazar tarafından kullanılmaya başlanan postmodernizm kavramı, bu tarihten sonra sosyal bilimlerde en çok tartışılan konulardan biri haline gelmiştir.

Modernist yaklaşımlar genel olarak dini, mistisizmi, metafiziği, sağduyu, gelenekleri vb. reddederler. Bu tür bilgi kaynaklarının irrasyonel olduğunu bu sebeple de dogma bilgi olduğunu iddia eder.

Postmodernizm ise 20.yüzyılın ikinci yarısında modernizme bir tepki olarak doğmuştur ve modernizmin bütün kurallarına bir meydan okuyuş olduğu varsayılır. Postmodernizmin, bilginin nedirliliği ve nasıl elde edilebileceği konularında modernizmden çok farklı bir bakış açısı vardır.

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
lolonolo

Jean- François Lyotard Postmoderniteyi moderniteden bir kopuş ve dolayısıyla da kapitalizmden farklı bir dönem olarak görmektedir. Postmodernist anlayışın öncüsü olarak görülen Lyotard, modernizmin totalleştirici kuramlarının ve özgürlük, eşitlik, adalet, evrim, rasyonalizasyon, devrim gibi büyük ideallerinin anlamını yitirdiği bir durumun adı olarak “postmodern durum”u kullanır.

Jean Baudrillard, elektronik medyanın bizim geçmişimizle olan ilişkimizi tahrip ettiğine ve karma karışık boş bir dünya yarattığına inanmaktadır. Baudrillard, postmodern dönemde medyanın egemen olduğunu ve anlamın medya aracılığıyla imajların akışıyla yaratıldığını söyler. Ona göre, postmodern dönemde dünya bir tür yap-inan evreni haline gelmiştir; bu evren içinde bizler gerçek kişilere ve yerlere değil, medya imajlarina tepki vermekteyiz.

Michel Foucault çalışmalarında modern dünyadaki anlayışı, önceki dönemlerdeki anlayıştan ayıran değişmeleri göstermeye çalıştır. Foucault, modern örgütsel sistemlerle alakalı olarak güç, ideoloji ve söylem arasındaki ilişkiler hakkında önemli fikirler geliştirmiştir. Gücün, yani bireyler ve grupların başkalarına karşı olarak kendi amaçlarına nasıl ulaştıklarının incelenmesi, sosyolojide temel bir önem taşır

lolonolo
1. Ana akım sosyoloji ile eleştirel sosyoloji arasındaki temel farklılık nedir?

A) Gelecek düşünceleri

B) Eğitim anlayışları

C) Devlet anlayışları

D) Araştırma tekniği

E) Bilgi anlayışları

Cevap : E) Bilgi anlayışları
2. Aşağıdaki isimlerden hangisi Postmodern sosyal teori temsilcilerinden birisi değildir?

A) Fredric Engels

B) Jean François Lyotard

C) Jean Baudrillard

D) Michel Foucault

E) Friedrich Nietzsche

Cevap : A) Fredric Engels
3. “Aydınlanma Düşüncesi”nin temel öncüllerini radikal bir biçimde eleştirdiği için post-modern anlayışın öncüsü kabul edilen sosyal bilimci aşağıdakilerden hangisidir?

A) Herbert Spencer

B) Harriet Martineau

C) Friedrich Nietzsche

D) Pierre Bourdieu

E) Louis Althusser

Cevap : D) Pierre Bourdieu
4. Postmodernistlere göre, sosyolojinin görevi nedir?

A) Evrensel toplumsal gerçeklikleri keşfetmektir.

B) Nasıl doğanın yasaları varsa toplumlarında ilerleme yasaları vardır.  Sosyolojinin görevi bu kanunları ortaya koymaktır.

C) Sosyolojinin görevi toplumsal hakikatleri açıklamak değil, aksine onları kabul etmek, takdir etmek ve kutlamaktır

D) Modernleşmenin ilkeleri belirlemek.

E) Olanın bilgisinden ideal dünyanın bilgisine ulaşmaya çalışmak.

Cevap : C) Sosyolojinin görevi toplumsal hakikatleri açıklamak değil, aksine onları kabul etmek, takdir etmek ve kutlamaktır
5. “Dil oyunlarının çoğulluğunu vurgulayarak “büyük anlatıları” reddeden sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?

A) Jean- François Lyotard

B) Pierre Bourdieu

C) Werner Sombart

D) Robert K. Merton

E) Thomas Hobbes

Cevap : A) Jean- François Lyotard
lolonolo

Ünite – 10
MODERNİTE VE MODERNLEŞME VE GÜNDELİK HAYAT
Bölüm Özeti

Modern kavramının yaygın olarak kullanılan iki anlamı vardır. Bunların ilkinde modernlik, “çağdaş” anlamında kullanılır. Bu anlamda modernite, Latince “modernus” kelimesinden kaynaklanır ve çağdaş biçimlerin geleneksel biçimlerin yerini alması anlamına gelir. İkinci olarak ise ilerlemeyi ve gelişmeyi içeren anlamda kullanılan modernleşmedir. Bununla beraber sosyolojik olarak modernleşmenin üç tür tanımından söz edilebilir.

Modernitenin bu karakteristik özelliği akla mutlak güven konusundaki yaygın şüpheciliğin yanı sıra bilim ve teknolojinin çift- yüzlü olduğu, yani insanların yararına olan imkânlar sunduğu gibi yeni riskler ve tehlikeler de yarattığının kabulüdür. Modernite genel olarak, on dokuzuncu yüzyıl sonu ile İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar olan dönemde, bilhassa sanat ve edebiyatta meydana gelen büyük çaplı değişimleri tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

Marx ve takipçileri ise modernliği bir canavar olarak görürler. Marx, modernliğin ne denli yıkıcı ve onarılmaz bir etkisinin olduğunu çağdaşlarından çok daha açık bir şekilde ortaya koymuştur.

Moderniteyi “juggernaut” olarak tanımlayan ve insanlar olarak bu juggernaut’u bir dereceye kadar yönlendirebileceğimizi söyleyen Giddens, juggernaut’un denetimimizden çıkıp parça parça olabilme tehlikesine de dikkat çeker.

Modernite; değişim, özgürlük, insan hakları gibi söylemlerin yanı sıra toplumları disiplin altına alma söylemine de dayanmaktadır. Yani modernitenin, hem özgürleştirme hem de cezalandırma yönü vardır.

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
lolonolo

Bu eleştirel yaklaşımlar arasında en etkili olanının ve dolayısıyla da en çok bilineninin ise “Frankfurt Okulu” olarak da bilinen “eleştirel teori” olduğu söylenebilir. “Frankfurt Okulu” düşünürlerine göre modernite ile tek biçimcilik yayılmış, herkes vasat bir düzeyde eşitlenmiş, insanlar tek tip hale gelmiş, her şey standartlaşmış, akıl tutulmuş ve insanlar yeni köleliklerine hazırlamıştır. İnsanlar bağımlı kültürün tutsağı haline gelmiştir.

Osmanlı döneminde, büyük oranda sistemsiz bir tarzda başlayan modernleşme sürecinin ilk anlarında, kişisel gayret ve girişimlere dayalı olarak, Batı’dan birçok şey alınmıştır. Ancak Batı’dan alınanların bir kısmı mevcut problemleri çözmek yerine problemlerin daha da büyümesine neden olmuştur. Modernleşme sürecine bağlı olarak özellikle Tanzimat dönemiyle birlikte Osmanlı toplumunun gündelik hayatında da somut birtakım değişimler yaşanmaya başlamıştır.

Cumhuriyetin ilan edilmesiyle hayata geçirilen modernleşme hareketinin fikri alt yapısını, Tanzimat dönemiyle hatta Lale Devri’yle başlayan ve Cumhuriyetin ilanına kadar devam eden süreçte gerçekleşen modernleşme tartışmalarında aramak gerekir.

Genel olarak modernleşme, “moderniteyi” kendi iç dinamikleriyle gerçekleştirememiş toplumların modern Batı toplumunu örnek alarak onların gelişmişlik düzeyine ulaşma sürecini ifade eder.

Türkiye’de her türlü “modernleşme” gibi, günlük hayatın modernleşmesi de çok kolay olmamıştır. Modernleşmenin gerekliliğine inanan, bu yolu tercih eden, hayata tatbik etmeye çalışan güç, öncelikle iktidar seçkinleri olmuştur.

lolonolo
1. Türkiye “epistemolojik” kopuşuyla ulaştığı bu özgül deneyimi yüzünden; yani geleneksel tanımlarıyla Batılı eğilimler arasında radikal bir kesinti gerçekleştirdiği için bir istisna oluşturduğunu ileri süren sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?

A) Şerif Mardin

B) Nilüfer Göle

C) Mübeccel B. Kıray

D) Amiran Kurtkan Bilgiseven

E) Muzaffer Şerif

Cevap : B) Nilüfer Göle
2. Genel olarak, on dokuzuncu yüzyıl sonu ile İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar olan dönemde, bilhassa sanat ve edebiyatta meydana gelen büyük çaplı değişimleri tanımlamak için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A) Postkolonyalizm

B) Modernite

B) Atom çağı

C) Sömürge çağı

E) Postmodernite

Cevap : B) Modernite
3. Genelde sosyolojinin klasik kurucuları modernliğin fayda yönüne vurgu yapmışlardır. Aşağıdaki sosyologlardan hangisi bunlardan birisi değildir?

A) Max Weber

B) Saint Simon

C) Herbert Spencer

D) Charles Darwin

E) John Locke

Cevap : A) Max Weber
4. Giddens’ın Moderniteyi tanımlamak için kullandığı metafor nedir?

A) Bisiklet

B) Merkez- çevre

C) Çöküntü alanları

D) Juggernaut

E) Uçak

Cevap : D) Juggernaut
5. “Kendi irfanına güveni kaybeden Osmanlı Devleti”, Lale Devri’yle birlikte Batıyı taklit etmeyi kendisi için gaye edinmiştir. İfadesinde aşağıdaki fikir adamlarından hangisine aittir?

A) Kemal Karpat

B) Mümtaz Turhan

C) Cemil Meriç

D) Erol Güngör

E) Ziya Gökalp

Cevap : C) Cemil Meriç
lolonolo

Ünite -11
TÜRKİYE’DE AYDIN SINIFI VE GÜNDELİK HAYAT
Bölüm Özeti

Egemen güçler aydın sınıfının desteğine ihtiyaç duymuşlardır. Türkiye’nin modernleşme sürecinde de bunu görmek mümkündür.

Pareto’nun “seçkin”leri, Weber’in ‘karizmatik lideri’, Osmanlı’nın ‘havas ve uleması’, Rusya’nın “entelijansiya”sı, Batı dünyasının “entelektüel”i, aynı kesimi ifade etmek için kullanılmıştır

İlimle uğraşanlar hemen hemen tüm toplumlarda ve her dönemde belli bir ayrıcalığa sahip olmuşlardır. Osmanlı devletinde de toplumunun en dokunulmaz, servet ve rütbeleriyle en çok güvence altında yaşayan sınıfı, ulema sınıfıdır.

Osmanlı aydınından erken Cumhuriyet dönemi aydınına tevarüs eden bu gelenek daha sert yansıma bularak halkın üzerinde imtiyazlı bir konum elde etmişlerdir. Düşünce ve eylemlerini halka rağmen halk için savunmuşlardır. Cumhuriyet dönemi aydının halktan kopuk olmasının başlıca nedeni; Osmanlı aydınının iktidarla kurduğu ilişkide aramak gereklidir.

Aydın olmak ses ve söz sahibi olmayı gerektirir. Sadece uzmanlık alanıyla ilgili çalışan bunun dışında çevresine en küçük mesaj verme derdi taşımayan bir aydın tipi yoktur Aydın, “bilgisini, uzmanlığını ve hakikatle ilişkisini siyasi mücadele alanında kullanan kişi”dir. Aydın hakikatin bilincine sahip olduğu için “evrenselin sözcüsü” konumundadır.

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
lolonolo

Toplumların hayatında aydınların önemli bir yeri ve önemi vardır. Toplumları aydınlığa çıkaran ve uygarlaştıran veya karanlıklar içinde bırakan şey aydın sınıfının oluşum tarzına bağlıdır. Aydınlanma dönemiyle birlikte aydın sınıfının bu önemi daha da artmıştır.

Cumhuriyeti kuran seçkinlerin ve bu dönemin aydınlarının eğitim süreçlerinde ve buna bağlı olarak dünyaya bakışlarında en etkili olan düşünce, kuskusuz pozitivizmdir. Pozitivizmin en önemli unsuru olan değişim, Türk aydınları üzerinde büyük bir etkiye sahip olmuştur. Değişim fikrinin etkisiyle Cumhuriyet’in hedefleri de şekillenmiştir.

Geleneksel kültürde dinin çok büyük bir yeri olduğu için, pozitivist aydınların en çok hücumuna uğrayan da din olmuştur.

Osmanlı döneminde Türk toplumunun modernleşme sürecinde rol oynayan bu Batıcı-modernist aydın tipi Cumhuriyet döneminde de mevcut rolüne devam etmiştir. Halktan kopuk kültürel değerlere tamamen yabancı olan bu aydın tabaka, yerli bir yenileşme modeli oluşturacakları yerde tamamen Batıyı taklit etme yoluna gitmişlerdir

Özellikle kültürleşme sürecinde aydına önemli görevler düşer. Aydın, bu fonksiyonunu yerine getirirken kendi toplumuna yaklaşabildiği ölçüde yararlı, kendini başka kültürlere kaptırdığı ölçüde zararlı olur.

lolonolo
1. Meclis başkanı olduğu zaman, ben ispatiye (pozitivist) mezhebindenim diyerek mecliste yemin etmek

A) Ahmet Mithat

B) Mithat Paşa

C) Abdullah Cevdet

D) Enver Paşa

E) Ahmet Rıza

Cevap : E) Ahmet Rıza
2. Kültürel gelenek olarak ayırarak ifade ettiği, halk ile aydın kopukluğu olgusunu “büyük gelenek” “küçük gelenek” şeklinde tanımlayan sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?

A) E. Franklin Frazier

B) Katherine Dunham

C) Melville J. Herskovits

D) Robert Redfield

E) Frederick Douglass

Cevap : D) Robert Redfield
3. Cumhuriyeti kuran kuşakların ve bu dönemin aydınlarının eğitim süreçlerinde ve buna bağlı olarak dünyaya bakışlarında en etkili olan paradigma (düşünce) nedir?

A) Hegomonya

B) Tirani

C) Pozitivizm

D) Hümanizm

E) Nasyonalizm

Cevap : C) Pozitivizm
4. Karizmatik lider tanımlaması aşağıdaki sosyologlardan hangisine aittir?

A) Vilfredo Pareto

B) Max Weber

C) Karl Marx

D) Emile durkheim

E) Auguste Comte

Cevap : C) Karl Marx
5. Aşağıdakilerden hangisi, Osmanlı toplumunda günümüzde kullanılan “aydın” kavramı karşılığı olarak kullanılan kavramlardan birisidir?

A) Havas ve ulema

B) Müfit

C) Softa

D) Ukala

E) Entel

Cevap : A) Havas ve ulema
lolonolo

Ünite – 12
GÜNDELİK HAYATIN TANZİMİNDE MEDYA
Bölüm Özeti

Başlangıçta bir kitle iletişim olgusu olarak ortaya çıkan medya zaman içinde hızlı bir değişim ve dönüşüm geçirerek, toplumdaki en büyük güçlerden biri haline gelmiştir.

Teknolojik gelişmeler sayesinde medyanın, insanların hayatının içine nüfuz etmesi ve onlara farkında olmaksızın büyük bir etkide bulunması, genel olarak “medya” denilen alanın başlı başına bir güç olarak değerlendirilmesine yol açmıştır.

Medya, yazılı basın, radyo ya da televizyon gibi iletişim araçları olarak tanımlanırken, bu teknolojilerden bir veya daha fazlasını büyük sayıda insanla iletişim kurmak üzere kullanan geniş ölçekli organizasyonlar toplamı biçiminde de ifade edilebilir.

Elektronik ve kimyasal endüstrilerdeki buluşlara bağlı olarak 1860 ile 1930 yılları arasındaki dönem medyanın oluşum dönemidir.

Matbaa, modern dönemin önemli kurumlarının ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

Günümüzde medya, modern toplumların zihniyet dünyasına hükmeden bir konuma gelmiştir ve bundan dolayı sosyologların yoğun ilgi duyduğu bir alandır.

Medyanın hayatımızın neredeyse her alanına girmesiyle birlikte bireyler, toplumsal yaşamı bu araçlar aracılığı ile algılamaya başlamışlar ve sonuç olarak ise bu “aracıların” gerçekliğine bağımlı hale gelmişlerdir.

Egemen güçler, toplumu, kendi çıkarlarına cevap bulamayan düşüncelerle manipüle ederek bir taraftan bazı konuları gündem dışında tutmakta diğer yönüyle de yapay gündemler oluşturarak önceden kabul görmüş fikirlerin alanını genişletme fırsatı bulmaktadır

Gelişen teknolojinin sağladı imkânlar, medyanın (radyo, televizyon, bilgisayar ağları ve dolayısıyla internet vb.) kullanılmasını daha da olanaklı kılmıştır. Bu sayede medya, geniş kitlelere ulaşmış ve buna bağlı olarak medyanın kullanım alanları daha da genişlemiştir.

Medya, gündelik hayat kalıplarına daha fazla nüfuz edip, bireyin hayatında daha geniş yer alırken aynı zamanda sosyal yapının biçimlenmesi ve sürekliliğinde de önemli rol oynamaktadır.

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
lolonolo

Medya, kültür ürünlerinin üretilmesi, ya da yeniden üretilmesinde olduğu kadar, kültürün halka yayılması, öğretilmesi ve böylece yaşatılması açısından da oldukça önemli işlevlere sahiptir

Aynı zamanda kontrolü elinde bulunduran sınıfın kendi görüşünü de “hegemonik” bir ilişki içinde alt sınıftakilere benimsettirebilme kabiliyetine de sahiptirler. Kapitalist toplum yapısının kendini yeniden üretebilmesi çoğunluğun egemen ideolojiye rıza göstermesi ile mümkündür

Medyanın her türlü anlam iletiminde, ister politik ister eğitici isterse de kültürel anlam taşısın esas amacı, kendi çıkarına uygun biçimde anlam yitimi oluşturarak bireyleri egemenliği altına sokmaktır

Tüketim araçları insanlara istediklerini vermek, yeni istekler yaratmak ve süreç içinde bu istekleri karşılayanlara kar etme olanağı sağlamak üzere çeşitlenmiştir. Ayrıca istekleri yaratma ve insanları tüketime sevk ettirmeye yönelik reklama da muazzam miktarlarda para yatırılmaktadır.

Günümüzde gündelik hayatın kurgulandığı en temel kaynak olan medyanın varlığı ise reklamlara bağımlı hale gelmiştir, artık reklamsız bir medya aracını düşünmek imkânsızdır.

Reklam, sonsuz mal ve hizmetlerle birey arasında organik bir bağ işlevi görmektedir. Bu görece zengin imgeler dünyasında bireyden kendi seçimlerini yapması istenir. Reklamın insanlara özgür seçme hakkı verdiği sanılır.

lolonolo
1. “Günümüzde toplumumuz, tükettiği ölçüde kendini tüketim toplumu olarak fikirde tüketir. Reklam ise bu fikrin zafer türküsüdür.” diyen düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

A) Johan Thompson

B) Michel Foucault

C) Pierre Bourdieu

D) Jean Baudrillard

E) Johan Morgan

Cevap : D) Jean Baudrillard
2. Yöneticilerle sahiplerin artık yalnızca işçileri kontrol etmenin yeterli olmadığını kavramasından yola çıkan Ewen’te göre; modern reklamcılığın gelişimi hangi tarihe kadar götürmek mümkündür?

A) 1920’ler

B) 1860’lar

C) 1960’lar

D) 1980’ler

E) 1850’ler

Cevap : A) 1920’ler
3. “Küresel köy” söylemi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

A) Claude Levi- Strauss

B) Henri Lefebvre

C) Mclohan

D) Dougles Kellner

E) Fernand Braudel

Cevap : C) Mclohan
4. Günümüzde bir çocuğun, doğumundan on beş yaşına gelene kadar yaklaşık kaç reklam spotuyla karşılaştığı düşünülmektedir?

A) Yüz elli bin

B) Elli bin

C) İki yüz bin

D) Yüz bin

E) Seksen bin

Cevap : A) Yüz elli bin
5. “Hegemonya” kavramı aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

A) Zygmunt Bauman

B) John Berger

C) Theodor Adorno

D) Asa Arthur Berger

E) Antonio Gramsci

Cevap : E) Antonio Gramsci
lolonolo

Ünite – 13
GÜNDELİK HAYATIN TANZİMİNDE SOSYAL MEDYA
Bölüm Özeti

Sosyal medya günümüz insanının günlük rutinleri arasında kendine yer bulmuş ve her geçen gün daha fazla sayıda insanın kullandığı bir araçlar bütünü haline gelmiştir. Günümüzde iletişim teknolojileri hızla gelişmektedir. Bu gelişme kişilerin internet ve web araçlarını daha fazla kullanmasına yol açmaktadır.

İnternet, günümüzde hemen hemen her konuda insanların anında iletişim kurup ilgileri, hobileri ve fikirlerini birbirlerine aktarmalarını sağlayan web sitelerine anında ulaşmayı sağlayan World- Wide Web (www) diye de bilinen dünya çapındaki bilgisayar ağını tanımlamak için kullanılan bir kavramdır.

Sosyal medya en basit tanımıyla; Web 2.0 teknolojilerinin kullanıldığı iletişim ortamlarıdır. Konuşmalar, bağlantılar ve katılımlardan kaynaklanan Web 2.0 durakları, iletişim araçları, siteleri ve çevrimiçi yayınlar olarak da tanımlanan sosyal medya; insanların sosyalleşmek için kullandıkları medya türüdür

İnternetteki bu gelişmelere paralel olarak da sosyal medyayla ilgili çalışmalar başlamıştır. Sosyal medyanın ortaya çıkışının tarihsel süreci 1979 yılında Jim Ellis ve TomTruscott tarafından kurulan Usenet ile başlamıştır.

Sosyal medya, zaman ve mekân sınırlaması olmadan, paylaşımın, tartışmanın esas olduğu bir iletişim şeklidir.

Sosyal medya; akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlar gibi mobil cihazların kullanımının yaygınlaşması, internet kullanımının tüm dünyada artması ve bilginin hızlı dolaşımı gibi sebeplerle insanların hayatında önemli bir yer tutmaya başlamıştır.

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
lolonolo

Özellikle son yıllarda internet, gündelik bir iletişim ve ilişki kurma aracı haline gelmiştir. İnternet kullanarak evde tek başına olmaktan çıkarak sanal bir topluma katılmak suretiyle başkalarıyla paylaşımlarda bulunmak, gündelik hayatın bir parçası haline gelmiştir.

İnternet kullanımı her geçen gün dünyada ve Türkiye’de artmaya devam etmektedir. Gelişen teknoloji sayesinde önce taşınabilir bilgisayarlar, tablet bilgisayarlar, akıllı cep telefonları gibi daha birçok uygulamalarla hayatın her anı internetle kuşatılmaktadır.

Günümüzün postmodern kabileleri olarak adlandırabileceğimiz “sanal cemaat” kavramı insan ve teknolojinin bir araya gelmesinden doğmuştur. Aynı anda her yerde bulunan bilgisayar ağlarının, fiziki mekândan bağımsız, milyonlarca insan “sanal âlemde” bir araya getirilmesiyle oluşmuştur.

Sosyal medya ortamı, bireylerin sadece gündelik haber, bilgi veya iletişim amacıyla değil, siyasi, ideolojik, iktisadi, kültürel hemen her alanda katılımını sağlamaktadır.

Sosyal medya günümüzde birçok etkinliğe ev sahipliği yaparak, yaşanan toplumsal olayların birçoğunda etkin rol üstlenmektedir. Sosyal medyanın özgür ve kısmen yersiz yurtsuz olma özelliği bireylerin kendilerini gerçekleştirebilmeleri ve bu ortamı etkin kullanmak istemeleriyle sonuçlanmaktadır.

Gerek ülkemizde örnekleri artarak görülen, gerekse dünyanın çeşitli bölgelerinde görülen “yeni toplumsal hareketler”in eylem ve iletişim ortamı olması sosyal medyanın önemini ve etkinliğini daha da arttırmaktadır.

lolonolo
1. En basit tanımıyla; Web 2.0 teknolojilerinin kullanıldığı iletişim ortamlarıdır. Konuşmalar, bağlantılar ve katılımlardan kaynaklanan Web 2.0 durakları, iletişim araçları, siteleri ve çevrimiçi yayınlar olarak da tanımlanan medya türü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sanal cemaat

B) Sanal medya

C) Sosyal medya

D) İnteraktif medya

E) Skymedya

Cevap : C) Sosyal medya
2. Aşağıdakilerden hangisi sosyal medyanın temel özelliklerinden biri değildir?

A) Bağlantılı olma

B) Açıklık

C) Karşılıklı konuşma

D) Katılım

E) Bireysellik

Cevap : E) Bireysellik
3. “www” açılımı aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A) World Wide Web

B) Wene Wida Werce

C) We Want World

D) We Went WEb

E) World Want Web

Cevap : A) World Wide Web
4. İnternet üzerinde tutulan günlükleri tanımlamak için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A) Blog

B) Medya

C) Diary

D) Bulk

E) Web

Cevap : A) Blog
5. Howard Rheingold’un “kişisel ilişkiler ağının yaratılması için yeterli sayıda insanın bir araya geldiğinde, ağlar (internet) vasıtası ile yaratılan sosyal gruplardır” tanımı yapılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnteraktif toplum

B) Sanal camia

C) Siber uzay

D) Sanal âlem

E) Sanal cemaat

Cevap : E) Sanal cemaat
lolonolo

Ünite – 14
TÜKETİM, AVM’LER, SERBEST ZAMAN VE GÜNDELİK HAYAT
Bölüm Özeti

Tüketim, genel olarak belirli bir ihtiyacın giderilmesi için yapılan faaliyet olarak tanımlanmaktadır. İktisadi hayatın en temel kavramlarından birisi olan tüketim, ekonomik faaliyetleri yönlendiren ve üretim süreçlerine bağlı olarak toplumların hayat tarzlarını şekillendiren önemli bir olgudur. Ancak rasyonel kapitalist dönemle birlikte tüketim olgusunda köklü değişimler meydana gelmiştir.

Tüketim, tarihsel dönemlere ülkelerin sosyo- ekonomik durumlarına, toplumsal yapısına göre değişkenlik göstermekle birlikte; “tüketme” kavramı genel olarak kullanmak, eskitmek, harcayarak yok etmek, bitirmek gibi anlamlara gelmektedir.

Günümüzde bireyler tüketime endeksli, tek tip yaşam tarzı sürdürmektedir. Tüketim kültürünün şekillendirdiği modern toplumlarda bireyin tek amacı tüketmektir. Sadece ihtiyaç temelli tüketimi kendi amaçları için yeterli görmeyen küresel sermaye, tüketimin bizzat kendini amaç haline getirmiştir..

AVM olgusunun ilk habercileri, 1900’lerde ABD ve Avrupa’da görülmeye başlanan ve geleneksel alışveriş olgusunu değiştiren süpermarketlerdir. Ancak günümüzdeki şekliyle AVM’lerin ortaya çıkışı 1950’leri bulmuştur. Gelişmiş Batı ülkelerde terk edilmeye başlanan AVM’ler, Türkiye’nin birçok şehrinde yeni yeni açılmaktadır.

Serbest zaman faaliyetleri, insanların temel fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamaya ve çalışmaya ayırdığı zamanın dışında gerçekleştirilen faaliyetleri ifade etmek için kullanılan bir kavramdır. Geçmişten günümüze her toplumda şekilleri farklı olsa da serbest zaman faaliyetlerine rastlamak mümkündür.

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
lolonolo

Serbest zamanları değerlendirme kurumu kendi içinde dinlenme, uyuma; eğlenme, oyun oynama, spor yapma, eğlence aktivitelerine katılma; bilgilenme ve sanatsal faaliyetlere katılma gibi yardımcı kurumsallaşmaları kapsar ve genel olarak da birer kültürlenme olarak karşımıza çıkar

Serbest zamanın insanların temel ihtiyaçlarından biri olduğunu savunan Karl Marx insanların çalışma sürelerinin uzun olmasını eleştirmiştir. Paul Lafargue ise “Tembellik Hakkı” adlı eserinde çalışma denilen çılgınlığa karşı çıkmakta ve çalışma sürelerinin azaltılarak, günde en fazla üç saatle sınırlı tutulması gerektiğini savunmaktadır.

lolonolo

Yine aşağı yukarı aynı dönemlerde, Thorstein Veblen serbest zamanı, varlıklı sınıfın kendini sunum alanı, serbest zaman etkinliklerini de birer tüketim metası olarak tanımlamıştır. Bertrand Russell’da benzer şekilde, “Aylaklığa Övgü” adlı eserinde modern çalışma kavramına eleştiri getirir. Bu çalışmasında Russell, emek yoğun kapitalist çalışma düzenine tepki olarak aylaklığın hiç de olumsuzlayıcı bir değer içermediği aksine, hayattan ve insani olandan yana olduğunu vurgular. Ritzer ve Rojek ise günlük rutinlerden ve sıkıcı olandan kaçma adına yöneldiğimiz etkinlik süreçlerinin gerçekte birer tuzak olduklarına vurgu yaparlar. Jean Baudrillard ise serbest zaman faaliyetlerine tüketim toplumu ekseninde bakmaktadır. Baudrillard’a göre; günümüz toplumu bir tüketim toplumdur. Tüketmekle bireyler aslında göstergeleri, sembolleri, sınıfsal konumları tüketirler.

Kapitalist sistem için serbest zamanlar, hem üretimde verimliliği artırmak hem de artan üretimini tüketmek için ihtiyaç duyulan bir zamandır. Serbest zamanlar, böylelikle, kapitalist çalışmanın bir karşıt kutbu olarak yine kapitalist isteklere göre şekillenmektedir.

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Ünite Soruları Final
lolonolo
1. Türkiye’de de özellikle 1980 sonrası izlenen politikalarla paralel olarak yeni bir hayat tarzı büyük ölçüde gazete köşe yazarlarınca hem yaşanmış hem de körüklenmiş ve hatta belli başlı köşe yazarlarınca adeta tüketim kültürünü içselleştirilmiştir. Bu şekilde oluşturulmak istene Batılı hayat tarzını yaşamaya eğilimli insan tipi için kullanılan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sosyete

B) Beyaz Türk

C) Yeni Türk insanı

D) Elit Türk

E) Aristokrat

Cevap : C) Yeni Türk insanı
2. Genel olarak belir bir ihtiyacın giderilmesi için yapılan faaliyet olarak tanımlanan kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A) Mola

B) Alışveriş

C) Tüketim

D) Üretim

E) Serbest zaman faaliyetleri

Cevap : C) Tüketim
3. Serbest zaman faaliyetleri sanayileşme ile beraber çok daha önemli hale gelmesi ve bu dönemde serbest zamanın Batı’da kurumsallaşmasının nedeni ne olabilir?

A) Yabancılaşmanın getirdiği sonuçlar

B) İletişim teknolojisindeki gelişmelerin sonuçları

C) Çalışma sürelerinin kısa olmasının getirdiği sonuçlar.

D) Kapitalistlerin işçi emeğini sömürmekten vazgeçmesi.

E) Batı’da işçiye olan ihtiyaç artarken işçi sayılarının azalmaya başlaması

Cevap : A) Yabancılaşmanın getirdiği sonuçlar
4. Aşağıdakilerden hangisi insanların tüketim eylemlerini etkileyen kültürel unsurlardan biridir?

A) Fizyolojik durum

B) Cinsiyet

C) Yaş

D) Ekonomik durum

E) Sosyal gruplar ve normlar

Cevap : E) Sosyal gruplar ve normlar
5. Makinelerin etkinliğinden yararlanmak suretiyle çalışma saatlerinin azaltılması gerektiğini savunan Bertrand Russell, zorunlu çalışma süresinin kaç saatle sınırlı hale getirilmesini önermektedir.

A) 6 saat

B) 4 Saat

C) 3.5 saat

D) 12 saat

E) 7 saat

Cevap : B) 4 Saat
lolonolo
Eğitim Sosyolojisi Soruları
Vise
Final
Eğitim Sosyolojisi Vize Soruları-1
Eğitim Sosyolojisi Vize Soruları-2
Eğitim Sosyolojisi Vize Soruları-3
Eğitim Sosyolojisi Vize Soruları-4
Eğitim Sosyolojisi Vize Soruları-5
Eğitim Sosyolojisi Vize Soruları-6
Eğitim Sosyolojisi Vize Soruları-7
lolonolo
Endüstri Sosyolojisi Vize Ve Final Soruları
Vize
Final
Endüstri Sosyolojisi Vize 2018 Soruları
Endüstri Sosyolojisi Vize 2017 Soruları
Endüstri Sosyolojisi Vize Soruları
Endüstri Sosyolojisi Vize Ve Final Soruları
lolonolo

 

Auzef Sosyoloji
Auzef Sosyoloji
register
register
Çağdaş Sosyoloji Teorileri
Çağdaş Sosyoloji Teorileri
ANASAYFA
Endüstri Sosyolojisi
Endüstri Sosyolojisi ANASAYFA
lolonolo
Facebook
SOSYOLOJİ FACEBOOK GRUBU
lolonolo
  • Psikoloji Test-1
    Psikoloji Test-1
  • ingilizce-2 Ünite-1
    ingilizce-2 Ünite-1
  • DGS sayısal 2019
    DGS sayısal 2019
  • Sosyoloji Test-1
    Sosyoloji Test-1
lolonolo

Gündelik Hayatın Sosyolojisi Vize

AUZEF sosyoloji Vize soruları

Auzef çıkmış sorular, vize soruları, final soruları, bütünleme soruları, Auzef arasınav çevrimiçi olacak, yani online olacak

lolonolo
lolonolo
lolonolo
lolonolo
lolonolo

Gündelik Hayatın Sosyolojisi” için bir yorum

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.