LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türk Dili-1 2025-2026 Final Soruları
auzefTürk Dili

Türk Dili-1 2025-2026 Final Soruları

Türk Dili-1 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türk Dili-1 2025-2026 Final Soruları

#1. Türkçenin sadeleşme hareketiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : C) Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati edebiyatında sadeleşme hareketi büyük bir hızla artmıştır.
Açıklama : Tam aksine, Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati dönemlerinde Arapça ve Farsça tamlamalarla dil oldukça ağırlaşmış, sadeleşme hareketi kesintiye uğramıştır.

#2. Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde damak (kalınlık-incelik) uyumu bulunmaz?

Cevap : A) Heyecan
Açıklama : Bir kelimenin içinde hem kalın (a, u) hem de ince (e) ünlüler bir arada bulunuyorsa o kelimede damak (büyük ünlü) uyumu yoktur. “Heyecan” kelimesinde ‘e’ ince, ‘a’ kalındır.

#3. “Mecaz anlam, bir sözcüğün ilgi veya benzetme yoluyla gerçek ve yan anlamı dışında kullanılmasına verilen addır. Mecaz anlam kazanan sözcük genellikle soyut bir anlam taşır.”
Buna göre aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisi mecaz anlama örnek gösterilebilir?

Cevap : E) Sıkıntıdan çatladım.
Açıklama : “Çatlamak” kelimesi gerçek anlamda bir nesnenin yüzeyinin yarılmasıdır. Ancak bu cümlede, fiziksel bir yarılma değil; kişinin çok fazla sıkıldığını ifade eden soyut bir durum (mecaz) kastedilmektedir.

#4. “Dil ve düşünce arasındaki ilişkileri dilbilimsel bir çerçeveye taşıyarak dil, kültür, kimlik ve toplumu birlikte ele alan …..’e göre her dil gerçekliği o dili konuşanlara kendi açısından yansıtmaktadır. Çünkü dil, toplumsal gerçekliğin sembolik bir yansımasıdır. Bu gerçeklik içinde oluşan anlamlar, en çok o gerçekliği yaşayanlar için anlamlıdır.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevap : D) Sapir
Açıklama : Sapir-Whorf hipotezi olarak da bilinen bu yaklaşıma göre dil, sadece düşüncelerin aktarıldığı bir araç değil; bizzat düşünceyi ve dünyayı algılama biçimimizi şekillendiren bir yapıdır. Bu yüzden her dil, o dili konuşan topluma özgü bir gerçeklik yansıtır.

#5. Yeryüzündeki diller, köken bakımından ve yapı bakımından olmak üzere iki şekilde sınıflandırılır. Köken bakımından Türkçe, Altay dil ailesine mensuptur. Tipolojik sınıflandırmaya göre ise Türkçe, eklemeli diller grubundadır. Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Başka dillerden Türkçeye kelime geçtiği gibi Türkçeden de başka dillere kelimeler geçmiştir. Bugün, Çincede 300, Farsçada yaklaşık 3000, Urducada 227, Arapçada yaklaşık 2.000 Türkçe kökenli kelime bulunur.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?

Cevap : B) Türkçe hangi dillerden kelimeler ödünç almıştır?
Açıklama : Parçada Türkçeden diğer dillere (Çince, Farsça, Arapça vb.) geçen kelime sayıları verilmiştir. Ancak Türkçenin hangi dillerden kelime aldığına dair bir bilgi metinde yer almamaktadır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıdaki kelimelerden hangisi hem yapım hem çekim eki almıştır?

Cevap : B) Aşçıya
Açıklama : Kelimenin kökü “Aş” (isim) + “-çı” (yapım eki) = “Aşçı” (yeni bir anlam kazandı). “Aşçı” + “-y” (kaynaştırma) + “-a” (yönelme durum eki/çekim eki). Dolayısıyla kelime her iki tür eki de bünyesinde barındırır.

#7. İtalyanca “scarpino” kelimesinin Türkçede “iskarpin” olması aşağıdaki ses olaylarının hangisi ile açıklanabilir?

Cevap : D) Ünlü türemesi
Açıklama : Türkçenin ses yapısı kelime başında çift ünsüzü (“sc” gibi) kabul etmez. Bu yüzden yabancı dillerden giren kelimelerin başına bir ünlü harf (“i”) eklenerek kelime Türkçeleştirilir; buna ünlü türemesi denir.

#8. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “doğru” kelimesi edat görevindedir?

Cevap : C) Bayrama doğru işler açıldı.
Açıklama : “-e doğru” şeklinde bir isme bağlanan bu kullanım, zaman ve yönelme ilgisi kurduğu için ilgeç (edat) görevindedir. Diğer cümlelerde sıfat veya ad olarak kullanılmıştır.

#9. Bir dilin tarihinin herhangi bir kesitinde kullandığı söz varlığı o dilin .…. söz varlığını oluştururken, bir dilin günümüzde kullandığı söz varlığı o dilin ….. söz varlığını oluşturmaktadır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevap : E) tarihi-güncel
Açıklama : Tarihsel süreçteki kelime birikimi o dilin “tarihi söz varlığı”, bugünkü yaşayan kullanımı ise “güncel söz varlığı” olarak adlandırılır.

#10. İyi bir konuşmada aşağıdakilerden hangisi görülmemelidir?

Cevap : C) Konuşma, önceden hazırlanmış yazılı bir metinden okunmalıdır.
Açıklama : Etkili bir konuşmada dinleyicilerle göz teması kurmak ve doğal bir akış sağlamak esastır. Metinden sürekli okumak, dinleyici ile bağı koparır ve iletişimi zayıflatır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Bireyin yaşam boyunca en fazla kullandığı dil becerisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Dinleme
Açıklama : İletişim araştırmaları, insanların günlük yaşamlarının büyük bir kısmını alıcı konumda, yani dinleyerek geçirdiğini göstermektedir. Konuşma ve okuma becerileri dinlemeden sonra gelir.

#12. Ön-dar-yuvarlak olarak nitelenen ünlü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) ü
Açıklama : Türkçede ünlü harfler; çıkış yerine göre ön-arka, dudak durumuna göre düz-yuvarlak ve ağız açıklığına göre dar-geniş olarak sınıflanır. “ü” harfi; ön (ince), dar ve yuvarlak bir ünlüdür.

#13. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir özne ve bir yüklemden oluşmuştur?

Cevap : A) Bahçe zevki bu devrin büyük merakıdır.
Açıklama : Cümlede “Bahçe zevki” özne, “bu devrin büyük merakıdır” ise bir isim tamlaması grubundan oluşan yüklemdir. Diğer cümlelerde nesne veya dolaylı tümleç gibi farklı ögeler bulunmaktadır.

#14. Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçeyi incelemek ve Türkçenin gelişimi için araştırmalar yapmak amacıyla 12 Temmuz 1932’de Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur. Türkiye’nin başkenti Ankara’da yer alan kurum, Türk dili üzerine çalışmaların yapılıp yayımlandığı bir merkezdir. Kurum, Türk dili alanında özgün çalışmalar yapan araştırmacılara “Türk Diline Hizmet Ödülleri”ni vermektedir. Ödüller her yıl 26 Eylül Dil Bayramı’nda Ankara’da yapılan törenle sahiplerine ulaşmaktadır. TDK ile ilgili parçaya göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevap : A) Ankara’da çalışmalarına devam etmektedir.
Açıklama : Parçada kurumun Türkiye’nin başkenti Ankara’da yer aldığı ve burada çalışmalarını yürütüp yayımladığı açıkça belirtilmiştir.

#15. Diller arası alışverişle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : B) Sadece köklü bir tarihe sahip olan diller sözcük verebilir.
Açıklama : Bir dilin başka bir dile kelime vermesi için sadece “köklü bir tarihe” sahip olması gerekmez. Güncel teknolojik üstünlük, siyasi güç veya kültürel etkileşim de kelime alışverişini tetikler; her dil kelime verebilir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Standart alfabemizde bir işaretle gösterilmeyip yalnızca Anadolu ağızlarında bulunan seslerden biri hangisidir?

Cevap : D) ñ
Açıklama : “Sağır n” veya “geniz n’si” olarak da bilinen bu ses, Eski Türkçede vardı ve bugün Anadolu ağızlarında yaşamaktadır; ancak ölçünlü Türkçede (İstanbul ağzı esaslı alfabede) yer almaz.

#17. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?

Cevap : E) İş yerinde ustabaşı çırağı eziyordu.
Açıklama : “Ezmek” fiziksel bir baskı uygulayarak parçalamak anlamındadır. Ancak burada çırağa psikolojik baskı yapmak veya kötü davranmak anlamında kullanıldığı için mecazdır.

#18. Aşağıdakilerden hangisi cümlenin ögelerinden biri değildir?

Cevap : A) Cümle dışı unsur
Açıklama : Özne, yüklem ve tümleçler cümlenin temel veya yardımcı ögeleridir. Ancak bağlaçlar, ünlemler ve ara cümleler yapısal olarak cümlede bulunsa da cümlenin bir ögesi sayılmazlar ve “cümle dışı unsur” olarak tanımlanırlar.

#19. Yakutça ve Çuvaşça aşağıdaki hangi dilin lehçeleridir?

Cevap : B) Türkçe
Açıklama : Yakutça ve Çuvaşça, Türkçenin tarihsel süreçte ana gövdeden en erken ve en uzak şekilde ayrılmış olan iki temel lehçesidir.

#20. Eski Türkçede “til” olan kelimenin günümüz Türkçesinde “dil” olması aşağıdaki ses olaylarının hangisi ile açıklanabilir?

Cevap : C) Tonlulaşma
Açıklama : Kelime başındaki sert ve tonsuz olan “t” sesinin, zamanla daha yumuşak ve tonlu olan “d” sesine dönüşmesine tonlulaşma (veya yumuşama) denir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Türk Dili-1 2025-2026 Final Soruları

Türk Dili-1: Dil Bilinci, Yapı Bilgisi ve Tarihsel Süreç

1. Dil, Düşünce ve Toplum İlişkisi

Dil, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda düşünceyi ve dünyayı algılama biçimini şekillendiren sembolik bir sistemdir. Bu bağlamda Sapir-Whorf hipotezi, dilin toplumsal gerçekliği yansıttığını ve her dilin kendine özgü bir gerçeklik algısı sunduğunu savunur. Bireylerin yaşam boyunca en fazla kullandığı temel dil becerisi ise dinlemedir. İletişim süreci içinde diller arasında sürekli bir alışveriş söz konusudur; ancak bir dilin kelime verebilmesi için sadece köklü bir tarihe sahip olması şart değildir; ekonomik ve siyasi güç de bu süreçte belirleyici rol oynar.

2. Türkçenin Ses Yapısı ve Sınıflandırılması

Türkçe, köken bakımından Altay dil ailesine mensupken; tipolojik olarak eklemeli (bitişken) diller grubunda yer alır. Bu yapı, Türkçenin zengin bir ek sistemiyle yeni kelimeler türetmesine olanak tanır. Ses bilgisi açısından Türkçede ünlüler belirli kriterlere göre ayrılır. Örneğin “ü” ünlüsü; ön-dar-yuvarlak bir ses olarak tanımlanır. Kelime içinde kalın ve ince ünlülerin bir arada bulunması (örneğin “heyecan”) damak uyumunun (Büyük Ünlü Uyumu) bozulduğunu gösterir. Ayrıca, standart alfabede yer almayıp Anadolu ağızlarında yaşayan “geniz n’si” (ñ), Türkçenin tarihsel ses mirasının bir parçasıdır.

3. Ses Olayları ve Kelime Yapısı

Türkçe tarih boyunca çeşitli ses değişimlerine uğramıştır. Eski Türkçedeki “til” kelimesinin “dil” olması, baştaki sert sesin yumuşaması yani tonlulaşma olayı ile açıklanır. Yabancı dillerden giren ve başında çift ünsüz bulunan kelimelerin (scarpino > iskarpin) Türkçeleşirken başına ünlü alması ise ünlü türemesidir. Kelime yapısı incelendiğinde, “aş-çı-ya” örneğinde olduğu gibi bir kelime hem yapım eki (-çı) hem de çekim eki (-a) alabilir.

4. Anlam Bilimi ve Cümle Bilgisi

Sözcükler kullanıldıkları bağlama göre gerçek, yan veya mecaz anlam kazanabilirler. “Sıkıntıdan çatladım” veya “usta çırağı eziyordu” gibi ifadelerde fiziksel bir eylem değil, soyut bir durum kastedildiği için mecaz anlam söz konusudur. Cümle yapısında ise ögeler dizilişi önemlidir. “Bahçe zevki bu devrin büyük merakıdır” cümlesi, sadece bir özne ve bir yüklemden oluşmaktadır. Bağlaçlar ve ünlemler gibi yapılar ise cümle dışı unsur olarak kabul edilir ve öge olarak sayılmazlar.

5. Türkçenin Tarihsel Gelişimi ve TDK

Türkçenin sadeleşme serüveni Tanzimat ile başlamış, 1911’de Selanik’te Genç Kalemler hareketiyle sistemli bir hal almıştır. Ancak Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati dönemlerinde dilin oldukça ağırlaştığı ve sadeleşmenin kesintiye uğradığı görülür. Cumhuriyet döneminde ise 12 Temmuz 1932’de bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk Dil Kurumu (TDK) kurulmuştur. Merkezi Ankara’da bulunan kurum, Türkçeyi incelemek ve geliştirmek amacıyla çalışmalarına günümüzde de devam etmektedir.

@lolonolo_com

Türk Dili-1 2025-2026 Final Soruları

Türk Dili-1 2025-2026 Final Soruları

1. “Dil ve düşünce arasındaki ilişkileri dilbilimsel bir çerçeveye taşıyarak dil, kültür, kimlik ve toplumu birlikte ele alan …..’e göre her dil gerçekliği o dili konuşanlara kendi açısından yansıtmaktadır. Çünkü dil, toplumsal gerçekliğin sembolik bir yansımasıdır. Bu gerçeklik içinde oluşan anlamlar, en çok o gerçekliği yaşayanlar için anlamlıdır.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Hegel
B) Saussure
C) Ergin
D) Sapir
E) Chomsky

Cevap : D) Sapir
Açıklama : Sapir-Whorf hipotezi olarak da bilinen bu yaklaşıma göre dil, sadece düşüncelerin aktarıldığı bir araç değil; bizzat düşünceyi ve dünyayı algılama biçimimizi şekillendiren bir yapıdır. Bu yüzden her dil, o dili konuşan topluma özgü bir gerçeklik yansıtır.

2. “Mecaz anlam, bir sözcüğün ilgi veya benzetme yoluyla gerçek ve yan anlamı dışında kullanılmasına verilen addır. Mecaz anlam kazanan sözcük genellikle soyut bir anlam taşır. Mecaz anlam sözcüklerin asıl ve yan anlamları dışında, ilişki ve benzerlik yoluyla başka bir kavramı belirtmek üzere kazandıkları anlamdır.”
Buna göre aşağıdaki altı çizili kelimelerden hangisi mecaz anlama örnek gösterilebilir?

A) Gülüşür ve şakalaşırdık. ( altı çizili kelime “şakalaşırdık”)
B) Bütün gün bekledim. ( altı çizili kelime “bekledim”)
C) Kırmızı en sevdiğim renktir. ( altı çizili kelime “Kırmızı”)
D) O vazoyu kırdım. ( altı çizili kelime “kırdım”)
E) Sıkıntıdan çatladım. ( altı çizili kelime “çatladım”)

Cevap : E) Sıkıntıdan çatladım.
Açıklama : “Çatlamak” kelimesi gerçek anlamda bir nesnenin yüzeyinin yarılmasıdır. Ancak bu cümlede, fiziksel bir yarılma değil; kişinin çok fazla sıkıldığını ifade eden soyut bir durum (mecaz) kastedilmektedir.

3. Yeryüzündeki diller, köken bakımından ve yapı bakımından olmak üzere iki şekilde sınıflandırılır. Köken bakımından Türkçe, dünya dilleri içinde Altay dil ailesine mensuptur. Bu grupta Türkçenin dışında Moğolca ve Mançu-Tunguzca yer alır. Tipolojik sınıflandırmaya göre ise Türkçe, eklemeli diller grubundadır. Bu grupta Türkçe ile birlikte Macarca, Fince, Moğolca gibi diller vardır. Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Türkçe bu bakımdan yeni kelimeler türetmeye elverişli bir dildir ve zengin bir ek sistemi mevcuttur. Türkçe, dünya dilleriyle etkileşim hâlinde olmuştur ve olacaktır da. Başka dillerden Türkçeye kelime geçtiği gibi Türkçeden de başka dillere kelimeler geçmiştir. Bugün, Çincede 300, Farsçada yaklaşık 3000, Urducada 227, Arapçada yaklaşık 2.000 Türkçe kökenli kelime bulunur.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur?

A) Macarca ve Moğolca ile birlikte Türkçe hangi sınıflamadadır?
B) Türkçe hangi dillerden kelimeler ödünç almıştır?
C) Türkçe hangi dil ailesi çatısı altında yer almaktadır?
D) Dünya dillerinin tasnifinde nasıl bir yol izlenmektedir?
E) Türkçenin eklemeli bir dil olmasının avantajı nedir?

Cevap : B) Türkçe hangi dillerden kelimeler ödünç almıştır?
Açıklama : Parçada Türkçeden diğer dillere (Çince, Farsça, Arapça vb.) geçen kelime sayıları verilmiştir. Ancak Türkçenin hangi dillerden kelime aldığına dair bir bilgi metinde yer almamaktadır.

4. Ön-dar-yuvarlak olarak nitelenen ünlü aşağıdakilerden hangisidir?

A) e
B) i
C) o
D) a
E) ü

Cevap : E) ü
Açıklama : Türkçede ünlü harfler; çıkış yerine göre ön-arka, dudak durumuna göre düz-yuvarlak ve ağız açıklığına göre dar-geniş olarak sınıflanır. “ü” harfi; ön (ince), dar ve yuvarlak bir ünlüdür.

5. Bireyin yaşam boyunca en fazla kullandığı dil becerisi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yazma
B) Anlatma
C) Okuma
D) Dinleme
E) Konuşma

Cevap : D) Dinleme
Açıklama : İletişim araştırmaları, insanların günlük yaşamlarının büyük bir kısmını alıcı konumda, yani dinleyerek geçirdiğini göstermektedir. Konuşma ve okuma becerileri dinlemeden sonra gelir.

6. Diller arası alışverişle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Siyasi, ekonomik vb. bakımdan güçlü toplumların dilleri daha etkilidir.
B) Sadece köklü bir tarihe sahip olan diller sözcük verebilir.
C) Kültürel ilişkilerin sonucu bir dile yabancı sözcükler girebilir.
D) Diller arası alışverişte bilgi alıntısı görülebilir.
E) Özenti yoluyla dile giren unsurlarda dilsel ihtiyaç yok gibidir.

Cevap : B) Sadece köklü bir tarihe sahip olan diller sözcük verebilir.
Açıklama : Bir dilin başka bir dile kelime vermesi için sadece “köklü bir tarihe” sahip olması gerekmez. Güncel teknolojik üstünlük, siyasi güç veya kültürel etkileşim de kelime alışverişini tetikler; her dil kelime verebilir.

7. Aşağıdaki kelimelerden hangisi hem yapım hem çekim eki almıştır?

A) Biricik
B) Aşçıya
C) Köpüklü
D) Sessizlik
E) Evinde

Cevap : B) Aşçıya
Açıklama : Kelimenin kökü “Aş” (isim) + “-çı” (yapım eki) = “Aşçı” (yeni bir anlam kazandı). “Aşçı” + “-y” (kaynaştırma) + “-a” (yönelme durum eki/çekim eki). Dolayısıyla kelime her iki tür eki de bünyesinde barındırır.

8. Eski Türkçede “til” olan kelimenin günümüz Türkçesinde “dil” olması aşağıdaki ses olaylarının hangisi ile açıklanabilir?

A) Dil benzeşmesi
B) İncelme
C) Tonlulaşma
D) Göçüşme
E) Dudaksıllaşma

Cevap : C) Tonlulaşma
Açıklama : Kelime başındaki sert ve tonsuz olan “t” sesinin, zamanla daha yumuşak ve tonlu olan “d” sesine dönüşmesine tonlulaşma (veya yumuşama) denir.

9. Türkçenin sadeleşme hareketiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) 1908 yılında kurulan Türk Derneği dilde sadeleşme fikrini savunmuştur.
B) Tanzimatla birlikte dil reformu düşüncesi görülmeye başlanmıştır.
C) Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati edebiyatında sadeleşme hareketi büyük bir hızla artmıştır.
D) 1911’de Selanik’te kurulan Genç Kalemler hareketi dilde sadeleşmeyi savunmuştur.
E) Türk Dil Kurumunun kurulması ve harf devrimi ile sadeleşme hareketine katkı sağlanmıştır.

Cevap : C) Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati edebiyatında sadeleşme hareketi büyük bir hızla artmıştır.
Açıklama : Tam aksine, Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati dönemlerinde Arapça ve Farsça tamlamalarla dil oldukça ağırlaşmış, sadeleşme hareketi kesintiye uğramıştır.

10. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir özne ve bir yüklemden oluşmuştur?

A) Bahçe zevki bu devrin büyük merakıdır.
B) Otobüs yol ayrımında durdu.
C) Vaay Kemancı, hoş geldin be ya!
D) Ruh ufuksuz yaşayamaz.
E) Ali camı kırdı.

Cevap : A) Bahçe zevki bu devrin büyük merakıdır.
Açıklama : Cümlede “Bahçe zevki” özne, “bu devrin büyük merakıdır” ise bir isim tamlaması grubundan oluşan yüklemdir. Diğer cümlelerde nesne veya dolaylı tümleç gibi farklı ögeler bulunmaktadır.

11. Yakutça ve Çuvaşça aşağıdaki hangi dilin lehçeleridir?

A) Farsça
B) Türkçe
C) Arapça
D) Almanca
E) Rusça

Cevap : B) Türkçe
Açıklama : Yakutça ve Çuvaşça, Türkçenin tarihsel süreçte ana gövdeden en erken ve en uzak şekilde ayrılmış olan iki temel lehçesidir.

12. İtalyanca “scarpino” kelimesinin Türkçede “iskarpin” olması aşağıdaki ses olaylarının hangisi ile açıklanabilir?

A) Göçüşme
B) Sızıcılaşma
C) Kaynaşma
D) Ünlü türemesi
E) Yuvarlaklaşma

Cevap : D) Ünlü türemesi
Açıklama : Türkçenin ses yapısı kelime başında çift ünsüzü (“sc” gibi) kabul etmez. Bu yüzden yabancı dillerden giren kelimelerin başına bir ünlü harf (“i”) eklenerek kelime Türkçeleştirilir; buna ünlü türemesi denir.

13. İyi bir konuşmada aşağıdakilerden hangisi görülmemelidir?

A) Açık ve anlaşılır olmalıdır.
B) Konuşmanın belli bir amacı olmalıdır.
C) Konuşma, önceden hazırlanmış yazılı bir metinden okunmalıdır.
D) Konuşma, yıkıcı olmamalı, dinleyenleri anlatılanlara inandırmalıdır.
E) Ses iyi ayarlanmalı, duyguyu iyi yansıtmalıdır.

Cevap : C) Konuşma, önceden hazırlanmış yazılı bir metinden okunmalıdır.
Açıklama : Etkili bir konuşmada dinleyicilerle göz teması kurmak ve doğal bir akış sağlamak esastır. Metinden sürekli okumak, dinleyici ile bağı koparır ve iletişimi zayıflatır.

14. Aşağıdaki sözcüklerin hangisinde damak (kalınlık-incelik) uyumu bulunmaz?

A) Heyecan
B) Yoldaş
C) Boyun
D) Umut
E) Ceket

Cevap : A) Heyecan
Açıklama : Bir kelimenin içinde hem kalın (a, u) hem de ince (e) ünlüler bir arada bulunuyorsa o kelimede damak (büyük ünlü) uyumu yoktur. “Heyecan” kelimesinde ‘e’ ince, ‘a’ kalındır.

15. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “doğru” kelimesi edat görevindedir?

A) ‘Yalnız duyan yaşar sözü derler ki doğrudur.
B) Açıklık, fikirlerin gramerce doğru ifadesinden daha lüzumludur.
C) Bayrama doğru işler açıldı.
D) Bu söz bugün için de doğrudur.
E) ‘Yalnız duyan çeker’ derim, en doğru söz budur.

Cevap : C) Bayrama doğru işler açıldı.
Açıklama : “-e doğru” şeklinde bir isme bağlanan bu kullanım, zaman ve yönelme ilgisi kurduğu için ilgeç (edat) görevindedir. Diğer cümlelerde sıfat veya ad olarak kullanılmıştır.

16. Aşağıdakilerden hangisi cümlenin ögelerinden biri değildir?

A) Cümle dışı unsur
B) Özne
C) Zarf tümleci
D) Yüklem
E) Yer tamlayıcısı

Cevap : A) Cümle dışı unsur
Açıklama : Özne, yüklem ve tümleçler cümlenin temel veya yardımcı ögeleridir. Ancak bağlaçlar, ünlemler ve ara cümleler yapısal olarak cümlede bulunsa da cümlenin bir ögesi sayılmazlar ve “cümle dışı unsur” olarak tanımlanırlar.

17. Standart alfabemizde bir işaretle gösterilmeyip yalnızca Anadolu ağızlarında bulunan seslerden biri hangisidir?

A) ü
B) I
C) k
D) ñ
E) v

Cevap : D) ñ
Açıklama : “Sağır n” veya “geniz n’si” olarak da bilinen bu ses, Eski Türkçede vardı ve bugün Anadolu ağızlarında yaşamaktadır; ancak ölçünlü Türkçede (İstanbul ağzı esaslı alfabede) yer almaz.

18. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?

A) Giriş katını kalabalık bir aile kiraladı.
B) Arabadaki paket epeyce ağırdı.
C) Açık kapının önünde saatlerce oturduk.
D) Ağzındaki dişlerin hepsi çürümüştü.
E) İş yerinde ustabaşı çırağı eziyordu.

Cevap : E) İş yerinde ustabaşı çırağı eziyordu.
Açıklama : “Ezmek” fiziksel bir baskı uygulayarak parçalamak anlamındadır. Ancak burada çırağa psikolojik baskı yapmak veya kötü davranmak anlamında kullanıldığı için mecazdır.

19. Türk Dil Kurumu (TDK), Türkçeyi incelemek ve Türkçenin gelişimi için araştırmalar yapmak amacıyla 12 Temmuz 1932’de Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur. Türkiye’nin başkenti Ankara’da yer alan kurum, Türk dili üzerine çalışmaların yapılıp yayımlandığı bir merkezdir. Kurum, Türk dili alanında özgün çalışmalar yapan araştırmacılara “Türk Diline Hizmet Ödülleri”ni vermektedir. Ödüller her yıl 26 Eylül Dil Bayramı’nda Ankara’da yapılan törenle sahiplerine ulaşmaktadır.
TDK ile ilgili parçaya göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Ankara’da çalışmalarına devam etmektedir.
B) Türk dili üzerine sınırlı sayıda araştırmaya sahiptir.
C) Her yıl temmuz ayında bir ödül töreni düzenlemektedir.
D) Türk sanatçıların hayatlarını araştırmaktadır.
E) Kurulduğu gün dil bayramı olarak kutlanmaktadır.

Cevap : A) Ankara’da çalışmalarına devam etmektedir.
Açıklama : Parçada kurumun Türkiye’nin başkenti Ankara’da yer aldığı ve burada çalışmalarını yürütüp yayımladığı açıkça belirtilmiştir.

20. Bir dilin tarihinin herhangi bir kesitinde kullandığı söz varlığı o dilin .…. söz varlığını oluştururken, bir dilin günümüzde kullandığı, kullanmakta olduğu söz varlığı o dilin ….. söz varlığını oluşturmaktadır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) temel-güncel
B) çekirdek-tarihi
C) tarihi-temel
D) güncel-çekirdek
E) tarihi-güncel

Cevap : E) tarihi-güncel
Açıklama : Tarihsel süreçteki kelime birikimi o dilin “tarihi söz varlığı”, bugünkü yaşayan kullanımı ise “güncel söz varlığı” olarak adlandırılır.

@lolonolo_com

Editor

Editör