LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları
auzefİktisatMaliye PolitikasıSiyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi

Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları

Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları

#1. Aşağıdakilerden hangisi 24 Ocak kararlarından biri değildir?

Cevap : E) Faiz oranlarının düşürülmesi
Açıklama : 24 Ocak 1980 İstikrar Kararları, Türkiye ekonomisini dışa açan liberal bir dönüşüm programıdır. Bu kapsamda; büyük bir devalüasyon yapılmış (A), KİT ürünlerine zam yapılarak sübvansiyonlar kaldırılmış (D), ithalat/ihracat serbestleşmiştir (C). Ancak faiz politikası olarak “Faizlerin serbest bırakılması” (Faiz liberalizasyonu) benimsenmiş ve enflasyonun üzerindeki reel faizlerle tasarrufların teşvik edilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle **”Faiz oranlarının düşürülmesi”** gibi bir idari karar değil, aksine faizlerin piyasa koşullarında yükselmesine izin verilmesi söz konusudur.

#2. Aşağıdakilerden hangisi fiyatlar genel seviyesindeki sürekli düşüşü tanımlar?

Cevap : E) Deflasyon
Açıklama : Fiyatlar genel düzeyinin sürekli ve hissedilir bir şekilde düşmesi sürecine **Deflasyon** denir. Enflasyonun (fiyat artışının) tersidir.

#3. Aşağıdakilerden hangisi hazinenin fonksiyonlarından biri değildir?

Cevap : D) Devlet borçlarının faizlerini ödemek
Açıklama : Hazinenin temel fonksiyonları arasında nakit yönetimi, borçlanma stratejilerinin belirlenmesi ve borç stokunun yönetimi yer alır. Ancak borç faizlerinin “ödenmesi” fiili bir kasa işlemi veya harcama yetkisidir. Bazı sınıflandırmalarda bu bir teknik detay olarak ayrıştırılır; hazine genel olarak borçlanmanın “karar vericisi” ve “yöneticisi”dir. (Not: Bu soru akademik bağlamda seçeneklerin hiyerarşisine göre tasarlanmıştır).

#4. Aşağıdakilerden hangisi piyasa ekonomisinin faaliyetleri sonucu ortaya çıkardığı gelir dağılımına verilen addır?

Cevap : B) Birincil gelir dağılımı
Açıklama : Ekonomide üretim faktörlerinin (emek, sermaye, toprak, girişimci) üretim sürecine katılarak piyasa mekanizması içinde elde ettikleri gelire (ücret, faiz, rant, kâr) **”Birincil Gelir Dağılımı”** denir. Bu dağılım, devletin müdahalesi (vergi ve transferler) olmadan önceki ham piyasa sonucudur. Devlet müdahalesiyle oluşan dağılıma ise “İkincil Gelir Dağılımı” denir.

#5. Aşağıdakilerden hangisi literatürde rastlanan ekonomik büyüme türlerinden değildir?

Cevap : E) Süresiz
Açıklama : Ekonomik büyüme literatüründe; Dengeli/Dengesiz Büyüme, Sürdürülebilir Büyüme, Spontane (Kendiliğinden) Büyüme, Reel/Nominal Büyüme gibi kavramlar vardır. “Durgun Büyüme” (Stagnation) de bir durumu ifade eder. Ancak **”Süresiz Büyüme”** şeklinde standartlaşmış teknik bir büyüme türü sınıflandırması bulunmamaktadır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6.
I. Stagflasyon durumunda fiyat istikrarı ve tam istihdam bir arada gerçekleşemez.
II. Stagflasyon, enflasyonist ortamda yapısal işsizliğin olduğu bir durumda ortaya çıkmaya başlar.
III. Stagflasyon durumunda enflasyon ve işsizlik arasında bir değişim oranının kabullenilmesi gerekir.
IV. Stagflasyonun olduğu bir ekonomide iktisadi büyüme ihmal edilmelidir.
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri yanlıştır?

Cevap : E) Yalnız IV
Açıklama : Stagflasyonla mücadele zordur çünkü enflasyonu düşürmek için uygulanan daraltıcı politikalar büyümeyi daha da bozar. Ancak **”İktisadi büyüme ihmal edilmelidir” (IV)** ifadesi, ekonomi politikasının doğasına aykırı, kesin ve yanlış bir yargıdır. Stagflasyonla mücadelede amaç, arz yanlı politikalarla hem enflasyonu düşürmek hem de büyümeyi (üretimi) canlandırmaktır; büyümenin ihmal edilmesi krizi derinleştirir.

#7. Aşağıdakilerden hangisi vergi çarpanının negatif değer almasının sebebidir?

Cevap : C) Vergilerin milli geliri azaltması
Açıklama : Vergi çarpanı formülü $-c / (1-c)$ şeklindedir ve işareti negatiftir. Bunun iktisadi nedeni şudur: Vergilerdeki bir artış, hanehalkının “Harcanabilir Gelirini” (Disposable Income) düşürür. Geliri azalan bireyler tüketimlerini kısarlar. Tüketimdeki (Toplam Talep bileşeni) bu azalma, çarpan mekanizmasıyla Milli Gelirde (GSYİH) bir daralmaya/azalmaya yol açar. Vergi artışı (+), Gelir azalışı (-) yarattığı için aradaki ilişki ters yönlüdür ve çarpan **negatif** değer alır.

#8. Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla mücadelede daraltıcı maliye politikası açısından hatalı bir söylemdir?

Cevap : A) Personel harcamalarında artış enflasyonla mücadelede satın alma gücünü artırarak enflasyonu azaltır.
Açıklama : Enflasyonla mücadelede (Daraltıcı Maliye Politikası), amaç toplam talebi kısmaktır. Bunun için kamu harcamaları azaltılmalı ve vergiler artırılmalıdır. A şıkkındaki ifade ise; “Personel harcamalarında artış” (kamu harcaması artışı) yapılmasını önermektedir. Harcamaların artması, piyasadaki para miktarını ve satın alma gücünü artırır, bu da talebi körükleyerek **enflasyonu artırır (azaltmaz)**. Dolayısıyla bu ifade iktisadi mantığa terstir ve hatalıdır.

#9. Aşağıdakilerden hangisi 2008 Küresel Krizi’nin nedenlerinden biri değildir?

Cevap : A) Otomobil piyasasının genişleme isteği
Açıklama : 2008 Küresel Finans Krizi’nin (Mortgage Krizi) temel nedenleri; ABD Konut/Emlak piyasasındaki balon, türev ürünlerin (CDO, CDS) denetimsizliği, FED’in uzun süre düşük faiz uygulaması ve bankacılık sektöründeki ahlaki tehlikedir. Krizin merkezinde “Konut Piyasası” vardır. **”Otomobil piyasasının genişleme isteği”** krizin bir nedeni değil, krizden en çok etkilenen (GM, Chrysler iflasları vb.) sektörlerden biri olmuştur.

#10. Aşağıdakilerden hangisi durgunlukla mücadelede kamu harcamalarının etkinliğini azaltır?

Cevap : C) Dışlama etkisi
Açıklama : Devlet, durgunlukla mücadele için kamu harcamalarını artırdığında, bütçe açığını finanse etmek için borçlanmaya gidebilir. Bu durum piyasadaki ödünç verilebilir fonlara olan talebi artırır ve **faiz oranlarını yükseltir**. Yüksek faizler, özel sektörün yatırım ve tüketim harcamalarını caydırır ve azaltır. Kamu harcamasının artarken özel harcamaların azalmasına neden olan bu duruma **”Dışlama Etkisi” (Crowding-Out Effect)** denir ve bu etki maliye politikasının genişletici gücünü zayıflatır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Aşağıdakilerden hangisi doğrudan yabancı sermaye yatırımları için söylenemez?

Cevap : B) Tek uluslu şirketlerce gerçekleştirilir.
Açıklama : Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları (FDI), doğası gereği sınır ötesi faaliyet gösteren, birden fazla ülkede üretim veya hizmet birimi bulunan **Çok Uluslu Şirketler (MNCs – Multinational Corporations)** tarafından gerçekleştirilir. “Tek uluslu” (sadece kendi ülkesinde faaliyet gösteren) bir şirketin, tanım gereği başka bir ülkede doğrudan yatırımı (fabrika kurma vb.) yoktur; olursa zaten çok uluslu hale gelir. Bu nedenle B şıkkı yanlıştır.

#12. Aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisinin esnekliği hakkında söylenemez?

Cevap : C) Kaynakta kesme yöntemi yaygınlaşırsa esneklik düşer.
Açıklama : Vergi esnekliği, vergi hasılatının milli gelirdeki değişimlere ne kadar duyarlı olduğunu gösterir. Kaynakta kesinti (stopaj) yöntemi, gelirin doğduğu anda vergilendirilmesini sağlar. Bu yöntem, vergi tahsilatındaki gecikmeleri (tahsilat gecikmesi) önleyerek vergi gelirlerinin milli gelirle eş zamanlı hareket etmesine yardımcı olur. Dolayısıyla kaynakta kesme, sistemin tepki hızını ve etkinliğini artırır; esnekliği düşürmez, aksine **korur veya artırır**. Bu nedenle C şıkkı yanlıştır.

#13. Aşağıdakilerden hangisi sosyal transfer harcamaları hakkında söylenemez?

Cevap : A) Devletin yoksuldan alıp zengine verdiği sisteme süzgeç devlet denir.
Açıklama : Sosyal transfer harcamalarının temel amacı, piyasa ekonomisinde oluşan gelir dağılımı adaletsizliklerini gidermek ve düşük gelirli grupları desteklemektir (İkincil Gelir Dağılımı). Bu kapsamda devlet, vergiler yoluyla yüksek gelirli kesimden kaynak toplayarak (artan oranlı vergi vb.), bunu transfer harcamaları yoluyla düşük gelirli kesime aktarır. A şıkkındaki ifade ise tam tersini, yani “yoksuldan alıp zengine verme” durumunu tarif etmektedir ki bu, sosyal devlet ilkesine ve sosyal transferlerin doğasına tamamen aykırıdır. Literatürde “Süzgeç Devlet” (veya Refah Devleti) kavramı, kaynakları yeniden dağıtarak sosyal adaleti sağlayan devlet için kullanılır, tersi için değil.

#14. Aşağıdakilerden hangisi verginin üretim faktörlerinin fiyatlarını azaltan yansıma türüdür?

Cevap : A) Geriye yansıma
Açıklama : Vergi yansıması, vergi yükünün başkalarına devredilmesidir. Eğer bir firma, ödediği vergiyi ürün fiyatlarını artırarak tüketiciye yansıtıyorsa buna “İleriye Yansıma” denir. Ancak firma, vergi yükünü karşılamak için hammadde aldığı tedarikçilere veya işçilere (üretim faktörlerine) ödediği fiyatları/ücretleri düşürüyorsa, vergi yükünü üretim zincirinin gerisine aktarmış olur. Buna **”Geriye Yansıma”** denir.

#15. Aşağıdakilerden hangisi iç borçlanma kaynaklarından biri değildir?

Cevap : D) Hazine ve Maliye Bakanlığı
Açıklama : Devletin iç borçlanma sürecinde, **Hazine ve Maliye Bakanlığı** borçlanan taraftır (borçlu). Yani devlet adına borçlanma işlemini yürüten, tahvil veya bono ihraç eden kurumdur. Diğer şıklar (Bankalar, Bireyler, Kurumlar) ise devletin borçlandığı “kaynaklar”dır (alacaklı). Hazine kendi kendisinden borçlanamayacağı için (teknik olarak para basımı/avans hariç, piyasa borçlanması anlamında) bir “kaynak” değil, işlemin yürütücüsüdür.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Aşağıdakilerden hangisi LM eğrisini sağa kaydırır?

Cevap : D) Para arzının artırılması
Açıklama : IS-LM modelinde, LM eğrisi para piyasasındaki dengeyi temsil eder. Para arzındaki bir artış (Genişletici Para Politikası), her gelir düzeyinde faiz oranlarının düşmesine neden olur ve bu durum grafikte LM eğrisinin **sağa (aşağıya)** kaymasıyla gösterilir. Kamu harcamaları ve vergiler (Maliye Politikası) IS eğrisini etkilerken; faiz oranındaki değişim eğri üzerinde harekete neden olur, eğriyi kaydırmaz.

#17. Aşağıdakilerden hangisi dış borçlanmanın ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinden biridir?

Cevap : B) Üretim kapasitesini arttırıcı alanlarda kullanılır.
Açıklama : Dış borçlanma, bir ülkenin kendi iç tasarruflarının yetmediği durumlarda dış kaynaklara başvurmasıdır. Eğer alınan bu dış borçlar tüketim harcamaları yerine fabrika kurma, teknoloji transferi veya altyapı projeleri gibi üretim kapasitesini artırıcı alanlarda kullanılırsa, uzun vadede ekonomik büyümeyi olumlu yönde etkiler ve borcun geri ödenmesini kolaylaştıracak bir gelir artışı sağlar.

#18. Durgunlukla mücadelede üretim kapasitesinin artırılması için aşağıdaki harcama kalemlerinden hangisinde artış gerekir?

Cevap : C) Altyapı yatırım harcamaları
Açıklama : Durgunluk (Resesyon) dönemlerinde ekonomiyi canlandırmak için toplam talebi artırmak gerekir. Ancak sadece talebi değil, aynı zamanda ekonominin uzun vadeli **üretim kapasitesini** ve verimliliğini artırmak hedefleniyorsa, **Yatırım Harcamaları** (özellikle altyapı, enerji, ulaşım gibi) en etkili araçtır. Cari harcamalar (personel maaşı vb.) ve transferler tüketimi canlandırırken; yatırım harcamaları hem çarpan etkisiyle geliri artırır hem de sermaye stokunu büyüterek arz kapasitesini genişletir.

#19. Nakit açığı ile bütçe açığı arasındaki farkı yaratan unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Avans ödemeleri
Açıklama : Bütçe açığı tahakkuk esasına (hukuki yükümlülük) dayanırken, nakit açığı fiili para çıkışına dayanır. Avans ödemeleri, henüz bütçede gider olarak kesinleşmemiş (tahakkuk etmemiş) ancak kasadan nakit olarak çıkmış ödemelerdir. Bu tür kalemler bütçe dengesi ile nakit dengesi arasındaki farkın temel kaynaklarından biridir.

#20. Stagflasyon aşağıdaki hangi olaydan sonra önemli bir konjonktürel istikrarsızlık olarak literatüre girmiştir?

Cevap : B) 1973 Petrol Krizi
Açıklama : Stagflasyon (Durgunluk içinde Enflasyon), Keynesyen iktisadın “enflasyon ile işsizlik arasında ters orantı vardır (Phillips Eğrisi)” tezini çürüten bir olgu olarak tarihte ilk kez belirgin şekilde **1973 Petrol Krizi** (OPEC Krizi) sonrasında ortaya çıkmıştır. Petrol fiyatlarındaki şok artış (Arz Şoku), hem maliyetleri artırarak yüksek enflasyona hem de üretimi düşürerek durgunluğa/işsizliğe neden olmuştur.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları

Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları

Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları VİDEO ÖZET

Maliye Politikası: Makroekonomik İstikrar, Devletin Müdahale Araçları ve Konjonktürel Dönüşümler

Maliye Politikasının Temel Araçları: Vergiler ve Harcamalar

Modern maliye politikasının temel amacı; fiyat istikrarı, tam istihdam ve ekonomik büyümeyi sağlamaktır. Bu doğrultuda devlet, harcama ve vergi politikalarını stratejik olarak kullanır. Durgunluk (resesyon) dönemlerinde ekonominin uzun vadeli üretim kapasitesini artırmak için altyapı yatırım harcamalarına odaklanılırken; enflasyonist dönemlerde talebi kısmak için daraltıcı politikalar izlenir. Enflasyonla mücadelede personel harcamalarını artırmak, satın alma gücünü körükleyeceği için iktisadi açıdan hatalı bir yaklaşımdır. Vergi sisteminde ise vergi çarpanı, artan vergilerin hanehalkı harcanabilir gelirini düşürüp tüketimi ve dolayısıyla milli geliri azaltması nedeniyle negatif bir değer alır.

IS-LM Modeli ve Para-Maliye Politikası Etkileşimi

Ekonomik dengeleri anlamak için kullanılan IS-LM modelinde, mal piyasası (IS) ve para piyasası (LM) arasındaki ilişki incelenir. Para arzının artırılması gibi genişletici para politikaları, faiz oranlarını düşürerek LM eğrisini sağa (aşağıya) kaydırır. Maliye politikasının etkinliğini azaltan en önemli fenomen ise Dışlama Etkisi (Crowding-Out)’dir. Devlet kamu harcamalarını artırmak için piyasadan borçlandığında faiz oranları yükselir; bu da özel sektörün yatırım ve tüketim harcamalarını “dışlayarak” politikanın toplam etkisini zayıflatır.

Gelir Dağılımı ve Sosyal Transferler

Piyasa ekonomisinin müdahalesiz işleyişi sonucu oluşan gelir dağılımına birincil gelir dağılımı denir. Devletin sosyal adalet amacıyla vergiler ve transfer harcamaları (sosyal yardımlar, zorunlu sigorta vb.) yoluyla bu dağılıma müdahale etmesiyle ikincil gelir dağılımı oluşur. Sosyal devletin amacı, kaynakları daha adil paylaştırmaktır. Kaynakların yoksuldan alınıp zengine aktarıldığı bir sistem (Süzgeç Devletin tersi bir işleyiş), sosyal transferlerin özüne ve maliye politikasının sosyal amacına tamamen aykırıdır.

Ekonomik İstikrarsızlıklar: Stagflasyon, Deflasyon ve Krizler

İktisat literatüründe 1973 Petrol Krizi, yüksek enflasyon ile durgunluğun aynı anda yaşandığı Stagflasyon olgusunu dünya gündemine taşımıştır. Bu durum, enflasyon ve işsizlik arasındaki ters yönlü ilişkiyi (Phillips Eğrisi) geçersiz kılmıştır. Fiyatlar genel seviyesindeki sürekli düşüşü ifade eden deflasyon da stagflasyon kadar yıkıcı bir istikrarsızlık türüdür. Yakın tarihte yaşanan 2008 Küresel Krizi ise konut piyasasındaki balon ve asimetrik bilgi sorunlarından kaynaklanmış; otomobil piyasasının genişleme isteği bu krizin bir nedeni değil, sonucu olmuştur.

Kamu Borçlanması ve Hazinenin Rolü

Devletin borçlarını ve nakit akışını yöneten Hazine, borçlanma sürecinde borçlu tarafı temsil eder. İç borçlanmada bankalar sistemi ve bireyler birer kaynak (alacaklı) iken; Hazine bu işlemin yürütücüsüdür. Dış borçlanma süreçlerinde ise ana para geri ödemesi esnasında ülkeden net kaynak transferi gerçekleşir. Küreselleşmenin bir parçası olan Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları (FDI) ise doğası gereği çok uluslu şirketler tarafından gerçekleştirilir ve üretim kapasitesini artırmayı hedefler.

Vergi Yansıması ve Esneklik

Vergi yükünün ekonomik aktörler arasındaki değişimi yansıma kavramıyla açıklanır. Bir firmanın vergi yükünü tedarikçilerine veya işçilerine ücretleri düşürerek aktarması geriye yansıma olarak adlandırılır. Kurumlar vergisinde ise kaynakta kesme (stopaj) yöntemi, tahsilat gecikmelerini önlediği için verginin milli gelire olan duyarlılığını (esnekliğini) düşürmez, aksine korur.

Türkiye’nin Dönüşümü: 24 Ocak Kararları

Türkiye ekonomisi için bir milat olan 24 Ocak 1980 Kararları, dışa açık ve serbest piyasa odaklı bir modele geçişi simgeler. Bu kararlarla döviz kuru devalüe edilmiş ve dış ticaret liberalleştirilmiştir. Ancak bu program, faizlerin idari kararla düşürülmesini değil; tam aksine faizlerin serbest bırakılarak piyasa koşullarında belirlenmesini (ve tasarruf için yükselmesini) öngörmüştür.

@lolonolo_com

Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları

Maliye Politikası Final Soruları 2025-2026

1. Aşağıdakilerden hangisi sosyal transfer harcamaları hakkında söylenemez?

A) Devletin yoksuldan alıp zengine verdiği sisteme süzgeç devlet denir.
B) Sosyal transfer harcamalarından biri, kendi kusuru olmadan gelir elde edemeyenlere yapılan harcamalardır.
C) Yoksulluk tehlikesine maruz sosyal gruplara yönelik zorunlu sigorta sistemi, bir çeşit kamu transfer harcamasıdır.
D) Transfer harcamalarından yoksulların yararlanması gelir dağılımında adaleti sağlar.
E) Sosyal transfer harcamaları, gelir dağılımında adalet amacına yönelik olarak kullanılabilir.

Cevap : A) Devletin yoksuldan alıp zengine verdiği sisteme süzgeç devlet denir.

Açıklama : Sosyal transfer harcamalarının temel amacı, piyasa ekonomisinde oluşan gelir dağılımı adaletsizliklerini gidermek ve düşük gelirli grupları desteklemektir (İkincil Gelir Dağılımı). Bu kapsamda devlet, vergiler yoluyla yüksek gelirli kesimden kaynak toplayarak (artan oranlı vergi vb.), bunu transfer harcamaları yoluyla düşük gelirli kesime aktarır. A şıkkındaki ifade ise tam tersini, yani “yoksuldan alıp zengine verme” durumunu tarif etmektedir ki bu, sosyal devlet ilkesine ve sosyal transferlerin doğasına tamamen aykırıdır. Literatürde “Süzgeç Devlet” (veya Refah Devleti) kavramı, kaynakları yeniden dağıtarak sosyal adaleti sağlayan devlet için kullanılır, tersi için değil.

2. Aşağıdakilerden hangisi iç borçlanma kaynaklarından biri değildir?

A) Bankalar sistemi
B) Kurumsal tasarruflar
C) Bireyler
D) Hazine ve Maliye Bakanlığı
E) Kamu kurum ve kuruluşları

Cevap : D) Hazine ve Maliye Bakanlığı

Açıklama : Devletin iç borçlanma sürecinde, **Hazine ve Maliye Bakanlığı** borçlanan taraftır (borçlu). Yani devlet adına borçlanma işlemini yürüten, tahvil veya bono ihraç eden kurumdur. Diğer şıklar (Bankalar, Bireyler, Kurumlar) ise devletin borçlandığı “kaynaklar”dır (alacaklı). Hazine kendi kendisinden borçlanamayacağı için (teknik olarak para basımı/avans hariç, piyasa borçlanması anlamında) bir “kaynak” değil, işlemin yürütücüsüdür.

3. Aşağıdakilerden hangisi LM eğrisini sağa kaydırır?

A) Faiz oranlarının düşmesi
B) Kamu harcamalarının artırılması
C) Ekonomik büyümenin yavaşlaması
D) Para arzının artırılması
E) Vergi oranlarının artırılması

Cevap : D) Para arzının artırılması

Açıklama : IS-LM modelinde, LM eğrisi para piyasasındaki dengeyi temsil eder. Para arzındaki bir artış (Genişletici Para Politikası), her gelir düzeyinde faiz oranlarının düşmesine neden olur ve bu durum grafikte LM eğrisinin **sağa (aşağıya)** kaymasıyla gösterilir. Kamu harcamaları ve vergiler (Maliye Politikası) IS eğrisini etkilerken; faiz oranındaki değişim eğri üzerinde harekete neden olur, eğriyi kaydırmaz.

4. Durgunlukla mücadelede üretim kapasitesinin artırılması için aşağıdaki harcama kalemlerinden hangisinde artış gerekir?

A) Cari transferler
B) Cari harcamalar
C) Altyapı yatırım harcamaları
D) Borç faiz ödemeleri
E) Kalkınma carileri

Cevap : C) Altyapı yatırım harcamaları

Açıklama : Durgunluk (Resesyon) dönemlerinde ekonomiyi canlandırmak için toplam talebi artırmak gerekir. Ancak sadece talebi değil, aynı zamanda ekonominin uzun vadeli **üretim kapasitesini** ve verimliliğini artırmak hedefleniyorsa, **Yatırım Harcamaları** (özellikle altyapı, enerji, ulaşım gibi) en etkili araçtır. Cari harcamalar (personel maaşı vb.) ve transferler tüketimi canlandırırken; yatırım harcamaları hem çarpan etkisiyle geliri artırır hem de sermaye stokunu büyüterek arz kapasitesini genişletir.

5. Aşağıdakilerden hangisi dış borçlanmanın ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinden biridir?

A) Dış tasarrufun ülkeye girmesini sağlar.
B) Üretim kapasitesini arttırıcı alanlarda kullanılır.
C) Geri ödeme esnasında ülkeden net kaynak transferi gerçekleşir.
D) Ülkeye döviz girişi sağlar.
E) Dışa bağımlılık yaratır.

Cevap : B) Üretim kapasitesini arttırıcı alanlarda kullanılır.

Açıklama :

6. Aşağıdakilerden hangisi kurumlar vergisinin esnekliği hakkında söylenemez?

A) Ekonominin genişleme dönemlerinde kurum kârlarındaki artış olur ve milli gelirdeki değişiklikleri izlediğinden esneklik yüksektir.
B) Tek oranı tarifeye sahip olması nedeniyle artan oranlı kişisel gelir vergisinin esnekliğinden düşüktür.
C) Kaynakta kesme yöntemi yaygınlaşırsa esneklik düşer.
D) Vergi matrahını oluşturan kurum kârları gelir düzeyindeki değişiklikleri yakından izlediğinden esnekliği yüksektir.
E) Vergi kaçakçılığı azalırsa esneklik yükselir.

Cevap : C) Kaynakta kesme yöntemi yaygınlaşırsa esneklik düşer.

Açıklama : Vergi esnekliği, vergi hasılatının milli gelirdeki değişimlere ne kadar duyarlı olduğunu gösterir. Kaynakta kesinti (stopaj) yöntemi, gelirin doğduğu anda vergilendirilmesini sağlar. Bu yöntem, vergi tahsilatındaki gecikmeleri (tahsilat gecikmesi) önleyerek vergi gelirlerinin milli gelirle eş zamanlı hareket etmesine yardımcı olur. Dolayısıyla kaynakta kesme, sistemin tepki hızını ve etkinliğini artırır; esnekliği düşürmez, aksine **korur veya artırır**. Bu nedenle C şıkkı yanlıştır.

7. Nakit açığı ile bütçe açığı arasındaki farkı yaratan unsur aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tedavi giderleri
B) Bütçe emanetleri
C) Müteahhit bonoları
D) Avans ödemeleri
E) Maaş ödemeleri

Cevap : D) Avans ödemeleri

Açıklama :

8. Aşağıdakilerden hangisi doğrudan yabancı sermaye yatırımları için söylenemez?

A) Uluslararası üretimden kaynaklanır.
B) Tek uluslu şirketlerce gerçekleştirilir.
C) Küreselleşmenin önemli bir unsurudur.
D) Üretim artışına katkı sağlar.
E) Yeni kurulan ya da bağlı olunan iştiraklerin özsermayelerine yapılan yatırımlardır.

Cevap : B) Tek uluslu şirketlerce gerçekleştirilir.

Açıklama : Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları (FDI), doğası gereği sınır ötesi faaliyet gösteren, birden fazla ülkede üretim veya hizmet birimi bulunan **Çok Uluslu Şirketler (MNCs – Multinational Corporations)** tarafından gerçekleştirilir. “Tek uluslu” (sadece kendi ülkesinde faaliyet gösteren) bir şirketin, tanım gereği başka bir ülkede doğrudan yatırımı (fabrika kurma vb.) yoktur; olursa zaten çok uluslu hale gelir. Bu nedenle B şıkkı yanlıştır.

9. Aşağıdakilerden hangisi hazinenin fonksiyonlarından biri değildir?

A) Devlet adına borçlanmanın karar vericisi olmak
B) Devletin borçlarını yönetmek
C) Devlet kurum paylarını yönetmek
D) Devlet borçlarının faizlerini ödemek
E) Devletin parasını yönetmek

Cevap : D) Devlet borçlarının faizlerini ödemek

Açıklama :

10. Aşağıdakilerden hangisi verginin üretim faktörlerinin fiyatlarını azaltan yansıma türüdür?

A) Geriye yansıma
B) İleriye yasıma
C) Kanuni yansıma
D) Sınırsız yansıma
E) Çapraz yansıma

Cevap : A) Geriye yansıma

Açıklama : Vergi yansıması, vergi yükünün başkalarına devredilmesidir. Eğer bir firma, ödediği vergiyi ürün fiyatlarını artırarak tüketiciye yansıtıyorsa buna “İleriye Yansıma” denir. Ancak firma, vergi yükünü karşılamak için hammadde aldığı tedarikçilere veya işçilere (üretim faktörlerine) ödediği fiyatları/ücretleri düşürüyorsa, vergi yükünü üretim zincirinin gerisine aktarmış olur. Buna **”Geriye Yansıma”** denir.

11. Stagflasyon aşağıdaki hangi olaydan sonra önemli bir konjonktürel istikrarsızlık olarak literatüre girmiştir?

A) 2008 Küresel Kriz
B) 1973 Petrol Krizi
C) 1929 Büyük Buhran
D) 2020 Pandemi Krizi
E) 1980 Küreselleşme Hareketleri

Cevap : B) 1973 Petrol Krizi

Açıklama : Stagflasyon (Durgunluk içinde Enflasyon), Keynesyen iktisadın “enflasyon ile işsizlik arasında ters orantı vardır (Phillips Eğrisi)” tezini çürüten bir olgu olarak tarihte ilk kez belirgin şekilde **1973 Petrol Krizi** (OPEC Krizi) sonrasında ortaya çıkmıştır. Petrol fiyatlarındaki şok artış (Arz Şoku), hem maliyetleri artırarak yüksek enflasyona hem de üretimi düşürerek durgunluğa/işsizliğe neden olmuştur.

12. I. Stagflasyon durumunda fiyat istikrarı ve tam istihdam bir arada gerçekleşemez.
II. Stagflasyon, enflasyonist ortamda yapısal işsizliğin olduğu bir durumda ortaya çıkmaya başlar.
III. Stagflasyon durumunda enflasyon ve işsizlik arasında bir değişim oranının kabullenilmesi gerekir.
IV. Stagflasyonun olduğu bir ekonomide iktisadi büyüme ihmal edilmelidir.
Yukarıdakilerden hangisi/ hangileri yanlıştır?

A) I ve III
B) II ve IV
C) I ve IV
D) Yalnız II
E) Yalnız IV

Cevap : E) Yalnız IV (veya bağlama göre III)

Açıklama : Stagflasyonla mücadele zordur çünkü enflasyonu düşürmek için uygulanan daraltıcı politikalar büyümeyi daha da bozar. Ancak **”İktisadi büyüme ihmal edilmelidir” (IV)** ifadesi, ekonomi politikasının doğasına aykırı, kesin ve yanlış bir yargıdır. Stagflasyonla mücadelede amaç, arz yanlı politikalarla hem enflasyonu düşürmek hem de büyümeyi (üretimi) canlandırmaktır; büyümenin ihmal edilmesi krizi derinleştirir. (Not: III. önerme de tartışmalıdır, çünkü stagflasyonda Phillips eğrisi çöker ve değişim oranı/trade-off işlemez hale gelir, ancak IV. önerme daha bariz bir politika hatasını ifade eder).

13. Aşağıdakilerden hangisi 2008 Küresel Krizi’nin nedenlerinden biri değildir?

A) Otomobil piyasasının genişleme isteği
B) FED (Federal Reserve)’in düşük faiz politikası
C) Finansal araç çeşitliliği
D) Asimetrik bilgi kaynaklı, ahlaki tehlike ve ters seçiş sorunları
E) Piyasa disiplininde ve düzenlemelerde aksaklıklar

Cevap : A) Otomobil piyasasının genişleme isteği

Açıklama : 2008 Küresel Finans Krizi’nin (Mortgage Krizi) temel nedenleri; ABD Konut/Emlak piyasasındaki balon, türev ürünlerin (CDO, CDS) denetimsizliği, FED’in uzun süre düşük faiz uygulaması ve bankacılık sektöründeki ahlaki tehlikedir. Krizin merkezinde “Konut Piyasası” vardır. **”Otomobil piyasasının genişleme isteği”** krizin bir nedeni değil, krizden en çok etkilenen (GM, Chrysler iflasları vb.) sektörlerden biri olmuştur.

14. Aşağıdakilerden hangisi piyasa ekonomisinin faaliyetleri sonucu ortaya çıkardığı gelir dağılımına verilen addır?

A) Fonksiyonel gelir dağılımı
B) Birincil gelir dağılımı
C) İkincil gelir dağılımı
D) Bölgesel gelir dağılımı
E) Faktörel gelir dağılımı

Cevap : B) Birincil gelir dağılımı

Açıklama : Ekonomide üretim faktörlerinin (emek, sermaye, toprak, girişimci) üretim sürecine katılarak piyasa mekanizması içinde elde ettikleri gelire (ücret, faiz, rant, kâr) **”Birincil Gelir Dağılımı”** denir. Bu dağılım, devletin müdahalesi (vergi ve transferler) olmadan önceki ham piyasa sonucudur. Devlet müdahalesiyle oluşan dağılıma ise “İkincil Gelir Dağılımı” denir.

15. Aşağıdakilerden hangisi 24 Ocak kararlarından biri değildir?

A) Döviz kurunun devalüe edilmesi
B) KİT’lerin özelleştirilmesi
C) Dış ticaretin liberalleştirilmesi
D) Kamu ürünlerinin fiyatlarının arttırılması
E) Faiz oranlarının düşürülmesi

Cevap : E) Faiz oranlarının düşürülmesi

Açıklama : 24 Ocak 1980 İstikrar Kararları, Türkiye ekonomisini dışa açan liberal bir dönüşüm programıdır. Bu kapsamda; büyük bir devalüasyon yapılmış (A), KİT ürünlerine zam yapılarak sübvansiyonlar kaldırılmış (D), ithalat/ihracat serbestleşmiştir (C). Ancak faiz politikası olarak “Faizlerin serbest bırakılması” (Faiz liberalizasyonu) benimsenmiş ve enflasyonun üzerindeki reel faizlerle tasarrufların teşvik edilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle **”Faiz oranlarının düşürülmesi”** gibi bir idari karar değil, aksine faizlerin piyasa koşullarında yükselmesine izin verilmesi söz konusudur.

16. Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla mücadelede daraltıcı maliye politikası açısından hatalı bir söylemdir?

A) Personel harcamalarında artış enflasyonla mücadelede satın alma gücünü artırarak enflasyonu azaltır.
B) Yatırım harcamalarında kısıntıya gidilmesi enflasyon artışını frenler.
C) Gelir vergilerinde artış enflasyonla mücadelede etkin rol oynar.
D) Tüketim ve yatırım harcamalarını azaltmak için vergilerde yapılacak artış uygundur.
E) Vergilerde yapılacak artış satın alma… (gücünü azaltır)

Cevap : A) Personel harcamalarında artış enflasyonla mücadelede satın alma gücünü artırarak enflasyonu azaltır.

Açıklama : Enflasyonla mücadelede (Daraltıcı Maliye Politikası), amaç toplam talebi kısmaktır. Bunun için kamu harcamaları azaltılmalı ve vergiler artırılmalıdır. A şıkkındaki ifade ise; “Personel harcamalarında artış” (kamu harcaması artışı) yapılmasını önermektedir. Harcamaların artması, piyasadaki para miktarını ve satın alma gücünü artırır, bu da talebi körükleyerek **enflasyonu artırır (azaltmaz)**. Dolayısıyla bu ifade iktisadi mantığa terstir ve hatalıdır.

17. Aşağıdakilerden hangisi literatürde rastlanan ekonomik büyüme türlerinden değildir?

A) Durgun
B) Dengesiz
C) Açık
D) Spontane
E) Süresiz

Cevap : E) Süresiz

Açıklama : Ekonomik büyüme literatüründe; Dengeli/Dengesiz Büyüme, Sürdürülebilir Büyüme, Spontane (Kendiliğinden) Büyüme, Reel/Nominal Büyüme gibi kavramlar vardır. “Durgun Büyüme” (Stagnation) de bir durumu ifade eder. Ancak **”Süresiz Büyüme”** şeklinde standartlaşmış teknik bir büyüme türü sınıflandırması bulunmamaktadır. (Genellikle “Sürdürülebilir” kavramı ile karıştırılmaması gerekir).

18. Aşağıdakilerden hangisi vergi çarpanının negatif değer almasının sebebidir?

A) Vergilerin tüketimi arttırması
B) Vergilerin kamu harcamalarını azaltması
C) Vergilerin milli geliri azaltması
D) Vergilerin tasarrufları arttırması
E) Vergilerin kişisel geliri etkilememesi

Cevap : C) Vergilerin milli geliri azaltması

Açıklama : Vergi çarpanı formülü $-c / (1-c)$ şeklindedir ve işareti negatiftir. Bunun iktisadi nedeni şudur: Vergilerdeki bir artış, hanehalkının “Harcanabilir Gelirini” (Disposable Income) düşürür. Geliri azalan bireyler tüketimlerini kısarlar. Tüketimdeki (Toplam Talep bileşeni) bu azalma, çarpan mekanizmasıyla Milli Gelirde (GSYİH) bir daralmaya/azalmaya yol açar. Vergi artışı (+), Gelir azalışı (-) yarattığı için aradaki ilişki ters yönlüdür ve çarpan **negatif** değer alır.

19. Aşağıdakilerden hangisi fiyatlar genel seviyesindeki sürekli düşüşü tanımlar?

A) Enflasyon
B) Resesyon
C) Stagflasyon
D) Durgunluk
E) Deflasyon

Cevap : E) Deflasyon

Açıklama : Fiyatlar genel düzeyinin sürekli ve hissedilir bir şekilde düşmesi sürecine **Deflasyon** denir. Enflasyonun (fiyat artışının) tersidir. (Resesyon ve Durgunluk üretimdeki düşüşü, Stagflasyon ise hem durgunluk hem enflasyonu ifade eder).

20. Aşağıdakilerden hangisi durgunlukla mücadelede kamu harcamalarının etkinliğini azaltır?

A) Mali sürüklenme
B) Servet etkisi
C) Dışlama etkisi
D) Pigou etkisi
E) Tanzi etkisi

Cevap : C) Dışlama etkisi

Açıklama : Devlet, durgunlukla mücadele için kamu harcamalarını artırdığında, bütçe açığını finanse etmek için borçlanmaya gidebilir. Bu durum piyasadaki ödünç verilebilir fonlara olan talebi artırır ve **faiz oranlarını yükseltir**. Yüksek faizler, özel sektörün yatırım ve tüketim harcamalarını caydırır ve azaltır. Kamu harcamasının artarken özel harcamaların azalmasına neden olan bu duruma **”Dışlama Etkisi” (Crowding-Out Effect)** denir ve bu etki maliye politikasının genişletici gücünü zayıflatır.

@lolonolo_com

Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları

 

Auzef Siyaset bilimi ve kamu yönetimi Telegram Siyaset Bİlimi ve Kamu Yönetimi
Auzef Para Teorisi Final Soruları Deneme Sınavı -8 Maliye Politikası 2025-2026 Vize Soruları telegram iktisat

Maliye Politikası 2025-2026 Final Soruları

Editor

Editör