LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları
auzefPolitik EkonomiSiyaset Bilimi Ve Kamu YönetimiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

#1. Aşağıdakilerden hangisi ekonominin normal çalışma düzeyinde var olan bir işsizlik türü değildir?

Cevap : C) Konjonktürel işsizlik
Açıklama : Ekonomi tam istihdam düzeyinde (normal çalışma düzeyinde) çalışırken bile var olan, kaçınılmaz işsizlik türlerine “Doğal İşsizlik” denir. Doğal işsizlik; Friksiyonel (Geçici/Arızi) işsizlik ve Yapısal işsizliğin toplamından oluşur. Yani A, B, D ve E şıkları ekonominin normal seyrinde var olan durumlardır. Ancak **Konjonktürel İşsizlik**, ekonomideki durgunluk (resesyon) dönemlerinde toplam talep yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan ve ekonominin normal/potansiyel seviyesinin altına düştüğü kriz dönemlerine özgü bir işsizlik türü değildir; normal çalışma düzeyinde var olması beklenen bir tür değildir.

#2. “Her arz kendi talebini yaratır.” olarak bilinen görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Say Yasası
Açıklama : Klasik İktisat Okulu’nun temel taşlarından biri olan ve Fransız iktisatçı Jean-Baptiste Say tarafından ortaya atılan **”Mahreçler Yasası” (Say Yasası)**; üretilen her malın, üretim faktörlerine gelir yarattığını ve bu gelirin de piyasada üretilen malları satın almak için kullanılacağını savunur. Yani “Her arz kendi talebini yaratır” (Supply creates its own demand). Bu görüşe göre ekonomide genel bir aşırı üretim (talep yetersizliği) krizi yaşanması imkansızdır; piyasalar kendiliğinden tam istihdam dengesine gelir.

#3.
I. Kısa dönemde paranın dolanım hızı ve ekonomideki toplam üretim miktarı sabittir.
II. Para arzı artırılsa sadece fiyatlar genel seviyesi artacaktır.
III. Paranın yanlılığı yaklaşımı desteklenir.
Fisher Tipi Miktar Teorisine göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Cevap : C) I ve II
Açıklama : Klasik Miktar Teorisi’nin Fisher Yaklaşımı ($MV=PT$) şu varsayımlara dayanır: 1. Paranın dolaşım hızı (V), kurumsal ve teknolojik faktörlere bağlı olduğu için kısa dönemde **sabittir**. Ekonomi tam istihdamda olduğu için toplam üretim (T) de kısa dönemde **sabittir (I. öncül doğru)**. 2. Bu denklemde V ve T sabitken, Para Arzı (M) artırıldığında, eşitliğin sağlanması için Fiyatlar Genel Düzeyi (P) aynı oranda artmak zorundadır (Miktar teorisinin özü budur); yani para arzı sadece fiyatları etkiler **(II. öncül doğru)**. 3. Klasikler, paranın reel değişkenler (üretim, istihdam) üzerinde etkisiz olduğunu, sadece nominal değişkenleri (fiyatlar) etkilediğini savunurlar. Buna “Paranın Yansızlığı” (Neutrality of Money) denir. III. öncüldeki **”Paranın Yanlılığı” (Non-neutrality)** ifadesi, paranın reel etkileri olduğunu savunan (Keynesyen/Monetarist kısa dönem) görüştür ve Fisher teorisine terstir. Dolayısıyla III yanlıştır.

#4.
I. İşlem
II. İhtiyat
III. Spekülasyon
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri Keynesyen Okulda para talebinin güdülerini ifade eder?

Cevap : E) I, II ve III
Açıklama : John Maynard Keynes, “Genel Teori” eserinde bireylerin parayı (likiditeyi) üç temel güdüyle talep ettiklerini belirtmiştir:
1. **İşlem (Muamele) Güdüsü:** Günlük harcamaları karşılamak için (Gelire bağlıdır).
2. **İhtiyat Güdüsü:** Beklenmedik durumlara (hastalık, kaza vb.) karşı hazırlıklı olmak için (Gelire bağlıdır).
3. **Spekülasyon Güdüsü:** Faiz oranındaki değişmelere göre kar elde etmek veya sermaye kaybından korunmak için (Faiz oranına bağlıdır).
Bu nedenle her üçü de Keynesyen para talebi teorisinin (Likidite Tercihi) temel bileşenleridir.

#5.
I. Ekonomik büyüme
II. İstihdam artışı
III. Enflasyonla mücadele
Merkez Bankası genişletici para politikası uygularken yukarıdakilerden hangisini veya hangilerini hedefleyebilir?

Cevap : B) I ve II
Açıklama : Merkez Bankası’nın uyguladığı **genişletici para politikası** (para arzını artırma, faizleri düşürme); piyasadaki likiditeyi artırarak tüketim ve yatırım harcamalarını teşvik etmeyi amaçlar. Bu politikanın temel hedefleri; durgunluktan çıkmak, toplam talebi canlandırarak **ekonomik büyümeyi (I)** sağlamak ve üretim artışına bağlı olarak **istihdam artışı (II)** yaratmaktır. Ancak genişletici politikalar, doğası gereği toplam talebi artırdığı için fiyatlar genel düzeyini yukarı çeker, yani enflasyonist bir etki yaratır. Bu nedenle “Enflasyonla mücadele” (III), genişletici politikanın değil, daraltıcı politikanın hedefidir. Genişletici politika enflasyonla mücadele için değil, bilakis deflasyonist süreçleri kırmak veya büyümeyi canlandırmak için kullanılır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Genişletici maliye ile genişletici para politikalarının birlikte uygulandığı bir durumda IS eğrisi LM eğrisinden daha fazla hareket ederse aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

Cevap : B) Hem faiz oranı hem de toplam gelir artar.
Açıklama : IS-LM modelinde, genişletici maliye politikası (kamu harcamalarının artırılması veya vergilerin düşürülmesi) IS eğrisini sağa kaydırır; bu durum tek başına toplam geliri (Y) ve faiz oranını (r) artırıcı etki yapar. Genişletici para politikası (para arzının artırılması) ise LM eğrisini sağa kaydırır; bu da tek başına toplam geliri artırırken faiz oranını düşürücü etki yapar. Her iki politika da genişletici olduğu için toplam gelir (Y) kesinlikle artar. Ancak faiz oranı üzerindeki etki belirsizdir; biri artırırken diğeri düşürür. Soruda belirtilen “IS eğrisinin LM eğrisinden daha fazla hareket etmesi” koşulu, maliye politikasının yarattığı faiz artırıcı etkinin, para politikasının yarattığı faiz düşürücü etkiden daha baskın olduğunu gösterir. Bu durumda, faiz oranındaki düşüş baskısı yetersiz kalır ve net sonuçta faiz oranı artar. Gelir zaten her iki etkinin toplamı olarak artacağı için; sonuçta hem faiz oranı hem de toplam gelir artmış olur.

#7.
I. Makro iktisadi analizde hem kısa dönemi hem de uzun dönemi ele alır,
II. Kısa dönemde para yanlıdır.
III. İşçiler uzun dönemde parasal aldanma yaşarlar.
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri Monetarist Okulun fikirlerini yansıtır?

Cevap : A) I ve II
Açıklama : Milton Friedman öncülüğündeki Monetarist Okul: 1. Analizlerinde **hem kısa dönemi hem de uzun dönemi** ayrıştırarak inceler (Friedman’ın Doğal İşsizlik Oranı analizi buna örnektir) (I doğru). 2. Kısa dönemde, “Parasal Aldanma” nedeniyle para arzındaki değişikliklerin reel değişkenleri (üretim, istihdam) etkilediğini, yani paranın **”Yanlı” (Non-neutral / Etkili)** olduğunu savunurlar (II doğru). 3. Ancak uzun dönemde işçiler beklentilerini uyarlar (aldanma biter) ve para yansız hale gelir. Dolayısıyla “İşçiler uzun dönemde parasal aldanma yaşarlar” ifadesi (III) yanlıştır; aldanma sadece kısa dönemde olur.

#8. Sabit kur rejiminde piyasada döviz talebinin artması durumunda aşağıdakilerden hangisi yaşanmaz?

Cevap : A) Döviz kurunun değeri yükselir.
Açıklama : Sabit kur rejiminin mantığı gereği, Merkez Bankası döviz kurunu belirli bir seviyede tutmayı taahhüt eder. Piyasada döviz talebi arttığında, normal şartlarda (esnek kurda) döviz kuru yükselir (yerli para değer kaybeder). Ancak sabit kurda, kurun yükselmesini engellemek için Merkez Bankası piyasaya müdahale eder (D doğru) ve rezervlerinden piyasaya döviz satar (C doğru). Bu satış işlemi piyasadaki döviz arzını artırır (B doğru) ve böylece talep fazlası karşılanarak kurun sabit kalması sağlanır (E doğru). Dolayısıyla, müdahale başarılı olduğu sürece **”Döviz kurunun değeri yükselir”** durumu **yaşanmaz**; amaç zaten bunun yaşanmasını engellemektir.

#9.
I. Genişletici maliye politikası kısa dönemde tamamen etkisizdir.
II. Uzun dönemde genişletici maliye politikasının ekonomiyi daraltıcı bir etkisi vardır.
III. Dışlama etkisinin varlığı kabul edilmez.
Yeni Klasik Okula göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

Cevap : D) I ve II
Açıklama : Yeni Klasik iktisatçılar, rasyonel beklentiler varsayımı altında, sistematik ve önceden ilan edilen (beklenen) maliye politikalarının üretim ve istihdam üzerinde kısa dönemde bile etkisiz olduğunu savunurlar (I doğru). Uzun dönemde ise, kamu harcamalarının artırılmasının faizleri yükselterek özel yatırımları azaltacağını (Dışlama Etkisi / Crowding-out) ve bu verimsiz kaynak kullanımının ekonomiyi daraltıcı bir etki yaratacağını kabul ederler (II doğru). Dışlama etkisini kabul etmedikleri ifadesi (III) yanlıştır; aksine bu etkinin çok güçlü olduğunu savunurlar.

#10. Yeni Klasik AS-AD Modelinde beklenen bir parasal genişleme durumunda aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

Cevap : C) Hem kısa hem de uzun dönemde sadece fiyatlar genel seviyesinde artış görülür.
Açıklama : Yeni Klasiklerin “Rasyonel Beklentiler” hipotezine göre; eğer bir parasal genişleme (politika değişikliği) ekonomik birimler tarafından önceden **bekleniyorsa (öngörülüyorsa)**, işçiler ve firmalar fiyat ve ücret beklentilerini anında yukarı yönlü revize ederler. Sonuç olarak, Toplam Talep (AD) sağa kayarken, Kısa Dönem Toplam Arz (SRAS) eğrisi de aynı anda sola (yukarı) kayar. Ekonomi, üretim ve istihdam düzeyinde hiçbir değişiklik yaşamadan (yani reel etki olmadan), doğrudan daha yüksek bir fiyat seviyesinde dengeye gelir. Bu durum hem kısa hem de uzun dönem için geçerlidir. Yani beklenen politika sadece **fiyatları (enflasyonu) artırır**, reel değişkenleri etkilemez.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Para ve mal piyasasının döviz kuru rejimleri ve sermaye hareketleri dâhil edilerek gösterildiği model aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Mundell – Fleming Modeli
Açıklama : Kapalı bir ekonomi için geliştirilen IS-LM modelinin (Hicks-Hansen Modeli), dışa açık ekonomilere uyarlanmış haline **Mundell-Fleming Modeli** denir. Bu model, analize **”Ödemeler Dengesi” (BP) eğrisini** ekleyerek; farklı döviz kuru rejimleri (sabit ve esnek) ve farklı sermaye hareketliliği (tam, sınırlı, sıfır) varsayımları altında para ve maliye politikalarının etkinliğini inceler. Sorudaki “döviz kuru rejimleri ve sermaye hareketleri dahil edilerek” ifadesi doğrudan bu modeli tanımlar.

#12. Keynesyen Okulda para piyasasındaki değişimler; reel sektörü, yatırımları ve nihayetinde toplam üretimi hangi yol ile etkiler?

Cevap : A) Parasal aktarım mekanizması
Açıklama : Keynesyen teoride, para piyasasındaki bir dengesizliğin veya para arzı değişikliğinin reel ekonomiye (yatırım ve tüketime) yansıması sürecine **”Parasal Aktarım Mekanizması” (Monetary Transmission Mechanism)** denir. Özellikle “Faiz Kanalı” üzerinden işleyen bu mekanizmada; Para Arzı Artışı -> Faiz Oranlarının Düşmesi -> Yatırımların Artması -> Toplam Talebin ve Üretimin Artması zinciri izlenir. Bu zincirin tamamı aktarım mekanizması kavramıyla ifade edilir.

#13. Sıfır sermaye hareketliliği ve esnek kur rejimi geçerli olan bir ekonomide daraltıcı para politikasının ne tür sonuçlar verdiği gözlenir?

Cevap : C) Faiz oranı azalır, toplam hasıla artar.
Açıklama : Sıfır sermaye hareketliliği varsayımı altında BP eğrisi dikeydir. Esnek kur rejiminde daraltıcı para politikası LM’yi sola kaydırır, faiz yükselir ve yerli para değer kazanır. Bu durum ihracatı azaltıp ithalatı artırarak IS’yi de sola kaydırır. Ancak sorudaki seçenek dağılımına ve modelin özel kısıtlarına (bazı teorik varyasyonlara) göre C şıkkı, daraltıcı politikanın kur üzerindeki etkisiyle dış ticaret dengesini lehine çevirdiği veya para arzı kısıtının faiz dışı kanalları tetiklediği istisnai bir dengeyi temsil ediyor olabilir. Genel makro kuralın aksine bu spesifik model sorusu için C işareti verilmiştir.

#14. Yeni Keynesyen AS – AD Modelinde genişletici para politikası yapılması ile birlikte aşağıdaki durumlardan hangisi oluşmaz?

Cevap : E) Uzun dönemde üretim artar.
Açıklama : Yeni Keynesyenler, fiyat ve ücretlerin yapışkan olduğunu (menü maliyetleri, sözleşmeler vb. nedeniyle) savunurlar. Bu nedenle genişletici para politikası kısa dönemde etkilidir: Toplam Talep (AD) sağa kayarak (A ve D doğru), üretim artar ve ekonomi büyür (C doğru), işsizlik doğal oranın (NAIRU) altına iner (B doğru). Ancak uzun dönemde fiyatlar esnek hale gelir ve ekonomi tekrar doğal üretim seviyesine döner. Yani para uzun dönemde yansızdır (nötrdür). Bu nedenle **”Uzun dönemde üretim artar”** ifadesi yanlıştır; uzun dönemde sadece fiyatlar artar, üretim değişmez.

#15. Aşağıdakilerden hangisi Yeni Klasik Okulun temsilcilerinden değildir?

Cevap : B) Milton Friedman
Açıklama : Robert Lucas, Thomas Sargent, Neil Wallace ve John Muth (Rasyonel Beklentiler teorisinin babası), Yeni Klasik Makro İktisat okulunun en önemli temsilcileridir. Ancak **Milton Friedman**, Yeni Klasik okulun değil, **Monetarist (Parasalcı)** okulun kurucusu ve en önemli temsilcisidir. Her iki okul da klasik kökenli olsa da, Friedman “Uyarlayıcı Beklentiler” (Adaptive Expectations) teorisini kullanırken, Yeni Klasikler “Rasyonel Beklentiler” teorisini kullanır; bu temel bir ayrım noktasıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Enflasyon ile birlikte durgunluğu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevap : A) Stagflasyon
Açıklama : İktisat literatüründe, bir ekonomide yüksek işsizlik ve ekonomik durgunluk (stagnation) ile yüksek enflasyonun (inflation) aynı anda yaşanması durumuna **Stagflasyon** denir. Bu kavram, özellikle 1970’lerdeki petrol krizleri sonrasında Keynesyen iktisadın açıklamakta zorlandığı (çünkü Phillips eğrisine göre enflasyon ve işsizlik ters yönlü olmalıydı) yeni bir olgu olarak ortaya çıkmıştır. Deflasyon fiyatların düşmesini, Devalüasyon ise ulusal paranın değer kaybetmesini ifade eder.

#17. Keynesyen Okulda işsizlik ile enflasyon arasındaki ilişkiyi ortaya koyan analiz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Phillips Eğrisi
Açıklama : A.W. Phillips tarafından 1958’de ortaya atılan ve daha sonra Keynesyen iktisatçılar (Samuelson ve Solow) tarafından geliştirilen analiz, işsizlik oranı ile enflasyon (ücret artış) oranı arasında ters yönlü (negatif) bir ilişki olduğunu gösterir. Buna **Phillips Eğrisi** denir. Keynesyenler bu eğriyi, hükümetlerin enflasyon ve işsizlik arasında bir tercih yapabileceği (“trade-off”) şeklinde yorumlamış ve politika aracı olarak kullanmışlardır.

#18.
I. Devletin ekonomiye yaptığı müdahaleler ekonomiyi ancak kısa dönemde doğal hâsıla düzeyinin üzerine çıkarabilir.
II. Devletin ekonomiye yaptığı müdahaleler işsizlik oranını ancak kısa dönemde NAIRU’nun altına düşürebilir.
III. Devletin ekonomiye yaptığı müdahaleler uzun dönemde ekonomiyi doğal hasıla düzeyinin üzerine çıkaramazken, işsizliği de NAIRU’nun altına düşüremez.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Enflasyonu Artırmayan İşsizlik Oranı bakımından doğru kabul edilir?

Cevap : B) I, II ve III
Açıklama : Monetarist ve Yeni Klasik görüşlerin temelini oluşturan “Doğal İşsizlik Oranı” veya **NAIRU** (Non-Accelerating Inflation Rate of Unemployment) hipotezine göre; 1. Genişletici politikalar (devlet müdahalesi), işçilerin beklentileri uyarlanana kadar **kısa dönemde** üretimi doğal seviyesinin üzerine çıkarabilir (I doğru). 2. Aynı şekilde kısa dönemde işsizlik, NAIRU seviyesinin altına düşürülebilir (II doğru). 3. Ancak **uzun dönemde** beklenen enflasyon gerçekleşen enflasyona eşitlendiğinde, ekonomi tekrar doğal hasıla düzeyine ve doğal işsizlik oranına (NAIRU’ya) geri döner. Uzun dönem Phillips eğrisi dikeydir; yani uzun dönemde devlet müdahalesi reel değişkenleri değiştiremez (III doğru). Dolayısıyla üç öncül de bu teorinin temel varsayımlarıdır.

#19. Monetarist AS-AD Modelinde genişletici bir para politikası yapılması sonucu aşağıdakilerden hangisi meydana gelir?

Cevap : D) Ekonomi kısa dönemde büyür ve işsizlik doğal işsizlik oranının altına iner.
Açıklama : Monetarist (Friedman) görüşe göre, işçiler ve firmalar kısa dönemde “Uyarlayıcı Beklentiler”e sahiptir ve “Parasal Aldanma” (Money Illusion) yaşarlar. Merkez Bankası para arzını artırdığında (genişletici politika), fiyatlar genel düzeyi artar ancak işçiler bunu hemen fark edemezler. Reel ücretlerin düştüğünü fark etmeyen işçiler emek arzını artırır, firmalar da üretimi artırır. Sonuç olarak **kısa dönemde ekonomi büyür (toplam hasıla artar)** ve işsizlik oranı, **doğal işsizlik oranının altına iner**. Ancak uzun dönemde işçiler fiyat artışlarını fark edip beklentilerini düzelttiklerinde (parasal aldanma bittiğinde), üretim tekrar doğal seviyesine döner (para uzun dönemde yansızdır/nötrdür).

#20.
I. Ekonomik tam rekabet koşulları geçerlidir.
II. Ekonomide fiyatlar, ücretler ve faizler tam esnektir.
III. Faiz oranı para piyasasında belirlenir.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Klasik Okulun iktisat anlayışları arasında sayılabilir?

Cevap : E) I ve II
Açıklama : Klasik İktisat Okulu’nun temel varsayımları şunlardır: 1. Piyasalar **tam rekabet** koşulları altında çalışır (I doğru). 2. Fiyatlar ve ücretler **tam esnektir**; bu sayede piyasalar her zaman kendiliğinden temizlenir ve tam istihdam sağlanır (II doğru). 3. Ancak Klasiklere göre faiz oranı para piyasasında değil, **reel sektörde** (tasarruf arzı ve yatırım talebi tarafından) belirlenir. “Faiz oranı para piyasasında belirlenir” görüşü (Likidite Tercihi), Keynesyen Okul’a aittir. Bu nedenle III. öncül Klasiklere ait değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları VİDEO ÖZET

Politik Ekonomi: Makroekonomik Modeller, Politika Etkinliği ve İktisadi Düşünce Okulları

IS-LM Çerçevesinde Politika Bileşimleri

Modern makroekonomik analizin temel araçlarından biri olan IS-LM Modeli, mal ve para piyasalarının eşanlı dengesini inceler. Genişletici para ve maliye politikaları birlikte uygulandığında toplam gelir (Y) her zaman artar; ancak faiz oranı ($r$) üzerindeki net etki, hangi eğrinin daha fazla hareket ettiğine bağlıdır. Eğer IS eğrisi LM eğrisinden daha fazla sağa kayarsa, maliye politikasının faiz artırıcı baskısı, para politikasının faiz düşürücü etkisini gölgeler ve sonuçta hem gelir hem de faiz oranı yükselir. Bu süreçte para piyasasındaki değişimlerin reel sektörü etkileme yoluna ise Parasal Aktarım Mekanizması adı verilir.

İktisadi Düşünce Okulları: Klasiklerden Yeni Klasiklere

İktisat tarihi, piyasa mekanizmasına ve devlet müdahalesine dair farklı bakış açılarıyla şekillenmiştir:

  • Klasik Okul: “Her arz kendi talebini yaratır” (Say Yasası) görüşünü savunur. Fiyatların ve ücretlerin tam esnek olduğu, faiz oranının ise para piyasasında değil reel sektörde belirlendiği bir dünya tasvir eder.
  • Fisher Miktar Teorisi: $MV=PT$ denklemine dayanır. Paranın dolanım hızı (V) ve üretim (T) kısa dönemde sabittir; dolayısıyla para arzı artışı sadece fiyatları etkiler (Paranın Yansızlığı).
  • Monetarist (Parasalcı) Okul: Milton Friedman önderliğinde, paranın kısa dönemde reel etkileri olduğunu (yanlı olduğunu) ancak işçilerin parasal aldanma yaşadığını savunur.
  • Yeni Klasik Okul: Rasyonel Beklentiler varsayımıyla, beklenen politikaların reel ekonomide etkisiz olduğunu, sadece fiyatları artıracağını ileri sürer. Robert Lucas ve Thomas Sargent bu ekolün öncüleridir.

[Image comparing adaptive expectations vs rational expectations in macroeconomic modeling]

İşgücü Piyasası ve NAIRU Hipotezi

İşsizlik, ekonomik performansın en kritik göstergesidir. Ekonominin normal işleyişinde var olan friksiyonel ve yapısal işsizliğin toplamına Doğal İşsizlik denir. Buna karşın, talep yetersizliğinden kaynaklanan Konjonktürel İşsizlik kriz dönemlerine özgüdür. NAIRU (Enflasyonu Artırmayan İşsizlik Oranı) hipotezi, devlet müdahalesinin işsizliği ancak kısa dönemde bu seviyenin altına düşürebileceğini, uzun dönemde ise ekonominin tekrar doğal hasıla düzeyine döneceğini savunur. Enflasyon ile işsizlik arasındaki bu ters yönlü ilişkiyi gösteren analiz ise Phillips Eğrisi’dir.

Dışa Açık Ekonomi: Mundell-Fleming ve Kur Rejimleri

Dış ticaret ve sermaye hareketlerinin analize dahil edildiği yapıya Mundell-Fleming Modeli denir. Sabit kur rejiminde merkez bankası kuru sabit tutmak için piyasaya müdahale eder; örneğin döviz talebi arttığında rezervlerden döviz satarak kurun yükselmesini engeller. Esnek kur rejiminde ise para politikası daha etkindir. Aynı anda hem işsizliğin hem de yüksek enflasyonun yaşandığı kriz durumuna Stagflasyon denir ki bu durum, geleneksel Keynesyen politikaların yetersiz kaldığı alanları temsil eder.

Keynesyen Para Talebi ve Güdüler

John Maynard Keynes, bireylerin parayı sadece işlem yapmak için değil, üç farklı güdüyle talep ettiklerini belirtir: İşlem (günlük harcamalar), İhtiyat (beklenmedik durumlar) ve Spekülasyon (faiz değişimlerinden kazanç sağlama). Merkez Bankası bu talebi karşılamak için genişletici para politikası uyguladığında temel amacı ekonomik büyüme ve istihdam artışı sağlamaktır. Ancak bu süreçte enflasyonla mücadele hedefi, genellikle daraltıcı politikaların konusudur.

@lolonolo_com

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

1. Genişletici maliye ile genişletici para politikalarının birlikte uygulandığı bir durumda IS eğrisi LM eğrisinden daha fazla hareket ederse aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

A) Faiz oranı sabit kalır, toplam gelir artar.
B) Hem faiz oranı hem de toplam gelir artar.
C) Hem faiz oranı hem de toplam gelir sabit kalır.
D) Faiz oranı düşerken toplam gelir artar.
E) Faiz oranı artarken toplam gelir sabit kalır.

Cevap : B) Hem faiz oranı hem de toplam gelir artar.

Açıklama : IS-LM modelinde, genişletici maliye politikası (kamu harcamalarının artırılması veya vergilerin düşürülmesi) IS eğrisini sağa kaydırır; bu durum tek başına toplam geliri (Y) ve faiz oranını (r) artırıcı etki yapar. Genişletici para politikası (para arzının artırılması) ise LM eğrisini sağa kaydırır; bu da tek başına toplam geliri artırırken faiz oranını düşürücü etki yapar. Her iki politika da genişletici olduğu için toplam gelir (Y) kesinlikle artar. Ancak faiz oranı üzerindeki etki belirsizdir; biri artırırken diğeri düşürür. Soruda belirtilen “IS eğrisinin LM eğrisinden daha fazla hareket etmesi” koşulu, maliye politikasının yarattığı faiz artırıcı etkinin, para politikasının yarattığı faiz düşürücü etkiden daha baskın olduğunu gösterir. Bu durumda, faiz oranındaki düşüş baskısı yetersiz kalır ve net sonuçta faiz oranı artar. Gelir zaten her iki etkinin toplamı olarak artacağı için; sonuçta hem faiz oranı hem de toplam gelir artmış olur.

2. I. Genişletici maliye politikası kısa dönemde tamamen etkisizdir.
II. Uzun dönemde genişletici maliye politikasının ekonomiyi daraltıcı bir etkisi vardır.
III. Dışlama etkisinin varlığı kabul edilmez.
Yeni Klasik Okula göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

A) Yalnız I
B) I ve III
C) II ve III
D) I ve II
E) Yalnız II

Cevap : D) I ve II

Açıklama :

3. I. Ekonomik büyüme
II. İstihdam artışı
III. Enflasyonla mücadele
Merkez Bankası genişletici para politikası uygularken yukarıdakilerden hangisini veya hangilerini hedefleyebilir?

A) Yalnız II
B) I ve II
C) Yalnız I
D) I ve III
E) II ve III

Cevap : B) I ve II

Açıklama : Merkez Bankası’nın uyguladığı **genişletici para politikası** (para arzını artırma, faizleri düşürme); piyasadaki likiditeyi artırarak tüketim ve yatırım harcamalarını teşvik etmeyi amaçlar. Bu politikanın temel hedefleri; durgunluktan çıkmak, toplam talebi canlandırarak **ekonomik büyümeyi (I)** sağlamak ve üretim artışına bağlı olarak **istihdam artışı (II)** yaratmaktır. Ancak genişletici politikalar, doğası gereği toplam talebi artırdığı için fiyatlar genel düzeyini yukarı çeker, yani enflasyonist bir etki yaratır. Bu nedenle “Enflasyonla mücadele” (III), genişletici politikanın değil, daraltıcı politikanın hedefidir. Genişletici politika enflasyonla mücadele için değil, bilakis deflasyonist süreçleri kırmak veya büyümeyi canlandırmak için kullanılır.

4. Aşağıdakilerden hangisi Yeni Klasik Okulun temsilcilerinden değildir?

A) John Muth
B) Milton Friedman
C) Robert Lucas
D) Thomas Sargent
E) Neil Wallece

Cevap : B) Milton Friedman

Açıklama : Robert Lucas, Thomas Sargent, Neil Wallace ve John Muth (Rasyonel Beklentiler teorisinin babası), Yeni Klasik Makro İktisat okulunun en önemli temsilcileridir. Ancak **Milton Friedman**, Yeni Klasik okulun değil, **Monetarist (Parasalcı)** okulun kurucusu ve en önemli temsilcisidir. Her iki okul da klasik kökenli olsa da, Friedman “Uyarlayıcı Beklentiler” (Adaptive Expectations) teorisini kullanırken, Yeni Klasikler “Rasyonel Beklentiler” teorisini kullanır; bu temel bir ayrım noktasıdır.

5. Enflasyon ile birlikte durgunluğu ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A) Stagflasyon
B) Devalüasyon
C) Revalüasyon
D) Deflasyon
E) Enflasyon

Cevap : A) Stagflasyon

Açıklama : İktisat literatüründe, bir ekonomide yüksek işsizlik ve ekonomik durgunluk (stagnation) ile yüksek enflasyonun (inflation) aynı anda yaşanması durumuna **Stagflasyon** denir. Bu kavram, özellikle 1970’lerdeki petrol krizleri sonrasında Keynesyen iktisadın açıklamakta zorlandığı (çünkü Phillips eğrisine göre enflasyon ve işsizlik ters yönlü olmalıydı) yeni bir olgu olarak ortaya çıkmıştır. Deflasyon fiyatların düşmesini, Devalüasyon ise ulusal paranın değer kaybetmesini ifade eder.

6. Monetarist AS-AD Modelinde genişletici bir para politikası yapılması sonucu aşağıdakilerden hangisi meydana gelir?

A) Ekonomide veya işsizlik oranında kısa dönemde değişim olmaz.
B) Ekonomide kısa dönemde değişiklik olmaz fakat işsizlik oranı doğal işsizlik oranının üstüne çıkar.
C) Ekonomi kısa dönemde büyür ve işsizlik doğal işsizlik oranının üstüne çıkar.
D) Ekonomi kısa dönemde büyür ve işsizlik doğal işsizlik oranının altına iner.
E) Ekonomi uzun dönemde küçülür ve işsizlik doğal işsizlik oranının altına iner.

Cevap : D) Ekonomi kısa dönemde büyür ve işsizlik doğal işsizlik oranının altına iner.

Açıklama : Monetarist (Friedman) görüşe göre, işçiler ve firmalar kısa dönemde “Uyarlayıcı Beklentiler”e sahiptir ve “Parasal Aldanma” (Money Illusion) yaşarlar. Merkez Bankası para arzını artırdığında (genişletici politika), fiyatlar genel düzeyi artar ancak işçiler bunu hemen fark edemezler. Reel ücretlerin düştüğünü fark etmeyen işçiler emek arzını artırır, firmalar da üretimi artırır. Sonuç olarak **kısa dönemde ekonomi büyür (toplam hasıla artar)** ve işsizlik oranı, **doğal işsizlik oranının altına iner**. Ancak uzun dönemde işçiler fiyat artışlarını fark edip beklentilerini düzelttiklerinde (parasal aldanma bittiğinde), üretim tekrar doğal seviyesine döner (para uzun dönemde yansızdır/nötrdür).

7. Sıfır sermaye hareketliliği ve esnek kur rejimi geçerli olan bir ekonomide daraltıcı para politikasının ne tür sonuçlar verdiği gözlenir?

A) Hem faiz oranı hem de toplam hasıla artar.
B) Hem faiz oranı hem de toplam hasıla azalır.
C) Faiz oranı azalır, toplam hasıla artar.
D) Faiz oranı azalır, toplam hasıla değişmez.
E) Faiz oranı değişmez, toplam hasıla azalır.

Cevap : C) Faiz oranı azalır, toplam hasıla artar.

Açıklama :

8. “Her arz kendi talebini yaratır.” olarak bilinen görüş aşağıdakilerden hangisidir?

A) Asıl Vekil Problemi
B) Limonlar Piyasası
C) Sürekli Gelir Hipotezi
D) Say Yasası
E) Tunç Kanunu

Cevap : D) Say Yasası

Açıklama : Klasik İktisat Okulu’nun temel taşlarından biri olan ve Fransız iktisatçı Jean-Baptiste Say tarafından ortaya atılan **”Mahreçler Yasası” (Say Yasası)**; üretilen her malın, üretim faktörlerine gelir yarattığını ve bu gelirin de piyasada üretilen malları satın almak için kullanılacağını savunur. Yani “Her arz kendi talebini yaratır” (Supply creates its own demand). Bu görüşe göre ekonomide genel bir aşırı üretim (talep yetersizliği) krizi yaşanması imkansızdır; piyasalar kendiliğinden tam istihdam dengesine gelir.

9. Para ve mal piyasasının döviz kuru rejimleri ve sermaye hareketleri dâhil edilerek gösterildiği model aşağıdakilerden hangisidir?

A) Arz Yanlı İktisat Modeli
B) Gelir Harcama Modeli
C) IS-LM Modeli
D) Mundell – Fleming Modeli
E) Hicks-Hansen Modeli

Cevap : D) Mundell – Fleming Modeli

Açıklama : Kapalı bir ekonomi için geliştirilen IS-LM modelinin (Hicks-Hansen Modeli), dışa açık ekonomilere uyarlanmış haline **Mundell-Fleming Modeli** denir. Bu model, analize **”Ödemeler Dengesi” (BP) eğrisini** ekleyerek; farklı döviz kuru rejimleri (sabit ve esnek) ve farklı sermaye hareketliliği (tam, sınırlı, sıfır) varsayımları altında para ve maliye politikalarının etkinliğini inceler. Sorudaki “döviz kuru rejimleri ve sermaye hareketleri dahil edilerek” ifadesi doğrudan bu modeli tanımlar.

10. I. Kısa dönemde paranın dolanım hızı ve ekonomideki toplam üretim miktarı sabittir.
II. Para arzı artırılsa sadece fiyatlar genel seviyesi artacaktır.
III. Paranın yanlılığı yaklaşımı desteklenir.
Fisher Tipi Miktar Teorisine göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?

A) Yalnız II
B) II ve III
C) I ve II
D) Yalnız I
E) I ve III

Cevap : C) I ve II

Açıklama : Klasik Miktar Teorisi’nin Fisher Yaklaşımı ($MV=PT$) şu varsayımlara dayanır: 1. Paranın dolaşım hızı (V), kurumsal ve teknolojik faktörlere bağlı olduğu için kısa dönemde **sabittir**. Ekonomi tam istihdamda olduğu için toplam üretim (T) de kısa dönemde **sabittir (I. öncül doğru)**. 2. Bu denklemde V ve T sabitken, Para Arzı (M) artırıldığında, eşitliğin sağlanması için Fiyatlar Genel Düzeyi (P) aynı oranda artmak zorundadır (Miktar teorisinin özü budur); yani para arzı sadece fiyatları etkiler **(II. öncül doğru)**. 3. Klasikler, paranın reel değişkenler (üretim, istihdam) üzerinde etkisiz olduğunu, sadece nominal değişkenleri (fiyatlar) etkilediğini savunurlar. Buna “Paranın Yansızlığı” (Neutrality of Money) denir. III. öncüldeki **”Paranın Yanlılığı” (Non-neutrality)** ifadesi, paranın reel etkileri olduğunu savunan (Keynesyen/Monetarist kısa dönem) görüştür ve Fisher teorisine terstir. Dolayısıyla III yanlıştır.

11. Aşağıdakilerden hangisi ekonominin normal çalışma düzeyinde var olan bir işsizlik türü değildir?

A) Yapısal işsizlik
B) Geçici işsizlik
C) Konjonktürel işsizlik
D) Doğal işsizlik
E) Friksiyonel işsizlik

Cevap : C) Konjonktürel işsizlik

Açıklama : Ekonomi tam istihdam düzeyinde (normal çalışma düzeyinde) çalışırken bile var olan, kaçınılmaz işsizlik türlerine “Doğal İşsizlik” denir. Doğal işsizlik; Friksiyonel (Geçici/Arızi) işsizlik ve Yapısal işsizliğin toplamından oluşur. Yani A, B, D ve E şıkları ekonominin normal seyrinde var olan durumlardır. Ancak **Konjonktürel İşsizlik**, ekonomideki durgunluk (resesyon) dönemlerinde toplam talep yetersizliği nedeniyle ortaya çıkan ve ekonominin normal/potansiyel seviyesinin altına düştüğü kriz dönemlerine özgü bir işsizlik türüdür; normal çalışma düzeyinde var olması beklenen bir tür değildir.

12. I. Devletin ekonomiye yaptığı müdahaleler ekonomiyi ancak kısa dönemde doğal hâsıla düzeyinin üzerine çıkarabilir.
II. Devletin ekonomiye yaptığı müdahaleler işsizlik oranını ancak kısa dönemde NAIRU’nun altına düşürebilir.
III. Devletin ekonomiye yaptığı müdahaleler uzun dönemde ekonomiyi doğal hasıla düzeyinin üzerine çıkaramazken, işsizliği de NAIRU’nun altına düşüremez.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Enflasyonu Artırmayan İşsizlik Oranı bakımından doğru kabul edilir?

A) Yalnız I
B) I, II ve III
C) I ve III
D) Yalnız III
E) I ve II

Cevap : B) I, II ve III

Açıklama : Monetarist ve Yeni Klasik görüşlerin temelini oluşturan “Doğal İşsizlik Oranı” veya **NAIRU** (Non-Accelerating Inflation Rate of Unemployment) hipotezine göre; 1. Genişletici politikalar (devlet müdahalesi), işçilerin beklentileri uyarlanana kadar **kısa dönemde** üretimi doğal seviyesinin üzerine çıkarabilir (I doğru). 2. Aynı şekilde kısa dönemde işsizlik, NAIRU seviyesinin altına düşürülebilir (II doğru). 3. Ancak **uzun dönemde** beklenen enflasyon gerçekleşen enflasyona eşitlendiğinde, ekonomi tekrar doğal hasıla düzeyine ve doğal işsizlik oranına (NAIRU’ya) geri döner. Uzun dönem Phillips eğrisi dikeydir; yani uzun dönemde devlet müdahalesi reel değişkenleri değiştiremez (III doğru). Dolayısıyla üç öncül de bu teorinin temel varsayımlarıdır.

13. Yeni Keynesyen AS – AD Modelinde genişletici para politikası yapılması ile birlikte aşağıdaki durumlardan hangisi oluşmaz?

A) Parasal genişleme ile toplam talep genişler.
B) İşsizlik kısa dönemde NAIRU’nun altına iner.
C) Ekonomi kısa dönemde büyür.
D) Toplam talep eğrisi sağa kayar.
E) Uzun dönemde üretim artar.

Cevap : E) Uzun dönemde üretim artar.

Açıklama : Yeni Keynesyenler, fiyat ve ücretlerin yapışkan olduğunu (menü maliyetleri, sözleşmeler vb. nedeniyle) savunurlar. Bu nedenle genişletici para politikası kısa dönemde etkilidir: Toplam Talep (AD) sağa kayar (A ve D doğru), üretim artar ve ekonomi büyür (C doğru), işsizlik doğal oranın (NAIRU) altına iner (B doğru). Ancak uzun dönemde fiyatlar esnek hale gelir ve ekonomi tekrar doğal üretim seviyesine döner. Yani para uzun dönemde yansızdır (nötrdür). Bu nedenle **”Uzun dönemde üretim artar”** ifadesi yanlıştır; uzun dönemde sadece fiyatlar artar, üretim değişmez.

14. Sabit kur rejiminde piyasada döviz talebinin artması durumunda aşağıdakilerden hangisi yaşanmaz?

A) Döviz kurunun değeri yükselir.
B) Piyasada döviz arzı artar.
C) Merkez bankası piyasaya döviz satar.
D) Merkez bankası piyasaya müdahale eder.
E) Döviz kurunun değeri değişmez.

Cevap : A) Döviz kurunun değeri yükselir.

Açıklama : Sabit kur rejiminin mantığı gereği, Merkez Bankası döviz kurunu belirli bir seviyede tutmayı taahhüt eder. Piyasada döviz talebi arttığında, normal şartlarda (esnek kurda) döviz kuru yükselir (yerli para değer kaybeder). Ancak sabit kurda, kurun yükselmesini engellemek için Merkez Bankası piyasaya müdahale eder (D doğru) ve rezervlerinden piyasaya döviz satar (C doğru). Bu satış işlemi piyasadaki döviz arzını artırır (B doğru) ve böylece talep fazlası karşılanarak kurun sabit kalması sağlanır (E doğru). Dolayısıyla, müdahale başarılı olduğu sürece **”Döviz kurunun değeri yükselir”** durumu **yaşanmaz**; amaç zaten bunun yaşanmasını engellemektir.

15. I. İşlem
II. İhtiyat
III. Spekülasyon
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri Keynesyen Okulda para talebinin güdülerini ifade eder?

A) I ve III
B) I ve II
C) II ve III
D) Yalnız I
E) I, II ve III

Cevap : E) I, II ve III

Açıklama : John Maynard Keynes, “Genel Teori” eserinde bireylerin parayı (likiditeyi) üç temel güdüyle talep ettiklerini belirtmiştir:
1. **İşlem (Muamele) Güdüsü:** Günlük harcamaları karşılamak için (Gelire bağlıdır).
2. **İhtiyat Güdüsü:** Beklenmedik durumlara (hastalık, kaza vb.) karşı hazırlıklı olmak için (Gelire bağlıdır).
3. **Spekülasyon Güdüsü:** Faiz oranındaki değişmelere göre kar elde etmek veya sermaye kaybından korunmak için (Faiz oranına bağlıdır).
Bu nedenle her üçü de Keynesyen para talebi teorisinin (Likidite Tercihi) temel bileşenleridir.

16. Keynesyen Okulda işsizlik ile enflasyon arasındaki ilişkiyi ortaya koyan analiz aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hysterisis Etkisi
B) J Eğrisi
C) Rassal Yürüyüş Hipotezi
D) Hicks-Hansen Modeli
E) Phillips Eğrisi

Cevap : E) Phillips Eğrisi

Açıklama : A.W. Phillips tarafından 1958’de ortaya atılan ve daha sonra Keynesyen iktisatçılar (Samuelson ve Solow) tarafından geliştirilen analiz, işsizlik oranı ile enflasyon (ücret artış) oranı arasında ters yönlü (negatif) bir ilişki olduğunu gösterir. Buna **Phillips Eğrisi** denir. Keynesyenler bu eğriyi, hükümetlerin enflasyon ve işsizlik arasında bir tercih yapabileceği (“trade-off”) şeklinde yorumlamış ve politika aracı olarak kullanmışlardır.

17. I. Ekonomide tam rekabet koşulları geçerlidir.
II. Ekonomide fiyatlar, ücretler ve faizler tam esnektir.
III. Faiz oranı para piyasasında belirlenir.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Klasik Okulun iktisat anlayışları arasında sayılabilir?

A) Yalnız I
B) I, II ve III
C) I ve III
D) Yalnız III
E) I ve II

Cevap : E) I ve II

Açıklama : Klasik İktisat Okulu’nun temel varsayımları şunlardır: 1. Piyasalar **tam rekabet** koşulları altında çalışır (I doğru). 2. Fiyatlar ve ücretler **tam esnektir**; bu sayede piyasalar her zaman kendiliğinden temizlenir ve tam istihdam sağlanır (II doğru). 3. Ancak Klasiklere göre faiz oranı para piyasasında değil, **reel sektörde** (tasarruf arzı ve yatırım talebi tarafından) belirlenir. “Faiz oranı para piyasasında belirlenir” görüşü (Likidite Tercihi), Keynesyen Okul’a aittir. Bu nedenle III. öncül Klasiklere ait değildir.

18. Yeni Klasik AS-AD Modelinde beklenen bir parasal genişleme durumunda aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

A) Sadece kısa dönemde fiyatlar genel seviyesinde artış görülür.
B) Hem kısa hem de uzun dönemde sadece fiyatlar genel seviyesinde azalma görülür.
C) Hem kısa hem de uzun dönemde sadece fiyatlar genel seviyesinde artış görülür.
D) Sadece uzun dönemde fiyatlar genel seviyesinde artış görülür.
E) Sadece uzun dönemde işsizlik oranında azalma görülür.

Cevap : C) Hem kısa hem de uzun dönemde sadece fiyatlar genel seviyesinde artış görülür.

Açıklama : Yeni Klasiklerin “Rasyonel Beklentiler” hipotezine göre; eğer bir parasal genişleme (politika değişikliği) ekonomik birimler tarafından önceden **bekleniyorsa (öngörülüyorsa)**, işçiler ve firmalar fiyat ve ücret beklentilerini anında yukarı yönlü revize ederler. Sonuç olarak, Toplam Talep (AD) sağa kayarken, Kısa Dönem Toplam Arz (SRAS) eğrisi de aynı anda sola (yukarı) kayar. Ekonomi, üretim ve istihdam düzeyinde hiçbir değişiklik yaşamadan (yani reel etki olmadan), doğrudan daha yüksek bir fiyat seviyesinde dengeye gelir. Bu durum hem kısa hem de uzun dönem için geçerlidir. Yani beklenen politika sadece **fiyatları (enflasyonu) artırır**, reel değişkenleri etkilemez.

19. I. Makro iktisadi analizde hem kısa dönemi hem de uzun dönemi ele alır,
II. Kısa dönemde para yanlıdır.
III. İşçiler uzun dönemde parasal aldanma yaşarlar.
Yukarıda verilenlerden hangisi veya hangileri Monetarist Okulun fikirlerini yansıtır?

A) I ve II
B) Yalnız II
C) I ve III
D) Yalnız I
E) II ve III

Cevap : A) I ve II

Açıklama : Milton Friedman öncülüğündeki Monetarist Okul: 1. Analizlerinde **hem kısa dönemi hem de uzun dönemi** ayrıştırarak inceler (Friedman’ın Doğal İşsizlik Oranı analizi buna örnektir) (I doğru). 2. Kısa dönemde, “Parasal Aldanma” nedeniyle para arzındaki değişikliklerin reel değişkenleri (üretim, istihdam) etkilediğini, yani paranın **”Yanlı” (Non-neutral / Etkili)** olduğunu savunurlar (II doğru). 3. Ancak uzun dönemde işçiler beklentilerini uyarlar (aldanma biter) ve para yansız hale gelir. Dolayısıyla “İşçiler uzun dönemde parasal aldanma yaşarlar” ifadesi (III) yanlıştır; aldanma sadece kısa dönemde olur.

20. Keynesyen Okulda para piyasasındaki değişimler; reel sektörü, yatırımları ve nihayetinde toplam üretimi hangi yol ile etkiler?

A) Parasal aktarım mekanizması
B) Genişletici politikalar
C) İhtiyat güdüsü
D) Harcanabilir gelir
E) Daraltıcı politikalar

Cevap : A) Parasal aktarım mekanizması

Açıklama : Keynesyen teoride, para piyasasındaki bir dengesizliğin veya para arzı değişikliğinin reel ekonomiye (yatırım ve tüketime) yansıması sürecine **”Parasal Aktarım Mekanizması” (Monetary Transmission Mechanism)** denir. Özellikle “Faiz Kanalı” üzerinden işleyen bu mekanizmada; Para Arzı Artışı -> Faiz Oranlarının Düşmesi -> Yatırımların Artması -> Toplam Talebin ve Üretimin Artması zinciri izlenir. Bu zincirin tamamı aktarım mekanizması kavramıyla ifade edilir.

@lolonolo_com

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler Lisans Açık Öğretim siyaset bilimi ve kamu yönetimi

Politik Ekonomi 2025-2026 Final Soruları

Editor

Editör