LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları
auzefÇocuk GelişimiOyun Ve Oyun Terapisi

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

#1. DEHB’li çocuklarla çalışırken oyun terapisinde en çok hangi uygulama etkili olur?

Cevap : D) Kısa ve yapılandırılmış oyun etkinlikleri
Açıklama : DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) olan çocuklar, uzun süreli odaklanma, organizasyon ve dürtü kontrolünde zorluk yaşarlar. Bu nedenle terapide, onların dikkat sürelerine uygun, ne yapılacağı belli olan, net kuralları ve hedefleri olan **”Kısa ve Yapılandırılmış”** (Structured) oyun etkinlikleri, çocukların başarı hissini tatmaları, dağılmadan görevi tamamlamaları ve beceri kazanmaları açısından tamamen serbest bırakılmalarından daha etkili olabilir.

#2. “Duygu Termometresi” metaforu çocuklara hangi beceriyi kazandırmayı hedefler?

Cevap : A) Duyguların farklı yoğunluk düzeylerinde yaşanabileceğini fark etme
Açıklama : Genellikle Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi (CBPT) tekniklerinden biri olan “Duygu Termometresi”, çocuğa bir duygunun (örneğin öfke veya korku) hep aynı şiddette olmadığını; 1’den 10’a kadar veya renklerle (yeşil-sarı-kırmızı) değişebilen yoğunluklarda olabileceğini öğretir. Bu görselleştirme, çocuğun duygusal farkındalığını artırır ve duygusunu yönetmek için uygun stratejiyi (az öfkeliyken nefes al, çok öfkeliyken mola ver gibi) seçmesini sağlar.

#3. Filial terapiyi geliştiren kişiler aşağıdakilerden hangileridir?

Cevap : C) Bernard ve Louise Guerney
Açıklama : Filial Terapi, 1960’lı yıllarda psikolog **Bernard Guerney** ve eşi **Louise Guerney** tarafından geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, profesyonel terapistlerin ebeveynlere temel oyun terapisi becerilerini öğreterek, ebeveynleri çocuklarının “terapötik ajanı” haline getirmeyi amaçlar. Garry Landreth ve Rise VanFleet bu terapiyi daha da popülerleştirip sistematize etmişlerdir, ancak kurucuları Guerney çiftidir. Diğer şıklardaki Bowlby/Ainsworth bağlanma kuramını, Freud/Klein psikanalitik yaklaşımı, Rogers/Axline ise yönlendirmesiz oyun terapisini temsil eder.

#4. Melanie Klein’ın psikanalitik oyun terapisi ile Carl Rogers’ın hümanistik yaklaşımı karşılaştırıldığında, iki yaklaşım arasındaki en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Klein, oyunu bilinçdışının dışavurumu olarak yorumlarken Rogers, oyunu çocuğun kendini gerçekleştirme süreci olarak görür.
Açıklama : Melanie Klein, oyunu çocuğun “bilinçdışı fantezilerinin, dürtülerinin ve çatışmalarının” doğrudan bir yansıması olarak görür ve terapistin görevinin bu içerikleri çocuğa **yorumlayarak** (analiz ederek) ona içgörü kazandırmak olduğunu savunur. Carl Rogers (ve oyun terapisindeki temsilcisi Virginia Axline) ise oyunu çocuğun doğal iyileşme gücünün ve **kendini gerçekleştirme** (büyüme) potansiyelinin ortaya çıktığı bir alan olarak görür; yorum yapmaz, analiz etmez, bunun yerine “koşulsuz kabul” ve “empati” ile çocuğa alan tanır.

#5. Yönlendirmesiz oyun terapisinde, terapötik ortamın güvenli ve yapılandırılmış kalması için bazı sınırlar belirlenir. Aşağıdakilerden hangisi, bu terapi ekolünde belirlenen sınırlardan biri değildir?

Cevap : E) Terapistin oyun içeriklerini ebeveynle detaylı biçimde paylaşarak çocuğun gelişimini açıklaması
Açıklama : Yönlendirmesiz oyun terapisinde sınırlar, terapötik çerçeveyi korumak içindir: Zaman sınırı (A), mekan sınırı (B), zarar vermeme sınırı (C, D) gibi. Ancak “Terapistin oyun içeriklerini ebeveynle detaylı paylaşması” (E şıkkı), bir “sınır” kuralı değildir; aksine terapötik gizliliğe aykırı olabilecek bir eylemdir. Çocuk merkezli terapide, çocuğun güvenini sarsmamak için çocuğun özel oyun detayları, sırları veya sembolik ifadeleri (hayati risk yoksa) ebeveynle detaylı paylaşılmaz, sadece genel temalar ve gelişimsel süreçler konuşulur.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Filial terapide ebeveynin çocuğa sınır koyma biçimi hangi ilkeyle uyumludur?

Cevap : D) Empatik sınır koyma
Açıklama : Filial terapide (ve çocuk merkezli oyun terapisinde) sınırlar, çocuğun kişiliğine veya duygusuna değil, sadece davranışına yönelik konulur. Bu teknik “ACT Modeli” olarak da bilinir: 1. Duyguyu kabul et ve isimlendir (“Bana çok kızdın”), 2. Sınırı belirt (“Ama oyuncaklar bana atmak için değildir”), 3. Alternatif sun (“Bebek bobo’ya vurabilirsin”). Bu yaklaşım, çocuğun duygusunun anlaşıldığını hissettirdiği için **”Empatik Sınır Koyma”** olarak adlandırılır; ceza veya katı disiplinden tamamen farklıdır.

#7. Aşağıdakilerden hangisi oyun terapisi sürecinde güvenliğin sağlanmasına yönelik terapist davranışına örnektir?

Cevap : E) Çocuğun duygularını isimlendirip yargılamadan kabul etmek
Açıklama : Terapide güvenlik, sadece fiziksel güvenlik değil, aynı zamanda “duygusal güvenlik” anlamına gelir. Terapistin çocuğun her türlü duygusunu (öfke, korku, sevinç, kıskançlık) yargılamadan, eleştirmeden veya düzeltmeye çalışmadan olduğu gibi kabul etmesi ve çocuğa yansıtması (isimlendirmesi), çocuğun kendini “anlaşılmış” ve “güvende” hissetmesini sağlar. Duyguların bastırılması veya sınırların belirsizliği (A, B, D şıkları) güvenliği ve yapıyı bozar.

#8. Bir oyun terapisti, çocuğun seans içeriğini velisiyle paylaşmadan önce çocuğa “Senin anlattıklarını gizli tutmam gerekiyor, ancak kendine veya bir başkasına zarar verme düşüncen olursa bunu paylaşmam gerekir.” diyorsa, bu tutum hangi iki etik ilkeyi aynı anda korur?

Cevap : B) Gizlilik ve güvenli sınır
Açıklama : Terapistin “anlattıklarını gizli tutacağım” demesi, çocukla terapist arasındaki güven ilişkisini kuran **Gizlilik** (Mahremiyet) ilkesini korur. “Zarar verme durumunda paylaşmam gerekir” demesi ise, hayati tehlike, intihar veya başkasına zarar verme riski durumunda müdahale etme yükümlülüğünü yani **Güvenli Sınır** (Koruma / Duty to Warn) ilkesini ifade eder. Bu denge, terapinin en temel etik çerçevesidir.

#9. Donald Winnicott’un “oyun alanı” (potential space) kavramı ile Bernard Guerney’in “Filial terapi” yaklaşımı birlikte değerlendirildiğinde, bu iki anlayışın ortak terapötik vurgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) İlişki içindeki güvenli duygusal alanın iyileştirici gücü
Açıklama : Winnicott’a göre oyun ve yaratıcılık, anne ile bebek arasındaki güvenli alanda (potansiyel alan / geçiş alanı) ortaya çıkar. Guerney’in Filial Terapisi de iyileşmenin ebeveyn-çocuk arasındaki güvenli, kabul edici ve empatik ilişki sayesinde gerçekleştiğini savunur. Her iki yaklaşım da tekniklerden veya analizden ziyade **”İlişkinin ve Güvenli Alanın”** kendisinin iyileştirici gücünü merkeze alır.

#10. Virginia Axline’ın sekiz ilkesinden biri olan “çocuğun duygularını özgürce ifade etmesine izin verme” ilkesi hangi psikolojik kavrama dayanır?

Cevap : A) Katarsis
Açıklama : Virginia Axline’ın prensiplerine göre çocuk, terapi odasında duygularını sansürsüzce, korkmadan ve olduğu gibi dışa vurabilmelidir. Bastırılmış duyguların (öfke, korku, üzüntü vb.) oyun yoluyla güvenli bir ortamda boşaltılmasına ve bu sayede yaşanan psikolojik rahatlamaya literatürde **”Katarsis”** (Duygusal Boşalım/Arınma) denir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Terapötik süreçte çocuğun duygularını ifade etmesine, kendi hızında ilerlemesine ve içsel çatışmalarını oyun yoluyla keşfetmesine alan tanıyan bir yaklaşım, terapistin yönlendirici değil takip eden bir rolde olduğu kuramla ilişkilidir. Bu yaklaşımda oyun, çocuk için bir iletişim aracı olarak görülür ve terapist, çocuğun liderliğini kabul ederek iyileşme sürecine eşlik eder.
Bu açıklama aşağıdaki yaklaşımlardan hangisine aittir?

Cevap : D) Yönlendirmesiz oyun terapisi
Açıklama : Tanım, Virginia Axline tarafından geliştirilen **”Yönlendirmesiz”** (Non-Directive) veya diğer adıyla **”Çocuk Merkezli Oyun Terapisi”**ni (CCPT) anlatmaktadır. Bu ekolde terapist çocuğu yönetmez, yönlendirmez, çocuğun liderliğini izler, ona eşlik eder ve çocuğun kendi iyileşme potansiyeline güvenir.

#12. Oyun terapisinde materyal seçiminin terapötik işlevi düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi en doğru açıklamadır?

Cevap : E) Materyaller, çocuğun iç dünyasını sembolik olarak dışa vurmasına olanak sağlayacak çeşitlilikte ve tarafsızlıkta olmalıdır.
Açıklama : Oyun terapisi odasında oyuncaklar, çocuğun kelimeleri; oyun ise dili olarak kabul edilir. Bu nedenle seçilen materyaller; çocuğun öfke, korku, bakım, saldırganlık, keşif gibi çok çeşitli duygularını ve iç dünyasını yansıtabilmesi için geniş bir yelpazede olmalıdır. Oyuncaklar “yapılandırılmamış” (tarafsız) ve çeşitli olmalıdır ki çocuk onlara kendi anlamını yükleyebilsin. Amaç çocuğa bir şey öğretmek veya yönlendirmek değil, onun kendini sembolik olarak ifade etmesini sağlamaktır.

#13. Oyun terapistinin “güvenli sınır” koymasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C) Güven duygusunu ve yapı hissini sürdürmek
Açıklama : Oyun terapisinde sınırlar (zarar vermeme, süreye uyma vb.), çocuğu cezalandırmak veya kısıtlamak için değil; terapötik ilişkinin güvenliğini sağlamak ve çocuğa öngörülebilir, tutarlı bir yapı sunmak için konulur. Sınırlar sayesinde çocuk, duygularının yoğunluğu ne olursa olsun fiziksel olarak güvende olduğunu ve kontrolün kaybolmayacağını hisseder. Temel amaç **”Güven ve Yapı”** (Safety & Structure) sağlamaktır.

#14. Bir çocuk, oyuncak doktor setiyle sürekli “ameliyat etme” oyunu oynuyor ve figürleri iyileştirdiğini söylüyor.<br>Bu oyun en çok hangi süreçle açıklanabilir?

Cevap : D) Onarıcı deneyim arayışı
Açıklama : Çocuğun oyunlarında doktorculuk gibi temaları seçerek “iyileştirici” rolünü üstlenmesi, genellikle geçmişte yaşadığı hastalık, hastane süreci, aşı olma veya bir yakınının hastalığı gibi çaresizlik hissettiği durumlara karşı bir kontrol kazanma çabasıdır. Çocuk, gerçek hayatta “pasif” olarak maruz kaldığı (hasta olan) bir durumu, oyun içinde “aktif” ve güçlü bir konuma (iyileştiren doktor) taşıyarak o travmatik anıyı onarır. Buna **”Onarıcı Deneyim”** (Reparative experience) denir.

#15. “Oyun, çocuğun dünyayı dönüştürme gücünü deneyimlediği ilk alandır; burada güç, kontrol ve yaratıcılık bir aradadır.”
Bu ifade oyunun hangi iki işlevinin terapötik açıdan bütünleştiğini gösterir?

Cevap : A) Kişisel güçlenme ve duygusal regülasyon
Açıklama : Çocuk gerçek hayatta yetişkinlerin kurallarına tabidir ve olayları kontrol edemez. Ancak oyun içinde senaryoyu yazar, rolleri dağıtır ve sonucu belirler. Bu durum çocuğa “güç” ve “kontrol” hissi vererek **kişisel güçlenmesini** (mastery/empowerment) sağlar. Aynı zamanda oyun yoluyla zor duygularını işleyerek sakinleşmesi, rahatlaması ve dengeye gelmesi **duygusal regülasyon** (düzenleme) işlevidir. Tanımdaki “dünyayı dönüştürme gücü”, bu iki temel terapötik etkiyi vurgular.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Terapist, çocuğun duygusal tepkilerini yönlendirmeden kabul ettiğinde hangi terapötik süreç desteklenir?

Cevap : C) İçsel kontrol ve öz düzenleme gelişimi
Açıklama : Yönlendirmesiz (Çocuk Merkezli) terapide terapist, çocuğun duygularını değiştirmeye, bastırmaya veya yönlendirmeye çalışmaz; onları olduğu gibi kabul eder ve çocuğa geri yansıtır. Çocuk, duygularının kabul edildiğini ve tehdit oluşturmadığını gördüğünde, bu duygularla savaşmak yerine onları tanımaya ve yönetmeye başlar. Bu süreç, çocuğun kendi duygularını ve davranışlarını yönetme kapasitesini, yani **”İçsel Kontrol”** ve **”Öz Düzenleme”** (Self-regulation) becerisini geliştirir.

#17. Aşağıdakilerden hangisi oyun terapisinde öfkeye işaret eden gözlemsel bir ipucu değildir?

Cevap : A) Oyuncak bebekleri besleme ve koruma davranışları
Açıklama : Terapistle inatlaşma/çatışma (B), oyunlarda saldırganlık (C), materyalleri kırma/yok etme (D) ve oyunu aşırı kontrol etme çabası (E), oyun terapisinde öfke, agresyon veya güç ihtiyacının göstergeleridir. Ancak “Oyuncak bebekleri besleme ve koruma” (A), **bakım verme** (nurturing), şefkat, sevgi ihtiyacını veya onarma kapasitesini yansıtır; bu bir öfke belirtisi değildir.

#18. Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda oyun terapisinde duyusal oyunların kullanımı hangi amaca hizmet eder?

Cevap : C) Duyusal bütünleme becerilerini desteklemek
Açıklama : Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda sıklıkla duyusal işlemleme sorunları (sese, dokunmaya aşırı hassasiyet veya duyarsızlık) görülür. Terapi sürecinde kum, su, oyun hamuru, pirinç havuzu gibi dokunsal materyallerle yapılan duyusal oyunlar, çocuğun duyusal girdileri işlemesine, regüle olmasına (sakinleşmesine) ve çevreyle ilişki kurmasına yardımcı olur. Bu da **”Duyusal Bütünleme”** becerilerini destekler ve diğer gelişim alanlarına zemin hazırlar.

#19. Filial terapide kullanılan oyunlar genellikle nasıl seçilir?

Cevap : E) Çocuğun spontan ilgisine göre
Açıklama : Filial terapi, temelde “Çocuk Merkezli Oyun Terapisi” (Child-Centered Play Therapy) ilkelerine dayanır. Bu yaklaşımda seansın lideri çocuktur. Ebeveyn (veya terapist), çocuğun neyle ve nasıl oynayacağına karışmaz, yönlendirmez veya öğretmeye çalışmaz. Oyunlar ve oyuncaklar tamamen **çocuğun spontan ilgisine**, tercihine ve o anki ihtiyacına göre çocuk tarafından seçilir ve yönetilir.

#20. Oyun terapisinde Freud’un “tekrarlama zorlantısı (repetition compulsion)” kavramı ile Piaget’nin “asimilasyon” kavramı birlikte düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi bu iki kavramın ortak yönünü en doğru biçimde açıklar?

Cevap : B) Oyun, geçmiş deneyimlerin yeniden işlenmesi ve içsel dengenin kurulması için bir araçtır.
Açıklama : Sigmund Freud’a göre çocuk, pasif olarak maruz kaldığı travmatik veya zorlayıcı olayları oyun yoluyla tekrar tekrar yaşayarak (tekrarlama zorlantısı) olay üzerinde aktif bir kontrol kazanır ve bu sayede olayı işler. Jean Piaget’ye göre ise oyun bir “özümleme” (asimilasyon) sürecidir; çocuk dış dünyadan gelen bilgiyi kendi mevcut zihinsel şemalarına uydurarak, kendi kurallarıyla yeniden kurgular. Her iki teorik görüşün ortak noktası; oyunun, çocuğun zorlayıcı deneyimleri sindirmesi, zihinsel/duygusal olarak işlemesi ve içsel dengesini (homeostasis/dengeleme) yeniden sağlaması için kullandığı doğal bir araç olmasıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

Oyun ve Oyun Terapisi: Kuramsal Temeller, Terapötik Müdahaleler ve Etik Çerçeve

1. Oyun Terapisinin Tarihsel ve Kuramsal Kökenleri

Oyun terapisi, çocuğun kelimeler yerine oyuncakları, konuşma yerine oyunu kullandığı özel bir iletişim biçimidir. 1960’larda Bernard ve Louise Guerney tarafından geliştirilen Filial Terapi, ebeveynleri çocuklarının terapötik ajanı haline getirerek ilişkiyi güçlendirmeyi hedefler. Kuramsal düzeyde Freud’un “tekrarlama zorlantısı” ile Piaget’nin “asimilasyon” kavramları, oyunun geçmiş deneyimleri işleme ve içsel denge kurma işlevinde birleşir. Melanie Klein oyunu bilinçdışı fantezilerin dışavurumu olarak yorumlarken, Carl Rogers ve Virginia Axline oyunu çocuğun kendini gerçekleştirme süreci olarak görür.

2. Terapötik Alan ve Materyal Seçimi

Oyun odasındaki materyaller, çocuğun iç dünyasını sembolik olarak dışa vurabilmesi için tarafsız ve çeşitli olmalıdır. Donald Winnicott’un “potansiyel alan” kavramı, iyileşmenin bu güvenli duygusal sahada gerçekleştiğini vurgular. Terapist, çocuğun spontan ilgisini izleyerek onun liderliğini kabul eder. Bastırılmış duyguların oyun yoluyla boşaltılmasına katarsis denir ve bu süreç çocuğun psikolojik arınmasını sağlar.

3. Sınır Koyma ve Duygusal Regülasyon

Terapide sınırlar, kısıtlama amacı değil, güven ve yapı hissi vermek için konulur. Filial terapide uygulanan empatik sınır koyma (ACT Modeli), çocuğun duygusunu kabul edip sadece zarar verici davranışı alternatif sunarak sınırlandırmayı esas alır. Bu yaklaşım, çocuğun içsel kontrol ve öz düzenleme becerilerini geliştirir. “Duygu Termometresi” gibi araçlar ise çocukların duygularının yoğunluk düzeylerini fark etmelerine yardımcı olan önemli birer görselleştirme tekniğidir.

4. Onarıcı Deneyim ve Özel Gereksinimler

Çocuklar, çaresiz kaldıkları olayları (hastalık, ameliyat vb.) oyunlarında “iyileştirici” roller üstlenerek yeniden kurgularlar. Buna onarıcı deneyim denir. Özel gereksinimli çocuklarda ise yaklaşım farklılaşır: DEHB’li çocuklarda dikkat süresine uygun kısa ve yapılandırılmış oyunlar etkili olurken; Otizm spektrumundaki çocuklarda duyusal bütünlemeyi desteklemek için kum, su gibi materyallerle duyusal oyunlar ön plana çıkar.

5. Etik İlkeler ve Gözlem

Oyun terapisinde etik çerçeve, gizlilik ile güvenli sınır (zarar verme durumunda bildirim yükümlülüğü) arasındaki hassas dengeye dayanır. Terapist, çocuğun oyun içeriklerini ebeveynle detaylı paylaşmak yerine genel temalar üzerinden ilerleyerek güven bağını korur. Gözlem sürecinde; materyalleri yok etme veya kontrolcü davranışlar öfkeye işaret ederken, bebekleri besleme ve koruma gibi eylemler bakım verme ve şefkat ihtiyacını yansıtır.

@lolonolo_com

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

1. Filial terapiyi geliştiren kişiler aşağıdakilerden hangileridir?

A) John Bowlby ve Mary Ainsworth
B) Garry Landreth ve Rise VanFleet
C) Bernard ve Louise Guerney
D) Anna Freud ve Melanie Klein
E) Carl Rogers ve Virginia Axline

Cevap : C) Bernard ve Louise Guerney

Açıklama : Filial Terapi, 1960’lı yıllarda psikolog **Bernard Guerney** ve eşi **Louise Guerney** tarafından geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, profesyonel terapistlerin ebeveynlere temel oyun terapisi becerilerini öğreterek, ebeveynleri çocuklarının “terapötik ajanı” haline getirmeyi amaçlar. Garry Landreth ve Rise VanFleet bu terapiyi daha da popülerleştirip sistematize etmişlerdir, ancak kurucuları Guerney çiftidir. Diğer şıklardaki Bowlby/Ainsworth bağlanma kuramını, Freud/Klein psikanalitik yaklaşımı, Rogers/Axline ise yönlendirmesiz oyun terapisini temsil eder.

2. Oyun terapisinde Freud’un “tekrarlama zorlantısı (repetition compulsion)” kavramı ile Piaget’nin “asimilasyon” kavramı birlikte düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi bu iki kavramın ortak yönünü en doğru biçimde açıklar?

A) Her ikisi de oyunu bilişsel gelişimin bir sonucu olarak görür.
B) Oyun, geçmiş deneyimlerin yeniden işlenmesi ve içsel dengenin kurulması için bir araçtır.
C) Oyun, yalnızca sosyal öğrenmenin gerçekleştiği bir ortamdır.
D) Oyun, dışsal kontrolü artıran bir etkinliktir.
E) Oyun, davranışsal pekiştirmeyle öğrenilen bir süreçtir.

Cevap : B) Oyun, geçmiş deneyimlerin yeniden işlenmesi ve içsel dengenin kurulması için bir araçtır.

Açıklama : Sigmund Freud’a göre çocuk, pasif olarak maruz kaldığı travmatik veya zorlayıcı olayları oyun yoluyla tekrar tekrar yaşayarak (tekrarlama zorlantısı) olay üzerinde aktif bir kontrol kazanır ve bu sayede olayı işler. Jean Piaget’ye göre ise oyun bir “özümleme” (asimilasyon) sürecidir; çocuk dış dünyadan gelen bilgiyi kendi mevcut zihinsel şemalarına uydurarak, kendi kurallarıyla yeniden kurgular. Her iki teorik görüşün ortak noktası; oyunun, çocuğun zorlayıcı deneyimleri sindirmesi, zihinsel/duygusal olarak işlemesi ve içsel dengesini (homeostasis/dengeleme) yeniden sağlaması için kullandığı doğal bir araç olmasıdır.

3. Oyun terapisinde materyal seçiminin terapötik işlevi düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi en doğru açıklamadır?

A) Her oyuncak belirli bir davranışı öğretmek amacıyla seçilmelidir.
B) Oyun materyali seçimi terapistin kişisel tercihine bağlıdır.
C) Materyaller çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre yönlendirici biçimde sınırlandırılmalıdır.
D) Oyuncakların sembolik anlamları çocuğa açıklanmalıdır.
E) Materyaller, çocuğun iç dünyasını sembolik olarak dışa vurmasına olanak sağlayacak çeşitlilikte ve tarafsızlıkta olmalıdır.

Cevap : E) Materyaller, çocuğun iç dünyasını sembolik olarak dışa vurmasına olanak sağlayacak çeşitlilikte ve tarafsızlıkta olmalıdır.

Açıklama : Oyun terapisi odasında oyuncaklar, çocuğun kelimeleri; oyun ise dili olarak kabul edilir. Bu nedenle seçilen materyaller; çocuğun öfke, korku, bakım, saldırganlık, keşif gibi çok çeşitli duygularını ve iç dünyasını yansıtabilmesi için geniş bir yelpazede olmalıdır. Oyuncaklar “yapılandırılmamış” (tarafsız) ve çeşitli olmalıdır ki çocuk onlara kendi anlamını yükleyebilsin. Amaç çocuğa bir şey öğretmek veya yönlendirmek değil, onun kendini sembolik olarak ifade etmesini sağlamaktır.

4. Melanie Klein’ın psikanalitik oyun terapisi ile Carl Rogers’ın hümanistik yaklaşımı karşılaştırıldığında, iki yaklaşım arasındaki en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

A) Klein oyunu bir iletişim biçimi olarak görürken Rogers yalnızca gözlem aracı olarak kullanır.
B) Klein, oyunu bilinçdışının dışavurumu olarak yorumlarken Rogers, oyunu çocuğun kendini gerçekleştirme süreci olarak görür.
C) Klein terapötik ilişkiyi merkeze alırken Rogers bilinçdışı analize odaklanır.
D) Her iki yaklaşım da oyunun yönlendirilmesi gerektiğini savunur.
E) Klein çocuğun özgürlüğünü ön plana çıkarırken Rogers sınırlandırıcı bir yaklaşım benimser.

Cevap : B) Klein, oyunu bilinçdışının dışavurumu olarak yorumlarken Rogers, oyunu çocuğun kendini gerçekleştirme süreci olarak görür.

Açıklama : Melanie Klein, oyunu çocuğun “bilinçdışı fantezilerinin, dürtülerinin ve çatışmalarının” doğrudan bir yansıması olarak görür ve terapistin görevinin bu içerikleri çocuğa **yorumlayarak** (analiz ederek) ona içgörü kazandırmak olduğunu savunur. Carl Rogers (ve oyun terapisindeki temsilcisi Virginia Axline) ise oyunu çocuğun doğal iyileşme gücünün ve **kendini gerçekleştirme** (büyüme) potansiyelinin ortaya çıktığı bir alan olarak görür; yorum yapmaz, analiz etmez, bunun yerine “koşulsuz kabul” ve “empati” ile çocuğa alan tanır.

5. “Oyun, çocuğun dünyayı dönüştürme gücünü deneyimlediği ilk alandır; burada güç, kontrol ve yaratıcılık bir aradadır.”

Bu ifade oyunun hangi iki işlevinin terapötik açıdan bütünleştiğini gösterir?

A) Kişisel güçlenme ve duygusal regülasyon
B) Sosyal öğrenme ve davranışsal gözlem
C) Modelleme ve yönlendirme
D) Katarsis ve bilişsel yapılandırma
E) İçe dönüklük ve soyutlama

Cevap : A) Kişisel güçlenme ve duygusal regülasyon

Açıklama : Çocuk gerçek hayatta yetişkinlerin kurallarına tabidir ve olayları kontrol edemez. Ancak oyun içinde senaryoyu yazar, rolleri dağıtır ve sonucu belirler. Bu durum çocuğa “güç” ve “kontrol” hissi vererek **kişisel güçlenmesini** (mastery/empowerment) sağlar. Aynı zamanda oyun yoluyla zor duygularını işleyerek sakinleşmesi, rahatlaması ve dengeye gelmesi **duygusal regülasyon** (düzenleme) işlevidir. Tanımdaki “dünyayı dönüştürme gücü”, bu iki temel terapötik etkiyi vurgular.

6. Filial terapide ebeveynin çocuğa sınır koyma biçimi hangi ilkeyle uyumludur?

A) Koşullu onay
B) Oyun içi ödül-ceza sistemi
C) Sessiz gözlem
D) Empatik sınır koyma
E) Katı disiplin yaklaşımı

Cevap : D) Empatik sınır koyma

Açıklama : Filial terapide (ve çocuk merkezli oyun terapisinde) sınırlar, çocuğun kişiliğine veya duygusuna değil, sadece davranışına yönelik konulur. Bu teknik “ACT Modeli” olarak da bilinir: 1. Duyguyu kabul et ve isimlendir (“Bana çok kızdın”), 2. Sınırı belirt (“Ama oyuncaklar bana atmak için değildir”), 3. Alternatif sun (“Bebek bobo’ya vurabilirsin”). Bu yaklaşım, çocuğun duygusunun anlaşıldığını hissettirdiği için **”Empatik Sınır Koyma”** olarak adlandırılır; ceza veya katı disiplinden tamamen farklıdır.

7. Aşağıdakilerden hangisi oyun terapisi sürecinde güvenliğin sağlanmasına yönelik terapist davranışına örnektir?

A) Sınır ihlali olduğunda tepkisiz kalmak
B) Seans süresini çocuğun talebine göre belirsiz bırakmak
C) Oyun materyallerini sınırlamadan sunmak
D) Seanslarda duygular ortaya çıktığında hemen konuyu değiştirmek
E) Çocuğun duygularını isimlendirip yargılamadan kabul etmek

Cevap : E) Çocuğun duygularını isimlendirip yargılamadan kabul etmek

Açıklama : Terapide güvenlik, sadece fiziksel güvenlik değil, aynı zamanda “duygusal güvenlik” anlamına gelir. Terapistin çocuğun her türlü duygusunu (öfke, korku, sevinç, kıskançlık) yargılamadan, eleştirmeden veya düzeltmeye çalışmadan olduğu gibi kabul etmesi ve çocuğa yansıtması (isimlendirmesi), çocuğun kendini “anlaşılmış” ve “güvende” hissetmesini sağlar. Duyguların bastırılması veya sınırların belirsizliği (A, B, D şıkları) güvenliği ve yapıyı bozar.

8. Bir çocuk, oyuncak doktor setiyle sürekli “ameliyat etme” oyunu oynuyor ve figürleri iyileştirdiğini söylüyor.
Bu oyun en çok hangi süreçle açıklanabilir?

A) Motor beceri gelişimi
B) Nesne sürekliliği arayışı
C) Bilişsel çarpıtmalar
D) Onarıcı deneyim arayışı
E) Sosyal izolasyon

Cevap : D) Onarıcı deneyim arayışı

Açıklama : Çocuğun oyunlarında doktorculuk gibi temaları seçerek “iyileştirici” rolünü üstlenmesi, genellikle geçmişte yaşadığı hastalık, hastane süreci, aşı olma veya bir yakınının hastalığı gibi çaresizlik hissettiği durumlara karşı bir kontrol kazanma çabasıdır. Çocuk, gerçek hayatta “pasif” olarak maruz kaldığı (hasta olan) bir durumu, oyun içinde “aktif” ve güçlü bir konuma (iyileştiren doktor) taşıyarak o travmatik anıyı onarır. Buna **”Onarıcı Deneyim”** (Reparative experience) denir.

9. Bir oyun terapisti, çocuğun seans içeriğini velisiyle paylaşmadan önce çocuğa “Senin anlattıklarını gizli tutmam gerekiyor, ancak kendine veya bir başkasına zarar verme düşüncen olursa bunu paylaşmam gerekir.” diyorsa, bu tutum hangi iki etik ilkeyi aynı anda korur?

A) Sır saklama ve koşulsuz kabul
B) Gizlilik ve güvenli sınır
C) Eşitlik ve otonomi
D) Yönlendirmesizlik ve empati
E) Duygusal yansıtma ve içtenlik

Cevap : B) Gizlilik ve güvenli sınır

Açıklama : Terapistin “anlattıklarını gizli tutacağım” demesi, çocukla terapist arasındaki güven ilişkisini kuran **Gizlilik** (Mahremiyet) ilkesini korur. “Zarar verme durumunda paylaşmam gerekir” demesi ise, hayati tehlike, intihar veya başkasına zarar verme riski durumunda müdahale etme yükümlülüğünü yani **Güvenli Sınır** (Koruma / Duty to Warn) ilkesini ifade eder. Bu denge, terapinin en temel etik çerçevesidir.

10. Filial terapide kullanılan oyunlar genellikle nasıl seçilir?

A) Ebeveynin tercihine göre
B) Kurallı oyunlardan
C) Akademik içerikli oyunlardan
D) Terapist tarafından yönlendirilmiş şekilde
E) Çocuğun spontan ilgisine göre

Cevap : E) Çocuğun spontan ilgisine göre

Açıklama : Filial terapi, temelde “Çocuk Merkezli Oyun Terapisi” (Child-Centered Play Therapy) ilkelerine dayanır. Bu yaklaşımda seansın lideri çocuktur. Ebeveyn (veya terapist), çocuğun neyle ve nasıl oynayacağına karışmaz, yönlendirmez veya öğretmeye çalışmaz. Oyunlar ve oyuncaklar tamamen **çocuğun spontan ilgisine**, tercihine ve o anki ihtiyacına göre çocuk tarafından seçilir ve yönetilir.

11. Donald Winnicott’un “oyun alanı” (potential space) kavramı ile Bernard Guerney’in “Filial terapi” yaklaşımı birlikte değerlendirildiğinde, bu iki anlayışın ortak terapötik vurgusu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Oyunun sembolik analizinin merkeziliği
B) İlişki içindeki güvenli duygusal alanın iyileştirici gücü
C) Terapistin yönlendirici rolü
D) Ebeveynin duygusal olarak geri planda kalması
E) Çocuğun oyun davranışının bilişsel yönü

Cevap : B) İlişki içindeki güvenli duygusal alanın iyileştirici gücü

Açıklama : Winnicott’a göre oyun ve yaratıcılık, anne ile bebek arasındaki güvenli alanda (potansiyel alan / geçiş alanı) ortaya çıkar. Guerney’in Filial Terapisi de iyileşmenin ebeveyn-çocuk arasındaki güvenli, kabul edici ve empatik ilişki sayesinde gerçekleştiğini savunur. Her iki yaklaşım da tekniklerden veya analizden ziyade **”İlişkinin ve Güvenli Alanın”** kendisinin iyileştirici gücünü merkeze alır.

12. Virginia Axline’ın sekiz ilkesinden biri olan “çocuğun duygularını özgürce ifade etmesine izin verme” ilkesi hangi psikolojik kavrama dayanır?

A) Katarsis
B) Modelleme
C) Pekiştirme
D) Bilişsel yeniden yapılandırma
E) Duygusal bastırma

Cevap : A) Katarsis

Açıklama : Virginia Axline’ın prensiplerine göre çocuk, terapi odasında duygularını sansürsüzce, korkmadan ve olduğu gibi dışa vurabilmelidir. Bastırılmış duyguların (öfke, korku, üzüntü vb.) oyun yoluyla güvenli bir ortamda boşaltılmasına ve bu sayede yaşanan psikolojik rahatlamaya literatürde **”Katarsis”** (Duygusal Boşalım/Arınma) denir.

13. “Duygu Termometresi” metaforu çocuklara hangi beceriyi kazandırmayı hedefler?

A) Duyguların farklı yoğunluk düzeylerinde yaşanabileceğini fark etme
B) Duygularını doğru yanlış olarak sınıflandırma
C) Duyguları yalnızca sözel olarak ifade etme
D) Duyguların sadece olumsuz olduğunu anlama
E) Duygularını tamamen bastırma

Cevap : A) Duyguların farklı yoğunluk düzeylerinde yaşanabileceğini fark etme

Açıklama : Genellikle Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi (CBPT) tekniklerinden biri olan “Duygu Termometresi”, çocuğa bir duygunun (örneğin öfke veya korku) hep aynı şiddette olmadığını; 1’den 10’a kadar veya renklerle (yeşil-sarı-kırmızı) değişebilen yoğunluklarda olabileceğini öğretir. Bu görselleştirme, çocuğun duygusal farkındalığını artırır ve duygusunu yönetmek için uygun stratejiyi (az öfkeliyken nefes al, çok öfkeliyken mola ver gibi) seçmesini sağlar.

14. Terapist, çocuğun duygusal tepkilerini yönlendirmeden kabul ettiğinde hangi terapötik süreç desteklenir?

A) Otoriteye uyum
B) Davranışsal disiplin
C) İçsel kontrol ve öz düzenleme gelişimi
D) Duygusal baskılama
E) Sosyal taklit

Cevap : C) İçsel kontrol ve öz düzenleme gelişimi

Açıklama : Yönlendirmesiz (Çocuk Merkezli) terapide terapist, çocuğun duygularını değiştirmeye, bastırmaya veya yönlendirmeye çalışmaz; onları olduğu gibi kabul eder ve çocuğa geri yansıtır. Çocuk, duygularının kabul edildiğini ve tehdit oluşturmadığını gördüğünde, bu duygularla savaşmak yerine onları tanımaya ve yönetmeye başlar. Bu süreç, çocuğun kendi duygularını ve davranışlarını yönetme kapasitesini, yani **”İçsel Kontrol”** ve **”Öz Düzenleme”** (Self-regulation) becerisini geliştirir.

15. Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda oyun terapisinde duyusal oyunların kullanımı hangi amaca hizmet eder?

A) Sosyal rol öğrenimini hızlandırmak
B) Dürtüselliği artırmak
C) Duyusal bütünleme becerilerini desteklemek
D) Çocuğu disipline etmek
E) Öğrenme güçlüklerini ortadan kaldırmak

Cevap : C) Duyusal bütünleme becerilerini desteklemek

Açıklama : Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda sıklıkla duyusal işlemleme sorunları (sese, dokunmaya aşırı hassasiyet veya duyarsızlık) görülür. Terapi sürecinde kum, su, oyun hamuru, pirinç havuzu gibi dokunsal materyallerle yapılan duyusal oyunlar, çocuğun duyusal girdileri işlemesine, regüle olmasına (sakinleşmesine) ve çevreyle ilişki kurmasına yardımcı olur. Bu da **”Duyusal Bütünleme”** becerilerini destekler ve diğer gelişim alanlarına zemin hazırlar.

16. Yönlendirmesiz oyun terapisinde, terapötik ortamın güvenli ve yapılandırılmış kalması için bazı sınırlar belirlenir. Aşağıdakilerden hangisi, bu terapi ekolünde belirlenen sınırlardan biri değildir?

A) Seans süresine dair tutarlı zaman sınırları uygulanması
B) Oyuncakların sadece oyun odasında kullanılabileceğine dair mekânsal sınır konulması
C) Terapistin, çocuğun kendine ya da başkasına zarar vermesini önlemek için fiziksel sınırlama getirmesi
D) Terapistin, çocuğun duygularını kabul ederken zarar verici davranışları sınırlandırması
E) Terapistin oyun içeriklerini ebeveynle detaylı biçimde paylaşarak çocuğun gelişimini açıklaması

Cevap : E) Terapistin oyun içeriklerini ebeveynle detaylı biçimde paylaşarak çocuğun gelişimini açıklaması

Açıklama : Yönlendirmesiz oyun terapisinde sınırlar, terapötik çerçeveyi korumak içindir: Zaman sınırı (A), mekan sınırı (B), zarar vermeme sınırı (C, D) gibi. Ancak “Terapistin oyun içeriklerini ebeveynle detaylı paylaşması” (E şıkkı), bir “sınır” kuralı değildir; aksine terapötik gizliliğe aykırı olabilecek bir eylemdir. Çocuk merkezli terapide, çocuğun güvenini sarsmamak için çocuğun özel oyun detayları, sırları veya sembolik ifadeleri (hayati risk yoksa) ebeveynle detaylı paylaşılmaz, sadece genel temalar ve gelişimsel süreçler konuşulur.

17. DEHB’li çocuklarla çalışırken oyun terapisinde en çok hangi uygulama etkili olur?

A) Uzun süreli serbest oyun
B) Çocuğun dikkatini sınamadan serbestçe izlemesi
C) Çocuğu grup oyunlarına yönlendirme
D) Kısa ve yapılandırılmış oyun etkinlikleri
E) Tamamen özgür bırakma

Cevap : D) Kısa ve yapılandırılmış oyun etkinlikleri

Açıklama : DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) olan çocuklar, uzun süreli odaklanma, organizasyon ve dürtü kontrolünde zorluk yaşarlar. Bu nedenle terapide, onların dikkat sürelerine uygun, ne yapılacağı belli olan, net kuralları ve hedefleri olan **”Kısa ve Yapılandırılmış”** (Structured) oyun etkinlikleri, çocukların başarı hissini tatmaları, dağılmadan görevi tamamlamaları ve beceri kazanmaları açısından tamamen serbest bırakılmalarından daha etkili olabilir.

18. Terapötik süreçte çocuğun duygularını ifade etmesine, kendi hızında ilerlemesine ve içsel çatışmalarını oyun yoluyla keşfetmesine alan tanıyan bir yaklaşım, terapistin yönlendirici değil takip eden bir rolde olduğu kuramla ilişkilidir. Bu yaklaşımda oyun, çocuk için bir iletişim aracı olarak görülür ve terapist, çocuğun liderliğini kabul ederek iyileşme sürecine eşlik eder.
Bu açıklama aşağıdaki yaklaşımlardan hangisine aittir?

A) Çözüm odaklı oyun terapisi
B) Filial terapi
C) Bilişsel davranışçı oyun terapisi
D) Yönlendirmesiz oyun terapisi
E) Psikanalitik oyun terapisi

Cevap : D) Yönlendirmesiz oyun terapisi

Açıklama : Tanım, Virginia Axline tarafından geliştirilen **”Yönlendirmesiz”** (Non-Directive) veya diğer adıyla **”Çocuk Merkezli Oyun Terapisi”**ni (CCPT) anlatmaktadır. Bu ekolde terapist çocuğu yönetmez, yönlendirmez, çocuğun liderliğini izler, ona eşlik eder ve çocuğun kendi iyileşme potansiyeline güvenir.

19. Aşağıdakilerden hangisi oyun terapisinde öfkeye işaret eden gözlemsel bir ipucu değildir?

A) Oyuncak bebekleri besleme ve koruma davranışları
B) Terapistle çatışmacı ilişkiler
C) Tekrarlayan saldırgan temalar
D) Materyalleri yok etme eğilimi
E) Kontrolcü oyun davranışları

Cevap : A) Oyuncak bebekleri besleme ve koruma davranışları

Açıklama : Terapistle inatlaşma/çatışma (B), oyunlarda saldırganlık (C), materyalleri kırma/yok etme (D) ve oyunu aşırı kontrol etme çabası (E), oyun terapisinde öfke, agresyon veya güç ihtiyacının göstergeleridir. Ancak “Oyuncak bebekleri besleme ve koruma” (A), **bakım verme** (nurturing), şefkat, sevgi ihtiyacını veya onarma kapasitesini yansıtır; bu bir öfke belirtisi değildir.

20. Oyun terapistinin “güvenli sınır” koymasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Terapötik gücü sınırlandırmak
B) Çocuğun davranışlarını kısıtlamak
C) Güven duygusunu ve yapı hissini sürdürmek
D) Seans süresini korumak
E) Oyunun eğitsel yönünü artırmak

Cevap : C) Güven duygusunu ve yapı hissini sürdürmek

Açıklama : Oyun terapisinde sınırlar (zarar vermeme, süreye uyma vb.), çocuğu cezalandırmak veya kısıtlamak için değil; terapötik ilişkinin güvenliğini sağlamak ve çocuğa öngörülebilir, tutarlı bir yapı sunmak için konulur. Sınırlar sayesinde çocuk, duygularının yoğunluğu ne olursa olsun fiziksel olarak güvende olduğunu ve kontrolün kaybolmayacağını hisseder. Temel amaç **”Güven ve Yapı”** (Safety & Structure) sağlamaktır.

@lolonolo_com

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

 

Auzef Bölümler Çocuk Gelişimi Lisans-min

Oyun ve Oyun Terapisi 2025-2026 Final Soruları

Editor

Editör