LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Küreselleşme Çağında Göç 2024-2025 Vize Soruları
auzefKüreselleşme Çağında Göçsosyoloji

Küreselleşme Çağında Göç 2024-2025 Vize Soruları

Küreselleşme Çağında Göç 2024-2025 Vize Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Küreselleşme Çağında Göç 2024-2025 Vize Soruları

#1. Aynı toprağa ait olma nedeniyle yerel bir yurtseverlik anlayışını çağrıştıran ve memleketin dışında anlam kazandığı düşünülen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Hemşehrilik
Açıklama : **Hemşehrilik**, aynı şehirden, kasabadan veya köyden olma durumunu ifade eder. Göç sonrasında, yabancılaşma ve kimlik bunalımı yaşanan kent ortamında, aynı toprağa ait olma duygusu (yerel bir yurtseverlik) üzerinden bir dayanışma ve kimlik ağı (memleketin dışında anlam kazanma) kurar.

#2. Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin sonuçları arasında yer almaz?

Cevap : A) Ulus devletlerin sınırları daha belirgin hâle gelmiş, millî kimlikler önem kazanmıştır.
Açıklama : Küreselleşme, genellikle ulus devletlerin sınırlarını **muğlaklaştıran** ve ekonomiyi, kültürü uluslararası düzeyde entegre eden bir süreçtir. Sınırların daha belirgin hale gelmesi ve millî kimliklerin öncelenmesi, küreselleşme karşıtı veya milliyetçi akımların bir sonucudur, küreselleşmenin doğrudan bir sonucu değildir.

#3. Hemşehri dernekleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : C) Büyük kentlerde kimlik bunalımı ve yabancılaşmanın kalıcı hâle gelmesine neden olur.
Açıklama : Hemşehri dernekleri, tam tersine, kırsaldan kente göç eden bireylerin yaşadığı **kimlik bunalımını ve yabancılaşmayı azaltan**, destek ve güvenlik sağlayan geçici bir araçtır. Bu ağlar sayesinde, bireyler kent ortamına daha kolay adapte olur. Ancak uzun vadede gettolaşmaya katkıda bulunabilir.

#4. İnsanların sosyal, ekonomik, siyasi veya doğal nedenlerden dolayı coğrafi olarak yer değiştirmelerine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Göç
Açıklama : **Göç**, insanların sosyal, ekonomik, siyasi veya doğal nedenlerle bir yerden başka bir yere, yani coğrafi olarak yer değiştirmelerine verilen genel addır.

#5. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de kırdan kente göçün tarımsal nedenleri arasında yer almaz?

Cevap : D) Kentlerdeki sanayileşmenin yoğun emek ihtiyacı istemesi
Açıklama : Kentlerdeki sanayileşmenin yoğun emek ihtiyacı istemesi, kente çekici bir güç (pull factor) yaratan **kentsel/ekonomik bir nedendir**. Diğer şıklar ise kırsal kesimdeki itici güçleri (push factor) oluşturan **tarımsal nedenler** arasındadır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Göç olgusu açısından Sanayi Devrimi’nin en belirleyici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Sanayileşme ile birlikte kırdan kente göçler hızlanmış ve kentleşme artmıştır.
Açıklama : Sanayi Devrimi, tarımsal verimliliği artırıp kırsal kesimde işgücü ihtiyacını azaltırken, kentlerdeki fabrikalarda yoğun işgücü ihtiyacı yaratmıştır. Bu durum, göç olgusu açısından en belirleyici sonuç olan **kırdan kente kitlesel göçü** başlatmış ve küresel kentleşmeyi hızlandırmıştır.

#7. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1950’li yılların hemen başında, Bulgaristan’daki Türk azınlık Türkiye’ye göçe zorlanmıştır. O dönemde 154 bin Türk Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmıştır. Türklerin o tarihte göçe zorlanmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Türkiye’nin soğuk savaş döneminde Amerika’nın yanında yer alırken Sovyetler Birliği tarafında yer alan Bulgaristan’da komünist bir rejimin kurulması
Açıklama : 1950/51 Bulgaristan göçünün temel nedeni, Soğuk Savaş’ın başlangıcıdır. Türkiye’nin Batı blokuna (NATO) yönelmesiyle birlikte, Sovyetler Birliği yörüngesindeki Bulgaristan’ın komünist yönetimi, siyasi gerginliği artırmak amacıyla Türk azınlığı Türkiye’ye göçe zorlamıştır. Bu göçün arkasındaki itici güç, siyasi ve ideolojik ayrışmadır.

#8. Türkiye’den Avrupa ülkelerine yapılan işgücü göçleri ile Ortadoğu ve Afrika ülkelerine yapılan işgücü göçleri arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Avrupa’ya göçler genellikle yerleşme amaçlı olurken, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine göçler geçici işçi olarak çalışma amacıyla sınırlı kalmıştır.
Açıklama : Avrupa’ya giden ilk işçiler, başlangıçta misafir işçi olarak görülse de, aile birleşimi gibi etkenlerle zamanla **yerleşik (kalıcı) göçmen** haline gelmiştir. Buna karşılık, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine giden işçiler ise daha çok **geçici (dönüş amaçlı)** işgücü olarak çalışmışlardır.

#9. 1985’lerden sonra büyük şehirlere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden göçenlerin, Karadeniz ve İç Anadolu bölgesinden göçenlere kıyasla hemşehrilik dayanışma ağları kurmaları ve dernekleşmeleri daha zor olmuştur.
Bu zorluğun temel nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Cevap : D) Ani ve zorunlu göçün, dayanışma ağlarına erişimi zorlaştırması
Açıklama : Karadeniz veya İç Anadolu bölgelerinden gelen göçler genellikle ekonomik ve **gönüllü** olup, zincirleme göç şeklinde planlı gerçekleştiği için hemşehri dernekleri kurmak kolaydır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan gelen göçler ise genellikle **ani, zorunlu** (güvenlik, baskı vb.) ve parçalı olduğu için, göçmenler kente dağınık yerleşir ve örgütlenme/dernekleşme süreçleri daha zorlu hale gelir.

#10. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa ülkelerine Türkiye’den işçi gönderilmesinin Türkiye açısından olumsuz bir sonucudur?

Cevap : C) Türkiye’nin kalifiye işgücünün yurt dışında değerlendirilmesi
Açıklama : İşçi göçünün Türkiye açısından olumsuz sonuçlarından biri, ülkenin yetişmiş, eğitimli ve **kalifiye işgücünü** (beyin göçü olarak da adlandırılabilir) kaybetmesidir. Diğer şıklar ise, işsizliğin azalması ve işçi dövizlerinin gelmesi gibi, genellikle olumlu veya beklenen sonuçlar arasındadır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Türklerin aşağıdaki göçlerinden hangisi “Balkanlaşma göçleri” arasında sayılamaz?

Cevap : C) Doğu Türkistan’dan göçler
Açıklama : **Balkanlaşma göçleri**, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’dan çekilmesi, Balkan devletlerinin kurulması ve bu süreçte Balkanlarda yaşayan Türklerin ve Müslümanların zorla veya gönüllü olarak Anadolu’ya göç etmelerini ifade eder. Doğu Türkistan, Kırım ve Kafkasya, bu coğrafi kapsamın dışındadır. Yunanistan ve Bulgaristan göçleri Balkanlaşma göçleri arasında sayılır.

#12. Türkiye, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden başlayıp, Cumhuriyet’in ilanından sonra da devam eden etnik olarak Türk veya Türk kültürüne bağlı kişilerin göçlerine şahit olmuştur. Ancak hem ulusal, hem de uluslararası şartlar gereği Türkiye’ye yönelen göçmenlerin yapısı zamanla değişmeye başlamıştır. Türkiye’nin liberal ekonomi politikalarına geçmesiyle etnik olarak Türk olan veya Türk kültürüne bağlı kişiler dışındaki göçmenler için de hedef bir ülke haline gelmeye başladığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) 1980
Açıklama : Türkiye’nin göç politikası, kuruluşundan itibaren uzun süre “etnik temelli” (Türk ve akraba topluluklar) göçmen kabulüne odaklanmıştır. **1980 sonrası** uygulanan liberal ekonomi politikaları ve küreselleşmenin etkisiyle, Orta Doğu ve diğer bölgelerden gelen, etnik ve kültürel olarak Türk olmayan, ekonomik veya siyasi nedenlerle Türkiye’yi hedef ülke olarak gören göçmenler için bir cazibe merkezi haline gelmeye başlamıştır.

#13. Aşağıdakilerden hangisi azınlıkların ve/veya gayrimüslimlerin kitlesel biçimde Türkiye’den göç etmelerine neden olan olaylar arasında yer almaz?

Cevap : E) 1961 yılında Türkiye’nin Almanya ile işgücü anlaşması imzalaması
Açıklama : 1961’deki Almanya ile işgücü anlaşması, Türk işçilerinin Avrupa’ya göçünü başlatan bir olaydır ve etnik/dini azınlıkların Türkiye’den kitlesel göçüyle doğrudan ilişkili değildir. Diğer olaylar (Varlık Vergisi, 6-7 Eylül Olayları, Kıbrıs gerginliği ve İsrail’in kuruluşu) azınlıklar üzerinde baskı yaratarak veya yeni bir yerleşme imkanı doğurarak göçlerine neden olmuştur.

#14. Soğuk Savaş döneminin başlamasıyla Türkiye’nin ABD tarafında durduğunu belli eden en önemli gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Türkiye’nin NATO’ya üye olması
Açıklama : Türkiye’nin Soğuk Savaş döneminde Batı bloku içinde yer aldığını ve ABD ile ittifak kurduğunu gösteren en önemli siyasi ve askeri adım, 1952 yılında Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) üye olmasıdır.

#15. BM Cenevre Sözleşmesi’ne göre vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve kendi ülkesinin korumasından yararlanamayan aşağıdaki gruplardan hangisi mülteci sayılamaz?

Cevap : C) Yoksulluk sebebiyle ülkesinden ayrılanlar
Açıklama : 1951 BM Cenevre Sözleşmesi’ne göre mültecilik tanımı; ırk, din, milliyet, belli bir toplumsal gruba mensubiyet veya siyasi düşünce sebebiyle zulme uğrama korkusu taşıyan kişileri kapsar. Yoksulluk (ekonomik nedenler) bu tanım kapsamında değildir, bu kişiler genellikle ekonomik göçmen olarak adlandırılır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Avrupa ülkelerine işçi göçünün başladığı ilk yıllarda, göçün işgücü göçüyle sınırlı kalacağı ve işçilerin bir miktar para biriktirip birkaç yıl çalışıp ülkelerine geri dönecekleri düşünülmüştür. Göçün ilk dönemlerinde Avrupa’ya giden işçilerin geri dönmek üzere gidecekleri düşünülerek bu işçilere hangi isim yakıştırılmıştır?

Cevap : B) Misafir işçi
Açıklama : Avrupa ülkeleri, 1960’lı yıllarda işgücü ihtiyacını karşılamak için Türkiye gibi ülkelerden işçi alırken, bu işçilerin geçici süre (birkaç yıl) çalışıp ülkelerine geri döneceklerini düşünmüş ve onlara **Misafir İşçi (Gastarbeiter)** adını vermişlerdir. Ancak bu işçilerin çoğu zamanla yerleşik göçmen haline gelmiştir.

#17. İyi gelir düzeyine sahip Avrupa ülkelerinden Akdeniz ülkelerine yapılan emekli göçleri hangi göç kategorisinde değerlendirilebilir?

Cevap : A) Yaşam tarzı göçleri
Açıklama : Emekli göçleri, genellikle daha iyi iklim koşulları, daha düşük yaşam maliyeti ve kültürel/coğrafi çekicilik gibi etkenlerle, yaşam kalitesini artırma amacıyla yapılır. Bu tür göçler, **Yaşam Tarzı Göçleri (Lifestyle Migration)** kategorisinde değerlendirilir.

#18. Türkiye’nin 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni coğrafi kısıtlama ile imzalaması sonucu hangi ülkeden gelenlere mültecilik hakkı verilmektedir?

Cevap : A) Avrupa ülkelerinden
Açıklama : Türkiye, 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni imzalarken “coğrafi kısıtlama” koymuştur. Bu kısıtlama gereği, Sözleşme kapsamındaki mültecilik statüsünü sadece **Avrupa’dan gelenlere** tanımıştır. Avrupa dışından gelenler için ise farklı statüler (misafir, şartlı mülteci vb.) uygulanmaktadır.

#19. Başladığı nokta ile bittiği nokta açısından küresel göç eğilimlerine bakıldığında, göçlerin belli bir ana akım yönü vardır.
Aşağıdaki göçlerden hangisi bu ana akım göçlerinin yönü için örnek verilemez?

Cevap : D) Batı ülkelerinden doğu ülkelerine göçler
Açıklama : Küresel göçün ana akımı, ekonomik ve siyasi avantajların olduğu yöne doğrudur. Bu yön genel olarak **Fakir/Çevre Ülkelerden Zengin/Merkez Ülkelere** ve **Doğu’dan Batı’ya** doğrudur. Batı ülkelerinden (gelişmiş) doğu ülkelerine (genellikle gelişmekte olan) göçler, ana akımın tersi yönde bir eğilimi temsil eder.

#20. Aşağıdaki etnik unsurlardan hangisi Lozan Nüfus Mübadelesi’ne dâhil edilmemiştir?

Cevap : A) Batı Trakya Türkleri
Açıklama : 1923 Lozan Antlaşması’na göre, Türkiye’deki İstanbul Rumları ile Yunanistan’daki **Batı Trakya Türkleri** mübadele kapsamı dışında bırakılarak bulundukları yerde kalıcı azınlık statüsü kazanmıştır. Diğer ünsurlar, dini esas alan mübadele kapsamında yer almış veya dâhil edilmiştir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Küreselleşme Çağında Göç 2024-2025 Vize Soruları

Küreselleşme Çağında Göç: Türkiye’nin Göç Tarihi ve Dinamikleri

Giriş

Göç, insanların sosyal, ekonomik, siyasi veya doğal nedenlerle coğrafi olarak yer değiştirmelerini ifade eden evrensel bir olgudur. Küreselleşme, sosyal hareketliliği hızlandırarak uluslararası göçleri kolaylaştırmış ve bireylerin birden fazla yerde yaşayabilme kabiliyetini artırmıştır. Bu süreç, ulus devletlerin sınırlarını muğlaklaştırırken, ana göç akımının genellikle fakir ülkelerden zengin ülkelere ve “Doğu’dan Batı’ya” doğru olmasına neden olmuştur. Bu makalede, küreselleşme çağında Türkiye’nin göç alma ve göç verme dinamikleri incelenecektir.

Türkiye’ye Yönelen Göçler

Türkiye’nin göç tarihi, farklı dönemlerde farklı göç türlerine sahne olmuştur.

  • Mübadele ve Etnik Göçler: 1923 Lozan Nüfus Mübadelesi, Türkiye’deki Rumlar ile Yunanistan’daki Türklerin zorunlu değişimini kapsamıştır. Ancak bu mübadelede İstanbul Rumları ile “Batı Trakya Türkleri” kapsam dışında tutulmuştur.
  • Soğuk Savaş Göçleri: Soğuk Savaş döneminde Türkiye’nin 1952’de NATO’ya üye olarak Batı blokunda yer alması, komünist rejimlerin kurulduğu komşu ülkelerle ilişkilerini gerginleştirmiştir. Bu siyasi ayrışma, 1950-51 yıllarında Bulgaristan’daki Türk azınlığın Türkiye’ye göçe zorlanmasının temel nedenidir.
  • Azınlık Göçleri: 1942 Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül 1955 olayları gibi siyasi ve ekonomik baskılar, Türkiye’deki gayrimüslim azınlıkların kitlesel göçlerine neden olmuştur.
  • Modern Göçler: Türkiye, 1980 sonrası uyguladığı liberal ekonomi politikalarıyla birlikte, etnik Türk kökenliler dışındaki göçmenler için de bir hedef ülke haline gelmiştir.

Türkiye’den Yurt Dışına Göçler

Türkiye, aynı zamanda önemli bir göç veren ülkedir.

  • İşgücü Göçü (Avrupa): 1960’lı yıllarda Almanya ile başlayan işgücü göçleri, başlangıçta geçici görülmüş ve bu işçilere “Misafir İşçi” (Gastarbeiter) adı yakıştırılmıştır. Ancak zamanla bu göç, kalıcı ve yerleşik bir hale gelmiştir. Bu göçün Türkiye açısından olumsuz bir sonucu, ülkenin yetişmiş, “kalifiye işgücünü” kaybetmesi olmuştur.
  • İşgücü Göçü (Ortadoğu ve Afrika): Avrupa’ya göçün kalıcı hale gelmesinin aksine, bu bölgelere giden işgücü göçü daha çok “geçici işçi” statüsünde kalmıştır.

İç Göç ve Kentleşme

Göç olgusunun en belirgin sonuçlarından biri kentleşmedir. Sanayi Devrimi, fabrikalarda yarattığı işgücü ihtiyacıyla kırdan kente göçleri hızlandıran en önemli tarihsel dönemeçtir. Türkiye’de de kırdan kente göç yoğun bir şekilde yaşanmıştır. Bu göçün temel tarımsal nedenleri arasında tarım alanlarının kısıtlı olması ve artan nüfusun istihdam edilememesi yer alır. Kentlerdeki sanayileşmenin emek ihtiyacı ise tarımsal bir neden değil, kentsel bir çekici faktördür. Kente göç edenlerin kurduğu “hemşehrilik” dernekleri, yerel bir yurtseverlik anlayışıyla dayanışma sağlar ve bireylerin kentte yaşadığı “kimlik bunalımı ve yabancılaşmayı” azaltmaya yardımcı olur. 1985 sonrası Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan gelen göçlerin “ani ve zorunlu” olması, bu grupların dernekleşmesini ve dayanışma ağı kurmasını zorlaştırmıştır.

Göçün Hukuki Boyutu: Mültecilik

Göçün özel bir türü de zorunlu göçtür. 1951 BM Cenevre Sözleşmesi, mülteciyi ırkı, dini veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulme uğrama korkusu taşıyan kişi olarak tanımlar; “yoksulluk” gibi ekonomik nedenler bu tanımın dışındadır. Türkiye, bu sözleşmeyi imzalarken “coğrafi kısıtlama” koymuş ve mültecilik statüsünü sadece “Avrupa ülkelerinden” gelenlere tanımıştır.

Sonuç

Küreselleşme çağında göç, çok yönlü ve karmaşık bir olgudur. Kuzey Avrupa’dan Akdeniz ülkelerine giden emeklilerin oluşturduğu “yaşam tarzı göçleri” gibi yeni göç türleri ortaya çıkarken, göçmenlerin sosyal, ekonomik ve siyasi sistemler üzerindeki etkisi artmaya devam etmektedir.

@lolonolo_com

Küreselleşme Çağında Göç 2024-2025 Vize Soruları

Küreselleşme Çağında Göç 2024-2025 Vize Soruları

1. Soğuk Savaş döneminin başlamasıyla Türkiye’nin ABD tarafında durduğunu belli eden en önemli gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hızlı sanayileşme
B) Dolar kurunun serbest bırakılması
C) Kırdan kente göçler
D) Gecekondolaşmanın artması
E) Türkiye’nin NATO’ya üye olması

Cevap : E) Türkiye’nin NATO’ya üye olması

Açıklama : Türkiye’nin Soğuk Savaş döneminde Batı bloku içinde yer aldığını ve ABD ile ittifak kurduğunu gösteren en önemli siyasi ve askeri adım, 1952 yılında Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’ne (NATO) üye olmasıdır.

2. BM Cenevre Sözleşmesi’ne göre vatandaşı olduğu ülkenin dışında bulunan ve kendi ülkesinin korumasından yararlanamayan aşağıdaki gruplardan hangisi mülteci sayılamaz?

A) Dinî inançları sebebiyle vatandaşı oldukları ülkenin korumasından yararlanamayanlar
B) Bir ırka mensubiyeti nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalanlar
C) Yoksulluk sebebiyle ülkesinden ayrılanlar
D) Belli bir toplumsal gruba mensubiyeti sebebiyle ülkesinden ayrılmak zorunda kalanlar
E) Siyasi düşüncelerinden dolayı zulme uğrayacağından haklı sebeplerle korkanlar

Cevap : C) Yoksulluk sebebiyle ülkesinden ayrılanlar

Açıklama : 1951 BM Cenevre Sözleşmesi’ne göre mültecilik tanımı; ırk, din, milliyet, belli bir toplumsal gruba mensubiyet veya siyasi düşünce sebebiyle zulme uğrama korkusu taşıyan kişileri kapsar. Yoksulluk (ekonomik nedenler) bu tanım kapsamında değildir, bu kişiler genellikle ekonomik göçmen olarak adlandırılır.

3. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1950’li yılların hemen başında, Bulgaristan’daki Türk azınlık Türkiye’ye göçe zorlanmıştır. O dönemde 154 bin Türk Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmıştır. Türklerin o tarihte göçe zorlanmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Komünist bir yönetimin işbaşına gelmesinden sonra Bulgaristan’da ortaya çıkan ekonomik problemler
B) Türkiye’nin soğuk savaş döneminde Amerika’nın yanında yer alırken Sovyetler Birliği tarafında yer alan Bulgaristan’da komünist bir rejimin kurulması
C) Bulgaristan’daki nüfus fazlalığı
D) Türkiye’nin göçmen talep etmesi
E) Yakın akrabalarının Türkiye’de olması

Cevap : B) Türkiye’nin soğuk savaş döneminde Amerika’nın yanında yer alırken Sovyetler Birliği tarafında yer alan Bulgaristan’da komünist bir rejimin kurulması

Açıklama : 1950/51 Bulgaristan göçünün temel nedeni, Soğuk Savaş’ın başlangıcıdır. Türkiye’nin Batı blokuna (NATO) yönelmesiyle birlikte, Sovyetler Birliği yörüngesindeki Bulgaristan’ın komünist yönetimi, siyasi gerginliği artırmak amacıyla Türk azınlığı Türkiye’ye göçe zorlamıştır. Bu göçün arkasındaki itici güç, siyasi ve ideolojik ayrışmadır.

4. Aşağıdaki etnik unsurlardan hangisi Lozan Nüfus Mübadelesi’ne dâhil edilmemiştir?

A) Batı Trakya Türkleri
B) Drama, Kavala ve Karacaova’daki Pomaklar
C) Yunanca konuşan Patriyotlar
D) Karamanlı Ortodoks Türkler
E) Yunanistan’daki Türkler

Cevap : A) Batı Trakya Türkleri

Açıklama : 1923 Lozan Antlaşması’na göre, Türkiye’deki İstanbul Rumları ile Yunanistan’daki **Batı Trakya Türkleri** mübadele kapsamı dışında bırakılarak bulundukları yerde kalıcı azınlık statüsü kazanmıştır. Diğer unsurlar, dini esas alan mübadele kapsamında yer almış veya dâhil edilmiştir.

5. Aşağıdakilerden hangisi azınlıkların ve/veya gayrimüslimlerin kitlesel biçimde Türkiye’den göç etmelerine neden olan olaylar arasında yer almaz?

A) 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulması
B) 6-7 Eylül 1955 olayları
C) 1964 yılında Kıbrıs’taki çatışmaların Türkiye’ye yansıması
D) 1942 yılında çıkarılan varlık vergisi
E) 1961 yılında Türkiye’nin Almanya ile işgücü anlaşması imzalaması

Cevap : E) 1961 yılında Türkiye’nin Almanya ile işgücü anlaşması imzalaması

Açıklama : 1961’deki Almanya ile işgücü anlaşması, Türk işçilerinin Avrupa’ya göçünü başlatan bir olaydır ve etnik/dini azınlıkların Türkiye’den kitlesel göçüyle doğrudan ilişkili değildir. Diğer olaylar (Varlık Vergisi, 6-7 Eylül Olayları, Kıbrıs gerginliği ve İsrail’in kuruluşu) azınlıklar üzerinde baskı yaratarak veya yeni bir yerleşme imkanı doğurarak göçlerine neden olmuştur.

6. İnsanların sosyal, ekonomik, siyasi veya doğal nedenlerden dolayı coğrafi olarak yer değiştirmelerine verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

A) Taşınma
B) Toplumsal değişme
C) Mültecilik
D) Sosyal hareketlilik
E) Göç

Cevap : E) Göç

Açıklama : **Göç**, insanların sosyal, ekonomik, siyasi veya doğal nedenlerle bir yerden başka bir yere, yani coğrafi olarak yer değiştirmelerine verilen genel addır.

7. Türkiye’nin 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni coğrafi kısıtlama ile imzalaması sonucu hangi ülkeden gelenlere mültecilik hakkı verilmektedir?

A) Avrupa ülkelerinden
B) Irak ve İran’dan
C) Müslüman ülkelerden
D) Komşu ülkelerden
E) Türk cumhuriyetlerden

Cevap : A) Avrupa ülkelerinden

Açıklama : Türkiye, 1951 Cenevre Sözleşmesi’ni imzalarken “coğrafi kısıtlama” koymuştur. Bu kısıtlama gereği, Sözleşme kapsamındaki mültecilik statüsünü sadece **Avrupa’dan gelenlere** tanımıştır. Avrupa dışından gelenler için ise farklı statüler (misafir, şartlı mülteci vb.) uygulanmaktadır.

8. İyi gelir düzeyine sahip Avrupa ülkelerinden Akdeniz ülkelerine yapılan emekli göçleri hangi göç kategorisinde değerlendirilebilir?

A) Yaşam tarzı göçleri
B) Sığınmacılık göçleri
C) Transit göçler
D) Hedef ülke göçleri
E) Düzensiz göçler

Cevap : A) Yaşam tarzı göçleri

Açıklama : Emekli göçleri, genellikle daha iyi iklim koşulları, daha düşük yaşam maliyeti ve kültürel/coğrafi çekicilik gibi etkenlerle, yaşam kalitesini artırma amacıyla yapılır. Bu tür göçler, **Yaşam Tarzı Göçleri (Lifestyle Migration)** kategorisinde değerlendirilir.

9. Aşağıdakilerden hangisi küreselleşmenin sonuçları arasında yer almaz?

A) Ulus devletlerin sınırları daha belirgin hâle gelmiş, millî kimlikler önem kazanmıştır.
B) Bireyler ve toplumlar kendilerini çifte vatanlı, çifte uluslu veya çifte devletli olarak kabul edebilmiştir.
C) Sosyal hareketlilik hızlanmış; uluslararası göçler kolaylaşmıştır.
D) İnsanlar birden fazla yerde yaşayabilme kabiliyeti kazanmıştır.
E) Uluslararası göçlerin etkisiyle yeni ırklar, yeni kültürler, yeni yönetim ve yaşam biçimleri ortaya çıkmıştır.

Cevap : A) Ulus devletlerin sınırları daha belirgin hâle gelmiş, millî kimlikler önem kazanmıştır.

Açıklama : Küreselleşme, genellikle ulus devletlerin sınırlarını **muğlaklaştıran** ve ekonomiyi, kültürü uluslararası düzeyde entegre eden bir süreçtir. Sınırların daha belirgin hale gelmesi ve millî kimliklerin öncelenmesi, küreselleşme karşıtı veya milliyetçi akımların bir sonucudur, küreselleşmenin doğrudan bir sonucu değildir.

10. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de kırdan kente göçün tarımsal nedenleri arasında yer almaz?

A) Kişi başına düşen tarım gelirinin düşük olması
B) Tarım alanlarının kısıtlı olması
C) Köylerde kullanılan tarımsal teknolojinin yetersiz kalması
D) Kentlerdeki sanayileşmenin yoğun emek ihtiyacı istemesi
E) Tarım sektörünün artan nüfusu istihdam etmekte yetersiz kalması

Cevap : D) Kentlerdeki sanayileşmenin yoğun emek ihtiyacı istemesi

Açıklama : Kentlerdeki sanayileşmenin yoğun emek ihtiyacı istemesi, kente çekici bir güç (pull factor) yaratan **kentsel/ekonomik bir nedendir**. Diğer şıklar ise kırsal kesimdeki itici güçleri (push factor) oluşturan **tarımsal nedenler** arasındadır.

11. Aynı toprağa ait olma nedeniyle yerel bir yurtseverlik anlayışını çağrıştıran ve memleketin dışında anlam kazandığı düşünülen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ulusalcılık
B) Yurtseverlik
C) Akrabalık
D) Hemşehrilik
E) Hısımlık

Cevap : D) Hemşehrilik

Açıklama : **Hemşehrilik**, aynı şehirden, kasabadan veya köyden olma durumunu ifade eder. Göç sonrasında, yabancılaşma ve kimlik bunalımı yaşanan kent ortamında, aynı toprağa ait olma duygusu (yerel bir yurtseverlik) üzerinden bir dayanışma ve kimlik ağı (memleketin dışında anlam kazanma) kurar.

12. Türkiye’den Avrupa ülkelerine yapılan işgücü göçleri ile Ortadoğu ve Afrika ülkelerine yapılan işgücü göçleri arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ortadoğu ve Afrika ülkelerine gidenler DPT anlaşmaları ile gitmektedir.
B) Avrupa’ya göçler genellikle yerleşme amaçlı olurken, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine göçler geçici işçi olarak çalışma amacıyla sınırlı kalmıştır.
C) Avrupa ülkelerine göçler Türk müteahhitlik hizmetlerinde çalışan işçiler ile sınırlıdır.
D) Ortadoğu ve Afrika ülkelerine gidenler nitelik olarak daha düşük statülüdür.
E) Avrupa ülkelerine giden işçilerin ücretleri daha yüksektir.

Cevap : B) Avrupa’ya göçler genellikle yerleşme amaçlı olurken, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine göçler geçici işçi olarak çalışma amacıyla sınırlı kalmıştır.

Açıklama : Avrupa’ya giden ilk işçiler, başlangıçta misafir işçi olarak görülse de, aile birleşimi gibi etkenlerle zamanla **yerleşik (kalıcı) göçmen** haline gelmiştir. Buna karşılık, Ortadoğu ve Afrika ülkelerine giden işçiler ise daha çok **geçici (dönüş amaçlı)** işgücü olarak çalışmışlardır.

13. Başladığı nokta ile bittiği nokta açısından küresel göç eğilimlerine bakıldığında, göçlerin belli bir ana akım yönü vardır.
Aşağıdaki göçlerden hangisi bu ana akım göçlerinin yönü için örnek verilemez?

A) Küçük ülkelerden büyük ülkelere göçler
B) Fakir ülkelerden zengin ülkelere göçler
C) Sömürülen ülkelerden sömüren ülkelere göçler
D) Batı ülkelerinden doğu ülkelerine göçler
E) Çevre ülkelerden merkez ülkelere göçler

Cevap : D) Batı ülkelerinden doğu ülkelerine göçler

Açıklama : Küresel göçün ana akımı, ekonomik ve siyasi avantajların olduğu yöne doğrudur. Bu yön genel olarak **Fakir/Çevre Ülkelerden Zengin/Merkez Ülkelere** ve **Doğu’dan Batı’ya** doğrudur. Batı ülkelerinden (gelişmiş) doğu ülkelerine (genellikle gelişmekte olan) göçler, ana akımın tersi yönde bir eğilimi temsil eder.

14. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa ülkelerine Türkiye’den işçi gönderilmesinin Türkiye açısından olumsuz bir sonucudur?

A) Giden işçilerin her türlü ek maliyetinden kurtulunması
B) İşsizliği azaltması
C) Türkiye’nin kalifiye işgücünün yurt dışında değerlendirilmesi
D) İşçi dövizleri ile gelişme politikasının desteklenmesi
E) Artan nüfus artışını frenlemesi

Cevap : C) Türkiye’nin kalifiye işgücünün yurt dışında değerlendirilmesi

Açıklama : İşçi göçünün Türkiye açısından olumsuz sonuçlarından biri, ülkenin yetişmiş, eğitimli ve **kalifiye işgücünü** (beyin göçü olarak da adlandırılabilir) kaybetmesidir. Diğer şıklar ise, işsizliğin azalması ve işçi dövizlerinin gelmesi gibi, genellikle olumlu veya beklenen sonuçlar arasındadır.

15. Göç olgusu açısından Sanayi Devrimi’nin en belirleyici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A) Büyük fabrikalar kurulmuş, seri üretime geçilmiştir.
B) İşçi sınıfı ortaya çıkmıştır.
C) Kentlerde iş gücü fazlası ortaya çıkmıştır.
D) Üretim biçimleri değişmiştir.
E) Sanayileşme ile birlikte kırdan kente göçler hızlanmış ve kentleşme artmıştır.

Cevap : E) Sanayileşme ile birlikte kırdan kente göçler hızlanmış ve kentleşme artmıştır.

Açıklama : Sanayi Devrimi, tarımsal verimliliği artırıp kırsal kesimde işgücü ihtiyacını azaltırken, kentlerdeki fabrikalarda yoğun işgücü ihtiyacı yaratmıştır. Bu durum, göç olgusu açısından en belirleyici sonuç olan **kırdan kente kitlesel göçü** başlatmış ve küresel kentleşmeyi hızlandırmıştır.

16. Türklerin aşağıdaki göçlerinden hangisi “Balkanlaşma göçleri” arasında sayılamaz?

A) Kafkasya’dan göçler
B) Kırım’dan göçler
C) Doğu Türkistan’dan göçler
D) Yunanistan’dan göçler
E) Bulgaristan’dan göçler

Cevap : C) Doğu Türkistan’dan göçler

Açıklama : **Balkanlaşma göçleri**, Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkanlar’dan çekilmesi, Balkan devletlerinin kurulması ve bu süreçte Balkanlarda yaşayan Türklerin ve Müslümanların zorla veya gönüllü olarak Anadolu’ya göç etmelerini ifade eder. Doğu Türkistan, Kırım ve Kafkasya, bu coğrafi kapsamın dışındadır. Yunanistan ve Bulgaristan göçleri Balkanlaşma göçleri arasında sayılır.

17. 1985’lerden sonra büyük şehirlere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinden göçenlerin, Karadeniz ve İç Anadolu bölgesinden göçenlere kıyasla hemşehrilik dayanışma ağları kurmaları ve dernekleşmeleri daha zor olmuştur.
Bu zorluğun temel nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Hemşehri derneklerinin modernleşmeci tutumlarına karşı tavır almaları
B) Dayanışma ağlarının sunacağı kolaylıklara ihtiyaç duyulmaması
C) Hemşehrilik ilişkilerinin zayıf olması
D) Ani ve zorunlu göçün, dayanışma ağlarına erişimi zorlaştırması
E) Akrabalık ilişkilerine hemşehrilik ağlarından daha fazla önem vermeleri

Cevap : D) Ani ve zorunlu göçün, dayanışma ağlarına erişimi zorlaştırması

Açıklama : Karadeniz veya İç Anadolu bölgelerinden gelen göçler genellikle ekonomik ve **gönüllü** olup, zincirleme göç şeklinde planlı gerçekleştiği için hemşehri dernekleri kurmak kolaydır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan gelen göçler ise genellikle **ani, zorunlu** (güvenlik, baskı vb.) ve parçalı olduğu için, göçmenler kente dağınık yerleşir ve örgütlenme/dernekleşme süreçleri daha zorlu hale gelir.

18. Türkiye, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden başlayıp, Cumhuriyet’in ilanından sonra da devam eden etnik olarak Türk veya Türk kültürüne bağlı kişilerin göçlerine şahit olmuştur. Ancak hem ulusal, hem de uluslararası şartlar gereği Türkiye’ye yönelen göçmenlerin yapısı zamanla değişmeye başlamıştır.
Türkiye’nin liberal ekonomi politikalarına geçmesiyle etnik olarak Türk olan veya Türk kültürüne bağlı kişiler dışındaki göçmenler için de hedef bir ülke haline gelmeye başladığı tarih aşağıdakilerden hangisidir?

A) 1945
B) 1980
C) 1975
D) 1930
E) 1960

Cevap : B) 1980

Açıklama : Türkiye’nin göç politikası, kuruluşundan itibaren uzun süre “etnik temelli” (Türk ve akraba topluluklar) göçmen kabulüne odaklanmıştır. **1980 sonrası** uygulanan liberal ekonomi politikaları ve küreselleşmenin etkisiyle, Orta Doğu ve diğer bölgelerden gelen, etnik ve kültürel olarak Türk olmayan, ekonomik veya siyasi nedenlerle Türkiye’yi hedef ülke olarak gören göçmenler için bir cazibe merkezi haline gelmeye başlamıştır.

19. Hemşehri dernekleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Kentteki rekabetçi ortama direnebilmek için bir dayanışma ağı özelliği gösterir.
B) Gündelik hayatta karşılaşılan problemleri çözmek için kullanışlı bir araçtır.
C) Büyük kentlerde kimlik bunalımı ve yabancılaşmanın kalıcı hâle gelmesine neden olur.
D) Zincirleme göçü besleyen bir göçmen ağı özelliği gösterir.
E) Kırsal kesimden kente gelenlerin “kendileştirme ve ötekileştirme” biçimi ile bir tür toplumsal kimlik vurgusunun yapıldığı yerlerdir.

Cevap : C) Büyük kentlerde kimlik bunalımı ve yabancılaşmanın kalıcı hâle gelmesine neden olur.

Açıklama : Hemşehri dernekleri, tam tersine, kırsaldan kente göç eden bireylerin yaşadığı **kimlik bunalımını ve yabancılaşmayı azaltan**, destek ve güvenlik sağlayan geçici bir araçtır. Bu ağlar sayesinde, bireyler kent ortamına daha kolay adapte olur. Ancak uzun vadede gettolaşmaya katkıda bulunabilir.

20. Avrupa ülkelerine işçi göçünün başladığı ilk yıllarda, göçün işgücü göçüyle sınırlı kalacağı ve işçilerin bir miktar para biriktirip birkaç yıl çalışıp ülkelerine geri dönecekleri düşünülmüştür. Göçün ilk dönemlerinde Avrupa’ya giden işçilerin geri dönmek üzere gidecekleri düşünülerek bu işçilere hangi isim yakıştırılmıştır?

A) Gönüllü işçi
B) Misafir işçi
C) Kalifiye işçi
D) Yabancı işçi
E) Mülteci

Cevap : B) Misafir işçi

Açıklama : Avrupa ülkeleri, 1960’lı yıllarda işgücü ihtiyacını karşılamak için Türkiye gibi ülkelerden işçi alırken, bu işçilerin geçici süre (birkaç yıl) çalışıp ülkelerine geri döneceklerini düşünmüş ve onlara **Misafir İşçi (Gastarbeiter)** adını vermişlerdir. Ancak bu işçilerin çoğu zamanla yerleşik göçmen haline gelmiştir.

Sosyoloji Lisans Açık Öğretim Telegram Sosyoloji

Küreselleşme Çağında Göç 2024-2025 Vize Soruları

Editor

Editör