LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları
auzefİş Sağlığı ve GüvenliğiYapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

#1. Bakım onarım faaliyetlerinde kazaların meydana geliş şekilleri aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?

Cevap : C) Çalışmalarda kalifiye eleman eksikliği

Açıklama : Bakım onarım faaliyetleri, genellikle rutin dışı, potansiyel olarak tehlikeli enerji kaynaklarıyla ve karmaşık ekipmanlarla çalışmayı içerir. Bu tür işlerde kazaların meydana gelmesinde birçok faktör rol oynayabilir. Ancak, seçenekler arasında kazaların temel nedenlerinden biri olarak öne çıkan faktör “Çalışmalarda kalifiye eleman eksikliği”dir. Yeterli eğitim, bilgi, beceri ve deneyime sahip olmayan (yani kalifiye olmayan) kişilerin bakım onarım yapması, tehlikeleri fark edememelerine, yanlış müdahalelerde bulunmalarına ve dolayısıyla kazalara yol açmalarına neden olabilir. Diğer seçenekler (düzenli ve planlı çalışma, yeterli aydınlatma, izinlerin alınması) ise kazaları önleyici faktörlerdir, kaza nedeni değildir.

#2. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili koruma politikaları ………. uygulama çalışmalarını içermemektedir.
Yukarıdaki boşluğun aşağıdaki cümlelerden hangisi ile tamamlanması uygundur?

Cevap : D) risk önceliğine yönelik koruma uygulamaları

Açıklama : Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) koruma politikaları; tehlike kaynağına yönelik, ortama yönelik ve kişiye yönelik koruma uygulamalarını temel alır. Bu yaklaşımlar, risklerin yönetilmesinde bir hiyerarşi oluşturur. “Risk önceliğine yönelik koruma uygulamaları” ifadesi bu temel kategorilerden biri değildir; aksine, risk değerlendirmesi sonucunda belirlenen risklerin önceliklendirilmesi, hangi koruma uygulamasının (kaynak, ortam, kişi) ne zaman ve ne ölçüde devreye alınacağını belirleyen bir stratejidir. Yani, risk önceliği bir yöntem kategorisi değil, yöntemlerin uygulanma stratejisinin bir parçasıdır. Çevreye yönelik uygulamalar da geniş İSG politikalarının bir parçası olabilir.

#3.
I. Periyodik bakım
II. Arıza ortaya çıktıkça yapılan çalışmalar
III. Proaktif bakım
IV. Kestirimci bakım
V. Ekonomik ömrü sonrası bakım
Yapı İşlerinde bakım onarım faaliyet çeşitleri yukarıdakilerden hangisi veya hangileridir?

Cevap : E) I-II-III-IV

Açıklama : Yapı işlerinde ve genel endüstride makine ve ekipmanların verimli ve güvenli çalışmasını sağlamak için çeşitli bakım türleri uygulanır. Bunlar:

Periyodik Bakım: Belirli zaman aralıklarıyla (üretici tavsiyeleri veya deneyimlere göre) yapılan planlı bakımlardır.
Arıza Durumunda Bakım (Reaktif Bakım): Bir arıza meydana geldikten sonra yapılan onarım çalışmalarıdır.
Proaktif Bakım: Arızaların oluşmasını engellemek amacıyla yapılan, kök neden analizlerine dayalı önleyici faaliyetlerdir.
Kestirimci Bakım: Makine ve ekipmanların durumunu çeşitli ölçüm ve analiz teknikleriyle (titreşim analizi, termal görüntüleme vb.) izleyerek olası arızaları önceden tahmin etmeye ve bakım zamanını optimize etmeye yönelik bakımdır.
“Ekonomik ömrü sonrası bakım” genel bir bakım türü kategorisi olarak sıkça geçmez; ekipmanın ekonomik ömrü dolduğunda genellikle revizyon, yenileme veya değiştirme kararları verilir.

#4. Halat kullanılmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevap : C) Sistemde en az iki ayrı kancalı halat kullanılmalıdır.

Açıklama : Halat kullanarak yüksekte yapılan çalışmalarda (iple erişim) güvenlik hayati önem taşır. Bu tür çalışmalarda genellikle çift halat sistemi kullanılır:

Çalışma Halatı (İple İniş-Çıkış Sistemi): Ana çalışma, pozisyon alma, iniş ve çıkış için kullanılır.
Güvenlik Halatı: Çalışma halatında bir sorun olması veya kullanıcının düşmesi durumunda devreye giren, ayrı bir ankraj noktasına bağlı, üzerinde düşmeyi durdurucu bir mekanizma (örneğin, kendiliğinden kilitlenen mobil düşüş durdurucu) bulunan yedek güvenlik sistemidir.
Bu nedenle, sistemde en az iki ayrı kancalı halatın kullanılması esastır. A şıkkı “kilitlenmeyen sistem” dediği için yanlıştır. D şıkkı “bağlanmadan güvenli hale getirilecektir” ifadesiyle çelişkilidir; aletler düşmemesi için bağlanmalıdır. Tek halat (E şıkkı) ise yeterli güvenlik sağlamaz.

#5. Bakım onarım çalışmalarında iş sağlığı tüzükleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : B) Tank ve depo içlerinde yapılacak çalışmalarda bağlantı ağızları kapatılmamalıdır.

Açıklama : Kapalı alan çalışmaları olan tank ve depo içlerindeki bakım onarım faaliyetleri yüksek risklidir. Bu tür çalışmalara başlamadan önce, içeriye tehlikeli madde akışını veya sızıntısını önlemek için ilgili tüm boru bağlantı ağızları güvenli bir şekilde kapatılmalı (körlenmeli) ve izole edilmelidir. Dolayısıyla, “bağlantı ağızları kapatılmamalıdır” ifadesi yanlıştır ve hayati tehlike oluşturur. Diğer seçenekler (uygun KKD kullanımı, basınçlı kapların onarılmaması, yeterli aydınlatma, gözetmen bulundurma) doğru ve gerekli güvenlik önlemleridir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Yapı inşaat iskelesinde düşme sonucu meydana gelen iş kazalarında çalışanların vücut bütünlüğü kısmen bozan yaralanmalar veya tamamen bozulan ölüm vakalarında işçinin 1.dereceden yakınları işverenden aşağıdaki tazminatlardan hangisini talep edemez?

Cevap : D) İhbar tazminatı

Açıklama : İş kazası sonucu yaralanma veya ölüm durumunda, işçinin kendisi (yaralanma durumunda) veya hak sahibi yakınları (ölüm durumunda) işverenden çeşitli tazminatlar talep edebilir. Bunlar:

Maddi Tazminat: Tedavi giderleri, kazanç kaybı gibi maddi zararları kapsar.
Manevi Tazminat: Yaşanan acı, elem ve ıstırap nedeniyle talep edilir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Ölen işçinin desteğinden mahrum kalan yakınları (eş, çocuk, anne-baba vb.) tarafından talep edilir.
İş Görmezlik Tazminatı (Geçici veya Sürekli): İş kazası sonucu çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybeden işçiye ödenir (SGK tarafından ödenen iş göremezlik ödeneği dışında, işverene karşı açılacak davalarda da talep edilebilir).
İhbar Tazminatı ise, iş sözleşmesinin İş Kanunu’nda belirtilen bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi durumunda ödenen bir tazminat türüdür ve iş kazasıyla doğrudan bir bağlantısı yoktur.

#7. Tam yüz maske solunum cihazı, kimyasal maddelere dayanıklı elbise, iç ve dış eldivenler ile botlardan oluşan kişisel koruycu ekipmanlar (KKE) aşağıdaki hangi seviyede tercih edilmektedir?

Cevap : C) A seviye KKE

Açıklama : Kişisel Koruyucu Ekipman (KKE) seviyeleri, maruz kalınan tehlikenin türüne ve düzeyine göre belirlenir. Genellikle ABD’deki EPA (Çevre Koruma Ajansı) veya OSHA (İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi) sınıflandırmaları referans alınır:

Seviye A: En yüksek düzeyde cilt, solunum ve göz koruması gerektiren durumlar için kullanılır. Tamamen kapalı, gaz sızdırmaz kimyasal koruyucu elbise ve pozitif basınçlı, kendi kendine yeten solunum cihazı (SCBA) içerir.
Seviye B: En yüksek düzeyde solunum koruması ancak daha düşük seviyede cilt koruması gerektiğinde kullanılır. Pozitif basınçlı SCBA ve kimyasallara dayanıklı elbise (ancak Seviye A kadar sızdırmaz değil) içerir.
Seviye C: Havadaki zararlıların türü ve konsantrasyonu bilindiğinde ve hava temizleyici bir solunum cihazı (örneğin, filtreli tam yüz maskesi) yeterli olduğunda kullanılır. Kimyasallara dayanıklı elbise de giyilir.
Seviye D: Özel bir solunum veya cilt korumasının gerekmediği, sadece standart iş elbisesi (örneğin tulum, baret, iş ayakkabısı) ve göz korumasının yeterli olduğu durumlar için kullanılır.
Soruda tanımlanan ekipmanlar (tam yüz maske solunum cihazı, kimyasallara dayanıklı elbise vb.) en yüksek koruma seviyelerinden birini işaret etmektedir. Verilen seçenekler arasında A seviyesi bu tanıma en uygun olanıdır ve en kapsamlı korumayı sağlar.

#8. İnşaat işyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği, ……… ile yapılan işleri kapsamaz.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin gelmesi uygundur?

Cevap : C) maden ocakları

Açıklama : “Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği” ve genel İSG mevzuatı, inşaat ve yapı işlerini kapsar. Bu kapsama giren işler arasında elektrik işleri, dolgu işleri, sıhhi tesisat, toprak kazı gibi faaliyetler bulunur. Ancak, maden ocakları (yer altı ve yerüstü madencilik faaliyetleri) kendi özel riskleri, çalışma koşulları ve teknolojileri nedeniyle ayrı ve özel bir İSG mevzuatına tabidir (“Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği” gibi). Dolayısıyla, genel inşaat işyeri İSG düzenlemeleri doğrudan maden ocaklarındaki tüm faaliyetleri kapsamaz; madencilik için daha spesifik kurallar geçerlidir.

#9. Aşağıda yer alan, yapı işlerinde çalışanların maruz kaldığı zararlardan korunmasına yönelik önlemlerden hangisi öncelik durumuna göre doğru sıralanmıştır?

Cevap : B) Kaynağında korunma-ortama yönelik koruma-kişiye yönelik koruma

Açıklama : İş sağlığı ve güvenliğinde risklerle mücadelede önlemler hiyerarşisi esastır. Bu hiyerarşiye göre; öncelikle tehlikenin kaynağında yok edilmesi veya azaltılması hedeflenir (örneğin, tehlikeli bir kimyasalın daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi, gürültülü bir makinenin izole edilmesi). Eğer kaynağında tam koruma sağlanamazsa, çalışma ortamına yönelik genel koruma önlemleri alınır (örneğin, havalandırma sistemleri, bariyerler). En son çare olarak ise kişiye yönelik koruma önlemleri, yani kişisel koruyucu donanımlar (KKD) kullanılır. Bu sıralama, en etkili ve kalıcı çözümlerden daha az etkili olanlara doğru bir önceliklendirme sunar.

#10. Yapı işleri çalışma sürelerinin uzun olduğu ….. değildir.
Yukarıdaki cümledeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevap : A) kalıcı işler

Açıklama :

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. İskelelerin kurma, sökme ve değişiklik yapılmasında ……..dikkat edilmelidir.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin gelmesi uygundur?

Cevap : A) iskelelerin her aşamasında yetkili uzman gözetiminde eğitim almış kişiler tarafından yapılmasına

Açıklama : İskeleler, yapı işlerinde en çok kaza riski taşıyan ekipmanlardan biridir. Bu nedenle iskelelerin kurulması, sökülmesi, üzerinde değişiklik yapılması ve kullanımı büyük bir dikkat ve uzmanlık gerektirir. İlgili mevzuat (“Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği”) gereği, bu işlemlerin tamamı; konuyla ilgili özel eğitim almış, deneyimli ve yetkin kişiler tarafından, sorumlu bir teknik elemanın (yetkili uzman) gözetimi altında yapılmalıdır. Diğer şıklardaki ifadeler ise (1.00 veya 1.50 metre boşluk, kendiliğinden hareket kolaylığı, tehlikeli bölgelere girişin kolaylaştırılması) güvenlik prensipleriyle çelişen veya eksik bilgiler içerir.

#12.
Yapı işleri;
I. İşçi sirkülasyonunun fazla olduğu işlerdir.
II. Çalışma sürelerinin kısa olduğu işlerdir.
III. Eğitim ve vasıf düzeyi görece daha düşük işçilerin çalıştığı işlerdir.
Yapı işlerine yönelik yukarıdaki tanımlamalardan hangisi ya da hangileri yanlıştır?

Cevap : D) Yalnız II

Açıklama : Yapı işlerinin genel karakteristik özellikleri şunlardır:

I. İşçi sirkülasyonunun fazla olması: Proje bazlı çalışılması, işin belirli aşamalarında farklı uzmanlıklara ihtiyaç duyulması ve mevsimsel etkiler nedeniyle işçi sirkülasyonu genellikle yüksektir. Bu durum, İSG eğitimlerinin sürekliliği ve takibi açısından zorluklar yaratır. (Doğru)
II. Çalışma sürelerinin kısa olduğu işlerdir: Bu ifade genellikle yanlıştır. Yapı projeleri aylarca hatta yıllarca sürebilir. Günlük çalışma süreleri de işin yetiştirilmesi amacıyla uzun olabilir. Ancak, bir işçinin belirli bir projede kalma süresi kısa olabilir. İfade genel olarak yapı işlerinin süresini kastettiği için “yanlış” kabul edilir.
III. Eğitim ve vasıf düzeyi görece daha düşük işçilerin çalıştığı işlerdir: Yapı sektörü, her ne kadar vasıflı işgücüne de yoğun ihtiyaç duysa da, genel olarak diğer bazı sektörlere kıyasla daha düşük eğitim ve vasıf düzeyine sahip işçilerin de istihdam edildiği bir alandır. Bu durum, İSG bilincinin yerleştirilmesi ve risk algısının yönetilmesi açısından önemlidir. (Doğru)
Bu durumda, “Çalışma sürelerinin kısa olduğu işlerdir” ifadesi yapı işlerinin genel doğasıyla çeliştiği için yanlış olan ifadedir.

#13. Ölümle sonuçlanan iş kazaları bakımından en yüksek oran aşağıdaki hangi sektörde görülmektedir?

Cevap : B) İnşaat

Açıklama : İstatistiklere göre, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde ölümle sonuçlanan iş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerin başında inşaat sektörü gelmektedir. Bunun temel nedenleri arasında; işin doğası gereği yüksek risk içermesi (yüksekte çalışma, kazı işleri, ağır malzeme taşıma vb.), işçi sirkülasyonunun fazla olması, eğitim eksiklikleri ve denetim yetersizlikleri sayılabilir. Madencilik de yüksek riskli bir sektör olmasına rağmen, inşaat sektörü genellikle toplam kaza ve ölüm sayılarında daha yüksek oranlara sahiptir.

#14. Titreşime bağlı sekiz saatlik süre zarfında vücudun maruz kaldığı günlük maruziyet sınır ve etkin değerleri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Sınır değer: 5m/s2; Etkin değer: 2,5m/s2

Açıklama :

#15. Yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenlik politikalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevap : D) Belirli aralıklarla gözden geçirilip, uygunluğu ve geçerliliği korunacaktır.

Açıklama : Etkili bir iş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikası, yaşayan bir belge olmalıdır. Bu, politikanın oluşturulduktan sonra statik kalmayacağı, aksine;

Mevcut İSG yasalarına ve standartlarına tam uyumlu olması (C şıkkı bu nedenle yanlıştır),
Yazılı olması (A şıkkındaki “sözlü” ifadesi eksiktir, genellikle yazılı ve tüm çalışanlara duyurulmuş olması beklenir),
Uygulanabilir ve sürdürülebilir olması,
Taahhütleri (örneğin, sürekli iyileştirme taahhüdü gibi – B şıkkı bunu destekler) içermesi,
Ve en önemlisi, belirli aralıklarla (örneğin yılda bir veya mevzuat/koşul değişikliklerinde) gözden geçirilerek güncelliğinin, uygunluğunun ve geçerliliğinin korunması esastır. İş bittikten sonra gözden geçirme yetersizdir (E şıkkı); süreç devam ederken ve periyodik olarak yapılmalıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Bakım onarım sırasında koruyucu tedbirlerde öncelikli olarak aşağıdaki işlemlerden hangisi uygulanmalıdır?

Cevap : B) Koruyucuların kaldırılması, güç kesilerek şalter kilitlenmesi

Açıklama :

#17.
I. Çevreye yönelik koruma yöntemleri
II. Kaynağına yönelik koruma uygulamaları
III. Kişiye yönelik uygulamalar
IV. Ortama yönelik koruma yöntemleri
Yukarıdaki Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Korunma Politikalarında uygulama yöntemlerinin sıralaması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevap : E) II-IV-III-I

Açıklama : İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) koruma politikalarında önlemlerin uygulama sıralaması genellikle şu hiyerarşiye dayanır:

Kaynağına Yönelik Koruma Uygulamaları (II): Tehlikenin ortaya çıktığı yerde, yani kaynağında yok edilmesi veya azaltılması. Örneğin, tehlikeli madde yerine daha az tehlikeli olanın kullanılması, gürültülü ekipmanın izole edilmesi.
Ortama Yönelik Koruma Yöntemleri (IV): Tehlikenin kaynağında tamamen yok edilemediği durumlarda, tehlikenin çalışma ortamına yayılmasını engelleyici veya etkisini azaltıcı toplu koruma önlemleri. Örneğin, genel havalandırma, makine koruyucuları, ikaz işaretleri.
Kişiye Yönelik Uygulamalar (III): Kaynakta ve ortamda alınan önlemlere rağmen riskin devam ettiği durumlarda, çalışanların kişisel olarak korunması için kullanılan yöntemler. En bilineni Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) kullanımıdır.
Çevreye Yönelik Koruma Yöntemleri (I): Bu sıralama genellikle işyerindeki çalışanların doğrudan sağlığı ve güvenliğine odaklanır. “Çevreye yönelik koruma” ise daha geniş bir kavram olup, işyeri faaliyetlerinin dış çevreye olan etkilerini (atık yönetimi, emisyon kontrolü vb.) kapsar ve İSG önlemleri hiyerarşisinde genellikle bu üç adımdan sonra veya paralel olarak değerlendirilir. Ancak soruda verilen seçenekler arasında bu sıralama en uygunudur ve bazen İSG politikaları genişletilerek bu unsur da dördüncü adım olarak eklenebilir.
Bu nedenle verilenler arasında en doğru sıralama II-IV-III-I şeklindedir.

#18. Üst düzey yönetici ve ziyaretçiler aşağıda yer alan hangi renk baret kullanmalıdır?

Cevap : A) Beyaz

Açıklama : İnşaat sahalarında ve bazı endüstriyel tesislerde baret renkleri, çalışanların görevlerini veya statülerini hızlıca ayırt etmeye yardımcı olmak amacıyla bir tür standartlaşmaya gitmiştir. Genel kabul görmüş yaygın uygulamaya göre:

Beyaz Baret: Yöneticiler, mühendisler, mimarlar, teknik uzmanlar ve ziyaretçiler tarafından kullanılır.
Sarı Baret: İşçiler ve genel saha çalışanları tarafından kullanılır.
Mavi Baret: Bakım grupları, operatörler veya formenler tarafından kullanılabilir.
Yeşil Baret: Sağlık personeli veya iş güvenliği uzmanları tarafından kullanılabilir.
Kırmızı Baret: Yangınla mücadele ekipleri veya acil durum personeli tarafından kullanılır.
Bu renk kodlaması her işyerinde birebir aynı olmayabilir ancak beyaz baretin yöneticiler ve ziyaretçiler için kullanılması oldukça yaygın bir uygulamadır.

#19. Yüksekte yapılan çalışmalarda toplu koruma önceliklerinden en çok aşağıdakilerden hangisine dikkat edilmelidir?

Cevap : E) Çalışma sahasında uygun iskele ve platform uygulaması

Açıklama : Yüksekte çalışmalarda iş güvenliğinin temel prensibi, öncelikle düşmeyi önleyici toplu koruma önlemlerinin alınmasıdır. Uygun ve güvenli iskelelerin kurulması, çalışma platformlarının oluşturulması, kenarlarda güvenlik korkuluklarının bulunması gibi önlemler toplu korumaya örnektir ve tüm çalışanları aynı anda korur. Kişisel koruyucu donanımlar (KKD) olan emniyet kemeri, baret gibi ekipmanlar ise toplu koruma önlemlerinin yetersiz kaldığı veya uygulanamadığı durumlarda başvurulan ikincil önlemlerdir. Korkuluk bulunmaması (B şıkkı) ise bir tehlike durumudur, önlem değildir.

#20. Çalışma ortamında işçiler, (KKD olarak) ….. renk baret kullanmaktadırlar.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin gelmesi uygundur?

Cevap : C) sarı

Açıklama : Önceki sorunun açıklamasında da belirtildiği gibi, çalışma sahalarında baret renkleri belirli rolleri temsil edebilir. En yaygın ve genel kabul gören uygulamaya göre, sahada çalışan işçiler genellikle sarı renk baret kullanırlar. Bu, onların diğer rollerdeki personelden (yöneticiler, ziyaretçiler, acil durum ekipleri vb.) kolayca ayırt edilmesini sağlar.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi ve Temel İlkeler

Yapı sektörü, dinamik yapısı ve barındırdığı çeşitli riskler nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamalarının hayati önem taşıdığı bir alandır. Maalesef, ölümle sonuçlanan iş kazaları istatistiklerinde en yüksek oranların görüldüğü sektörlerin başında gelmektedir. Bu durum, sektördeki İSG politikalarının titizlikle oluşturulması ve etkin bir şekilde uygulanmasının gerekliliğini açıkça ortaya koymaktadır.

Temel Korunma Stratejileri ve Politika Geliştirme

Yapı işlerinde çalışanların sağlık ve güvenliğini tehdit eden risklerle mücadelede öncelikli bir hiyerarşi gözetilir. Bu hiyerarşiye göre ilk adım, tehlikenin kaynağında yok edilmesi veya azaltılmasıdır. Eğer bu mümkün olmazsa, tehlikenin çalışma ortamına yayılmasını engelleyici veya etkisini azaltıcı toplu koruma önlemleri devreye girer. En son aşamada ise, diğer önlemlere rağmen devam eden risklere karşı kişiye yönelik koruma, yani kişisel koruyucu donanım (KKD) kullanımı gündeme gelir. Bu sıralama, en etkili ve kalıcı çözümlerden başlayarak önceliklendirmeyi ifade eder. Çevreye yönelik koruma uygulamaları da geniş İSG politikalarının bir parçası olarak değerlendirilebilir ve genellikle bu temel üç adımdan sonra veya bunlarla entegre bir şekilde ele alınır.

Etkili bir İSG politikası, yaşayan bir belge niteliğinde olmalıdır. Bu politikalar; yazılı, uygulanabilir ve sürdürülebilir olmanın yanı sıra, mevcut İSG mevzuatına tam uyum sağlamalıdır. Sürekli iyileştirme taahhüdünü içermesi ve en önemlisi, belirli aralıklarla düzenli olarak gözden geçirilerek güncelliği, uygunluğu ve geçerliliğinin korunması esastır. Politikanın sadece iş bitiminde değil, süreç devam ederken periyodik olarak değerlendirilmesi kritik öneme sahiptir.

Bakım, Onarım ve Özel Çalışma Alanlarında Güvenlik

Makine ve ekipmanların bakım ve onarım çalışmaları, yapı işlerinde sıklıkla karşılaşılan ve özel dikkat gerektiren faaliyetlerdir. Bu tür çalışmalara başlamadan önce alınması gereken en öncelikli tedbirlerden biri, makinenin gücünün kesilerek şalterin kilitlenmesi ve eğer varsa koruyucuların bu işlemden sonra kaldırılmasıdır (lockout/tagout). Basınç altındaki kazanlar gibi tehlikeli ekipmanların onarımından kesinlikle kaçınılmalıdır. Ayrıca, kapalı alanlar olan tank ve depo içlerinde yapılacak çalışmalarda, içeriye tehlikeli madde akışını veya sızıntısını önlemek amacıyla ilgili tüm boru bağlantı ağızlarının güvenli bir şekilde kapatılması ve izole edilmesi hayati önem taşır; bu bağlantıların açık bırakılması kabul edilemez bir hatadır. Bakım ve onarım için kazana girmiş bir işçiyi gözetleyecek ve gerektiğinde yardım edecek diğer bir işçinin kazan kapakları başında bekletilmesi de önemli bir güvenlik önlemidir.

Bakım onarım faaliyetlerinde kazaların meydana gelmesinde önemli bir faktör, çalışmalarda yeterli bilgi, beceri ve deneyime sahip (kalifiye) eleman eksikliğidir. Uygun ve yeterli aydınlatmanın sağlanması ve gerekli izinlerin alınması ise bu süreçlerdeki güvenlik standartlarındandır.

Yapı işlerinde uygulanan başlıca bakım türleri şunlardır:

  • Periyodik Bakım: Belirli zaman aralıklarıyla yapılan planlı bakımlardır.
  • Arıza Durumunda Bakım (Reaktif Bakım): Bir arıza meydana geldikten sonra yapılan onarım çalışmalarıdır.
  • Proaktif Bakım: Arızaların oluşmasını engellemek amacıyla yapılan, kök neden analizlerine dayalı önleyici faaliyetlerdir.
  • Kestirimci Bakım: Makine ve ekipmanların durumunu çeşitli ölçüm ve analiz teknikleriyle izleyerek olası arızaları önceden tahmin etmeye ve bakım zamanını optimize etmeye yönelik bakımdır.

Yüksekte Çalışma ve İskele Güvenliği

Yüksekte yapılan çalışmalar, yapı sektöründeki en riskli faaliyetlerdendir. Bu tür çalışmalarda öncelik her zaman toplu koruma önlemlerine verilmelidir. Çalışma sahasında uygun ve güvenli iskelelerin ve çalışma platformlarının kurulması, kenarlarda güvenlik korkuluklarının bulunması gibi önlemler, kişisel koruyucu donanım kullanımından önce gelir.

İskelelerin kurulması, sökülmesi veya üzerinde değişiklik yapılması işlemleri, mutlaka bu konuda özel eğitim almış, deneyimli ve yetkin kişiler tarafından, sorumlu bir teknik elemanın (yetkili uzman) gözetimi altında gerçekleştirilmelidir. İskele ve bağlantı duvarları arasında gereğinden fazla boşluk bırakılması veya tekerlekli iskelelerde kontrolsüz hareket kolaylığı sağlanması gibi durumlar tehlike arz eder.

Halat kullanarak yüksekte yapılan çalışmalarda (iple erişim) ise güvenlik için genellikle çift halat sistemi esastır. Bu sistemde en az iki ayrı kancalı ve ayrı ankraj noktalarına bağlı halat kullanılmalıdır: biri çalışma halatı, diğeri ise güvenlik halatıdır. Çalışma halatının kullanıcının hareket kontrolünü kaybetmesi halinde düşmesini önlemek için kendiliğinden kilitlenen bir sisteme sahip olması beklenirken, güvenlik halatı da benzer bir düşmeyi durdurucu mekanizma ile donatılmalıdır.

Sektörel Özellikler ve Risk Algısı

Yapı işlerinin bazı karakteristik özellikleri, İSG yönetimini etkileyen faktörler arasındadır. Proje bazlı çalışılması ve işin belirli aşamalarında farklı uzmanlıklara ihtiyaç duyulması nedeniyle sektörde işçi sirkülasyonu genellikle fazladır. Ayrıca, diğer bazı sektörlere kıyasla eğitim ve vasıf düzeyi görece daha düşük işçilerin de istihdam edilebildiği bir alandır. Bu durumlar, İSG eğitimlerinin sürekliliği, bilincin yerleştirilmesi ve risk algısının doğru yönetilmesi açısından zorluklar oluşturabilir. Yapı projeleri aylarca hatta yıllarca sürebilir; dolayısıyla “çalışma sürelerinin kısa olduğu işlerdir” şeklindeki bir genelleme doğru değildir, ancak bir işçinin belirli bir projede kalma süresi sirkülasyon nedeniyle kısa olabilir.

Fiziksel Risk Etmenleri ve Kişisel Koruyucu Donanımlar

Çalışanların maruz kalabileceği fiziksel risk etmenlerinden biri de titreşimdir. Titreşime bağlı sekiz saatlik çalışma süresi zarfında vücudun maruz kalabileceği günlük maruziyet sınır değeri el-kol titreşimi için 5 m/s², günlük maruziyet eylem değeri ise 2,5 m/s² olarak belirlenmiştir. Bu değerlere uyulması, meslek hastalıklarının önlenmesi açısından önemlidir.

Kişisel Koruyucu Ekipmanlar (KKE), risklerin kaynağında ve ortamda alınan önlemlerle bertaraf edilemediği durumlarda son başvurulan bir yöntemdir. KKE’ler, maruz kalınan tehlikenin türüne ve düzeyine göre sınıflandırılır. Örneğin, Seviye A KKE, en yüksek düzeyde cilt, solunum ve göz koruması gerektiren (örneğin, tam yüz maske solunum cihazı, gaz sızdırmaz kimyasal maddelere dayanıklı elbise, iç ve dış eldivenler ile botlar içeren) durumlar için tercih edilir.

İnşaat sahalarında kullanılan baret renkleri, çalışanların görevlerini veya statülerini hızlıca ayırt etmeye yardımcı olabilir. Yaygın bir uygulamaya göre:

  • Beyaz Baret: Yöneticiler, mühendisler, mimarlar, teknik uzmanlar ve ziyaretçiler tarafından kullanılır.
  • Sarı Baret: İşçiler ve genel saha çalışanları tarafından kullanılır.
  • Mavi Baret: Bakım grupları, operatörler veya formenler tarafından kullanılabilir.
  • Yeşil Baret: Sağlık personeli veya iş güvenliği uzmanları tarafından kullanılabilir.
  • Kırmızı Baret: Yangınla mücadele ekipleri veya acil durum personeli tarafından kullanılır.

Hukuki Sorumluluklar ve Kapsam

İş kazası sonucu yaralanma veya ölüm durumunda, işçinin kendisi veya hak sahibi yakınları işverenden çeşitli tazminatlar talep edebilir. Bunlar arasında maddi tazminat, manevi tazminat, destekten yoksun kalma tazminatı ve iş göremezlik tazminatı sayılabilir. Ancak, iş sözleşmesinin İş Kanunu’nda belirtilen bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi durumunda ödenen bir tazminat türü olan ihbar tazminatı, iş kazasıyla doğrudan bir bağlantısı olmadığından, iş kazası sonucu ölüm halinde birinci dereceden yakınlar tarafından işverenden talep edilebilecek tazminatlar arasında yer almaz.

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ve ilgili diğer İSG mevzuatı; elektrik işleri, dolgu işleri, sıhhi tesisat, toprak kazı gibi çok çeşitli inşaat faaliyetlerini kapsar. Ancak, maden ocakları (yer altı ve yerüstü madencilik faaliyetleri) kendi özel riskleri ve çalışma koşulları nedeniyle ayrı ve özel bir İSG mevzuatına tabidir ve genel inşaat işyeri İSG düzenlemelerinin doğrudan kapsamında değildir.

Sonuç

Yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenliği, sadece yasal bir zorunluluk olmanın ötesinde, insan hayatına verilen değerin bir göstergesidir. Risklerin doğru analiz edilmesi, önlemler hiyerarşisine uyulması, sürekli eğitim ve denetim, İSG politikalarının düzenli gözden geçirilmesi ve tüm paydaşların katılımı ile güvenli bir çalışma ortamı yaratmak mümkündür. Bu, hem çalışanların sağlığını koruyacak hem de sektörün sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır.

@lolonolo_com

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

1. Bakım onarım sırasında koruyucu tedbirlerde öncelikli olarak aşağıdaki işlemlerden hangisi uygulanmalıdır?

A) Çalışmalarla ilgili değişikliklerden operatörlerin bilgilendirilmesi
B) Koruyucuların kaldırılması, güç kesilerek şalter kilitlenmesi
C) Arızalarla ilgili tespitlerin kayda alınması
D) Makinelerde işlem sonrası kontrol yapılması
E) Koruyucuların kaldırılmadan güç kesimiyle şalterin kilitlenmesi

Cevap : B) Koruyucuların kaldırılması, güç kesilerek şalter kilitlenmesi

Açıklama :

2. Aşağıda yer alan, yapı işlerinde çalışanların maruz kaldığı zararlardan korunmasına yönelik önlemlerden hangisi öncelik durumuna göre doğru sıralanmıştır?

A) Kişiye yönelik koruma-kaynağında koruma-ortama yönelik koruma
B) Kaynağında korunma-ortama yönelik koruma-kişiye yönelik koruma
C) Kaynağında korunma- kişiye yönelik koruma-ortama yönelik koruma
D) Ortama yönelik koruma-kişiye yönlik koruma-kaynağında koruma
E) Kişiye yönelik koruma-ortama yönelik koruma-kaynağında koruma

Cevap : B) Kaynağında korunma-ortama yönelik koruma-kişiye yönelik koruma

Açıklama : İş sağlığı ve güvenliğinde risklerle mücadelede önlemler hiyerarşisi esastır. Bu hiyerarşiye göre; öncelikle tehlikenin kaynağında yok edilmesi veya azaltılması hedeflenir (örneğin, tehlikeli bir kimyasalın daha az tehlikeli olanla değiştirilmesi, gürültülü bir makinenin izole edilmesi). Eğer kaynağında tam koruma sağlanamazsa, çalışma ortamına yönelik genel koruma önlemleri alınır (örneğin, havalandırma sistemleri, bariyerler). En son çare olarak ise kişiye yönelik koruma önlemleri, yani kişisel koruyucu donanımlar (KKD) kullanılır. Bu sıralama, en etkili ve kalıcı çözümlerden daha az etkili olanlara doğru bir önceliklendirme sunar.

3. I. Periyodik bakım
II. Arıza ortaya çıktıkça yapılan çalışmalar
III. Proaktif bakım
IV. Kestirimci bakım
V. Ekonomik ömrü sonrası bakım
Yapı İşlerinde bakım onarım faaliyet çeşitleri yukarıdakilerden hangisi veya hangileridir?

A) II-III
B) I-II-IV-V
C) II-III-IV-V
D) Yalnız I
E) I-II-III-IV

Cevap : E) I-II-III-IV

Açıklama : Yapı işlerinde ve genel endüstride makine ve ekipmanların verimli ve güvenli çalışmasını sağlamak için çeşitli bakım türleri uygulanır. Bunlar:

  • Periyodik Bakım: Belirli zaman aralıklarıyla (üretici tavsiyeleri veya deneyimlere göre) yapılan planlı bakımlardır.
  • Arıza Durumunda Bakım (Reaktif Bakım): Bir arıza meydana geldikten sonra yapılan onarım çalışmalarıdır.
  • Proaktif Bakım: Arızaların oluşmasını engellemek amacıyla yapılan, kök neden analizlerine dayalı önleyici faaliyetlerdir.
  • Kestirimci Bakım: Makine ve ekipmanların durumunu çeşitli ölçüm ve analiz teknikleriyle (titreşim analizi, termal görüntüleme vb.) izleyerek olası arızaları önceden tahmin etmeye ve bakım zamanını optimize etmeye yönelik bakımdır.

“Ekonomik ömrü sonrası bakım” genel bir bakım türü kategorisi olarak sıkça geçmez; ekipmanın ekonomik ömrü dolduğunda genellikle revizyon, yenileme veya değiştirme kararları verilir.

4. Titreşime bağlı sekiz saatlik süre zarfında vücudun maruz kaldığı günlük maruziyet sınır ve etkin değerleri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sınır değer: 5m/s2; Etkin değer: 2,5m/s2
B) Sınır değer: 1,15m/s2; Etkin değer: 2,5m/s2
C) Sınır değer: 2,15m/s2; Etkin değer: 1,5 m/s2
D) Sınır değer: 1,15m/s2; Etkin değer: 2,0m/s2
E) Sınır değer: 1,15m/s2; Etkin değer: 0,5 m/s2

Cevap : A) Sınır değer: 5m/s2; Etkin değer: 2,5m/s2

Açıklama :

5. Yapı işleri;
I. İşçi sirkülasyonunun fazla olduğu işlerdir.
II. Çalışma sürelerinin kısa olduğu işlerdir.
III. Eğitim ve vasıf düzeyi görece daha düşük işçilerin çalıştığı işlerdir.
Yapı işlerine yönelik yukarıdaki tanımlamalardan hangisi ya da hangileri yanlıştır?

A) Yalnız I
B) II-III
C) I-II
D) Yalnız II
E) I-III

Cevap : D) Yalnız II

Açıklama : Yapı işlerinin genel karakteristik özellikleri şunlardır:

  • I. İşçi sirkülasyonunun fazla olması: Proje bazlı çalışılması, işin belirli aşamalarında farklı uzmanlıklara ihtiyaç duyulması ve mevsimsel etkiler nedeniyle işçi sirkülasyonu genellikle yüksektir. Bu durum, İSG eğitimlerinin sürekliliği ve takibi açısından zorluklar yaratır. (Doğru)
  • II. Çalışma sürelerinin kısa olduğu işlerdir: Bu ifade genellikle yanlıştır. Yapı projeleri aylarca hatta yıllarca sürebilir. Günlük çalışma süreleri de işin yetiştirilmesi amacıyla uzun olabilir. Ancak, bir işçinin belirli bir projede kalma süresi kısa olabilir. İfade genel olarak yapı işlerinin süresini kastettiği için “yanlış” kabul edilir.
  • III. Eğitim ve vasıf düzeyi görece daha düşük işçilerin çalıştığı işlerdir: Yapı sektörü, her ne kadar vasıflı işgücüne de yoğun ihtiyaç duysa da, genel olarak diğer bazı sektörlere kıyasla daha düşük eğitim ve vasıf düzeyine sahip işçilerin de istihdam edildiği bir alandır. Bu durum, İSG bilincinin yerleştirilmesi ve risk algısının yönetilmesi açısından önemlidir. (Doğru)

Bu durumda, “Çalışma sürelerinin kısa olduğu işlerdir” ifadesi yapı işlerinin genel doğasıyla çeliştiği için yanlış olan ifadedir.

6. I. Çevreye yönelik koruma yöntemleri
II. Kaynağına yönelik koruma uygulamaları
III. Kişiye yönelik uygulamalar
IV. Ortama yönelik koruma yöntemleri
Yukarıdaki Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Korunma Politikalarında uygulama yöntemlerinin sıralaması aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A) I-II-III-IV
B) I-III-IV-II
C) IV-III-II-I
D) III-II-IV-I
E) II-IV-III-I

Cevap : E) II-IV-III-I

Açıklama : İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) koruma politikalarında önlemlerin uygulama sıralaması genellikle şu hiyerarşiye dayanır:

  1. Kaynağına Yönelik Koruma Uygulamaları (II): Tehlikenin ortaya çıktığı yerde, yani kaynağında yok edilmesi veya azaltılması. Örneğin, tehlikeli madde yerine daha az tehlikeli olanın kullanılması, gürültülü ekipmanın izole edilmesi.
  2. Ortama Yönelik Koruma Yöntemleri (IV): Tehlikenin kaynağında tamamen yok edilemediği durumlarda, tehlikenin çalışma ortamına yayılmasını engelleyici veya etkisini azaltıcı toplu koruma önlemleri. Örneğin, genel havalandırma, makine koruyucuları, ikaz işaretleri.
  3. Kişiye Yönelik Uygulamalar (III): Kaynakta ve ortamda alınan önlemlere rağmen riskin devam ettiği durumlarda, çalışanların kişisel olarak korunması için kullanılan yöntemler. En bilineni Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) kullanımıdır.
  4. Çevreye Yönelik Koruma Yöntemleri (I): Bu sıralama genellikle işyerindeki çalışanların doğrudan sağlığı ve güvenliğine odaklanır. “Çevreye yönelik koruma” ise daha geniş bir kavram olup, işyeri faaliyetlerinin dış çevreye olan etkilerini (atık yönetimi, emisyon kontrolü vb.) kapsar ve İSG önlemleri hiyerarşisinde genellikle bu üç adımdan sonra veya paralel olarak değerlendirilir. Ancak soruda verilen seçenekler arasında bu sıralama en uygunudur ve bazen İSG politikaları genişletilerek bu unsur da dördüncü adım olarak eklenebilir.

Bu nedenle verilenler arasında en doğru sıralama II-IV-III-I şeklindedir.

7. Yüksekte yapılan çalışmalarda toplu koruma önceliklerinden en çok aşağıdakilerden hangisine dikkat edilmelidir?

A) Çalışma ortamında kişisel koruyucu donanım (KKD) bulunması
B) Çalışma ortamında korkuluk bulunmaması
C) Çalışma ortamında baret ve iş güvenliği ayakkabısı kullanılması
D) İskelede yapılan çalışmada emniyet kemeri kullanılması
E) Çalışma sahasında uygun iskele ve platform uygulaması

Cevap : E) Çalışma sahasında uygun iskele ve platform uygulaması

Açıklama : Yüksekte çalışmalarda iş güvenliğinin temel prensibi, öncelikle düşmeyi önleyici toplu koruma önlemlerinin alınmasıdır. Uygun ve güvenli iskelelerin kurulması, çalışma platformlarının oluşturulması, kenarlarda güvenlik korkuluklarının bulunması gibi önlemler toplu korumaya örnektir ve tüm çalışanları aynı anda korur. Kişisel koruyucu donanımlar (KKD) olan emniyet kemeri, baret gibi ekipmanlar ise toplu koruma önlemlerinin yetersiz kaldığı veya uygulanamadığı durumlarda başvurulan ikincil önlemlerdir. Korkuluk bulunmaması (B şıkkı) ise bir tehlike durumudur, önlem değildir.

8. Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili koruma politikaları ………. uygulama çalışmalarını içermemektedir. Yukarıdaki boşluğun aşağıdaki cümlelerden hangisi ile tamamlanması uygundur?

A) ortama yönelik koruma uygulamaları
B) kişiye yönelik koruma uygulamaları
C) çevreye yönelik koruma uygulamaları
D) risk önceliğine yönelik koruma uygulamaları
E) tehlike kaynağına yönelik koruma uygulamaları

Cevap : D) risk önceliğine yönelik koruma uygulamaları

Açıklama : Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) koruma politikaları; tehlike kaynağına yönelik, ortama yönelik ve kişiye yönelik koruma uygulamalarını temel alır. Bu yaklaşımlar, risklerin yönetilmesinde bir hiyerarşi oluşturur. “Risk önceliğine yönelik koruma uygulamaları” ifadesi bu temel kategorilerden biri değildir; aksine, risk değerlendirmesi sonucunda belirlenen risklerin önceliklendirilmesi, hangi koruma uygulamasının (kaynak, ortam, kişi) ne zaman ve ne ölçüde devreye alınacağını belirleyen bir stratejidir. Yani, risk önceliği bir yöntem kategorisi değil, yöntemlerin uygulanma stratejisinin bir parçasıdır. Çevreye yönelik uygulamalar da geniş İSG politikalarının bir parçası olabilir.

9. Ölümle sonuçlanan iş kazaları bakımından en yüksek oran aşağıdaki hangi sektörde görülmektedir?

A) Toptan ve perakende işler
B) İnşaat
C) Nakliyat
D) Kömür madenciliği
E) Metal eşya imalatları

Cevap : B) İnşaat

Açıklama : İstatistiklere göre, hem Türkiye’de hem de dünya genelinde ölümle sonuçlanan iş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerin başında inşaat sektörü gelmektedir. Bunun temel nedenleri arasında; işin doğası gereği yüksek risk içermesi (yüksekte çalışma, kazı işleri, ağır malzeme taşıma vb.), işçi sirkülasyonunun fazla olması, eğitim eksiklikleri ve denetim yetersizlikleri sayılabilir. Madencilik de yüksek riskli bir sektör olmasına rağmen, inşaat sektörü genellikle toplam kaza ve ölüm sayılarında daha yüksek oranlara sahiptir.

10. Yapı işlerinde iş sağlığı ve güvenlik politikalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Sözlü, uygulanabilir ve sürdürülebilir olacaktır.
B) Gerek duyulması hâlinde iyileştirme sözü içerecektir.
C) Mevcut İSG yasalarına uyum söz konusu değildir.
D) Belirli aralıklarla gözden geçirilip, uygunluğu ve geçerliliği korunacaktır.
E) İş bittikten sonra kısa süreli gözden geçirilmelidir.

Cevap : D) Belirli aralıklarla gözden geçirilip, uygunluğu ve geçerliliği korunacaktır.

Açıklama : Etkili bir iş sağlığı ve güvenliği (İSG) politikası, yaşayan bir belge olmalıdır. Bu, politikanın oluşturulduktan sonra statik kalmayacağı, aksine;

  • Mevcut İSG yasalarına ve standartlarına tam uyumlu olması (C şıkkı bu nedenle yanlıştır),
  • Yazılı olması (A şıkkındaki “sözlü” ifadesi eksiktir, genellikle yazılı ve tüm çalışanlara duyurulmuş olması beklenir),
  • Uygulanabilir ve sürdürülebilir olması,
  • Taahhütleri (örneğin, sürekli iyileştirme taahhüdü gibi – B şıkkı bunu destekler) içermesi,
  • Ve en önemlisi, belirli aralıklarla (örneğin yılda bir veya mevzuat/koşul değişikliklerinde) gözden geçirilerek güncelliğinin, uygunluğunun ve geçerliliğinin korunması esastır. İş bittikten sonra gözden geçirme yetersizdir (E şıkkı); süreç devam ederken ve periyodik olarak yapılmalıdır.

11. Bakım onarım çalışmalarında iş sağlığı tüzükleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Uygun kişisel donanımlar kullanılmalıdır.
B) Tank ve depo içlerinde yapılacak çalışmalarda bağlantı ağızları kapatılmamalıdır.
C) Basınç altında kazanlar onarılmamalıdır.
D) Uygun ve yeterli aydınlatma sağlanmalıdır.
E) Bakım ve onarım için kazana girmiş olan bir işçiyi gözetleyecek ve gerektiğinde yardım edecek diğer bir işçi kazan kapakları başında bekletilmelidir.

Cevap : B) Tank ve depo içlerinde yapılacak çalışmalarda bağlantı ağızları kapatılmamalıdır.

Açıklama : Kapalı alan çalışmaları olan tank ve depo içlerindeki bakım onarım faaliyetleri yüksek risklidir. Bu tür çalışmalara başlamadan önce, içeriye tehlikeli madde akışını veya sızıntısını önlemek için ilgili tüm boru bağlantı ağızları güvenli bir şekilde kapatılmalı (körlenmeli) ve izole edilmelidir. Dolayısıyla, “bağlantı ağızları kapatılmamalıdır” ifadesi yanlıştır ve hayati tehlike oluşturur. Diğer seçenekler (uygun KKD kullanımı, basınçlı kapların onarılmaması, yeterli aydınlatma, gözetmen bulundurma) doğru ve gerekli güvenlik önlemleridir.

12. Yapı inşaat iskelesinde düşme sonucu meydana gelen iş kazalarında çalışanların vücut bütünlüğü kısmen bozan yaralanmalar veya tamamen bozulan ölüm vakalarında işçinin 1.dereceden yakınları işverenden aşağıdaki tazminatlardan hangisini talep edemez?

A) Maddi tazminat
B) Manevi tazminat
C) Destekten yoksun kalma tazminatı
D) İhbar tazminatı
E) İş görmezlik tazminatı

Cevap : D) İhbar tazminatı

Açıklama : İş kazası sonucu yaralanma veya ölüm durumunda, işçinin kendisi (yaralanma durumunda) veya hak sahibi yakınları (ölüm durumunda) işverenden çeşitli tazminatlar talep edebilir. Bunlar:

  • Maddi Tazminat: Tedavi giderleri, kazanç kaybı gibi maddi zararları kapsar.
  • Manevi Tazminat: Yaşanan acı, elem ve ıstırap nedeniyle talep edilir.
  • Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Ölen işçinin desteğinden mahrum kalan yakınları (eş, çocuk, anne-baba vb.) tarafından talep edilir.
  • İş Görmezlik Tazminatı (Geçici veya Sürekli): İş kazası sonucu çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybeden işçiye ödenir (SGK tarafından ödenen iş göremezlik ödeneği dışında, işverene karşı açılacak davalarda da talep edilebilir).

İhbar Tazminatı ise, iş sözleşmesinin İş Kanunu’nda belirtilen bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedilmesi durumunda ödenen bir tazminat türüdür ve iş kazasıyla doğrudan bir bağlantısı yoktur.

13. Yapı işleri çalışma sürelerinin uzun olduğu ….. değildir.

Yukarıdaki cümledeki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) kalıcı işler
B) düzensiz çalışma saati olan işler
C) geçici işler
D) sık önlem gerektiren işler
E) süreli işler

Cevap : A) kalıcı işler

Açıklama :

14. İskelelerin kurma, sökme ve değişiklik yapılmasında ……..dikkat edilmelidir. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin gelmesi uygundur?

A) iskelelerin her aşamasında yetkili uzman gözetiminde eğitim almış kişiler tarafından yapılmasına
B) iskelele ve bağlantı duvarları arasında 1.00 metre boşluk bulunmasına
C) tekerlekli iskelelerde çalışmalarda kendiliğinden hareket kolaylığı sağlanmasına
D) iskelele elemanlarının montajında tehlikeli bölgelere girişlerin kolaylaştırılmasına
E) iskelele ve bağlantı duvarları arasında 1.50 metre boşluk bulunmasına

Cevap : A) iskelelerin her aşamasında yetkili uzman gözetiminde eğitim almış kişiler tarafından yapılmasına

Açıklama : İskeleler, yapı işlerinde en çok kaza riski taşıyan ekipmanlardan biridir. Bu nedenle iskelelerin kurulması, sökülmesi, üzerinde değişiklik yapılması ve kullanımı büyük bir dikkat ve uzmanlık gerektirir. İlgili mevzuat (“Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği”) gereği, bu işlemlerin tamamı; konuyla ilgili özel eğitim almış, deneyimli ve yetkin kişiler tarafından, sorumlu bir teknik elemanın (yetkili uzman) gözetimi altında yapılmalıdır. Diğer şıklardaki ifadeler ise (1.00 veya 1.50 metre boşluk, kendiliğinden hareket kolaylığı, tehlikeli bölgelere girişin kolaylaştırılması) güvenlik prensipleriyle çelişen veya eksik bilgiler içerir.

15. Halat kullanılmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Çalışma halatı kullanıcının hareket kontrolünü kaybetmesi halinde, düşmesini önlemek için kendiliğinden kilitlenmeyen sisteme sahip olacaktır.
B) Sistemde en az üç ayrı kancalı halt kullanılmalıdır.
C) Sistemde en az iki ayrı kancalı halat kullanılmalıdır.
D) İşçi tarafından kullanılan alet ve diğer aksesuarlar paraşütçü tipi emniyet kemerine bağlanmadan güvenli hâle getirilecektir.
E) Sistemde kancalı bir adet halat kullanılmalıdır.

Cevap : C) Sistemde en az iki ayrı kancalı halat kullanılmalıdır.

Açıklama : Halat kullanarak yüksekte yapılan çalışmalarda (iple erişim) güvenlik hayati önem taşır. Bu tür çalışmalarda genellikle çift halat sistemi kullanılır:

  1. Çalışma Halatı (İple İniş-Çıkış Sistemi): Ana çalışma, pozisyon alma, iniş ve çıkış için kullanılır.
  2. Güvenlik Halatı: Çalışma halatında bir sorun olması veya kullanıcının düşmesi durumunda devreye giren, ayrı bir ankraj noktasına bağlı, üzerinde düşmeyi durdurucu bir mekanizma (örneğin, kendiliğinden kilitlenen mobil düşüş durdurucu) bulunan yedek güvenlik sistemidir.

Bu nedenle, sistemde en az iki ayrı kancalı halatın kullanılması esastır. A şıkkı “kilitlenmeyen sistem” dediği için yanlıştır. D şıkkı “bağlanmadan güvenli hale getirilecektir” ifadesiyle çelişkilidir; aletler düşmemesi için bağlanmalıdır. Tek halat (E şıkkı) ise yeterli güvenlik sağlamaz.

16. Tam yüz maske solunum cihazı, kimyasal maddelere dayanıklı elbise, iç ve dış eldivenler ile botlardan oluşan kişisel koruycu ekipmanlar (KKE) aşağıdaki hangi seviyede tercih edilmektedir?

A) B seviye KKE
B) C seviye KKE
C) A seviye KKE
D) D seviye KKE
E) E seviye KKE

Cevap : C) A seviye KKE

Açıklama : Kişisel Koruyucu Ekipman (KKE) seviyeleri, maruz kalınan tehlikenin türüne ve düzeyine göre belirlenir. Genellikle ABD’deki EPA (Çevre Koruma Ajansı) veya OSHA (İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi) sınıflandırmaları referans alınır:

  • Seviye A: En yüksek düzeyde cilt, solunum ve göz koruması gerektiren durumlar için kullanılır. Tamamen kapalı, gaz sızdırmaz kimyasal koruyucu elbise ve pozitif basınçlı, kendi kendine yeten solunum cihazı (SCBA) içerir.
  • Seviye B: En yüksek düzeyde solunum koruması ancak daha düşük seviyede cilt koruması gerektiğinde kullanılır. Pozitif basınçlı SCBA ve kimyasallara dayanıklı elbise (ancak Seviye A kadar sızdırmaz değil) içerir.
  • Seviye C: Havadaki zararlıların türü ve konsantrasyonu bilindiğinde ve hava temizleyici bir solunum cihazı (örneğin, filtreli tam yüz maskesi) yeterli olduğunda kullanılır. Kimyasallara dayanıklı elbise de giyilir.
  • Seviye D: Özel bir solunum veya cilt korumasının gerekmediği, sadece standart iş elbisesi (örneğin tulum, baret, iş ayakkabısı) ve göz korumasının yeterli olduğu durumlar için kullanılır.

Soruda tanımlanan ekipmanlar (tam yüz maske solunum cihazı, kimyasallara dayanıklı elbise vb.) en yüksek koruma seviyelerinden birini işaret etmektedir. Verilen seçenekler arasında A seviyesi bu tanıma en uygun olanıdır ve en kapsamlı korumayı sağlar.

17. Üst düzey yönetici ve ziyaretçiler aşağıda yer alan hangi renk baret kullanmalıdır?

A) Beyaz
B) Kırmızı
C) Yeşil
D) Mavi
E) Sarı

Cevap : A) Beyaz

Açıklama : İnşaat sahalarında ve bazı endüstriyel tesislerde baret renkleri, çalışanların görevlerini veya statülerini hızlıca ayırt etmeye yardımcı olmak amacıyla bir tür standartlaşmaya gitmiştir. Genel kabul görmüş yaygın uygulamaya göre:

  • Beyaz Baret: Yöneticiler, mühendisler, mimarlar, teknik uzmanlar ve ziyaretçiler tarafından kullanılır.
  • Sarı Baret: İşçiler ve genel saha çalışanları tarafından kullanılır.
  • Mavi Baret: Bakım grupları, operatörler veya formenler tarafından kullanılabilir.
  • Yeşil Baret: Sağlık personeli veya iş güvenliği uzmanları tarafından kullanılabilir.
  • Kırmızı Baret: Yangınla mücadele ekipleri veya acil durum personeli tarafından kullanılır.

Bu renk kodlaması her işyerinde birebir aynı olmayabilir ancak beyaz baretin yöneticiler ve ziyaretçiler için kullanılması oldukça yaygın bir uygulamadır.

18. Çalışma ortamında işçiler, (KKD olarak) ….. renk baret kullanmaktadırlar. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin gelmesi uygundur?

A) mavi
B) kırmızı
C) sarı
D) yeşil
E) beyaz

Cevap : C) sarı

Açıklama : Önceki sorunun açıklamasında da belirtildiği gibi, çalışma sahalarında baret renkleri belirli rolleri temsil edebilir. En yaygın ve genel kabul gören uygulamaya göre, sahada çalışan işçiler genellikle sarı renk baret kullanırlar. Bu, onların diğer rollerdeki personelden (yöneticiler, ziyaretçiler, acil durum ekipleri vb.) kolayca ayırt edilmesini sağlar.

19. Bakım onarım faaliyetlerinde kazaların meydana geliş şekilleri aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmaktadır?

A) Çalışma faaliyetlerinin düzenli yapılması
B) Çalışma faaliyetlerinin planlı yapılması
C) Çalışmalarda kalifiye eleman eksikliği
D) Çalışma ortamında aydınlatma sağlanması
E) Çalışma için gerekli yerlerden izin alınması

Cevap : C) Çalışmalarda kalifiye eleman eksikliği

Açıklama : Bakım onarım faaliyetleri, genellikle rutin dışı, potansiyel olarak tehlikeli enerji kaynaklarıyla ve karmaşık ekipmanlarla çalışmayı içerir. Bu tür işlerde kazaların meydana gelmesinde birçok faktör rol oynayabilir. Ancak, seçenekler arasında kazaların temel nedenlerinden biri olarak öne çıkan faktör “Çalışmalarda kalifiye eleman eksikliği”dir. Yeterli eğitim, bilgi, beceri ve deneyime sahip olmayan (yani kalifiye olmayan) kişilerin bakım onarım yapması, tehlikeleri fark edememelerine, yanlış müdahalelerde bulunmalarına ve dolayısıyla kazalara yol açmalarına neden olabilir. Diğer seçenekler (düzenli ve planlı çalışma, yeterli aydınlatma, izinlerin alınması) ise kazaları önleyici faktörlerdir, kaza nedeni değildir.

20. İnşaat işyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği, ……… ile yapılan işleri kapsamaz. Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin gelmesi uygundur?

A) elektrik işleri
B) dolgu işleri
C) maden ocakları
D) sıhhi tesisat
E) toprak kazı

Cevap : C) maden ocakları

Açıklama : “Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği” ve genel İSG mevzuatı, inşaat ve yapı işlerini kapsar. Bu kapsama giren işler arasında elektrik işleri, dolgu işleri, sıhhi tesisat, toprak kazı gibi faaliyetler bulunur. Ancak, maden ocakları (yer altı ve yerüstü madencilik faaliyetleri) kendi özel riskleri, çalışma koşulları ve teknolojileri nedeniyle ayrı ve özel bir İSG mevzuatına tabidir (“Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği” gibi). Dolayısıyla, genel inşaat işyeri İSG düzenlemeleri doğrudan maden ocaklarındaki tüm faaliyetleri kapsamaz; madencilik için daha spesifik kurallar geçerlidir.

@lolonolo_com

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

Auzef Bölümler İş Sağlığı Ve Güvenliği Lisans-min Telegram İş sağlığı Ve güvenliği

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği 2024-2025 Vize Soruları

BEN_BEN

Auzef, Anadolu-Aöf, Ata-Aöf, SEGEM, Açık Lise, Ales, DGS, LGS, ilokul,  Ortaokul, English, TOEFL