LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları
auzefÇocuk GelişimiErken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

#1. İkinci dil edinimi sürecinde etkili olan faktörlerden biri “durumsal etmenler”dir. Bu etmen neyi ifade eder?

Cevap : A) Dil ediniminin doğal ortamda mı yoksa sınıf ortamında mı gerçekleştiğini
Açıklama : Durumsal etmenler (situational factors), dil ediniminin gerçekleştiği fiziksel, sosyal ve kurumsal bağlamı tanımlar. Bu, dilin sokakta, oyun parkında veya aile içinde doğal bir iletişim ihtiyacıyla mı (doğal ortam) yoksa planlı bir müfredat, öğretmen ve akademik bir yapı eşliğinde okulda mı (sınıf ortamı) kazanıldığını kapsar. Ortamın niteliği, öğrenicinin maruz kaldığı girdinin türünü, etkileşim sıklığını ve hatta motivasyonunu doğrudan belirleyerek edinim sürecinin hızını ve başarısını etkiler.

#2. Reklam gibi metin türleri aşağıdaki kategorilerden hangisine dâhildir?

Cevap : E) İkna edici metin
Açıklama : Metin türleri işlevlerine göre sınıflandırıldığında reklamlar, hedef kitlenin tutumlarını, düşüncelerini veya tercihlerini belirli bir yönde değiştirmeyi amaçladığı için ‘ikna edici metinler’ (persuasive texts) kategorisinde yer alır. Bu tür metinler; duygulara hitap etme, merak uyandırma, ihtiyaç algısı yaratma ve bireyi belirli bir eyleme (satın alma, bir fikri benimseme vb.) yönlendirme stratejileri üzerine kuruludur. Anlatısal metinler olay örgüsüne, açıklayıcı metinler ise nesnel bilgi vermeye odaklanırken; reklamlar her zaman öznel bir yönlendirme içerir.

#3. Kritik Dönem Hipotezi hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : C) İkinci bir dilin edinimi için kritik bir dönem yoktur.
Açıklama : Kritik Dönem Hipotezi (CPH), dil ediniminin biyolojik bir zaman tüneli olduğunu savunur. Bu hipoteze göre sadece ana dili için değil, ikinci bir dilin de ‘ana dili gibi’ kusursuz edinilebilmesi için ergenlik öncesi çocukluk dönemi kritiktir. Ergenlikten sonra ikinci dil öğrenenlerde genellikle ‘yabancı aksanı’ kalması ve dilin morfo-sentaktik inceliklerine tam hakim olunamaması, ikinci dil için de biyolojik bir pencere olduğunun kanıtıdır. Bu nedenle ‘kritik dönem yoktur’ yargısı bilimsel literatürle çelişir.

#4. İkinci bir dilin öğretimi tarihsel açıdan aşağıdaki uygarlıklardan hangisine kadar dayandırılabilir?

Cevap : B) Sümerler

#5. Leech (1974) hangi anlam türlerini sınıflandırmak için bir şema sunmuştur?

Cevap : D) Kavramsal anlam, çağrışımsal anlam ve tematik anlam
Açıklama : Dil bilimci Geoffrey Leech, 1974 yılında yayınlanan çalışmasında anlam bilimini (semantics) yedi farklı türe ayırmış ve bunları temel kategoriler altında toplamıştır. Bu şemada ‘Kavramsal Anlam’ (sözcüğün sözlükteki mantıksal tanımı), ‘Çağrışımsal Anlam’ (sözcüğün bireyde veya toplumda uyandırdığı duygusal, sosyal ve kültürel yan anlamlar) ve ‘Tematik Anlam’ (mesajın konuşmacı tarafından nasıl düzenlendiği ve hangi bilginin vurgulandığı) merkezi bir yer tutar. Bu sınıflandırma, dilin sadece mekanik bir veri iletimi olmadığını, derin bir psikolojik boyutu olduğunu gösterir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Çift dilli çocukların sözcük edinimi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevap : C) İki dilin de temsil ettiği terimleri ve sözcük kalıplarını kolaylıkla hafızalarına alırlar.

#7. Erken yaşta yabancı dil öğrenmede sesli okuma sürecinde aşağıdaki hangi özellik söz konusudur?

Cevap : C) Gözle algılanan yazı karakterlerinin sesletilmesi
Açıklama : Sesli okuma (reading aloud), görsel olarak algılanan yazı karakterlerinin (grafemlerin) beyinde işlenerek bunlara karşılık gelen ses birimlerine (fonemlere) dönüştürülmesi ve fiziksel olarak dışa aktarılması sürecidir. Bu eylem, özellikle yabancı dil öğreniminin başlangıç evrelerinde harf-ses ilişkisini (fonetik farkındalık) kurmak, telaffuz becerisini geliştirmek ve kelime vurgusunu pekiştirmek için kullanılır. Sessiz okumada karakterler sadece zihinde yorumlanırken, sesli okumada aktif ve fiziksel bir sesletim süreci esastır.

#8. Aşağıdakilerden hangisi dil edinim süreciyle ilgili doğru değildir?

Cevap : D) Dil girdisi olmadan da insanlar kolayca dil öğrenebilirler.
Açıklama : Biyolojik olarak bir dil öğrenme potansiyeliyle doğsak bile, bu yeteneğin aktifleşmesi ve gelişmesi için mutlaka dışarıdan gelen bir ‘dilsel girdi’ (input) gereklidir. Çevresiyle hiçbir dilsel etkileşim kuramayan veya bu veriden yoksun bırakılan bireylerin (örneğin vahşi çocuklar vakaları) dil yetilerini geliştiremedikleri kanıtlanmış bir gerçektir. Diğer taraftan, insanların sınırlı veriden yola çıkarak karmaşık cümleleri üretme kapasitesi ve kritik dönemin biyolojik zaman tüneli dil bilimsel temellerdir.

#9. Nelson (1973) çocuklar tarafından üretilen ilk 10 kelimeyi incelediğinde hangi kategorilere en sık başvurulduğunu bulmuştur?

Cevap : A) Önemli kişi isimleri, hayvanlar, yiyecek ve oyuncaklar
Açıklama : Katherine Nelson’ın 1973 yılında gerçekleştirdiği klasik çalışması, çocukların ilk kelime dağarcıklarının dünyadaki somut nesneleri etiketlemeye yönelik olduğunu kanıtlamıştır. İlk 10-50 kelimelik süreçte en baskın kategori ‘isimler’ (nominals) olup; bunlar anne-baba gibi önemli kişiler, köpek-kedi gibi hayvanlar, elma-süt gibi gıdalar ve top-bebek gibi oyuncaklardan oluşur. Soyut kavramlar, eylemler ve karmaşık duygular dile çok daha sonraki bilişsel evrelerde eklenir.

#10. Aşağıdakilerden hangisi ikinci dil edinimi bileşenlerinden biri değildir?

Cevap : B) Vücut yapısı
Açıklama : İkinci dil edinimi kuramları sürecin işleyişini; çevresel veriler (dilsel girdi), beyindeki bilişsel süreçler (öğrenci işlemlemesi), öğrencinin ürettiği dilsel mesajlar (dilsel çıktı) ve zekâ/motivasyon/yaş gibi ‘bireysel farklılıklar’ üzerinden açıklar. ‘Vücut yapısı’ genel biyolojik bir durumdur ancak dil bilimsel bir bileşen veya dil edinim başarısını doğrudan belirleyen temel bir değişken olarak kuramsal modellerde yer almaz.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Aşağıdakilerden hangisi dilsel girdiyi tanımlar?

Cevap : D) Dil edinenin ikinci dile ilişkin karşılaştığı her şey
Açıklama : Dilsel girdi (input), bir bireyin dili edinme veya öğrenme sürecinde çevresinden maruz kaldığı tüm dilsel materyalleri ifade eder. Özellikle ikinci dil edinimi bağlamında, öğrenicinin hedef dilde duyduğu konuşmalar, okuduğu metinler veya etkileşime girdiği her türlü iletişimsel veri bu tanıma dâhildir. Dilsel girdi olmadan edinim sürecinin başlaması mümkün değildir; zira beyin, dilin yapısal kurallarını çözebilmek için bu dış verilere ihtiyaç duyar. Doğuştan getirilen ilkeler ‘içsel donanım’ (LAD) iken, yaş ve zekâ gibi unsurlar öğrenici özellikleridir.

#12. Gözden geçirerek okumada aşağıdakilerden hangisi amaçlanır?

Cevap : E) Konunun ayrıntılara girilmeden ana hatlarıyla kavranması
Açıklama : Okuma stratejilerinden biri olan ‘gözden geçirerek okuma’ (skimming), okuyucunun metnin genel yapısını, konusunu ve temel çerçevesini çok hızlı bir şekilde süzmesini amaçlar. Bu süreçte metnin her bir cümlesi veya detaylı verileri analiz edilmez; sadece ‘bu metin genel olarak ne anlatıyor?’ sorusuna yanıt aranarak konu ana hatlarıyla kavranır. Detaylı anlama için ‘derinlemesine okuma’, spesifik verileri veya tarihleri bulmak için ise ‘tarama okuması’ (scanning) tekniği kullanılır.

#13. Söz dizimi hakkında aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

Cevap : E) Herhangi bir dile ait sözcüklerin içindeki olası ses bilimsel kombinasyonlarını araştırır.
Açıklama : Söz dizimi (syntax), cümle kurarken sözcüklerin ve öbeklerin hangi gramer kurallarına göre yan yana geldiğini, hiyerarşik yapılarını ve dizilimlerini inceler. E seçeneğinde belirtilen ‘sözcük içindeki ses bilimsel kombinasyonlar’ ise doğrudan ses biliminin (phonology) ilgi alanına girer. Söz dizimi; morfoloji (biçim bilim) ve semantik (anlam bilim) ile sıkı bir ilişki içindedir ancak odak noktası ses birimlerinin kelime içindeki dizilimi değil, kelimelerin cümle içindeki dizilimi ve hiyerarşisidir.

#14. Dil edinimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : A) Dil edinimi için çocuğun doğal olarak iletişim kaynaklarına ihtiyacı vardır.
Açıklama : Dil edinimi pasif bir süreç değil, ‘doğal bir iletişim ihtiyacı’ ve ‘iletişimsel kaynaklar’ gerektiren aktif bir süreçtir. Çocuklar sadece duyarak değil, çevrelerindeki insanlarla aktif etkileşime girerek dili bir araç olarak kullanmaya başlarlar. Edinimi ‘bilinçli kural öğrenme’ (learning) sürecinden ayıran en temel fark, edinimin doğal, bilinç dışı ve etkileşim temelli gerçekleşmesidir. Sadece girdi yeterli değildir; anlamlı bir sosyal etkileşim süreci şarttır.

#15. “Eş zamanlı çift dilli” (synchronous bilingual) bireyleri tanımlar?

Cevap : C) Doğumdan itibaren iki dili öğrenen bireylerdir.
Açıklama : Eş zamanlı çift dillilik (simultaneous/synchronous bilingualism), bir çocuğun doğumdan itibaren veya en geç yaşamının ilk üç yılı içinde her iki dile de yoğun ve dengeli şekilde maruz kalarak dilleri ‘ana dili’ seviyesinde kazanması durumudur. Bu bireyler için her iki dil de doğal birer birincil dil statüsündedir. Ardışık çift dillilikte ise bir dil tam edinildikten sonra (genellikle 3 yaşından sonra) ikinci bir dil öğrenme veya edinim süreci başlar; bu durumda iki dilin kazanım süreçleri birbirinden farklı işler.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Okul öncesi dönemde ikinci dil edinimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : A) Tüm çocuklar doğal bir ortamda ikinci bir dili ana dili ile aynı derecede öğrenebilirler.
Açıklama : Erken yaşlarda dil edinim kapasitesi biyolojik olarak çok yüksek olsa da, ‘her çocuğun ikinci dili ana dili ile mutlaka aynı seviyede öğreneceği’ genellemesi bilimsel olarak yanlıştır. Bireysel farklılıklar, motivasyon, maruz kalma süresi, ailenin tutumu ve sosyal çevre gibi pek çok değişken bu süreci etkiler. Bazı çocuklar bir dilde daha baskın hale gelirken, diğeri pasif kalabilir. Diller arasındaki yapısal benzerlikler ve bireysel bilişsel süreçler edinimin başarısını belirleyen temel etkenlerdir.

#17. Erken sözcük kullanımında bir çocuğun birden fazla farklı şeyi yetişkin kullanımı ile tutarsız bir şekilde etiketlemek için tek bir sözcük kullandığı hata türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Aşırı uzatma
Açıklama : Aşırı uzatma (over-extension), çocuğun yeni öğrendiği bir sözcüğü, o sözcüğün gerçek anlam kapsamının dışındaki nesneleri tanımlamak için de kullanmasıdır. Örneğin, ‘elma’ kelimesini öğrenen bir çocuğun tüm yuvarlak meyvelere (portakal, domates) ‘elma’ demesi veya tüm dört bacaklı hayvanlara ‘köpek’ demesi bu hataya örnektir. Bu durum, çocuğun zihnindeki kavramsal kategorilerin henüz yeterince daralmadığını ve mevcut sınırlı kelime hazinesiyle çevresini anlamlandırmaya çalıştığını gösterir.

#18. Çift dilli yetişen bir çocuğun baskın dilinin şekillenmesinde aşağıdakilerden hangisi etkili bir faktör olarak belirtilmemiştir?

Cevap : B) Dil öğretmenleri
Açıklama : Erken çocukluk döneminde çift dillilikte baskın dili (dominant language) belirleyen temel unsurlar; çocuğun günlük yaşamında en çok kiminle etkileşim kurduğu ve hangi dile daha yoğun maruz kaldığıdır. Aile bireyleri, bakıcılar, mahalledeki akranlar ve okula başlama gibi sosyal faktörler bu dengeyi doğrudan şekillendirir. Ancak ‘dil öğretmenleri’ genellikle daha resmi, planlı ve ileriki aşamalardaki eğitim süreçlerini temsil ettiği için, erken dönemdeki doğal dil baskınlığının birincil faktörü olarak sayılmazlar.

#19. Aşağıdakilerden hangisi kelime öğrenimini kolaylaştıran faktörlerden biridir?

Cevap : B) Yeni kelimeyle anlamlı yerlerde birçok kez karşılaşılması
Açıklama : Kelime hazinesinin kalıcı ve sağlıklı gelişimi için en kritik faktörler ‘maruz kalma sıklığı’ ve ‘bağlamsal zenginlik’tir. Bir kelimenin farklı, anlamlı ve zengin sosyal bağlamlarda tekrar tekrar duyulması veya okunması, o kelimenin zihinsel sözlükte (mental lexicon) doğru anlam şemalarıyla eşleşmesini ve hatırlanmasını sağlar. Kelimenin bağlam dışında, kuru listeler halinde öğretilmesi veya sadece bir kez duyulması öğrenmeyi zorlaştırıp unutulmasına neden olurken; anlamlı tekrarlar zihinsel kodlamayı pekiştirir.

#20. Konuşma seslerini üreten insanları da inceleyen ses bilim, hangileriyle ilişkilidir?
I. Antropolojik, II. Fizyolojik, III. Nörolojik, IV. Psikolojik

Cevap : D) II, III ve IV
Açıklama : Konuşma seslerinin üretimi ve algılanması çok boyutlu bilimsel bir süreçtir. Seslerin gırtlak, ağız ve burun boşluğunda fiziksel olarak şekillenmesi ‘Fizyolojik’, bu organları yöneten beyin komutları ve sinirsel iletim ‘Nörolojik’, üretilen bu seslerin zihinsel olarak kodlanması ve anlamlandırılması ise ‘Psikolojik’ süreçlerle doğrudan bağlantılıdır. Ses bilimi (fonetik ve fonoloji), insan sesinin bu üç temel biyolojik ve zihinsel katmanının kesişim noktasında çalışmalarını sürdürür.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

Erken Çocuklukta Dil Edinimi: İlk Sözcüklerden Çift Dilliliğe Dilin Gizemi

Dilsel Girdi ve Biyolojik Donanım

Bir çocuğun dil dünyasına girişi, çevresinden aldığı dilsel girdilerle şekillenir. Girdi, öğrenicinin hedef dilde maruz kaldığı tüm sesli ve yazılı verileri kapsar. Dil biliminde Kritik Dönem Hipotezi, yaşamın ilk yıllarının dil kazanımı için eşsiz bir biyolojik pencere sunduğunu; bu dönem geçildiğinde ana dili seviyesinde bir yetkinliğe ulaşmanın oldukça zorlaştığını savunur. Özellikle ikinci dil ediniminde de çocukluk yıllarının avantajı bilimsel bir gerçektir.

İlk Sözcüklerin Kategorizasyonu ve Hata Türleri

Nelson’ın (1973) araştırmaları, çocukların ilk ürettiği 10 kelimenin genellikle kişi isimleri, hayvanlar ve yiyecekler gibi somut varlıklardan oluştuğunu göstermiştir. Bu evrede çocuklar, zihinsel şemaları henüz tam oturmadığı için “aşırı uzatma” gibi hatalar yapabilirler; örneğin, tüm tüylü hayvanlara “kedi” diyebilirler. Kelime öğrenimini hızlandıran en temel güç ise, çocuğun yeni kelimelerle anlamlı ve zengin bağlamlarda defalarca karşılaşmasıdır.

Çift Dillilik ve Ses Sistemlerinin Bağımsızlığı

Modern dünyada yaygınlaşan eş zamanlı çift dillilik, bir çocuğun doğumdan itibaren iki dili de ana dili olarak edinmesi sürecidir. Çift dilli çocukların dilleri karıştırdığı yönündeki yaygın kanının aksine, araştırmalar bu çocukların her iki dilin sesletim (fonetik) yapısını birbirinden bağımsız ve o dile özgü kurallarla başarıyla kodladıklarını kanıtlamaktadır. Baskın dili ise çocuğun etkileşim kurduğu çevre ve ailenin tutumu belirler.

Dilin Bilimsel Katmanları: Söz Dizimi ve Ses Bilim

Dili çözümlemek için onun yapısal taşlarını anlamak gerekir. Söz dizimi (syntax) kelimelerin cümle içindeki sıralanışıyla ilgilenirken; ses bilim (phonology) konuşma seslerinin üretimini fizyolojik, nörolojik ve psikolojik boyutlarıyla inceler. Anlam boyutunda ise Leech’in sınıflandırması, kelimelerin kavramsal temelinden çağrışımsal derinliğine kadar olan geniş yelpazeyi ortaya koyar.

Okuma Stratejileri ve Tarihsel Miras

Dil becerileri geliştikçe okuma stratejileri de devreye girer. Gözden geçirerek okuma (skimming) sayesinde bir metnin ana çerçevesi hızla kavranırken; sesli okuma süreci harf-ses ilişkisinin pekişmesini sağlar. Tarihsel perspektifte ise, sistemli ikinci dil öğretiminin kökenleri Mezopotamya’daki Akad uygarlığına kadar dayanmaktadır; Akadlar, Sümer dilini öğretmek için tarihteki ilk sözlükleri hazırlamışlardır.

Sonuç

Erken çocuklukta dil edinimi; zengin bir dilsel girdi, doğal iletişim ihtiyacı ve biyolojik kapasitenin muazzam bir uyumudur. Çocuğun yaptığı her dilsel “hata”, aslında zihnindeki o devasa dil sistemini nasıl adım adım inşa ettiğinin en değerli kanıtıdır.

@lolonolo_com

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

1. Aşağıdakilerden hangisi dilsel girdiyi tanımlar?

A) Doğuştan getirilen evrensel dil ilkeleri
B) Dil edinenin yaşı, zekası ve tutumları
C) Zihinsel durumlarla ilgili her şey
D) Dil edinenin ikinci dile ilişkin karşılaştığı her şey
E) Durumsal etmenler ve dilsel stratejiler

Cevap : D) Dil edinenin ikinci dile ilişkin karşılaştığı her şey

Açıklama : Dilsel girdi (input), bir bireyin dili edinme veya öğrenme sürecinde çevresinden maruz kaldığı tüm dilsel materyalleri ifade eder. İkinci dil edinimi bağlamında, öğrenicinin hedef dilde duyduğu konuşmalar, okuduğu metinler veya etkileşime girdiği her türlü iletişimsel veri bu tanıma dâhildir. Dilsel girdi olmadan edinim sürecinin başlaması mümkün değildir; beyin, yapıları çözmek için bu dış verilere ihtiyaç duyar. Doğuştan getirilen ilkeler “içsel donanım” (LAD) iken, yaş ve zekâ gibi unsurlar öğrenici özellikleridir.

2. Çift dilli çocukların sözcük edinimi ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

A) İki dildeki sözcüklerin hangi anlamda olduğunu kavramakta güçlük çekerler.
B) İki dildeki sözcüklerin birbirinden farklı olduğunu ayırt etmekte zorluk çekerler.
C) İki dilin de temsil ettiği terimleri ve sözcük kalıplarını kolaylıkla hafızalarına alırlar.
D) İki dile maruz kalan çocuklar iki dilin de sesletim yapısını farklı biçimde öğrenirler.
E) İki dildeki seslerin birbirinden farklı olduğunu ayırt etmekte zorluk çekerler.

Cevap : C) İki dilin de temsil ettiği terimleri ve sözcük kalıplarını kolaylıkla hafızalarına alırlar.

Açıklama :

3. Reklam gibi metin türleri aşağıdaki kategorilerden hangisine dâhildir?

A) Gerçekçi metin
B) Kanıtlayıcı metin
C) Anlatısal metin
D) Açıklayıcı metin
E) İkna edici metin

Cevap : E) İkna edici metin

Açıklama : Metin türleri işlevlerine göre sınıflandırıldığında reklamlar, hedef kitlenin tutumlarını, düşüncelerini veya tercihlerini değiştirmeyi amaçladığı için “ikna edici metinler” (persuasive texts) kategorisinde yer alır. Bu tür metinler; duygulara hitap etme, merak uyandırma ve belirli bir eyleme (satın alma, benimseme vb.) yönlendirme stratejileri üzerine kuruludur. Anlatısal metinler olay örgüsüne, açıklayıcı metinler ise nesnel bilgi vermeye odaklanırken; reklamlar öznel bir yönlendirme içerir.

4. İkinci dil edinimi sürecinde etkili olan faktörlerden biri “durumsal etmenler”dir. Bu etmen neyi ifade eder?

A) Dil ediniminin doğal ortamda mı yoksa sınıf ortamında mı gerçekleştiğini
B) Dil edinicisinin zekâsı ve kişilik özelliklerini
C) Dil edinicisinin yaş ve motivasyon faktörlerini
D) İkinci dilde öğrenilen sözcük ve yapıların kodlanmasını
E) Öğrencinin ikinci dilde üretim yaptığı süreci

Cevap : A) Dil ediniminin doğal ortamda mı yoksa sınıf ortamında mı gerçekleştiğini

Açıklama : Durumsal etmenler (situational factors), dil ediniminin gerçekleştiği fiziksel ve sosyal bağlamı tanımlar. Bu, dilin sokakta, oyun parkında veya aile içinde doğal bir iletişim ihtiyacıyla mı (doğal ortam) yoksa planlı bir müfredat ve öğretmen eşliğinde okulda mı (sınıf ortamı) kazanıldığını kapsar. Ortamın niteliği, öğrenicinin maruz kaldığı girdinin türünü ve etkileşim sıklığını doğrudan belirleyerek edinim hızını etkiler. Zekâ ve motivasyon bireysel faktörlerken, kodlama süreçleri zihinsel işlemlerle ilgilidir.

5. Leech (1974) hangi anlam türlerini sınıflandırmak için bir şema sunmuştur?

A) İletişimsel anlam, gösterimsel anlam ve bireysel anlam
B) Doğal anlam, yapay anlam ve pratik anlam
C) Gerçek anlam, yanıltıcı anlam ve örnermeli anlam
D) Kavramsal anlam, çağrışımsal anlam ve tematik anlam
E) Evrensel anlam, özel anlam ve kültürel anlam

Cevap : D) Kavramsal anlam, çağrışımsal anlam ve tematik anlam

Açıklama : Dil bilimci Geoffrey Leech, 1974 yılındaki çalışmasında anlam bilimini (semantics) yedi farklı türe ayırmış ve bunları temel kategoriler altında toplamıştır. Bu şemada “Kavramsal Anlam” (sözcüğün mantıksal ve temel tanımı), “Çağrışımsal Anlam” (sözcüğün uyandırdığı duygusal, sosyal ve kültürel yan anlamlar) ve “Tematik Anlam” (mesajın nasıl düzenlendiği ve vurgulandığı) merkezi bir yer tutar. Bu sınıflandırma, dilin sadece mekanik bir veri iletimi olmadığını, derin psikolojik boyutlarının olduğunu açıklar.

6. Söz dizimi hakkında aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

A) Söz dizimi sözcüklerin sıralanışıyla ilgilenir.
B) İşlevsel birimlerin söz diziminde önemli bir yeri vardır.
C) Biçim bilim ve anlam bilim ile ara kesitleri mevcuttur.
D) Farklı dillerdeki öbek sıralanış biçimlerini inceler.
E) Herhangi bir dile ait sözcüklerin içindeki olası ses bilimsel kombinasyonlarını araştırır.

Cevap : E) Herhangi bir dile ait sözcüklerin içindeki olası ses bilimsel kombinasyonlarını araştırır.

Açıklama : Söz dizimi (syntax), cümle kurarken sözcüklerin ve öbeklerin hangi kurallara göre yan yana geldiğini, hiyerarşik yapılarını ve dizilimlerini inceler. E seçeneğinde belirtilen “sözcük içindeki ses bilimsel kombinasyonlar” ise doğrudan ses biliminin (phonology) ilgi alanına girer. Söz dizimi; morfoloji (biçim bilim) ve semantik (anlam bilim) ile sıkı bir ilişki içindedir ancak odak noktası ses birimlerinin kelime içindeki dizilimi değil, kelimelerin cümle içindeki dizilimidir.

7. Gözden geçirerek okumada aşağıdakilerden hangisi amaçlanır?

A) Metni detaylı bir şekilde anlama
B) Metindeki özel bilgilere ulaşma
C) Metnin içeriğini kısmen anlama
D) Sadece metnin ana düşüncesini anlama
E) Konunun ayrıntılara girilmeden ana hatlarıyla kavranması

Cevap : E) Konunun ayrıntılara girilmeden ana hatlarıyla kavranması

Açıklama : Okuma stratejilerinden biri olan “gözden geçirerek okuma” (skimming), okuyucunun metnin genel yapısını, temel çerçevesini ve konusunu çok kısa sürede anlamasını amaçlar. Bu süreçte metnin her bir cümlesi veya detaylı verileri analiz edilmez; sadece “bu metin genel olarak ne anlatıyor?” sorusuna yanıt aranarak konu ana hatlarıyla kavranır. Detaylı anlama için “derinlemesine okuma”, spesifik verileri bulmak için ise “tarama okuması” (scanning) tekniği kullanılır.

8. Aşağıdakilerden hangisi kelime öğrenimini kolaylaştıran faktörlerden biridir?

A) Kelimenin bağlam dışında öğretilmesi
B) Yeni kelimeyle anlamlı yerlerde birçok kez karşılaşılması
C) Kelimenin öğrenen tarafından nadiren kullanılması
D) Öğrenilen kelimenin yazılı metinlerde çok az yer alması
E) Kelimenin sadece bir kez duyulması

Cevap : B) Yeni kelimeyle anlamlı yerlerde birçok kez karşılaşılması

Açıklama : Kelime hazinesinin kalıcı gelişimi için en kritik faktörler “maruz kalma sıklığı” ve “bağlamsal zenginlik”tir. Bir kelimenin farklı, anlamlı ve zengin bağlamlarda tekrar tekrar duyulması veya okunması, o kelimenin zihinsel sözlükte (mental lexicon) doğru şemalarla eşleşmesini sağlar. Kelimenin bağlam dışında, kuru listeler halinde öğretilmesi veya sadece bir kez duyulması öğrenmeyi zorlaştırırken; anlamlı tekrarlar zihinsel kodlama sürecini hızlandırır ve pekiştirir.

9. Okul öncesi dönemde ikinci dil edinimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Tüm çocuklar doğal bir ortamda ikinci bir dili ana dili ile aynı derecede öğrenebilirler.
B) Çocukların ikinci dil ediniminde ana dilin ve diller arasındaki yakınlığın etkisi vardır.
C) İkinci dil ediniminde herkes için geçerli bireysel ve toplum-dilsel faktörler bulunur.
D) İkinci dil ediniminde ana ve hedef dil arasındaki transfer, gelişimsel dizilim tarafından etkilenir.
E) Sınıf ortamında ikinci dil öğrenen çocuklarda diller arasında büyük miktarda transfer olur.

Cevap : A) Tüm çocuklar doğal bir ortamda ikinci bir dili ana dili ile aynı derecede öğrenebilirler.

Açıklama : Erken yaşlarda dil edinim kapasitesi biyolojik olarak çok yüksek olsa da, “her çocuğun ikinci dili ana dili ile mutlaka aynı seviyede öğreneceği” genellemesi bilimsel olarak yanlıştır. Bireysel farklılıklar, motivasyon, maruz kalma süresi ve sosyal çevre gibi pek çok değişken süreci etkiler. Bazı çocuklar bir dilde daha baskın hale gelirken, diğeri pasif kalabilir. Diller arasındaki yapısal benzerlikler (L1-L2 yakınlığı) ve gelişimsel aşamalar edinimin başarısını belirleyen temel etkenlerdir.

10. Erken yaşta yabancı dil öğrenmede sesli okuma sürecinde aşağıdaki hangi özellik söz konusudur?

A) Yazı karakterlerinin sadece beyinde yorumlanması
B) Yazı karakterlerinin özetlenmesi
C) Gözle algılanan yazı karakterlerinin sesletilmesi
D) Gözle algılanan yazı karakterlerinin yorumlanması
E) Yazı karakterlerinin işaretleme ile anlaşılması

Cevap : C) Gözle algılanan yazı karakterlerinin sesletilmesi

Açıklama : Sesli okuma (reading aloud), görsel olarak algılanan yazı karakterlerinin (grafemlerin) beyinde işlenerek bunlara karşılık gelen ses birimlerine (fonemlere) dönüştürülmesi ve fiziksel olarak dışa aktarılması sürecidir. Bu eylem, özellikle yabancı dil öğreniminin başlangıç evrelerinde harf-ses ilişkisini (fonetik farkındalık) kurmak ve telaffuz becerisini geliştirmek için kullanılır. Sessiz okumada karakterler sadece zihinde yorumlanırken, sesli okumada aktif bir sesletim süreci esastır.

11. Aşağıdakilerden hangisi dil edinim süreciyle ilgili doğru değildir?

A) Çocuklar, dil edinimi sırasında çevreden sınırlı bir dil girdisi alırlar.
B) Kritik dönem geçildiğinde bazı dil yapıları öğrenilemez hale gelebilir.
C) Kritik dönem içinde dil öğrenimi hızlı ve kolay gerçekleşir.
D) Dil girdisi olmadan da insanlar kolayca dil öğrenebilirler.
E) İnsanlar, dil öğreniminde hiç duymadıkları kuralları uygulama yeteneğine sahiptir.

Cevap : D) Dil girdisi olmadan da insanlar kolayca dil öğrenebilirler.

Açıklama : Biyolojik olarak bir dil öğrenme potansiyeliyle doğsak bile, bu yeteneğin aktifleşmesi ve gelişmesi için mutlaka dışarıdan gelen bir “dilsel girdi” (input) gereklidir. Çevresiyle dilsel etkileşim kuramayan veya bu veriden yoksun kalan bireylerin (örneğin vahşi çocuklar vakaları) dil yetilerini geliştiremedikleri kanıtlanmış bir gerçektir. Diğer taraftan, insanların sınırlı veriden yola çıkarak hiç duymadıkları cümleleri üretme kapasitesi ve kritik dönemin biyolojik sınırlılığı dil bilimsel temellerdir.

12. Aşağıdakilerden hangisi “eş zamanlı çift dilli” (synchronous bilingual) bireyleri tanımlar?

A) İki dili, eğitimli bir ana dili konuşmacısı kadar iyi bilen bireylerdir.
B) Bir dili ana dili olarak, diğer dili ise öğrenme yoluyla kazanan bireylerdir.
C) Doğumdan itibaren iki dili öğrenen bireylerdir.
D) İkinci dili öğrenmeye daha ileri yaşlarda başlayan bireylerdir.
E) İki dili karıştırarak konuşan bireylerdir.

Cevap : C) Doğumdan itibaren iki dili öğrenen bireylerdir.

Açıklama : Eş zamanlı çift dillilik (simultaneous/synchronous bilingualism), bir çocuğun doğumdan itibaren veya en geç yaşamının ilk üç yılı içinde her iki dile de yoğun ve dengeli şekilde maruz kalarak dilleri “ana dili” seviyesinde kazanması durumudur. Bu bireyler için her iki dil de doğal birer birincil dil statüsündedir. Ardışık çift dillilikte ise bir dil tam edinildikten sonra (genellikle 3 yaşından sonra) ikinci bir dil öğrenme veya edinim süreci başlar.

13. Erken sözcük kullanımında bir çocuğun birden fazla farklı şeyi yetişkin kullanımı ile tutarsız bir şekilde etiketlemek için tek bir sözcük kullandığı hata türü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yetersiz uzatma
B) Aşırı düzenlileştirme/genelleştirme
C) Yetersiz düzenlileştirme
D) Yetersiz genişletme
E) Aşırı uzatma

Cevap : E) Aşırı uzatma

Açıklama : Aşırı uzatma (over-extension), çocuğun yeni öğrendiği bir sözcüğü, o sözcüğün gerçek anlam kapsamının dışındaki nesneleri tanımlamak için de kullanmasıdır. Örneğin, “elma” kelimesini öğrenen bir çocuğun tüm yuvarlak meyvelere (portakal, domates) “elma” demesi veya tüm dört bacaklı hayvanlara “köpek” demesi bu hataya örnektir. Bu durum, çocuğun zihnindeki kavramsal kategorilerin henüz yeterince daralmadığını ve mevcut sınırlı kelime hazinesiyle dış dünyayı anlamlandırmaya çalıştığını gösterir.

14. Konuşma seslerini üreten insanları da inceleyen ses bilim, yukarıdakilerden hangisi veya hangileriyle ilişkilidir?
I. Antropolojik, II. Fizyolojik, III. Nörolojik, IV. Psikolojik

A) III ve IV
B) I ve II
C) Yalnız II
D) II, III ve IV
E) Yalnız III

Cevap : D) II, III ve IV

Açıklama : Konuşma seslerinin üretimi ve algılanması çok boyutlu bir süreçtir. Seslerin gırtlak, ağız ve burun boşluğunda fiziksel olarak şekillenmesi “Fizyolojik”, bu organları yöneten beyin komutları ve sinirsel iletim “Nörolojik”, üretilen bu seslerin zihinsel olarak kodlanması ve anlamlandırılması ise “Psikolojik” süreçlerle doğrudan bağlantılıdır. Ses bilimi (fonetik ve fonoloji), insan sesinin bu üç temel biyolojik ve zihinsel katmanının kesişim noktasında çalışmalarını sürdürür.

15. Kritik Dönem Hipotezi hakkında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Yaşamın ilk yılları ilk dil edinimi için çok kritiktir.
B) Dil edinme yeteneği yaşa bağlıdır.
C) İkinci bir dilin edinimi için kritik bir dönem yoktur.
D) Eğer dil girdisi belirli bir yaşa kadar gerçekleşmezse birey tam dil komutuna ulaşamaz.
E) Yetişkinlerin ikinci dil öğreniminde hemen tanımlanabilen bir yabancı aksanı vardır.

Cevap : C) İkinci bir dilin edinimi için kritik bir dönem yoktur.

Açıklama : Kritik Dönem Hipotezi (CPH), dil ediniminin biyolojik bir zaman tüneli olduğunu savunur. Bu hipoteze göre sadece ana dili için değil, ikinci bir dilin de “ana dili gibi” kusursuz edinilebilmesi için ergenlik öncesi çocukluk dönemi kritiktir. Ergenlikten sonra ikinci dil öğrenenlerde genellikle “yabancı aksanı” kalması ve dilin morfo-sentaktik inceliklerine tam hakim olunamaması, ikinci dil için de biyolojik bir pencere olduğunun en önemli kanıtıdır. Bu nedenle “kritik dönem yoktur” yargısı bilimsel literatürle çelişir.

16. İkinci bir dilin öğretimi tarihsel açıdan aşağıdaki uygarlıklardan hangisine kadar dayandırılabilir?

A) Asurlar
B) Sümerler
C) Araplar
D) Akadlar
E) Babiller

Cevap : B) Sümerler

Açıklama :

17. Aşağıdakilerden hangisi ikinci dil edinimi bileşenlerinden biri değildir?

A) Öğrenci işlemlemesi
B) Vücut yapısı
C) Bireysel farklılıklar
D) Dilsel çıktı
E) Dilsel girdi

Cevap : B) Vücut yapısı

Açıklama : İkinci dil edinimi kuramları sürecin işleyişini; çevresel veriler (dilsel girdi), beyindeki bilişsel süreçler (öğrenci işlemlemesi), öğrencinin ürettiği dilsel mesajlar (dilsel çıktı) ve zekâ/motivasyon/yaş gibi “bireysel farklılıklar” üzerinden açıklar. “Vücut yapısı” genel biyolojik bir durumdur ancak dil bilimsel bir bileşen veya dil edinim başarısını doğrudan belirleyen temel bir değişken olarak kuramsal modellerde yer almaz.

18. Dil edinimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Dil edinimi için çocuğun doğal olarak iletişim kaynaklarına ihtiyacı vardır.
B) Dil öğrenme süreci, erken çocukluk döneminde dil edinimi ile aynı şekilde işler.
C) Dil edinimi için sadece çevreden alınan dil girdisi yeterlidir.
D) Dil edinimi, sadece bilinçli bir şekilde kuralların öğrenilmesiyle gerçekleşir.
E) Dil edinimi, bireyin çevresiyle hiçbir etkileşim kurmadan gerçekleşir.

Cevap : A) Dil edinimi için çocuğun doğal olarak iletişim kaynaklarına ihtiyacı vardır.

Açıklama : Dil edinimi pasif bir süreç değil, “doğal bir iletişim ihtiyacı” ve “iletişimsel kaynaklar” gerektiren aktif bir süreçtir. Çocuklar sadece duyarak değil, çevrelerindeki insanlarla aktif etkileşime girerek dili bir araç olarak kullanmaya başlarlar. Edinimi “bilinçli kural öğrenme” (learning) sürecinden ayıran en temel fark, edinimin doğal, bilinç dışı ve etkileşim temelli gerçekleşmesidir. Sadece girdi (dinleme) yeterli değildir; anlamlı bir sosyal etkileşim süreci şarttır.

19. Nelson (1973) çocuklar tarafından üretilen ilk 10 kelimeyi incelediğinde hangi kategorilere en sık başvurulduğunu bulmuştur?

A) Önemli kişi isimleri, hayvanlar, yiyecek ve oyuncaklar
B) Aile üyeleri ve mekanlar
C) Renkler ve şekiller
D) Meslekler ve yerler
E) Eylemler ve duygular

Cevap : A) Önemli kişi isimleri, hayvanlar, yiyecek ve oyuncaklar

Açıklama : Katherine Nelson’ın 1973 yılında gerçekleştirdiği klasik çalışması, çocukların ilk kelime dağarcıklarının dünyadaki somut nesneleri etiketlemeye yönelik olduğunu kanıtlamıştır. İlk 10-50 kelimelik süreçte en baskın kategori “isimler” (nominals) olup; bunlar anne-baba gibi figürler, köpek-kedi gibi hayvanlar, elma-süt gibi gıdalar ve top-bebek gibi oyuncaklardan oluşur. Soyut kavramlar, eylemler ve karmaşık duygular dile çok daha sonraki bilişsel evrelerde eklenir.

20. Çift dilli yetişen bir çocuğun baskın dilinin şekillenmesinde aşağıdakilerden hangisi etkili bir faktör olarak belirtilmemiştir?

A) Çevredeki insanlar
B) Dil öğretmenleri
C) Okula başlama
D) Çocuğa bakan insanlar
E) Aile bireyleri

Cevap : B) Dil öğretmenleri

Açıklama : Erken çocukluk döneminde çift dillilikte baskın dili (dominant language) belirleyen temel unsurlar; çocuğun günlük yaşamında en çok kiminle etkileşim kurduğu ve hangi dile daha yoğun maruz kaldığıdır. Aile bireyleri, bakıcılar, mahalledeki akranlar ve okula başlama gibi sosyal faktörler bu dengeyi doğrudan şekillendirir. Ancak “dil öğretmenleri” genellikle daha resmi, planlı ve ileriki aşamalardaki eğitim süreçlerini temsil ettiği için, erken dönemdeki doğal dil baskınlığının birincil ve belirleyici faktörü olarak sayılmazlar.

@lolonolo_com

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

 

Auzef Bölümler Çocuk Gelişimi Ön Lisans 2022-min

Erken Çocukluk Döneminde Dil Edinimi 2025-2026 Final Soruları

Auzef Çocuk Gelişimi Önlisans

Editor

Editör