LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları
auzefİşletmeTürk Vergi Sistemi

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

#1. Gelir vergisinde ikametgahı Türkiye’de bulunmayan kişinin tam mükellef kabul edilmesi için ne kadar süre Türkiye’de kalması gerekir?

Cevap : C) Bir takvim yılı içinde devamlı 6 ay
Açıklama : Türkiye’de yerleşme kriteri ikiye ayrılır: İkametgahı Türkiye’de olanlar veya ikametgahı olmasa bile bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak 6 aydan fazla kalanlar tam mükellef sayılırlar. Tam mükellefiyet, kişinin hem Türkiye’deki hem de dünya genelindeki tüm gelirleri üzerinden vergilendirilmesi anlamına gelir. Geçici ayrılmalar bu süreyi kesmez.

#2. Aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisinden muaf değildir?

Cevap : C) Kooperatifler Kanunu’na göre kurulan kooperatif
Açıklama : Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve belirli fonlar vergiden muaftır. Kooperatifler ise prensip olarak kurumlar vergisi mükellefidir. Ancak bir kooperatifin muafiyetten yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde; sermaye üzerinden kazanç dağıtmama, yönetim kuruluna huzur hakkı vermeme ve sadece ortaklarla iş yapma gibi katı şartları taşıması gerekir. Bu şartları taşımayan kooperatifler mükellefiyetten kurtulamazlar.

#3. Gayrimenkul sermaye iratlarında gerçek usulün seçilmesi halinde aşağıdaki giderlerden hangisi indirilemez?

Cevap : B) Belgelenemeyen giderlerin % 15′ i
Açıklama : Gayrimenkul sermaye iratlarında mükellefler gerçek gider usulü veya götürü gider usulünden birini seçebilirler. Gerçek usulü seçenler sadece belgeli ve kanuni giderlerini düşebilirler. “Belgelenemeyen giderlerin %15’i” şeklindeki bir indirim sadece “Götürü Gider” usulünü seçenler için geçerli bir kolaylıktır; gerçek usulde her giderin belgesi olmalıdır.

#4. Aşağıdakilerden hangisi serbest meslek faaliyetinin özelliklerinden değildir?

Cevap : C) Faaliyetin işverene tabi olarak yapılması
Açıklama : Serbest meslek kazancının en temel ayırt edici özelliği “bağımsızlık”tır. Avukatlık, doktorluk veya mali müşavirlik gibi faaliyetlerin kendi nam ve hesabına yapılması gerekir. Eğer bu faaliyetler bir işverene tabi, belirli bir hizmet sözleşmesiyle ve emir-komuta zinciri içinde yapılıyorsa elde edilen gelir serbest meslek kazancı değil, “ücret” olur. Ücret geliri, serbest meslek kazancına göre farklı vergi tarifelerine tabidir.

#5. Ticari kazancın tespitinde hangi gider indirimi konusu yapılmaz?

Cevap : E) Ödenen şahsi tazminat
Açıklama : Ticari kazancın tespitinde sadece işle ilgili, işin idamesi ve kazancın elde edilmesi için yapılan giderler indirilebilir. Şahsi mahiyetteki harcamalar veya mükellefin şahsi kusurundan doğan tazminatlar gider olarak kabul edilmez.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Ayni olarak tahsil edilen kiralar hangi değerleme ölçüsü kullanılarak paraya çevrilmektedir?

Cevap : B) Emsal bedel
Açıklama : Gelir vergisinde kira bedeli nakit dışında “ayni” (mal veya hizmet şeklinde) tahsil edilebilir. Vergi matrahının belirlenebilmesi için bu ayni değerlerin TL cinsinden bir karşılığının bulunması gerekir. Vergi Usul Kanunu uyarınca, bu tür durumlarda o mal veya hizmetin benzerlerine göre piyasadaki değeri olan “emsal bedel” esas alınır. Eğer emsal bedel bilinmiyorsa belediye rayiçleri veya takdir komisyonu kararları devreye girebilir.

#7. Vergiye tâbi kurumların kuruluş kanunlarında, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezlerine ne denir?

Cevap : D) Ana merkez
Açıklama : Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre kurumların kanuni merkezi (ana merkez), kuruluş belgelerinde (kanun, tüzük, ana sözleşme vb.) resmi olarak gösterilen merkezdir. Bu merkez, kurumun hukuki ikametgahı sayılır. “Fiili merkez” (iş merkezi) ise, kurumun yönetim işlerinin ve ticari işlemlerinin fiilen yürütüldüğü yeri ifade eder. Vergi kanunları açısından mükellefiyetin belirlenmesinde hem kanuni merkezin hem de iş merkezinin Türkiye’de olup olmaması, tam veya dar mükellefiyet ayrımında kritik bir rol oynar.

#8. Gelirin tahsil edilmemesine rağmen alacak hakkı olarak doğmasına ne denir?

Cevap : D) Tahakkuk
Açıklama : Tahakkuk esası, gelirin elde edilmiş sayılması için paranın fiilen ele geçmesini (tahsil edilmesini) şart koşmaz. Gelirin miktarının kesinleşmesi ve mükellef lehine bir alacak hakkının doğması vergilendirme için yeterlidir. Ticari kazançlarda tahakkuk esası geçerliyken, serbest meslek kazançlarında genellikle paranın fiilen alınmasını gerektiren “tahsil esası” geçerlidir.

#9. Vergilendirmede gelirin belirlenmesinde kaynak teorisinin kabul edilmesi sonucunda hangi gelir bu tanımlamanın içine dahil olmaz?

Cevap : B) Miras geliri
Açıklama : Kaynak teorisi, gelirin belirli bir üretim faktöründen (emek, sermaye, teşebbüs vb.) sürekli ve düzenli olarak akmasını esas alan bir yaklaşımdır. Maaş, faiz veya kâr payı bir kaynağa dayanır. Miras ise süreklilik arz etmeyen, beklenmedik ve bir defaya mahsus bir servet artışı olduğu için kaynak teorisi içinde yer almaz; bu tür kazanımlar genellikle Veraset ve İntikal Vergisi’nin konusuna girer.

#10. Gelir vergisinde genel kural olarak hangi tarh usulü uygulanmaktadır?

Cevap : A) Beyan Usulü
Açıklama : Türk Vergi Sistemi, mükellefin beyanını esas alan güven ilkesine dayanır. Mükellefler, bir yıl içindeki kazançlarını kendileri hesaplar ve beyanname ile vergi dairesine sunarlar. İkmalen, re’sen veya idarece tarh usulleri ise ancak beyannamenin verilmemesi, eksik verilmesi veya defter kayıtlarında usulsüzlük saptanması gibi olağanüstü durumlarda devreye giren “tamamlayıcı” usullerdir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Gelir vergisi matrahının belirlenmesinde aşağıdakilerden hangisi diğer indirimler kapsamında değildir?

Cevap : B) Vergi Usul Kanunu’na göre ayrılan amortismanlar
Açıklama : Amortismanlar, safi kazancın tespiti aşamasında doğrudan “gider” olarak dikkate alınır ve matraha ulaşılmadan önce gelirden düşülür. Bağışlar, engellilik indirimi, sponsorluk harcamaları ve girişim sermayesi fonları ise kazanç belirlendikten sonra, beyanname üzerinden “matrahın belirli bir kısmından indirim” (diğer indirimler) şeklinde uygulanır. Gider ile indirim arasındaki bu fark, vergi tekniği açısından önemlidir.

#12. İşverenler veya vergi kesintisi (tevkifatı, stopajı) yapan diğer kimseler tarafından kesilen vergilerin matrahları ile birlikte, toplu olarak vergi dairesine bildirmesinde kullanılan beyanname türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Muhtasar beyanname
Açıklama : Muhtasar beyanname, vergi tevkifatı (stopaj) yapmakla sorumlu olanların (işverenler, bankalar vb.), asıl mükellef adına kestikleri vergileri vergi dairesine beyan ettikleri toplu belgedir. Bu sistemde vergi, geliri elde eden kişiden değil, ödemeyi yapan “sorumlu” aracılığıyla tahsil edilir. Münferit beyanname genellikle dar mükellefler için kullanılırken, yıllık beyanname mükellefin kendi toplam gelirini beyan ettiği belgedir.

#13. Zirai faaliyetle uğraşan kollektif şirket ortakları hangi gelir unsuru esas alınarak vergilendirilir?

Cevap : D) Ticari kazanç
Açıklama : Gelir Vergisi Kanunu’na göre şahıs şirketlerinden olan kollektif şirketler ve adi komandit şirketlerin ortaklık kazançları, şirketin asıl faaliyeti ne olursa olsun (zirai veya serbest meslek olsa dahi) ortaklar açısından “ticari kazanç” hükmündedir. Bu bir hukuksal varsayımdır; zirai faaliyetin işletme büyüklüğü ölçülmeden doğrudan ticari kazanç hükümlerine göre beyan edilmesi gerekir.

#14.
I. Kazanç amacı gütmemeleri
II. Faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması
III. Tüzel kişiliklerinin olmaması
IV. Bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması
Yukarıdakilerden hangileri iktisadi kamu kuruluşlarının mükellefiyet durumunu etkilememektedir?

Cevap : C) I-II-III-IV
Açıklama : İktisadi kamu kuruluşları için kazanç amacı gütme, faaliyetlerin kanuni görev olması, tüzel kişilik veya bağımsız muhasebe/sermaye gibi unsurların varlığı veya yokluğu bu kurumların vergi mükellefiyet durumunu etkilemez.

#15. Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden oluşan sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlara ne denir?

Cevap : A) Menkul sermaye iradı
Açıklama : Menkul sermaye iratları, kişinin aktif bir ticari veya mesleki çabası olmadan, sahip olduğu “taşınabilir” sermaye (para, tahvil, hisse senedi vb.) üzerinden elde ettiği gelirlerdir. Mevduat faizleri, kâr payları (temettü), repo gelirleri ve hazine bonosu faizleri bu kategoriye girer. Eğer gelir, bina veya arazi gibi taşınmazların kiralanmasından sağlansaydı “gayrimenkul sermaye iradı” (GMSİ) olarak adlandırılırdı.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. I. Zorunlu bir ödemedir.<br>II. Kamu gücüne dayanarak alınır.<br>III. Karşılık esasına dayanılarak alınır.<br>IV. Kanuna göre alınır.<br>Yukarıdakilerden hangileri verginin özelliklerindendir?

Cevap : A) I, II ve IV
Açıklama : Verginin temel özellikleri arasında cebri (zorunlu) olması, devletin kamu gücüne dayanması ve Anayasa’nın “verginin kanuniliği” ilkesi gereği mutlaka bir kanuna dayanması yer alır. Verginin en ayırt edici özelliklerinden biri “karşılıksız” olmasıdır; yani bireyler ödedikleri vergi karşılığında doğrudan ve kişiye özel bir hizmet talep edemezler. Bu nedenle “karşılık esasına dayanması” (madde III) verginin değil, daha çok harçların özelliğidir.

#17. Yıllık beyannamenin şekli ve içeriği kim tarafından belirlenir?

Cevap : D) Hazine ve Maliye Bakanlığı
Açıklama : Vergi Usul Kanunu ve ilgili genel tebliğler uyarınca, tüm vergi beyannamelerinin (yıllık, muhtasar, geçici vergi vb.) standart formlarını hazırlama, bu formlarda hangi bilgilerin yer alacağını belirleme ve bu süreci dijitalleştirme yetkisi münhasıran Hazine ve Maliye Bakanlığı’na aittir. Bu yetki çerçevesinde beyanname verme süreleri ve ödeme dönemleri de düzenlenir.

#18. Vergi alacağını vergi kanunlarında belirlenen matrah oranlar üzerinden tespit ederek vergiyi miktar itibarıyla tespit eden idari işleme ne denir?

Cevap : E) Tarh
Açıklama : Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarda gösterilen oranlar ve matrahlar üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak somut bir rakam haline getirilmesidir. Bu süreçten sonra verginin mükellefe bildirilmesi (tebliğ), kesinleşmesi (tahakkuk) ve paranın devlete ödenmesi (tahsil) aşamaları gelir. Tarh, vergilendirme sürecinin ilk ve hesaplama aşamasıdır.

#19. Vergi ehliyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

Cevap : E) Vergi ehliyeti için fiil ehliyeti şarttır.
Açıklama : Vergi hukukunda mükellefiyet, özel hukuktan daha geniş bir alanı kapsar. Bir bebeğin veya akıl sağlığı yerinde olmayan birinin (kısıtlının) adına bir mülk varsa, bu kişi “mükellef” olabilir. Vergi ehliyeti için kişinin “hak sahibi” (hak ehliyeti) olması yeterlidir; reşit olmak veya ayırt etme gücüne sahip olmak (fiil ehliyeti) şart değildir. Bu durumlarda sadece beyanname verme ve vergi ödeme gibi “ödevler” kanuni temsilciler (veli/vasi) eliyle yerine getirilir.

#20. Gelir Vergisi Kanunu’nda; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini (üretimini), avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair (diğer) bir şekilde faydalanılmasını ifade eden faaliyet aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Zirai faaliyet
Açıklama : Gelir Vergisi Kanunu’nun 52. maddesinde yapılan bu geniş tanım, zirai faaliyetin kapsamını belirler. Bitkisel üretimden hayvancılığa, balıkçılıktan ormancılığa kadar tabiattan doğrudan doğruya ürün elde edilen tüm işler bu kapsama girer. Bu faaliyetleri yürüten gerçek kişilere “çiftçi” denir ve belirli işletme büyüklüğünü aşmadıkça bu kazançlar farklı vergi avantajlarına tabi olabilir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

Türk Vergi Sistemi: Temel Kavramlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi

Giriş

Türk Vergi Sistemi, gelir üzerinden alınan vergiler (Gelir ve Kurumlar), harcamalar üzerinden alınan vergiler ve servet vergilerinden oluşur. Bu notlarda, vergilendirme süreci, mükellefiyet türleri, gelir unsurları ve beyanname çeşitleri gibi vize sınavında öne çıkan konular özetlenmiştir.

Vergi Hukuku Temel Kavramları

  • Verginin Özellikleri: Devletin kamu gücüne dayanarak, cebren (zorla) ve karşılıksız olarak aldığı ekonomik değerlerdir. Karşılık esası (hizmet karşılığı ödeme) verginin değil, harçların özelliğidir.
  • Vergi Ehliyeti: Mükellef olabilmek için “fiil ehliyeti” (reşit olmak, akıl sağlığı vb.) şart değildir. Hak ehliyetine sahip olmak (örneğin bir bebeğin mirasa sahip olması) mükellefiyet için yeterlidir.
  • Vergilendirme Süreci:
    1. Tarh: Vergi alacağının kanunlarda gösterilen matrah ve oranlar üzerinden hesaplanmasıdır.
    2. Tebliğ: Hesaplanan verginin mükellefe bildirilmesidir.
    3. Tahakkuk: Verginin miktarının kesinleşmesi ve ödenecek safhaya gelmesidir (Tahsil şart değildir).
    4. Tahsil: Verginin ödenmesidir.

Gelir Vergisi ve Unsurları

Gelir vergisi, gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazanç ve iratların safi tutarı üzerinden alınır.

  • Tam Mükellefiyet: İkametgahı Türkiye’de olanlar veya bir takvim yılında 6 aydan fazla devamlı olarak Türkiye’de kalanlar tam mükellef sayılır (Tüm dünya gelirleri vergilendirilir).
  • Gelir Unsurları ve Özellikleri:
    • Ticari Kazanç: Devamlılık arz eden ticari faaliyetlerdir. Kollektif şirket ortaklarının kazancı, faaliyet zirai olsa bile “Ticari Kazanç” sayılır. Şahsi tazminatlar gider olarak indirilemez.
    • Zirai Faaliyet: Doğadan doğrudan ürün elde etme (ekim, dikim, balıkçılık vb.) faaliyetidir.
    • Serbest Meslek Kazancı: En önemli özelliği faaliyetin bağımsız olmasıdır. Bir işverene tabi olunursa gelir “Ücret” olur.
    • Menkul Sermaye İradı: Ticari faaliyet dışında, nakdi sermayeden (faiz, repo, kâr payı) elde edilen gelirlerdir.
    • Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ): Taşınmazların kiralanmasından elde edilir. Kira “ayni” (mal) olarak alınırsa Emsal Bedel ile değerlenir. Gider yönetiminde “Gerçek Usul” seçilirse, götürü gider (belgelenemeyen gider %15) indirilemez.
  • Kaynak Teorisi: Gelirin bir kaynaktan sürekli akmasını esas alır. Bu nedenle arızi olan Miras, gelir vergisinin değil, Veraset ve İntikal Vergisinin konusudur.

Kurumlar Vergisi ve Beyannameler

  • Merkez Kavramları:
    • Ana (Kanuni) Merkez: Ana sözleşme veya tüzükte yazılı olan resmi adrestir.
    • İş Merkezi: İşlerin fiilen yönetildiği yerdir.
  • Muafiyetler: Kamu idareleri ve sosyal güvenlik kurumları vergiden muaftır. Kooperatifler ise ancak sermaye üzerinden kazanç dağıtmama gibi özel şartları sağlarlarsa muaf olabilirler. İktisadi kamu kuruluşları (KİT, Belediye işletmeleri vb.) kâr amacı gütmeseler dahi mükellef sayılırlar.
  • Beyannameler:
    • Yıllık Beyanname: Mükellefin bir yıllık kazancını toplu beyan etmesidir.
    • Muhtasar Beyanname: İşverenlerin veya bankaların, başkası adına kestikleri vergileri (stopaj) toplu olarak bildirdikleri beyannamedir.
    • Tüm beyannamelerin şekil ve içeriğini Hazine ve Maliye Bakanlığı belirler.

İndirimler

Vergi matrahı belirlenirken; amortismanlar “Gider” olarak, bağış ve yardımlar ise beyanname üzerinden “İndirim” olarak düşülür. Bu ayrım teknik olarak önemlidir.

@lolonolo_com

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

1. Vergiye tâbi kurumların kuruluş kanunlarında, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde, tüzüklerinde, ana statülerinde veya sözleşmelerinde gösterilen merkezlerine ne denir?

A) Bağlı kurum
B) Yavru kurum
C) Ana ve bağlı merkez
D) Ana merkez
E) Fiili merkez

Cevap : D) Ana merkez

Açıklama : Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre kurumların kanuni merkezi (ana merkez), kuruluş belgelerinde (kanun, tüzük, ana sözleşme vb.) resmi olarak gösterilen merkezdir. Bu merkez, kurumun hukuki ikametgahı sayılır. “Fiili merkez” (iş merkezi) ise, kurumun yönetim işlerinin ve ticari işlemlerinin fiilen yürütüldüğü yeri ifade eder. Vergi kanunları açısından mükellefiyetin belirlenmesinde hem kanuni merkezin hem de iş merkezinin Türkiye’de olup olmaması, tam veya dar mükellefiyet ayrımında kritik bir rol oynar.

2. İşverenler veya vergi kesintisi (tevkifatı, stopajı) yapan diğer kimseler tarafından kesilen vergilerin matrahları ile birlikte, toplu olarak vergi dairesine bildirmesinde kullanılan beyanname türü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Münferit beyanname
B) Özel beyanname
C) Yıllık beyanname
D) Geçici vergi beyannamesi
E) Muhtasar beyanname

Cevap : E) Muhtasar beyanname

Açıklama : Muhtasar beyanname, vergi tevkifatı (stopaj) yapmakla sorumlu olanların (işverenler, bankalar vb.), asıl mükellef adına kestikleri vergileri vergi dairesine beyan ettikleri toplu belgedir. Bu sistemde vergi, geliri elde eden kişiden değil, ödemeyi yapan “sorumlu” aracılığıyla tahsil edilir. Münferit beyanname genellikle dar mükellefler için kullanılırken, yıllık beyanname mükellefin kendi toplam gelirini beyan ettiği belgedir.

3. I. Zorunlu bir ödemedir.
II. Kamu gücüne dayanarak alınır.
III. Karşılık esasına dayanılarak alınır.
IV. Kanuna göre alınır.
Yukarıdakilerden hangileri verginin özelliklerindendir?

A) I, II ve IV
B) I, III ve IV
C) I, II ve III
D) I ve II
E) II, III ve IV

Cevap : A) I, II ve IV

Açıklama : Verginin temel özellikleri arasında cebri (zorunlu) olması, devletin kamu gücüne dayanması ve Anayasa’nın “verginin kanuniliği” ilkesi gereği mutlaka bir kanuna dayanması yer alır. Verginin en ayırt edici özelliklerinden biri “karşılıksız” olmasıdır; yani bireyler ödedikleri vergi karşılığında doğrudan ve kişiye özel bir hizmet talep edemezler. Bu nedenle “karşılık esasına dayanması” (madde III) verginin değil, daha çok harçların özelliğidir.

4. Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden oluşan sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlara ne denir?

A) Menkul sermaye iradı
B) Arızi kazanç
C) Zirai kazanç
D) Ticari kazanç
E) Gayrimenkul sermaye iradı

Cevap : A) Menkul sermaye iradı

Açıklama : Menkul sermaye iratları, kişinin aktif bir ticari veya mesleki çabası olmadan, sahip olduğu “taşınabilir” sermaye (para, tahvil, hisse senedi vb.) üzerinden elde ettiği gelirlerdir. Mevduat faizleri, kâr payları (temettü), repo gelirleri ve hazine bonosu faizleri bu kategoriye girer. Eğer gelir, bina veya arazi gibi taşınmazların kiralanmasından sağlansaydı “gayrimenkul sermaye iradı” (GMSİ) olarak adlandırılırdı.

5. Ayni olarak tahsil edilen kiralar hangi değerleme ölçüsü kullanılarak paraya çevrilmektedir?

A) Maliyet bedeli
B) Emsal bedel
C) İtibari değer
D) Tasarruf değeri
E) Rayiç bedel

Cevap : B) Emsal bedel

Açıklama : Gelir vergisinde kira bedeli nakit dışında “ayni” (mal veya hizmet şeklinde) tahsil edilebilir. Vergi matrahının belirlenebilmesi için bu ayni değerlerin TL cinsinden bir karşılığının bulunması gerekir. Vergi Usul Kanunu uyarınca, bu tür durumlarda o mal veya hizmetin benzerlerine göre piyasadaki değeri olan “emsal bedel” esas alınır. Eğer emsal bedel bilinmiyorsa belediye rayiçleri veya takdir komisyonu kararları devreye girebilir.

6. Aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisinden muaf değildir?

A) Sosyal güvenlik kurumları
B) Kamu idaresi tarafından işletilen hastane
C) Kooperatifler Kanunu’na göre kurulan kooperatif
D) Toplu konut fonu
E) Kamu idareleri

Cevap : C) Kooperatifler Kanunu’na göre kurulan kooperatif

Açıklama : Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve belirli fonlar vergiden muaftır. Kooperatifler ise prensip olarak kurumlar vergisi mükellefidir. Ancak bir kooperatifin muafiyetten yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde; sermaye üzerinden kazanç dağıtmama, yönetim kuruluna huzur hakkı vermeme ve sadece ortaklarla iş yapma gibi katı şartları taşıması gerekir. Bu şartları taşımayan kooperatifler mükellefiyetten kurtulamazlar.

7. Yıllık beyannamenin şekli ve içeriği kim tarafından belirlenir?

A) Cumhurbaşkanlığı
B) Vergi dairesi
C) Ekonomi Bakanlığı
D) Hazine ve Maliye Bakanlığı
E) Ticaret Bakanlığı

Cevap : D) Hazine ve Maliye Bakanlığı

Açıklama : Vergi Usul Kanunu ve ilgili genel tebliğler uyarınca, tüm vergi beyannamelerinin (yıllık, muhtasar, geçici vergi vb.) standart formlarını hazırlama, bu formlarda hangi bilgilerin yer alacağını belirleme ve bu süreci dijitalleştirme yetkisi münhasıran Hazine ve Maliye Bakanlığı’na aittir. Bu yetki çerçevesinde beyanname verme süreleri ve ödeme dönemleri de düzenlenir.

8. Zirai faaliyetle uğraşan kollektif şirket ortakları hangi gelir unsuru esas alınarak vergilendirilir?

A) Zirai kazanç
B) Menkul sermaye iradı
C) Ücret
D) Ticari kazanç
E) Serbest meslek kazancı

Cevap : D) Ticari kazanç

Açıklama : Gelir Vergisi Kanunu’na göre şahıs şirketlerinden olan kollektif şirketler ve adi komandit şirketlerin ortaklık kazançları, şirketin asıl faaliyeti ne olursa olsun (zirai veya serbest meslek olsa dahi) ortaklar açısından “ticari kazanç” hükmündedir. Bu bir hukuksal varsayımdır; zirai faaliyetin işletme büyüklüğü ölçülmeden doğrudan ticari kazanç hükümlerine göre beyan edilmesi gerekir.

9. Gelir vergisi matrahının belirlenmesinde aşağıdakilerden hangisi diğer indirimler kapsamında değildir?

A) Gelir Vergisi Kanunu kapsamında yapılan bağış ve yardımların belirli bir kısmı
B) Vergi Usul Kanunu’na göre ayrılan amortismanlar
C) Engellilik durumlarına göre belirlenen engellilik indirimi
D) Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin % 10’unu aşmayan kısmı
E) Amatör spor ve profesyonel spor dalları için yapılan sponsorluk harcamaları

Cevap : B) Vergi Usul Kanunu’na göre ayrılan amortismanlar

Açıklama : Amortismanlar, safi kazancın tespiti aşamasında doğrudan “gider” olarak dikkate alınır ve matraha ulaşılmadan önce gelirden düşülür. Bağışlar, engellilik indirimi, sponsorluk harcamaları ve girişim sermayesi fonları ise kazanç belirlendikten sonra, beyanname üzerinden “matrahın belirli bir kısmından indirim” (diğer indirimler) şeklinde uygulanır. Gider ile indirim arasındaki bu fark, vergi tekniği açısından önemlidir.

10. Gelir vergisinde ikametgahı Türkiye’de bulunmayan kişinin tam mükellef kabul edilmesi için ne kadar süre Türkiye’de kalması gerekir?

A) Bir takvim yılı içinde devamlı 3 ay
B) İki takvim yılı içinde 12 tam ay
C) Bir takvim yılı içinde devamlı 6 ay
D) İki takvim yılı içinde devamlı olarak 9 ay
E) Bir takvim yılı içinde üçer aylık dönemler halinde toplam 6 ay

Cevap : C) Bir takvim yılı içinde devamlı 6 ay

Açıklama : Türkiye’de yerleşme kriteri ikiye ayrılır: İkametgahı Türkiye’de olanlar veya ikametgahı olmasa bile bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak 6 aydan fazla kalanlar tam mükellef sayılırlar. Tam mükellefiyet, kişinin hem Türkiye’deki hem de dünya genelindeki tüm gelirleri üzerinden vergilendirilmesi anlamına gelir. Geçici ayrılmalar bu süreyi kesmez.

11. I. Kazanç amacı gütmemeleri
II. Faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması
III. Tüzel kişiliklerinin olmaması
IV. Bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması
Yukarıdakilerden hangileri iktisadi kamu kuruluşlarının mükellefiyet durumunu etkilememektedir?

A) I-III-IV
B) I-III
C) I-II-III-IV
D) I-II
E) II-IV

Cevap : C) I-II-III-IV

Açıklama :

12. Vergi alacağını vergi kanunlarında belirlenen matrah oranlar üzerinden tespit ederek vergiyi miktar itibarıyla tespit eden idari işleme ne denir?

A) Tebliğ
B) Ödeme
C) Tahsil
D) Tahakkuk
E) Tarh

Cevap : E) Tarh

Açıklama : Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarda gösterilen oranlar ve matrahlar üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak somut bir rakam haline getirilmesidir. Bu süreçten sonra verginin mükellefe bildirilmesi (tebliğ), kesinleşmesi (tahakkuk) ve paranın devlete ödenmesi (tahsil) aşamaları gelir. Tarh, vergilendirme sürecinin ilk ve hesaplama aşamasıdır.

13. Aşağıdakilerden hangisi serbest meslek faaliyetinin özelliklerinden değildir?

A) Faaliyetin ticari nitelikte olmaması
B) Faaliyetin devamlı meslek şeklinde yapılması
C) Faaliyetin işverene tabi olarak yapılması
D) Faaliyetin bağımsız olması
E) Faaliyetin kendi nam ve hesabına yapılması

Cevap : C) Faaliyetin işverene tabi olarak yapılması

Açıklama : Serbest meslek kazancının en temel ayırt edici özelliği “bağımsızlık”tır. Avukatlık, doktorluk veya mali müşavirlik gibi faaliyetlerin kendi nam ve hesabına yapılması gerekir. Eğer bu faaliyetler bir işverene tabi, belirli bir hizmet sözleşmesiyle ve emir-komuta zinciri içinde yapılıyorsa elde edilen gelir serbest meslek kazancı değil, “ücret” olur. Ücret geliri, serbest meslek kazancına göre farklı vergi tarifelerine tabidir.

14. Gelirin tahsil edilmemesine rağmen alacak hakkı olarak doğmasına ne denir?

A) Tahsil
B) Tarh
C) Ödeme
D) Tahakkuk
E) Evleviyet

Cevap : D) Tahakkuk

Açıklama : Tahakkuk esası, gelirin elde edilmiş sayılması için paranın fiilen ele geçmesini (tahsil edilmesini) şart koşmaz. Gelirin miktarının kesinleşmesi ve mükellef lehine bir alacak hakkının doğması vergilendirme için yeterlidir. Ticari kazançlarda tahakkuk esası geçerliyken, serbest meslek kazançlarında genellikle paranın fiilen alınmasını gerektiren “tahsil esası” geçerlidir.

15. Vergilendirmede gelirin belirlenmesinde kaynak teorisinin kabul edilmesi sonucunda hangi gelir bu tanımlamanın içine dahil olmaz?

A) Emek geliri
B) Miras geliri
C) Doğal kaynak geliri
D) Toprak geliri
E) Müteşebbis geliri

Cevap : B) Miras geliri

Açıklama : Kaynak teorisi, gelirin belirli bir üretim faktöründen (emek, sermaye, teşebbüs vb.) sürekli ve düzenli olarak akmasını esas alan bir yaklaşımdır. Maaş, faiz veya kâr payı bir kaynağa dayanır. Miras ise süreklilik arz etmeyen, beklenmedik ve bir defaya mahsus bir servet artışı olduğu için kaynak teorisi içinde yer almaz; bu tür kazanımlar genellikle Veraset ve İntikal Vergisi’nin konusuna girer.

16. Ticari kazancın tespitinde hangi gider indirimi konusu yapılmaz?

A) Personel gideri
B) İşle ilgili ulaşım gideri
C) İşle ilgili ve işin gerektirdiği konaklama gideri
D) Elektrik gideri
E) Ödenen şahsi tazminat

Cevap : E) Ödenen şahsi tazminat

Açıklama :

17. Gelir vergisinde genel kural olarak hangi tarh usulü uygulanmaktadır?

A) Beyan Usulü
B) İkmalen Tarh
C) İdarece Tarh
D) Re’sen Tarh
E) Karine Usulü

Cevap : A) Beyan Usulü

Açıklama : Türk Vergi Sistemi, mükellefin beyanını esas alan güven ilkesine dayanır. Mükellefler, bir yıl içindeki kazançlarını kendileri hesaplar ve beyanname ile vergi dairesine sunarlar. İkmalen, re’sen veya idarece tarh usulleri ise ancak beyannamenin verilmemesi, eksik verilmesi veya defter kayıtlarında usulsüzlük saptanması gibi olağanüstü durumlarda devreye giren “tamamlayıcı” usullerdir.

18. Gelir Vergisi Kanunu’nda; arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini (üretimini), avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair (diğer) bir şekilde faydalanılmasını ifade eden faaliyet aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zirai faaliyet
B) Yatırım faaliyeti
C) Arızi faaliyet
D) Ticari faaliyet
E) Serbest meslek faaliyeti

Cevap : A) Zirai faaliyet

Açıklama : Gelir Vergisi Kanunu’nun 52. maddesinde yapılan bu geniş tanım, zirai faaliyetin kapsamını belirler. Bitkisel üretimden hayvancılığa, balıkçılıktan ormancılığa kadar tabiattan doğrudan doğruya ürün elde edilen tüm işler bu kapsama girer. Bu faaliyetleri yürüten gerçek kişilere “çiftçi” denir ve belirli işletme büyüklüğünü aşmadıkça bu kazançlar farklı vergi avantajlarına tabi olabilir.

19. Gayrimenkul sermaye iratlarında gerçek usulün seçilmesi halinde aşağıdaki giderlerden hangisi indirilemez?

A) Kiraya verilen mal ve haklara ilişkin bakım gideri
B) Belgelenemeyen giderlerin % 15′ i
C) Kiraya veren tarafından ödenen aydınlatma gideri
D) Kiraya verilen mal ve haklara ilişkin sigorta giderleri
E) Kiraya verilen mal ve haklara ayrılan amortismanlar

Cevap : B) Belgelenemeyen giderlerin % 15′ i

Açıklama :

20. Vergi ehliyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru değildir?

A) Hak ehliyetine sahip kişiler vergi mükellefi olabilirler.
B) Medeni hakları kullanma ehliyeti vergi mükellefi olabilmek için gereklidir.
C) Vergi sorumlusu olabilmek için hak ehliyetine sahip olmak yeterlidir.
D) Vergi mükellefinin vergi ödeme gücü vergi ehliyeti olup olmamasına göre değişir.
E) Vergi ehliyeti için fiil ehliyeti şarttır.

Cevap : E) Vergi ehliyeti için fiil ehliyeti şarttır.

Açıklama : Vergi hukukunda mükellefiyet, özel hukuktan daha geniş bir alanı kapsar. Bir bebeğin veya akıl sağlığı yerinde olmayan birinin (kısıtlının) adına bir mülk varsa, bu kişi “mükellef” olabilir. Vergi ehliyeti için kişinin “hak sahibi” (hak ehliyeti) olması yeterlidir; reşit olmak veya ayırt etme gücüne sahip olmak (fiil ehliyeti) şart değildir. Bu durumlarda sadece beyanname verme ve vergi ödeme gibi “ödevler” kanuni temsilciler (veli/vasi) eliyle yerine getirilir.

@lolonolo_com

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

Auzef İşletme telegram işletme

Türk Vergi Sistemi 2025-2026 Vize Soruları

Auzef İşletme Lisans 2025 Güz Dönemi Sınav Soruları

Editor

Editör