LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Anadolu AÖF » ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2
Anadolu AöfAöfÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2 Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Anadolu AÖF » ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2

#1. Mecelle’nin çalışma sürelerine ilişkin 495. maddesindeki düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C) Çalışma süresi, güneşin doğuşundan ikindiye veya batışına kadar o yerdeki örf ve adete göredir.
Açıklama : Mecelle’nin 495. maddesi, çalışma süresini kesin bir saatle sınırlamamış; “gün doğumundan ikindiye veya gün batışına kadar” diyerek süreyi **güneşin hareketlerine** ve **mahalli örf/adete** bağlamıştır.

#2. Osmanlı İmparatorluğu’nda işgücünün etnik yapısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : A) Sanayi ve hizmetler kesimindeki nitelikli işgücü içerisinde gayrimüslim ve yabancı unsurların ağırlığı fazladır.
Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda sanayi ve hizmetler kesiminde (özellikle nitelikli işlerde), nüfus oranlarının çok üzerinde bir **gayrimüslim** ve **yabancı** (Avrupalı) işgücü ağırlığı vardı. 1915 yılı verilerine göre sanayi emeğinin sadece %15’i Türk unsurlardan oluşuyordu.

#3. 1908 Grevleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D) Grevler sonucunda devlet işçileri desteklemiş ve işverenleri cezalandıran yasalar çıkarmıştır.
Açıklama : 1908 Grevleri, Meşrutiyet’in özgürlük ortamında patlak vermişti. Ancak devlet bu grevleri “kamu düzenini bozucu” olarak görmüş ve işçileri desteklemek yerine, grevleri yasaklamak ve bastırmak amacıyla **Tatil-i Eşgal Kanunu**’nu (1909) çıkarmıştır.

#4. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu’nda işçi kesimi için kullanılan terimlerden biri değildir?

Cevap : D) Proleter
Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda işçi kesimi için yaygın olarak **amele**, **rençber**, **ırgat**, **ecir** ve bazen **işçi** terimleri kullanılmıştır. Ancak, batıdaki anlamıyla sınıf bilincine sahip ve sanayi toplumuna özgü bir işçi sınıfını ifade eden **”Proleter”** kavramı, Osmanlı toplumsal yapısı nedeniyle bu kesimi nitelemek için uygun düşen bir kavram değildir.

#5. Osmanlı İmparatorluğu’nda ücret düzeyleri ve ücretlerin seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D) Sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık, ücretlerin belirlenmesinde en etkili faktördür.
Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık kurumsallaşmamış ve yasaklarla sınırlandırılmıştı. Ücretler daha çok piyasa koşulları, emek kıtlığı ve dünya ekonomisiyle bütünleşme gibi **iktisadi faktörler** tarafından belirleniyordu.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıdakilerden hangisi Çukurova’da pamuk üretimi alanına yönelik olarak İbrahim Paşa tarafından getirilen sosyal politika önlemlerinden biri değildir?

Cevap : C) Ücret düzeyi ve çalışma koşullarının işçi ve işveren temsilcileri arasında imzalanan toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmesinin sağlanması
Açıklama : İbrahim Paşa’nın Çukurova’daki uygulamaları, işgücü kıtlığını yönetmek için tepeden inme idari kararlardır. O dönemde işçi ve işverenin eşit taraflar olarak masaya oturduğu ve koşulları belirlediği bir **”Toplu İş Sözleşmesi”** düzeni söz konusu değildir; kurallar komisyonlar ve idari emirlerle belirlenmiştir.

#7. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk modern sosyal güvenlik uygulamalarının devlet memurlarına yönelik olmasının nedenlerinden biri değildir?

Cevap : E) Memurların bu dönemde sendikalar ve dernekler yoluyla sosyal güvenlik hakları konusunda en fazla mücadele veren kesim olması
Açıklama : Osmanlı’da memurlara yönelik emeklilik sandıklarının (Tekaüt Sandıkları) kurulması, memurların sendikal mücadelesi sonucu değil; devletin merkezi bürokrasiyi güçlendirme, memur sadakatini sağlama ve modernleşme (Tanzimat) politikalarının bir sonucudur. O dönemde memurların hak arayan sendikal bir örgütlülüğü söz konusu değildir.

#8. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, özellikle halıcılık sektöründe görülen eve iş verme sistemini, Avrupa’da görülen klasik eve iş verme sisteminden farklılaştıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C) Kullanılan sermayenin işverene ait olması
Açıklama : Avrupa’daki klasik eve iş verme sisteminde zanaatkar genellikle kendi aletine sahiptir. Ancak Osmanlı halıcılık sektöründe, üretimi kontrol eden tüccar veya kumpanyalar, sadece hammaddeyi (ipliği) değil, üretim aracı olan **tezgahı (sermayeyi)** da işçiye sağlamıştır. Bu durum, işçiyi üretim araçlarından yoksun bırakarak tamamen işverene bağımlı bir ücretli haline getirmiştir.

#9. 1913-15 Sanayi Sayımı sonuçlarına göre, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki sanayi kuruluşlarının çok büyük bir bölümü gıda, toprak ve tekstil gibi tarımsal kaynaklı sanayilerdir. Bu durum aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Cevap : A) Sanayileşmenin geri bir aşamada olduğunun
Açıklama : Sanayileşmenin ilk aşamalarında üretim genellikle basit teknoloji gerektiren, hammaddesi tarıma dayalı hafif sanayi kollarında (gıda, dokuma, deri vb.) yoğunlaşır. Ağır sanayinin (metalürji, makine vb.) yokluğu ve tarıma dayalı sanayinin ezici üstünlüğü, Osmanlı sanayileşmesinin henüz başlangıç (geri) aşamasında olduğunun en temel göstergesidir.

#10. 1909 tarihli Tatil-i Eşgal Kanunu’nun içeriği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : C) Kamu hizmeti niteliğindeki işyerlerinde grevi yasaklamış, uyuşmazlıkların çözümünde zorunlu uzlaştırma getirmiştir.
Açıklama : Tatil-i Eşgal Kanunu, “kamu hizmeti” (hizmet-i umumiye) gören yerlerde (demiryolları, limanlar, vb.) **sendika kurmayı yasaklamış**, iş bırakmayı (grevi) ise ancak uzlaştırma yolları tüketilirse mümkün kılmış, pratikte getirdiği **zorunlu uzlaştırma** mekanizmasıyla grevi fiilen imkansız hale getirmiştir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Osmanlı İmparatorluğu’nda kurulan işçi örgütleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : B) 19. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle süreklilik gösteren ulusal işçi örgütlenmeleri ortaya çıkmıştır.
Açıklama : 19. yüzyılın ikinci yarısında (1870’ler vb.) ortaya çıkan Ameleperver Cemiyeti gibi örgütler; geçici, yerel, dayanıksız ve genellikle yardımlaşma sandığı niteliğindedir. Bu dönemde **süreklilik gösteren ulusal** ve modern anlamda sendikal örgütlenmeler henüz ortaya çıkmamıştır.

#12. 1867 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi aşağıdaki alanlardan hangisi ile ilgili düzenleme yapmamıştır?

Cevap : D) İşçi sağlığı ve iş güvenliği
Açıklama : Ereğli Kömür Havzası için çıkarılan Dilaver Paşa Nizamnamesi; üretimi artırmak için mükellefiyet (zorunlu çalışma), ücretlerin ödenmesi, işçilerin barınması ve çalışma süreleri gibi konuları düzenlemiştir. Ancak modern anlamda teknik **işçi sağlığı ve iş güvenliği** önlemleri bu nizamnamenin kapsamında yer almamıştır.

#13. 1913-1915 Sanayi Sayımı sonuçlarına göre, sanayi işçilerinin sektörel dağılımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : B) İşçilerin ve işyerlerinin büyük bölümü gıda, dokuma ve deri gibi tarıma dayalı sanayi kollarında yoğunlaşmıştır.
Açıklama : 1913-1915 Sanayi Sayımı sonuçlarına göre, sanayi kuruluşlarının ve çalışanların çok büyük bir bölümü (**%80-90** gibi oranlar), **gıda**, **dokuma** ve **deri** gibi tarımsal kaynaklı sanayi kollarında faaliyet göstermektedir. Bu durum, Osmanlı sanayisinin tarıma dayalı ve gelişme aşamasındaki yapısını yansıtmaktadır.

#14. Osmanlı İmparatorluğu’nda ücretlilerin nicel varlıkları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : C) Ücretlilerin toplam nüfus içerisindeki oranı %1’ler dolayındadır.
Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda tarımda küçük üreticiliğin egemen olması ve sanayileşmenin cılız kalması nedeniyle geniş bir ücretliler kitlesi oluşmamıştır. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarına ait veriler, ücretlilerin (amelelerin) toplam nüfusa oranının kabaca **%1** dolaylarında olduğunu göstermektedir.

#15. Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başları itibariyle ücretlilerin çalışma koşulları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : E) İşçi sendikalarının ücret düzeyleri üzerinde önemli bir etkisi olmamıştır.
Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda bu dönemde modern anlamda güçlü sendikalar ve toplu pazarlık düzeni yoktur. İşçi örgütlenmeleri cılız ve yasaklarla çevrilidir. Bu nedenle ücretler, sendikal mücadele ile değil, piyasa koşulları (arz-talep) ve işgücü kıtlığı gibi faktörlerle belirlenmiştir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Osmanlı İmparatorluğu’nda bireysel çalışma ilişkilerinin hukuki çerçevesini çizen Mecelle ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D) İşçinin nefsini yani kendini ve kişiliğini değil, emeğini ve çalışma gücünü kiraya verdiğini belirtmiştir.
Açıklama : Mecelle, iş sözleşmesini (icare-i adem) tanımlarken modern hukukun aksine, işçinin emeğini soyutlayarak değil; insanın **nefsini (kendini/kişiliğini)** kiraya vermesi mantığıyla yaklaşmıştır. Yani “nefsini değil emeğini kiralar” ifadesi Mecelle’nin mantığına ters düşen yanlış bir ifadedir.

#17. 1908 öncesinde görülen grevlerin ortak özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : E) Formel sendikalar öncülük etmiştir.
Açıklama : 1908 öncesi grevler, sendikaların yasak veya yok olduğu bir ortamda gerçekleşmiştir. Bu eylemlere kurumsal/formel sendikalar değil; işçilerin kendi aralarından çıkardıkları geçici komiteler veya **doğal liderler** öncülük etmiştir.

#18. Osmanlı İmparatorluğu’nda kadın ve çocuk emeği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : B) Savaşlar nedeniyle erkek işgücünde ortaya çıkan açık, kadın ve çocuk emeğiyle kapatılmaya çalışılmıştır.
Açıklama : Özellikle 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında sürekli savaşlar nedeniyle erkek nüfusun cepheye gitmesi, işgücü açığı yaratmış; bu açık **kadın ve çocukların** çalışma yaşamına (sanayi, yol yapımı vb.) çekilmesiyle kapatılmaya çalışılmıştır.

#19. Aşağıdakilerden hangisi II. Meşrutiyet (1908) öncesi dönemde kurulan ve daha çok yardımlaşma sandığı niteliği taşıyan işçi örgütlerinden biridir?

Cevap : A) Osmanlı Amele Cemiyeti
Açıklama : II. Meşrutiyet öncesi (1908 öncesi) dönemde kurulan ilk işçi örgütlenmesi **Osmanlı Amele Cemiyeti**’dir (1894/1895). Tophane fabrikalarında gizlice kurulan bu cemiyet, daha çok bir yardımlaşma sandığı niteliğindeydi.

#20. 1909 tarihli Tatil-i Eşgal Kanunu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : C) Çalışma ilişkilerinin taraflarının özgürce örgütlenmesine olanak tanımıştır.
Açıklama : Tatil-i Eşgal Kanunu, 1908 grev dalgasını bastırmak amacıyla çıkarılmıştır. Kamu hizmeti gören yerlerde sendika kurmayı **yasaklamış**, grevi zorlaştırmış ve zorunlu uzlaştırma getirmiştir. Dolayısıyla tarafların “özgürce örgütlenmesine” olanak tanıyan değil, örgütlenmeyi kısıtlayan bir kanundur.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2
Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2
Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2 Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

Çalışma İlişkileri Tarihi: Osmanlı İmparatorluğu’nda Sanayileşme ve Emek

Giriş

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde çalışma ilişkileri; sınırlı sanayileşme, geleneksel üretim biçimlerinin dönüşümü ve ilk yasal düzenlemelerin ortaya çıkışı ile şekillenmiştir. Bu ünitede, Osmanlı sanayisinin yapısı, Mecelle’nin çalışma hayatına bakışı, ilk işçi örgütlenmeleri ve 1909 Tatil-i Eşgal Kanunu gibi kritik konular ele alınmaktadır.

Sanayileşme ve Üretim Yapısı

  • Sanayinin Niteliği: 1913-15 Sanayi Sayımı sonuçlarına göre işletmelerin çoğu gıda, toprak ve tekstil alanındadır. Bu durum, sanayileşmenin henüz geri bir aşamada olduğunun göstergesidir.
  • Eve İş Verme Sistemi: Osmanlı halıcılık sektöründeki eve iş verme sistemini Avrupa’daki klasik modelden ayıran temel fark, kullanılan sermayenin işverene ait olmasıdır. (Avrupa’da zanaatkar genellikle kendi aletine sahipti).
  • Çukurova Örneği: İbrahim Paşa döneminde Çukurova’da çalışma koşullarına dair devlet müdahaleleri (ücret belirleme vb.) görülmüştür. Ancak bu dönemde işçi-işveren arasında imzalanan toplu iş sözleşmeleri gibi modern uygulamalar söz konusu değildir.

Hukuki Düzenlemeler ve Mecelle

  • Mecelle: Bireysel iş ilişkilerini düzenleyen Mecelle, işçi-işveren ilişkilerine liberal-bireyci yaklaşmış ve konuyu “kira” (icare) başlığı altında incelemiştir. Mecelle’de işçinin kişiliği ile emeği arasında modern anlamda net bir ayrım yapılmamış, işçinin nefsini (kendini) kiralaması mantığına yakın durulmuştur. (Yanlış ifade: “İşçinin nefsini değil emeğini kiraya verdiğini belirtmiştir” ifadesi Mecelle için geçerli değildir).
  • Dilaver Paşa Nizamnamesi (1867): Ereğli kömür havzası için çıkarılmıştır. Ücret, barınma, çalışma süresi ve zorunlu çalıştırma konularını düzenlemiş ancak modern anlamda İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) önlemlerine odaklanmamıştır.
  • Tatil-i Eşgal Kanunu (1909): Osmanlı’nın ilk toplu iş hukuku düzenlemesidir. Ancak özgürlükçü değildir; kamu hizmetlerinde sendikayı yasaklamış ve grevleri zorlaştırmıştır. Tarafların özgürce örgütlenmesine olanak tanımamıştır.

İşçi Örgütlenmeleri ve Grevler

  • Örgütlenme: 19. yüzyılın ikinci yarısında sürekli ve ulusal işçi örgütleri yoktur. Örgütlenmeler daha çok II. Meşrutiyet (1908) sonrası artmış ve politize olmuştur.
  • 1908 Öncesi Grevler: Bu dönemdeki grevler genellikle ekonomik nedenlidir ve doğal liderler öncülüğünde gerçekleşmiştir. Grevlere formel sendikaların öncülük ettiği bilgisi yanlıştır; çünkü o dönemde kurumsal sendikacılık henüz gelişmemişti.

Sosyal Güvenlik

Osmanlı’da ilk modern sosyal güvenlik uygulamaları devlet memurlarına yöneliktir. Bunun temel nedeni devletin modernleşme çabası ve memurların statüsüdür. Memurların “sendikalar yoluyla mücadele ederek bu hakkı kazandığı” ifadesi yanlıştır; bu haklar devlet tarafından tepeden inme (yukarıdan aşağıya) verilmiştir.

@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2 Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2 Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

1. Osmanlı İmparatorluğu’nda ücretlilerin nicel varlıkları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Tarım kesiminde büyük toprak mülkiyetinin yaygınlığı nedeniyle geniş bir ücretliler kitlesi oluşmuştur.
B) Sanayi kesiminde çalışan işçilerin sayısı, toplam nüfusun yarısını oluşturmaktadır.
C) Ücretlilerin toplam nüfus içerisindeki oranı %1’ler dolayındadır.
D) Hizmetler kesiminde ücretli çalışan bulunmamaktadır.
E) 1913-1915 Sanayi Sayımı’na göre işyeri başına düşen ortalama işçi sayısı 1000’in üzerindedir.

Cevap : C) Ücretlilerin toplam nüfus içerisindeki oranı %1’ler dolayındadır.

Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda tarımda küçük üreticiliğin egemen olması ve sanayileşmenin cılız kalması nedeniyle geniş bir ücretliler kitlesi oluşmamıştır. 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarına ait veriler (örneğin 1894-1895 sayımı ve 1913 verileri), ücretlilerin (amelelerin) toplam nüfusa oranının kabaca **%1** dolaylarında olduğunu göstermektedir. A şıkkı yanlıştır çünkü tarımda büyük işletmeler ve ücretli işçilik (Çukurova gibi istisnalar dışında) yaygın değildir. B ve E şıkları da sayısal verilerle çelişmektedir (İşyeri başına ortalama 53 işçi düşmektedir).

2. 1913-1915 Sanayi Sayımı sonuçlarına göre, sanayi işçilerinin sektörel dağılımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) İşçilerin büyük çoğunluğu kimya ve metalürji sanayiinde çalışmaktadır.
B) İşçilerin ve işyerlerinin büyük bölümü gıda, dokuma ve deri gibi tarıma dayalı sanayi kollarında yoğunlaşmıştır.
C) Sanayi işçilerinin tamamı devlet fabrikalarında istihdam edilmektedir.
D) Madencilik sektörü, sanayi sayımının en büyük kısmını oluşturmaktadır.
E) İşçilerin büyük bölümü makine imalatı sektöründe çalışmaktadır.

Cevap : B) İşçilerin ve işyerlerinin büyük bölümü gıda, dokuma ve deri gibi tarıma dayalı sanayi kollarında yoğunlaşmıştır.

Açıklama : 1913-1915 Sanayi Sayımı sonuçlarına göre, sanayi kuruluşlarının ve çalışanların çok büyük bir bölümü (**%80-90** gibi oranlar), **gıda**, **dokuma** ve **deri** gibi tarımsal kaynaklı sanayi kollarında faaliyet göstermektedir. Bu durum, Osmanlı sanayisinin tarıma dayalı ve gelişme aşamasındaki yapısını yansıtmaktadır.

3. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu’nda işçi kesimi için kullanılan terimlerden biri değildir?

A) Amele
B) Rençber
C) Irgat
D) Proleter
E) Ecir

Cevap : D) Proleter

Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda işçi kesimi için yaygın olarak **amele**, **rençber**, **ırgat**, **ecir** ve bazen **işçi** terimleri kullanılmıştır. Ancak, batıdaki anlamıyla sınıf bilincine sahip ve sanayi toplumuna özgü bir işçi sınıfını ifade eden **”Proleter”** kavramı, Osmanlı toplumsal yapısı ve sınıfın kendine özgü nitelikleri (köylü-işçi karakteri vb.) nedeniyle bu kesimi nitelemek için kullanılan veya uygun düşen bir kavram değildir.

4. Osmanlı İmparatorluğu’nda işgücünün etnik yapısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Sanayi ve hizmetler kesimindeki nitelikli işgücü içerisinde gayrimüslim ve yabancı unsurların ağırlığı fazladır.
B) Türk ve Müslüman unsurlar, sanayinin nitelikli işgücü ihtiyacının tamamını karşılamaktadır.
C) Yabancı sermayeli kuruluşlarda sadece Müslüman işçiler çalıştırılmıştır.
D) Etnik kökene dayalı bir işbölümü veya ücret farklılığı söz konusu değildir.
E) Madencilik sektöründe mühendis ve usta kadrolarının tamamı Türklerden oluşmaktadır.

Cevap : A) Sanayi ve hizmetler kesimindeki nitelikli işgücü içerisinde gayrimüslim ve yabancı unsurların ağırlığı fazladır.

Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda sanayi ve hizmetler kesiminde (özellikle nitelikli işlerde), nüfus oranlarının çok üzerinde bir **gayrimüslim** ve **yabancı** (Avrupalı) işgücü ağırlığı vardı. 1915 yılı verilerine göre sanayi emeğinin sadece %15’i Türk unsurlardan oluşuyordu. Türkler genellikle vasıfsız ve düşük ücretli işlerde çalışırken, nitelikli işler ve mühendislik kadroları gayrimüslim ve yabancılardaydı.

5. Osmanlı İmparatorluğu’nda ücret düzeyleri ve ücretlerin seyri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) 1839-1913 döneminde ücretler reel olarak artış göstermiştir.
B) Ücretler sektörel ve bölgesel olarak farklılıklar göstermektedir.
C) Kadın ve çocuk işçilerin ücretleri, erkek işçilere göre daha düşüktür.
D) Sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık, ücretlerin belirlenmesinde en etkili faktördür.
E) Tarım dışı sektörlerdeki ücretler, tarım sektörüne göre genellikle daha yüksektir.

Cevap : D) Sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık, ücretlerin belirlenmesinde en etkili faktördür.

Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda sendikal örgütlenme ve toplu pazarlık kurumsallaşmamış ve yasaklarla sınırlandırılmıştı. Bu nedenle ücret düzeyleri üzerinde sendikaların belirleyici bir etkisi yoktu (1908 grevleri gibi istisnai dönemler hariç). Ücretler daha çok piyasa koşulları, emek kıtlığı ve dünya ekonomisiyle bütünleşme gibi **iktisadi faktörler** tarafından belirleniyordu.

6. Osmanlı İmparatorluğu’nda kadın ve çocuk emeği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Kadın ve çocukların sanayide çalıştırılması yasaktır.
B) Savaşlar nedeniyle erkek işgücünde ortaya çıkan açık, kadın ve çocuk emeğiyle kapatılmaya çalışılmıştır.
C) Kadın işçiler erkek işçilerle eşit ücret almaktadır.
D) Kadınlar sadece tarım sektöründe çalışmış, sanayi sektörüne girmemiştir.
E) 1913-1915 Sanayi Sayımı’nda hiç kadın işçiye rastlanmamıştır.

Cevap : B) Savaşlar nedeniyle erkek işgücünde ortaya çıkan açık, kadın ve çocuk emeğiyle kapatılmaya çalışılmıştır.

Açıklama : Özellikle 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında sürekli savaşlar nedeniyle erkek nüfusun cepheye gitmesi, işgücü açığı yaratmış; bu açık **kadın ve çocukların** çalışma yaşamına (sanayi, yol yapımı vb.) çekilmesiyle kapatılmaya çalışılmıştır. 1913-1915 sayımına göre işçilerin yaklaşık üçte biri kadındır.

7. Mecelle’nin çalışma sürelerine ilişkin 495. maddesindeki düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çalışma süresi günlük 8 saattir.
B) Çalışma süresi haftalık 45 saattir.
C) Çalışma süresi, güneşin doğuşundan ikindiye veya batışına kadar o yerdeki örf ve adete göredir.
D) Gece çalışması yasaktır.
E) Çalışma süreleri işçi ile işveren arasında serbestçe belirlenir.

Cevap : C) Çalışma süresi, güneşin doğuşundan ikindiye veya batışına kadar o yerdeki örf ve adete göredir.

Açıklama : Mecelle’nin 495. maddesi, çalışma süresini kesin bir saatle (örneğin 8 saat) sınırlamamış; “gün doğumundan ikindiye veya gün batışına kadar” diyerek süreyi **güneşin hareketlerine** ve **mahalli örf/adete** bağlamıştır. Bu durum, yaz ve kış mevsimlerine veya bölgelere göre değişen, genellikle uzun ve belirsiz çalışma süreleri anlamına geliyordu.

8. Aşağıdakilerden hangisi II. Meşrutiyet (1908) öncesi dönemde kurulan ve daha çok yardımlaşma sandığı niteliği taşıyan işçi örgütlerinden biridir?

A) Osmanlı Amele Cemiyeti
B) Amele Teali Cemiyeti
C) Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu
D) İstanbul İşçi Sendikaları Birliği
E) Maden İşçileri Sendikası

Cevap : A) Osmanlı Amele Cemiyeti

Açıklama : II. Meşrutiyet öncesi (1908 öncesi) dönemde kurulan ilk işçi örgütlenmesi **Osmanlı Amele Cemiyeti**’dir (1894/1895). Tophane fabrikalarında gizlice kurulan bu cemiyet, daha çok bir yardımlaşma sandığı niteliğindeydi ve yöneticilerinin sürgüne gönderilmesiyle kısa sürede dağıldı.

9. 1908 Grevleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) II. Meşrutiyet’in ilanıyla gelen özgürlük ortamında patlak vermiştir.
B) Grevler, Rumeli ve İstanbul başta olmak üzere sanayi ve hizmet merkezlerinde yoğunlaşmıştır.
C) Grevlerin temel nedenleri arasında ücret düşüklüğü ve çalışma sürelerinin uzunluğu vardır.
D) Grevler sonucunda devlet işçileri desteklemiş ve işverenleri cezalandıran yasalar çıkarmıştır.
E) Grevler sonucunda Tatil-i Eşgal Kanunu çıkarılarak grevler yasaklanmış veya sınırlandırılmıştır.

Cevap : D) Grevler sonucunda devlet işçileri desteklemiş ve işverenleri cezalandıran yasalar çıkarmıştır.

Açıklama : 1908 Grevleri, Meşrutiyet’in özgürlük ortamında, birikmiş sorunların (düşük ücret, uzun süreler vb.) patlamasıydı. Ancak devlet bu grevleri “kamu düzenini bozucu” olarak görmüş ve işçileri desteklemek yerine, grevleri yasaklamak ve bastırmak amacıyla **Tatil-i Eşgal Kanunu**’nu (1909) çıkarmıştır. Yani devletin tavrı, sermaye birikimini ve kamu düzenini korumaktan yana olmuştur.

10. 1909 tarihli Tatil-i Eşgal Kanunu’nun içeriği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) İşçilere sınırsız grev hakkı tanımıştır.
B) Kamu hizmeti gören işyerlerinde sendika kurulmasını serbest bırakmıştır.
C) Kamu hizmeti niteliğindeki işyerlerinde grevi yasaklamış, uyuşmazlıkların çözümünde zorunlu uzlaştırma getirmiştir.
D) Lokavtı tamamen yasaklamıştır.
E) Sadece İstanbul’daki işyerlerini kapsamaktadır.

Cevap : C) Kamu hizmeti niteliğindeki işyerlerinde grevi yasaklamış, uyuşmazlıkların çözümünde zorunlu uzlaştırma getirmiştir.

Açıklama : Tatil-i Eşgal Kanunu, “kamu hizmeti” (hizmet-i umumiye) gören yerlerde (demiryolları, limanlar, vb.) **sendika kurmayı yasaklamış**, iş bırakmayı (grevi) ise ancak uzlaştırma yolları tüketilirse mümkün kılmış, ancak pratikte getirdiği **zorunlu uzlaştırma** mekanizmasıyla grevi fiilen imkansız hale getirmiş veya yasaklamıştır. Amacı 1908 grev dalgasını bastırmaktı.

@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2 Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2 Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

1. 1913-15 Sanayi Sayımı sonuçlarına göre, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki sanayi kuruluşlarının çok büyük bir bölümü gıda, toprak ve tekstil gibi tarımsal kaynaklı sanayilerdir. Bu durum aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

A) Sanayileşmenin geri bir aşamada olduğunun
B) Tarımsal ürünlere dayalı bir sanayileşme stratejisi izlendiğinin
C) Tarımsal kesimde geniş bir işçi kitlesinin varlığının
D) Sanayi sayımının coğrafi olarak sınırlı bir bölgeyi kapsadığının
E) Sayımın önemli sanayi kuruluşlarını kapsamadığının

Cevap : A) Sanayileşmenin geri bir aşamada olduğunun

Açıklama : Sanayileşmenin ilk aşamalarında üretim genellikle basit teknoloji gerektiren, hammaddesi tarıma dayalı hafif sanayi kollarında (gıda, dokuma, deri vb.) yoğunlaşır. Ağır sanayinin (metalürji, makine vb.) yokluğu ve tarıma dayalı sanayinin ezici üstünlüğü, Osmanlı sanayileşmesinin henüz başlangıç (geri) aşamasında olduğunun en temel göstergesidir.

2. Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde, özellikle halıcılık sektöründe görülen eve iş verme sistemini, Avrupa’da görülen klasik eve iş verme sisteminden farklılaştıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Çalışanların tamamına yakınının kadınlardan ve genç kızlardan oluşması
B) Ürünlerin satım işlemlerinin de üreticiler tarafından yapılması
C) Kullanılan sermayenin işverene ait olması
D) Parça başı ücret sisteminin yaygın olması
E) Hammaddelerin işveren tarafından sağlanması

Cevap : C) Kullanılan sermayenin işverene ait olması

Açıklama : Avrupa’daki klasik eve iş verme sisteminde zanaatkar genellikle kendi aletine sahiptir. Ancak Osmanlı halıcılık sektöründe, üretimi kontrol eden tüccar veya kumpanyalar, sadece hammaddeyi (ipliği) değil, üretim aracı olan **tezgahı (sermayeyi)** da işçiye sağlamıştır. Bu durum, işçiyi üretim araçlarından yoksun bırakarak tamamen işverene bağımlı bir ücretli haline getirmiştir.

3. Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başları itibariyle ücretlilerin çalışma koşulları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Ücretler, bölgesel ve sektörel olarak önemli bir farklılık göstermemektedir.
B) İşçi ücretleri genel olarak devlet memurlarının ücretlerinden daha yüksektir.
C) İmparatorluğun asker ihtiyacının yol açtığı işgücü kıtlığı, kadın ve erkek işçiler arasında önemli sayılabilecek ücret farklılıklarının oluşmasını önlemiştir.
D) Mecelle ile tüm İmparatorluk’ta geçerli olacak “uniform” bir çalışma süresi belirlenmiştir.
E) İşçi sendikalarının ücret düzeyleri üzerinde önemli bir etkisi olmamıştır.

Cevap : E) İşçi sendikalarının ücret düzeyleri üzerinde önemli bir etkisi olmamıştır.

Açıklama : Osmanlı İmparatorluğu’nda bu dönemde modern anlamda güçlü sendikalar ve toplu pazarlık düzeni yoktur. İşçi örgütlenmeleri cılız ve yasaklarla çevrilidir. Bu nedenle ücretler, sendikal mücadele ile değil, piyasa koşulları (arz-talep) ve işgücü kıtlığı gibi faktörlerle belirlenmiştir.

4. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk modern sosyal güvenlik uygulamalarının devlet memurlarına yönelik olmasının nedenlerinden biri değildir?

A) Memurların çalışmasının sürekli bir niteliğe sahip olması
B) Memurların ücret düzeyinin diğer ücretlilere göre daha yüksek olması
C) Memurların diğer ücretlilere göre daha güçlü bir toplumsal konuma sahip olması
D) Tanzimat’la başlayan modernleşme çabalarının, sosyal güvenlik uygulamalarının memurlardan başlamasını kolaylaştırması
E) Memurların bu dönemde sendikalar ve dernekler yoluyla sosyal güvenlik hakları konusunda en fazla mücadele veren kesim olması

Cevap : E) Memurların bu dönemde sendikalar ve dernekler yoluyla sosyal güvenlik hakları konusunda en fazla mücadele veren kesim olması

Açıklama : Osmanlı’da memurlara yönelik emeklilik sandıklarının (Tekaüt Sandıkları) kurulması, memurların sendikal mücadelesi sonucu değil; devletin merkezi bürokrasiyi güçlendirme, memur sadakatini sağlama ve modernleşme (Tanzimat) politikalarının bir sonucudur. O dönemde memurların hak arayan sendikal bir örgütlülüğü söz konusu değildir.

5. Osmanlı İmparatorluğu’nda bireysel çalışma ilişkilerinin hukuki çerçevesini çizen Mecelle ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) İşçi-işveren ilişkilerinde liberal-bireyci bir yaklaşımı benimsemiştir.
B) Konusu itibariyle eşya ve insan kirası arasında bir ayrım yapmamıştır.
C) Çalışma süresine ilişkin hukuki bir sınırlama getirmiştir.
D) İşçinin nefsini yani kendini ve kişiliğini değil, emeğini ve çalışma gücünü kiraya verdiğini belirtmiştir.
E) Cumhuriyet’in ilk yıllarında, çalışma ilişkileri alanında belirleyici olmaya devam etmiştir.

Cevap : D) İşçinin nefsini yani kendini ve kişiliğini değil, emeğini ve çalışma gücünü kiraya verdiğini belirtmiştir.

Açıklama : Mecelle, iş sözleşmesini (icare-i adem) tanımlarken modern hukukun aksine, işçinin emeğini soyutlayarak değil; insanın **nefsini (kendini/kişiliğini)** kiraya vermesi mantığıyla yaklaşmıştır. Yani “nefsini değil emeğini kiralar” ifadesi Mecelle’nin mantığına ters düşen yanlış bir ifadedir. (Ayrıca C şıkkı tartışmalı olsa da, Mecelle kesin saat vermemiş, süreyi örfe bırakmıştır; ancak D şıkkı, iş ilişkisinin hukuki tanımı açısından kesinlikle yanlıştır).

6. Osmanlı İmparatorluğu’nda kurulan işçi örgütleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) İşçi örgütlenmeleri değişik tarihlerde yapılan hukuki düzenlemelerle yasaklanmıştır.
B) 19. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle süreklilik gösteren ulusal işçi örgütlenmeleri ortaya çıkmıştır.
C) İkinci Meşrutiyet’in sağladığı göreli özgürlük ortamı, işçi örgütlenmelerinin artmasına olanak sağlamıştır.
D) İkinci Meşrutiyet sonrası kurulan işçi örgütlenmeleri içerisinde, siyasal akımlar etkin olmuştur.
E) İkinci Meşrutiyet’in ardından işçi örgütlerinin boyutları işyeri ölçeğini aşmış, üst örgütler oluşmuştur.

Cevap : B) 19. yüzyılın ikinci yarısı itibariyle süreklilik gösteren ulusal işçi örgütlenmeleri ortaya çıkmıştır.

Açıklama : 19. yüzyılın ikinci yarısında (1870’ler vb.) ortaya çıkan Ameleperver Cemiyeti gibi örgütler veya grev komiteleri; geçici, yerel, dayanıksız ve genellikle yardımlaşma sandığı niteliğindedir. Bu dönemde **süreklilik gösteren ulusal** ve modern anlamda sendikal örgütlenmeler henüz ortaya çıkmamıştır.

7. 1908 öncesinde görülen grevlerin ortak özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Doğal örgüt ve liderlik yapısı içerisinde gerçekleştirilmişlerdir.
B) Büyük ölçüde ekonomik niteliklidirler.
C) Daha çok menfaat değil, hak uyuşmazlıklarından kaynaklanmıştır.
D) İşçiler, greve gitmeden önce uyuşmazlıkların barışçıl yollardan çözümüne ilişkin kimi girişimlerde bulunmuşlardır.
E) Formel sendikalar öncülük etmiştir.

Cevap : E) Formel sendikalar öncülük etmiştir.

Açıklama : 1908 öncesi grevler, sendikaların yasak veya yok olduğu bir ortamda gerçekleşmiştir. Bu eylemlere kurumsal/formel sendikalar değil; işçilerin kendi aralarından çıkardıkları geçici komiteler veya **doğal liderler** öncülük etmiştir.

8. 1909 tarihli Tatil-i Eşgal Kanunu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Türkiye çalışma ilişkileri tarihinde, toplu iş ilişkileri konusunda dolaysız bir biçimde düzenleme yapan ilk kanundur.
B) Kamuya yönelik hizmet veren kuruluşlarda sendika kurulmasını yasaklamıştır.
C) Çalışma ilişkilerinin taraflarının özgürce örgütlenmesine olanak tanımıştır.
D) Hukuken bir grev özgürlüğü rejimi getirmiştir
E) İş uyuşmazlıklarının barışçıl yollarla çözümü için uzlaştırma kurumu oluşturmuştur.

Cevap : C) Çalışma ilişkilerinin taraflarının özgürce örgütlenmesine olanak tanımıştır.

Açıklama : Tatil-i Eşgal Kanunu, 1908 grev dalgasını bastırmak amacıyla çıkarılmıştır. Kamu hizmeti gören yerlerde sendika kurmayı **yasaklamış**, grevi zorlaştırmış ve zorunlu uzlaştırma getirmiştir. Dolayısıyla tarafların “özgürce örgütlenmesine” olanak tanıyan değil, örgütlenmeyi kısıtlayan/yasaklayan bir kanundur.

9. 1867 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesi aşağıdaki alanlardan hangisi ile ilgili düzenleme yapmamıştır?

A) Zorunlu çalıştırma
B) Ücret
C) Çalışma süresi
D) İşçi sağlığı ve iş güvenliği
E) Barınma

Cevap : D) İşçi sağlığı ve iş güvenliği

Açıklama : Ereğli Kömür Havzası için çıkarılan Dilaver Paşa Nizamnamesi; üretimi artırmak için mükellefiyet (zorunlu çalışma), ücretlerin ödenmesi, işçilerin barınması (koğuşlar) ve çalışma süreleri gibi konuları düzenlemiştir. Ancak modern anlamda teknik **işçi sağlığı ve iş güvenliği** önlemleri (kaza önleme, risk analizi vb.) bu nizamnamenin kapsamı dışındadır veya düzenlenmemiştir.

10. Aşağıdakilerden hangisi Çukurova’da pamuk üretimi alanına yönelik olarak İbrahim Paşa tarafından getirilen sosyal politika önlemlerinden biri değildir?

A) Haftalık 1,5 gün ücretli izin uygulaması
B) Günlük dinlenme sürelerinin artırılması
C) Ücret düzeyi ve çalışma koşullarının işçi ve işveren temsilcileri arasında imzalanan toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmesinin sağlanması
D) Çalışma koşullarına ilişkin anlaşmazlıkların işçi ve işveren temsilcilerinden oluşan bir komisyonca çözümlenmesi
E) Ücret düzeyinin ve işçi ve işveren temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından emek arz ve talebi dikkate alınarak belirlenmesi

Cevap : C) Ücret düzeyi ve çalışma koşullarının işçi ve işveren temsilcileri arasında imzalanan toplu iş sözleşmeleri ile belirlenmesinin sağlanması

Açıklama : İbrahim Paşa’nın Çukurova’daki uygulamaları, işgücü kıtlığını yönetmek için tepeden inme idari kararlardır. O dönemde işçi ve işverenin eşit taraflar olarak masaya oturduğu ve koşulları belirlediği bir **”Toplu İş Sözleşmesi”** düzeni söz konusu değildir; kurallar komisyonlar ve idari emirlerle belirlenmiştir.

@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 2 Osmanlı İmparatorluğu’nda Çalışma İlişkileri

Anadolu Aöf Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Lisans çıkmış sınav soruları ve deneme sınavları

Editor

Editör