LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Çatışma Çözüm ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme Sorular
auzefÇatışma Çözüm Ve Müzakere TeknikleriSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Çatışma Çözüm ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme Sorular

Çatışma Çözüm ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Çatışma Çözüm ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme Sorular

#1. Sistem yaklaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: C) Sistem yaklaşımına göre düzensizlik ve uyumsuzluklar, sistemin içerisindeki güç dağılımını, yani yapıyı değiştirme potansiyeline eriştiğinde çatışma potansiyeli ortadan kalkar. | Açıklama: Sistem yaklaşımına göre, düzensizlik ve uyumsuzluklar sistemin yapısını değiştirme potansiyeline ulaştığında çatışma potansiyeli ortadan kalkmaz, tam aksine en üst seviyeye çıkar ve sistemin dönüşümüne yol açabilir.

#2. Sorun çözme faaliyetleri aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ilişkilendirilmez?

Cevap: B) Tırmandırma | Açıklama: Çalışma atölyeleri, beyin fırtınası, arabuluculuk gibi faaliyetler sorun çözme sürecinin yapıcı unsurlarıdır. ”Tırmandırma” (escalation) ise sorunun çözülmesi değil, aksine daha da büyümesi ve şiddetlenmesi anlamına gelir.

#3. Çatışma ve toplumsal kimlik arasındaki nedensellik ilişkisine dair aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: E) Toplumsal psikolojinin regresyona girmesi çatışmaları tetikleyebilir ama çatışmaların toplumsal psikoloji üzerinde bir etkisi yoktur. | Açıklama: İlişki tek yönlü değildir. Toplumsal psikolojideki gerileme (regresyon) çatışmaları tetikleyebileceği gibi, yaşanan yoğun çatışmalar da travmalar yaratarak toplumsal psikolojiyi olumsuz etkiler ve gerilemeye yol açabilir.

#4. İyi bir müzakere sürecinin özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: D) Sıfır toplamlı oyun kurallarına uygun olma | Açıklama: İyi bir müzakere, bir tarafın kazancının diğerinin kaybı anlamına geldiği ”sıfır toplamlı oyun” mantığından uzaklaşır. Bunun yerine, tüm tarafların kazançlı çıkabileceği (kazan-kazan) ve ortak çıkarları gözeten çözümler üretmeyi hedefler.

#5. Aşağıdakilerden hangisi Saunders’in belirlediği müzakere aşamalarından biri değildir?

Cevap: B) Barış dönemi | Açıklama:

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıdakilerden hangisi büyük grup kimliğini güçlendiren etkinlikler arasında gösterilemez?

Cevap: C) Parlamentolar arası dostluk grupları oluşturulması | Açıklama: Diğer şıklar, bir ulusun ortak geçmişini, zaferlerini ve travmalarını hatırlatarak kolektif kimliği güçlendiren etkinliklerdir. Parlamentolar arası dostluk grupları ise içe dönük bir kimlik inşasından çok, dışa dönük diplomatik bir faaliyettir.

#7. Aşağıdakilerden hangisi savaşa başvurmanın haklı sayılabilmesi (Jus ad bellum) için dikkat edilmesi gereken beş ilke arasında değildir?

Cevap: D) Siviller savaşın kötü etkilerinden korunmalıdır. | Açıklama: ”Sivillerin savaşın kötü etkilerinden korunması” ilkesi, savaşa başvurmanın haklılığı (Jus ad bellum) ile değil, savaş sırasındaki davranışların haklılığı (Jus in bello) ile ilgili bir ilkedir.

#8. Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda uluslararası çatışmaların doğasını belirleyen unsurlardan değildir?

Cevap: D) Topyekün savaş ya da mutlak savaş olarak nitelendirilen çatışmaların yaygınlaşması | Açıklama: 19. yüzyıl, genel olarak Viyana Kongresi sonrası kurulan ”Avrupa Uyumu” sayesinde sınırlı ve diplomatik savaşların yaşandığı bir dönemdir. Tüm ulusun kaynaklarının seferber edildiği ”topyekün savaş” kavramı ise 19. yüzyıla değil, 20. yüzyıldaki I. ve II. Dünya Savaşlarına aittir.

#9. Barış çağrılarının çıkar temelli olduğunu belirten yargıyla örtüşmeyen örnek hangisidir?

Cevap: A) Batı’daki emekçi sınıfların, devrim yoluyla değişim sağlanabileceğine inanarak toplumsal barış konusunda seslerini yükseltmeleri | Açıklama:

#10. Regresyon kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: B) Regresyondaki büyük grubun çatışma potansiyeli son derece düşüktür. | Açıklama: Toplumsal regresyon (gerileme), grubun kimliğini tehdit altında hissettiği, panik ve kaosun yaşandığı bir durumdur. Bu durum, grubun savunmacı ve saldırgan bir tutum sergilemesine yol açtığı için çatışma potansiyelini düşürmez, tam aksine artırır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Aşağıdakilerden hangisi müzakerelerde davranış kalıpları arasında yer almaz?

Cevap: C) Uzaklaşma | Açıklama: Müzakere davranışları genellikle rekabet, iş birliği, uzlaşma ve tavizkâr olma gibi etkileşim kalıplarını içerir. ”Uzaklaşma” ise bir müzakere davranışı değil, müzakereden kaçınma durumudur.

#12. Aşağıdaki önermelerden hangisi “kimlik, ötekileştirme ve çatışma” arasındaki nedensellik ilişkisi ile ilgili değildir?

Cevap: A) Konformist (uydumcu) olmayı reddeden ve yürürlükteki standartlara ve geleneklere karşı çıkan davranışlar, toplumsal istikrarı ortadan kaldırır ve çatışmalara neden olur. | Açıklama: Bu önerme, kimlik ve ötekileştirme süreçlerinden çok, sapkınlık ve toplumsal kontrol mekanizmalarıyla ilgili bir açıklamadır.

#13. İnsan haklarını ön plana çıkaran yaklaşım ile çatışma çözümü yaklaşımı arasında yapılan karşılaştırmaya dair aşağıdakilerden hangisi hatalıdır?

Cevap: D) İnsan hakları ile ilgili çabalarla çatışma çözümü çabaları arasında bir gerilimden söz edilemez; iki yaklaşım arasında sadece bir tamamlayıcılık ilişkisi söz konusudur. | Açıklama: İnsan hakları yaklaşımı (adalet odaklı) ile çatışma çözümü yaklaşımı (istikrar odaklı) arasında zaman zaman bir gerilim olabilir. Örneğin, acil barışı sağlamak için bazı adalet taleplerinden geçici olarak feragat edilmesi gerekebilir. Bu nedenle aralarında sadece tamamlayıcılık olduğu, gerilim olmadığı iddiası hatalıdır.

#14. Müzakereler sırasında çıkarların ve ihtiyaçların karşılanması çabaları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: C) Çatışmada asıl olan tarafların ihtiyaçları ve çatışan çıkarları değil, pozisyonlarıdır. | Açıklama: Müzakere teorisine göre, çatışmada asıl olan tarafların değişmez gibi görünen ”pozisyonları” değil, bu pozisyonların arkasında yatan temel ”ihtiyaçlar” ve ”çıkarlar”dır. Başarılı bir müzakere, pozisyonlara takılıp kalmak yerine bu temel ihtiyaçları karşılamaya odaklanır.

#15. Aşağıdakilerden hangisi toplumsal çatışmaların çözümü için atılması gereken adımlar arasında gösterilemez?

Cevap: E) Çatışmalara müdahil olma potansiyeli taşıyan büyük güçlerin çatışma bölgesinden uzak tutulması | Açıklama: Toplumsal çatışmaların çözümünde, uluslararası toplumun ve büyük güçlerin yapıcı bir rol oynaması ve çözüm sürecine destek vermesi genellikle gereklidir. Bu güçleri tamamen süreçten uzak tutmak, çözüm için gerekli kaynak ve meşruiyetin eksik kalmasına neden olabilir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. BM Genel Sekreteri tarafından yayınlanan arabuluculuk rehberi “arabuluculuk çabaları çerçevesinde gözetilmesi gereken temel esasları” tanımlamaktadır.Aşağıdakilerden hangisi bu esaslar arasında değildir?

Cevap: E) Zorlama | Açıklama: Arabuluculuğun temel ilkesi, tarafların sürece kendi rızalarıyla katılmasıdır. Arabulucu, taraflara bir çözümü dayatamaz veya onları sürece katılmaya ”zorlayamaz”.

#17. Realist (gerçekçi) uluslararası ilişkiler teorisinin çatışma olgusuna yaklaşımları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: A) Adalet, demokratik süreçler, basın özgürlüğü, güvenilir hükümet her daim övülür. | Açıklama: Realist teoriye göre, uluslararası ilişkilerde temel olan devletin ulusal çıkarı ve gücüdür. Adalet, demokrasi gibi ahlaki değerler, ancak ulusal çıkarlara hizmet ettiği ölçüde önemlidir ve realist yaklaşımda her daim övülmez.

#18. Uluslararası sistemde sistemi tümüyle kontrol eden bir üst siyasi otoritenin bulunmaması “Uluslararası sistemin yapısı anarşiktir.” şeklinde ifade edilmektedir. Anarşi uluslararası ortamın tümüyle kaotik olduğu anlamına gelmez.
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası sistemin tümüyle kaotik hale gelmesini engelleyen faktörler arasında gösterilemez?

Cevap: B) Devletlerin iç hukuk sistemleri | Açıklama: Uluslararası sistemdeki anarşiyi düzenleyen faktörler; uluslararası hukuk, diplomatik teamüller ve uluslararası kurumlar gibi devletler ”arası” mekanizmalardır. Devletlerin kendi ”iç” hukuk sistemleri ise uluslararası anarşiyi değil, kendi iç düzenlerini sağlar.

#19. Çatışmanın tırmanma süreci ile ilgili kavramlar aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru sırayla verilmiştir?

Cevap: A) Farklılaşma, zıtlaşma, kutuplaşma, şiddet, savaş | Açıklama: Bir çatışmanın tırmanma süreci genellikle; gruplar arasında ”farklılaşma”nın başlaması, bu farklılıkların ”zıtlaşma”ya dönüşmesi, tarafların kendi içlerinde birleşip karşı tarafı tamamen düşman olarak gördüğü ”kutuplaşma”, ardından ”şiddet” eylemleri ve son olarak da organize ”savaş” aşamalarını takip eder.

#20. Jeopolitik ile çatışma olgusu arasındaki nedensellik bağlantısı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevap: E) Küresel ve bölgesel haritalarda ön plana çıkarılan bazı noktaların kontrolü için geliştirilen politikalar çatışmalara ve savaşlara neden olmaktadır. | Açıklama: Jeopolitik, coğrafyanın siyaset üzerindeki etkisini inceler. Bu bağlamda, stratejik geçiş yolları, enerji kaynakları gibi coğrafi olarak önemli noktaların kontrolü için devletlerin yürüttüğü politikalar, uluslararası çatışmaların ve savaşların en temel nedenlerinden biridir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Çatışma Çözüm ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme

Çatışma Çözümleme ve Müzakere Teknikleri: Teorik Çerçeveler ve Uygulamalar

Giriş

Bu makalede, çatışma çözümleme ve müzakere tekniklerinin temel prensipleri, insan hakları ile çatışma arasındaki ilişki, savaşın haklılığı, toplumsal çatışmaların çözümü, müzakere süreçleri ve çatışmanın tırmanma aşamaları 2024-2025 bütünleme sınavı soruları temel alınarak detaylı bir şekilde incelenecektir. Amaç, çatışmaların doğasını anlamak ve barışçıl çözüm yollarını kavramaktır.

İnsan Hakları ve Çatışma Çözümü Yaklaşımları Arasındaki İlişki

İnsan haklarını ön plana çıkaran yaklaşım ile çatışma çözümü yaklaşımı arasında hem bir gerilim hem de bir tamamlayıcılık ilişkisi söz konusudur. İnsan hakları evrensel ve vazgeçilmez hakların güvence altına alınmasını hedeflerken, çatışma çözümü şiddetin sona erdirilmesine odaklanır. Bu iki yaklaşım arasında zaman zaman öncelik farklılıkları nedeniyle gerilim yaşanabilmektedir.

BM Arabuluculuk Rehberi ve Temel Esasları

BM Genel Sekreteri tarafından yayınlanan arabuluculuk rehberi, arabuluculuk çabaları çerçevesinde hazırlıklı olmak, tarafsızlık, taraflardan gerekli rızanın alınması ve uluslararası hukuka uygunluk gibi temel esasların gözetilmesi gerektiğini belirtir. Zorlama ise arabuluculuğun temel prensiplerinden biri değildir.

Haklı Savaş Teorisi (Jus ad bellum) İlkeleri

Savaşa başvurmanın haklı sayılabilmesi (Jus ad bellum) için savaşın haklı nedene dayanması, başvuran tarafın meşru otorite olması, iyi niyetli olması ve savaşın son çare olması gibi ilkeler bulunur. Sivillerin savaşın kötü etkilerinden korunması ise savaş sırasındaki davranışlarla (Jus in bello) ilgili bir ilkedir.

Toplumsal Çatışmaların Çözümü İçin Adımlar

Toplumsal çatışmaların çözümü için eşitlikçi yaklaşımın benimsetilmesi, ulusal ve küresel düzeyde çatışma çözümü kurumları oluşturulması, sorunların bütüncül ele alınması ve mevcut kurumların güçlendirilmesi gerekir. Çatışmalara müdahil olma potansiyeli taşıyan büyük güçlerin tamamen bölgeden uzak tutulması her zaman uygun bir çözüm değildir, yapıcı rolleri de olabilir.

Müzakerelerde Çıkarlar ve İhtiyaçlar

Müzakereler sırasında asıl olan tarafların pozisyonları değil, bu pozisyonların arkasında yatan ihtiyaçları ve çatışan çıkarlarıdır. Başlangıçta belirlenen pozisyonlar bazen müzakere kapasitesini sınırlayabilir ve yetersiz bilgi kör dövüşüne yol açabilir. Öteden beri devam eden ve sonuçlandırılamayan müzakereler genellikle ihtiyaçlara dayalı soyut değerler üzerinden yürütüldüğü için çözümsüz kalır.

19. Yüzyılda Uluslararası Çatışmaların Doğası

19. yüzyıl, Viyana Kongresi ile başlayan Avrupa Ahengi dönemini içerir ve güç dengesi anlayışına dayalı diplomasi bu dönemde altın çağını yaşamıştır. Buhar gücünün ve fabrika üretiminin yaygınlaşması ideolojik ayrışmaların temellerini atmıştır. Ancak topyekün savaşların yaygınlaşması 19. yüzyıla değil, 20. yüzyıla aittir.

Müzakere Aşamaları (Saunders)

Saunders’in belirlediği müzakere aşamaları arasında senaryo inşası, müzakere, ilişkilerin ve sorunların konumlandırılması ve ortak çözüm iradesi geliştirilmesi yer alır. Barış dönemi ise bir aşama değil, sonucudur.

İyi Bir Müzakere Sürecinin Özellikleri

İyi bir müzakere süreci, kaliteli ve kalıcı anlaşmalar üretmeyi, tüm tarafların temel ihtiyaçlarına cevap vermeyi, hedefin gerçekleşmesini engelleyecek etkileşimleri ortadan kaldırmayı ve uygulanması kolay anlaşmalar üretmeyi hedefler. Sıfır toplamlı oyun kurallarına uygun olmak iyi bir müzakere özelliği değildir, kazan-kazan ilkesi esastır.

Toplumsal Regresyon ve Çatışma Potansiyeli

Regresyon, büyük grubun kimlik ihtiyacını karşılama konusunda yetersiz kalması nedeniyle ortaya çıkar ve yüksek düzeyde endişe, kaos ve panik gözlemlenir. Bu durumdaki grup üyeleri ilkel zihinsel mekanizmaları paylaşarak kendi kendini yeniden örgütler ve narsistik ve paranoyak karakteristikler sergilemeye başlar. Regresyondaki büyük grubun çatışma potansiyeli düşüktür bilgisi yanlıştır, aksine artar.

Jeopolitik ve Çatışma Arasındaki Nedensellik Bağlantısı

Küresel ve bölgesel haritalarda ön plana çıkarılan bazı noktaların kontrolü için geliştirilen politikalar, çatışmalara ve savaşlara neden olmaktadır. Bu durum jeopolitik ile çatışma arasındaki doğrudan nedensellik bağlantısını gösterir.

Realist Uluslararası İlişkiler Teorisi ve Çatışma

Realist uluslararası ilişkiler teorisi, çatışmayı bir güç mücadelesi olarak görür ve Makyavelist bir ahlaki tutum benimser. Realistler, gerektiğinde rakiplerin gücünü boşa çıkaracak yöntemler geliştirebilir ve aktörler yetersiz gördüklerinde ittifaklar kurabilirler. Adalet, demokratik süreçler, basın özgürlüğü gibi değerler realist yaklaşımda her daim övülmez, ancak ulusal çıkarlara hizmet ettiği ölçüde önem kazanır.

Sistem Yaklaşımı ve Çatışma Çözümü

Sistem yaklaşımına göre çatışmalar sosyal sistemlerdeki düzensizlik ve uyumsuzlukların yansımalarıdır ve güç ve etkinin etkileşiminden doğar. Bu yaklaşım güvenlik, istikrar, eşitlik, adalet, iş birliği ve hoşgörüyü aynı anda hedefleyen çok disiplinli bir çerçeve önerir. Düzensizlik ve uyumsuzluklar, sistemdeki güç dağılımını değiştirme potansiyeline eriştiğinde çatışma potansiyeli ortadan kalkmaz, zirveye çıkar.

Uluslararası Sistemin Anarşik Yapısı ve Engelleyici Faktörler

Uluslararası sistemin tümüyle kaotik hale gelmesini engelleyen faktörler arasında uluslararası hukuk, diplomatik teamüller, uluslararası kurumlar ve uluslararası rejimler yer alırken, devletlerin iç hukuk sistemleri bu kapsamda değerlendirilmez.

Çatışma ve Toplumsal Kimlik Arasındaki İlişki

Grup çatışmasını realist açıdan açıklayan teoriler, çıkar çatışmalarının benmerkezciliğe neden olduğunu ileri sürer. Çatışmanın patlak vermesiyle devreye giren algısal, bilişsel, duygusal ve davranışsal mekanizmalar iyi yönetilemediğinde çatışma derinleşir. Sosyal kimlik teorisine göre sadece bir grup üyesi olmak bile ayrımcılık ve çatışma için psikolojik ortam hazırlayabilir. Toplumsal psikolojinin regresyona girmesi çatışmaları tetikleyebilir ve çatışmalar da toplumsal psikoloji üzerinde etki bırakır.

Büyük Grup Kimliğini Güçlendiren Etkinlikler

Tarihi kahramanların mitleştirilmesi, tarihi zaferlerin canlandırılması ve bağımsızlık günlerinin kutlanması gibi etkinlikler büyük grup kimliğini güçlendirir. Parlamentolar arası dostluk grupları oluşturulması ise dışa dönük diplomatik bir faaliyettir.

Müzakerelerde Davranış Kalıpları

Müzakerelerde uzlaşı, rekabet, iş birliği ve tavizkâr tutum gibi davranış kalıpları yer alırken, uzaklaşma bir müzakere davranışı değildir, müzakereden kaçınmadır.

Kimlik, Ötekileştirme ve Çatışma Arasındaki İlişki

Konformist olmayı reddeden davranışların toplumsal istikrarı ortadan kaldırarak çatışmalara neden olması, kimlik ve ötekileştirme süreçleriyle doğrudan ilgili değildir.

Sorun Çözme Faaliyetleri ve Tırmandırma Kavramı

Sorun çözme faaliyetleri çalışma atölyeleri, beyin fırtınası, arabuluculuk ve çözüm önerileri ile ilişkilidir. Tırmandırma ise sorunun çözülmesi değil, aksine büyümesi anlamına gelir.

Barış Çağrılarının Çıkar Temelli Olduğu Yaklaşım

Batı’daki emekçi sınıfların, devrim yoluyla değişim sağlanabileceğine inanarak toplumsal barış konusunda seslerini yükseltmeleri, barış çağrılarının çıkar temelli olduğunu belirten yargıyla örtüşmeyen bir örnektir.

Çatışmanın Tırmanma Süreci

Çatışmanın tırmanma süreci sırasıyla farklılaşma, zıtlaşma, kutuplaşma, şiddet ve savaş aşamalarını takip eder.

Sonuç

Çatışma çözümleme ve müzakere teknikleri, bireysel, grupsal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlıkları anlamak ve yönetmek için kritik öneme sahiptir. Çatışmaların doğasını, tırmanma süreçlerini ve barışçıl çözüm yollarını kavramak, daha istikrarlı ve adil toplumların inşası için vazgeçilmezdir.

@lolonolo_com

Çatışma Çözüm ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme

Çatışma Çözümleme ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme

1- İnsan haklarını ön plana çıkaran yaklaşım ile çatışma çözümü yaklaşımı arasında yapılan karşılaştırmaya dair aşağıdakilerden hangisi hatalıdır?

A) İnsan hakları çabaları her bireyin vazgeçilemez ve geri alınamaz haklarının ne pahasına olsun güvence altına alınmasını amaçlar. Çatışma çözümü yaklaşımında ise temel amaç şiddetin bir an önce sona ermesidir.
B) İnsan hakları arayışı ile çatışma çözümü yaklaşımı arasında hem bir gerilimden, ama aynı zamanda bir tamamlayıcılık ilişkisinden söz edilebilir.
C) İnsan hakları uzun erimli bir istikrar ve huzur arayışı içerisinde iken, çözümü yaklaşımı şiddetin durdurulması için görece daha acil önlemleri ön plana çıkarır.
D) İnsan hakları ile ilgili çabalarla çatışma çözümü çabaları arasında bir gerilimden söz edilemez; iki yaklaşım arasında sadece bir tamamlayıcılık ilişkisi söz konusudur.
E) Tarih boyunca ortaya çıkan çatışmalarda önce istikrar diyenlerle önce adalet diyenler arasında bir gerilimin yaşandığını gözlemlemek mümkündür. Bu gerilimi ortadan kaldırmanın tek yolu güçlü iktidarın hem istikrarı sağlaması ve hem de adil davranmasıdır.

Cevap : D) İnsan hakları ile ilgili çabalarla çatışma çözümü çabaları arasında bir gerilimden söz edilemez; iki yaklaşım arasında sadece bir tamamlayıcılık ilişkisi söz konusudur.

Açıklama : İnsan hakları yaklaşımı (adalet odaklı) ile çatışma çözümü yaklaşımı (istikrar odaklı) arasında zaman zaman bir gerilim olabilir. Örneğin, acil barışı sağlamak için bazı adalet taleplerinden geçici olarak feragat edilmesi gerekebilir. Bu nedenle aralarında sadece tamamlayıcılık olduğu, gerilim olmadığı iddiası hatalıdır.

2- BM Genel Sekreteri tarafından yayınlanan arabuluculuk rehberi “arabuluculuk çabaları çerçevesinde gözetilmesi gereken temel esasları” tanımlamaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi bu esaslar arasında değildir?

A) Hazırlıklı olmak
B) Tarafsızlık
C) Taraflardan gerekli rızanın alınması
D) Uluslararası hukuka uygunluk
E) Zorlama

Cevap : E) Zorlama

Açıklama : Arabuluculuğun temel ilkesi, tarafların sürece kendi rızalarıyla katılmasıdır. Arabulucu, taraflara bir çözümü dayatamaz veya onları sürece katılmaya “zorlayamaz”.

3- Aşağıdakilerden hangisi savaşa başvurmanın haklı sayılabilmesi (Jus ad bellum) için dikkat edilmesi gereken beş ilke arasında değildir?

A) Savaşa başvuran taraf iyi/doğru niyetli olmalıdır.
B) Savaş haklı nedene dayalı olmalıdır.
C) Savaşa başvuran taraf meşru otorite olmalıdır.
D) Siviller savaşın kötü etkilerinden korunmalıdır.
E) Savaştan önce siyasi, diplomatik vb. tüm diğer yollar tüketilmeli, savaş son çare olmalıdır

Cevap : D) Siviller savaşın kötü etkilerinden korunmalıdır.

Açıklama : “Sivillerin savaşın kötü etkilerinden korunması” ilkesi, savaşa başvurmanın haklılığı (Jus ad bellum) ile değil, savaş sırasındaki davranışların haklılığı (Jus in bello) ile ilgili bir ilkedir.

4- Aşağıdakilerden hangisi toplumsal çatışmaların çözümü için atılması gereken adımlar arasında gösterilemez?

A) Eşitlikçi yaklaşımın tüm bireylere ve toplumsal kesimlere benimsetilmesi
B) Ulusal ya da küresel düzeyde çatışma çözümü kurumları oluşturulması
C) Sorunların bütüncül ve evrensel yaklaşımlarla ele alınması
D) Mevcut çatışma ve uyuşmazlık çözümü kurumlarının ihtiyaçlara cevap verebilecek hale getirilmesi
E) Çatışmalara müdahil olma potansiyeli taşıyan büyük güçlerin çatışma bölgesinden uzak tutulması

Cevap : E) Çatışmalara müdahil olma potansiyeli taşıyan büyük güçlerin çatışma bölgesinden uzak tutulması

Açıklama : Toplumsal çatışmaların çözümünde, uluslararası toplumun ve büyük güçlerin yapıcı bir rol oynaması ve çözüm sürecine destek vermesi genellikle gereklidir. Bu güçleri tamamen süreçten uzak tutmak, çözüm için gerekli kaynak ve meşruiyetin eksik kalmasına neden olabilir.

5- Müzakereler sırasında çıkarların ve ihtiyaçların karşılanması çabaları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Kimi zaman başlangıçta belirlenen pozisyonlar toteme (dokunulmaz, tartışılmaz konulara) dönüşebilir ve bu durum süreci yönetenlerin müzakere kapasitelerini sınırlandırabilir.
B) Tarafların çıkarları ve ihtiyaçları ile ilgili yeterli bilgi edinilememişse müzakereler kör dövüşüne dönebilir.
C) Çatışmada asıl olan tarafların ihtiyaçları ve çatışan çıkarları değil, pozisyonlarıdır.
D) Müzakereler sırasında güçlü aktörler daha ziyade çıkarlarının peşinden koşarken, zayıf aktörler daha ziyade soyut ihtiyaçları ile meşgul olurlar.
E) Öteden beri devam eden ve bir türlü sonuçlandırılmayan müzakere süreçleri yakından incelendiğinde, bunların ihtiyaçlara dayalı soyut değerler üzerinden yürütüldüğü ve bu nedenle de sonuçlandırılmadığı görülmektedir.

Cevap : C) Çatışmada asıl olan tarafların ihtiyaçları ve çatışan çıkarları değil, pozisyonlarıdır.

Açıklama : Müzakere teorisine göre, çatışmada asıl olan tarafların değişmez gibi görünen “pozisyonları” değil, bu pozisyonların arkasında yatan temel “ihtiyaçlar” ve “çıkarlar”dır. Başarılı bir müzakere, pozisyonlara takılıp kalmak yerine bu temel ihtiyaçları karşılamaya odaklanır.

6- Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda uluslararası çatışmaların doğasını belirleyen unsurlardan değildir?

A) Buhar gücünün ve fabrika üretiminin yaygınlaşmasıyla büyük şehirlerin ve ideolojik ayrışmalarının temellerinin atılması
B) 1815 Viyana Kongresi ile birlikte başlayan Avrupa Ahengi adı verilen istikrar döneminin 1871 yılına dek devam etmesi
C) Westphalia Barış Antlaşması ile kurulan uluslararası sitemin temellerinin özellikle savaş, barış ve refah kavramları çerçevesinde hızla değişmesi
D) Topyekün savaş ya da mutlak savaş olarak nitelendirilen çatışmaların yaygınlaşması
E) Güç dengesi anlayışına dayalı istikrar ortamında diplomasi anlayışının altın çağını yaşaması

Cevap : D) Topyekün savaş ya da mutlak savaş olarak nitelendirilen çatışmaların yaygınlaşması

Açıklama : 19. yüzyıl, genel olarak Viyana Kongresi sonrası kurulan “Avrupa Uyumu” sayesinde sınırlı ve diplomatik savaşların yaşandığı bir dönemdir. Tüm ulusun kaynaklarının seferber edildiği “topyekün savaş” kavramı ise 19. yüzyıla değil, 20. yüzyıldaki I. ve II. Dünya Savaşlarına aittir.

7- Aşağıdakilerden hangisi Saunders’in belirlediği müzakere aşamalarından biri değildir?

A) Senaryo inşası
B) Barış dönemi
C) Müzakere
D) İlişkilerin ve sorunların konumlandırılması
E) Ortak çözüm iradesi geliştirilmesi

Cevap : B) Barış dönemi

Açıklama :

8- İyi bir müzakere sürecinin özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Kaliteli ve kalıcı anlaşmalar üretme
B) Tüm tarafların temel ihtiyaçlarına cevap verme
C) Hedefin gerçekleşmesini engelleyecek etkileşimleri ortadan kaldırma
D) Sıfır toplamlı oyun kurallarına uygun olma
E) Uygulanması kolay anlaşmalar üretme

Cevap : D) Sıfır toplamlı oyun kurallarına uygun olma

Açıklama : İyi bir müzakere, bir tarafın kazancının diğerinin kaybı anlamına geldiği “sıfır toplamlı oyun” mantığından uzaklaşır. Bunun yerine, tüm tarafların kazançlı çıkabileceği (kazan-kazan) ve ortak çıkarları gözeten çözümler üretmeyi hedefler.

@lolonolo_com

Çatışma Çözüm ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme

Çatışma Çözümleme ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme

9- Regresyon kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Regresyon büyük grubun kimlik ihtiyacını karşılama konusunda yetersiz kalması nedeniyle ortaya çıkar.
B) Regresyondaki büyük grubun çatışma potansiyeli son derece düşüktür.
C) Regresyondaki grup üyeleri arasında yüksek düzeyli endişe, kaos ve panik gözlemlenir.
D) Regresyondaki büyük grup üyeleri ilkel zihinsel mekanizmaları paylaşarak ve kullanarak kendi kendini yeniden örgütlemeye gider.
E) Panik atmosferinden uzaklaşmak isteyen ve regresyon deneyimlemekte olan “büyük grup” üyeleri narsistik ve paranoyak karakteristikler sergilemeye başlar.

Cevap : B) Regresyondaki büyük grubun çatışma potansiyeli son derece düşüktür.

Açıklama : Toplumsal regresyon (gerileme), grubun kimliğini tehdit altında hissettiği, panik ve kaosun yaşandığı bir durumdur. Bu durum, grubun savunmacı ve saldırgan bir tutum sergilemesine yol açtığı için çatışma potansiyelini düşürmez, tam aksine artırır.

10- Jeopolitik ile çatışma olgusu arasındaki nedensellik bağlantısı aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A) Bazı ülkelerde yaşanan rejim değişikliği sırasında ortaya çıkan çatışmalar salt jeopolitik nedenlerle açıklanabilir.
B) Dinî ve mezhepsel faaliyetlerin artması jeopolitik çatışmaların temel nedenidir.
C) Bazı toplumlarda görülen psikolojik regresyon süreçlerinin yegâne nedeni jeopolitik çatışmalardır.
D) Yapısal ve kültürel şiddet olgularının ortadan kaldırılamaması jeopolitik çatışmalara neden olmaktadır.
E) Küresel ve bölgesel haritalarda ön plana çıkarılan bazı noktaların kontrolü için geliştirilen politikalar çatışmalara ve savaşlara neden olmaktadır.

Cevap : E) Küresel ve bölgesel haritalarda ön plana çıkarılan bazı noktaların kontrolü için geliştirilen politikalar çatışmalara ve savaşlara neden olmaktadır.

Açıklama : Jeopolitik, coğrafyanın siyaset üzerindeki etkisini inceler. Bu bağlamda, stratejik geçiş yolları, enerji kaynakları gibi coğrafi olarak önemli noktaların kontrolü için devletlerin yürüttüğü politikalar, uluslararası çatışmaların ve savaşların en temel nedenlerinden biridir.

11- Realist (gerçekçi) uluslararası ilişkiler teorisinin çatışma olgusuna yaklaşımları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Adalet, demokratik süreçler, basın özgürlüğü, güvenilir hükümet her daim övülür.
B) Realist yaklaşımda Makyavelist bir ahlaki tutum benimsenir. Yani çatışmayı çözme konusunda devlet adamı ya da müzakerecinin birincil görevi kendi ülkesinin çıkarlarını ve vatandaşlarının güvenliğini güvence altına almaktır.
C) Gerektiğinde rakiplerin ya da düşmanların gücünü boşa çıkaracak hatta onların sahip olduğu imkanları kendi çıkarları doğrultusunda kullanacak yöntemler geliştirebilir.
D) Realist yaklaşımda çatışmanın çözümü stratejisi güç elde etme, doğrudan güç kullanımı, oyun teorileri çerçevesinde yön verme ve kontrol etme anlayışı üzerine inşa edilmiştir.
E) Bir aktör çatışmayı önleme, yönetme ve çözme konusunda kendini yetersiz görüyorsa ortak çıkarlara ve amaçlara sahip olan başka aktörlerle rasyonel mülahazalarla güç birliği ve ittifak ilişkileri geliştirebilir. Ancak bu ilişkiler kalıcı değildir.

Cevap : A) Adalet, demokratik süreçler, basın özgürlüğü, güvenilir hükümet her daim övülür.

Açıklama : Realist teoriye göre, uluslararası ilişkilerde temel olan devletin ulusal çıkarı ve gücüdür. Adalet, demokrasi gibi ahlaki değerler, ancak ulusal çıkarlara hizmet ettiği ölçüde önemlidir ve realist yaklaşımda her daim övülmez.

12- Sistem yaklaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Sistem yaklaşımına göre çatışmalar gücün ve etkinin pek çok unsur arasındaki etkileşim sonucunda ortaya çıktığı sosyal sistemlerdeki düzensizlik ve uyumsuzlukların yansımalarıdır.
B) Sistem yaklaşımı güvenlik, istikrar, eşitlik, adalet, iş birliği, gerilimin azaltılması, hoşgörünün yaygınlaştırılması gibi pek çok amacı aynı anda gerçekleştirmek üzere çaba gösterilmesini önerir.
C) Sistem yaklaşımına göre düzensizlik ve uyumsuzluklar, sistemin içerisindeki güç dağılımını, yani yapıyı değiştirme potansiyeline eriştiğinde çatışma potansiyeli ortadan kalkar.
D) Sistem yaklaşımı çatışma çözümü çalışmalarının çok disiplinli bir çerçevede gerçekleştirilmesini öngörür.
E) Bütünü görmeyi amaçlayan sistem yaklaşımı siyasi, iktisadi, sosyolojik, psikolojik sistemler arasındaki etkileşimlerin aynı anda göz önünde bulundurulmasını önerir.

Cevap : C) Sistem yaklaşımına göre düzensizlik ve uyumsuzluklar, sistemin içerisindeki güç dağılımını, yani yapıyı değiştirme potansiyeline eriştiğinde çatışma potansiyeli ortadan kalkar.

Açıklama : Sistem yaklaşımına göre, düzensizlik ve uyumsuzluklar sistemin yapısını değiştirme potansiyeline ulaştığında çatışma potansiyeli ortadan kalkmaz, tam aksine en üst seviyeye çıkar ve sistemin dönüşümüne yol açabilir.

13- Uluslararası sistemde sistemi tümüyle kontrol eden bir üst siyasi otoritenin bulunmaması “Uluslararası sistemin yapısı anarşiktir.” şeklinde ifade edilmektedir. Anarşi uluslararası ortamın tümüyle kaotik olduğu anlamına gelmez.
Aşağıdakilerden hangisi uluslararası sistemin tümüyle kaotik hale gelmesini engelleyen faktörler arasında gösterilemez?

A) Uluslararası hukuk
B) Devletlerin iç hukuk sistemleri
C) Diplomatik teamüller
D) Uluslararası kurumlar
E) Uluslararası rejimler

Cevap : B) Devletlerin iç hukuk sistemleri

Açıklama : Uluslararası sistemdeki anarşiyi düzenleyen faktörler; uluslararası hukuk, diplomatik teamüller ve uluslararası kurumlar gibi devletler “arası” mekanizmalardır. Devletlerin kendi “iç” hukuk sistemleri ise uluslararası anarşiyi değil, kendi iç düzenlerini sağlar.

14- Çatışma ve toplumsal kimlik arasındaki nedensellik ilişkisine dair aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Grup çatışmasını realist açıdan açıklayan teoriler çıkar çatışmalarının ve rekabetçi ilişkilerin benmerkezciliğe neden olduğunu ileri sürmektedir.
B) Hayatı anlamlandırma çabası içindeki grup üyeleri kendi grup üyelerinin tümünü olumlama ve onların hatalarını görmeme eğilimindedirler.
C) Çatışmanın patlak vermesiyle devreye giren algısal, bilişsel, duygusal ve davranışsal mekanizmalar iyi yönetilemediğinde çatışma ortamı hızla derinleşir.
D) Sosyal kimlik teorisine göre, sadece bir grup üyesi olmak bile ayrımcılık ve çatışma için psikolojik ortam hazırlayabilir.
E) Toplumsal psikolojinin regresyona girmesi çatışmaları tetikleyebilir ama çatışmaların toplumsal psikoloji üzerinde bir etkisi yoktur.

Cevap : E) Toplumsal psikolojinin regresyona girmesi çatışmaları tetikleyebilir ama çatışmaların toplumsal psikoloji üzerinde bir etkisi yoktur.

Açıklama : İlişki tek yönlü değildir. Toplumsal psikolojideki gerileme (regresyon) çatışmaları tetikleyebileceği gibi, yaşanan yoğun çatışmalar da travmalar yaratarak toplumsal psikolojiyi olumsuz etkiler ve gerilemeye yol açabilir.

15- Aşağıdakilerden hangisi büyük grup kimliğini güçlendiren etkinlikler arasında gösterilemez?

A) Tarihi kahramanların mitleştirilmesi
B) Tarihi zaferlerin canlandırılması
C) Parlamentolar arası dostluk grupları oluşturulması
D) Tarihi travmaların canlandırılması
E) Bağımsızlık günlerinin kutlanması

Cevap : C) Parlamentolar arası dostluk grupları oluşturulması

Açıklama : Diğer şıklar, bir ulusun ortak geçmişini, zaferlerini ve travmalarını hatırlatarak kolektif kimliği güçlendiren etkinliklerdir. Parlamentolar arası dostluk grupları ise içe dönük bir kimlik inşasından çok, dışa dönük diplomatik bir faaliyettir.

16- Aşağıdakilerden hangisi müzakerelerde davranış kalıpları arasında yer almaz?

A) Uzlaşı
B) Rekabet
C) Uzaklaşma
D) İş birliği
E) Tavizkâr tutum

Cevap : C) Uzaklaşma

Açıklama : Müzakere davranışları genellikle rekabet, iş birliği, uzlaşma ve tavizkâr olma gibi etkileşim kalıplarını içerir. “Uzaklaşma” ise bir müzakere davranışı değil, müzakereden kaçınma durumudur.

17- Aşağıdaki önermelerden hangisi “kimlik, ötekileştirme ve çatışma” arasındaki nedensellik ilişkisi ile ilgili değildir?

A) Konformist (uydumcu) olmayı reddeden ve yürürlükteki standartlara ve geleneklere karşı çıkan davranışlar, toplumsal istikrarı ortadan kaldırır ve çatışmalara neden olur.
B) Somut unsurlar üzerinden başlayan “ben” ve öteki ayrışması zamanla soyut bir nitelik kazanır ve somut unsurlardan bağımsız olarak düşünülebilen kimlikler ortaya çıkar.
C) “Ben” ve “öteki”nin ayrışması sürecinde zamanla ihtiyaçların ve çıkarların kimlik çatısı altında güvence altına alındığı düşüncesi gelişir.
D) İhtiyaçların ve çıkarların kimlik çatısı altında güvence altına alındığını düşünen insanlar sadece birtakım ihtiyaçlarını karşılamak için değil, kendi düşüncelerinin doğruluğunu “ispat etmek” için de çatışırlar.
E) Grup üyelerinin birtakım normları ve beklentileri içselleştirmesi onları homojenleştirir ve dışarıya karşı ayrışmayı netleştirir. Bu durum “ben ve “öteki”nin ayrışması ile sonuçlanır.

Cevap : A) Konformist (uydumcu) olmayı reddeden ve yürürlükteki standartlara ve geleneklere karşı çıkan davranışlar, toplumsal istikrarı ortadan kaldırır ve çatışmalara neden olur.

Açıklama : Bu önerme, kimlik ve ötekileştirme süreçlerinden çok, sapkınlık ve toplumsal kontrol mekanizmalarıyla ilgili bir açıklamadır.

18- Sorun çözme faaliyetleri aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ilişkilendirilmez?

A) Çalışma atölyeleri
B) Tırmandırma
C) Beyin fırtınası
D) Ara buluculuk
E) Çözüm önerileri

Cevap : B) Tırmandırma

Açıklama : Çalışma atölyeleri, beyin fırtınası, arabuluculuk gibi faaliyetler sorun çözme sürecinin yapıcı unsurlarıdır. “Tırmandırma” (escalation) ise sorunun çözülmesi değil, aksine daha da büyümesi ve şiddetlenmesi anlamına gelir.

19- Barış çağrılarının çıkar temelli olduğunu belirten yargıyla örtüşmeyen örnek hangisidir?

A) Batı’daki emekçi sınıfların, devrim yoluyla değişim sağlanabileceğine inanarak toplumsal barış konusunda seslerini yükseltmeleri
B) Napolyon dönemi İngiltere’sinde Friends of Peace hareketinin savaş karşıtı kamuoyu oluşturması
C) Savunma sanayi dışında faaliyet gösteren sermayedarların barış çağrılarını desteklemesi
D) Kant’ın yaşadığı dönemde Prusya ve Alman prensliklerinin sürekli olarak Avrupalı güçler tarafından taciz edilmesi
E) 19. yüzyıl başında İngiltere ve burjuvazinin, Napolyon savaşlarını durdurma ve eski düzeni restore etme amacıyla barış çağrılarını desteklemesi

Cevap : A) Batı’daki emekçi sınıfların, devrim yoluyla değişim sağlanabileceğine inanarak toplumsal barış konusunda seslerini yükseltmeleri

Açıklama :

20- Çatışmanın tırmanma süreci ile ilgili kavramlar aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru sırayla verilmiştir?

A) Farklılaşma, zıtlaşma, kutuplaşma, şiddet, savaş
B) Normalleşme, zıtlaşma, kutuplaşma, şiddet, savaş
C) Farklılaşma, zıtlaşma, ateşkes, şiddet, savaş
D) Anlaşma, zıtlaşma, kutuplaşma, şiddet, savaş
E) Farklılaşma, zıtlaşma, kutuplaşma, şiddet, ateşkes

Cevap : A) Farklılaşma, zıtlaşma, kutuplaşma, şiddet, savaş

Açıklama : Bir çatışmanın tırmanma süreci genellikle; gruplar arasında “farklılaşma”nın başlaması, bu farklılıkların “zıtlaşma”ya dönüşmesi, tarafların kendi içlerinde birleşip karşı tarafı tamamen düşman olarak gördüğü “kutuplaşma”, ardından “şiddet” eylemleri ve son olarak da organize “savaş” aşamalarını takip eder.

@lolonolo_com

Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler

Çatışma Çözüm ve Müzakere Teknikleri 2024-2025 Bütünleme Sorular

Editor

Editör