LOLONOLO Ana Sayfa » blog » ADY106U Afet Yönetimi -II » ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8
ADY106U Afet Yönetimi -IIAnadolu AöfAöf Acil Durum ve Afet Yönetimi

ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8

Uluslararası Afet Yönetimi Politikaları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » ADY106U Afet Yönetimi -II » ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8

#1. Afet politikalarını oluşturan unsurlar arasında hangisi yoktur?

Cevap : D) Uygulamadaki aksaklıklar

Açıklama : Afet politikalarını oluştururken; problemi tanımlamak, gelecekteki olası koşulları tahmin etmek, planları değerlendirmek ve kaynak temini gibi aşamalar kritik rol oynar. Uygulamadaki aksaklıkları ele almak elbette önemlidir, ancak “politikayı oluşturan temel unsurlar” arasında doğrudan “uygulamadaki aksaklıklar” ifadesi yer almaz. Aksaklıklar daha çok geribildirim veya revizyon aşamasında ortaya çıkar.

#2. 1996 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı (Habitat II) Deklarasyonu; insan yerleşimleri içinde yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, artık kriz ölçüsüne ulaşan durumlarla mücadele edilmesi (özellikle sanayileşmiş ülkelerde) gerektiği vurgulanmıştır.
I. Sosyal Dışlanmaya
II. Planlama Eksikliğine
III. Göç Olgusuna
Bu deklarasyon ile yukarıdaki şıklardan hangisi veya hangileri vurgulanmıştır?

Cevap : E) I, II ve III

Açıklama : Habitat II Deklarasyonu; yetersiz planlama, sosyal dışlanma ve göç olgusunun insan yerleşimlerinde ciddi krizlere yol açtığını vurgulamıştır. Bu konular, özellikle hızlı kentleşmenin yarattığı problemlerin başında gelmektedir.

#3. Önemli bir afet risk transfer mekanizması olan DASK, 14-18 Mart 2015 tarihleri arasında hangi ülkede gerçekleştirilen Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Zirvesinde sunulan iyi uygulama örneklerinden biri olmuştur?

Cevap : C) Japonya

Açıklama : 14-18 Mart 2015 tarihlerinde Japonya’nın Sendai şehrinde düzenlenen Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Zirvesi’nde (3. BM Dünya Konferansı), DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) uluslararası ölçekte iyi bir örnek olarak sunulmuştur.

#4. 1995 yılında yaşanan Kobe Depremi Japonya için bir uyanış dönemiyse, Türkiye’nin uyanış dönemi hangi depremle başlamıştır?

Cevap : A) Kocaeli-Düzce Depremi

Açıklama : 1999 yılındaki 17 Ağustos Kocaeli (Gölcük) ve devamındaki Kasım Düzce depremleri, Türkiye’de afet yönetimi sistemine yönelik dönüşümün başlangıcı olarak kabul edilir. Bu depremlerle beraber mevzuatta ve kurumsal yapıda köklü değişiklikler gündeme gelmiştir.

#5. Hyogo Çerçeve Eylem Planı’nda afet risklerinin azaltılmasına yönelik önerilen faaliyetlerin;
I. Fiziksel ve yönetsel planlarla afet zararlarını azaltıcı politika ve faaliyetlerin entegrasyonunun sağlanması
II. Afet risklerine karşı önlem alan kurum, kuruluş, özel sektör, STK ve vatandaşlara çeşitli teşvikler ve ödüllerin verilmesi (vergi indirimi gibi)
III. Katılım için merkezi ve yerel yönetimler düzeyinde (kent konseyi gibi) mekanizmaların oluşturulması
IV. Kurum ve kuruluşların sorumluluklarının esnek olması
Önermelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?

Cevap : C) I, II ve III

Açıklama : Hyogo Çerçeve Eylem Planı (2005-2015), afet risk azaltma faaliyetlerinde katılımın güçlendirilmesini, politika ve planlara entegrasyonu ve önlem alanların teşvik edilmesini önerir. “Kurum ve kuruluşların sorumluluklarının esnek olması” şeklinde bir öneri Hyogo kapsamında yer almamaktadır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Afet ve acil durumlara ilişkin müdahale çalışmalarında görev alacak hizmet grupları ve koordinasyon birimlerine ait rolleri ve sorumlulukları tanımlamak, afet öncesi, sırası ve sonrasındaki müdahale planlamasının temel prensiplerini belirlemek olarak amaç edinen plan hangisidir?

Cevap : E) TAMP

Açıklama : TAMP (Türkiye Afet Müdahale Planı), afet ve acil durumlarda görev alacak kurumların sorumluluklarını, hangi hizmet gruplarının ne tür çalışmalar yürüteceğini ve müdahale esaslarını belirleyen ulusal çerçeve plandır.

#7. X. Kalkınma Planı çerçevesinde, afet politikaları ile ilgili Plan doğrultusunda saptanan politikalar arasında hangisi yoktur?

Cevap : C) Afet bölgelerinin tahliyesi

Açıklama : X. Kalkınma Planı, afetlere hazırlık ve risk azaltma kapsamında merkez-yerel işbirliğini ve mikro bölgeleme çalışmalarını vurgular. Toplumsal direnç ve kurumlar arası iletişim de öne çıkar. Ancak “afet bölgelerinin tahliyesi” gibi bir yaklaşım, uzun vadeli kalkınma politikalarında yer almayan bir ifadedir; daha çok acil müdahale planlarının konusu olabilir.

#8. Avrupa’da nüfusun yüzde 75’e yakını kentsel alanlarda yaşamaktadır. Bu oranın 2020’de %80’e çıkması beklenmektedir. Avrupa’daki gidişatın nedenleri olarak hangisi gösterilemez?

Cevap : E) Yaşam alanlarının ve evlerin yeşil alanlara ve parklara yakınlığı

Açıklama : Kentsel çekiciliğin artması, yeşil alan düzenlemeleri ve çevresel kirliliklerin önlenmesi gibi nedenler Avrupa’daki kentleşme oranının yükselmesine katkı sağlamaktadır. “Yaşam alanlarının ve evlerin yeşil alanlara ve parklara yakınlığı” şehirleşmede bir tercih unsuru olmakla birlikte, kentleşme artışının başlıca nedeni değildir. Şehirleşmenin temel dinamikleri arasında ekonomik fırsatlar, altyapı imkanları ve sosyal olanaklar önceliklidir.

#9. Yeni teknolojilerin ortaya çıkışı endüstrileşme süreci ve kitlesel tüketimin ortaya çıkışıyla gerçekleşmiştir. Teknolojik tehlikeleri tetkik edip çözümlemek üzerine yeni bir disiplinin ortaya çıkışını da tetiklemiştir. Güvenliği sağlamaya yönelik politikalar hangi dönemde uygulama alanı bulmuştur?

Cevap : B) II. Dünya Savaşı sırası

Açıklama : Yeni teknolojilerin ve kitlesel tüketimin ortaya çıkışıyla, endüstrileşmenin hızlandığı dönemde (özellikle II. Dünya Savaşı ve sonrasında), teknolojik riskleri analiz edip güvenliği sağlamaya yönelik politikalar somutlaşmaya başlamıştır. Bu dönem, kitle imha silahlarının varlığı ve savaş tecrübeleriyle güvenlik odaklı politikaların güç kazandığı bir süreçtir.

#10. 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan “Deprem Danışma Kurulunun (DDK)” 9 Temmuz 2018 tarihinde 703 sayılı Kanun hükmünde kararname ile kaldırılmasına kadar olan süre içinde belirlenen amaçları aşağıdakilerden hangisi olamaz?

Cevap : A) Deprem bölgelerinden uzak durmak

Açıklama : Deprem Danışma Kurulu; deprem riskini azaltma, depremden korunma yöntemleri ve deprem sonrası faaliyetlere ilişkin stratejileri belirlemeyi amaçlardı. “Deprem bölgelerinden uzak durmak” gibi bir amaç, realistic bir afet yönetimi yaklaşımı içerisinde yer almaz; esas olan risk azaltıcı önlemlerin alınmasıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Anadolu Aöf Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans
ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8
Uluslararası Afet Yönetimi Politikaları

Anadolu Aöf Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans
ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8
Uluslararası Afet Yönetimi Politikaları

Uluslararası Afet Yönetimi Politikaları

ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8

Türkiye’de Afet Yönetimi Politikaları

Kalkınma Planlarından Ulusal Stratejilere

Türkiye’de afet yönetimi politikalarının gelişimi, yaşanan büyük ölçekli depremler ve diğer afet türleri sonrasında hız kazanmıştır. Özellikle 1999 Kocaeli-Düzce depremleri, kapsamlı bir reform sürecini tetiklemiş; mevzuat düzenlemeleri, kurumsal yapılanma ve toplumsal farkındalık alanlarında önemli adımlar atılmıştır. Yeni dönemde risk azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarını içeren bütünleşik bir afet yönetimi yaklaşımı benimsenmiştir. Ulusal ölçekte stratejik belgeler ve kalkınma planları (örneğin X. Kalkınma Planı), afet politikalarını yasal ve kurumsal çerçeveye oturtarak hem merkezî hem de yerel yönetim birimlerinin rol ve sorumluluklarını netleştirmeyi amaçlar.

Uygulamada TAMP (Türkiye Afet Müdahale Planı), farklı hizmet gruplarının görev ve sorumluluklarını tanımlayarak büyük ölçekli afetlere etkin yanıt vermeyi hedefler. Bu doğrultuda, DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) gibi risk transfer mekanizmaları da afet yönetimi politikalarının tamamlayıcı bir parçası haline gelmiştir. Öte yandan, yapı stokunun yenilenmesi, mikro bölgeleme çalışmaları, deprem danışma kurulları gibi girişimler aracılığıyla afet zararlarının önceden azaltılması için somut çabalar gösterilir.

Tüm bu politikalar, sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla uyumlu biçimde planlanmakta; ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlar gözetilerek bütüncül bir risk yönetimi vizyonu oluşturulmaya çalışılmaktadır. Böylece Türkiye, afetlerin yıkıcı etkisini en aza indirmeyi, toplumsal dayanıklılığı artırmayı ve ulusal kapasiteyi güçlendirmeyi hedefleyen daha etkin bir afet yönetimi sistemi inşa etme yolunda adımlar atmaya devam etmektedir.

@lolonolo_com

ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8

Uluslararası Afet Yönetimi Politikaları

ADY106U Afet Yönetimi II
Ünite -8 : Türkiye’de Afet Yönetimi Politikaları

1. Yeni teknolojilerin ortaya çıkışı endüstrileşme süreci ve kitlesel tüketimin ortaya çıkışıyla gerçekleşmiştir. Teknolojik tehlikeleri tetkik edip çözümlemek üzerine yeni bir disiplinin ortaya çıkışını da tetiklemiştir. Güvenliği sağlamaya yönelik politikalar hangi dönemde uygulama alanı bulmuştur?

A) Endüstri Devrimi sonrası
B) II. Dünya Savaşı sırası
C) Keynesyen ekonomi sırası
D) Fransız İhtilali Sonrası
E) I. Dünya Savaşı sırası

Cevap : B) II. Dünya Savaşı sırası

Açıklama : Yeni teknolojilerin ve kitlesel tüketimin ortaya çıkışıyla, endüstrileşmenin hızlandığı dönemde (özellikle II. Dünya Savaşı ve sonrasında), teknolojik riskleri analiz edip güvenliği sağlamaya yönelik politikalar somutlaşmaya başlamıştır. Bu dönem, kitle imha silahlarının varlığı ve savaş tecrübeleriyle güvenlik odaklı politikaların güç kazandığı bir süreçtir.

2. Avrupa’da nüfusun %75’e yakını kentsel alanlarda yaşamaktadır. Bu oranın 2020’de %80’e çıkması beklenmektedir. Avrupa’daki gidişatın nedenleri olarak hangisi gösterilemez?

A) Kentlerin yaşamak, çalışmak ve yatırım yapmak için çekici hale gelmesi
B) Kentsel açık ve yeşil alan planlamaları
C) Peyzaj planlama ve tasarım ile iyileşme
D) Çevresel kirliliklerin engellenmesi
E) Yaşam alanlarının ve evlerin yeşil alanlara ve parklara yakınlığı

Cevap : E) Yaşam alanlarının ve evlerin yeşil alanlara ve parklara yakınlığı

Açıklama : Kentsel çekiciliğin artması, yeşil alan düzenlemeleri ve çevresel kirliliklerin önlenmesi gibi nedenler Avrupa’daki kentleşme oranının yükselmesine katkı sağlamaktadır. “Yaşam alanlarının ve evlerin yeşil alanlara ve parklara yakınlığı” şehirleşmede bir tercih unsuru olmakla birlikte, kentleşme artışının başlıca nedeni değildir. Şehirleşmenin temel dinamikleri arasında ekonomik fırsatlar, altyapı imkanları ve sosyal olanaklar önceliklidir.

3. Afet politikalarını oluşturan unsurlar arasında hangisi yoktur?

A) Problemlerin belirtilmesi
B) Koşulların tahmini
C) Planların değerlendirilmesi
D) Uygulamadaki aksaklıklar
E) Kaynak temini

Cevap : D) Uygulamadaki aksaklıklar

Açıklama : Afet politikalarını oluştururken; problemi tanımlamak, gelecekteki olası koşulları tahmin etmek, planları değerlendirmek ve kaynak temini gibi aşamalar kritik rol oynar. Uygulamadaki aksaklıkları ele almak elbette önemlidir, ancak “politikayı oluşturan temel unsurlar” arasında doğrudan “uygulamadaki aksaklıklar” ifadesi yer almaz. Aksaklıklar daha çok geribildirim veya revizyon aşamasında ortaya çıkar.

4. 1996 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı (Habitat II) Deklarasyonu; insan yerleşimleri içinde yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, artık kriz ölçüsüne ulaşan durumlarla mücadele edilmesi (özellikle sanayileşmiş ülkelerde) gerektiği vurgulanmıştır.
I. Sosyal Dışlanmaya
II. Planlama Eksikliğine
III. Göç Olgusuna
Bu deklarasyon ile yukarıdaki şıklardan hangisi veya hangileri vurgulanmıştır?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) II ve III
E) I, II ve III

Cevap : E) I, II ve III

Açıklama : Habitat II Deklarasyonu; yetersiz planlama, sosyal dışlanma ve göç olgusunun insan yerleşimlerinde ciddi krizlere yol açtığını vurgulamıştır. Bu konular, özellikle hızlı kentleşmenin yarattığı problemlerin başında gelmektedir.

5. Önemli bir afet risk transfer mekanizması olan DASK, 14-18 Mart 2015 tarihleri arasında hangi ülkede gerçekleştirilen Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Zirvesinde sunulan iyi uygulama örneklerinden biri olmuştur?

A) İngiltere
B) ABD
C) Japonya
D) Çin
E) Şili

Cevap : C) Japonya

Açıklama : 14-18 Mart 2015 tarihlerinde Japonya’nın Sendai şehrinde düzenlenen Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Zirvesi’nde (3. BM Dünya Konferansı), DASK (Zorunlu Deprem Sigortası) uluslararası ölçekte iyi bir örnek olarak sunulmuştur.

6. X. Kalkınma Planı çerçevesinde, afet politikaları ile ilgili Plan doğrultusunda saptanan politikalar arasında hangisi yoktur?

A) Merkez-yerel ilişkisinin güçlendirilmesi
B) Afetlere karşı toplumsal direncin ve bilinç düzeyinin artırılması
C) Afet bölgelerinin tahliyesi
D) Mikro bölgeleme çalışmalarının tamamlanması
E) Kurum ve kuruluşlar arasında etkin ve kesintisiz haberleşme

Cevap : C) Afet bölgelerinin tahliyesi

Açıklama : X. Kalkınma Planı, afetlere hazırlık ve risk azaltma kapsamında merkez-yerel işbirliğini ve mikro bölgeleme çalışmalarını vurgular. Toplumsal direnç ve kurumlar arası iletişim de öne çıkar. Ancak “afet bölgelerinin tahliyesi” gibi bir yaklaşım, uzun vadeli kalkınma politikalarında yer almayan bir ifadedir; daha çok acil müdahale planlarının konusu olabilir.

7. 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında oluşturulan “Deprem Danışma Kurulunun (DDK)” 9 Temmuz 2018 tarihinde 703 sayılı Kanun hükmünde kararname ile kaldırılmasına kadar olan süre içinde belirlenen amaçları aşağıdakilerden hangisi olamaz?

A) Deprem bölgelerinden uzak durmak
B) Depremden korunmak
C) Deprem zararlarını azaltmak
D) Deprem sonrası yapılacak faaliyetler hakkında öneri sunmak
E) Depremle ilgili araştırmalar için politikaları ve öncelikleri belirlemek

Cevap : A) Deprem bölgelerinden uzak durmak

Açıklama : Deprem Danışma Kurulu; deprem riskini azaltma, depremden korunma yöntemleri ve deprem sonrası faaliyetlere ilişkin stratejileri belirlemeyi amaçlardı. “Deprem bölgelerinden uzak durmak” gibi bir amaç, realistic bir afet yönetimi yaklaşımı içerisinde yer almaz; esas olan risk azaltıcı önlemlerin alınmasıdır.

8. Afet ve acil durumlara ilişkin müdahale çalışmalarında görev alacak hizmet grupları ve koordinasyon birimlerine ait rolleri ve sorumlulukları tanımlamak, afet öncesi, sırası ve sonrasındaki müdahale planlamasının temel prensiplerini belirlemek olarak amaç edinen plan hangisidir?

A) UDSEP
B) KENTGES
C) DASK
D) TMMOB
E) TAMP

Cevap : E) TAMP

Açıklama : TAMP (Türkiye Afet Müdahale Planı), afet ve acil durumlarda görev alacak kurumların sorumluluklarını, hangi hizmet gruplarının ne tür çalışmalar yürüteceğini ve müdahale esaslarını belirleyen ulusal çerçeve plandır.

9. Hyogo Çerçeve Eylem Planı’nda afet risklerinin azaltılmasına yönelik önerilen faaliyetlerin;
I. Fiziksel ve yönetsel planlarla afet zararlarını azaltıcı politika ve faaliyetlerin entegrasyonunun sağlanması
II. Afet risklerine karşı önlem alan kurum, kuruluş, özel sektör, STK ve vatandaşlara çeşitli teşvikler ve ödüllerin verilmesi (vergi indirimi gibi)
III. Katılım için merkezi ve yerel yönetimler düzeyinde (kent konseyi gibi) mekanizmaların oluşturulması
IV. Kurum ve kuruluşların sorumluluklarının esnek olması
Önermelerinden hangisi veya hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) I ve II
C) I, II ve III
D) I, II, III ve IV
E) Hepsi

Cevap : C) I, II ve III

Açıklama : Hyogo Çerçeve Eylem Planı (2005-2015), afet risk azaltma faaliyetlerinde katılımın güçlendirilmesini, politika ve planlara entegrasyonu ve önlem alanların teşvik edilmesini önerir. “Kurum ve kuruluşların sorumluluklarının esnek olması” şeklinde bir öneri Hyogo kapsamında yer almamaktadır.

10. 1995 yılında yaşanan Kobe Depremi Japonya için bir uyanış dönemiyse, Türkiye’nin uyanış dönemi hangi depremle başlamıştır?

A) Kocaeli-Düzce Depremi
B) Van-Muradiye Depremi
C) İzmit-Gölcük Depremi
D) Diyarbakır-Lice Depremi
E) Erzincan Depremi

Cevap : A) Kocaeli-Düzce Depremi

Açıklama : 1999 yılındaki 17 Ağustos Kocaeli (Gölcük) ve devamındaki Kasım Düzce depremleri, Türkiye’de afet yönetimi sistemine yönelik dönüşümün başlangıcı olarak kabul edilir. Bu depremlerle beraber mevzuatta ve kurumsal yapıda köklü değişiklikler gündeme gelmiştir.

@lolonolo_com

Uluslararası Afet Yönetimi Politikaları

ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8

ADY106U Afet Yönetimi -II

Aöf Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans Aof - Anadolu ADY106U Afet Yönetimi -II

@lolonolo_com

Anadolu Aöf Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans
ADY106U Afet Yönetimi -II Ünite -8
Uluslararası Afet Yönetimi Politikaları

Editor

Editör