LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları
auzefKamu YönetimiMaliyeSiyaset Bilimi Ve Kamu YönetimiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkilerSiyaset Bilimine Giriş

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

#1. Mülkiyetin kollektifleştirilmesi ile sınıf çatışmasının son bulacağına ilişkin Marksist düşünceye, asıl sorunun çoğunluklar adına karar veren azınlık bir grup olduğu gerekçesiyle karşı çıkan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Aron
Açıklama : Fransız sosyolog Raymond Aron, “Sanayi Toplumu” teorisinde Sovyet tipi sosyalizmi eleştirmiştir. Aron’a göre, üretim araçlarının özel mülkiyetten alınıp devlete (kamuya) verilmesi sınıf farkını bitirmez; sadece “Kapitalist patronların” yerini “Devlet bürokrasisi/Parti yöneticileri” alır. Yöneten azınlık (elitler) ile yönetilen çoğunluk arasındaki hiyerarşi ve tahakküm, mülkiyetin el değiştirmesiyle son bulmaz; bu sanayi toplumlarının kaçınılmaz bir özelliğidir.

#2. Aşağıdaki hangi isim siyaseti bir rekabet temelinde tanımlamıştır?

Cevap : E) V. Van Dyke
Açıklama : Fransız siyaset bilimci Maurice Duverger, siyasetin “iki yüzü” olduğunu (Janus’un yüzü gibi) belirtir. Ona göre siyaset bir yandan toplumdaki bireyler ve gruplar arasında bir “Çatışma / Mücadele / Rekabet” (iktidarı ele geçirme savaşı) iken, diğer yandan toplumun düzenini ve birliğini sağlayan bir “Bütünleşme / Düzen” aracıdır. Siyaseti bir iktidar mücadelesi ve rekabet olarak tanımlaması onun en belirgin görüşlerindendir.

#3. Aristo, siyaset-politika kavramını hangi anlamda kullanmıştır?

Cevap : D) Kente ait işler
Açıklama : “Politika” kelimesi köken olarak Eski Yunanca’daki “Polis” (Şehir Devleti) kelimesinden gelir. Aristo’ya göre insan “Zoon Politikon” (Siyasal Hayvan) dur; yani doğası gereği bir sitede (şehirde) yaşamak zorundadır. Aristo için Politika, “Polis’e (Kente/Şehre) dair işlerin yönetilmesi” anlamına gelir.

#4. Siyasal otoritelerin, üzerinde hayat buldukları coğrafya ile ilişkilerini inceleyen disiplin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Siyasal coğrafya
Açıklama : Siyasal Coğrafya, siyasal kurumlar, süreçler ve otoriteler ile fiziki/beşeri coğrafya arasındaki etkileşimi inceleyen disiplindir. Siyasal gücün coğrafi mekan üzerindeki dağılımı, sınırların önemi ve mekanın siyasal kararlar üzerindeki etkisi bu disiplinin temel odak noktasıdır.

#5. Küreselleşme ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevap : B) Kültürel etkileşimi artırmıştır.
Açıklama : Küreselleşme (Globalleşme), sadece ekonomik değil; siyasal, sosyal, teknolojik ve kültürel boyutları olan çok yönlü bir süreçtir. İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte toplumlar arası sınırlar şeffaflaşmış, farklı kültürler birbirini daha hızlı tanımış ve etkilemiştir. Diğer şıklar (sadece ekonomi, ticaretin azalması vb.) küreselleşmenin doğasına terstir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Devletin idareci ve paylaştırıcı olmaktan vazgeçip ticari sözleşmelere göre çalışan bir işveren ve uygulayıcı olması gerektiğini savunan anlayış aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?

Cevap : C) Yeni Kamu Yönetimi
Açıklama : 1980’lerden sonra yükselen neoliberal politikalarla birlikte ortaya çıkan “Yeni Kamu Yönetimi” (New Public Management – NPM) anlayışı; devletin hantal bürokratik yapısından kurtulup, özel sektördeki gibi “verimlilik”, “kârlılık” ve “müşteri odaklılık” ilkeleriyle yönetilmesini savunur. Devletin doğrudan hizmet üretmek yerine hizmeti satın alması, özelleştirme ve sözleşmeli personel çalıştırma bu anlayışın ürünüdür.

#7. Yasal olarak tanınmayan yollarla siyasal katılma davranışı gösterilmesi ile ilgili kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Olağan dışı katılma
Açıklama : Siyasal katılma ikiye ayrılır: 1. Olağan (Konvansiyonel) Katılma: Yasaların izin verdiği, meşru yollarla (oy kullanma, mitinge gitme, partiye üye olma) yapılan katılmadır. 2. Olağan Dışı (Konvansiyonel Olmayan) Katılma: Yasaların tanımadığı, meşru sınırları zorlayan veya illegal yöntemlerle (izinsiz gösteri, işgal, sivil itaatsizlik, şiddet eylemleri) yapılan katılma biçimidir.

#8. Bir ülkede çıkar grupları siyasal otoritelerden özerk örgütlenebiliyor ve birbirleriyle açık bir şekilde rekabet edebiliyorlarsa, o ülkede ne tip çıkar grubu sistemi bulunmaktadır?

Cevap : C) Plüralist
Açıklama : “Plüralizm” (Çoğulculuk), özellikle ABD’de görülen bir çıkar grubu modelidir. Bu modelde; devletun müdahalesi olmadan sayısız çıkar grubu (sendika, dernek, lobi) serbestçe kurulur, örgütlenir ve siyasal kararları etkilemek için birbirleriyle “serbest piyasa” mantığıyla rekabet ederler. Devlet burada taraf değil, hakem konumundadır.

#9. Aşağıdaki kavramlardan hangisi doğrudan siyasal sosyalleşme ile ilgili değildir?

Cevap : A) Siyasal tercih
Açıklama : Siyasal Sosyalleşme; bireyin içinde yaşadığı toplumun siyasal değerlerini, inançlarını ve tutumlarını öğrenme sürecidir. Bu süreç “Siyasal Kültürü” kuşaktan kuşağa aktararak sistemin “Sürekliliğini” sağlar. Sürecin “Bilgisel” (bilişsel) ve “Duygusal” (afektif) boyutları vardır. Ancak “Siyasal Tercih” (örneğin A partisine oy vermek), sosyalleşme sürecinin bir *sonucu* veya anlık bir davranış çıktısıdır; sosyalleşme kavramının yapısal bir bileşeni veya boyutu değildir.

#10. İsveç, Hollanda gibi kuzey Avrupa ülkelerinde görülen çıkar grubu sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C) Neo-korporatist model
Açıklama : Çıkar grubu sistemleri genel olarak “Plüralizm” (ABD modeli – rekabetçi) ve “Korporatizm” (İşbirliği/Hiyerarşi) olarak ayrılır. İkinci Dünya Savaşı sonrası özellikle İskandinav ülkelerinde (İsveç, Norveç) ve Hollanda’da görülen; devlet, işçi sendikaları ve işveren sendikalarının üçlü bir saç ayağı gibi ekonomiyi birlikte yönettiği, uzlaşmacı modele “Neo-Korporatizm” (Toplumsal Korporatizm) denir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Aşağıdakilerden hangisi tarih biliminin siyaset bilimine en fazla katkı sağlayan çalışma alanlarındandır?

Cevap : A) Arşiv çalışmaları
Açıklama : Siyaset bilimi, güncel olayları analiz ederken geçmişten gelen verileri kullanır. Tarih bilimi, siyaset bilimine geçmiş siyasal olaylar, antlaşmalar, devlet yapıları ve diplomatik süreçler hakkında somut veriler sunar. Bu verilerin en temel ve güvenilir kaynağı ise “Arşivler”dir (Devlet belgeleri, yazışmalar vb.). Diğer şıklar (seçim, seçmen) daha çok siyaset biliminin veya sosyolojinin kendi inceleme alanlarıdır.

#12. Marks’a göre aşağıdaki hangi dönemde emek değer ilişkisi arasındaki çelişki ortadan kalkacaktır?

Cevap : B) Sosyalist
Açıklama : Karl Marx’ın tarihsel materyalizm anlayışına göre toplumlar belirli aşamalardan geçer. Sosyalizm aşamasında, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyetin kaldırılarak toplumsal mülkiyete geçilmesi hedeflenir. Marx’a göre bu dönemde, kapitalizmde emeğin sömürülmesine dayanan “artık değer” ve “emek-değer” çelişkileri, üretimin toplum yararına planlanmasıyla birlikte ortadan kalkacaktır.

#13. ABD’de siyahi bir gencin polis tarafından tutuklanması sırasında ölmesinin, ülkedeki siyahileri yaygın protesto eylemlerine yönlendirmesi hangi tip çıkar grubunun varlığına bir işarettir?

Cevap : A) Örgütlenmemiş
Açıklama : Siyaset biliminde çıkar grupları yapılarına göre sınıflandırılır. “Anomik” veya geniş tanımıyla “Örgütlenmemiş” çıkar grupları, belirli bir hiyerarşisi veya sürekli bir örgüt yapısı olmayan, toplumsal bir olay veya şok karşısında aniden, kendiliğinden (spontan) tepki veren topluluklardır. ABD’deki protestolar gibi olaylar, önceden planlanmış bir dernek faaliyetinden ziyade, ortak bir öfke veya talep etrafında birleşen bu tür dinamik yapıları temsil eder.

#14. Gelirin yeniden dağıtımında devletin kamu yatırımlarının ve harcamalarının aktif bir biçimde rol oynaması gerektiği düşüncesi hangi devlet anlayışının bir yansımasıdır?

Cevap : B) Keynesyen devlet anlayışı
Açıklama : Klasik Liberalizm (Bırakınız yapsınlar), devletin ekonomiye müdahalesine karşıdır. Ancak 1929 Ekonomik Buhranı sonrası ortaya çıkan John Maynard Keynes’in görüşlerine dayanan “Keynesyen Devlet” (veya Sosyal Devlet / Refah Devleti) anlayışı; piyasanın kendi haline bırakılamayacağını, devletun kamu harcamaları, yatırımlar ve vergiler yoluyla ekonomiye aktif müdahale etmesi ve geliri adil dağıtması gerektiğini savunur.

#15. Bilimsel gerçekliğin, onu ortaya koyan kavramların geçerliliği ile sınırlı olduğunu, sınırlı olan bu durumun evrenselleştirilmesinin bilimi bir ideolojiye dönüştürdüğünü savunan isim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Hayek
Açıklama : Friedrich von Hayek, özellikle bilgi felsefesi ve siyaset teorisi alanındaki çalışmalarıyla tanınır. Hayek’e göre bilimsel bilgi her zaman belirli bir bağlam ve sınırlılık içerir. Eğer bu sınırlı kavramlar mutlak ve evrensel birer gerçeklik gibi dayatılırsa, bilim artık bir arayış olmaktan çıkar ve toplumu dizayn etmeye çalışan totaliter bir ideolojiye dönüşür. Bu durum “bilimcilik” (scientism) olarak eleştirilir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Siyasal katılmanın modern devletun bir sonucu olması aşağıdaki hangi olgudan kaynaklanır?

Cevap : E) Devlet meşruiyetinin halka dayandırılması
Açıklama : Geleneksel devletlerde meşruiyet kaynağı genellikle tanrısal (teokratik) veya hanedan (soya dayalı) iken, Modern Devlet (Ulus Devlet) anlayışında egemenliğin kaynağı “Halk”tır (Milli Egemenlik). İktidarın meşru olabilmesi için halkın rızasına dayanması gerekir. Bu rıza ve yetkilendirme ise ancak halkın “Siyasal Katılımı” (seçimler vb.) ile mümkün olur. Bu yüzden katılma, modern devletun meşruiyet krizini çözen temel araçtır.

#17. Aşağıda verilen örneklerden hangisi küreselleşme sürecine rağmen ulus devletlerin önemini koruduklarını göstermektedir?

Cevap : E) BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinin kararları veto etme yetkilerinin olması
Açıklama : Küreselleşme, ulus devletlerin egemenlik alanlarını sınırlayan (uluslararası yargı, tahkim, yerel yönetimlerin özerkleşmesi gibi) etkiler yaratmıştır. Ancak BM Güvenlik Konseyi’ndeki 5 daimi üyenin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) sahip olduğu “Veto Yetkisi”, uluslararası sistemde hala “Güçlü Ulus Devletlerin” belirleyici olduğunu ve son sözü söyleme hakkını (egemenlik gücünü) ellerinde tuttuklarını gösteren en net realist kanıttır.

#18. Siyasal sistemin çevresinden ve içinden kendine yönelmiş etkilere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Girdi
Açıklama : David Easton’ın “Sistem Teorisi”ne göre siyasal sistem, çevresiyle sürekli etkileşim halindedir. Toplumdan (çevreden) siyasal sisteme yönelen her türlü etkiye “Girdi” (Input) adı verilir. Girdiler iki ana başlıkta toplanır: 1. Talepler (istekler), 2. Destekler (vergi verme, uyma vb.). Sistem bu girdileri “Dönüşüm” sürecinden geçirerek “Çıktı” (Kararlar/Eylemler) haline getirir.

#19. Milli iktidar ilişkisinin ortaya çıkması aşağıdaki nedenlerden hangisine bağlı olarak açıklanır?

Cevap : C) İnsanların ihtiyaç duydukları kaynakların kıtlığı
Açıklama : Siyasal iktidarın ve otorite ilişkilerinin temelinde yatan en temel sosyolojik ve ekonomik neden, toplumdaki kaynakların (su, toprak, enerji vb.) insan ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz yani “kıt” olmasıdır. Bu kıt kaynakların kimin tarafından, nasıl ve hangi ölçüde dağıtılacağına dair verilen mücadele, iktidar ilişkilerini ve bu dağıtımı meşrulaştıracak bir otoriteyi (devleti) zorunlu kılar.

#20. Aşağıdaki düşüncelerden hangisi Ortaçağ’ın Hristiyan düşünürlerinden St. Augustin’e aittir?

Cevap : A) Eşitlik düzeni ancak Gök Devleti’nde sağlanabilir.
Açıklama : St. Augustinus (Augustine), “De Civitate Dei” (Tanrı Devleti / Gök Devleti) adlı eserinde iki tür devletten bahseder: Yeryüzü Devleti (Civitas Terrena) ve Gök Devleti (Civitas Dei). Ona göre yeryüzü devleti günahkardır, geçicidir ve burada tam adalet/eşitlik sağlanamaz. Gerçek adalet, eşitlik ve mutluluk ancak Tanrı’nın egemen olduğu öteki dünyadaki “Gök Devleti”nde mümkündür.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

Siyaset Bilimine Giriş: Sistem Teorisi, Devlet Modelleri ve Siyasal Katılım

1. Siyasal Sistem ve İşleyiş Mekanizması

Siyaset bilimi, toplumdaki güç ilişkilerini ve kurumsal yapıları analiz eder. David Easton tarafından geliştirilen Sistem Teorisi, siyasal hayatı girdi-çıktı süreci olarak ele alır. Çevreden gelen talepler ve destekler girdi olarak sisteme dahil olur; bu girdiler dönüşüm sürecinden geçerek yasa ve kararlar gibi çıktılara dönüşür. Siyaseti bir rekabet ve çatışma alanı olarak gören Duverger, bu sürecin aynı zamanda bir bütünleşme aracı olduğunu (Janus’un iki yüzü) vurgular.

2. Devlet Anlayışları ve Kamu Yönetimi

Ekonomik krizler ve toplumsal ihtiyaçlar devlet modellerini şekillendirmiştir. 1929 buhranı sonrası yükselen Keynesyen Devlet anlayışı, piyasaya aktif müdahale ve gelirin yeniden dağıtımını savunurken; modern dönemde Yeni Kamu Yönetimi (NPM) anlayışı devletin ticari verimlilik ilkeleriyle yönetilmesi gerektiğini öne sürer. Tarihsel süreçte Aristo politikayı “kente ait işler” olarak tanımlarken, Ortaçağ’da St. Augustin gerçek adaletin ancak ilahi bir Gök Devleti’nde (Civitas Dei) sağlanabileceğini savunmuştur.

3. Siyasal Katılım ve Meşruiyet

Modern devletlerde meşruiyetin kaynağı halka dayanır. Siyasal katılma, bu meşruiyetin temel taşıdır. Seçimler gibi yasal yollarla yapılan faaliyetler olağan katılma; grev, işgal veya sivil itaatsizlik gibi yasal sınırları zorlayan eylemler ise olağan dışı katılma olarak sınıflandırılır. Bireyin siyasal kültürü öğrenme süreci olan siyasal sosyalleşme; bilgisel ve duygusal boyutlara sahiptir, ancak spesifik bir oy verme eylemi olan siyasal tercih bu sürecin bir bileşeni değil, sonucudur.

4. Çıkar Grupları ve Küreselleşme

Toplumdaki farklı menfaatleri temsil eden çıkar grubu sistemleri ülkeden ülkeye değişir. Grupların serbestçe rekabet ettiği model Plüralist (Çoğulcu) yapı iken; devlet, işçi ve işverenin ekonomiyi birlikte yönettiği İskandinav modeli Neo-Korporatizm olarak adlandırılır. Günümüzde küreselleşme kültürel etkileşimi artırsa da, BM Güvenlik Konseyi’ndeki daimi üyelerin veto yetkisi ulus devletlerin belirleyici gücünü koruduğunu gösteren en somut kanıttır.

5. Eleştirel Yaklaşımlar ve Bilgi-İktidar İlişkisi

Friedrich Hayek, bilimsel gerçekliğin evrenselleştirilerek bir ideolojiye dönüştürülmesine karşı çıkarken; Raymond Aron, mülkiyetin kolektifleşmesinin sınıf çatışmasını bitireceği yönündeki Marksist görüşe, yöneten bir elit azınlığın her zaman kalacağı gerekçesiyle itiraz eder. Siyasal analizlerde geçmişe dair en sağlam veriler tarih biliminin arşiv çalışmalarından elde edilir.

@lolonolo_com

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

1. Bilimsel gerçekliğin, onu ortaya koyan kavramların geçerliliği ile sınırlı olduğunu, sınırlı olan bu durumun evrenselleştirilmesinin bilimi bir ideolojiye dönüştürdüğünü savunan isim aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kuhn
B) Rawls
C) Popper
D) Hayek
E) Gumpłowicz

Cevap : D) Hayek

Açıklama :

2. Siyasal sistemin çevresinden ve içinden kendine yönelmiş etkilere verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

A) Geri Besleme
B) Girdi
C) Dönüşüm
D) Çıktı
E) İşlev

Cevap : B) Girdi

Açıklama : David Easton’ın “Sistem Teorisi”ne göre siyasal sistem, çevresiyle sürekli etkileşim halindedir. Toplumdan (çevreden) siyasal sisteme yönelen her türlü etkiye “Girdi” (Input) adı verilir. Girdiler iki ana başlıkta toplanır: 1. Talepler (istekler), 2. Destekler (vergi verme, uyma vb.). Sistem bu girdileri “Dönüşüm” sürecinden geçirerek “Çıktı” (Kararlar/Eylemler) haline getirir.

3. Aşağıdaki hangi isim siyaseti bir rekabet temelinde tanımlamıştır?

A) Marcel Prelot
B) David Easton
C) Max Weber
D) Maurice Duverger
E) V. Van Dyke

Cevap : E) V. Van Dyke

Açıklama : Fransız siyaset bilimci Maurice Duverger, siyasetin “iki yüzü” olduğunu (Janus’un yüzü gibi) belirtir. Ona göre siyaset bir yandan toplumdaki bireyler ve gruplar arasında bir “Çatışma / Mücadele / Rekabet” (iktidarı ele geçirme savaşı) iken, diğer yandan toplumun düzenini ve birliğini sağlayan bir “Bütünleşme / Düzen” aracıdır. Siyaseti bir iktidar mücadelesi ve rekabet olarak tanımlaması onun en belirgin görüşlerindendir.

4. ABD’de siyahi bir gencin polis tarafından tutuklanması sırasında ölmesinin, ülkedeki siyahileri yaygın protesto eylemlerine yönlendirmesi hangi tip çıkar grubunun varlığına bir işarettir?

A) Örgütlenmemiş
B) Anomik
C) Örgütlü
D) Partileşmiş
E) Kurumsal

Cevap : A) Örgütlenmemiş

Açıklama :

5. Yasal olarak tanınmayan yollarla siyasal katılma davranışı gösterilmesi ile ilgili kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A) Olağan katılma
B) Siyasal hak
C) Siyasal kültür
D) Parti tercihi
E) Olağan dışı katılma

Cevap : E) Olağan dışı katılma

Açıklama : Siyasal katılma ikiye ayrılır: 1. Olağan (Konvansiyonel) Katılma: Yasaların izin verdiği, meşru yollarla (oy kullanma, mitinge gitme, partiye üye olma) yapılan katılmadır. 2. Olağan Dışı (Konvansiyonel Olmayan) Katılma: Yasaların tanımadığı, meşru sınırları zorlayan veya illegal yöntemlerle (izinsiz gösteri, işgal, sivil itaatsizlik, şiddet eylemleri) yapılan katılma biçimidir.

6. Siyasal katılmanın modern devletin bir sonucu olması aşağıdaki hangi olgudan kaynaklanır?

A) Siyasal otoritenin karar verme zorunluluğu
B) İtaat kültürünün oluşturulması
C) İktisadi kalkınma zorunluluğu
D) Bürokrasinin politika belirleme sürecinde etkisinin artması
E) Devlet meşruiyetinin halka dayandırılması

Cevap : E) Devlet meşruiyetinin halka dayandırılması

Açıklama : Geleneksel devletlerde meşruiyet kaynağı genellikle tanrısal (teokratik) veya hanedan (soya dayalı) iken, Modern Devlet (Ulus Devlet) anlayışında egemenliğin kaynağı “Halk”tır (Milli Egemenlik). İktidarın meşru olabilmesi için halkın rızasına dayanması gerekir. Bu rıza ve yetkilendirme ise ancak halkın “Siyasal Katılımı” (seçimler vb.) ile mümkün olur. Bu yüzden katılma, modern devletin meşruiyet krizini çözen temel araçtır.

7. Küreselleşme ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Sadece ekonomik alanlarda etkili olmuştur.
B) Kültürel etkileşimi artırmıştır.
C) Sadece gelişmiş ülkeleri etkilemiştir.
D) Teknolojik gelişmeyi yavaşlatmıştır.
E) Uluslararası ticaretin azalmasına yol açmıştır.

Cevap : B) Kültürel etkileşimi artırmıştır.

Açıklama : Küreselleşme (Globalleşme), sadece ekonomik değil; siyasal, sosyal, teknolojik ve kültürel boyutları olan çok yönlü bir süreçtir. İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte toplumlar arası sınırlar şeffaflaşmış, farklı kültürler birbirini daha hızlı tanımış ve etkilemiştir. Diğer şıklar (sadece ekonomi, ticaretin azalması vb.) küreselleşmenin doğasına terstir.

8. Aşağıda verilen örneklerden hangisi küreselleşme sürecine rağmen ulus devletlerin önemini koruduklarını göstermektedir?

A) İnsan hakları alanında uluslararası yargılama sisteminin güçlenmesi
B) Uluslararası kuruluşlar ile yerel yönetimlerin etkileşimlerinin artması
C) Uluslararası tahkim uygulamasının yaygınlaşması
D) Kalkınma projelerini uluslararası düzeyde destekleyen fonlama sisteminin güçlenmesi
E) BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinin kararları veto etme yetkilerinin olması

Cevap : E) BM Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesinin kararları veto etme yetkilerinin olması

Açıklama : Küreselleşme, ulus devletlerin egemenlik alanlarını sınırlayan (uluslararası yargı, tahkim, yerel yönetimlerin özerkleşmesi gibi) etkiler yaratmıştır. Ancak BM Güvenlik Konseyi’ndeki 5 daimi üyenin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) sahip olduğu “Veto Yetkisi”, uluslararası sistemde hala “Güçlü Ulus Devletlerin” belirleyici olduğunu ve son sözü söyleme hakkını (egemenlik gücünü) ellerinde tuttuklarını gösteren en net realist kanıttır.

9. Aşağıdaki kavramlardan hangisi doğrudan siyasal sosyalleşme ile ilgili değildir?

A) Siyasal tercih
B) Duygusal boyut
C) Siyasal kültür
D) Süreklilik
E) Bilgisel boyut

Cevap : A) Siyasal tercih

Açıklama : Siyasal Sosyalleşme; bireyin içinde yaşadığı toplumun siyasal değerlerini, inançlarını ve tutumlarını öğrenme sürecidir. Bu süreç “Siyasal Kültürü” kuşaktan kuşağa aktararak sistemin “Sürekliliğini” sağlar. Sürecin “Bilgisel” (bilişsel) ve “Duygusal” (afektif) boyutları vardır. Ancak “Siyasal Tercih” (örneğin A partisine oy vermek), sosyalleşme sürecinin bir *sonucu* veya anlık bir davranış çıktısıdır; sosyalleşme kavramının yapısal bir bileşeni veya boyutu değildir.

10. Gelirin yeniden dağıtımında devletin kamu yatırımlarının ve harcamalarının aktif bir biçimde rol oynaması gerektiği düşüncesi hangi devlet anlayışının bir yansımasıdır?

A) Liberal devlet anlayışı
B) Keynesyen devlet anlayışı
C) Ulus devlet anlayışı
D) Weberyan devlet anlayışı
E) Marksist devlet anlayışı

Cevap : B) Keynesyen devlet anlayışı

Açıklama : Klasik Liberalizm (Bırakınız yapsınlar), devletin ekonomiye müdahalesine karşıdır. Ancak 1929 Ekonomik Buhranı sonrası ortaya çıkan John Maynard Keynes’in görüşlerine dayanan “Keynesyen Devlet” (veya Sosyal Devlet / Refah Devleti) anlayışı; piyasanın kendi haline bırakılamayacağını, devletin kamu harcamaları, yatırımlar ve vergiler yoluyla ekonomiye aktif müdahale etmesi ve geliri adil dağıtması gerektiğini savunur.

11. Aşağıdaki düşüncelerden hangisi Ortaçağ’ın Hristiyan düşünürlerinden St. Augustin’e aittir?

A) Eşitlik düzeni ancak Gök Devleti’nde sağlanabilir.
B) Toplumu erdemli insanlar yönetmelidir.
C) Tarih akışı göçebe ve yerleşik toplumların etkileşimine bağlı olarak şekillenmiştir.
D) Toplum yöneticiler, koruyucular ve üreticiler olmak üzere üç temel gruptan oluşmaktadır.
E) İnsanlığa yol gösterici ideal kurallar olan Lex Aterna, ilahi düzen tarafından belirlenmiştir.

Cevap : A) Eşitlik düzeni ancak Gök Devleti’nde sağlanabilir.

Açıklama : St. Augustinus (Augustine), “De Civitate Dei” (Tanrı Devleti / Gök Devleti) adlı eserinde iki tür devletten bahseder: Yeryüzü Devleti (Civitas Terrena) ve Gök Devleti (Civitas Dei). Ona göre yeryüzü devleti günahkardır, geçicidir ve burada tam adalet/eşitlik sağlanamaz. Gerçek adalet, eşitlik ve mutluluk ancak Tanrı’nın egemen olduğu öteki dünyadaki “Gök Devleti”nde mümkündür.

12. İsveç, Hollanda gibi kuzey Avrupa ülkelerinde görülen çıkar grubu sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yönlendirici model
B) Vesayetçi model
C) Neo-korporatist model
D) Plüralist model
E) Devletçi model

Cevap : C) Neo-korporatist model

Açıklama : Çıkar grubu sistemleri genel olarak “Plüralizm” (ABD modeli – rekabetçi) ve “Korporatizm” (İşbirliği/Hiyerarşi) olarak ayrılır. İkinci Dünya Savaşı sonrası özellikle İskandinav ülkelerinde (İsveç, Norveç) ve Hollanda’da görülen; devlet, işçi sendikaları ve işveren sendikalarının üçlü bir saç ayağı gibi ekonomiyi birlikte yönettiği, uzlaşmacı modele “Neo-Korporatizm” (Toplumsal Korporatizm) denir.

13. Marks’a göre aşağıdaki hangi dönemde emek değer ilişkisi arasındaki çelişki ortadan kalkacaktır?

A) Kapitalist
B) Sosyalist
C) Komünist
D) Feodal
E) Modern

Cevap : B) Sosyalist

Açıklama :

14. Aşağıdakilerden hangisi tarih biliminin siyaset bilimine en fazla katkı sağlayan çalışma alanlarındandır?

A) Arşiv çalışmaları
B) Diplomasi teknikleri
C) Seçim sistemleri
D) Seçmen davranışı
E) Sivil toplum örgütleri

Cevap : A) Arşiv çalışmaları

Açıklama : Siyaset bilimi, güncel olayları analiz ederken geçmişten gelen verileri kullanır. Tarih bilimi, siyaset bilimine geçmiş siyasal olaylar, antlaşmalar, devlet yapıları ve diplomatik süreçler hakkında somut veriler sunar. Bu verilerin en temel ve güvenilir kaynağı ise “Arşivler”dir (Devlet belgeleri, yazışmalar vb.). Diğer şıklar (seçim, seçmen) daha çok siyaset biliminin veya sosyolojinin kendi inceleme alanlarıdır.

15. Devletin idareci ve paylaştırıcı olmaktan vazgeçip ticari sözleşmelere göre çalışan bir işveren ve uygulayıcı olması gerektiğini savunan anlayış aşağıdaki kavramlardan hangisi ile ifade edilmektedir?

A) Katılımcı Yönetim
B) Sözleşmeci Yönetim
C) Yeni Kamu Yönetimi
D) Etkin Kamu Yönetimi
E) Yönetişim

Cevap : C) Yeni Kamu Yönetimi

Açıklama : 1980’lerden sonra yükselen neoliberal politikalarla birlikte ortaya çıkan “Yeni Kamu Yönetimi” (New Public Management – NPM) anlayışı; devletin hantal bürokratik yapısından kurtulup, özel sektördeki gibi “verimlilik”, “kârlılık” ve “müşteri odaklılık” ilkeleriyle yönetilmesini savunur. Devletin doğrudan hizmet üretmek yerine hizmeti satın alması, özelleştirme ve sözleşmeli personel çalıştırma bu anlayışın ürünüdür.

16. Siyasal otoritelerin, üzerinde hayat buldukları coğrafya ile ilişkilerini inceleyen disiplin aşağıdakilerden hangisidir?

A) Karşılaştırmalı siyaset
B) Siyaset sosyolojisi
C) Jeopolitik
D) Siyasal coğrafya
E) Siyaset stratejisi

Cevap : D) Siyasal coğrafya

Açıklama :

17. Aristo, siyaset-politika kavramını hangi anlamda kullanmıştır?

A) Yasalar hiyerarşisi
B) Çatışmaları uzlaştırma sanatı
C) Faziletli kentin yönetimi
D) Kente ait işler
E) Akla dayalı yönetim

Cevap : D) Kente ait işler

Açıklama : “Politika” kelimesi köken olarak Eski Yunanca’daki “Polis” (Şehir Devleti) kelimesinden gelir. Aristo’ya göre insan “Zoon Politikon” (Siyasal Hayvan) dur; yani doğası gereği bir sitede (şehirde) yaşamak zorundadır. Aristo için Politika, “Polis’e (Kente/Şehre) dair işlerin yönetilmesi” anlamına gelir.

18. Bir ülkede çıkar grupları siyasal otoritelerden özerk örgütlenebiliyor ve birbirleriyle açık bir şekilde rekabet edebiliyorlarsa, o ülkede ne tip çıkar grubu sistemi bulunmaktadır?

A) Kurumsal
B) Neo-korporatist
C) Plüralist
D) Vesayetçi
E) Anomik

Cevap : C) Plüralist

Açıklama : “Plüralizm” (Çoğulculuk), özellikle ABD’de görülen bir çıkar grubu modelidir. Bu modelde; devletin müdahalesi olmadan sayısız çıkar grubu (sendika, dernek, lobi) serbestçe kurulur, örgütlenir ve siyasal kararları etkilemek için birbirleriyle “serbest piyasa” mantığıyla rekabet ederler. Devlet burada taraf değil, hakem konumundadır.

19. Milli iktidar ilişkisinin ortaya çıkması aşağıdaki nedenlerden hangisine bağlı olarak açıklanır?

A) İnsanlar arasında güce dayalı eşitsizlik
B) Savaş yolu ile toplumlar arasında üstünlük sağlamak
C) İnsanların ihtiyaç duydukları kaynakların kıtlığı
D) Liderlerin amaçları ve yönlendirme yeteneği
E) Bilgiye sahip olan birey ve toplumların diğerlerine sağladığı üstünlük

Cevap : C) İnsanların ihtiyaç duydukları kaynakların kıtlığı

Açıklama :

20. Mülkiyetin kollektifleştirilmesi ile sınıf çatışmasının son bulacağına ilişkin Marksist düşünceye, asıl sorunun çoğunluklar adına karar veren azınlık bir grup olduğu gerekçesiyle karşı çıkan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

A) Engels
B) Harvey
C) Easton
D) Aron
E) Miller

Cevap : D) Aron

Açıklama : Fransız sosyolog Raymond Aron, “Sanayi Toplumu” teorisinde Sovyet tipi sosyalizmi eleştirmiştir. Aron’a göre, üretim araçlarının özel mülkiyetten alınıp devlete (kamuya) verilmesi sınıf farkını bitirmez; sadece “Kapitalist patronların” yerini “Devlet bürokrasisi/Parti yöneticileri” alır. Yöneten azınlık (elitler) ile yönetilen çoğunluk arasındaki hiyerarşi ve tahakküm, mülkiyetin el değiştirmesiyle son bulmaz; bu sanayi toplumlarının kaçınılmaz bir özelliğidir.

@lolonolo_com

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

 

 

siyaset bilimi ve kamu yönetimi facebook Telegram Siyaset Bİlimi ve Kamu Yönetimi
siyaset bilimi ve kamu yönetimi Siyaset Bilimine Giriş, Küreselleşme, Siyaset Bilimine Giriş Final Deneme Sınavı-3

Siyaset Bilimine Giriş 2025-2026 Final Soruları

Editor

Editör