LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları (Siyaset Bilimi)
auzefSiyaset Bilimi Ve Kamu YönetimiSiyaset Sosyolojisi

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları (Siyaset Bilimi)

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları (Siyaset Bilimi)

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları (Siyaset Bilimi)

#1. Aşağıdaki ifadelerden hangisi G. Lenski’nin görüşlerinden biri değildir?

Cevap : D) Toplumda eşitsizliği ve tabakalaşmayı önleyecek sistemler kurmak mümkündür.
Açıklama : Gerhard Lenski, güç ve ayrıcalık teorisinde eşitsizliği kaçınılmaz bir olgu olarak görür. Ona göre üretim ve nüfus arttıkça, ortaya çıkan artı ürün (artık) her zaman güç sahipleri tarafından gasp edilir. Dolayısıyla Lenski’ye göre toplumda eşitsizliği ve tabakalaşmayı “tamamen önleyecek” bir sistem kurmak mümkün değildir; çünkü güç her zaman ayrıcalığı, ayrıcalık ise mülkiyeti ve eşitsizliği doğurur.

#2. Durkheim’ın “anomi” kavramı için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D) Anomi bireylerin birbirlerine karşı katkı ve yükümlülüklerini güçlendirir.
Açıklama : Emile Durkheim’a göre Anomi, “Kuralsızlık” demektir. Hızlı toplumsal değişim dönemlerinde, eski normların yıkıldığı ama yenilerinin henüz oluşmadığı durumlarda ortaya çıkar. Anomi durumunda bireyler neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemez, toplumsal bağlar zayıflar ve dayanışma çözülür. Dolayısıyla D şıkkındaki “katkı ve yükümlülükleri güçlendirir” ifadesi yanlıştır; tam tersine anomi, bireyleri yalnızlaştırır ve toplumsal bağı koparır.

#3. Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi, refah devletinin ortaya çıkışını güçlü bir işçi sınıfının diğer sınıflarla ittifak kurmasıyla açıklar?

Cevap : C) Sınıfsal İttifak Yaklaşımı
Açıklama : Sınıfsal İttifak Yaklaşımı (veya Güç Kaynakları Teorisi), özellikle Walter Korpi ve Gøsta Esping-Andersen gibi teorisyenlerle özdeşleşmiştir. Bu yaklaşıma göre, sosyal refah devletinin gelişimi, sadece sanayileşmenin bir sonucu değil, işçi sınıfının “güç kaynaklarını” (sendikalar ve sol partiler) ne kadar etkin mobilize ettiğine ve diğer sınıflarla (örneğin çiftçilerle veya orta sınıfla) kurduğu “Kızıl-Yeşil” ittifaklara bağlıdır. İşçi sınıfı ne kadar örgütlü ve ittifakları ne kadar güçlüyse, refah devleti o kadar kapsamlı olur.

#4. Aşağıdaki ifadelerden hangisi ulus kavramının ortaya çıkışı ile ilişkilendirilemez?

Cevap : B) Burjuvazi toplumsal etkinliğini yitirmeye başlıyor.
Açıklama : Ulus-devletlerin ve ulus kavramının ortaya çıkışı, tarihsel olarak Burjuvazinin Yükselişi ve Kapitalizmin gelişimi ile doğrudan ilişkilidir. Burjuvazi, pazar bütünlüğü sağlamak için ulusal sınırları ve ulusal kimliği desteklemiştir. Dolayısıyla “Burjuvazi etkinliğini yitirmeye başlıyor” ifadesi tarihsel sürece tamamen terstir; aksine burjuvazinin en etkin olduğu dönemdir.

#5. Aşağıdakilerden hangisi sosyal refah devletinden beklenen bir uygulamadır?

Cevap : B) Sosyal yardımları karşılamak için vergi gelirlerinden oluşan özel fonlar kurmak
Açıklama : Sosyal Refah Devleti, vatandaşlarının asgari yaşam standartlarını güvence altına almayı hedefler. Bunun finansmanı için “Artan Oranlı” (gelire göre) vergi sistemini kullanır ve toplanan vergilerle eğitim, sağlık, işsizlik gibi alanlar için özel fonlar ve bütçeler oluşturur. Eşit oranlı vergi (A, D) adaletsizdir (zenginden de fakirden de aynı alınır). Seçicilik (C) liberal modelin özelliğidir; ideal refah devleti “kapsayıcı” olmayı hedefler.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Tüketim toplumu kavramı için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : B) Tüketim toplumunda mallar sembolik değeri için satın alınır.
Açıklama : Jean Baudrillard’ın “Tüketim Toplumu” analizine göre; modern toplumda tüketim, bir ihtiyaç giderme eylemi değil, bir “işaret/gösterge” sistemidir. İnsanlar bir malı (örneğin lüks bir çantayı) içine eşya koymak için (kullanım değeri) değil; o çantanın sağladığı statüyi, imajı ve sembolik değeri satın almak için tüketirler. Tüketim, bir kimlik inşası ve iletişim biçimidir.

#7. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi “soyut hümanizm” kavramı ile ilişkili değildir?

Cevap : B) Soyut hümanizmin önünü kesen Milliyetçilik düşüncesidir.
Açıklama : Soyut hümanizm, bireyi tüm geleneksel, dini veya monarşik bağlarından kopararak “insan” ortak paydasında eşit gören Aydınlanma düşüncesidir (C, E). Sınıf farklarının aşılması hedeflenir (D). Milliyetçilik ise bu “evrensel insan” fikrinin aksine, insanları “ulus” adı verilen kültürel ve siyasal topluluklara ayırarak bağlar kurar (A). Dolayısıyla milliyetçilik soyut hümanizmin önünü kesen değil, onun tarihsel bir rakibi ve farklı bir örgütlenme biçimidir.

#8. Aşağıdaki ifadelerden hangisi Marx’ın düşüncesi olamaz?

Cevap : D) Toplumsal sınıflar arasındaki dayanışma iktisadi gelişmeyi destekler.
Açıklama : Karl Marx’ın teorisinin temeli “Sınıf Çatışması”dır. Marx’a göre tarih, sınıf mücadelelerinin tarihidir (Burjuvazi vs Proletarya). Sınıflar arasında bir “dayanışma” değil, uzlaşmaz bir çelişki ve sömürü ilişkisi vardır. Sınıflar arası dayanışma fikri, daha çok Durkheimcı veya İşlevselci (Korporatist) yaklaşımlara aittir. Marx’a göre gelişme, çatışma ve devrim yoluyla olur.

#9. Çatışma kuramının tabakalaşma anlayışına göre toplumsal tabakalaşma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevap : A) Toplum üyeleri arasında sömürü ve hakimiyet yapısı oluşturur.
Açıklama : İşlevselciler tabakalaşmayı “toplumun bekası için gerekli ve faydalı” (E) görürken; Çatışma Kuramı (Marksizm) tabakalaşmayı bir “sömürü aracı” olarak görür. Onlara göre tabakalaşma, güçlü olanın zayıfı ezdiği, egemen sınıfın (burjuvazinin) diğerleri üzerinde hakimiyet kurduğu adaletsiz bir yapıdır ve ortadan kaldırılmalıdır.

#10. Tarih boyunca toplumsal hareketleri tetikleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C) Eşitlik arayışı
Açıklama : Toplumsal hareketler literatüründe (özellikle Göreli Yoksunluk kuramı ve Marksist yaklaşımlarda), kitleleri sokağa döken veya örgütleyen temel motivasyonun mevcut durumdan duyulan memnuniyetsizlik ve bir “Adalet/Eşitlik” talebi olduğu kabul edilir. İster Fransız Devrimi, ister işçi hareketleri, isterse sivil haklar hareketi olsun; temel itici güç, ayrıcalıklara karşı eşitlik ve adalet arayışıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Louis Althusser’in “Devletin İdeolojik Aygıtları” kavramına göre aşağıdakilerden hangisi devletin ideolojik aygıtlarının (DİA) işlevlerinden biri değildir?

Cevap : E) Doğrudan şiddet ve baskı yoluyla toplumu kontrol etmek
Açıklama : Althusser, devlet aygıtlarını ikiye ayırır:
1. Devletin İdeolojik Aygıtları (DİA): Okul, Aile, Medya, Din gibi kurumlar. Bunlar rıza ve ideoloji yoluyla kontrol sağlar (A, B, C, D).
2. Devletin Baskı Aygıtları (DBA): Polis, Ordu, Hapishane, Mahkeme. Bunlar “Doğrudan Şiddet ve Baskı” (Zor) yoluyla kontrol sağlar.
Dolayısıyla E şıkkı, İdeolojik Aygıtların değil, Baskı Aygıtlarının işlevidir.

#12. Aşağıdakilerden hangisi altyapısal devletin dayanakları arasında gösterilemez?

Cevap : E) Kuvvetler birliğine dayalı merkezi bir iktidar yapısı
Açıklama : Michael Mann’ın “Altyapısal İktidar” (Infrastructural Power) kavramı, devletin toplumun içine nüfuz edebilme ve kararlarını lojistik olarak uygulayabilme kapasitesidir. Bunun için okuryazarlık, iletişim, para sistemi ve işbölümü (A, B, C, D) gibi teknik araçlar gerekir. Ancak “Kuvvetler Birliği” (Yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanması), daha çok “Despotik İktidar”ın bir özelliğidir ve modern altyapısal devletin (demokratik de olabilir) zorunlu bir dayanağı değildir.

#13. Aşağıdaki ifadelerden hangisi “meta fetişizmi” kavramı ile ilişkili değildir?

Cevap : A) Çoğu insan için önemli olan satın aldığı bir malın kullanım değeridir.
Açıklama : Marx’ın “Meta Fetişizmi” kavramına göre; kapitalist toplumda insanlar, ürünlerin arkasındaki emeği ve sosyal ilişkileri görmezler; ürüne “büyülü/gizemli” bir değer atfederler. Tüketim toplumunda (özellikle Baudrillard’ın analiziyle), insanlar malın işlevinden (kullanım değeri) ziyade, onun sağladığı statüye, markasına veya sembolik değerine (değişim değeri) odaklanır. Bu nedenle “insanlar kullanım değerine önem verir” ifadesi, fetişizmin olduğu bir toplumda geçersizdir; tam tersine kullanım değeri önemsizleşmiştir.

#14. Aşağıdakilerden hangisi dünyada “yeni toplumsal hareketlerin” tetiklenmesinde etkin rol oynamıştır?

Cevap : C) İnternet teknolojisindeki gelişmeler ve neoliberal politikalar
Açıklama : Yeni Toplumsal Hareketler (YTH), 1960’lardan sonra ortaya çıkan; sınıf temelli olmayan, kimlik, çevre, cinsiyet ve insan hakları odaklı hareketlerdir. Bu hareketlerin küresel çapta yayılmasında ve organize olmasında; bilgi toplumu, internet teknolojisi (ağ toplumu) ve küreselleşmenin getirdiği neoliberal politikalara karşı geliştirilen tepkiler belirleyici olmuştur. Klasik hareketler fabrikada doğarken, YTH’ler ağlar üzerinde örgütlenmiştir.

#15. Demokrasi ve siyasi tabakalaşma konusunda Marksist kuram açısından toplumsal eşitsizliğin ortadan kalkabilmesi için ne yapılmalıdır?

Cevap : E) Üretim araçlarının kontrolünün topluma devredilmeli
Açıklama : Marksizme göre eşitsizliğin temel kaynağı “Özel Mülkiyet”tir; yani üretim araçlarının (fabrika, toprak, makine) burjuvazinin tekelinde olmasıdır. Gerçek eşitliğin ve demokrasinin sağlanabilmesi için, üretim araçlarının özel mülkiyetten çıkarılıp toplumsallaştırılması (kamulaştırılması/kolektifleştirilmesi) gerekir. Bu, sosyalizmin temel şartıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Aşağıdakilerden hangisi modern milliyetçilik için doğru ifadedir?

Cevap : E) Milliyetçilik sanayileşme sonrası demokratikleşmenin gereğidir.
Açıklama : Ernest Gellner’in modernleşmeci milliyetçilik kuramına göre; milliyetçilik, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin zorunlu bir sonucudur. Sanayi toplumu, standart bir eğitimden geçmiş, birbirilye iletişim kurabilen (aynı dili konuşan), mobil ve homojen bir işgücüne ihtiyaç duyar. Bu kültürel homojenliği sağlayan araç “ulus-devlet” ve “milliyetçilik”tir. Dolayısıyla milliyetçilik, sanayileşme ve modern demokratikleşme süreçlerinin bir gereği ve sonucudur.

#17. Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi, demokrasi ve kapitalizmin işlevsel açıdan örtüştüğünü; ancak kapitalizmin tehdit edilmeden yalnızca hakim sınıfları çok fazla tehdit etmeyecek bir seviyeye kadar gelişmesine izin verildiğini savunur?

Cevap : D) Yapısal/İşlevsel Yaklaşım
Açıklama : Yapısal-İşlevsel yaklaşım, toplumun her bir parçasının sistemin devamlılığı için belirli bir görevi (işlevi) olduğunu savunur. Bu perspektiften bakıldığında, demokrasi ve kapitalizm birbirini tamamlayan yapılardır; ancak sistemin dengesinin bozulmaması için kapitalist gelişmenin hakim sınıfların otoritesini sarsmayacak şekilde kontrol altında tutulması ve demokratik süreçlerin sistemin istikrarına hizmet etmesi beklenir.

#18. Eski ve yeni toplumsal hareketleri farklılaştıran en önemli etken, birbirinden oldukça farklı iki tür toplumda doğmuş olmalarıdır. Sanayi toplumunda sınıf çatışması ekseninde işçi sınıfı hareketi ortaya çıkmıştır. Yeni toplumsal hareketler ise malumat (enformasyon) toplumu olarak da adlandırılan, sanayi sonrası toplum ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
Yukarıda belirtildiği üzere eski toplumsal hareketleri ve yeni toplumsal hareketleri kaynak olarak farklılaştıran, sanayi toplumu ile malumat toplumları arasındaki temel fark nedir?

Cevap : C) Sanayi toplumunun ekonomik, malumat toplumunun kültürel çatışmalara odaklanması
Açıklama : Eski Toplumsal Hareketler (İşçi Hareketi); sanayi toplumunda “Maddi/Ekonomik” talepler (ücret, çalışma saati) ve sınıf çatışması üzerine kuruluydu. Alain Touraine ve Habermas gibi düşünürlerin belirttiği gibi, Yeni Toplumsal Hareketler (Çevre, Feminizm, LGBT vb.); sanayi sonrası (enformasyon) toplumunda “Maddi Olmayan/Kültürel” talepler (kimlik, yaşam tarzı, tanınma) üzerine odaklanır. Fark, ekonomi vs kültür eksenindedir.

#19. “Toplumda çoğulculuk iktidar merkezlerinin çoğulluğudur.” ifadesi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

Cevap : A) A. Tocqueville
Açıklama : Alexis de Tocqueville, modern demokrasilerde tek bir merkezi gücün (devletin) her şeyi kontrol etmesinin “yumuşak despotizme” yol açacağını savunur. Özgürlüğün korunması için toplumda birden fazla iktidar odağının (dernekler, yerel yönetimler, vakıflar vb.) bulunması gerektiğini belirtir. Ona göre gerçek çoğulculuk, merkezi iktidarın karşısında durabilen bu çok sayıdaki ikincil iktidar merkezlerinin varlığıdır.

#20. Aşağıdakilerden hangisi siyasi iktidarı diğer toplumsal iktidar biçimlerinden ayıran özelliklerden biri değildir?

Cevap : A) Meşruiyetini toplumsal geleneklerden alması
Açıklama : Siyasi İktidarın (Devletin) en belirleyici özelliği, Max Weber’in tanımıyla “Belli bir toprak parçası üzerinde meşru fiziksel şiddet kullanma tekeline” (B) sahip olmasıdır. Ayrıca kararları herkesi bağlar (Kapsayıcılık – E) ve en üstün otoritedir (Egemenlik – C). Ancak meşruiyetini “geleneklerden” alması zorunlu bir özellik değildir; modern devletlerde meşruiyet genellikle “Yasal-Rasyonel” (Hukuk ve Anayasa) temellidir. Geleneksel meşruiyet sadece bir türdür, siyasi iktidarın genel/ayırıcı tanımı değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları Kısa Video Özet

Siyaset Sosyolojisi: İktidarın Kökenleri, Toplumsal Hareketler ve Modern Devletin Dönüşümü

Siyasi İktidarın Doğası ve Meşruiyet

Siyaset sosyolojisinin temel çalışma alanı, iktidarın toplum içindeki dağılımı ve meşruiyet zeminidir. Max Weber’e göre siyasi iktidarı (devleti) diğer iktidar biçimlerinden ayıran en temel özellik, “belli bir toprak parçası üzerinde meşru fiziksel şiddet kullanma tekeline” sahip olmasıdır. Modern devletlerde bu iktidar, meşruiyetini geleneklerden ziyade Yasal-Rasyonel (Anayasal) zeminden alır. İktidarın toplumun içine nüfuz edebilme ve kararlarını lojistik olarak uygulayabilme kapasitesi ise Michael Mann tarafından “Altyapısal İktidar” olarak tanımlanır. Bu güç; okuryazarlık, ulaşım ağları ve ulusal para sistemi gibi araçlarla tahkim edilir.

Sınıfsal Çatışma ve Toplumsal Tabakalaşma

Toplumsal yapıyı anlamlandırmada Karl Marx’ın çatışma kuramı merkezi bir rol oynar. Marx’a göre tarih, ezen ve ezilen sınıflar arasındaki mücadeleden ibarettir. Sınıflar arasında bir dayanışma değil, uzlaşmaz bir çelişki vardır ve toplumsal gelişme bu çatışma yoluyla gerçekleşir. Marksist perspektifte gerçek demokrasi ve eşitlik, ancak üretim araçlarının kontrolünün topluma devredilmesi ile mümkündür. Çatışma kuramcılarına göre toplumsal tabakalaşma, toplumun bekası için gerekli bir mekanizma değil; güçlü olanın zayıfı ezdiği bir sömürü ve hakimiyet yapısıdır.

Devletin Aygıtları ve Hegemonya

İktidarın sürdürülmesinde sadece zor kullanmak yeterli değildir. Louis Althusser, devleti iki ana aygıta ayırır: Polis ve ordu gibi kurumlardan oluşan Devletin Baskı Aygıtları (DBA) ve okul, aile, medya gibi rıza üreten Devletin İdeolojik Aygıtları (DİA). İdeolojik aygıtlar, egemen ideolojiyi topluma yayarak üretim ilişkilerinin yeniden üretilmesini sağlar. Benzer şekilde, Alexis de Tocqueville, modern toplumlarda çoğulculuğu “iktidar merkezlerinin çoğulluğu” olarak tanımlar ve merkezi devletin despotikleşmesini engellemek için yerinden yönetimin önemini vurgular.

Modern Milliyetçilik ve Ulus-Devlet

Modern milliyetçilik, sanayileşme süreciyle kopmaz bir bağ içindedir. Ernest Gellner’e göre milliyetçilik, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin zorunlu bir gereğidir. Sanayi toplumu, homojen bir kültür ve ortak bir dille birbirine bağlanan mobil bir işgücüne ihtiyaç duyar. Bu kültürel bütünlüğü sağlayan temel yapı ulus-devlettir. Tarihsel süreçte Burjuvazi sınıfı, pazar bütünlüğünü sağlamak adına ulusal kimliklerin ve ulus-devlet modelinin en büyük destekçisi olmuştur.

Eski ve Yeni Toplumsal Hareketler

Toplumsal hareketleri tetikleyen ana motivasyon tarih boyunca eşitlik arayışı olmuştur. Ancak sanayi toplumundaki hareketlerle sanayi sonrası toplumdaki hareketler arasında temel farklar vardır. Eski Toplumsal Hareketler (İşçi hareketleri), fabrikalarda doğmuş ve ekonomik/maddi talepler (ücret, çalışma saati) üzerine odaklanmıştır. 1960’lardan sonra internet teknolojisi ve neoliberal politikalara tepki olarak doğan Yeni Toplumsal Hareketler ise kültürel ve kimliksel (çevre, feminizm, insan hakları) talepleri ön plana çıkarmıştır. Bu yeni hareketler sınıf temelli değil, ağ temelli örgütlenmektedir.

Sosyal Refah Devleti ve Sınıfsal İttifaklar

Refah devletinin ortaya çıkışı, sadece teknik bir gelişme değil, siyasal bir mücadelenin ürünüdür. Sınıfsal İttifak Yaklaşımı, refah devletini güçlü bir işçi sınıfının diğer sınıflarla (çiftçiler veya orta sınıf) kurduğu stratejik işbirlikleriyle açıklar. İdeal bir sosyal refah devleti, vatandaşlarını piyasanın acımasızlığından korumak için artan oranlı vergi sistemini kullanır ve bu gelirlerle sosyal yardımları karşılayacak özel fonlar oluşturur.

Tüketim Toplumu ve Meta Fetişizmi

Modernitenin son aşamasında toplum, bir üretim yapısından tüketim toplumuna evrilmiştir. Jean Baudrillard’ın analizine göre, tüketim toplumunda nesneler kullanım değerleri (işlevleri) için değil, sembolik değerleri (statü ve imaj) için satın alınır. Bu durum Marx’ın “Meta Fetişizmi” kavramıyla da ilişkilidir; birey ürünün arkasındaki emeği görmez, ürüne mistik bir güç atfeder. Tüketim, artık bir ihtiyaç giderme eylemi değil, bir kimlik inşa etme ve başkalarını etkileme yarışına dönüşmüştür.

@lolonolo_com

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları (Siyaset Bilimi)

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları

1. Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi, refah devletinin ortaya çıkışını güçlü bir işçi sınıfının diğer sınıflarla ittifak kurmasıyla açıklar?

A) Kurumsal Yaklaşım
B) Yapısal İşlevsel Yaklaşım
C) Sınıfsal İttifak Yaklaşımı
D) Yapısal Yaklaşım
E) Siyasi Kültür Yaklaşımı

Cevap : C) Sınıfsal İttifak Yaklaşımı

Açıklama : Sınıfsal İttifak Yaklaşımı (veya Güç Kaynakları Teorisi), özellikle Walter Korpi ve Gøsta Esping-Andersen gibi teorisyenlerle özdeşleşmiştir. Bu yaklaşıma göre, sosyal refah devletinin gelişimi, sadece sanayileşmenin bir sonucu değil, işçi sınıfının “güç kaynaklarını” (sendikalar ve sol partiler) ne kadar etkin mobilize ettiğine ve diğer sınıflarla (örneğin çiftçilerle veya orta sınıfla) kurduğu “Kızıl-Yeşil” ittifaklara bağlıdır. İşçi sınıfı ne kadar örgütlü ve ittifakları ne kadar güçlüyse, refah devleti o kadar kapsamlı olur.

2. Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi, demokrasi ve kapitalizmin işlevsel açıdan örtüştüğünü; ancak kapitalizmin tehdit edilmeden yalnızca hakim sınıfları çok fazla tehdit etmeyecek bir seviyeye kadar gelişmesine izin verildiğini savunur?

A) Sınıfsal İttifak Yaklaşımı
B) Siyasi Kültür Yaklaşımı
C) Kurumsal Yaklaşım
D) Yapısal/İşlevsel Yaklaşım
E) Yapısal Yaklaşım

Cevap : D) Yapısal/İşlevsel Yaklaşım

Açıklama :

3. Aşağıdakilerden hangisi modern milliyetçilik için doğru ifadedir?

A) Geç modernleşen toplumlarda milliyetçilik fikri zayıftır.
B) İtalyan milliyetçiliği ırkçılıkla mücadele ederek iktidara gelebilmiştir.
C) Milliyetçilik ile sanayileşme arasında bir ilişki kurulamaz.
D) Fransa’dan sonra Avrupa’da milliyetçilik düşüncesi ilk önce Almanya’da ortaya çıkar.
E) Milliyetçilik sanayileşme sonrası demokratikleşmenin gereğidir.

Cevap : E) Milliyetçilik sanayileşme sonrası demokratikleşmenin gereğidir.

Açıklama : Ernest Gellner’in modernleşmeci milliyetçilik kuramına göre; milliyetçilik, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişin zorunlu bir sonucudur. Sanayi toplumu, standart bir eğitimden geçmiş, birbirilye iletişim kurabilen (aynı dili konuşan), mobil ve homojen bir işgücüne ihtiyaç duyar. Bu kültürel homojenliği sağlayan araç “ulus-devlet” ve “milliyetçilik”tir. Dolayısıyla milliyetçilik, sanayileşme ve modern demokratikleşme süreçlerinin bir gereği ve sonucudur.

4. Aşağıdakilerden hangisi dünyada “yeni toplumsal hareketlerin” tetiklenmesinde etkin rol oynamıştır?

A) II. Dünya Savaşının patlak vermesi
B) Avrupa Birliği’nin kurulması
C) İnternet teknolojisindeki gelişmeler ve neoliberal politikalar
D) Berlin Duvarı’nın yıkılışı
E) Sanayileşme ve kentleşmenin ortaya çıkışı

Cevap : C) İnternet teknolojisindeki gelişmeler ve neoliberal politikalar

Açıklama : Yeni Toplumsal Hareketler (YTH), 1960’lardan sonra ortaya çıkan; sınıf temelli olmayan, kimlik, çevre, cinsiyet ve insan hakları odaklı hareketlerdir. Bu hareketlerin küresel çapta yayılmasında ve organize olmasında; bilgi toplumu, internet teknolojisi (ağ toplumu) ve küreselleşmenin getirdiği neoliberal politikalara karşı geliştirilen tepkiler belirleyici olmuştur. Klasik hareketler fabrikada doğarken, YTH’ler ağlar üzerinde örgütlenmiştir.

5. Tarih boyunca toplumsal hareketleri tetikleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ayrıcalık arayışı
B) Zenginlik arayışı
C) Eşitlik arayışı
D) Mutluluk arayışı
E) Üstünlük arayışı

Cevap : C) Eşitlik arayışı

Açıklama : Toplumsal hareketler literatüründe (özellikle Göreli Yoksunluk kuramı ve Marksist yaklaşımlarda), kitleleri sokağa döken veya örgütleyen temel motivasyonun mevcut durumdan duyulan memnuniyetsizlik ve bir “Adalet/Eşitlik” talebi olduğu kabul edilir. İster Fransız Devrimi, ister işçi hareketleri, isterse sivil haklar hareketi olsun; temel itici güç, ayrıcalıklara karşı eşitlik ve adalet arayışıdır.

6. Aşağıdaki ifadelerden hangisi G. Lenski’nin görüşlerinden biri değildir?

A) Toplumda yüksek pozisyonlar zapt etme, sahtekârlık veya mirasa dayanır.
B) İnsan doğası gereği iyidir ancak kötü sosyal sistemler bunu bozar.
C) Toplumsal istikrar sağlanırsa kişiler arası eşitlik de kendiliğinden sağlanır.
D) Toplumda eşitsizliği ve tabakalaşmayı önleyecek sistemler kurmak mümkündür.
E) Toplumsal eşitliğin sağlanabilmesi mümkündür.

Cevap : D) Toplumda eşitsizliği ve tabakalaşmayı önleyecek sistemler kurmak mümkündür.

Açıklama :

7. Durkheim’ın “anomi” kavramı için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Anomi toplumda kuralsızlığın hakim olmasıdır.
B) Anomi toplumda ahlaki çöküntünün ortaya çıkmasıdır.
C) Anomi toplumsal dayanışmayı ortadan kaldırır.
D) Anomi bireylerin birbirlerine karşı katkı ve yükümlülüklerini güçlendirir.
E) Anomi toplumsal çatışmanın ortaya çıkmasıdır.

Cevap : D) Anomi bireylerin birbirlerine karşı katkı ve yükümlülüklerini güçlendirir.

Açıklama : Emile Durkheim’a göre Anomi, “Kuralsızlık” demektir. Hızlı toplumsal değişim dönemlerinde, eski normların yıkıldığı ama yenilerinin henüz oluşmadığı durumlarda ortaya çıkar. Anomi durumunda bireyler neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemez, toplumsal bağlar zayıflar ve dayanışma çözülür. Dolayısıyla D şıkkındaki “katkı ve yükümlülükleri güçlendirir” ifadesi yanlıştır; tam tersine anomi, bireyleri yalnızlaştırır ve toplumsal bağı koparır.

8. Aşağıdaki ifadelerden hangisi Marx’ın düşüncesi olamaz?

A) İktisadi ilişkilerin yapısı siyasetin yönünü belirler.
B) İktisadi ilişkiler toplumsal altyapıyı oluşturur.
C) Üretim ilişkisi ile toplumsal sınıflar arasında doğrudan bir bağ vardır.
D) Toplumsal sınıflar arasındaki dayanışma iktisadi gelişmeyi destekler.
E) Temel üretim güçleri ve temel üretim ilişkileri hukuk düzenini belirler.

Cevap : D) Toplumsal sınıflar arasındaki dayanışma iktisadi gelişmeyi destekler.

Açıklama : Karl Marx’ın teorisinin temeli “Sınıf Çatışması”dır. Marx’a göre tarih, sınıf mücadelelerinin tarihidir (Burjuvazi vs Proletarya). Sınıflar arasında bir “dayanışma” değil, uzlaşmaz bir çelişki ve sömürü ilişkisi vardır. Sınıflar arası dayanışma fikri, daha çok Durkheimcı veya İşlevselci (Korporatist) yaklaşımlara aittir. Marx’a göre gelişme, çatışma ve devrim yoluyla olur.

9. “Toplumda çoğulculuk iktidar merkezlerinin çoğulluğudur.” ifadesi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?

A) A. Tocqueville
B) M. Weber
C) V. Mosca
D) G. Simmel
E) R. Dahl

Cevap : A) A. Tocqueville

Açıklama :

10. Eski ve yeni toplumsal hareketleri farklılaştıran en önemli etken, birbirinden oldukça farklı iki tür toplumda doğmuş olmalarıdır. Sanayi toplumunda sınıf çatışması ekseninde işçi sınıfı hareketi ortaya çıkmıştır. Yeni toplumsal hareketler ise malumat (enformasyon) toplumu olarak da adlandırılan, sanayi sonrası toplum ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
Yukarıda belirtildiği üzere eski toplumsal hareketleri ve yeni toplumsal hareketleri kaynak olarak farklılaştıran, sanayi toplumu ile malumat toplumları arasındaki temel fark nedir?

A) Sanayi toplumunun bilgi üretimine öncelik vermesi
B) Sanayi toplumunun teknolojik gelişmelere ilgi duymaması
C) Sanayi toplumunun ekonomik, malumat toplumunun kültürel çatışmalara odaklanması
D) Malumat toplumunda tahakkümün maddi üretim ile sağlanması
E) Malumat toplumunun sınıf çatışmasını ön plana çıkarması

Cevap : C) Sanayi toplumunun ekonomik, malumat toplumunun kültürel çatışmalara odaklanması

Açıklama : Eski Toplumsal Hareketler (İşçi Hareketi); sanayi toplumunda “Maddi/Ekonomik” talepler (ücret, çalışma saati) ve sınıf çatışması üzerine kuruluydu. Alain Touraine ve Habermas gibi düşünürlerin belirttiği gibi, Yeni Toplumsal Hareketler (Çevre, Feminizm, LGBT vb.); sanayi sonrası (enformasyon) toplumunda “Maddi Olmayan/Kültürel” talepler (kimlik, yaşam tarzı, tanınma) üzerine odaklanır. Fark, ekonomi vs kültür eksenindedir.

11. Demokrasi ve siyasi tabakalaşma konusunda Marksist kuram açısından toplumsal eşitsizliğin ortadan kalkabilmesi için ne yapılmalıdır?

A) Toplumsal değerlerin değiştirilmeli
B) Toplumsal tabakalaşmanın arttırılmalı
C) İnsan doğasının iyiliğinin ön plana çıkarılmalı
D) Toplumsal tabakalar daha eşitlikçi düzenlenmeli
E) Üretim araçlarının kontrolünün topluma devredilmeli

Cevap : E) Üretim araçlarının kontrolünün topluma devredilmeli

Açıklama : Marksizme göre eşitsizliğin temel kaynağı “Özel Mülkiyet”tir; yani üretim araçlarının (fabrika, toprak, makine) burjuvazinin tekelinde olmasıdır. Gerçek eşitliğin ve demokrasinin sağlanabilmesi için, üretim araçlarının özel mülkiyetten çıkarılıp toplumsallaştırılması (kamulaştırılması/kolektifleştirilmesi) gerekir. Bu, sosyalizmin temel şartıdır.

12. Aşağıdakilerden hangisi sosyal refah devletinden beklenen bir uygulamadır?

A) Her mal ve hizmet için eşit oranlı katma değer vergisi uygulamak
B) Sosyal yardımları karşılamak için vergi gelirlerinden oluşan özel fonlar kurmak
C) İşsiz ve düşük gelirli kişilere sosyal yardım desteğinde seçici olmak
D) Sosyal yardımları eşit oranlı katma değer vergisi ile finanse etmek
E) Konut ve kira yardımlarını piyasa koşullarını dikkate alarak düzenlemek

Cevap : B) Sosyal yardımları karşılamak için vergi gelirlerinden oluşan özel fonlar kurmak

Açıklama : Sosyal Refah Devleti, vatandaşlarının asgari yaşam standartlarını güvence altına almayı hedefler. Bunun finansmanı için “Artan Oranlı” (gelire göre) vergi sistemini kullanır ve toplanan vergilerle eğitim, sağlık, işsizlik gibi alanlar için özel fonlar ve bütçeler oluşturur. Eşit oranlı vergi (A, D) adaletsizdir (zenginden de fakirden de aynı alınır). Seçicilik (C) liberal modelin özelliğidir; ideal refah devleti “kapsayıcı” olmayı hedefler.

13. Louis Althusser’in “Devletin İdeolojik Aygıtları” kavramına göre aşağıdakilerden hangisi devletin ideolojik aygıtlarının (DİA) işlevlerinden biri değildir?

A) Toplumun genç kuşaklarını ideoloji kazandırmak
B) Egemen ideolojiyi üretip topluma yaymak
C) Toplumun mevcut ideolojiye uygun şekilde toplumsallaşmasını sağlamak
D) Üretim ilişkilerinin yeniden-üretimini sağlamak
E) Doğrudan şiddet ve baskı yoluyla toplumu kontrol etmek

Cevap : E) Doğrudan şiddet ve baskı yoluyla toplumu kontrol etmek

Açıklama : Althusser, devlet aygıtlarını ikiye ayırır:
1. Devletin İdeolojik Aygıtları (DİA): Okul, Aile, Medya, Din gibi kurumlar. Bunlar rıza ve ideoloji yoluyla kontrol sağlar (A, B, C, D).
2. Devletin Baskı Aygıtları (DBA): Polis, Ordu, Hapishane, Mahkeme. Bunlar “Doğrudan Şiddet ve Baskı” (Zor) yoluyla kontrol sağlar.
Dolayısıyla E şıkkı, İdeolojik Aygıtların değil, Baskı Aygıtlarının işlevidir.

14. Aşağıdaki ifadelerden hangisi “meta fetişizmi” kavramı ile ilişkili değildir?

A) Çoğu insan için önemli olan satın aldığı bir malın kullanım değeridir.
B) Gösterişçi tüketim, Nasreddin Hoca’nın “ye kürküm ye” hikayesinde anlattığı şeydir.
C) Bir meta ne kadar süslü gösterilirse, o kadar kolay satılır.
D) Zengin yada fakir herkes başkalarını etkilemek ister.
E) İnsanlar arasında daima bir rekabet ve başkalarını geçme isteği vardır.

Cevap : A) Çoğu insan için önemli olan satın aldığı bir malın kullanım değeridir.

Açıklama : Marx’ın “Meta Fetişizmi” kavramına göre; kapitalist toplumda insanlar, ürünlerin arkasındaki emeği ve sosyal ilişkileri görmezler; ürüne “büyülü/gizemli” bir değer atfederler. Tüketim toplumunda (özellikle Baudrillard’ın analiziyle), insanlar malın işlevinden (kullanım değeri) ziyade, onun sağladığı statüye, markasına veya sembolik değerine (değişim değeri) odaklanır. Bu nedenle “insanlar kullanım değerine önem verir” ifadesi, fetişizmin olduğu bir toplumda geçersizdir; tam tersine kullanım değeri önemsizleşmiştir.

15. Aşağıdakilerden hangisi siyasi iktidarı diğer toplumsal iktidar biçimlerinden ayıran özelliklerden biri değildir?

A) Meşruiyetini toplumsal geleneklerden alması
B) Meşru güç tekeli olması
C) Toplumsal iktidardan üstün konumu
D) Gerektiğinde güç kullanabilmesi
E) İktidarın kapsayıcılığı

Cevap : A) Meşruiyetini toplumsal geleneklerden alması

Açıklama : Siyasi İktidarın (Devletin) en belirleyici özelliği, Max Weber’in tanımıyla “Belli bir toprak parçası üzerinde meşru fiziksel şiddet kullanma tekeline” (B) sahip olmasıdır. Ayrıca kararları herkesi bağlar (Kapsayıcılık – E) ve en üstün otoritedir (Egemenlik – C). Ancak meşruiyetini “geleneklerden” alması zorunlu bir özellik değildir; modern devletlerde meşruiyet genellikle “Yasal-Rasyonel” (Hukuk ve Anayasa) temellidir. Geleneksel meşruiyet sadece bir türdür, siyasi iktidarın genel/ayırıcı tanımı değildir.

16. Aşağıdakilerden hangisi altyapısal devletin dayanakları arasında gösterilemez?

A) Toplumsal işbölümündeki artış
B) Ulusal para basma kapasitesi
C) Okur-yazar insan sayısındaki artış
D) Ulaşım ve iletişimin getirdiği hareketlilik
E) Kuvvetler birliğine dayalı merkezi bir iktidar yapısı

Cevap : E) Kuvvetler birliğine dayalı merkezi bir iktidar yapısı

Açıklama : Michael Mann’ın “Altyapısal İktidar” (Infrastructural Power) kavramı, devletin toplumun içine nüfuz edebilme ve kararlarını lojistik olarak uygulayabilme kapasitesidir. Bunun için okuryazarlık, iletişim, para sistemi ve işbölümü (A, B, C, D) gibi teknik araçlar gerekir. Ancak “Kuvvetler Birliği” (Yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanması), daha çok “Despotik İktidar”ın bir özelliğidir ve modern altyapısal devletin (demokratik de olabilir) zorunlu bir dayanağı değildir.

17. Aşağıdaki ifadelerden hangisi ulus kavramının ortaya çıkışı ile ilişkilendirilemez?

A) Ulus kimliği toplumsal karakter kazanır.
B) Burjuvazi toplumsal etkinliğini yitirmeye başlıyor.
C) Feodalizmin kapitalizme evrilmesinin hemen öncesi dönemdir.
D) Kültürel temelde birlikteliğin ortaya çıkışıdır.
E) Avrupa monarşileri dönemine denk gelir.

Cevap : B) Burjuvazi toplumsal etkinliğini yitirmeye başlıyor.

Açıklama : Ulus-devletlerin ve ulus kavramının ortaya çıkışı, tarihsel olarak Burjuvazinin Yükselişi ve Kapitalizmin gelişimi ile doğrudan ilişkilidir. Burjuvazi, pazar bütünlüğü sağlamak için ulusal sınırları ve ulusal kimliği desteklemiştir. Dolayısıyla “Burjuvazi etkinliğini yitirmeye başlıyor” ifadesi tarihsel sürece tamamen terstir; aksine burjuvazinin en etkin olduğu dönemdir.

18. Çatışma kuramının tabakalaşma anlayışına göre toplumsal tabakalaşma ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) Toplum üyeleri arasında sömürü ve hakimiyet yapısı oluşturur.
B) Ancak tabakalaşma ile gerçek eşitlik sağlanabilir.
C) İnsanın kötücül doğası gereği tabakalaşma toplum için olumludur.
D) Eşitlikçi bir toplumda görülmesi kaçınılmazdır.
E) Tabakalaşma toplumsal refahın sağlanması için gereklidir.

Cevap : A) Toplum üyeleri arasında sömürü ve hakimiyet yapısı oluşturur.

Açıklama : İşlevselciler tabakalaşmayı “toplumun bekası için gerekli ve faydalı” (E) görürken; Çatışma Kuramı (Marksizm) tabakalaşmayı bir “sömürü aracı” olarak görür. Onlara göre tabakalaşma, güçlü olanın zayıfı ezdiği, egemen sınıfın (burjuvazinin) diğerleri üzerinde hakimiyet kurduğu adaletsiz bir yapıdır ve ortadan kaldırılmalıdır.

19. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi “soyut hümanizm” kavramı ile ilişkili değildir?

A) Ortak dil ve kültür temelinde bağlar kurar.
B) Soyut hümanizmin önünü kesen Milliyetçilik düşüncesidir.
C) Fransız devriminin eşitlik ilkesi ve hümanizm anlayışının sonucudur.
D) Sınıf farklarının ortadan kalkması gereğine vurgu yapar.
E) Bireylerin kral, aşiret veya soy bağlarını koparır.

Cevap : B) Soyut hümanizmin önünü kesen Milliyetçilik düşüncesidir.

Açıklama :

20. Tüketim toplumu kavramı için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Tüketim toplumunda mallar kullanım değeri için satın alınır.
B) Tüketim toplumunda mallar sembolik değeri için satın alınır.
C) Tüketim toplumu, üretim kapasitesi düşük toplumdur.
D) Tüketim toplumu, sadece tüketim malları üretebilen bir toplumdur.
E) Tüketim toplumu gereksiz yere alış-veriş yapılan toplumdur.

Cevap : B) Tüketim toplumunda mallar sembolik değeri için satın alınır.

Açıklama : Jean Baudrillard’ın “Tüketim Toplumu” analizine göre; modern toplumda tüketim, bir ihtiyaç giderme eylemi değil, bir “işaret/gösterge” sistemidir. İnsanlar bir malı (örneğin lüks bir çantayı) içine eşya koymak için (kullanım değeri) değil; o çantanın sağladığı statüyü, imajı ve sembolik değeri satın almak için tüketirler. Tüketim, bir kimlik inşası ve iletişim biçimidir.

@lolonolo_com

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları (Siyaset Bilimi)

 

Auzef Sosyoloji Telegram Sosyoloji

Siyaset Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları (Siyaset Bilimi)

Editor

Editör