LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Felsefeye Giriş 2025 Ünite -6
auzefFelsefeFelsefeye Girişsosyoloji

Felsefeye Giriş 2025 Ünite -6

Felsefeye Giriş Ünite -6 : Şarlatanlara Ölüm, Yaşasın Soytarılar!: Bilim Ve Felsefe

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Felsefeye Giriş 2025 Ünite -6

#1. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D) Mantıksal pozitivizm, mutlak hakikat anlayışını geri getirmeye çalışmıştır.
Açıklama : Mantıksal pozitivizm, mutlak ve değişmez bir hakikat anlayışını reddeder. Onlara göre anlamlı olan önermeler, sadece mantıksal olarak tutarlı veya ampirik (deneysel) olarak doğrulanabilir olanlardır. Mutlak hakikat arayışını metafizik bir çaba olarak görür ve karşı çıkarlar.

#2. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : A) Viyana Çevresi, metafiziğe karşı değildir.
Açıklama : Viyana Çevresi’nin (Mantıkçı Pozitivizm) en temel ve ayırt edici özelliği, doğrulanabilir olmayan tüm önermeleri anlamsız sayarak metafiziğe kökten karşı çıkmasıdır. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır.

#3. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : B) Pozitivizmin temeli hakikattir.
Açıklama : Pozitivizm için temel olan, mutlak bir “hakikat” arayışı değil, olgulara dayanan, gözlemlenebilir ve doğrulanabilir olanı temel alan “bilimsellik”tir. Hakikat kavramını metafizik buldukları için ondan uzak dururlar.

#4. Aşağıda verilenlerden hangisini söylemek doğru olmaz?

Cevap : C) Viyana Çevresi hakikati geri getirmeyi ister ve bu doğrultuda felsefelerini geliştirirler.
Açıklama : Viyana Çevresi düşünürleri, “hakikat” gibi metafizik kavramları felsefenin dışına itmeye çalışmışlardır. Onların amacı hakikati geri getirmek değil, felsefeyi doğrulanabilir önermelerin mantıksal analiziyle sınırlamaktır.

#5. Aşağıda Viyana Çevresi için sunulan seçeneklerden hangisini söylemek yanlış olur?

Cevap : D) Viyana Çevresi’nin kurucusu Immanuel Kant’tır.
Açıklama : Viyana Çevresi, Immanuel Kant’ın sentetik a priori yargılar gibi metafiziksel unsurlarını şiddetle eleştiren bir felsefi akımdır. Dolayısıyla Kant, bu çevrenin kurucusu değil, tam aksine temel eleştiri hedeflerinden biridir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi Viyana Çevresi’nin tarihinde yer almaz?

Cevap : A) Viyana çevresi felsefelerini geliştirirken toplantılarında Aristoteles’in felsefelerini kendilerine örnek almışlardır.
Açıklama : Viyana Çevresi, Aristoteles’in töz gibi metafizik kavramlarını ve tümdengelimci mantığını eleştirmiş, onun yerine modern mantık ve ampirik doğrulamayı temel almıştır. Aristoteles felsefesi onlar için bir örnek değil, aşılması gereken bir gelenektir.

#7. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : E) Anlamın doğrulanabilirliği kuramı Hegel’in felsefesi üzerine kuruludur.
Açıklama : Anlamın doğrulanabilirliği ilkesi, Viyana Çevresi’nin temel taşıdır ve kökenini David Hume’un empirist (deneyimci) felsefesinden alır. Hegel’in idealist ve diyalektik felsefesi ise Mantıkçı Pozitivistlerin tamamen karşı olduğu bir yaklaşımdır.

#8. Aşağıda verilen bilgilere göre hangisini söylemek doğru olmaz?

Cevap : B) Anlamın doğrulanabilirliğinde geleneksel felsefenin özellikleri vardır.
Açıklama : Anlamın doğrulanabilirliği ilkesi, geleneksel felsefenin metafiziksel ve spekülatif özelliklerini reddetmek ve felsefeyi bilimin hizmetinde bir mantıksal analiz aracına dönüştürmek amacıyla ortaya atılmıştır. Bu nedenle geleneksel felsefenin özelliklerini taşımaz, ona karşı çıkar.

#9. “……………….’in bilim felsefesinin temel pozisyonunun tek tipleşmeye karşı olduğu öne sürülebilir.”
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki isimlerden hangisinin getirilmesi uygundur?

Cevap : C) Feyerabend
Açıklama : Paul Feyerabend, “epistemolojik anarşizm” olarak bilinen görüşüyle, bilimde tek bir doğru yöntem olmadığını, “her şey uyar” (anything goes) ilkesiyle farklı yöntemlerin bir arada kullanılabileceğini savunmuştur. Bu, bilimsel yöntemde tek tipleşmeye karşı en radikal duruştur.

#10. “…………………….. göre …………….. ifadeler, bir anlam taşımamaktadır. Çünkü bu ifadelerin doğrulanma ya da yanlışlanma imkânı yoktur.”
Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdaki ifadelerden hangisinin getirilmesi uygundur?

Cevap : C) Mantıkçı pozitivizme – metafizik
Açıklama : Mantıkçı pozitivizmin temel ilkesi, bir önermenin anlamlı olabilmesi için ampirik (deneysel) olarak doğrulanabilir olması gerektiğidir. Tanrı’nın varlığı gibi “metafizik” ifadeler bu yolla doğrulanamadığı için, onlara göre bu ifadeler anlamsızdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Felsefeye Giriş Ünite -6 : Şarlatanlara Ölüm, Yaşasın Soytarılar!: Bilim Ve Felsefe

Felsefeye Giriş Ünite -6 : Şarlatanlara Ölüm, Yaşasın Soytarılar!: Bilim Ve Felsefe

Felsefeye Giriş Ünite -6 : Şarlatanlara Ölüm, Yaşasın Soytarılar!: Bilim Ve Felsefe

Bilim ve Felsefe: Viyana Çevresi’nin Metafizik Eleştirisi

Giriş

20. yüzyıl felsefesinin en etkili hareketlerinden biri, bilimsel bir dünya görüşü temelinde felsefeyi yeniden tanımlamaya çalışan Mantıkçı Pozitivizmdir. Bu akımın en önemli temsilcisi olan “Viyana Çevresi”, felsefeye yönelik radikal eleştiriler getirmiş ve özellikle metafizikle olan bağını koparmayı amaçlamıştır. Bu makalede, Viyana Çevresi’nin temel felsefi duruşu ve metafiziğe yönelik eleştirileri incelenecektir.

Viyana Çevresi: Kuruluş ve Temel Fikirler

1922’de Moritz Schlick’in Viyana’ya gelmesiyle tam anlamıyla kurulan Viyana Çevresi, Rudolf Carnap ve Kurt Gödel gibi önemli düşünürleri bünyesinde barındırmıştır. Bu çevre, Immanuel Kant’ın “kurucusu” değil, aksine sentetik a priori yargılar gibi metafiziksel unsurlarını eleştirdiği bir gelenektir. Felsefelerini geliştirirken Aristoteles’i değil, Ludwig Wittgenstein’ın “Tractatus” adlı eserini ve modern mantığı temel almışlardır. Onların temel felsefi duruşu, “bilimsellik” üzerine kuruludur; mutlak bir “hakikat” arayışını ise metafizik bir çaba olarak görürler. Viyana Çevresi’nin temel tezi, felsefenin görevinin dünya hakkında yeni bilgiler ortaya koymak değil, bilimsel önermelerin mantıksal ve “dilsel bir analizini” yapmaktır.

Metafiziğin Reddi: Anlamın Doğrulanabilirliği İlkesi

Viyana Çevresi’nin metafiziğe “kökten karşı” olmasının temelinde, “Anlamın Doğrulanabilirliği Kuramı” yatar. Bu kuram, David Hume’un felsefesi üzerine kuruludur, Hegel’in değil. Hume’un “çatalı” olarak bilinen ayrıma göre, anlamlı önermeler iki türlüdür: “idea ilişkileri” (mantıksal doğrular, örn: “Bekarlar evli değildir”) ve “olgu doğruları” (deneysel olarak doğrulanabilenler, örn: “Güneş sıcaktır”). Bu iki kategoriye de girmeyen, yani ne mantıksal olarak zorunlu ne de deneysel olarak doğrulanabilir olan “metafizik” ifadeler, Mantıkçı Pozitivizme göre anlamsızdır. Onlara göre, “Tanrı vardır” gibi bir ifadenin doğruluk ya da yanlışlık imkanı olmadığı için bu bir bilgi değil, bir duygu ifadesidir. Bu ilke, geleneksel felsefenin özelliklerini taşımaz, aksine ona temelden karşı çıkar.

Sonuç

Viyana Çevresi’nin felsefesi, bilimin neliği ve sınırları üzerine yapılan bir tartışmadır. Onların amacı, “mutlak hakikati geri getirmek” değil, felsefeyi metafiziğin spekülatif iddialarından arındırmaktır. Bu radikal ampirist duruş, daha sonra Karl Popper ve Paul Feyerabend gibi bilim felsefecileri tarafından eleştirilmiştir. Özellikle Feyerabend, bilimde tek bir doğru yöntem olmadığını savunarak, Viyana Çevresi’nin “tek tipleştirici” bilim anlayışına karşı çıkmıştır. Buna rağmen, Mantıkçı Pozitivizm, analitik felsefenin gelişiminde ve bilim-felsefe ilişkisinin yeniden tanımlanmasında 20. yüzyılın en etkili akımlarından biri olmuştur.

@lolonolo_com

Felsefeye Giriş Ünite -6 : Şarlatanlara Ölüm, Yaşasın Soytarılar!: Bilim Ve Felsefe

Felsefeye Giriş Ünite -6 : Şarlatanlara Ölüm, Yaşasın Soytarılar!: Bilim Ve Felsefe

1. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Mantıksal deneycilik, Viyana Çevresi’nin çalışmaları ile örtüşen felsefi bir tutumdur.
B) Mantıksal deneycilik, bilimsel deneycilik olarak da adlandırılmaktadır.
C) Viyana Çevresi doğa ve formel bilimlerde yaşanan gelişmelerle klasik empirisizmin kuramlarını tekrardan elden geçirmişlerdir.
D) Mantıksal pozitivizm, mutlak hakikat anlayışını geri getirmeye çalışmıştır.
E) Viyana Çevresi, kökensel olarak metafiziğe karşıdır.

Cevap : D) Mantıksal pozitivizm, mutlak hakikat anlayışını geri getirmeye çalışmıştır.

Açıklama : Mantıksal pozitivizm, mutlak ve değişmez bir hakikat anlayışını reddeder. Onlara göre anlamlı olan önermeler, sadece mantıksal olarak tutarlı veya ampirik (deneysel) olarak doğrulanabilir olanlardır. Mutlak hakikat arayışını metafizik bir çaba olarak görür ve karşı çıkarlar.

2. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Viyana Çevresi, metafiziğe karşı değildir.
B) Viyana Çevresi, kökensel olarak metafiziğe karşıdır.
C) Viyana Çevresi, empirisist ölçütler ve matematiğin mantıksal olarak ele alınması ile bilgi kuramında güçlendirilmiştir.
D) Viyana Çevresi sentetik a priori ilkeleri kabul etmez.
E) Pozitivizmin temeli, bilimselliktir.

Cevap : A) Viyana Çevresi, metafiziğe karşı değildir.

Açıklama : Viyana Çevresi’nin (Mantıkçı Pozitivizm) en temel ve ayırt edici özelliği, doğrulanabilir olmayan tüm önermeleri anlamsız sayarak metafiziğe kökten karşı çıkmasıdır. Dolayısıyla bu ifade yanlıştır.

3. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Pozitivizmin temeli bilimselliktir.
B) Pozitivizmin temeli hakikattir.
C) Bilimsellik, bilimsel bilginin tek ve mutlak bilgi türü olduğunu savunmaktır.
D) Bilimselliği temele koyan mantıkçı pozitivistler için bilimsel olmayan her bilgi dışlanacağı için öncelikle bilimin ne olduğu ortaya konulmalıdır.
E) Yirminci yüzyılın başlarındaki tartışmalarda bilimin neliği sorusu cevaplanması oldukça güç bir problem olarak ortaya çıkmıştır.

Cevap : B) Pozitivizmin temeli hakikattir.

Açıklama : Pozitivizm için temel olan, mutlak bir “hakikat” arayışı değil, olgulara dayanan, gözlemlenebilir ve doğrulanabilir olanı temel alan “bilimsellik”tir. Hakikat kavramını metafizik buldukları için ondan uzak dururlar.

4. Aşağıda verilenlerden hangisini söylemek doğru olmaz?

A) Viyana Çevresi’nin felsefe tartışması daha çok bilimin ne olmadığı üzerinden ilerlemiştir.
B) Viyana Çevresi’yle birlikte klasik felsefenin metafizik, dini ve sağduyuya dayanan yaklaşımları bilimselliğin dışına itilmiştir.
C) Viyana Çevresi hakikati geri getirmeyi ister ve bu doğrultuda felsefelerini geliştirirler.
D) Viyana Okulu düşünürleri metafizik, ahlak, sanat gibi konuların doğru veya yanlış olamayacak anlam-dışı yargılardan oluştuğunu düşünürler.
E) Anlamın doğrulanabilirliği kuramı, bir alanın bilimsel olabilmesinin koşulunun doğrulanabilir olmasına bağlı olduğunu öne sürer.

Cevap : C) Viyana Çevresi hakikati geri getirmeyi ister ve bu doğrultuda felsefelerini geliştirirler.

Açıklama : Viyana Çevresi düşünürleri, “hakikat” gibi metafizik kavramları felsefenin dışına itmeye çalışmışlardır. Onların amacı hakikati geri getirmek değil, felsefeyi doğrulanabilir önermelerin mantıksal analiziyle sınırlamaktır.

5. Aşağıda Viyana Çevresi için sunulan seçeneklerden hangisini söylemek yanlış olur?

A) Viyana Çevresi’nin tam anlamıyla kuruluşu, Moritz Schlick’in 1922’de Viyana’ya gelmesiyle başlar.
B) Viyana Çevresi’nin tarihinde Schlick’in Verein Ernst Mach’ın başkanı olmayı kabul etmesi yer almaktadır.
C) Viyana Çevresi’nin tarihinde bilim felsefesi ve epistemoloji üzerine toplantılar, 1907’ye kadar geri götürülebilir.
D) Viyana Çevresi’nin kurucusu Immanuel Kant’tır.
E) Viyana Çevresi’nin üyeleri arasında Rudolf Carnap, Herbert Feigl, Kurt Gödel, Viktor Kraft, Friedrich Waismann da vardır.

Cevap : D) Viyana Çevresi’nin kurucusu Immanuel Kant’tır.

Açıklama : Viyana Çevresi, Immanuel Kant’ın sentetik a priori yargılar gibi metafiziksel unsurlarını şiddetle eleştiren bir felsefi akımdır. Dolayısıyla Kant, bu çevrenin kurucusu değil, tam aksine temel eleştiri hedeflerinden biridir.

6. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi Viyana Çevresi’nin tarihinde yer almaz?

A) Viyana çevresi felsefelerini geliştirirken toplantılarında Aristoteles’in felsefelerini kendilerine örnek almışlardır.
B) Yapılan toplantılarda sıkça Ludwig Wittgenstein’ın Tractatus adlı eseri tartışılır.
C) 1929’da Hahn, Neurath ve Carnap, Çevre’nin manifestosunu yayınlar.
D) Viyana Çevresi mantıksal pozitivizmdeki yeni düşüncelerin ifade edilmesi için olanak sağlamasıyla da öne çıkar.
E) Berlin Çevresi ile birlikte epistemoloji ve bilim felsefesi ile ilgili pek çok kongre düzenlerler.

Cevap : A) Viyana çevresi felsefelerini geliştirirken toplantılarında Aristoteles’in felsefelerini kendilerine örnek almışlardır.

Açıklama : Viyana Çevresi, Aristoteles’in töz gibi metafizik kavramlarını ve tümdengelimci mantığını eleştirmiş, onun yerine modern mantık ve ampirik doğrulamayı temel almıştır. Aristoteles felsefesi onlar için bir örnek değil, aşılması gereken bir gelenektir.

7. Aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Viyana çevresi 1928’den 1936’ya kadar Schlick ve Frank’ın editörlüğünde Bilimsel Dünya Görüşü Üzerine Yazılar başlığıyla 10 kitap yayınlamışlardır.
B) Viyana çevresi 1938 civarı yayın aktiviteleri Neurath editörlüğünde, Zur Enzyklopädie der Einheitswissenschaft adlı dergiye odaklanmıştır.
C) Viyana çevresi 1970’e kadar toplamda 20 monograf yayınlamıştır ve Thomas Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı eseri de bunlardan bir tanesidir.
D) Anlamın doğrulanabilirliği kuramı, Hume’un çatalı üzerine kurulmuştur.
E) Anlamın doğrulanabilirliği kuramı Hegel’in felsefesi üzerine kuruludur.

Cevap : E) Anlamın doğrulanabilirliği kuramı Hegel’in felsefesi üzerine kuruludur.

Açıklama : Anlamın doğrulanabilirliği ilkesi, Viyana Çevresi’nin temel taşıdır ve kökenini David Hume’un empirist (deneyimci) felsefesinden alır. Hegel’in idealist ve diyalektik felsefesi ise Mantıkçı Pozitivistlerin tamamen karşı olduğu bir yaklaşımdır.

8. Aşağıda verilen bilgilere göre hangisini söylemek doğru olmaz?

A) Anlamın doğrulanabilirliği kuramı, Hume’un çatalı üzerine kurulmuştur.
B) Anlamın doğrulanabilirliğinde geleneksel felsefenin özellikleri vardır.
C) Hume yargıların üzerine kurulduğu ilişkileri iki sınıf altında toplar, bunlar idea ilişkileri ve olgu doğrularıdır.
D) Totolojik yargılar, salt analitik bir biçimde zaten kendi kendine doğrulanan yargılardır.
E) Doğrulanabilirlik kuramı, Hume’un çatalına uygun olarak iki farklı doğrulanabilir yargı sınıfını varsayar.

Cevap : B) Anlamın doğrulanabilirliğinde geleneksel felsefenin özellikleri vardır.

Açıklama : Anlamın doğrulanabilirliği ilkesi, geleneksel felsefenin metafiziksel ve spekülatif özelliklerini reddetmek ve felsefeyi bilimin hizmetinde bir mantıksal analiz aracına dönüştürmek amacıyla ortaya atılmıştır. Bu nedenle geleneksel felsefenin özelliklerini taşımaz, ona karşı çıkar.

9. “……………….’in bilim felsefesinin temel pozisyonunun tek tipleşmeye karşı olduğu öne sürülebilir.”

Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki isimlerden hangisinin getirilmesi uygundur?

A) Popper
B) Ernst Mach
C) Feyerabend
D) Neurath
E) Carnap

Cevap : C) Feyerabend

Açıklama : Paul Feyerabend, “epistemolojik anarşizm” olarak bilinen görüşüyle, bilimde tek bir doğru yöntem olmadığını, “her şey uyar” (anything goes) ilkesiyle farklı yöntemlerin bir arada kullanılabileceğini savunmuştur. Bu, bilimsel yöntemde tek tipleşmeye karşı en radikal duruştur.

10. “…………………….. göre …………….. ifadeler, bir anlam taşımamaktadır. Çünkü bu ifadelerin doğrulanma ya da yanlışlanma imkânı yoktur.”

Yukarıda boş bırakılan yerlere aşağıdaki ifadelerden hangisinin getirilmesi uygundur?

A) Mantıkçı pozitivizme – bilimsel
B) Varoluşçuluğa – bilimsel
C) Mantıkçı pozitivizme – metafizik
D) Yapısalcılığa – estetik
E) Fenomenolojiye – dinsel

Cevap : C) Mantıkçı pozitivizme – metafizik

Açıklama : Mantıkçı pozitivizmin temel ilkesi, bir önermenin anlamlı olabilmesi için ampirik (deneysel) olarak doğrulanabilir olması gerektiğidir. Tanrı’nın varlığı gibi “metafizik” ifadeler bu yolla doğrulanamadığı için, onlara göre bu ifadeler anlamsızdır.

@lolonolo_com

sosyoloji facebook grubu 
Felsefeye Giriş Ünite -6 : Şarlatanlara Ölüm, Yaşasın Soytarılar!: Bilim Ve Felsefe Facebook Felsefe Grubu
Sosyoloji Lisans, Felsefeye Giriş Final Deneme Felsefe Lisans, Felsefeye Giriş Final Deneme

Editor

Editör