Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları
#1. Hangi duyu beynin oksipital lobunda işlenmektedir?
Cevap : C) Görme
Açıklama : İnsan beyninde duyusal bilgilerin işlendiği özel bölgeler vardır. “Oksipital Lob”, beynin en arka kısmında yer alır ve birincil “Görme Merkezi”dir. Gözden gelen sinyaller burada işlenerek görüntüye dönüştürülür. (İşitme -> Temporal Lob, Dokunma -> Parietal Lob, Tat/Koku -> Frontal ve Temporal Lobların iç kısımları ile ilişkilidir).
#2. Aşağıda yer alan durumlardan hangisinde duyu bütünleme sorunu görülme olasılığı daha düşüktür?
Cevap : A) Konuşma bozukluğu
Açıklama : Duyu bütünleme bozuklukları (Sensory Processing Disorder), nörolojik temelli gelişimsel bozukluklarda çok sık görülür. Otizm (%90’a varan oranlarda), Serebral Palsi (beyin hasarı kaynaklı), Prematüre doğum (sinir sistemi olgunlaşmadan doğum) ve Disleksi/Öğrenme Güçlüğü olan çocuklarda duyusal sorunlar “sistematik” bir parçadır. “Konuşma bozukluğu” (örneğin artikülasyon bozukluğu) ise bazen sadece mekanik (dil-dudak yapısı) veya yanlış öğrenme kaynaklı olabilir ve diğer şıklara kıyasla *nörolojik/duyusal bütünleme* sorunu eşlik etme olasılığı daha düşüktür.
#3. Burcu’nun beyninin işleyişi doğumundan itibaren belirli yaş dönemlerinde incelenmektedir. En son görüntülendiğinde de nöral yenilenme ve sinaps oluşumu hızının azalmaya başladığı izlenmiştir.
Bu durumda bir çocuk gelişimcisi, Burcu’nun yaşının kaç olduğunu söyleyebilir?
Cevap : B) 15
Açıklama : İnsan beyninde sinaps oluşumu (sinaptogenez) yaşamın ilk yıllarında muazzam bir hızla gerçekleşir. Ancak ergenlikle birlikte beyin “Budama” (Pruning) sürecine girer; yani kullanılmayan bağlantılar yok edilir ve kalanlar güçlenir. Yaklaşık 15 yaş civarı (ergenlik ortaları), hızlı sinaps oluşumunun yerini, daha verimli ama daha yavaş bir yapılanmaya bıraktığı, nöral plastisitenin çocukluktaki kadar hızlı olmadığı bir döneme işaret eder. Erken çocukluktaki (0-6 yaş) o “patlayıcı” büyüme hızı bu yaşta artık gözlenmez.
#4. Hakan ilkokul ikinci sınıfa devam ederken duyusal işlemleme bozukluğu tanısı almış bir çocuktur. Hamdi’nin tanı aldığı bu bozukluk sınıf içi performansını olumsuz şekilde etkilemektedir.
Aşağıdakilerden hangisi bu olumsuz etkiye neden olabilecek durumlardandır?
Cevap : B) Çocuğun sosyal ve bilişsel işlevi engellendiği için
Açıklama : Duyusal İşlemleme Bozukluğu (SPD), çocuğun beynine giren duyusal verileri (ses, ışık, dokunma vb.) organize edememesine yol açar. Sınıf ortamı gibi yoğun uyaranlı bir yerde, çocuk bu duyusal kaosu yönetmekle o kadar meşgul olur ki (ya aşırı tepki verir ya da içine kapanır), dikkatini derse veremez, arkadaşlarıyla iletişim kuramaz ve öğrenmeye odaklanamaz. Yani duyusal sorun, çocuğun “bilişsel” (öğrenme, dikkat) ve “sosyal” (iletişim, katılım) işlevlerini bloke ettiği için akademik performansı düşürür.
#5. Aynur düşük algılama modeliyle dünyaya gelmiş ve artık 18 ayını tamamlamış bir bebektir.
Aynur’un ailesinin çocuklarını desteklemek için aşağıdakilerden hangisini uygulaması önerilebilir?
Cevap : E) Yemekte farklı tatlar sunmak
Açıklama : Dunn’ın modeline göre “Düşük Algılama” (Low Registration / Hypo-sensitivity) profiline sahip çocuklar, çevresel uyaranları fark etmekte zorlanırlar; duyusal eşikleri yüksektir. Bu çocukların uyarılması ve farkındalıklarının artırılması için “yoğun ve değişken” uyaranlara ihtiyaçları vardır. Yemekte tekdüze tatlar yerine “farklı, baskın, zıt tatlar” (ekşi, baharatlı, kıtır vb.) sunmak, çocuğun duyusal sistemini uyandırır ve yemeğe ilgisini/farkındalığını artırır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#6. Okul öncesi dönemde duyu eğitimi neden önemlidir?
Cevap : A) Somut uyaranlarla öğrenmek için
Açıklama : Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı’na göre okul öncesi dönem çocukları “İşlem Öncesi Dönem”dedir ve öğrenmeleri büyük ölçüde somut deneyimlere dayanır. Çocuklar dünyayı duyuları aracılığıyla (dokunarak, tadarak, görerek) tanırlar. Soyut kavramları (sertlik, yumuşaklık, sıcaklık vb.) ancak “somut uyaranlarla” ve duyusal deneyimlerle öğrenebilirler. Bu yüzden duyu eğitimi, bu dönemdeki öğrenmenin en temel aracıdır.
#7. İki yaşındaki Burçak duyularını kullandığı bir oyun oynarken annesi de oyununa katılıp onunla birlikte oynadığında nasıl bir etki oluşması beklenmektedir?
Cevap : C) Oyunun süresinin uzaması
Açıklama : Vygotsky’nin Yakınsal Gelişim Alanı (ZPD) teorisine ve oyun literatürüne göre; yetişkinin (annenin) çocuğun oyununa “oyun arkadaşı” olarak katılması (scaffolding), oyunun kalitesini artırır ve süresini uzatır. Anne, çocuğa yeni fikirler vererek, materyalleri çeşitlendirerek veya sadece ilgi göstererek çocuğun motivasyonunu artırır. Tek başına oynayan bir çocuk bir süre sonra sıkılabilirken, etkileşimli oyun daha uzun soluklu, daha karmaşık ve gelişimsel açıdan daha besleyici olur.
#8. Esma duyusal olarak desteklenme gereksinimi olan üç yaşındaki bir çocuktur. Esma’nın annesi koltuk minderlerinin arkasına kısa bir süre içinde çalması için kurduğu bir çalar saati sakladıktan sonra çocuğuyla oyun oynamaya başlar. Birden çalan saatin sesi duyulmaya başladığında da çocuğunun buna dikkat etmesini bekler.
Yukarıda verilen etkinlik Esma’nın hangi duyusal alanına destek olacaktır?
Cevap : A) İşitme
Açıklama : Bu etkinlikte temel uyarıcı “çalar saatin sesi”dir. Çocuğun bu sesi fark etmesi (işitsel farkındalık), sesin nereden geldiğini bulmaya çalışması (sesin yönünü tayin etme) ve arka plandaki diğer seslerden ayırt etmesi beklenmektedir. Tüm bu süreçler, “İşitme” (Auditory) duyusunun ve işitsel algı becerilerinin gelişimini desteklemeye yöneliktir.
#9. Özel eğitim gereksinimi duyan çocukların duyusal eğitiminde hangi yöntem en etkili olarak kabul edilir?
Cevap : C) Duyusal entegrasyon terapisi
Açıklama : Jean Ayres tarafından geliştirilen “Duyusal Entegrasyon Terapisi” (Sensory Integration Therapy), özellikle otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü veya gelişimsel gecikmesi olan çocuklarda duyusal işlemleme sorunlarını gidermek için kullanılan “altın standart” yöntemdir. Bu terapi, çocuğun vücudundan ve çevresinden gelen duyusal bilgileri (dokunma, denge, derin duyu vb.) beyninde doğru şekilde işlemesini, organize etmesini ve buna uygun adaptif cevaplar vermesini hedefler. Sadece fiziksel aktivite veya teorik eğitim bu nörolojik düzenlemeyi sağlamada yetersiz kalır.
#10. Normal gelişim gösteren bir bireyde entegre çalışan ve işlemleme yapan duyular ….. sağlar.
Yukarıdaki boşluğa getirilebilecek en uygun ifade aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : E) vücut ve beynin eşgüdümlü hareket etmesini
Açıklama : Duyusal bütünleme (entegrasyon) teorisine göre; beyin, vücuttan ve çevreden gelen sayısız duyusal veriyi (görme, işitme, denge, vücut farkındalığı vb.) alır, birleştirir ve yorumlar. Eğer bu sistem entegre çalışırsa, beyin vücuda doğru komutları verir ve vücut da bu komutları pürüzsüzce uygular. Yani duyuların entegrasyonu, “Vücut ve Beynin Eşgüdümü”nü (koordinasyonunu) ve adaptif davranışı mümkün kılar. Bu eşgüdüm olmadan öğrenme, hareket ve sosyal uyum zorlaşır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#11. Emine Öğretmen sınıfındaki çocuklardan birinin görmesinde bazı sorunlar olabileceğini düşünmektedir.
Bu durumda Emine Öğretmen’in öncelikli olarak hangisini yapması önerilir?
Cevap : D) Gözlerinin fizyolojik olarak, sağlıklı olup olmadığının kontrol edilmesi için sağlık kuruluşlarına yönlendirmek
Açıklama : Öğretmenlerin tanı koyma yetkisi yoktur. Bir çocukta görme, işitme veya başka bir gelişimsel sorun şüphesi oluştuğunda, atılması gereken “ilk ve öncelikli” adım, tıbbi bir değerlendirmedir. Çocukta kırma kusuru, katarakt veya başka bir fizyolojik sorun olup olmadığı ancak bir göz doktoru tarafından belirlenebilir. Eğitimsel önlemler (materyal uyarlama vb.), tıbbi tanı ve tedavi sürecinden *sonra* veya o süreçle eş zamanlı olarak devreye girer. Tıbbi kontrol yapılmadan eğitsel müdahale yapmak zaman kaybına ve yanlış uygulamalara yol açabilir.
#12. Duyu eğitiminde aşağıdaki öğrenme süreçlerinden hangisinin ele alınması gerekmez?
Cevap : E) Refleks
Açıklama : Duyu eğitimi; çocuğun dikkatini yoğunlaştırmasını (C), duyusal özellikleri hafızasında tutmasını (B), nesneleri özelliklerine göre eşleştirmesini (A) ve farklılıkları ayırt etmesini (D) içeren aktif ve bilişsel bir öğrenme sürecidir. Buna karşılık “Refleks” (E), dış uyarılara karşı verilen istemsiz, doğuştan gelen ve öğrenilmemiş tepkilerdir (örneğin göz kırpma, emme refleksi). Refleksler eğitimin bir “hedefi” veya “süreci” değildir; onlar biyolojik tepkilerdir. Eğitim, refleksif davranışlardan ziyade istemli ve bilinçli becerilerin geliştirilmesine odaklanır.
#13. İç kulakta işitme duyusu dışında gerçekleşen duyu aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : A) Vestibüler
Açıklama : İç kulak sadece işitme organı (koklea) değildir; aynı zamanda denge merkezidir. İç kulaktaki “yarım daire kanalları”, başın hareketlerini ve yer çekimine göre konumunu algılayarak dengeyi sağlar. Bu denge ve hareket duyusuna literatürde “Vestibüler Duyu” denir. Dolayısıyla iç kulak hem işitme hem de vestibüler sistemin merkezidir.
#14. Çiğdem erken çocukluk yaşlarında yeterli eğitimsel desteği alamadan ilkokula başlamıştır. Ancak gelişimsel süreçte duyu eğitimindeki kritik eşiği geçtiğinden okulda başarısız olmuş ve destek eğitim alması gerekmiştir.
Yukarıdaki durum destek eğitimde hangi zorluğa neden olabilir?
Cevap : B) Eğitimcinin iş yükünü daha da arttırarak çeşitli materyal ve yöntemlere gereksinim duymasına
Açıklama : Duyu eğitiminde kritik dönemler (nöral plastisitenin en yüksek olduğu okul öncesi yıllar) kaçırıldığında, çocuk ilkokulda öğrenme ve uyum sorunları yaşar. Bu aşamadan sonra verilecek destek eğitim, temel becerilerin (okuma-yazma gibi) üzerine eklenmeye çalışılan duyusal düzenlemeleri kapsadığı için çok daha karmaşıktır. Bu durum, eğitimcinin bireyselleştirilmiş materyal hazırlama, farklı duyusal stratejiler geliştirme ve sınıf içi uyarlamalar yapma konusundaki iş yükünü ve profesyonel çabasını önemli ölçüde artırır.
#15. Emel Öğretmen anaokulundaki çocuklarla seslerin yönünü bulma ve müzik aletlerinin seslerini ayırt etme çalışmalarıyla çocukların işitmelerine yönelik eğitim etkinlikleri gerçekleştirmektedir.
Emel Öğretmen’in gerçekleştirdiği etkinlik aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : C) İşitsel algı çalışması
Açıklama : İşitsel algı (Auditory Perception); sesin kaynağını belirleme (yön bulma), sesleri birbirinden ayırma (ayırt etme), sesi arka plandan seçme (şekil-zemin) gibi becerileri kapsar. Emel Öğretmen’in yaptığı “sesin yönünü bulma” ve “müzik aletlerini ayırt etme” çalışmaları, kulağın duyduğu sesi beynin işlemesi ve anlamlandırması sürecini hedeflediği için doğrudan “İşitsel Algı Çalışması” kapsamındadır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#16. Küçük yaşlardaki çocuklar, çevrelerindeki nesne ve varlıkların çeşitliliğine, benzerlik ve farklılıklarına dikkat eder. Bunlarla ilgili durumlara yönelik yorumlamalarda bulunabilir.
Bu yolla çocukların hangi becerilerinin gelişmesi beklenir?
Cevap : D) Nesnelerle ilgili neden-sonuç ilişkileri kurmaları
Açıklama : Çocukların çevrelerindeki nesnelerin özelliklerini (renk, şekil, doku vb.) fark etmeleri, bunlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları ayırt etmeleri (örneğin; “bu top yuvarlak olduğu için yuvarlanıyor, bu kutu köşeli olduğu için duruyor” gibi), bilişsel gelişimlerinin temelini oluşturur. Bu gözlem ve kıyaslama süreci, çocuğun olaylar ve nesneler arasında mantıksal bağlar kurmasını, yani “neden-sonuç ilişkisi” (kausalite) geliştirmesini sağlar. Fiziksel veya duygusal gelişimden ziyade, burada vurgulanan zihinsel bir işlemleme sürecidir.
#17. Aşağıdakilerden hangisi duyusal sıkıntılar yaşayan çocuklar için yapılacak uygulamalardan biri değildir?
Cevap : D) Duyusal kaçınma desteği
Açıklama : Duyusal sorunlar için uygulanan müdahaleler şunlardır: Çocuğun duyusal eşiğini düzenleyen “Duyu uyarım yöntemleri” (A), ses hassasiyetini düzenleyen “İşitsel entegrasyon eğitimi” (B), motor planlamayı destekleyen “Duyu-motor müdahale” (C) ve genel “Duyusal entegrasyon terapisi” (E). Ancak “Duyusal Kaçınma Desteği” (D) adında bir terapi yöntemi yoktur. Aksine, “Duyusal Kaçınma” bir semptomdur/davranıştır; terapi bu kaçınmayı pekiştirmeyi (desteklemeyi) değil, çocuğun tolere edebilmesini sağlamayı amaçlar. Yani kaçınmayı desteklemek tedavi edici değil, sorunu sürdürücü bir yaklaşım olabilir (veya böyle bir terapi terminolojisi yoktur).
#18. Banyo oyuncağının bulundurulmaması, tabakta tek besinin bulundurulması gibi görsel algıya yönelik çalışmaların hangi tür modelde uygulanması önerilir?
Cevap : E) Duyusal kaçınma
Açıklama : Winnie Dunn’ın Duyusal İşlemleme Modeli’ne göre; “Duyusal Kaçınma” (Sensation Avoiding) profiline sahip çocuklar, çevresel uyarılara karşı aşırı duyarlıdırlar ve çabuk bunalırlar. Bu çocuklar için en uygun strateji, çevredeki uyaranları azaltmaktır (sadeleştirmektir). Banyoda çok oyuncak olması veya tabakta karışık yemekler görsel karmaşa yaratarak çocuğu rahatsız edebilir. Ortamı sadeleştirmek (tek oyuncak, tek besin), çocuğun stresini azaltarak aktiviteye katılımını kolaylaştırır.
#19. Aşağıdakilerden hangisi duyu eğitiminde dikkate alınabilecek göstergelerden biri değildir?
Cevap : D) Sohbeti sürdürme
Açıklama : Duyu eğitimi, temel duyusal girdilerin (görme, işitme, tat, dokunma vb.) algılanması ve işlenmesiyle ilgilidir. Isıyı algılama (dokunma), tatları ayırma (tat), göz kontağı (görsel dikkat/sosyal), ses çıkarma (işitsel/motor) doğrudan duyusal temelli göstergelerdir. Ancak “Sohbeti sürdürme” (karşılıklı konuşma), duyusal süreçlerden çok daha karmaşık olan dilsel, bilişsel ve sosyal becerilerin (pragmatik dil) birleşimidir. Duyu eğitiminin bir sonucu olabilir ama kendisi temel bir “duyu göstergesi” değil, ileri düzey bir iletişim becerisidir.
#20. ….. duyusunun bebeklerin anne sütüyle beslenmesinde ve sağlıklı gelişiminde de büyük etkisi bulunmaktadır.
Yukarıdaki boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap : B) Koku alma
Açıklama : Yeni doğan bebeklerde en gelişmiş duyulardan biri koku alma duyusudur. Bebekler, doğdukları andan itibaren annelerinin kokusunu diğer kadınların kokusundan ayırt edebilirler. Özellikle anne sütünün kokusu, bebeği memeye yönlendiren (arama refleksiyle birlikte) en temel uyarıcıdır. Bu duyu, beslenmenin başlaması ve anne-bebek bağının (güvenli bağlanma) kurulması için hayati bir öneme sahiptir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
SONUÇ
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi: Duyusal Entegrasyon, Nörolojik Gelişim ve Müdahale Yöntemleri |
|
|
|
| @lolonolo_com |
|---|
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları
![]() |
![]() |
Okul Öncesi Dönemde Duyu Eğitimi 2025-2026 Final Soruları

