LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları
auzefEnerji PolitikalarıSiyaset Bilimi Ve Kamu YönetimiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları

Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları

#1. 1990’lı yıllarda ABD tarafından İran ve Irak’a karşı aynı anda uygulanan ekonomik ve siyasi kısıtlamalar için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: A) Çifte Çevreleme | Açıklama: 1990’lı yıllarda ABD’nin hem İran’ı hem de Irak’ı bölgedeki tehditler olarak görmesi ve bu iki ülkeye karşı aynı anda ekonomik ve siyasi kısıtlamalar uygulaması politikası ”Çifte Çevreleme” (Dual Containment) olarak adlandırılmıştır.

#2. Aşağıdakilerden hangisi Soğuk Savaş döneminde enerji sektöründe yaşanan yapısal dönüşümün göstergelerinden biri değildir?

Cevap: B) Kaya gazı ve petrolü üretiminde artış | Açıklama: Kaya gazı ve petrolü üretimindeki büyük artış, özellikle 2000’li yıllardan sonra, yani Soğuk Savaş’ın bitiminden sonraki dönemde (şist devrimi) gözlemlenmiştir. Diğer seçenekler ise Soğuk Savaş döneminde enerji sektöründe yaşanan yapısal dönüşümlerin önemli göstergeleridir.

#3. 2012 yılında 32,2 milyar ton olan yıllık karbondioksit salımının mevcut artış eğiliminin devam etmesi halinde 2040 yılında kaç tona yükselmesi beklenmektedir?

Cevap: E) 43,2 milyar | Açıklama: Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) gibi kuruluşların tahminlerine göre, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde yıllık karbondioksit salımının 2040 yılına kadar yaklaşık 43,2 milyar tona yükselmesi beklenmektedir.

#4. Aşağıdakilerden hangisi Körfez İş Birliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülkeden biri değildir?

Cevap: B) Irak | Açıklama: Körfez İş Birliği Konseyi (KİK) üyesi ülkeler Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Umman’dır. Irak KİK üyesi değildir.

#5. Aşağıdakilerden hangisi Körfez ülkelerinde petrol gelirleri ile elde edilen birikimin uluslararası ilişkilere yansıyan sonuçlarından biri değildir?

Cevap: E) Körfez ülkelerinin siyasi, askerî ve ekonomik bakımdan Batılı ülkelere bağımlılıktan kurtulması | Açıklama: Körfez ülkelerinin petrol gelirleri sayesinde büyük birikimler elde etmeleri, bu birikimleri Batılı finansal sistemler aracılığıyla küresel ekonomiye entegre etmelerine ve uluslararası sermaye hareketliliğini hızlandırmalarına yol açmıştır. Ancak bu durum, onların siyasi, askeri ve ekonomik bakımdan Batılı ülkelere olan bağımlılıklarını tamamen ortadan kaldırmamış, aksine bazı alanlarda bu bağımlılığı farklı şekillerde devam ettirmiştir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. 1978 Aralık ayında 15 dolar olan petrolün varil fiyatı Mayıs 1979’da kaç dolara yükselmiştir?

Cevap: C) 42 | Açıklama:

#7. 1975 yılında Körfez ülkelerinde enerji ihracatı sayesinde oluşan petrodolar birikiminin İMF aracılığı ile gelişmiş ülkelere kredi olarak kullandırılmasını öneren ülkeler grubu aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru olarak verilmiştir?

Cevap: A) Suudi Arabistan, Japonya, Avrupa ülkeleri | Açıklama:

#8. Küresel enerji politikalarının temel aktörlerinden olan hegemon ülke aşağıdaki hangi araçları kullanarak küresel enerji politikalarını biçimlendirir?

Cevap: A) Enerji üretimini ve arzını kontrol ederek | Açıklama: Hegemon bir ülke, küresel enerji politikalarını biçimlendirmek için enerji üretim ve arzının kontrolü, finansal ve askeri güç gibi çeşitli araçları kullanır.

#9. Nabucco enerji nakil hatları gerçekleşmesi aşağıdaki ülkelerden hangisinin çıkarlarına ters düşerdi?

Cevap: C) ABD | Açıklama:

#10. Aşağıdakilerden hangisi OPEC’in kurulması öncesinde enerji sektörü için genel durumu betimleyen koşullardan biridir?

Cevap: D) Bağımsız şirketlerin sektöre girişi nedeniyle üretimin artması ve fiyatların düşmeye başlaması | Açıklama: OPEC’in kurulmasından önce, piyasaya giren bağımsız (independents) petrol şirketleri nedeniyle petrol üretimi artmış ve bu durum fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturmuştur. Bu durum, petrol üreten ülkeleri birleşmeye (OPEC’i kurmaya) iten nedenlerden biridir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Emisyon Ticaret Sistemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: D) Emisyon Ticareti Sistemi’nden en karlı çıkan ülkeler yenilenebilir enerji teknolojilerini teşvik eden Batı Avrupa ülkeleri olmuştur. | Açıklama: Emisyon Ticaret Sistemi’nin asıl amacı karbon salımı düşük teknolojileri teşvik etmek ve karbon salımını azaltmaktır. Ancak bu sistem, gelişmiş ülkelerin yüksek karbon salımlı yatırımlarını gelişmekte olan ülkelere kaydırmasına neden olmuştur. Rusya Federasyonu gibi ülkeler, Kyoto Protokolü’nün mekanizmaları sayesinde yüksek karbon kredisi potansiyeline sahip olmuşlardır. Sistemden en karlı çıkan ülkeler genellikle düşük karbon emisyonuna sahip veya eski sanayilerini kapatmış ve bu sayede kredi kazanmış ülkeler olmuştur, yenilenebilir enerji teşvik eden Batı Avrupa ülkeleri değil.

#12. ABD’nin küresel hegemonyasını uzun süre devam ettirmesi ve enerji politikalarında önemli aktörlerden biri olması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: D) ABD’nin ekonomik, finansal, ticari ve askeri alanlarda üstünlüğünü devam ettirmesinde küresel enerji akışını kontrol etme gücünün etkisi oldukça düşüktür. | Açıklama: ABD’nin küresel hegemonyasını sürdürmesinde ve enerji politikalarında önemli bir aktör olmasında, küresel enerji akışını kontrol etme gücünün etkisi oldukça yüksektir. D şıkkı, bu etkinin düşük olduğunu belirterek yanlış bir ifade sunmaktadır. Petrolün dolar üzerinden fiyatlandırılması ve ticareti (petrodolar sistemi), ABD’nin küresel ekonomik ve finansal gücünün önemli bir dayanağı olmuştur.

#13. Mevcut üretim ve tüketim koşullarında kanıtlanmış kömür yatakları için kaç yıl ömür biçilmektedir?

Cevap: E) 120 | Açıklama: Mevcut üretim ve tüketim oranları dikkate alındığında, kanıtlanmış kömür rezervlerinin yaklaşık 120 yıl yeteceği tahmin edilmektedir.

#14. Petro-dolar adı verilen finansal birikim aşağıdakilerden hangisinde doğru biçimde tanımlanmıştır?

Cevap: A) 1970’li yıllardan itibaren Körfez ülkelerine petrol ihracatı gelirleri olarak Batı’dan gelen ve yatırım aracı olarak yine Batı’ya dönen birikime petro-dolar adı verilmiştir. | Açıklama: Petrodolar, özellikle 1970’lerdeki petrol krizleri sonrası, petrol ihraç eden ülkelerin (özellikle OPEC üyelerinin) petrol satışından elde ettikleri ve uluslararası finansal piyasalarda değerlendirdikleri ABD doları cinsinden gelirleri ifade eder.

#15. Aşağıdakilerden hangisi yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla yaygınlaşmasını engelleyen faktörlerden biri değildir?

Cevap: C) İklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi sorunların çözümünde yenilenebilir enerjinin beklenen katkıyı sağlayamaması | Açıklama: Yenilenebilir enerji kaynaklarının temel faydalarından biri, iklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi sorunların çözümüne büyük katkı sağlamasıdır. Dolayısıyla, bu sorunların çözümünde beklenen katkıyı sağlayamaması, yaygınlaşmasını engelleyen bir faktör değil, aksine yaygınlaşmasının temel teşvik edici nedenlerinden biridir. Diğer seçenekler ise yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasını engelleyen gerçek faktörlerdir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Elektrik üretimi amacıyla kurulan nükleer santrallerde ilk kaza aşağıdaki ülkelerden hangisinde yaşanmıştır?

Cevap: B) ABD | Açıklama:

#17. Siyasi meşruiyet kavramının tanımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap: C) Devlet uygulamalarının meşruiyeti konusunda tek ölçüt hukuka uygunluktur; hukuka uygun olan meşrudur. | Açıklama: Siyasi meşruiyet, sadece hukuka uygunlukla sınırlı değildir. Bir uygulamanın hukuka uygun olması meşru olmasını garantilemez. Toplumun değerleri, ahlaki kabulleri ve genel rızası da meşruiyetin önemli bileşenleridir. Örneğin, bir yasa hukuki olabilir ancak kamuoyu tarafından gayrimeşru görülebilir.

#18. OPEC’in kurulması için girişimde bulunan ilk iki ülke aşağıdakilerden hangileridir?

Cevap: B) İran ve Venezüella | Açıklama: OPEC’in kurulması fikrini ilk olarak gündeme getiren ve bu yönde girişimlerde bulunan başlıca ülkeler İran ve Venezüella olmuştur.

#19. Aşağıdakilerden hangisinin “Hollanda hastalığı” esnasında en az görülmesi beklenir?

Cevap: E) Toplam ithalatın azalması | Açıklama: Hollanda hastalığı, bir ülkenin doğal kaynak ihracatından elde ettiği ani ve büyük gelir artışı sonucunda, ulusal parasının aşırı değerlenmesiyle diğer sektörlerin rekabet gücünü kaybetmesi durumudur. Ulusal paranın değerlenmesi, ithalatın daha ucuz hale gelmesine yol açacağından, ”toplam ithalatın azalması” değil, aksine ”toplam ithalatın artması” beklenir.

#20. Aşağıdakilerden hangisi doğal gazı petrolden ayıran temel özelliklerden değildir?

Cevap: D) Doğal gazın boru hatları ile aktarılması | Açıklama:

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları

Küresel Enerji Politikaları: Tarihsel Dönüşümler, Kaynaklar ve Jeopolitik Dinamikler

Giriş

Enerji, modern ekonomilerin can damarı ve uluslararası ilişkilerin en temel dinamiklerinden biridir. Küresel enerji politikaları; kaynakların dağılımı, teknolojik gelişmeler, ekonomik çıkarlar ve jeopolitik rekabet gibi unsurların karmaşık bir etkileşimiyle şekillenir. Bu makalede, petrol piyasasının tarihsel evriminden yenilenebilir enerji kaynaklarının geleceğine, enerji politikalarını şekillendiren temel kavramlar ve aktörler incelenecektir.

Petrol Piyasasının Evrimi ve OPEC’in Doğuşu

20. yüzyılın ortalarına doğru, piyasaya giren yeni bağımsız şirketler nedeniyle petrol üretiminin artması ve fiyatların düşmeye başlaması, büyük petrol üreticisi ülkeleri bir araya getiren bir süreci tetiklemiştir. Bu doğrultuda, petrol politikalarını koordine etmek amacıyla OPEC’in kurulması için ilk girişimlerde bulunan ülkeler İran ve Venezüella olmuştur. 1970’lerdeki petrol krizleri, enerji piyasasında önemli bir dönüşüme yol açmıştır. İran Devrimi’nin ardından petrolün varil fiyatı 1978 Aralık’ında 15 dolardan Mayıs 1979’da 42 dolara kadar yükselmiştir. Bu dönemde ortaya çıkan “petrodolar” kavramı, Körfez ülkelerine petrol ihracatından gelen ve yatırım aracı olarak yine Batı’ya dönen dolar birikimini ifade eder. Bu birikim uluslararası sermaye hareketliliğini hızlandırsa da, Körfez ülkelerinin siyasi ve askeri olarak Batı’ya olan bağımlılığını ortadan kaldırmamıştır.

Enerji Kaynaklarının Panoraması

Dünyanın enerji ihtiyacı çeşitli kaynaklardan karşılanmaktadır. Mevcut tüketim koşullarında, kanıtlanmış kömür rezervlerinin yaklaşık 120 yıl ömrü olduğu tahmin edilmektedir. Doğal gaz ise görece daha temiz bir enerji kaynağı olması ve birim hacimde daha düşük enerjiye sahip olması gibi özellikleriyle petrolden ayrılırken, her ikisi de boru hatları ile taşınabilmektedir. Nükleer enerji alanında ise elektrik üretimi amacıyla kurulan santrallerde ilk büyük kaza ABD’de yaşanmıştır. Günümüzde ise “yenilenebilir enerji” kaynakları öne çıkmaktadır. Bu kaynakların yaygınlaşmasını engelleyen en önemli faktörler yüksek maliyetler ve yasal altyapı eksiklikleridir; iklim değişikliğine olumlu katkısı ise yaygınlaşmasını engelleyen bir faktör değil, aksine en büyük teşvik nedenidir.

Enerjinin Jeopolitiği ve Hegemonya

Enerji, küresel siyasette bir güç aracıdır. Hegemon bir ülke, küresel enerji politikalarını temel olarak enerji üretimini ve arzını kontrol ederek şekillendirir. Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD, küresel enerji akışına yön verebilme kabiliyeti sayesinde hegemonyasını pekiştirmiştir; bu gücün etkisinin düşük olduğu düşüncesi yanlıştır. 1990’lı yıllarda ABD’nin İran ve Irak’a karşı aynı anda uyguladığı kısıtlamalar “Çifte Çevreleme” politikası olarak adlandırılmıştır. Bölgesel iş birlikleri de enerji jeopolitiğinde önemlidir. Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, BAE, Umman ve Bahreyn’den oluşan Körfez İş Birliği Konseyi (KİK) bu duruma bir örnektir; Irak ise bu konseyin üyesi değildir.

Enerji, Ekonomi ve Çevre

Enerji politikalarının ekonomik ve çevresel yansımaları da bulunmaktadır. “Hollanda hastalığı”, bir ülkenin doğal kaynak ihracatından elde ettiği ani zenginlik sonucu ulusal parasının aşırı değerlenmesi ve bunun sonucunda ithalatın artması, diğer üretim sektörlerinin ise zayıflaması durumunu tanımlar. Çevresel açıdan en büyük sorun ise karbon salımıdır. 2012’de 32,2 milyar ton olan yıllık karbondioksit salımının 2040’ta 43,2 milyar tona yükselmesi beklenmektedir. Bu soruna karşı geliştirilen “Emisyon Ticaret Sistemi”, karbon salımı düşük teknolojileri teşvik etmeyi amaçlar. Ancak bu sistem, gelişmiş ülkelerin yüksek emisyonlu yatırımlarını gelişmekte olan ülkelere kaydırması gibi sonuçlar da doğurmuştur. Enerji politikalarının uygulanmasında “siyasi meşruiyet” de önemlidir ve meşruiyet sadece hukuka uygunlukla değil, aynı zamanda toplumun genel rızası ve ahlaki kabulleriyle de sağlanır.

Sonuç

Küresel enerji politikaları, OPEC’in kuruluşundan petrodolar sistemine, Soğuk Savaş dönemi dönüşümlerinden kaya gazı devrimine kadar pek çok yapısal değişim yaşamıştır. Günümüzde ise iklim değişikliğiyle mücadele ve yenilenebilir enerjiye geçiş, politikaların ana eksenini oluşturmaktadır. Bu karmaşık alanda başarılı politikalar geliştirmek, jeopolitik, ekonomik ve çevresel faktörleri bir arada değerlendirmeyi gerektirmektedir.

@lolonolo_com

Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları

Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları

1- Aşağıdakilerden hangisi OPEC’in kurulması öncesinde enerji sektörü için genel durumu betimleyen koşullardan biridir?

A) Yeni şirketlerin sektöre girişinin engellenmesi nedeniyle Yedi Büyükler’in kartel haline gelmesi
B) ABD ve Suudi Arabistan arasında siyasi kriz
C) Belli başlı enerji firmaları ile enerji ülkeleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle petrol üretiminde düşüş
D) Bağımsız şirketlerin sektöre girişi nedeniyle üretimin artması ve fiyatların düşmeye başlaması
E) Doğal gazın petrole alternatif bir doğal kaynak haline gelmesi

Cevap : D) Bağımsız şirketlerin sektöre girişi nedeniyle üretimin artması ve fiyatların düşmeye başlaması

Açıklama : OPEC’in kurulmasından önce, piyasaya giren bağımsız (independents) petrol şirketleri nedeniyle petrol üretimi artmış ve bu durum fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturmuştur. Bu durum, petrol üreten ülkeleri birleşmeye (OPEC’i kurmaya) iten nedenlerden biridir.

2- Mevcut üretim ve tüketim koşullarında kanıtlanmış kömür yatakları için kaç yıl ömür biçilmektedir?

A) 60
B) 600
C) 1200
D) 200
E) 120

Cevap : E) 120

Açıklama : Mevcut üretim ve tüketim oranları dikkate alındığında, kanıtlanmış kömür rezervlerinin yaklaşık 120 yıl yeteceği tahmin edilmektedir.

3- Nabucco enerji nakil hatları gerçekleşmesi aşağıdaki ülkelerden hangisinin çıkarlarına ters düşerdi?

A) Almanya
B) Azerbaycan
C) ABD
D) Suriye
E) Türkiye

Cevap : C) ABD

Açıklama :

4- Aşağıdakilerden hangisi doğal gazı petrolden ayıran temel özelliklerden değildir?

A) Doğal gazın görece daha temiz bir enerji kaynağı olması
B) Doğal gazın sıvılaştırma teknolojisi ile aktarılması
C) Doğal gazın birim hacimde daha düşük enerjiye sahip olması
D) Doğal gazın boru hatları ile aktarılması
E) Doğal gazın ulaşım sektöründe yaygın kullanılamaması

Cevap : D) Doğal gazın boru hatları ile aktarılması

Açıklama :

5- OPEC’in kurulması için girişimde bulunan ilk iki ülke aşağıdakilerden hangileridir?

A) Suudi Arabistan ve Venezüella
B) İran ve Venezüella
C) Suudi Arabistan ve İran
D) Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri
E) Suudi Arabistan ve Irak

Cevap : B) İran ve Venezüella

Açıklama : OPEC’in kurulması fikrini ilk olarak gündeme getiren ve bu yönde girişimlerde bulunan başlıca ülkeler İran ve Venezüella olmuştur.

6- 1978 Aralık ayında 15 dolar olan petrolün varil fiyatı Mayıs 1979’da kaç dolara yükselmiştir?

A) 30
B) 26
C) 42
D) 36
E) 20

Cevap : C) 42

Açıklama :

7- Emisyon Ticaret Sistemi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Bu sistemin asıl amacı karbon salımı düşük teknolojilerin teşvik edilmesidir.
B) Emisyon (karbon salımı) ticareti gelişmiş ülkelerin yüksek karbon salımlı yatırımlarını gelişmekte olan ülkelere kaydırmasına yol açmıştır.
C) Rusya Federasyonu’nun karbon kredisi 50 milyar dolar gibi yüksek meblağlarda hesaplanmaktadır.
D) Emisyon Ticareti Sistemi’nden en karlı çıkan ülkeler yenilenebilir enerji teknolojilerini teşvik eden Batı Avrupa ülkeleri olmuştur.
E) Emisyon Ticareti Sistemi ile emisyon yüksek olan ülkeler düşük olan ülkelerden kredi satın alabilmekte artırabilmektedir.

Cevap : D) Emisyon Ticareti Sistemi’nden en karlı çıkan ülkeler yenilenebilir enerji teknolojilerini teşvik eden Batı Avrupa ülkeleri olmuştur.

Açıklama : Emisyon Ticaret Sistemi’nin asıl amacı karbon salımı düşük teknolojileri teşvik etmek ve karbon salımını azaltmaktır. Ancak bu sistem, gelişmiş ülkelerin yüksek karbon salımlı yatırımlarını gelişmekte olan ülkelere kaydırmasına neden olmuştur. Rusya Federasyonu gibi ülkeler, Kyoto Protokolü’nün mekanizmaları sayesinde yüksek karbon kredisi potansiyeline sahip olmuşlardır. Sistemden en karlı çıkan ülkeler genellikle düşük karbon emisyonuna sahip veya eski sanayilerini kapatmış ve bu sayede kredi kazanmış ülkeler olmuştur, yenilenebilir enerji teşvik eden Batı Avrupa ülkeleri değil.

8- Aşağıdakilerden hangisinin “Hollanda hastalığı” esnasında en az görülmesi beklenir?

A) Mevcut üretim sektörlerinin zayıflaması
B) Toplam ihracatın azalması
C) Ülke ulusal parasında aşırı değerlenme
D) Ani zenginleşme kaynağı
E) Toplam ithalatın azalması

Cevap : E) Toplam ithalatın azalması

Açıklama : Hollanda hastalığı, bir ülkenin doğal kaynak ihracatından elde ettiği ani ve büyük gelir artışı sonucunda, ulusal parasının aşırı değerlenmesiyle diğer sektörlerin rekabet gücünü kaybetmesi durumudur. Ulusal paranın değerlenmesi, ithalatın daha ucuz hale gelmesine yol açacağından, “toplam ithalatın azalması” değil, aksine “toplam ithalatın artması” beklenir.

9- Küresel enerji politikalarının temel aktörlerinden olan hegemon ülke aşağıdaki hangi araçları kullanarak küresel enerji politikalarını biçimlendirir?

A) Enerji üretimini ve arzını kontrol ederek
B) Diğer ülkelerin ticari faaliyetlerini engelleyerek
C) Küresel enerji üretiminin büyük bir bölümünü tüketerek
D) Biyoyakıt üretimini kontrol ederek
E) Yağmur ormanlarının azalmasını engelleyerek

Cevap : A) Enerji üretimini ve arzını kontrol ederek

Açıklama : Hegemon bir ülke, küresel enerji politikalarını biçimlendirmek için enerji üretim ve arzının kontrolü, finansal ve askeri güç gibi çeşitli araçları kullanır.

10- Elektrik üretimi amacıyla kurulan nükleer santrallerde ilk kaza aşağıdaki ülkelerden hangisinde yaşanmıştır?

A) Fransa
B) ABD
C) İngiltere
D) Rusya
E) Japonya

Cevap : B) ABD

Açıklama :

@lolonolo_com

Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları

Enerji Politikaları 2024-2025 Bütünleme Soruları

11- 2012 yılında 32,2 milyar ton olan yıllık karbondioksit salımının mevcut artış eğiliminin devam etmesi halinde 2040 yılında kaç tona yükselmesi beklenmektedir?

A) 13,2 milyar
B) 23,2 milyar
C) 33,2 milyar
D) 53,2 milyar
E) 43,2 milyar

Cevap : E) 43,2 milyar

Açıklama : Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) gibi kuruluşların tahminlerine göre, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde yıllık karbondioksit salımının 2040 yılına kadar yaklaşık 43,2 milyar tona yükselmesi beklenmektedir.

12- ABD’nin küresel hegemonyasını uzun süre devam ettirmesi ve enerji politikalarında önemli aktörlerden biri olması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) ABD’nin küresel hegemonya rolünü bu denli etkin ve uzun süre devam ettirebilmesinin altında yatan en önemli nedenlerden biri küresel enerji akışına yön verebilme kabiliyetidir.
B) ABD küresel enerji akışını kontrol etmesi sayesinde ABD dolarının küresel rezerv para olarak ömrünü uzatabilmiş, daha fazla karşılıksız dolar basma imkanına sahip olmuş, bununla ekonomik, finansal, ticari, askeri ve teknolojik üstünlüğünü daha da pekiştirebilmiştir.
C) Petrol ve doğal gaz akışı üzerinde enerji şirketleri, finansal, diplomatik ve askeri ilişkiler üzerinden kurulan kontrol süreç içerisinde ABD’nin gücüne güç katmış ve hegemon ülke konumunu uzun süre korumasını sağlamıştır.
D) ABD’nin ekonomik, finansal, ticari ve askeri alanlarda üstünlüğünü devam ettirmesinde küresel enerji akışını kontrol etme gücünün etkisi oldukça düşüktür.
E) ABD’nin küresel enerji akışını kontrol edebilmesi, onun ekonomik, finansal, ticari ve askeri alanlarda üstün bir ülke olması sayesinde mümkün olmuştur.

Cevap : D) ABD’nin ekonomik, finansal, ticari ve askeri alanlarda üstünlüğünü devam ettirmesinde küresel enerji akışını kontrol etme gücünün etkisi oldukça düşüktür.

Açıklama : ABD’nin küresel hegemonyasını sürdürmesinde ve enerji politikalarında önemli bir aktör olmasında, küresel enerji akışını kontrol etme gücünün etkisi oldukça yüksektir. D şıkkı, bu etkinin düşük olduğunu belirterek yanlış bir ifade sunmaktadır. Petrolün dolar üzerinden fiyatlandırılması ve ticareti (petrodolar sistemi), ABD’nin küresel ekonomik ve finansal gücünün önemli bir dayanağı olmuştur.

13- Aşağıdakilerden hangisi Soğuk Savaş döneminde enerji sektöründe yaşanan yapısal dönüşümün göstergelerinden biri değildir?

A) OPEC’in Kurulması
B) Kaya gazı ve petrolü üretiminde artış
C) Nükleer enerji kaynaklı elektrik üretiminde artış
D) Yeni gelenler adı verilen görece küçük şirketlerin sektöre girişi
E) Petrodolar adı verilen sermaye birikiminin ortaya çıkması

Cevap : B) Kaya gazı ve petrolü üretiminde artış

Açıklama : Kaya gazı ve petrolü üretimindeki büyük artış, özellikle 2000’li yıllardan sonra, yani Soğuk Savaş’ın bitiminden sonraki dönemde (şist devrimi) gözlemlenmiştir. Diğer seçenekler ise Soğuk Savaş döneminde enerji sektöründe yaşanan yapısal dönüşümlerin önemli göstergeleridir.

14- Aşağıdakilerden hangisi Körfez ülkelerinde petrol gelirleri ile elde edilen birikimin uluslararası ilişkilere yansıyan sonuçlarından biri değildir?

A) Petrol gelirleriyle oluşan birikimin, Batılı finansal sistemler aracılığıyla küresel ekonomiye entegre edilmesi
B) Merkez (Batılı) ülkelere dönen bu birikimin gelişmekte olan ülkelere kredi ve dış yardım olarak verilmesi
C) Uluslararası sermaye hareketliliğinin hızlanması
D) Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin, petro-dolar adı verilen birikim nedeniyle, gelişmiş ülkelerden gelen etkiye iyice açık hale gelmeleri
E) Körfez ülkelerinin siyasi, askerî ve ekonomik bakımdan Batılı ülkelere bağımlılıktan kurtulması

Cevap : E) Körfez ülkelerinin siyasi, askerî ve ekonomik bakımdan Batılı ülkelere bağımlılıktan kurtulması

Açıklama : Körfez ülkelerinin petrol gelirleri sayesinde büyük birikimler elde etmeleri, bu birikimleri Batılı finansal sistemler aracılığıyla küresel ekonomiye entegre etmelerine ve uluslararası sermaye hareketliliğini hızlandırmalarına yol açmıştır. Ancak bu durum, onların siyasi, askeri ve ekonomik bakımdan Batılı ülkelere olan bağımlılıklarını tamamen ortadan kaldırmamış, aksine bazı alanlarda bu bağımlılığı farklı şekillerde devam ettirmiştir.

15- Siyasi meşruiyet kavramının tanımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Bir devletin uluslararası sistem nezdinde meşruiyeti uluslararası hukuk kurallarına, insan hakları gibi normlara ve devletlerin çıkarlarına uygun davranmakla sağlanır.
B) Meşruiyet olgusu bir devletin bekası açısından öncelikle göz önünde bulundurulması gereken bir normdur.
C) Devlet uygulamalarının meşruiyeti konusunda tek ölçüt hukuka uygunluktur; hukuka uygun olan meşrudur.
D) İç siyasi meşruiyet iç hukuk kurallarına uymak, toplumsal gurupların ve bireylerin çıkarlarını olabilecek en iyi düzeyde sağlamakla karşılanır.
E) İç hukuk kurallarına uyulması devletin iç siyasi meşruiyete sahip olabilmesi için olmazsa olmaz koşullardan biridir.

Cevap : C) Devlet uygulamalarının meşruiyeti konusunda tek ölçüt hukuka uygunluktur; hukuka uygun olan meşrudur.

Açıklama : Siyasi meşruiyet, sadece hukuka uygunlukla sınırlı değildir. Bir uygulamanın hukuka uygun olması meşru olmasını garantilemez. Toplumun değerleri, ahlaki kabulleri ve genel rızası da meşruiyetin önemli bileşenleridir. Örneğin, bir yasa hukuki olabilir ancak kamuoyu tarafından gayrimeşru görülebilir.

16- Aşağıdakilerden hangisi yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla yaygınlaşmasını engelleyen faktörlerden biri değildir?

A) Yenilenebilir enerji maliyetlerinin fosil yakıtlara göre henüz oldukça yüksek olması
B) Birim enerji başına düşen yatırım maliyetinin doğal gaz ve kömüre göre son derece yüksek olması
C) İklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi sorunların çözümünde yenilenebilir enerjinin beklenen katkıyı sağlayamaması
D) Hidroelektrik dışındaki yenilenebilir enerji üretim teknolojilerinin henüz başlangıç aşamasında bulunması
E) Yenilenebilir enerji ile ilgili yerel mevzuat geliştirme konusunda hükümetlerin deneyimsizliği ve yavaşlığı

Cevap : C) İklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi sorunların çözümünde yenilenebilir enerjinin beklenen katkıyı sağlayamaması

Açıklama : Yenilenebilir enerji kaynaklarının temel faydalarından biri, iklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi sorunların çözümüne büyük katkı sağlamasıdır. Dolayısıyla, bu sorunların çözümünde beklenen katkıyı sağlayamaması, yaygınlaşmasını engelleyen bir faktör değil, aksine yaygınlaşmasının temel teşvik edici nedenlerinden biridir. Diğer seçenekler ise yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasını engelleyen gerçek faktörlerdir.

17- Aşağıdakilerden hangisi Körfez İş Birliği Konseyi (KİK) üyesi altı ülkeden biri değildir?

A) Katar
B) Irak
C) Umman
D) Kuveyt
E) Bahreyn

Cevap : B) Irak

Açıklama : Körfez İş Birliği Konseyi (KİK) üyesi ülkeler Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Umman’dır. Irak KİK üyesi değildir.

18- Petro-dolar adı verilen finansal birikim aşağıdakilerden hangisinde doğru biçimde tanımlanmıştır?

A) 1970’li yıllardan itibaren Körfez ülkelerine petrol ihracatı gelirleri olarak Batı’dan gelen ve yatırım aracı olarak yine Batı’ya dönen birikime petro-dolar adı verilmiştir.
B) 1970’li yıllardan itibaren Avrupa ülkelerinin Körfez ülkelerine yaptıkları yüksek teknoloji ürünleri ihracatından elde ettikleri gelirlere petro-dolar adı verilmektedir.
C) Petrolün önemli bir enerji kaynağı olarak sanayi ve ulaşım sektörlerinde kullanılmaya başlamasından günümüze, Batılı şirketlerin petrol üretiminden elde ettikleri birikime petro-dolar adı verilmiştir.
D) Körfez ülkelerinde petrol üretimi başladığı an dan günümüze petrol tüketicisi ülkelerin petrol ithal etmek üzere ayırdıkları fonlara petro-dolar denir.
E) 1800’lü yıllardan itibaren yatırımcıların ABD’deki petrol üretiminden elde ettikleri birikime verilen addır.

Cevap : A) 1970’li yıllardan itibaren Körfez ülkelerine petrol ihracatı gelirleri olarak Batı’dan gelen ve yatırım aracı olarak yine Batı’ya dönen birikime petro-dolar adı verilmiştir.

Açıklama : Petrodolar, özellikle 1970’lerdeki petrol krizleri sonrası, petrol ihraç eden ülkelerin (özellikle OPEC üyelerinin) petrol satışından elde ettikleri ve uluslararası finansal piyasalarda değerlendirdikleri ABD doları cinsinden gelirleri ifade eder.

19- 1975 yılında Körfez ülkelerinde enerji ihracatı sayesinde oluşan petrodolar birikiminin İMF aracılığı ile gelişmiş ülkelere kredi olarak kullandırılmasını öneren ülkeler grubu aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru olarak verilmiştir?

A) Suudi Arabistan, Japonya, Avrupa ülkeleri
B) Suudi Arabistan, Japonya, Asya ülkeleri
C) Suudi Arabistan, Japonya, Afrika ülkeleri
D) Suudi Arabistan, ABD, Avrupa ülkeleri
E) SSCB, Japonya, Avrupa ülkeleri

Cevap : A) Suudi Arabistan, Japonya, Avrupa ülkeleri

Açıklama :

20- 1990’lı yıllarda ABD tarafından İran ve Irak’a karşı aynı anda uygulanan ekonomik ve siyasi kısıtlamalar için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çifte Çevreleme
B) Körfez Enerji Akışı
C) Irak ve İran’ı Sınırlandırma
D) Körfez Petrol Rejimi
E) İkili Baskı

Cevap : A) Çifte Çevreleme

Açıklama : 1990’lı yıllarda ABD’nin hem İran’ı hem de Irak’ı bölgedeki tehditler olarak görmesi ve bu iki ülkeye karşı aynı anda ekonomik ve siyasi kısıtlamalar uygulaması politikası “Çifte Çevreleme” (Dual Containment) olarak adlandırılmıştır.

@lolonolo_com

Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler

Editor

Editör