LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Maliye Politikası 2024-2025 Vize Soruları
auzefİktisatMaliye PolitikasıSiyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi

Maliye Politikası 2024-2025 Vize Soruları

Maliye Politikası 2024-2025 Vize Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Maliye Politikası 2024-2025 Vize Soruları

#1. Maliye politikası araçlarında kendiliğinden meydana gelen değişimlerle konjonktürel dalgalanmaların olumsuz etkilerini giderebilen maliye politikası yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Otomatik istikrar sağlayıcı
Açıklama : Hükümetin aktif bir karar (iradi politika) almasına gerek kalmadan, ekonominin durumuna göre kendiliğinden devreye giren mekanizmalara (örn: artan oranlı gelir vergisi, işsizlik sigortası) Otomatik İstikrar Sağlayıcılar denir. Bu mekanizmalar, dalgalanmaların şiddetini azaltır.

#2. İşsizlik oranı düşükken parasal ücretlerin artma eğilimi içinde olduğunu gösteren eğri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Phillips Eğrisi
Açıklama : Phillips Eğrisi, enflasyon oranı ile işsizlik oranı arasındaki kısa dönemli ters yönlü ilişkiyi gösterir. Bu ilişkiye göre, işsizlik oranı düştükçe (ekonomi canlandıkça) parasal ücretler (ve dolayısıyla enflasyon) artma eğilimine girer.

#3. I. Devlet sadece “jandarma devlet işlevlerini yerine getirmelidir.
II. Kamu harcamaları düşük ve bütçe kojonktürel olmalıdır.
III. Bireyin kendi faydasını düşünerek çalışması toplumun faydasma hizmet eder.
IV. Vergiler ekonomide saptırıcı etkiler yaratınayacak şekilde tarafsız olmalıdır.
V. Dış ticaret fazlasına yönelik devlet müdahalesi gereklidir.
Yukarıdakilerden hangileri Klasik iktisat okulunun öğretilerindendir?

Cevap : B) I, III, IV
Açıklama : I (Jandarma Devlet), III (Görünmez El) ve IV (Tarafsız Vergiler) Klasik iktisadın temel direkleridir. II yanlıştır, çünkü Klasikler “denk bütçe” ister, “konjonktürel bütçe” (Keynesyen) istemez. V yanlıştır, çünkü “dış ticarete müdahale” Klasiklerin değil, onların eleştirdiği Merkantilistlerin görüşüdür.

#4. Aşağıdakilerden hangisinde kamu harcaması çarpanı daha büyük değer alır?

Cevap : E) Marjinal tüketim eğiliminin büyük olması durumunda
Açıklama :

#5. Çarpan, aşağıdakilerden hangisi ile ilgili değildir?

Cevap : B) Para politikasının etkinliği
Açıklama : Çarpan (multiplier), maliye politikası araçları olan kamu harcamalarındaki (D) veya vergilerdeki (C) bir değişikliğin milli gelir düzeyi (E) üzerinde kat kat etki yaratmasını ifade eder ve ekonomik istikrar (A) için kullanılır. Para politikasının etkinliği ise (para arzı, faiz oranları) daha çok LM eğrisinin konumu ve eğimi ile ilgilidir, doğrudan çarpan mekanizması ile ilgili değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıda stagflasyon ile ilgili yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : E) Sadece talep ağırlıklı maliye politikası araçları ile önlenebilir.
Açıklama : Stagflasyon, durgunluk (işsizlik) ve enflasyonun bir arada görülmesidir (B, C, D) . Genellikle 1973 Petrol Krizi gibi arz şoklarıyla ortaya çıkar (A). Talep ağırlıklı maliye politikaları (örn: vergileri artırmak) enflasyonu düşürürken işsizliği artırır; (örn: harcamaları artırmak) işsizliği azaltırken enflasyonu artırır. Bu nedenle stagflasyonu sadece talep ağırlıklı politikalarla çözmek mümkün değildir; arz yönlü politikalar da gerekir. E şıkkı yanlıştır.

#7. Keynesyen ekole göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : A) Toplam çıktı düzeyini belirleyen en önemli değişken toplam taleptir. 
Açıklama : Keynesyen teorinin temel taşı, Klasiklerin “Her arz kendi talebini yaratır” (E) görüşünün reddidir. Keynes’e göre tam tersi, toplam çıktı düzeyini (milli geliri) belirleyen şey Toplam Taleptir (efektif talep). Bu nedenle A ve D şıkları aynı ve doğru anlamı ifade etmektedir . (Not: Genellikle A şıkkı daha temel bir tanım olarak kabul edilir.)

#8. Aşağıdakilerden hangisi iradi maliye politikasının gecikme sorunlarından değildir?

Cevap : D) Merkez Bankasımın faiz kararı ile kredi faizleri üzerinde etkisini gösterdiği süre arasımdaki gecikme
Açıklama : İradi maliye politikasının gecikmeleri: Tanıma/Tahmin gecikmesi (B), Karar gecikmesi (C), Uygulama gecikmesi (A) ve Etki gecikmesidir (E) . D şıkkında bahsedilen Merkez Bankası’nın faiz kararı ise maliye politikasının değil, para politikasının bir gecikmesidir.

#9. Aşağıdakilerden hangisi maliye politikasının etkinliğini para politikası ile birlikte dikkate alan modele verilen ad değildir?

Cevap : C) Çarpan modeli
Açıklama : IS-LM modeli (Hicks-Hansen modeli olarak da bilinir)  maliye ve para politikasını birlikte ele alır. IS-LM-BP (Mundell-Fleming modeli)  ise buna dış dengeyi ekler. Çarpan modeli ise basit Keynesyen modeldir ve para piyasasını (faiz oranlarını) dikkate almaz, sadece mal piyasasına odaklanır.

#10. Aşağıdakilerden hangisi LM eğrisi ile ilgili doğru bir ifadedir?

Cevap : C) Para arzı artarsa sağa kayar
Açıklama : LM (Likidite-Para) eğrisi, para piyasası dengesini (Para Arzı = Para Talebi) gösterir. Pozitif eğimlidir (B yanlış). Mal piyasası dengesini IS eğrisi gösterir (D yanlış). Para arzı artarsa (genişletici para politikası), aynı faiz oranında daha yüksek bir gelir düzeyi mümkün olacağı için LM eğrisi sağa kayar.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Aşağıdakilerden hangisi, Keynesyen ve Klasik teoriler arasındaki temel farklardan biridir?

Cevap : C) Keynes maliye politikası araçları olarak vergi ve harcamaları önerirken, Klasiklere göre bu araçlar ekonomik etkinlik kaybı yaratır.
Açıklama : A, B, D ve E şıkları tam tersini söylemektedir. Keynes, ekonomiyi canlandırmak için maliye politikası (vergi ve harcamalar) müdahalesini savunur. Klasikler ise (“jandarma devlet”) devlet müdahalesine karşıdır; onlara göre bu araçlar (özellikle vergiler) piyasanın doğal işleyişini bozarak etkinlik kaybı yaratır .

#12. Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla mücadelede daraltıcı maliye politikası açısından hatalı bir söylemdir?

Cevap : D) Personel harcamalarında artış enflasyonla mücadelede satın alma gücünü artırarak enflasyonu azaltır.
Açıklama : Enflasyonla mücadele (daraltıcı politika), toplam talebi kısmayı amaçlar. A, B, C ve E şıkları toplam talebi kısan (harcamayı azaltan veya vergiyi artıran) doğru politikalardır. D şıkkı ise hatalıdır; personel harcamalarında artış (genişletici politika) satın alma gücünü artırır ve bu durum enflasyonu azaltmaz, aksine körükler.

#13. Aşağıdakilerden hangisi Arz Yanlı iktisatçıların düşüncelerindendir?

Cevap : D) Vergi oranlarınım yükseltilmesi, verginin emek, sermaye ve tasarruflar üzerindeki saptırıcı etkilerini çoğaltarak büyümeyi negatif etkiler.
Açıklama : Arz Yanlı İktisatçılar, Keynesyen talep yönetimi (E) yerine toplam arzı artırmaya odaklanır. Onlara göre yüksek vergi oranları, çalışma (emek), yatırım (sermaye) ve tasarruf etme motivasyonunu bozar (“saptırıcı etki”). Bu durum toplam arzı ve dolayısıyla büyümeyi negatif etkiler. Bu nedenle vergi indirimlerini savunurlar.

#14. Aşağıdakilerden hangisi maliye politikasının uzun dönemli amacıdır?

Cevap : A) Kişi başı milli gelirin arttırılması
Açıklama : Enflasyon (C), işsizlik (D), ödemeler bilançosu (B) ve talep yönetimi (E) , maliye politikasının kısa dönemli konjonktürel (istikrar) amaçlarıdır. Kişi başı milli gelirin artırılması (Ekonomik Büyüme ve Kalkınma) ise maliye politikasının uzun dönemli amacıdır.

#15. Aşağıdakilerden hangisi dışa açık ekonomide çarpan değerinin azalmasının nedenidir?

Cevap : B) Yurt içinde yaratılan talebin bir kısmı yabancı mallara kaydığından
Açıklama : Çarpan mekanizması, yurt içinde yaratılan gelirin tekrar yurt içi harcamalara dönmesine dayanır. Dışa açık ekonomide, yaratılan gelirin bir kısmı (marjinal ithalat eğilimi ‘m’ kadar) ithalata, yani yabancı mallara harcanır. Bu “sızıntı”, yurt içinde kalması gereken talebi dışarıya aktarır ve çarpanın değerini küçültür.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Devletin ekonomi içindeki yeri ve dolayısıyla kamu harcamaları ne zaman önem kazanmaya başlamıştır?

Cevap : C) 1930’lardan sonra
Açıklama : 1929 Büyük Buhranı, Klasik iktisadın “devlet müdahale etmemeli” görüşünü çürütmüştür. 1930’lardan sonra John Maynard Keynes’in öncülüğünde, devletin ekonomik durgunlukla mücadele etmek için kamu harcamaları yoluyla toplam talebe müdahale etmesi gerektiği fikri kabul görmüş ve kamu harcamaları önem kazanmıştır.

#17. Aşağıdakilerden hangisinde IS-LM analizine göre dışlama etkisi ortaya çıkmaz?

Cevap : E) Kamu harcamalarının ve para arzının birlikte artırılması
Açıklama : Dışlama (Crowding-out) etkisi, para arzı sabitken (A) kamu harcamalarının artırılmasının (C) faiz oranlarını yükseltmesi (B) ve bu yükselen faizlerin özel yatırımları dışlaması/azaltmasıdır. Eğer maliye politikası (kamu harcamaları artışı) ile birlikte para politikası (para arzı artışı) da genişletilirse, Merkez Bankası faiz oranlarının yükselmesini engelleyebilir. Bu durumda dışlama etkisi ortaya çıkmaz.

#18. Aşağıdakilerden hangisi fonksiyonel sınıflandırılan kamu harcamalarının özelliklerinden biri değildir?

Cevap : A) Transfer harcamaları kaynak yaratan harcamalardır.
Açıklama : Fonksiyonel harcamalar Reel (Cari ve Yatırım) ve Transfer harcamalarından oluşur (E). Reel harcamalar (memur maaşı, mal alımı) doğrudan milli gelir yaratır (C). Transfer harcamaları (emekli maaşı, burs) ise sadece satın alma gücünü bir kesimden diğerine aktarır (B). Doğrudan kaynak yaratan (gelir yaratan) değil, kaynak kullanan harcamalardır. A şıkkı yanlıştır.

#19. Aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisinin esnekliği hakkında söylenemez?

Cevap : D) Kaynakta kesme yöntemi yaygınlaşırsa esneklik düşer.
Açıklama : Vergi esnekliği, milli gelirdeki %1’lik değişime vergi hasılatının verdiği tepkidir. Kaynakta kesme (stopaj), verginin doğduğu anda (kaçakçılığı azaltarak) toplanmasını sağlar. Bu durum, milli gelir arttığında vergi hasılatının da otomatik olarak artmasına neden olur. Dolayısıyla kaynakta kesme yaygınlaşırsa vergi hasılatının gelire duyarlılığı, yani esneklik yükselir, düşmez. D şıkkı söylenemez.

#20. Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla mücadelede kamu harcamalarının beklenenin altında gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkarak bizzat bir maliye politikası aracı olarak da kullanılır?

Cevap : B) Bütçe fazlası
Açıklama : Enflasyonla mücadelede (daraltıcı politika), devlet harcamaları kısar (beklenenin altında gerçekleşir) ve/veya vergileri artırır. Bu durum, bütçe gelirlerinin bütçe giderlerini aşmasına, yani Bütçe Fazlası oluşmasına yol açar. Bu fazla, toplam talebi kıstığı için enflasyonla mücadelede bir araç olarak kullanılır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Maliye Politikası 2024-2025 Vize Soruları

Maliye Politikası: Keynesyen Müdahaleden Arz Yönlü İktisada

Giriş

Maliye politikası, devletin kamu harcamaları ve vergiler gibi mali araçları kullanarak ekonomik hedeflere (büyüme, istikrar, gelir dağılımı) ulaşma çabasıdır. Klasik iktisat okulu, devletin ekonomiye müdahalesine karşı çıkarken, 1929 Büyük Buhranı sonrasında, yani 1930’lu yıllardan sonra, devletin ekonomideki rolü ve kamu harcamalarının önemi John Maynard Keynes’in öncülüğünde artmıştır.

Maliye Politikasının Amaçları

Maliye politikasının kısa ve uzun dönemli amaçları bulunmaktadır. Enflasyonun önlenmesi, işsizliğin azaltılması ve ödemeler bilançosu dengesinin sağlanması kısa dönemli istikrar amaçlarıdır. Kişi başı milli gelirin artırılması (ekonomik büyüme) ise politikanın uzun dönemli amacıdır. Vergilemenin temel “mali amacı” ise, devletin temel işlevi olan kamu harcamalarının finansmanı için gelir elde etmektir.

İktisadi Ekoller ve Maliye Politikası

  • Klasik İktisat: Devletin sadece “jandarma devlet” işlevlerini (savunma, adalet) yerine getirmesini, bütçenin denk olmasını ve vergilerin tarafsız olmasını savunur. Bireyin kendi faydasını düşünmesinin (Görünmez El) topluma hizmet edeceğini ileri sürer.
  • Keynesyen İktisat: Klasik görüşün “Her arz kendi talebini yaratır” tezini reddeder. Keynes’e göre, toplam çıktı düzeyini belirleyen en önemli değişken toplam taleptir. Ekonomiyi canlandırmak için maliye politikası araçlarının (kamu harcamaları ve vergiler) kullanılmasını önerir.
  • Arz Yönlü İktisat (“Reaganomics”): Yüksek vergi oranlarının çalışma, tasarruf ve yatırım motivasyonunu bozarak büyümeyi negatif etkileyeceğini savunur. Bu görüş, vergi oranları ile gelirler arasındaki ilişkiyi gösteren Laffer Eğrisi ile desteklenir.

Kamu Harcamaları ve Çarpan Mekanizması

Kamu harcamaları, sınıflandırılırken harcamayı yapan kuruma (bakanlık vb.) göre yapılan ayrıma “organik sınıflandırma” denir. Devletin bir mal veya hizmet almadan yaptığı (örn: sübvansiyonlar) ödemeler “transfer harcamaları” olarak adlandırılır. Kamu harcamalarının milli gelir üzerindeki etkisini ölçen kavrama “çarpan” denir. Çarpanın değeri, marjinal tüketim eğilimi (MPC) büyüdükçe büyür. Dışa açık ekonomilerde ise, gelirin bir kısmının ithalata (yabancı mallara) kayması nedeniyle çarpan değeri azalır.

Maliye Politikası Uygulamaları

Maliye politikası, iradi (aktif kararlar gerektiren) veya otomatik (kendiliğinden işleyen) olabilir.

  • Otomatik İstikrar Sağlayıcılar: Hükümetin bir karar almasına gerek kalmadan, ekonomideki dalgalanmaları (konjonktür) kendiliğinden yumuşatan mekanizmalardır (örn: artan oranlı gelir vergisi, işsizlik sigortası).
  • İradi Politikalar: Hükümetin bilinçli olarak aldığı kararlardır. Enflasyonla mücadelede (daraltıcı politika), vergiler artırılır ve harcamalar kısılır. Bu durum “bütçe fazlası” yaratır. Personel harcamalarında artış ise enflasyonu azaltmaz, aksine artırır.
  • Gecikme Sorunları: İradi politikaların en önemli sorunu gecikmelerdir. Ekonomik sorunun tahmin edilmesi (tanıma gecikmesi) veya kararın uygulanması (uygulama gecikmesi) zaman alır. Merkez Bankası’nın faiz kararı ise maliye politikasının değil, para politikasının bir gecikmesidir.

IS-LM Modeli ve Politika Etkinliği

Maliye ve para politikasının birlikte ele alındığı model IS-LM (Hicks-Hansen) modelidir; “çarpan modeli” ise bu kapsamda değildir. LM eğrisi para piyasası dengesini gösterir ve para arzı artarsa sağa kayar. Maliye politikası (IS sağa kayar) uygulanırken para arzı sabit tutulursa, faizler yükselir ve özel yatırımlar azalır (dışlama etkisi). Eğer kamu harcamaları ve para arzı birlikte artırılırsa, faizler yükselmez ve dışlama etkisi ortaya çıkmaz.

Stagflasyon ve Phillips Eğrisi

Stagflasyon, 1973 Petrol Krizi sonrası ortaya çıkan, durgunluk (işsizlik) ve enflasyonun bir arada görülmesi durumudur. Phillips Eğrisi, işsizlik oranı düşükken parasal ücretlerin (ve enflasyonun) artma eğiliminde olduğunu gösteren eğridir. Stagflasyon, bu iki sorunun aynı anda yaşanması nedeniyle “sadece talep ağırlıklı maliye politikaları ile çözülemez”.

@lolonolo_com

Maliye Politikası 2024-2025 Vize Soruları

Maliye Politikası 2024-2025 Vize Soruları

1. Devletin ekonomi içindeki yeri ve dolayısıyla kamu harcamaları ne zaman önem kazanmaya başlamıştır?

A) Kamu harcamalarının ekonomi içindeki payı zaten düşüktür.
B) İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra
C) 1930’lardan sonra
D) 1970’lerden sonra
E) 1950’lerden sonra

Cevap : C) 1930’lardan sonra

Açıklama : 1929 Büyük Buhranı, Klasik iktisadın “devlet müdahale etmemeli” görüşünü çürütmüştür. 1930’lardan sonra John Maynard Keynes’in öncülüğünde, devletin ekonomik durgunlukla mücadele etmek için kamu harcamaları yoluyla toplam talebe müdahale etmesi gerektiği fikri kabul görmüş ve kamu harcamaları önem kazanmıştır

2. Çarpan, aşağıdakilerden hangisi ile ilgili değildir?

A) Ekonomik istikrarın sağlanması
B) Para politikasının etkinliği
C) Vergilerin miktarı ve bileşimi
D) Kamu harcamalarının miktarı
E) Milli gelir düzeyinin değişimi

Cevap : B) Para politikasının etkinliği

Açıklama : Çarpan (multiplier), maliye politikası araçları olan kamu harcamalarındaki (D) veya vergilerdeki (C) bir değişikliğin milli gelir düzeyi (E) üzerinde kat kat etki yaratmasını ifade eder ve ekonomik istikrar (A) için kullanılır. Para politikasının etkinliği ise (para arzı, faiz oranları) daha çok LM eğrisinin konumu ve eğimi ile ilgilidir, doğrudan çarpan mekanizması ile ilgili değildir.

3. Aşağıdakilerden hangisinde IS-LM analizine göre dışlama etkisi ortaya çıkmaz?

A) Para arzının sabit tutulması
B) Faiz oranlarının yükseltilmesi
C) Kamu harcamalarının artırılması
D) Para arzının azaltılması
E) Kamu harcamalarının ve para arzının birlikte artırılması

Cevap : E) Kamu harcamalarının ve para arzının birlikte artırılması

Açıklama : Dışlama (Crowding-out) etkisi, para arzı sabitken (A) kamu harcamalarının artırılmasının (C) faiz oranlarını yükseltmesi (B) ve bu yükselen faizlerin özel yatırımları dışlaması/azaltmasıdır. Eğer maliye politikası (kamu harcamaları artışı) ile birlikte para politikası (para arzı artışı) da genişletilirse, Merkez Bankası faiz oranlarının yükselmesini engelleyebilir. Bu durumda dışlama etkisi ortaya çıkmaz.

4. Aşağıdakilerden hangisi, Keynesyen ve Klasik teoriler arasındaki temel farklardan biridir?

A) Keynes ekonominin tam istihdam düzeyine kendiliğinden döneceğini savunurken, Klasikler toplam talep yönetiminin gerekli olduğunu ileri sürmüştür.
B) Keynes ekonominin sadece tam istihdam düzeyinde, Klasikler ise eksik istihdam düzeyinde dengede olacağımı savunmuştur.
C) Keynes maliye politikası araçları olarak vergi ve harcamaları önerirken, Klasiklere göre bu araçlar ekonomik etkinlik kaybı yaratır.
D) Keynes’e göre ücretler aşağıya doğru esnek olduğundan ekonomi tam istihdama ulaşabilir.
E) Keynes toplam arzın önemini, Klasikler ise toplam talebin önemini vurgulamıştır.

Cevap : C) Keynes maliye politikası araçları olarak vergi ve harcamaları önerirken, Klasiklere göre bu araçlar ekonomik etkinlik kaybı yaratır.

Açıklama : A, B, D ve E şıkları tam tersini söylemektedir. Keynes, ekonomiyi canlandırmak için maliye politikası (vergi ve harcamalar) müdahalesini savunur. Klasikler ise (“jandarma devlet”) devlet müdahalesine karşıdır; onlara göre bu araçlar (özellikle vergiler) piyasanın doğal işleyişini bozarak etkinlik kaybı yaratır 4.

5. I. Devlet sadece “jandarma devlet işlevlerini yerine getirmelida.
II. Kamu harcamaları düşük ve bütçe kojonktürel olmalıdır.
III. Bireyin kendi faydasını düşünerek çalışması toplumun faydasma hizmet eder.
IV. Vergiler ekonomide saptırıcı etkiler yaratınayacak şekilde tarafsız olmalıdır.
V. Dış ticaret fazlasına yönelik devlet müdahalesi gereklidir.
Yukarıdakilerden hangileri Klasik iktisat okulunun öğretilerindendir?

A) II III, IV
B) I, III, IV
C) I, II, III
D) I, II, IV
E) III, IV, V

Cevap : B) I, III, IV

Açıklama : I (Jandarma Devlet), III (Görünmez El) ve IV (Tarafsız Vergiler) Klasik iktisadın temel direkleridir. II yanlıştır, çünkü Klasikler “denk bütçe” ister, “konjonktürel bütçe” (Keynesyen) istemez. V yanlıştır, çünkü “dış ticarete müdahale” Klasiklerin değil, onların eleştirdiği Merkantilistlerin görüşüdür.

6. Aşağıda stagflasyon ile ilgili yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) 1973 Petrol krizi, stagflasyonu ortaya çıkarmıştır.
B) Durgunluk içinde enflasyon olarak tanımlanabilir.
C) Fiyat istikrarı ve tam istihdamın gerçekleşmediği durumdur.
D) Enflasyonun yapısal işsizlikle birleşmesi ile ortaya çıkabilir.
E) Sadece talep ağırlıklı maliye politikası araçları ile önlenebilir.

Cevap : E) Sadece talep ağırlıklı maliye politikası araçları ile önlenebilir.

Açıklama : Stagflasyon, durgunluk (işsizlik) ve enflasyonun bir arada görülmesidir (B, C, D) . Genellikle 1973 Petrol Krizi gibi arz şoklarıyla ortaya çıkar (A). Talep ağırlıklı maliye politikaları (örn: vergileri artırmak) enflasyonu düşürürken işsizliği artırır; (örn: harcamaları artırmak) işsizliği azaltırken enflasyonu artırır. Bu nedenle stagflasyonu sadece talep ağırlıklı politikalarla çözmek mümkün değildir; arz yönlü politikalar da gerekir. E şıkkı yanlıştır.

7. Aşağıdakilerden hangisinde kamu harcaması çarpanı daha büyük değer alır?

A) Marjinal tasarruf eğiliminin büyük olması durumunda
B) Ekonominin dışa açılması durumunda.
C) Yatırımların faize duyarlılığın sonsuz olması durumunda
D) Vergilerin gelire bağlı olması durumunda
E) Marjinal tüketim eğiliminin büyük olması durumunda

Cevap : E) Marjinal tüketim eğiliminin büyük olması durumunda

Açıklama :

8. Maliye politikası araçlarında kendiliğinden meydana gelen değişimlerle konjonktürel dalgalanmaların olumsuz etkilerini giderebilen maliye politikası yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Iradi
B) Kurala bağlı
C) Telafi edici
D) Tedrici
E) Otomatik istikrar sağlayıcı

Cevap : E) Otomatik istikrar sağlayıcı

Açıklama : Hükümetin aktif bir karar (iradi politika) almasına gerek kalmadan, ekonominin durumuna göre kendiliğinden devreye giren mekanizmalara (örn: artan oranlı gelir vergisi, işsizlik sigortası) Otomatik İstikrar Sağlayıcılar denir. Bu mekanizmalar, dalgalanmaların şiddetini azaltır.

9. Aşağıdakilerden hangisi LM eğrisi ile ilgili doğru bir ifadedir?

A) Kamu harcaması-vergi eşitliğini gösterir.
B) Negatif eğimlidir.
C) Para arzı artarsa sağa kayar
D) Mal arz-talep dengesini gösterir.
E) Ekonomik büyümeyi gösterir.

Cevap : C) Para arzı artarsa sağa kayar

Açıklama : LM (Likidite-Para) eğrisi, para piyasası dengesini (Para Arzı = Para Talebi) gösterir. Pozitif eğimlidir (B yanlış). Mal piyasası dengesini IS eğrisi gösterir (D yanlış). Para arzı artarsa (genişletici para politikası), aynı faiz oranında daha yüksek bir gelir düzeyi mümkün olacağı için LM eğrisi sağa kayar.

10. Aşağıdakilerden hangisi maliye politikasının etkinliğini para politikası ile birlikte dikkate alan modele verilen ad değildir?

A) IS-LM-BP modeli
B) Mundell-Fleming modeli
C) Çarpan modeli
D) Hicks-Hansen modeli
E) IS-LM modeli

Cevap : C) Çarpan modeli

Açıklama : IS-LM modeli (Hicks-Hansen modeli olarak da bilinir)  maliye ve para politikasını birlikte ele alır. IS-LM-BP (Mundell-Fleming modeli) 8 ise buna dış dengeyi ekler. Çarpan modeli ise basit Keynesyen modeldir ve para piyasasını (faiz oranlarını) dikkate almaz, sadece mal piyasasına odaklanır.

11. Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla mücadelede kamu harcamalarının beklenenin altında gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkarak bizzat bir maliye politikası aracı olarak da kullanılır?

A) İşsizlikte azalış
B) Bütçe fazlası
C) Talep artışı
D) Likidite tuzağı
E) Enflasyon düşüşü

Cevap : B) Bütçe fazlası

Açıklama : Enflasyonla mücadelede (daraltıcı politika), devlet harcamaları kısar (beklenenin altında gerçekleşir) ve/veya vergileri artırır. Bu durum, bütçe gelirlerinin bütçe giderlerini aşmasına, yani Bütçe Fazlası oluşmasına yol açar. Bu fazla, toplam talebi kıstığı için enflasyonla mücadelede bir araç olarak kullanılır.

12. Keynesyen ekole göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Toplam çıktı düzeyini belirleyen en önemli değişken toplam taleptir.
B) Toplam arzdaki değişimler toplam harcamaları etkilemez.
C) Efektif talepteki değişimin toplam çıktı üzerinde etkisi yoktur.
D) Toplam talepteki değimler milli geliri etkiler.
E) Her arz kendi talebini yaratır.

Cevap : A) Toplam çıktı düzeyini belirleyen en önemli değişken toplam taleptir.

Açıklama : Keynesyen teorinin temel taşı, Klasiklerin “Her arz kendi talebini yaratır” (E) görüşünün reddidir. Keynes’e göre tam tersi, toplam çıktı düzeyini (milli geliri) belirleyen şey Toplam Taleptir (efektif talep). Bu nedenle A ve D şıkları aynı ve doğru anlamı ifade etmektedir . (Not: Genellikle A şıkkı daha temel bir tanım olarak kabul edilir.)

13. Aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisinin esnekliği hakkında söylenemez?

A) Vergi kaçakçılığı azalırsa esneklik yükselir.
B) Tek oranlı tarifeye sahip olması nedeniyle artan oranlı kişisel gelir vergisinin esnekliğinden düşüktür.
C) Vergi matrahını oluşturan kurum karları gelir düzeyindeki değişiklikleri yakından izlediğinden esnekliği yüksektir.
D) Kaynakta kesme yöntemi yaygınlaşırsa esneklik düşer.
E) Ekonominin genişleme dönemlerinde kurum karlarındaki artış olur ve milli gelirdeki değişiklikleri izlediğinden esneklik yüksektir.

Cevap : D) Kaynakta kesme yöntemi yaygınlaşırsa esneklik düşer.

Açıklama : Vergi esnekliği, milli gelirdeki %1’lik değişime vergi hasılatının verdiği tepkidir. Kaynakta kesme (stopaj), verginin doğduğu anda (kaçakçılığı azaltarak) toplanmasını sağlar. Bu durum, milli gelir arttığında vergi hasılatının da otomatik olarak artmasına neden olur. Dolayısıyla kaynakta kesme yaygınlaşırsa vergi hasılatının gelire duyarlılığı, yani esneklik yükselir, düşmez. D şıkkı söylenemez.

14. Aşağıdakilerden hangisi maliye politikasının uzun dönemli amacıdır?

A) Kişi başı milli gelirin arttırılması
B) Ödemeler bilançosu açığmın azaltılması
C) Enflasyonun önlenmesi
D) İşsizliğin azaltılması
E) Eksik talep düzeyinin arttırılması

Cevap : A) Kişi başı milli gelirin arttırılması

Açıklama : Enflasyon (C), işsizlik (D), ödemeler bilançosu (B) ve talep yönetimi (E) 11, maliye politikasının kısa dönemli konjonktürel (istikrar) amaçlarıdır. Kişi başı milli gelirin artırılması (Ekonomik Büyüme ve Kalkınma) ise maliye politikasının uzun dönemli amacıdır.

15. Aşağıdakilerden hangisi dışa açık ekonomide çarpan değerinin azalmasının nedenidir?

A) İhracat milli geliri azalttığından
B) Yurt içinde yaratılan talebin bir kısmı yabancı mallara kaydığından
C) Vergiler arttığından
D) İhracat otonom olduğundan
E) Kamu harcamaları olumsuz etkilendiğinden

Cevap : B) Yurt içinde yaratılan talebin bir kısmı yabancı mallara kaydığından

Açıklama : Çarpan mekanizması, yurt içinde yaratılan gelirin tekrar yurt içi harcamalara dönmesine dayanır. Dışa açık ekonomide, yaratılan gelirin bir kısmı (marjinal ithalat eğilimi ‘m’ kadar) ithalata, yani yabancı mallara harcanır. Bu “sızıntı”, yurt içinde kalması gereken talebi dışarıya aktarır ve çarpanın değerini küçültür.

16. Aşağıdakilerden hangisi Arz Yanlı iktisatçıların düşüncelerindendir?

A) Bütçe açıklarının finansmanında borçlanma ya da vergiler aynı sonuçları ortaya çıkarır.
B) Vergilerin toplam talep üzerindeki etkisi geçīči ve rastlantısaldır.
C) Kamu harcamaları azaltılarak toplam talep sınırlandırılmalıdır.
D) Vergi oranlarınım yükseltilmesi, verginin emek, sermaye ve tasarruflar üzerindeki saptırıcı etkilerini çoğaltarak büyümeyi negatif etkiler.
E) Resesyon döneminde kamu harcamaları bütçe açıkları ile finanse edilmelidir.

Cevap : D) Vergi oranlarının yükseltilmesi, verginin emek, sermaye ve tasarruflar üzerindeki saptırıcı etkilerini çoğaltarak büyümeyi negatif etkiler.

Açıklama : Arz Yanlı İktisatçılar, Keynesyen talep yönetimi (E) yerine toplam arzı artırmaya odaklanır. Onlara göre yüksek vergi oranları, çalışma (emek), yatırım (sermaye) ve tasarruf etme motivasyonunu bozar (“saptırıcı etki”). Bu durum toplam arzı ve dolayısıyla büyümeyi negatif etkiler. Bu nedenle vergi indirimlerini savunurlar.

17. Aşağıdakilerden hangisi fonksiyonel sınıflandırılan kamu harcamalarının özelliklerinden biri değildir?

A) Transfer harcamaları kaynak yaratan harcamalardır.
B) Transfer harcamaları ekonomide kaynak dağılımını etkiler.
C) Reel harcamalar gelir yaratan harcamalardır.
D) Yatırım harcamaları ekonomik verimliliği mevcut zamanda ve gelecekte arttırır.
E) Reel ve transfer harcamalarından oluşur.

Cevap : A) Transfer harcamaları kaynak yaratan harcamalardır.

Açıklama : Fonksiyonel harcamalar Reel (Cari ve Yatırım) ve Transfer harcamalarından oluşur (E). Reel harcamalar (memur maaşı, mal alımı) doğrudan milli gelir yaratır (C). Transfer harcamaları (emekli maaşı, burs) ise sadece satın alma gücünü bir kesimden diğerine aktarır, kaynak dağılımını etkiler (B). Doğrudan kaynak yaratan (gelir yaratan) değil, kaynak kullanan harcamalardır. A şıkkı yanlıştır.

18. Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla mücadelede daraltıcı maliye politikası açısından hatalı bir söylemdir?

A) Yatırım harcamalarında kısıntıya gidilmesi enflasyon artışını frenler.
B) Tüketim ve yatırım harcamalarını azaltmak için vergilerde yapılacak artış uygundur.
C) Vergilerde yapılacak artış satın alma gücünde azalışa yol açar.
D) Personel harcamalarında artış enflasyonla mücadelede satın alma gücünü artırarak enflasyonu azaltır.
E) Gelir vergilerinde artış enflasyonla mücadelede etkin rol oynar.

Cevap : D) Personel harcamalarında artış enflasyonla mücadelede satın alma gücünü artırarak enflasyonu azaltır.

Açıklama : Enflasyonla mücadele (daraltıcı politika), toplam talebi kısmayı amaçlar. A, B, C ve E şıkları toplam talebi kısan (harcamayı azaltan veya vergiyi artıran) doğru politikalardır. D şıkkı ise hatalıdır; personel harcamalarında artış (genişletici politika) satın alma gücünü artırır ve bu durum enflasyonu azaltmaz, aksine körükler.

19. Aşağıdakilerden hangisi iradi maliye politikasının gecikme sorunlarından değildir?

A) Müdahale etme kararının verildiği an ile maliye politikasının hayata geçtiği süre arasındaki gecikme
B) Konjonktürel gelişmelerin tahmininde gecikme
C) İstikrarsızlığın ortaya çıktığı an ile müdahale etme kararının verildiği süre arasındaki gecikme
D) Merkez Bankasımın faiz kararı ile kredi faizleri üzerinde etkisini gösterdiği süre arasımdaki gecikme
E) Maliye politikasının hayata geçtiği an ile ekonomi üzerinde etkisini gösterdiği süre arasındaki gecikme

Cevap : D) Merkez Bankasımın faiz kararı ile kredi faizleri üzerinde etkisini gösterdiği süre arasımdaki gecikme

Açıklama : İradi maliye politikasının gecikmeleri: Tanıma/Tahmin gecikmesi (B), Karar gecikmesi (C), Uygulama gecikmesi (A) ve Etki gecikmesidir (E) . D şıkkında bahsedilen Merkez Bankası’nın faiz kararı ise maliye politikasının değil, para politikasının bir gecikmesidir.

20. İşsizlik oranı düşükken parasal ücretlerin artma eğilimi içinde olduğunu gösteren eğri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Phillips Eğrisi
B) Kuznets Eğrisi
C) Lorenz Eğrisi
D) Laffer Eğrisi
E) IS-LM Eğrisi

Cevap : A) Phillips Eğrisi

Açıklama : Phillips Eğrisi, enflasyon oranı ile işsizlik oranı arasındaki kısa dönemli ters yönlü ilişkiyi gösterir. Bu ilişkiye göre, işsizlik oranı düştükçe (ekonomi canlandıkça) parasal ücretler (ve dolayısıyla enflasyon) artma eğilimine girer.

@lolonolo_com
Auzef Siyaset bilimi ve kamu yönetimi Telegram Siyaset Bİlimi ve Kamu Yönetimi
Auzef Para Teorisi Final Soruları Deneme Sınavı -8 %%sep%% Auzef Sorular telegram iktisat

Maliye Politikası 2024-2025 Vize Soruları

Editor

Editör