LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Anadolu AÖF » ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5
ADY114U Afet Psikolojisi ve SosyolojisiAnadolu AöfAöf Acil Durum ve Afet Yönetimi

ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5

Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Anadolu AÖF » ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5

#1. Aşağıdakilerden hangisi ‘toplumsal cinsiyet güç ilişkileri’ açısından kadınların özellikleri arasında yer almamaktadır?

Cevap : C) Esas değer

Açıklama : Toplumsal cinsiyet güç ilişkileri, kadınların toplumsal yapılar içindeki kısıtlamalarını ve dışlanmışlıklarını vurgular. Sınırlı hareket özgürlüğü, siyasi temsil eksikliği, mülkiyet haklarının kısıtlanması ve kamusal alanlara erişimde yaşanan engeller; bu bağlamda kadınların karşılaştığı yapısal sorunları ifade eder. “Esas değer” kavramı ise bu tür sosyoekonomik ve toplumsal kısıtlamaları yansıtmadığı için bu listede yer almamaktadır.

#2. Erkeklerin afet ile ilgili uyarıları dikkate alma konusunda kadınlardan daha az istekli olmalarının nedeni aşağıdakilerden hangisi olamaz?

Cevap : B) Marjinal olma

Açıklama : Afetlere yönelik risk ve uyarı stratejilerinde, erkeklerin toplumsal konumları; hegemonik erkeklik, erkek egemen toplum yapısı, patriyarki ve geleneksel cinsiyet rolleri gibi faktörlerle açıklanır. Marjinal olma, esasen toplumun dışladığı grupların durumunu ifade eden bir kavram olup, erkeklerin uyarıları dikkate almama davranışını açıklamak için kullanılmaz.

#3. Aşağıdakilerden hangisi afet sonrası kadının karşılaştığı duygusal durumlar arasında yer almamaktadır?

Cevap : A) İzole olma

Açıklama : Afet sonrası duygusal tepkiler arasında, öfke, aşağılanma, kabuslar ve endişe gibi yoğun duygular ön plandayken, izole olma daha çok sosyal çevreden kopmayı ve destek sistemlerinin eksikliğini ifade eder. Bu nedenle, diğer duygusal tepkilerle kıyaslandığında izole olma duygusal durumlar arasında yer almaz.

#4. Aşağıdakilerden hangisi kadının erkeğe nazaran afet durumunda daha kırılgan olmasının nedenleri arasında yer almamaktadır?

Cevap : C) Siyasi alana katılma potansiyeli

Açıklama : Afet durumlarında kadınların daha kırılgan görünmesinin temel nedenleri; biyolojik sorumluluklar, eğitim ve okuryazarlık düzeylerinin düşük olması, bilgilere erişimde yaşanan zorluklar ve ekonomik bağımlılıktır. Siyasi alana katılım ise, aslında toplumsal güçlenme ve müdahale kapasitesini artıran bir faktör olarak değerlendirilebileceğinden, kırılganlık nedenleri arasında sayılmaz.

#5. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Pincha’ya göre kadının topluluktaki rolüne örnek olarak verilemez?

Cevap : A) Siyasi roller

Açıklama : Pincha’nın analizinde, kadının toplumsal rolleri büyük ölçüde aile içi sorumluluklar, ücretsiz iş ve sosyal ilişkiler çerçevesinde ele alınır. Kadınların tarihsel olarak kamu alanı ve özellikle siyaset gibi erkek egemen alanlardan dışlanmış olması, onların siyasi rollerinin toplumdaki yerini kısıtlamıştır. Bu nedenle, siyasal roller, kadınların geleneksel toplumsal rollerine örnek olarak verilmemektedir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Toplumsal cinsiyetin dinamik bir nitelik gösterdiğini, zamanla kültür içinde veya kültürler arasında farklılıklar gösterdiğini ifade eden kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Pincha

Açıklama : Pincha’nın kuramı, toplumsal cinsiyetin sabit ve doğuştan gelen bir özellik olmadığını, sosyal, kültürel ve tarihsel süreçler içinde sürekli olarak yeniden inşa edildiğini savunur. Bu yaklaşıma göre, cinsiyet rollerinin belirlenmesi toplumsal normlar, aile yapısı, eğitim ve kültürel etkileşimlerle şekillenmekte, dolayısıyla farklı toplumlarda ve dönemlerde kadın ile erkek rollerinde belirgin farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bu detaylı açıklama, Pincha’nın kuramsal perspektifinin modern sosyolojik tartışmalarda neden temel referans olarak alındığını açıklar.

#7. “Hegemonik erkeklik” kavramı kim tarafından öne sürülmüştür?

Cevap : D) Connell

Açıklama : Hegemonik erkeklik kavramı, erkeklik normlarının idealize edilerek toplumsal hiyerarşi içerisinde erkek egemenliğini pekiştirdiğini açıklayan bir teoridir. Connell, bu kavramı geliştirerek, erkekliğin sadece biyolojik bir gerçeklikten ziyade, sosyal yapılar ve güç ilişkileri üzerinden inşa edildiğini ortaya koymuştur. Bu teori, cinsiyet çalışmalarında erkek ve kadın rollerinin nasıl şekillendiğini anlamak açısından temel bir referans noktası olarak kabul edilir.

#8. Aşağıdakilerden hangisi afet sonrası kadınların karşılaştığı olumsuz durumlar arasında yer almaz?

Cevap : E) Orta yaşta evlilik

Açıklama : Afet sonrası kadınlar, psikolojik travma, şiddet, tecavüz ve insan kaçakçılığı gibi ciddi travmatik ve sosyoekonomik zorluklarla karşı karşıya kalabilirler. Orta yaşta evlilik ise, bu travmatik süreçlerle doğrudan ilişkilendirilemeyen, daha çok sosyo-kültürel bir durum olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, diğer travmatik unsurlar arasında yer almaz.

#9. Aşağıdaki özelliklerden hangisi dünyanın pek çok yerinde kabul gören hegemonik erkeklikle ilişkili özelliklerinden biri değildir?

Cevap : C) Endişeli

Açıklama : Hegemonik erkeklik tanımlamalarında, erkeklik normları idealize edilerek cesur, otoriter, heteroseksüel ve zaman zaman sinirli gibi özelliklerle betimlenir. Ancak endişeli olmak, bu idealize edilmiş yapı ile uyumlu olmadığı gibi, erkeklerin güçlü ve kararlı olması beklentisine ters düşmektedir. Bu yüzden, endişeli olmak hegemonik erkeklik kapsamında tipik bir özellik olarak kabul edilmez.

#10. Aşağıdakilerden hangisi afetlerin kadınlar üzerindeki olumsuz sosyoekonomik roller arasında yer almamaktadır?

Cevap : E) Tecavüz ve sakatlık

Açıklama : Afetler, kadınların toplumsal yaşamında ciddi değişimlere yol açarak, sosyal izolasyon, damgalanma ve çalışma hayatında aksaklıklar gibi olumsuz sosyoekonomik durumları tetikleyebilir. Ancak tecavüz ve sakatlık gibi travmatik durumlar, doğrudan sosyoekonomik rollerle değil, bireysel travmalar ve fiziksel zararlarla ilişkilendirildiğinden bu seçenek diğerleriyle kıyaslandığında farklı bir boyut taşır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Anadolu Aöf Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans
ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5
Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

Anadolu Aöf Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans
ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5
Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5

Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

 “Afetler ve Toplumsal Cinsiyet” konusunu derinlemesine ele alan, teorik perspektifleri ve uygulamadaki yansımalarını içeren uzun bir makale bulacaksınız. Bu makale; toplumsal cinsiyetin dinamik yapısını, kadınların ve erkeklerin afet durumlarındaki rollerini, güç ilişkilerini ve hegemonik erkeklik kuramını kapsamlı biçimde işleyerek, okuyucuların sınavdaki soruları yanıtlayabilecek bilgiye ulaşmasını sağlayacaktır.

Giriş

Modern toplumlarda afetler yalnızca fiziksel yıkım ve ekonomik kayıplara neden olmakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal yapıyı, özellikle cinsiyet rollerini ve güç ilişkilerini yeniden gözler önüne serer. Afetler, mevcut toplumsal normları, cinsiyet kalıplarını ve bu kalıpların toplum içindeki dağılımını dramatik biçimde etkiler. Bu makalede, toplumsal cinsiyetin dinamik doğası, kadınların ve erkeklerin afetlere karşı nasıl farklı tepkiler verdiği, toplumsal cinsiyet güç ilişkileri ve hegemonik erkeklik kuramı gibi temel kavramlar detaylandırılacaktır. Böylece, makaleyi okuyan öğrenciler, ilgili teorik altyapıyı kavrayarak sınavdaki soruları daha sağlıklı şekilde yanıtlayabilecektir.

Toplumsal Cinsiyetin Dinamik Yapısı

Toplumsal cinsiyet, biyolojik cinsiyetten farklı olarak, toplum tarafından inşa edilen ve tarihsel, kültürel süreçler içerisinde sürekli değişen bir kavramdır. Bu perspektife göre, kadın ve erkek rollerinin belirlenmesi sabit, doğuştan gelen özellikler yerine; sosyal normlar, kültürel etkileşimler, aile yapısı ve eğitim gibi faktörlerle şekillenir. Özellikle Pincha’nın kuramı, toplumsal cinsiyetin tek bir kalıp ya da şablon üzerinden değerlendirilemeyeceğini, aksine her toplumda ve tarihsel dönemde farklı biçimlerde tezahür ettiğini savunur. Bu yaklaşımla, cinsiyet rollerinin evrimi; farklı coğrafyalarda, farklı kültürlerde ve zaman dilimlerinde nasıl farklılaştığının altı çizilir.

Kadının Toplumsal Rolleri ve Afetler

Tarihsel olarak, kadınların toplumsal rolleri büyük ölçüde ev içi sorumluluklar, ücretsiz iş, aile içi görevler ve sosyal ilişkiler etrafında şekillenmiştir. Geleneksel normlar çerçevesinde kadınlar; çocuk doğurma, büyütme, ev işlerinin yürütülmesi, dini ve tören gibi ritüellerde aktif roller üstlenmişlerdir. Bu roller, kadınların kamu alanında, özellikle siyasi arenada yer almamalarına neden olmuş; dolayısıyla kadınların siyasal katılımı sınırlı kalmıştır. Pincha’nın analizinde, kadının toplumsal rollerine örnek olarak verilen unsurlar arasında ücretsiz iş, akraba ilişkileri ve sosyal etkileşim öne çıkarken, siyasi roller geleneksel kalıpların dışında bırakılmıştır. Bu durum, afet anlarında kadınların rollerinin daha çok aile ve sosyal destek mekanizmaları üzerinden değerlendirilmesine zemin hazırlamıştır.

Toplumsal Cinsiyet Güç İlişkileri

Toplumsal cinsiyet aynı zamanda güç ilişkilerinin de bir yansımasıdır. Kadınlar, tarihsel olarak sınırlı hareket özgürlüğü, siyasi dışlanmışlık, mülkiyet haklarından yoksunluk ve kamusal alanlara sınırlı erişim gibi yapısal kısıtlamalarla karşı karşıya kalmıştır. Bu güç ilişkileri, toplum içindeki cinsiyet eşitsizliklerinin temelini oluşturur. Kadınların maruz kaldığı bu kısıtlamalar, afet durumlarında da kendini gösterir; zira afetler, mevcut eşitsizlikleri derinleştirerek kadınların daha kırılgan hale gelmesine yol açabilir. Ancak “esas değer” gibi kavramlar, toplumsal cinsiyetin güç ilişkilerini tanımlamada kullanılmaz; çünkü esas değer, bireyin değerini belirlemede sosyoekonomik ya da yapısal kısıtlamaları yansıtmaz.

Afetler ve Cinsiyet: Kadınların ve Erkeklerin Farklı Deneyimleri

Afetler, toplumsal cinsiyet rollerinin ve güç ilişkilerinin sınandığı kritik dönemlerdir. Afet durumlarında kadınlar, çeşitli sosyoekonomik ve kültürel nedenlerle erkeklere göre daha kırılgan bir konuma düşmektedir.

Biyolojik ve Sosyoekonomik Faktörler: Kadınlar, çocuk doğurma ve çocuk büyütme sorumlulukları nedeniyle afet anlarında ve sonrasında ek yükler taşımaktadır. Bu durum, aile içi sorumlulukların yanı sıra ekonomik bağımlılığı da artırmaktadır. Aynı zamanda, düşük okuryazarlık oranı ve eğitim seviyeleri; acil durum bilgilerine ulaşma, uyarıları takip etme ve kriz anında doğru kararlar verme sürecini zorlaştırmaktadır.

Bilgiye ve Uyarılara Erişim: Afet durumlarında erken uyarı sistemleri ve bilgilendirme mekanizmaları kritik öneme sahiptir. Ancak, kadınların bu bilgilere erişimde yaşadığı zorluklar, afetlere karşı hazırlıksızlık ve daha fazla risk altında olmasına neden olabilir. Bu bağlamda, siyasi alana katılım potansiyelinin düşük olması, kadınların güçlenmesinde bir eksiklik olarak değerlendirilemez; aksine, toplumda geleneksel rollerin pekişmesi, kadınların afet durumlarındaki kırılganlığını artıran temel etkenlerden biridir.

Hegemonik Erkeklik ve Toplumsal Normlar

Hegemonik erkeklik, erkeklik normlarının idealize edilmiş, baskın ve toplumda üstün konumda olan biçimini tanımlayan bir kuramdır. Bu kavram, Connell tarafından geliştirilmiş olup, erkeklik kalıplarının yalnızca biyolojik özelliklere değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel yapıların etkisiyle inşa edildiğini vurgular.

Özellikler ve Beklentiler: Hegemonik erkeklik, cesaret, otorite, kararlılık ve heteroseksüellik gibi özelliklerle özdeşleştirilir. Bu özellikler, erkeklerin toplumsal statüsünü pekiştirirken, aynı zamanda erkeklerin duygusal durumlarında “endişeli” ya da “kararsız” gibi özelliklerin bulunmamasını gerektirir. Böylece, erkeklerin afet anlarında uyarıları dikkate almama ya da riskleri hafife alma eğilimleri, bu kültürel ve toplumsal normlarla açıklanabilir. Geleneksel cinsiyet rolleri çerçevesinde erkeklere biçilen bu baskınlık, onların kriz anlarında aldıkları riskli davranışlara zemin hazırlamaktadır.

Erkeklerin Afet Tepkileri: Afet durumlarında erkeklerin uyarıları dikkate almama eğilimi, toplumsal beklentiler ve hegemonik erkeklik normlarıyla ilişkilidir. Toplum, erkeklerden güçlü, cesur ve her türlü tehlikeye rağmen soğukkanlı kalmalarını bekler. Bu beklenti, erkeklerin marjinalleşme ya da dışlanma gibi durumlarla değil; aksine, geleneksel erkeklik kalıplarını koruma çabasıyla açıklanır.

Afet Sonrası Sosyoekonomik ve Duygusal Durumlar

Afetlerin ardından, kadınlar birçok sosyoekonomik ve duygusal zorlukla karşılaşmaktadır. Bu durum, afetlerin toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini daha da belirgin hale getirmesine yol açar.

Sosyoekonomik Etkiler: Afet sonrası dönem, kadınların iş gücü piyasasında yer almalarını zorlaştıran bir ortam yaratır. Sosyal izolasyon, damgalanma ve çalışma imkânlarının kısıtlanması gibi durumlar, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını olumsuz yönde etkiler. Bununla birlikte, bazı durumlarda kadınlar yeni sosyal rollerle tanışarak farklı alanlarda güçlenme fırsatı yakalayabilirler; ancak bu tür gelişmeler, genellikle travmatik ve olumsuz deneyimlerin yanında gelen nadir olumlu değişiklikler olarak değerlendirilir.

Duygusal Etkiler: Afetler, kadınların yaşadığı duygusal tepkiler üzerinde derin izler bırakır. Öfke, aşağılanma, kabuslar ve yoğun endişe gibi duygular; afet sonrası psikolojik travmanın belirtileri arasında yer alır. Bununla birlikte, “izole olma” ifadesi, duygusal bir durumdan ziyade sosyal çevreden kopmayı ve destek sistemlerinin eksikliğini ifade eder. Bu ayrım, duygusal tepkilerin değerlendirilmesinde önem taşır.

Afet Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Perspektifi

Afet yönetimi ve kriz müdahale stratejilerinin etkinliği, toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele alındığında daha başarılı sonuçlar doğurur. Hem kadınların hem de erkeklerin farklı ihtiyaç ve beklentilerinin göz önünde bulundurulması; risk azaltma, erken uyarı sistemleri ve toplumun genel dayanıklılığının artırılmasında önemli rol oynar.

Stratejik Yaklaşımlar: Afet politikalarında cinsiyet duyarlılığı, kadınların yaşadığı sosyoekonomik ve duygusal sorunların yanı sıra, erkeklerin geleneksel rollerinin de yeniden değerlendirilmesini sağlar. Bu bağlamda, kadınların kriz anlarında güçlenebilmesi için eğitim, ekonomik bağımsızlık ve kamu alanına katılımın teşvik edilmesi; erkeklerin ise risk algısını yeniden yapılandırmaları ve toplumsal normlara bağlı kalmadan esnek davranmaları önem arz eder.

Kültürel ve Yapısal Değişim: Toplumsal cinsiyetin yeniden inşası, sadece afet yönetiminde değil, genel toplumsal dönüşüm sürecinde de kritik bir rol oynar. Kültürel normların sorgulanması, kadın ve erkek rollerinin eşit bir şekilde dağıtılması ve her iki cinsiyetin de potansiyelinin ortaya çıkarılması, afet sonrası toparlanmanın yanı sıra uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma için de gereklidir.

Sonuç

Afetler, toplumsal cinsiyet kalıplarının ve güç ilişkilerinin ne denli derinlemesine iç içe geçtiğini gözler önüne seren önemli olaylardır.

  • Toplumsal cinsiyetin dinamik yapısı: Kadın ve erkek rollerinin sabit olmadığını, kültürel, tarihsel ve sosyoekonomik etkenlerle sürekli olarak yeniden şekillendiğini ortaya koyar.
  • Kadının toplumsal rolleri: Geleneksel olarak ev içi sorumluluklar, ücretsiz iş ve sosyal ilişkiler üzerinden tanımlanırken, siyasi rollerin bu yapı dışında bırakılması, afetler gibi kriz anlarında kadınların yaşadığı zorlukları artırır.
  • Güç ilişkileri: Kadınların sınırlı hareket özgürlüğü, siyasi dışlanmışlık, mülkiyet haklarındaki kısıtlamalar ve kamusal alanlara erişimde yaşanan engeller; toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin temel dinamiklerini oluşturur.
  • Afetlerin etkileri: Afetler, kadınların biyolojik ve sosyoekonomik zorluklarını derinleştirirken, erkeklerde hegemonik erkeklik normlarının getirdiği risk algısı ve davranış kalıplarını da gözler önüne serer.
  • Hegemonik erkeklik: Connell tarafından tanımlanan bu kavram, erkeklik normlarının idealize edilmiş biçimini yansıtarak; erkeklerin duygusal durumlarında “endişeli” gibi özelliklerin bulunmaması beklentisini oluşturur.
  • Afet sonrası durumlar: Kadınların karşılaştığı sosyoekonomik ve duygusal sorunlar – psikolojik travma, sosyal izolasyon, damgalanma, çalışma hayatında aksaklıklar – toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin somut örneklerini sunar.

Bu makale, afetlerin toplumsal cinsiyet üzerinden değerlendirilmesinde kullanılan temel kavramları ve kuramsal yaklaşımları ele alarak, hem teorik bilgiyi hem de pratik uygulamaları bir araya getirmektedir. Öğrenciler, bu kapsamlı bakış açısı sayesinde sınavda yer alan soruları yanıtlarken; toplumsal cinsiyetin dinamik yapısı, kadın ve erkek rollerinin afetler karşısındaki farklılıkları, hegemonik erkeklik kuramı ve afet sonrası yaşanan sosyoekonomik-duygusal etkiler gibi konularda yeterli bilgiye sahip olacaklardır.

Özetle, afet yönetimi ve kriz anlarında toplumsal cinsiyetin rolünü kavrayabilmek, sadece akademik bir konu olmanın ötesinde, toplumların dayanıklılığını artıracak, eşitlikçi ve kapsayıcı politikaların geliştirilmesinde de temel bir adımdır. Bu nedenle, konuyu hem teorik hem de uygulamalı olarak ele almak; gelecekteki çalışmalar için sağlam bir zemin hazırlayacaktır.

Makalenin sunduğu detaylı ve geniş perspektif, öğrencilerin sınav sorularını yanıtlarken kullanabilecekleri bilgi ve analiz yetilerini geliştirmelerine yardımcı olacaktır.

@lolonolo_com

ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5

Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite –7: Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

1- Toplumsal cinsiyetin dinamik bir nitelik gösterdiğini, zamanla kültür içinde veya kültürler arasında farklılıklar gösterdiğini ifade eden kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Lindell
B) Pincha
C) Mileti
D) Prater
E) Enarson

Cevap : B) Pincha

Açıklama : Pincha’nın kuramı, toplumsal cinsiyetin sabit ve doğuştan gelen bir özellik olmadığını, sosyal, kültürel ve tarihsel süreçler içinde sürekli olarak yeniden inşa edildiğini savunur. Bu yaklaşıma göre, cinsiyet rollerinin belirlenmesi toplumsal normlar, aile yapısı, eğitim ve kültürel etkileşimlerle şekillenmekte, dolayısıyla farklı toplumlarda ve dönemlerde kadın ile erkek rollerinde belirgin farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bu detaylı açıklama, Pincha’nın kuramsal perspektifinin modern sosyolojik tartışmalarda neden temel referans olarak alındığını açıklar.

2- Aşağıdaki seçeneklerden hangisi Pincha’ya göre kadının topluluktaki rolüne örnek olarak verilemez?

A) Siyasi roller
B) Dinsel faaliyetler
C) Ücretsiz iş
D) Akraba ilişkileri
E) Sosyal etkileşim ve törenlerin düzenlenmesi

Cevap : A) Siyasi roller

Açıklama : Pincha’nın analizinde, kadının toplumsal rolleri büyük ölçüde aile içi sorumluluklar, ücretsiz iş ve sosyal ilişkiler çerçevesinde ele alınır. Kadınların tarihsel olarak kamu alanı ve özellikle siyaset gibi erkek egemen alanlardan dışlanmış olması, onların siyasi rollerinin toplumdaki yerini kısıtlamıştır. Bu nedenle, siyasal roller, kadınların geleneksel toplumsal rollerine örnek olarak verilmemektedir.

3- Aşağıdakilerden hangisi ‘toplumsal cinsiyet güç ilişkileri’ açısından kadınların özellikleri arasında yer almamaktadır?

A) Sınırlı hareket
B) Siyasi dışlanmışlık
C) Esas değer
D) Mülkiyet haklarından yoksunluk
E) Kamusal alanlara sınırlı erişim

Cevap : C) Esas değer

Açıklama : Toplumsal cinsiyet güç ilişkileri, kadınların toplumsal yapılar içindeki kısıtlamalarını ve dışlanmışlıklarını vurgular. Sınırlı hareket özgürlüğü, siyasi temsil eksikliği, mülkiyet haklarının kısıtlanması ve kamusal alanlara erişimde yaşanan engeller; bu bağlamda kadınların karşılaştığı yapısal sorunları ifade eder. “Esas değer” kavramı ise bu tür sosyoekonomik ve toplumsal kısıtlamaları yansıtmadığı için bu listede yer almamaktadır.

4- Aşağıdakilerden hangisi kadının erkeğe nazaran afet durumunda daha kırılgan olmasının nedenleri arasında yer almamaktadır?

A) Çocuk doğurma ve büyütme ile ilgili faktörler
B) Okuma yazma oranının ve seviyesinin düşük olması
C) Siyasi alana katılma potansiyeli
D) Uyarılara kolayca ulaşamama durumu
E) Erkeklere bağımlı olma

Cevap : C) Siyasi alana katılma potansiyeli

Açıklama : Afet durumlarında kadınların daha kırılgan görünmesinin temel nedenleri; biyolojik sorumluluklar, eğitim ve okuryazarlık düzeylerinin düşük olması, bilgilere erişimde yaşanan zorluklar ve ekonomik bağımlılıktır. Siyasi alana katılım ise, aslında toplumsal güçlenme ve müdahale kapasitesini artıran bir faktör olarak değerlendirilebileceğinden, kırılganlık nedenleri arasında sayılmaz.

5- “Hegemonik erkeklik” kavramı kim tarafından öne sürülmüştür?

A) Enarson
B) Pincha
C) Ariyabandu
D) Connell
E) Gokhale

Cevap : D) Connell

Açıklama : Hegemonik erkeklik kavramı, erkeklik normlarının idealize edilerek toplumsal hiyerarşi içerisinde erkek egemenliğini pekiştirdiğini açıklayan bir teoridir. Connell, bu kavramı geliştirerek, erkekliğin sadece biyolojik bir gerçeklikten ziyade, sosyal yapılar ve güç ilişkileri üzerinden inşa edildiğini ortaya koymuştur. Bu teori, cinsiyet çalışmalarında erkek ve kadın rollerinin nasıl şekillendiğini anlamak açısından temel bir referans noktası olarak kabul edilir.

6- Aşağıdakilerden hangisi afetlerin kadınlar üzerindeki olumsuz sosyoekonomik roller arasında yer almamaktadır?

A) Yeni sosyal roller ile tanışmak
B) İzole olmak
C) Damgalanma
D) Çalışamamak
E) Tecavüz ve sakatlık

Cevap : E) Tecavüz ve sakatlık

Açıklama : Afetler, kadınların toplumsal yaşamında ciddi değişimlere yol açarak, sosyal izolasyon, damgalanma ve çalışma hayatında aksaklıklar gibi olumsuz sosyoekonomik durumları tetikleyebilir. Ancak tecavüz ve sakatlık gibi travmatik durumlar, doğrudan sosyoekonomik rollerle değil, bireysel travmalar ve fiziksel zararlarla ilişkilendirildiğinden bu seçenek diğerleriyle kıyaslandığında farklı bir boyut taşır.

7- Erkeklerin afet ile ilgili uyarıları dikkate alma konusunda kadınlardan daha az istekli olmalarının nedeni aşağıdakilerden hangisi olamaz?

A) Hegemonik erkeklik
B) Marjinal olma
C) Erkek egemen toplum yapısı
D) Patriyarki
E) Geleneksel cinsiyet rolleri

Cevap : B) Marjinal olma

Açıklama : Afetlere yönelik risk ve uyarı stratejilerinde, erkeklerin toplumsal konumları; hegemonik erkeklik, erkek egemen toplum yapısı, patriyarki ve geleneksel cinsiyet rolleri gibi faktörlerle açıklanır. Marjinal olma, esasen toplumun dışladığı grupların durumunu ifade eden bir kavram olup, erkeklerin uyarıları dikkate almama davranışını açıklamak için kullanılmaz.

8- Aşağıdakilerden hangisi afet sonrası kadının karşılaştığı duygusal durumlar arasında yer almamaktadır?

A) İzole olma
B) Öfke
C) Aşağılanma
D) Kabus görme
E) Endişe

Cevap : A) İzole olma

Açıklama : Afet sonrası duygusal tepkiler arasında, öfke, aşağılanma, kabuslar ve endişe gibi yoğun duygular ön plandayken, izole olma daha çok sosyal çevreden kopmayı ve destek sistemlerinin eksikliğini ifade eder. Bu nedenle, diğer duygusal tepkilerle kıyaslandığında izole olma duygusal durumlar arasında yer almaz.

9- Aşağıdaki özelliklerden hangisi dünyanın pek çok yerinde kabul gören hegemonik erkeklikle ilişkili özelliklerinden biri değildir?

A) Sinirli
B) Heteroseksüel
C) Endişeli
D) Cesur
E) Otoriter

Cevap : C) Endişeli

Açıklama : Hegemonik erkeklik tanımlamalarında, erkeklik normları idealize edilerek cesur, otoriter, heteroseksüel ve zaman zaman sinirli gibi özelliklerle betimlenir. Ancak endişeli olmak, bu idealize edilmiş yapı ile uyumlu olmadığı gibi, erkeklerin güçlü ve kararlı olması beklentisine ters düşmektedir. Bu yüzden, endişeli olmak hegemonik erkeklik kapsamında tipik bir özellik olarak kabul edilmez.

10- Aşağıdakilerden hangisi afet sonrası kadınların karşılaştığı olumsuz durumlar arasında yer almaz?

A) Psikolojik travma
B) İnsan kaçakçılığı
C) Şiddet
D) Tecavüz
E) Orta yaşta evlilik

Cevap : E) Orta yaşta evlilik

Açıklama : Afet sonrası kadınlar, psikolojik travma, şiddet, tecavüz ve insan kaçakçılığı gibi ciddi travmatik ve sosyoekonomik zorluklarla karşı karşıya kalabilirler. Orta yaşta evlilik ise, bu travmatik süreçlerle doğrudan ilişkilendirilemeyen, daha çok sosyo-kültürel bir durum olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, diğer travmatik unsurlar arasında yer almaz.

@lolonolo_com

Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5

ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi

Aöf Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans Aof - Anadolu ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi

@lolonolo_com

Anadolu Aöf Acil Durum ve Afet Yönetimi Önlisans
ADY114U Afet Psikolojisi ve Sosyolojisi Ünite -5
Afetler ve Toplumsal Cinsiyet

Editor

Editör