LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları
auzefÇocuk GelişimiÖzel Eğitime Giriş

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

#1. Aşağıdakilerden hangisi artırılmış gerçeklik uygulamalarının eğitim alanında da kullanımının faydalarından değildir?

Cevap : E) Öğrenenin zeka seviyesini yükseltirler.
Açıklama : Artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojiler, ders materyallerini zenginleştirir, motivasyonu artırır, somutlaştırmayı sağlar ve öğrenmeyi kolaylaştırır. Ancak hiçbir eğitim teknolojisi, bireyin biyolojik zeka kapasitesini (IQ) doğrudan “yükseltme” iddiasında bulunamaz. Zeka, genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir ürünüdür; bir uygulama ile doğrudan artırılamaz.

#2.
I. Öğrenciyi belirlemek için ilan verilir.
II. Grup ölçekleri uygulanır.
III. Bireysel performans değerlendirilir.
IV. Öğretmen gözlem formları doldurulur.
BİLSEM üstün yetenekli öğrenci belirleme süreci hangi sıralamada ilerlemektedir?

Cevap : C) I-IV-II-III
Açıklama : BİLSEM (Bilim ve Sanat Merkezleri) öğrenci seçim süreci şu aşamalarla ilerler: 1. Bakanlık tarafından tanılama takviminin yayımlanması ve duyuru/ilan yapılması (I). 2. Sınıf öğretmenlerinin potansiyeli olan öğrencileri gözlemleyerek formları doldurması ve aday göstermesi (IV). 3. Aday gösterilen öğrencilerin tablet üzerinden yapılan grup tarama uygulamasına girmesi (II). 4. Grup taramasını geçenlerin bireysel zeka yetenek değerlendirmesine alınması (III).

#3. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı alan bireyin müdahale planında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevap : B) Olumsuz her durumda ceza verilmeli.
Açıklama : DEHB’li bireylerin eğitiminde ve davranış yönetiminde “ceza” odaklı yaklaşım etkili değildir ve genellikle durumu kötüleştirir. Bunun yerine olumlu davranışların pekiştirilmesi, kuralların netleştirilmesi, enerjinin spora yönlendirilmesi ve psikososyal destek sağlanması gibi yöntemler kullanılır. Sürekli ceza vermek çocuğun öz saygısını zedeler.

#4. Aşağıdakilerden hangisi zihinsel yetersizliğin tanılanmasında son yıllarda öne çıkan kavramlardan biridir?

Cevap : D) Uyumsal davranışlar
Açıklama : Zihinsel yetersizliğin tanılanmasında eskiden sadece IQ puanlarına odaklanılırken, günümüzde ve AAIDD (Amerikan Zihinsel ve Gelişimsel Yetersizlikler Birliği) tanımlarında “Uyumsal Davranışlar” (Adaptive Behaviors) kavramı kritik öneme sahiptir. Bu kavram, bireyin günlük yaşamda (iletişim, öz bakım, sosyal beceriler vb.) ne kadar bağımsız işlev gösterebildiğini ifade eder.

#5. Ülkemizde özel eğitim alanında önemli bir yasa olan 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hangi yılda kabul edilmiştir?

Cevap : B) 1997
Açıklama : Türkiye’de özel eğitim hizmetlerinin esaslarını düzenleyen ve modern anlamda kaynaştırma eğitimi, erken çocukluk dönemi eğitimi gibi kavramları yasal zemine oturtan 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 1997 yılında kabul edilmiştir. Bu kararname, özel gereksinimli bireylerin eğitim haklarının güvence altına alınması açısından bir dönüm noktası kabul edilir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıdakilerden hangisi Kaner’in, özel gereksinimli çocuğa sahip ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili eğitim süreçlerine katılmalarını sağlamada uygun bulduğu önerilerden biri değildir?

Cevap : E) Öğretmenlerin aynı zamanda ebeveynlerin ailevi sorunları ile yakından ilgilenmesi
Açıklama : Öğretmenlerin görevi, çocuk ve eğitim süreci ile ilgili işbirliği yapmaktır. Ailenin özel hayatı, karı-koca arasındaki sorunlar veya aile içi çatışmalar öğretmenin profesyonel sınırlarını aşan konulardır. Öğretmen bir aile terapisti değildir; bu tür sorunlarla “yakından ilgilenmesi” etik ve profesyonel açıdan uygun değildir. Diğer seçenekler (A, B, C, D) eğitsel işbirliğini güçlendiren doğru yaklaşımlardır.

#7. Özel gereksinimli bireyin öğrenme için ihtiyacı olan bilgiye ulaşımında, özel gereksinim durumunu ortadan kaldırarak, alternatif bir performans aracı oluşturan teknolojilere ne ad verilir?

Cevap : E) Yardımcı Teknoloji
Açıklama : Yardımcı teknolojiler (Assistive Technology), özel gereksinimli bireylerin işlevsel kapasitelerini artırmak, sürdürmek veya geliştirmek için kullanılan her türlü ürün, cihaz veya ekipmandır. Bu teknolojiler, engelin yarattığı sınırlamaları aşarak bireyin bilgiye erişimini sağlar (Örneğin: Ekran okuyucular, işitme cihazları, uyarlanmış klavyeler).

#8. Aşağıdakilerden hangisi kaynaştırma uygulamalarının yarar sağladığı bir grup değildir?

Cevap : D) Milli Eğitim Bakanlığı
Açıklama : Kaynaştırma eğitimi pedagojik ve sosyal açıdan doğrudan şu gruplara yarar sağlar: Özel gereksinimli bireyler (sosyal kabul ve akademik ilerleme), normal gelişim gösteren akranlar (farklılıklara saygı ve empati), aileler (çocuklarının toplumla bütünleşmesi) ve öğretmenler (mesleki gelişim ve farklı öğretim yöntemlerini deneyimleme). Milli Eğitim Bakanlığı bu sürecin düzenleyicisi ve yürütücüsüdür; pedagojik bir “yararlanan grup” olarak sınıflandırılmaz.

#9. Epstein (1992) çocukların gelişimlerini desteklemek için ebeveynlerin katılım gösterebileceği alanlara değinmiştir.
Buna göre ailelerin katılım gösterebileceği alanlara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : C) Çocuğun eğitim programı ile ilgili okullarda karar alma sürecinde sadece okul yönetimi, rehberlik, sınıf öğretmeni ve branş öğretmenleri tarafından alınan kararlar aileye bildirilmelidir.
Açıklama : Çağdaş özel eğitim anlayışında ve Epstein’in modelinde, aileler karar alma sürecinin “pasif bir izleyicisi” değil, “eşit bir ortağıdır”. Kararların okul tarafından alınıp aileye sadece tebliğ edilmesi (bildirilmesi) yanlış bir yaklaşımdır. Aileler, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) dahil olmak üzere tüm süreçlerde masada olmalı ve kararlara aktif katılım sağlamalıdır.

#10. Kalıtsal metabolik bir hastalık olup, bir protein yapı taşı olan fenilalanin metabolize edilememesi sonucunda zihinsel yetersizlik, gelişimsel gerilik veya mikrosefaliye neden olan ve yenidoğan tarama programında yer alan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Fenilketonüri
Açıklama : Fenilketonüri (PKU), vücudun proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli amino asidi parçalayamadığı kalıtsal bir metabolik hastalıktır. Kanda biriken fenilalanin beyne zarar vererek zihinsel yetersizliğe yol açar. Topuktan alınan birkaç damla kan ile (Guthrie testi) yenidoğan döneminde teşhis edilebilir ve özel diyetle zihinsel yetersizlik önlenebilir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Aşağıdakilerden hangisi öğretim sürecinde yapılabilecek uyarlamalardan “Öğretilecek konuya ilişkin ön koşul becerilerin öğretimi yapılmalıdır.” ilkesine örnek olarak verilemez?

Cevap : A) Hayat bilgisi dersinde kullanılan kitap kaynaştırma öğrencisi için karmaşıksa, derste işlenecek olan konuya ilişkin daha basit düzeyde yazılmış bir kaynak kitap verilmeli
Açıklama : Soruda “ön koşul beceri öğretimi” sorulmaktadır. B, C, D ve E seçeneklerinde öğrencinin bir üst beceriyi yapabilmesi için eksik olan temel becerinin (kalem tutma, ritmik sayma, sesleri tanıma vb.) öğretilmesi hedeflenmektedir. Ancak A seçeneğinde bir beceri öğretimi değil, materyal uyarlaması (daha basit kitap verme) söz konusudur. Bu bir ön koşul beceri çalışması değil, ders materyalinin basitleştirilmesidir.

#12. Aşağıdakilerden hangisi fonolojik farkındalık becerisi alanında yaşanabilecek problemler arasında gösterilemez?

Cevap : D) Okuduğunu anlama
Açıklama : Fonolojik farkındalık, seslerin farkına varma, sesleri manipüle etme (ayırma, birleştirme, atma) becerisidir (A, B, C ve E seçenekleri bu kapsamdadır). “Okuduğunu anlama” ise okuma sürecinin nihai amacıdır ve daha üst düzey bilişsel bir süreçtir. Fonolojik farkındalık eksikliği okuduğunu anlamayı etkileyebilir ancak “okuduğunu anlama”nın kendisi bir fonolojik farkındalık alt becerisi değildir.

#13. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı aşağıdaki uzmanlardan hangisi tarafından konulabilir?

Cevap : B) Psikiyatrist
Açıklama : Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tıbbi bir tanıdır. Okul rehber öğretmeni veya sınıf öğretmeni şüphe duyabilir ve yönlendirme yapabilir ancak resmi tanıyı koyma yetkisi çocuk ve ergen psikiyatristlerine (veya yetişkinler için psikiyatristlere) aittir. Tanılama süreci tıbbi değerlendirmeyi gerektirir.

#14. Hamileliğin ilk ayında omuriliği saran omurganın yeteri kadar kapanmaması sonucu ortaya çıkan yetersizlik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Spina Bifida
Açıklama : Spina Bifida, “ayrık omurga” anlamına gelir. Hamileliğin ilk haftalarında nöral tüpün tam kapanmaması sonucu omuriliğin açıkta kalması durumudur. Genellikle folik asit eksikliği ile ilişkilendirilir ve bedensel yetersizliğe (yürüme güçlüğü, his kaybı vb.) neden olabilir.

#15. Aşağıdakilerden hangisi özel gereksinimli çocuğa sahip ailelere sağlanan destekler arasında yer almaz?

Cevap : A) Klinik destek
Açıklama : Özel gereksinimli çocuğa sahip ailelere rehberlik, psikolojik danışma, aile eğitimi hizmetleri, sosyal destekler ve yasal haklarla ilgili düzenlemeler sunulur. Ancak “klinik destek” genellikle bireyin kendisi için tıbbi bir süreci ifade eder; aileye yönelik standart destek kategorileri arasında eğitimsel veya sosyal boyutta bu isimle doğrudan yer almaz.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Sanal gerçeklik uygulamaları ile arttırılmış gerçeklik uygulamaları arasındaki temel fark nedir?

Cevap : E) Sanal gerçeklik uygulamaları özel ekipmanlarla çalışırken artırılmış gerçeklik uygulamaları için bu durum tam tersidir.
Açıklama : Sanal Gerçeklik (VR), kullanıcıyı tamamen sanal bir ortama sokar ve dış dünyadan koparır; bu yüzden genellikle VR gözlükleri (headset) gibi özel ve kapsayıcı donanımlar gerektirir. Artırılmış Gerçeklik (AR) ise sanal nesneleri gerçek dünyanın üzerine bindirir; bunun için genellikle herkesin sahip olduğu akıllı telefon veya tablet kameraları yeterlidir, çok özel ve izole edici ekipman zorunluluğu (VR kadar) yoktur.

#17. Tüm erken dönem tarama, tanılama ve müdahale hizmetlerinde ekibin en önemli üyelerinden biri olan ve çocukla ilgili en zengin bilgiyi sunabilecek paydaş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Aile
Açıklama : Çocuğu her ortamda gözlemleyen, gelişim öyküsünü en iyi bilen ve çocukla en çok vakit geçiren kişiler ebeveynlerdir. Bu nedenle uzmanlar ne kadar yetkin olursa olsun, çocuk hakkındaki en kapsamlı, detaylı ve “zengin” bilgi kaynağı her zaman ailedir. Aile merkezli yaklaşım, erken müdahalenin temelidir.

#18. Otizm spektrum bozukluğu olan bireyler özellikle aşağıdaki hangi alanlarda çeşitli sınırlılıklar ve zorluklar yaşarlar?

Cevap : C) Sosyal etkileşim, sözel iletişim güçlükleri ve tekrarlayan davranışlar
Açıklama : Otizm Spektrum Bozukluğu’nun (OSB) temel tanı kriterleri iki ana alanda toplanır: 1) Sosyal iletişim ve etkileşimde kalıcı yetersizlikler (göz teması kuramama, akran ilişkisi geliştirememe vb.), 2) Sınırlı, tekrarlayıcı davranış örüntüleri, ilgiler veya etkinlikler (sallanma, dönen cisimlere ilgi vb.). Bu nedenle C seçeneği OSB’yi en doğru tanımlayan ifadedir.

#19. Aşağıdakilerden hangisi üstün yetenekli bireylerin, birey ve toplum için özel yeteneklerinin faydalı hale gelmesi amacıyla ailelere düşen sorumluluklardan değildir?

Cevap : C) Aile beklentilerinin karşılanması için çocuğu yönlendirmek
Açıklama : Üstün yetenekli çocukların eğitimi, çocuğun kendi potansiyelini, ilgilerini ve yeteneklerini gerçekleştirmesi üzerine kurulmalıdır. Ailenin kendi hayallerini veya yüksek beklentilerini çocuk üzerinde bir baskı aracı olarak kullanması (C şıkkı), çocuğun duygusal gelişimine zarar verir ve yanlış bir tutumdur. Diğer seçenekler (gelişimi takip, uzman desteği, uygun ortam) destekleyici ebeveynlik rolleridir.

#20. 6-12 aylık süreçte bebekle hangi oyunun oynanması önerilmektedir?

Cevap : B) Cee oyunu
Açıklama : 6-12 ay döneminde bebeklerde “Nesne Sürekliliği” (bir nesnenin veya kişinin görüş alanından çıksa bile yok olmadığını anlama) becerisi gelişmeye başlar. “Cee oyunu” (yüzü kapatıp açma), bu bilişsel gelişimi destekleyen, bebeğin ayrılık kaygısını yönetmesine yardımcı olan ve etkileşimi güçlendiren, bu yaş grubu için en uygun oyundur.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

Özel Eğitime Giriş: Temel Kavramlar, Tanılama ve Aile İşbirliği

1. Özel Eğitimde Yasal Çerçeve ve Kaynaştırma

Türkiye’de özel eğitim hizmetlerinin modern anlamda şekillenmesi, 1997 yılında kabul edilen 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile hız kazanmıştır. Bu yasal düzenleme, özel gereksinimli bireylerin eğitim hakkını güvence altına alırken, “Kaynaştırma/Bütünleştirme” uygulamalarını da merkeze almıştır. Kaynaştırma eğitimi, sadece özel gereksinimli bireylere değil; normal gelişim gösteren akranlara, ailelere ve öğretmenlere de çok yönlü yararlar sağlar. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu sürecin bir “yararlananı” değil, hizmetin sağlayıcısı ve denetleyicisi konumundadır.

2. Tanılama Süreçleri ve Uzmanlık Alanları

Özel eğitimde doğru tanılama, doğru müdahalenin anahtarıdır. Tanılama süreçlerinde farklı uzmanlıklar devreye girer:

  • DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu): Tıbbi bir tanı olup, okul rehberlik servislerinin yönlendirmesiyle “Psikiyatristler” tarafından konulur.
  • Zihinsel Yetersizlik: Güncel yaklaşımlarda sadece IQ testleri yeterli görülmemekte, bireyin günlük yaşam becerilerini ifade eden “Uyumsal Davranışlar” tanılama sürecinin merkezine yerleşmektedir.
  • Metabolik Hastalıklar: Yenidoğan tarama testleriyle (topuk kanı) tespit edilebilen “Fenilketonüri”, erken teşhis edilip diyet uygulanmazsa zihinsel yetersizliğe yol açan önemli bir metabolik hastalıktır.

3. Özel Gereksinim Grupları ve Özellikleri

Sınav kapsamında ve literatürde öne çıkan bazı yetersizlik gruplarının belirleyici özellikleri şunlardır:
* Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB): Temel belirtileri sosyal etkileşim ve iletişimde yaşanan güçlükler ile sınırlı/tekrarlayıcı davranış örüntüleridir.
* Spina Bifida: Hamileliğin ilk ayında omuriliğin tam kapanmaması sonucu oluşan, genellikle bedensel yetersizlikle seyreden bir durumdur.
* Üstün Yetenekli Bireyler: Bu bireylerin tanılanması ülkemizde BİLSEM süreciyle (İlan -> Öğretmen Gözlemi -> Grup Taraması -> Bireysel Değerlendirme) yapılır. Ailelerin görevi, çocuklarını kendi hırsları doğrultusunda yönlendirmek değil, onlara uygun eğitim ortamını sağlamaktır.

4. Eğitimde Teknoloji Kullanımı ve Aile Katılımı

Özel eğitimde teknolojinin rolü giderek artmaktadır. Engeli ortadan kaldırarak bireyin işlevselliğini artıran teknolojilere “Yardımcı Teknoloji” denir. Ayrıca Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR) gibi araçlar öğrenmeyi kolaylaştırır. Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir teknoloji “zeka seviyesini (IQ)” biyolojik olarak yükseltmez; sadece potansiyeli ortaya çıkarır.

Tüm bu süreçlerin en önemli paydaşı ise ailedir. Çocuk hakkında en zengin bilgi kaynağı ailedir. Epstein ve Kaner gibi araştırmacıların vurguladığı gibi, aileler okulda alınan kararların pasif izleyicisi değil, eşit ortağı olmalıdır. Ancak öğretmen-aile işbirliği, öğretmenin ailenin özel/mahrem sorunlarını çözmesi anlamına gelmez; ilişki eğitsel ve profesyonel sınırlar içinde kalmalıdır.

@lolonolo_com

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

1. Ülkemizde özel eğitim alanında önemli bir yasa olan 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hangi yılda kabul edilmiştir?

A) 1996
B) 1997
C) 1995
D) 1998
E) 1999

Cevap : B) 1997

Açıklama : Türkiye’de özel eğitim hizmetlerinin esaslarını düzenleyen ve modern anlamda kaynaştırma eğitimi, erken çocukluk dönemi eğitimi gibi kavramları yasal zemine oturtan 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 1997 yılında kabul edilmiştir. Bu kararname, özel gereksinimli bireylerin eğitim haklarının güvence altına alınması açısından bir dönüm noktası kabul edilir.

2. Aşağıdakilerden hangisi kaynaştırma uygulamalarının yarar sağladığı bir grup değildir?

A) Öğretmenler
B) Aileler
C) Özel gereksinimli bireyler
D) Milli Eğitim Bakanlığı
E) Normal gelişim gösteren bireyler

Cevap : D) Milli Eğitim Bakanlığı

Açıklama : Kaynaştırma eğitimi pedagojik ve sosyal açıdan doğrudan şu gruplara yarar sağlar: Özel gereksinimli bireyler (sosyal kabul ve akademik ilerleme), normal gelişim gösteren akranlar (farklılıklara saygı ve empati), aileler (çocuklarının toplumla bütünleşmesi) ve öğretmenler (mesleki gelişim ve farklı öğretim yöntemlerini deneyimleme). Milli Eğitim Bakanlığı bu sürecin düzenleyicisi ve yürütücüsüdür; pedagojik bir “yararlanan grup” olarak sınıflandırılmaz.

3. Özel gereksinimli bireyin öğrenme için ihtiyacı olan bilgiye ulaşımında, özel gereksinim durumunu ortadan kaldırarak, alternatif bir performans aracı oluşturan teknolojilere ne ad verilir?

A) Öğretim Teknolojisi
B) Yenilikçi Teknoloji
C) Özel Teknoloji
D) Sosyal Teknoloji
E) Yardımcı Teknoloji

Cevap : E) Yardımcı Teknoloji

Açıklama : Yardımcı teknolojiler (Assistive Technology), özel gereksinimli bireylerin işlevsel kapasitelerini artırmak, sürdürmek veya geliştirmek için kullanılan her türlü ürün, cihaz veya ekipmandır. Bu teknolojiler, engelin yarattığı sınırlamaları aşarak bireyin bilgiye erişimini sağlar (Örneğin: Ekran okuyucular, işitme cihazları, uyarlanmış klavyeler).

4. Epstein (1992) çocukların gelişimlerini desteklemek için ebeveynlerin katılım gösterebileceği alanlara değinmiştir.
Buna göre ailelerin katılım gösterebileceği alanlara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Spor aktivitelerinden, sosyal aktivitelere, özel gün ve haftaların kutlanmasından, çeşitli eğitim faaliyetlerine kadar okullarda gerçekleştirilen tüm faaliyetlere ebeveynlerin katılım göstermesi gerekmektedir.
B) Ebeveynlerin okul ile birlikte, okul yararına yürütülen faaliyetlerde; sivil toplum kuruluşları, belediyeler, kültürel kuruluşlar, üniversiteler ve diğer topluluklar ile işbirliği yaparak öğrenciler ve okul yararına hizmette bulunmaları hususunda teşvik etmeleri gerekmektedir.
C) Çocuğun eğitim programı ile ilgili okullarda karar alma sürecinde sadece okul yönetimi, rehberlik, sınıf öğretmeni ve branş öğretmenleri tarafından alınan kararlar aileye bildirilmelidir.
D) Ebeveynler çocuklarıyla evde öğrenmeyi ilerleten ya da zenginleştiren öğrenme etkinlikleri gerçekleştirmelidirler. Bu konuda öğretmenler ebeveynlerin bilgi ve tecrübe eksikliklerini gidermeli ve onlara rehberlik etmelidirler.
E) Ebeveynler çocuklarının her türlü öğrenme davranışlarını desteklemek için gereken ev koşullarını oluşturmakla yükümlüdürler.

Cevap : C) Çocuğun eğitim programı ile ilgili okullarda karar alma sürecinde sadece okul yönetimi, rehberlik, sınıf öğretmeni ve branş öğretmenleri tarafından alınan kararlar aileye bildirilmelidir.

Açıklama : Çağdaş özel eğitim anlayışında ve Epstein’in modelinde, aileler karar alma sürecinin “pasif bir izleyicisi” değil, “eşit bir ortağıdır”. Kararların okul tarafından alınıp aileye sadece tebliğ edilmesi (bildirilmesi) yanlış bir yaklaşımdır. Aileler, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) dahil olmak üzere tüm süreçlerde masada olmalı ve kararlara aktif katılım sağlamalıdır.

5. Aşağıdakilerden hangisi öğretim sürecinde yapılabilecek uyarlamalardan “Öğretilecek konuya ilişkin ön koşul becerilerin öğretimi yapılmalıdır.” ilkesine örnek olarak verilemez?

A) Hayat bilgisi dersinde kullanılan kitap kaynaştırma öğrencisi için karmaşıksa, derste işlenecek olan konuya ilişkin daha basit düzeyde yazılmış bir kaynak kitap verilmeli
B) Yazı yazarken fiziksel olarak zorluk yaşayan bir öğrenci için kalem tutma becerisi önkoşul becerisi olarak çalışılmalı
C) Çarpma işleminde zorluk yaşayan kaynaştırma öğrencisi ile ritmik sayma becerisi çalışılmalı
D) Türkçe kitabında yer alan metni okuyamayan ve anlamakta güçlük çeken öğrenci için önkoşul beceri olarak “okuduğu doğru sözcük sayısının artması, okuma hızının artması ve okuduğunu anlama” becerisi çalışılmalı
E) Heceleri okumakta zorluk yaşayan bir çocuk ile sesleri okuma önkoşul becerisi çalışılmalı

Cevap : A) Hayat bilgisi dersinde kullanılan kitap kaynaştırma öğrencisi için karmaşıksa, derste işlenecek olan konuya ilişkin daha basit düzeyde yazılmış bir kaynak kitap verilmeli

Açıklama : Soruda “ön koşul beceri öğretimi” sorulmaktadır. B, C, D ve E seçeneklerinde öğrencinin bir üst beceriyi yapabilmesi için eksik olan temel becerinin (kalem tutma, ritmik sayma, sesleri tanıma vb.) öğretilmesi hedeflenmektedir. Ancak A seçeneğinde bir beceri öğretimi değil, materyal uyarlaması (daha basit kitap verme) söz konusudur. Bu bir ön koşul beceri çalışması değil, ders materyalinin basitleştirilmesidir.

6. Aşağıdakilerden hangisi zihinsel yetersizliğin tanılanmasında son yıllarda öne çıkan kavramlardan biridir?

A) Psikolojik testler
B) Psikolojik sınıflandırma
C) Gelişimsel değerlendirme
D) Uyumsal davranışlar
E) En az sınırlandırılmış ortam

Cevap : D) Uyumsal davranışlar

Açıklama : Zihinsel yetersizliğin tanılanmasında eskiden sadece IQ puanlarına odaklanılırken, günümüzde ve AAIDD (Amerikan Zihinsel ve Gelişimsel Yetersizlikler Birliği) tanımlarında “Uyumsal Davranışlar” (Adaptive Behaviors) kavramı kritik öneme sahiptir. Bu kavram, bireyin günlük yaşamda (iletişim, öz bakım, sosyal beceriler vb.) ne kadar bağımsız işlev gösterebildiğini ifade eder.

7. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı aşağıdaki uzmanlardan hangisi tarafından konulabilir?

A) Aile koçu
B) Psikiyatrist
C) Okul rehber öğretmeni
D) Sınıf öğretmeni
E) Aile hekimi

Cevap : B) Psikiyatrist

Açıklama : Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tıbbi bir tanıdır. Okul rehber öğretmeni veya sınıf öğretmeni şüphe duyabilir ve yönlendirme yapabilir ancak resmi tanıyı koyma yetkisi çocuk ve ergen psikiyatristlerine (veya yetişkinler için psikiyatristlere) aittir. Tanılama süreci tıbbi değerlendirmeyi gerektirir.

8. Kalıtsal metabolik bir hastalık olup, bir protein yapı taşı olan fenilalanin metabolize edilememesi sonucunda zihinsel yetersizlik, gelişimsel gerilik veya mikrosefaliye neden olan ve yenidoğan tarama programında yer alan hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

A) Fenilketonüri
B) Kistik Fibrozis
C) Konjenital Hipotiroidi
D) İşitme Taraması
E) Biyotinidaz Eksikliği

Cevap : A) Fenilketonüri

Açıklama : Fenilketonüri (PKU), vücudun proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli amino asidi parçalayamadığı kalıtsal bir metabolik hastalıktır. Kanda biriken fenilalanin beyne zarar vererek zihinsel yetersizliğe yol açar. Topuktan alınan birkaç damla kan ile (Guthrie testi) yenidoğan döneminde teşhis edilebilir ve özel diyetle zihinsel yetersizlik önlenebilir.

9. Tüm erken dönem tarama, tanılama ve müdahale hizmetlerinde ekibin en önemli üyelerinden biri olan ve çocukla ilgili en zengin bilgiyi sunabilecek paydaş aşağıdakilerden hangisidir?

A) Psikolojik danışman
B) Dil ve konuşma terapisti
C) Ergoterapist
D) Aile
E) Özel eğitim öğretmeni

Cevap : D) Aile

Açıklama : Çocuğu her ortamda gözlemleyen, gelişim öyküsünü en iyi bilen ve çocukla en çok vakit geçiren kişiler ebeveynlerdir. Bu nedenle uzmanlar ne kadar yetkin olursa olsun, çocuk hakkındaki en kapsamlı, detaylı ve “zengin” bilgi kaynağı her zaman ailedir. Aile merkezli yaklaşım, erken müdahalenin temelidir.

10. Aşağıdakilerden hangisi fonolojik farkındalık becerisi alanında yaşanabilecek problemler arasında gösterilemez?

A) Sözcükleri harflerine ayırma
B) Kafiye oluşturan sesleri ayırt etme
C) Başlangıç harflerini tanıma
D) Okuduğunu anlama
E) Sözcüğün ortasındaki harfleri tanıma

Cevap : D) Okuduğunu anlama

Açıklama : Fonolojik farkındalık, seslerin farkına varma, sesleri manipüle etme (ayırma, birleştirme, atma) becerisidir (A, B, C ve E seçenekleri bu kapsamdadır). “Okuduğunu anlama” ise okuma sürecinin nihai amacıdır ve daha üst düzey bilişsel bir süreçtir. Fonolojik farkındalık eksikliği okuduğunu anlamayı etkileyebilir ancak “okuduğunu anlama”nın kendisi bir fonolojik farkındalık alt becerisi değildir.

11. Hamileliğin ilk ayında omuriliği saran omurganın yeteri kadar kapanmaması sonucu ortaya çıkan yetersizlik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Spina Bifida
B) Omurilik Zedelenmesi
C) Multiple Sklerozis
D) Serebral Palsi
E) Epilepsi

Cevap : A) Spina Bifida

Açıklama : Spina Bifida, “ayrık omurga” anlamına gelir. Hamileliğin ilk haftalarında nöral tüpün tam kapanmaması sonucu omuriliğin açıkta kalması durumudur. Genellikle folik asit eksikliği ile ilişkilendirilir ve bedensel yetersizliğe (yürüme güçlüğü, his kaybı vb.) neden olabilir.

12. Aşağıdakilerden hangisi özel gereksinimli çocuğa sahip ailelere sağlanan destekler arasında yer almaz?

A) Klinik destek
B) Aile eğitimi hizmetleri
C) Sosyal destek
D) Yasal düzenleme desteği
E) Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri

Cevap : A) Klinik destek

Açıklama :

13. Otizm spektrum bozukluğu olan bireyler özellikle aşağıdaki hangi alanlarda çeşitli sınırlılıklar ve zorluklar yaşarlar?

A) Psiko-motor ve duyusal yetersizlikler
B) Görsel ve işitsel algıda yetersizlikler
C) Sosyal etkileşim, sözel iletişim güçlükleri ve tekrarlayan davranışlar
D) Bilişsel alanda yetersizlikler ve zorluklar
E) Dikkat ve bilişsel işlemlemede yetersizlikler

Cevap : C) Sosyal etkileşim, sözel iletişim güçlükleri ve tekrarlayan davranışlar

Açıklama : Otizm Spektrum Bozukluğu’nun (OSB) temel tanı kriterleri iki ana alanda toplanır: 1) Sosyal iletişim ve etkileşimde kalıcı yetersizlikler (göz teması kuramama, akran ilişkisi geliştirememe vb.), 2) Sınırlı, tekrarlayıcı davranış örüntüleri, ilgiler veya etkinlikler (sallanma, dönen cisimlere ilgi vb.). Bu nedenle C seçeneği OSB’yi en doğru tanımlayan ifadedir.

14. Aşağıdakilerden hangisi üstün yetenekli bireylerin, birey ve toplum için özel yeteneklerinin faydalı hale gelmesi amacıyla ailelere düşen sorumluluklardan değildir?

A) Çocuğun gelişim özelliklerini takip etmek
B) Uzman desteği almak
C) Aile beklentilerinin karşılanması için çocuğu yönlendirmek
D) Çocuğun ihtiyaç duyduğu eğitimi alması için gerekli ortamı sağlamak
E) Okulla görüşmeler yapmak

Cevap : C) Aile beklentilerinin karşılanması için çocuğu yönlendirmek

Açıklama : Üstün yetenekli çocukların eğitimi, çocuğun kendi potansiyelini, ilgilerini ve yeteneklerini gerçekleştirmesi üzerine kurulmalıdır. Ailenin kendi hayallerini veya yüksek beklentilerini çocuk üzerinde bir baskı aracı olarak kullanması (C şıkkı), çocuğun duygusal gelişimine zarar verir ve yanlış bir tutumdur. Diğer seçenekler (gelişimi takip, uzman desteği, uygun ortam) destekleyici ebeveynlik rolleridir.

15. Aşağıdakilerden hangisi artırılmış gerçeklik uygulamalarının eğitim alanında da kullanımının faydalarından değildir?

A) Öğrencinin dikkatini çekme konusunda fayda sağlarlar.
B) Öğrenme sürecini kolaylaştırırlar.
C) Öğrenenin de öğrenme sürecinde aktif olarak rol almasını sağlarlar.
D) Eğitimin etkililiğini artırırlar.
E) Öğrenenin zeka seviyesini yükseltirler.

Cevap : E) Öğrenenin zeka seviyesini yükseltirler.

Açıklama : Artırılmış gerçeklik (AR) gibi teknolojiler, ders materyallerini zenginleştirir, motivasyonu artırır, somutlaştırmayı sağlar ve öğrenmeyi kolaylaştırır. Ancak hiçbir eğitim teknolojisi, bireyin biyolojik zeka kapasitesini (IQ) doğrudan “yükseltme” iddiasında bulunamaz. Zeka, genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir ürünüdür; bir uygulama ile doğrudan artırılamaz.

16. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı alan bireyin müdahale planında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

A) Sanat ve spor faaliyetleriyle desteklenmeli.
B) Olumsuz her durumda ceza verilmeli.
C) Davranışsal ve sosyal beceri eğitimi verilmeli.
D) Psikososyal destek verilmeli.
E) Ev içi kurallar geliştirilmeli.

Cevap : B) Olumsuz her durumda ceza verilmeli.

Açıklama : DEHB’li bireylerin eğitiminde ve davranış yönetiminde “ceza” odaklı yaklaşım etkili değildir ve genellikle durumu kötüleştirir. Bunun yerine olumlu davranışların pekiştirilmesi, kuralların netleştirilmesi, enerjinin spora yönlendirilmesi ve psikososyal destek sağlanması gibi yöntemler kullanılır. Sürekli ceza vermek çocuğun öz saygısını zedeler.

17. I. Öğrenciyi belirlemek için ilan verilir.
II. Grup ölçekleri uygulanır.
III. Bireysel performans değerlendirilir.
IV. Öğretmen gözlem formları doldurulur.
BİLSEM üstün yetenekli öğrenci belirleme süreci hangi sıralamada ilerlemektedir?

A) IV-II-IIІ-1
B) І-ІІІ-II-IV
C) I-IV-II-III
D) I-II-III-IV
E) II-IV-III-I

Cevap : C) I-IV-II-III

Açıklama : BİLSEM (Bilim ve Sanat Merkezleri) öğrenci seçim süreci şu aşamalarla ilerler:
1. Bakanlık tarafından tanılama takviminin yayımlanması ve duyuru/ilan yapılması (I).
2. Sınıf öğretmenlerinin potansiyeli olan öğrencileri gözlemleyerek formları doldurması ve aday göstermesi (IV).
3. Aday gösterilen öğrencilerin tablet üzerinden yapılan grup tarama uygulamasına girmesi (II).
4. Grup taramasını geçenlerin bireysel zeka yetenek değerlendirmesine alınması (III).

18. Sanal gerçeklik uygulamaları ile arttırılmış gerçeklik uygulamaları arasındaki temel fark nedir?

A) Sanal gerçeklik uygulamaları Google glass ile kullanılabilir.
B) Sanal gerçeklik uygulamaları çevrim dışı iken arttırılmış gerçeklik uygulamaları çevrimiçi çalışır.
C) Arttırılmış gerçeklik uygulamalarında kullanıcı etkileşimi yoktur.
D) Sanal gerçeklik uygulamaları sadece görsel iletişimi sağlamak için kullanılır.
E) Sanal gerçeklik uygulamaları özel ekipmanlarla çalışırken artırılmış gerçeklik uygulamaları için bu durum tam tersidir.

Cevap : E) Sanal gerçeklik uygulamaları özel ekipmanlarla çalışırken artırılmış gerçeklik uygulamaları için bu durum tam tersidir.

Açıklama : Sanal Gerçeklik (VR), kullanıcıyı tamamen sanal bir ortama sokar ve dış dünyadan koparır; bu yüzden genellikle VR gözlükleri (headset) gibi özel ve kapsayıcı donanımlar gerektirir. Artırılmış Gerçeklik (AR) ise sanal nesneleri gerçek dünyanın üzerine bindirir; bunun için genellikle herkesin sahip olduğu akıllı telefon veya tablet kameraları yeterlidir, çok özel ve izole edici ekipman zorunluluğu (VR kadar) yoktur.

19. 6-12 aylık süreçte bebekle hangi oyunun oynanması önerilmektedir?

A) Araba yarışı
B) Cee oyunu
C) Hırsız polis
D) Yakar top
E) Evcilik

Cevap : B) Cee oyunu

Açıklama : 6-12 ay döneminde bebeklerde “Nesne Sürekliliği” (bir nesnenin veya kişinin görüş alanından çıksa bile yok olmadığını anlama) becerisi gelişmeye başlar. “Cee oyunu” (yüzü kapatıp açma), bu bilişsel gelişimi destekleyen, bebeğin ayrılık kaygısını yönetmesine yardımcı olan ve etkileşimi güçlendiren, bu yaş grubu için en uygun oyundur.

20. Aşağıdakilerden hangisi Kaner’in, özel gereksinimli çocuğa sahip ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili eğitim süreçlerine katılmalarını sağlamada uygun bulduğu önerilerden biri değildir?

A) Programların hazırlık, değerlendirme ve karar süreçlerinde ebeveynlerin etkin katılımlarının sağlanması
B) Öğretmenlerin ebeveynlerle kesintisiz, düzenli ve etkili şekilde irtibat kurmaları
C) Ebeveynlerin eşit ortaklar olarak görülmesi ve işbirliği içerisinde çalışılması
D) Öğretmenler tarafından uygun zamanların belirlenip ev ziyaretlerinin yapılması
E) Öğretmenlerin aynı zamanda ebeveynlerin ailevi sorunları ile yakından ilgilenmesi

Cevap : E) Öğretmenlerin aynı zamanda ebeveynlerin ailevi sorunları ile yakından ilgilenmesi

Açıklama : Öğretmenlerin görevi, çocuk ve eğitim süreci ile ilgili işbirliği yapmaktır. Ailenin özel hayatı, karı-koca arasındaki sorunlar veya aile içi çatışmalar öğretmenin profesyonel sınırlarını aşan konulardır. Öğretmen bir aile terapisti değildir; bu tür sorunlarla “yakından ilgilenmesi” etik ve profesyonel açıdan uygun değildir. Diğer seçenekler (A, B, C, D) eğitsel işbirliğini güçlendiren doğru yaklaşımlardır.

@lolonolo_com

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

Auzef Bölümler Çocuk Gelişimi Lisans-min telegram çocuk gelişimi

Özel Eğitime Giriş 2025-2026 Final Soruları

 

Editor

Editör