Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları
Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları
#1. Ziya Gökalp, Türk-İslam medeniyetinde toplumun tarih boyunca dört dönemden geçtiğini dile getirmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi bu dönemlerden biri değildir?
Cevap : B) Klan
Açıklama : Ziya Gökalp’in sosyolojik analizine göre Türk toplumu tarihsel süreçte; Aşiret, Kavim, Ümmet ve Millet aşamalarından geçmiştir. “Klan” kavramı daha çok Durkheim veya antropoloji kökenli olup, Gökalp’in Türk-İslam medeniyeti için belirlediği dört temel dönemden biri değildir.
#2. İstanbul’da yaptığı araştırmasının sonucunu Türkiye Kentlerinde Aile ve Akrabalığın Önemi başlıklı makalesinde yayınlayan; orta ve üst gelir grubu ailelerin, şahsi meselelerde birbirlerinin desteğini aramanın ve mali yardım alma oranının yüksek olduğunu ifade eden sosyolog kimdir?
Cevap : A) Alen Duben
Açıklama : Amerikalı antropolog ve sosyolog **Alan Duben**, İstanbul aileleri üzerine yaptığı kapsamlı çalışmalarla tanınır (özellikle “İstanbul Haneleri”). Duben, modernleşme teorisinin “sanayileşme akrabalık bağlarını koparır” tezinin aksine; Türkiye’de modernleşen, kentli ve **üst gelir grubundaki ailelerde** bile akrabalık ilişkilerinin çok güçlü olduğunu, yoğun bir dayanışma ve maddi/manevi destek alışverişinin sürdüğünü ortaya koymuştur.
#3. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın tanımladığı “Karşılıklı Duygusal Bağlılık Modeli”ne uymayan durum aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : A) Bu modelde bağlanma ihtiyacı karşılanırken özerkliğe yer yoktur.
Açıklama : Kağıtçıbaşı’nın “Aile Değişim Kuramı”ndaki sentez modeli olan **”Karşılıklı Duygusal Bağlılık Modeli” (Psikolojik Bağlılık Modeli)**; geleneksel (bağımlı) aile ile modern (bireyci) ailenin olumlu yönlerini birleştirir. Bu modelde, duygusal bağlılık (relatedness) devam ederken, aynı zamanda bireyin **Özerkliği (Autonomy)** de desteklenir. Yani “Özerk-İlişkisel Benlik” gelişir. Dolayısıyla A şıkkındaki “özerkliğe yer yoktur” ifadesi yanlıştır; bu model tam olarak özerklik ile bağlılığın bir arada olabileceğini savunur.
#4. “İzmir’de kentsel aile” adlı araştırmayı aşağıdaki sosyologlardan hangisi yapmıştır?
Cevap : A) Emre Kongar
Açıklama : Türk toplum bilimci Emre Kongar’ın en bilinen saha çalışmalarından biri, İzmir şehrinde yaptığı ve ailesini, akrabalık ilişkilerini, kentsel yaşam pratiklerini incelediği “İzmir’de Kentsel Aile” araştırmasıdır. Bu çalışma, Türkiye’de çekirdek ailenin işleyişini ve akrabalık bağlarının modern kentte nasıl devam ettiğini göstermesi bakımından önemlidir.
#5. 1982 yılında Ereğli’de yaptığı araştırmasının verilerinden yola çıkarak, çok aileli bir hanede yaşamanın, alt sınıfa mensup ailelerin geçinebilmek için başvurdukları bir çözüm olduğu açıklamasını getiren sosyolog aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : C) Ferhunde Özbay
Açıklama : Türk aile sosyolojisinin önemli isimlerinden Ferhunde Özbay, nüfus ve hane halkı yapısı üzerine yaptığı çalışmalarda (özellikle 1980’ler ve sonrası verilerle), geniş aile yapısının kültürel bir tercih olmaktan ziyade, kırdan kente göç eden yoksul ve alt sınıf ailelerin ekonomik zorluklara karşı geliştirdiği bir “hayatta kalma stratejisi” (dayanışma ağı) olduğunu savunmuştur. Ereğli verileri ve genel nüfus analizleriyle bu tezi güçlendirmiştir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#6. Aşağıdakilerden hangisi Lewis H. Morgan’ın toplumlarda geçerli olarak gördüğü aile tiplerinden biri değildir?
Cevap : C) Ataerkil aile
Açıklama : Lewis Henry Morgan “Eski Toplum” adlı eserinde ailenin evrimini kandaş aile, ortaklaşa aile, iki başlı (syndyasmian) aile ve tek eşli (monogam) aile olarak sınıflamıştır. Morgan’ın sistematiğinde “Ataerkil aile”, tek eşli aileye giden yolda geçici bir aşama veya özel bir durum olarak görülse de asli dört evrimsel aile tipi arasında sayılmaz.
#7. 2015 yılında yapılan Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması’na göre en çok fiziksel şiddet gören kadınlar aşağıdaki kategorilerin hangisinde yer almaktadır?
Cevap : E) Boşanmış/ayrı yaşayan kadınlar
Açıklama : İlgili araştırmanın verilerine göre, yaşamlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalma oranı en yüksek olan grup “Boşanmış veya eşinden ayrı yaşayan” kadınlardır. Bu durum, şiddetin genellikle boşanma nedeni olduğunu veya boşanma sürecinde şiddetin arttığını göstermektedir. Evli kadınlarda bu oran daha düşükken, boşanmış kadınlarda maruziyet oranı çok daha yüksektir.
#8. Serim Timur’un 1972 yılında yayımlanan “Aile Yapısı Araştırması” adlı çalışması neden önemlidir?
Cevap : B) Aile yapısı araştırmalarının ilkidir.
Açıklama : Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından yapılan ve Serim Timur tarafından kitaplaştırılan 1968 tarihli (1972 basımlı) bu araştırma, Türkiye genelini temsil eden (kır-kent ayrımını içeren) ve doğrudan aile yapısını, tiplerini ve değişimini konu alan ilk ulusal ve kapsamlı saha araştırması olması nedeniyle Türk sosyoloji tarihinde bir dönüm noktasıdır.
#9. H. Pınar Özdemir-Kemahlı’nın “Yüksek nitelikli evlilikler yaratmak: Mutlu çiftlerin deneyimleri üzerine bir araştırma” adlı doktora tezinde aktardığı ve 2003 yılında yapılmış olan bir çalışmaya göre, aşağıdakilerden hangisinin, “ailenin iyi oluş” hali üzerinde doğrudan etkisi yoktur?
Cevap : E) İş doyumu
Açıklama : Aile içi dinamikleri inceleyen bu tür çalışmalarda; eşlerin kişilik özellikleri, duygusal durumları, çatışma çözme yetenekleri ve ebeveynlik ilişkileri (içsel faktörler) ailenin mutluluğu ve iyi oluşu üzerinde **doğrudan** belirleyicidir. Ancak **”İş Doyumu”**, aile dışı bir faktördür; aileye etkisi olsa da (spillover effect), bu etki genellikle **dolaylıdır**. Aile içi süreçler kadar birincil ve doğrudan bir etken olarak sınıflandırılmaz.
#10. Talcott Parsons’a göre evlilik ailesi, egonun üyesi olduğu …. ve ….. ile ilişkilidir.<br>Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap : A) döl verme ailesi – yönlendirme ailesi
Açıklama : Talcott Parsons, bireyin yaşam döngüsünde iki tür aile içinde bulunduğunu belirtir:
1. **Yönlendirme Ailesi (Family of Orientation):** Bireyin içine doğduğu, anne, baba ve kardeşleriyle büyüdüğü ve sosyalleştiği (yönlendirildiği) aile.
2. **Döl Verme Ailesi (Family of Procreation):** Bireyin yetişkinliğinde evlenerek kurduğu ve kendi çocuklarına sahip olduğu aile.
Soru bu iki kavram arasındaki ilişkiyi sormaktadır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#11. TAYA 2016’ya göre geniş aileler en düşük oranda hangi SES’de görülür?
Cevap : B) Üst SES’de görülür.
Açıklama : Türkiye Aile Yapısı Araştırması (TAYA 2016) verilerine göre; eğitim ve gelir düzeyi arttıkça hane halkı yapısı çekirdek aileye veya yalnız yaşamaya doğru evrilmektedir. Geleneksel geniş aile yapısı (büyükanne/büyükbabanın da evde olduğu yapı), modernleşme ve bireyselleşmenin en yoğun yaşandığı, ekonomik özgürlüğün en yüksek olduğu Üst Sosyo-Ekonomik Statü (SES) grubunda en düşük orandadır. Alt gelir gruplarında ise geniş aile, bazen bir geçim ve dayanışma stratejisi olarak varlığını daha fazla sürdürür.
#12. “Alamancı aile” tanımlamasını aşağıdaki sosyologlardan hangisi yapmıştır?
Cevap : D) İbrahim Yasa
Açıklama : Türkiye’den Avrupa’ya (özellikle Almanya’ya) göç eden işçilerin aile yapılarını, kültürel uyum süreçlerini ve köyleriyle olan bağlarını inceleyen sosyolog İbrahim Yasa, bu spesifik aile türünü “Alamancı Aile” olarak tanımlamış ve göç sosyolojisine katkıda bulunmuştur.
#13. Erkekler tarafından kadınlara uygulanan şiddetin kuşaklar arasında aktarıldığı düşünülmektedir. Bu düşünceye göre şiddet, aşağıdaki faktörlerden hangisiyle açıklanmaktadır?
Cevap : C) Psikolojik faktörler
Açıklama : Şiddetin “kuşaklararası aktarımı” tezi, temelini Albert Bandura’nın “Sosyal Öğrenme Kuramı”ndan alır. Bu kurama göre çocuklar, ebeveynlerinin davranışlarını model alarak (taklit ederek) öğrenirler. Aile içinde babasının annesine şiddet uyguladığını gören erkek çocuk, sorun çözme yöntemi olarak şiddeti öğrenir ve kendi yetişkinliğinde uygular. Bu öğrenme ve davranışsal modelleme süreci, şiddeti açıklayan Psikolojik (veya Sosyal Psikolojik) bir faktördür.
#14. TAYA 2016 araştırmasına göre eş ile tanışma en yaygın nasıl meydana gelmektedir?
Cevap : D) Aile ve akraba çevresinde
Açıklama : Türkiye’de evlilik kalıpları değişse de geleneksel yöntemler hala baskındır. TAYA 2016 verilerine göre, eşlerin tanışma biçiminde en yaygın yöntem, “Görücü Usulü” veya “Aile/Akraba aracılığıyla” tanışmadır. Bu seçenek, Türkiye’deki sosyal ağların ve aile bağlarının evlilik piyasasında hala ne kadar belirleyici olduğunu gösterir. Bireysel tanışma yöntemleri (arkadaş, iş, okul) artsa da, Aile ve Akraba çevresi (Sosyal sermaye) hala birincil tanışma mekanıdır.
#15. Batı toplumlarında “yeni baba” kavrayışı ne zaman gündeme gelmiştir?
Cevap : E) 1970’lerden sonra
Açıklama : Geleneksel ataerkil baba rolünden (sadece eve ekmek getiren, otoriter figür), çocuğun bakımıyla ve duygusal ihtiyaçlarıyla ilgilenen “ilgili/yeni baba” modeline geçiş, Batı toplumlarında özellikle 1970’lerden sonra belirginleşmiştir. Bu dönemde; kadınların iş gücüne katılımının artması, feminist hareketlerin toplumsal cinsiyet rollerini sorgulaması ve boşanma oranlarının artmasıyla birlikte babalık rolleri yeniden tanımlanmış; babanın sadece maddi sağlayıcı değil, aynı zamanda duygusal bir katılımcı olması gerektiği fikri (Yeni Babalık) yaygınlaşmıştır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#16. Aşağıdakilerde hangisi, 2017 yılında yayınlanan İlgili Babalık araştırmasında tanımlanan babalık kategorilerinden biri değildir?
Cevap : C) Evinin ekmeğini kazanan babalar
Açıklama : İlgili babalık çalışmalarında genellikle babaların katılım düzeylerine göre (Geleneksel, Gayretli, Yeni Geleneksel vb.) bir sınıflandırma yapılır. “Evinin ekmeğini kazanan babalar” ifadesi bir baba rolünü tarif etse de, ilgili babalık ölçeklerinde teknik olarak isimlendirilmiş bir kategori değildir.
#17. Aileye duygusal doyum açısından yaklaşan teori aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : B) Sembolik Etkileşimcilik
Açıklama : Sembolik etkileşimcilik kuramı, aileyi makro bir yapı olarak değil, üyeler arasındaki mikro etkileşimler üzerinden inceler. Bu teoriye göre aile, üyelerin birbirlerine sundukları duygusal destek, paylaşılan semboller ve ortak anlamlar bütünüdür. Dolayısıyla aileye “duygusal doyum” ve “öznel deneyim” merkezinden bakan temel teori budur.
#18. Aşağıdakilerden hangisi Sırbistan’a özgü bir aile tipi olan zadruganın özelliklerinden değildir?
Cevap : D) Adil bir ücret anlayışının olması
Açıklama : Zadruga, Güney Slavlarına (özellikle Sırbistan) özgü, ataerkil, geniş ve ortaklaşa yaşayan bir aile tipidir. Temel özellikleri; mülkiyetin, üretimin ve tüketimin ortak olması ve ailenin en yaşlı erkeğinin mutlak otoritesine dayanmasıdır. Bu yapı, kapitalist bir işletme değil, komünal bir yaşam birimidir. Dolayısıyla aile üyeleri arasında “maaş” veya “adil ücret” gibi modern/piyasa ekonomisine ait kavramlar söz konusu değildir; herkes ihtiyacına göre tüketir.
#19. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın Türkiye ayağını yürüttüğü “Birinci Çocuğun Değeri” araştırmasına göre çocuklarda en çok istenen nitelik aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : E) Anne-babasının sözünü dinlemesi
Açıklama : 1975 yılında yapılan ilk “Çocuğun Değeri” araştırmasında (geleneksel tarım toplumu özelliklerinin baskın olduğu dönem), Türk ailelerinin çocuklarında en çok aradığı ve değer verdiği özellik “İtaat” yani “Anne-babanın sözünü dinlemesi” idi. Bu durum, çocuğun ailenin ekonomik refahı için bir güvence olarak görülmesiyle (Bağımlılık Modeli) uyumludur. (2003’te ise bu “kendi ayakları üzerinde durabilme/özerklik” yönünde değişmeye başlamıştır).
#20. Aşağıdaki ifadelerden hangisi, 2003 yılında yapılan “İkinci Çocuğun Değeri” araştırması bulgularından biri olabilir?
Cevap : C) Çocuklardan daha az maddi yardım beklenmektedir.
Açıklama : Çiğdem Kağıtçıbaşı tarafından yürütülen “Çocuğun Değeri” araştırmaları (1975 ve 2003 karşılaştırması), Türk toplumundaki sosyal değişimi gözler önüne sermiştir. 1975 yılında çocuk, aileye ekonomik katkı sağlayan bir “ekonomik değer” olarak görülürken; 2003 yılındaki araştırmada bu beklenti ciddi oranda düşmüştür. Kentleşme ve eğitim seviyesinin artmasıyla birlikte, aileler artık çocuklarından yaşlılıkta maddi güvence veya tarlada işgücü (maddi yardım) beklemek yerine, onları duygusal tatmin kaynağı (Psikolojik Değer) olarak görmeye başlamıştır. Dolayısıyla maddi yardım beklentisinin azalması en temel bulgudur.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
SONUÇ
Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları
Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları
Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları VİDEO ÖZET
Aile Sosyolojisi: Kuramsal Yaklaşımlar, Değişen Roller ve Toplumsal Dinamikler |
|
|
|
| @lolonolo_com |
|---|
Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları
Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları
Aile Sosyolojisi 2025-2026 Final Soruları
