LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları
auzefKüreselleşme Çağında Göçsosyoloji

Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları

Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları

#1. Aşağıda verilen birlikte yaşama modellerinden hangisi diğerlerinden farklıdır?

Cevap : C) Adaptasyon
Açıklama : Çok kültürlülük, Kültürel Çoğulculuk, Multi-etnik yapı ve Kültürlerarasılık (Interculturalism); farklı kültürlerin kendi kimliklerini koruyarak bir arada yaşamasını veya etkileşimini savunan “farklılık içinde birlik” modelleridir. Ancak **”Adaptasyon”** (veya Uyum), göçmenin geldiği topluma ayak uydurmasını, değişmesini ve çoğunlukla egemen kültüre benzemesini ifade eden bir süreçtir. Siyasi bir model olarak ele alındığında genellikle Asimilasyoncu yaklaşımlara daha yakındır ve “farklılığın korunmasından” ziyade “benzeşmeyi” hedefler. Bu nedenle diğerlerinden kavramsal olarak ayrılır.

#2. Türkiye’nin yurt dışına ilk işçi gönderme antlaşması …… ile …… yılında yapılmıştır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevap : B) Almanya, 1961
Açıklama : Türkiye Cumhuriyeti, planlı kalkınma dönemine geçişle birlikte artan nüfus ve işsizlik sorununu çözmek ve ülkeye döviz girdisi sağlamak amacıyla Batı ülkeleriyle iş gücü anlaşmaları yapmıştır. Bu kapsamda imzalanan **ilk** anlaşma, 30 Ekim **1961** tarihinde **Federal Almanya** (Batı Almanya) ile yapılan “Türk İşgücü Anlaşması”dır. Bunu daha sonra Avusturya, Hollanda ve Fransa gibi ülkeler izlemiştir.

#3. AB üye devletleri içinde nüfusuna göre en yüksek göçmen oranına sahip ülke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Lüksemburg
Açıklama : Avrupa Birliği istatistiklerine (Eurostat) göre, toplam nüfusuna oranla en yüksek yabancı/göçmen barındıran ülke açık ara farkla **Lüksemburg**’dur. Nüfusunun neredeyse yarısı (%47-48 civarı) yabancı uyruklulardan (özellikle Portekiz, Fransa ve diğer AB vatandaşlarından) oluşmaktadır. Diğer ülkeler sayısal olarak (mutlak sayı) daha fazla göçmene sahip olsalar da, oransal olarak Lüksemburg listenin başındadır.

#4. Kırsal kesimden kentlere gelen bireylerin kent toplumunun bir parçası olmasına ve kent yaşamına uyum sağlamasına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Kentlileşme
Açıklama : Sosyolojide “Kentleşme” (Urbanization) nüfusun kentlerde toplanması ve kent sayısının artması anlamına gelen demografik/fiziksel bir süreçtir. **”Kentlileşme” (Urbanism)** ise; kente gelen bireyin kentin kültürel değerlerini, yaşam tarzını, davranış kalıplarını benimsemesi, kentsel örgütlenmelere katılması ve kendini kentli hissetmesi sürecidir. Yani kente göç etmek “kentleşme”, kente uyum sağlayıp kentin parçası olmak “kentlileşme”dir.

#5. 6458 sayılı Yasa’ya göre haklarında sınır dışı edilme kararı alınıp “idari gözetim” altında tutulan yabancılar nerede kalmaktadırlar?

Cevap : A) Geri gönderme merkezleri
Açıklama : Türkiye’de 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) uyarınca; haklarında sınır dışı etme kararı alınan ve kaçma/kaybolma riski bulunan yabancılar, valilik kararıyla “İdari Gözetim” altına alınırlar. Bu kişilerin tutulduğu, 7/24 güvenlikli ve dışarı çıkışın yasak olduğu özel merkezlere **”Geri Gönderme Merkezleri” (GGM)** adı verilir. Hapishane veya kamp statüsünde değildirler, idari işlem tesisleridir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Sınır Güvenliği Ajansının (Frontex) görevlerinden biri değildir?

Cevap : A) Yasa dışı yollardan AB sınırlarını geçenlerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak
Açıklama : Frontex’in (Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı) temel misyonu; AB dış sınırlarının güvenliğini sağlamak, risk analizleri yapmak, sınır muhafızlarını eğitmek ve yasa dışı göçle mücadelede üye ülkeler arasında koordinasyon sağlamaktır. Sınırı geçen göçmenlerin barınma, gıda, sağlık gibi **”zorunlu insani ihtiyaçlarını karşılamak”**, Frontex’in değil; ilgili üye devletin ulusal makamlarının veya insani yardım kuruluşlarının (Kızılhaç, UNHCR vb.) sorumluluğundadır. Frontex bir güvenlik ve denetim ajansıdır, bir yardım kuruluşu değildir.

#7. 1970’lerden itibaren küresel kapitalizmin sermaye, teknoloji, emek ilişkisindeki paradigması değişmiştir.
Bu değişime dayanarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

Cevap : E) Kapitalist Batı ülkeleri daha fazla iş gücü ithal etmek istemiştir.
Açıklama : 1973 Petrol Krizi ve ardından gelen ekonomik durgunlukla birlikte, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki gelişmiş kapitalist ülkeler, “Fordist” üretim modelinden “Post-Fordist” (Esnek Birikim) modeline geçmişlerdir. Bu dönemde Batı ülkeleri, “Misafir İşçi” alımlarını durdurmuş (Örneğin Almanya 1973’te alımı kesmiştir), bunun yerine emek yoğun ve düşük statülü üretimlerini iş gücünün ucuz olduğu “Çevre” ülkelere (Gelişmekte olan ülkelere) kaydırma stratejisini benimsemişlerdir. Yani “Sermaye ihracı” ve “Off-shore” üretim başlamıştır. Dolayısıyla E şıkkındaki “Daha fazla iş gücü ithal etmek istemiştir” ifadesi yanlıştır; aksine iş gücü ithalatını durdurup, üretimi dışarı kaydırmışlardır.

#8. 2000’li yıllar dikkate alındığında Türkiye’deki iç göç hareketleri için aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : A) Terör nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden büyük kentlere kitlesel göçler olmuştur.
Açıklama : “Terör nedeniyle Doğu ve Güneydoğu’dan kitlesel zorunlu göçler”, Türkiye’de **1990’lı yılların** (özellikle 1989-1999 arası) karakteristik özelliğidir. **2000’li yıllarda** ise iç göçün karakteri değişmiş; zorunlu güvenlik göçlerinin yerini daha çok “kentten kente” yapılan, eğitim, tayin veya daha iyi yaşam standartları arayışına dayalı, eğitim ve gelir düzeyi daha yüksek bireylerin hareketliliği almıştır. 2000’lerde kitlesel terör göçü azalmış, hatta kısmi “Köye Dönüş” projeleri gündeme gelmiştir.

#9. William Safran’a göre aşağıdakilerden hangisi bir diaspora grubunun temel özelliklerinden değildir?

Cevap : C) Kendileri veya ataları ana vatanlarından belli bir bölgeye sürülmüştür.
Açıklama : William Safran, diasporayı tanımlarken 6 temel özellik sayar. Bunlardan ilki “Dağılma” (Dispersal) ilkesidir. Safran’a göre diaspora; özgün bir merkezden (ana yurttan) “iki veya daha fazla” çevre bölgeye (yabancı ülkeye) dağılmış olmalıdır. Şıktaki **”belli bir bölgeye”** (tekil ifade) sürülmüştür ifadesi, Safran’ın “yayılma/saçılma” (dispersal) vurgusuyla çelişir. Diaspora tek bir yere göç etmek değil, dünyaya yayılmaktır. Ayrıca Safran, sadece “sürülme” (zorunlu göç) değil, ticaret veya sömürgecilik gibi nedenlerle olan yayılmaları da (eleştirilerle birlikte) tartışmaya dahil eder.

#10. “Triton” sözcüğünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Frontex’in sahil güvenlik programıdır.
Açıklama : **Triton Operasyonu**, İtalya’nın “Mare Nostrum” adlı arama-kurtarma operasyonunu sonlandırmasının ardından, 1 Kasım 2014 tarihinde Avrupa Birliği Sınır Güvenliği Ajansı (**Frontex**) tarafından başlatılan bir sınır kontrol ve sahil güvenlik operasyonudur. Adını Yunan mitolojisindeki deniz tanrısı Triton’dan alır. Temel amacı arama-kurtarmadan ziyade sınır güvenliğini sağlamaktır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Aşağıdakilerden hangisi Castles ve Miller’e göre çağımızdaki göç eğilimlerinden biri değildir?

Cevap : B) Göçün kolaylaşması
Açıklama : Stephen Castles ve Mark J. Miller, “Göçler Çağı” (The Age of Migration) adlı eserlerinde günümüz göç hareketlerinin 5 temel eğilimini şöyle sıralarlar: 1. Küreselleşme (Daha fazla ülkenin sürece katılması), 2. Hızlanma (Sayısal artış), 3. Farklılaşma (Tek tip değil; işçi, mülteci, öğrenci gibi birçok türün aynı anda olması), 4. Kadınsılaşma (Kadın göçmen oranının artması), 5. Politikleşme (Göçün siyasi bir güvenlik sorunu haline gelmesi). “Göçün kolaylaşması” diye bir eğilim yoktur; aksine vize rejimleri, sınır duvarları ve güvenlikçi politikalarlar göç giderek “zorlaşmaktadır”.

#12. Aşağıdakilerden hangisi gettolarda yaşamanın göçmenler için olumlu yönlerinden biridir?

Cevap : C) Gelenek ve göreneklerini yaşatma fırsatı verir.
Açıklama : Gettolar (veya etnik yerleşim bölgeleri – ethnic enclaves), genellikle izolasyon ve entegrasyon sorunu gibi olumsuz özelliklerle anılsa da; yeni gelen göçmenler için bir “sığınak” işlevi görür. Bu mekanlar, göçmenlerin kendi dillerini konuşabildikleri, dini ibadetlerini özgürce yapabildikleri, kendi mutfak kültürlerini sürdürebildikleri ve **gelenek/göreneklerini yaşatabildikleri** korunaklı alanlardır. Ayrıca hemşehrilik ağları sayesinde iş bulma ve sosyal dayanışma (“sosyal sermaye”) konusunda göçmene destek olur, bu da gettonun sağladığı en temel olumlu işlevdir.

#13. Türkiye ile AB arasında 16 Aralık 2013 tarihinde imzalanan “Geri Kabul Anlaşması” düzensiz göçmenlerle ilgili nasıl bir uygulama getirmektedir?

Cevap : E) Türkiye’den AB ülkelerine geçtiği tespit edilen göçmenlerin Türkiye’ye gönderilmesi
Açıklama : Türkiye ile AB arasında imzalanan Geri Kabul Anlaşması’nın temel maddesi; Türkiye toprakları üzerinden düzensiz (yasa dışı) yollarla AB üye ülkelerine geçiş yaptığı tespit edilen kişilerin (ister Türk vatandaşı, isterse Türkiye üzerinden transit geçen üçüncü ülke vatandaşı olsun), AB ülkelerinden sınır dışı edildiklerinde Türkiye tarafından “Geri Kabul” edilmesini (Türkiye’ye iade edilmesini) öngörür. Bu anlaşma, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun bir şartı olarak yürürlüğe girmiştir.

#14. Aşağıdaki etnik unsurlardan hangisi Lozan Nüfus Mübadelesi’ne dâhil edilmemiştir?

Cevap : D) Batı Trakya Türkleri
Açıklama : 1923 Lozan Barış Antlaşması’na ek olarak imzalanan “Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi” protokolüne göre, Türkiye’deki Rum Ortodokslar ile Yunanistan’daki Müslümanlar zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Ancak iki grup bu değişimin dışında (muaf) tutulmuştur (Etabli / Yerleşik sayılmışlardır): 1. İstanbul’da (ve Gökçeada/Bozcaada’da) yaşayan Rumlar, 2. **Batı Trakya’da** yaşayan Müslüman Türkler. Diğer şıklardaki Karamanlılar, Pomaklar ve Yunanistan’ın diğer bölgelerindeki Türkler mübadele kapsamına alınarak göç ettirilmiştir.

#15. Avrupa ülkelerindeki Müslüman göçmenlerin köken ülke olarak dağılımı birbirinden farklıdır. Bazı ülkelerde göç sistemleri (sömüren-sömürülen ilişkisi) bağlamında gelen Müslümanlar en büyük grubu oluştururken bazılarında ise iş gücü göçü anlaşmaları ile gelen Müslümanlar çoğunluktadır.
Aşağıda bazı Avrupa ülkeleri ve bu ülkelere en fazla hangi ülkeden Müslüman göçmen geldiği verilmiştir. Bu eşleşmelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : E) Hollanda – Libya
Açıklama : Avrupa ülkelerindeki göçmen profilleri, sömürge geçmişleri ve işçi alım anlaşmalarına göre şekillenmiştir. Fransa, eski sömürgesi Cezayir’den; İngiltere, İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) üyesi Pakistan ve Hindistan’dan; Almanya, iş gücü anlaşması yaptığı Türkiye’den; Belçika ise yine iş gücü anlaşmalarıyla Fas’tan yoğun göç almıştır. Ancak Hollanda’daki en büyük Müslüman göçmen grupları Türkler ve Faslılardır. Libya kökenliler Hollanda’da baskın bir grup değildir (Libyalılar daha çok İtalya ile ilişkilidir). Bu nedenle E şıkkı yanlıştır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Aşağıdaki ülkelerden hangisi sayısal olarak en fazla göçmen barındıran ilk 5 ülke arasında yer almaz?

Cevap : D) Hindistan
Açıklama : Birleşmiş Milletler (IOM) verilerine göre dünyada en fazla uluslararası göçmene ev sahipliği yapan ülkeler sırasıyla; ABD (1. sırada), Almanya, Suudi Arabistan, Rusya ve Birleşik Krallık’tır. **Hindistan** ise dünyada en fazla göçmen “veren” (dışarıya göç gönderen) ülkelerin başında gelir (yaklaşık 18 milyon Hintli diasporada yaşar), ancak en fazla göçmen “alan” ülkelerden biri değildir.

#17. Aşağıdaki ülkelerden hangisi çok kültürlü göçmenlik politikasını en iyi şekilde uygulayan ülkelerden biri değildir?

Cevap : C) İsviçre
Açıklama : Kanada ve Avustralya, resmi devlet politikası olarak “Çokkültürlülüğü” (Multiculturalism) benimsemiş en başarılı göçmen ülkeleridir. İsveç de Avrupa’da bu politikayı en kapsamlı uygulayan ülkelerden biridir. ABD, “Erime Potası” (Melting Pot) geleneğine sahip olsa da pratikte çok kültürlü bir yapıdır. Ancak **İsviçre**, göçmenlik politikalarında oldukça katı, vatandaşlığa geçişin çok zor olduğu ve “Farklılaştırıcı Dışlama” (Differential Exclusion) modeline yakın duran, göçmenleri “geçici işçi” olarak görme eğiliminin tarihsel olarak güçlü olduğu bir ülkedir. Bu nedenle “en iyi uygulayan” grubunda sayılamaz.

#18. Türkiye, AB ile Vize Serbestisi ve Geri Kabul Anlaşması’nı hangi tarihte imzalamıştır?

Cevap : B) 2013
Açıklama : Türkiye ile Avrupa Birliği arasında “İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşma” ve eş zamanlı olarak “Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni”, **16 Aralık 2013** tarihinde Ankara’da törenle imzalanmıştır. Bu tarih, Türkiye-AB göç ilişkilerindeki en kritik dönüm noktalarından biridir.

#19. Temel diaspora kavramını en doğru tanımlayan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Bir ulusun ana yurt dışında yaşadıkları yer veya ana yurttan ayrılmış kolu
Açıklama : Diaspora kelimesi köken olarak (Yunanca “dia” = içinden/boyunca, “speirein” = tohum saçmak) “Dağılma / Saçılma” anlamına gelir. Klasik tanımıyla; bir halkın veya etnik grubun, ana yurdundan ayrılarak (zorunlu veya gönüllü) dünyanın başka bölgelerine dağılması, ancak orada azınlık olarak yaşarken ana yurtla olan maddi veya manevi bağlarını sürdürmesi ve ortak bir kimlik bilincine sahip olmasıdır. Şıklar arasında bu “dağılmışlık” ve “ana yurttan ayrılmış kol” vurgusunu en doğru yapan ifade B seçeneğidir.

#20. Aşağıdakilerden hangisi bir ülkenin sınır veya göç yönetiminin ilgilendiği konular arasında sayılamaz?

Cevap : D) Ülkede sınırları dahilinde kimlerin yatırım yapabileceği
Açıklama : Sınır ve göç yönetimi; ülkeye giriş-çıkışların denetimi (B), vize süreleri (E), çalışma izinleri/oturma hakları (C) ve sınır güvenliği/sınır dışı işlemleri (A) gibi konuları kapsar. Ancak **”Ülkede kimlerin yatırım yapabileceği”**, göç idaresinden ziyade Ekonomi, Ticaret ve Maliye bakanlıklarının yetki alanına giren, doğrudan yabancı sermaye kanunları ve ticaret hukuku ile ilgili bir konudur. Göçmen olmayan yabancılar da (tüzel kişiler, şirketler) yatırım yapabilir; bu doğrudan bir göç yönetimi konusu değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları

Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları

Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları VİDEO ÖZET

Küreselleşme Çağında Göç: Teorik Perspektifler, Güvenlik Politikaları ve Sosyo-Kültürel Dönüşüm

1970’ler Paradigma Değişimi ve Post-Fordizm

Küresel kapitalizm tarihinde 1970’li yıllar, sermaye ve emek ilişkisinde radikal bir kırılmaya işaret eder. 1973 Petrol Krizi ile sarsılan Batı ekonomileri, katı üretim modellerini (Fordizm) terk ederek esnek birikim (Post-Fordizm) modeline geçmiştir. Bu dönemde gelişmiş ülkeler, “misafir işçi” ithal etmek yerine, üretimi iş gücünün ucuz olduğu “çevre” ülkelere kaydırmıştır. Bu stratejik değişim, off-shore üretim ve sermaye ihracını hızlandırırken, Batı ülkelerinin kitlesel iş gücü talebini durdurmuştur. Dolayısıyla bu süreçte kapitalist ülkelerin daha fazla iş gücü ithal etmek istediği çıkarımı tarihsel gerçeklerle bağdaşmaz; aksine sınırlarını kapatıp sermayeyi dışarı göndermişlerdir.

Castles ve Miller: Göçler Çağı’nın Beş Temel Eğilimi

Stephen Castles ve Mark J. Miller, çağdaş göç hareketlerini tanımlarken beş temel eğilimi vurgular. Bunlar; göçün daha fazla ülkeyi kapsaması (Küreselleşme), sayısal artış (Hızlanma), farklı göç türlerinin (mülteci, öğrenci, işçi) iç içe geçmesi (Farklılaşma), kadın göçmenlerin bağımsız aktörler olarak öne çıkması (Kadınsılaşma) ve göçün uluslararası politikanın merkezine oturmasıdır (Politikleşme). Yaygın kanının aksine, günümüzde vize rejimleri ve sınır denetimleri nedeniyle göçün kolaylaşması söz konusu değildir; tam aksine yasal yollar daralmaktadır.

Diaspora ve Birlikte Yaşama Modelleri

Diaspora kavramı, bir ulusun ana yurdu dışında dağılmış kollarını ve bu grupların ana vatanlarıyla sürdürdükleri güçlü kimlik bağlarını ifade eder. William Safran’a göre bir grubun diaspora sayılabilmesi için en az iki veya daha fazla çevre bölgeye dağılmış olması (Dispersal) şarttır. Birlikte yaşama modelleri incelendiğinde; çok kültürlülük ve kültürel çoğulculuk farklılıkları korurken, adaptasyon süreci göçmenin egemen kültüre benzeşmesini (asimilasyona yakın bir uyumu) hedefler. Bu süreçte etnik enklavlar veya gettolar, entegrasyonu zorlaştırsa da göçmene gelenek ve göreneklerini yaşatma imkanı sunan korunaklı bir liman işlevi görür.

Uluslararası Göç İstatistiği ve Bölgesel Farklılıklar

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre dünyada en fazla göçmene ev sahipliği yapan ülkeler ve yaklaşık sayıları şöyledir:

Ülke Göçmen Sayısı (Milyon) Nüfusa Oranı
Amerika Birleşik Devletleri 50.6 %15.3
Almanya 15.8 %18.8
Suudi Arabistan 13.5 %38.3
Rusya 11.6 %8.0
Lüksemburg 0.3 %47.3

Lüksemburg, oransal olarak AB’nin en yüksek göçmen yoğunluğuna sahip ülkesiyken; Hindistan yaklaşık 18 milyon vatandaşıyla dünyada en fazla dış göç veren ülke konumundadır.

Türkiye’nin Göç Tarihi ve Avrupa Birliği İlişkileri

Türkiye’nin dış göç serüveni 30 Ekim 1961’de Almanya ile imzalanan iş gücü anlaşmasıyla başlamıştır. İç göçte ise 1990’lardaki zorunlu güvenlik göçlerinin yerini 2000’li yıllarda eğitimli nüfusun kentler arası hareketliliği almıştır. AB ile ilişkilerde 16 Aralık 2013’te imzalanan Geri Kabul Anlaşması, Türkiye üzerinden AB’ye geçen düzensiz göçmenlerin iadesini öngörür. Bu süreçte Frontex (AB Sınır Güvenliği Ajansı), Triton gibi operasyonlarla sınır denetimi yaparken; Türkiye içinde idari gözetim altındaki yabancılar 6458 sayılı yasa gereği Geri Gönderme Merkezleri’nde (GGM) tutulur.

Tarihsel Dönemeçler: Lozan Mübadelesi ve Kentlileşme

1923 Lozan Nüfus Mübadelesi ile Türkiye ve Yunanistan arasında büyük bir nüfus değişimi yaşanmış; ancak Batı Trakya Türkleri ve İstanbul Rumları bu sürecin dışında tutulmuştur. Sosyolojik açıdan bu göçlerin kentlere yansıması iki kavramla açıklanır: Fiziksel birikim olan Kentleşme ve bireyin kentsel yaşam tarzını benimsemesi süreci olan Kentlileşme (Urbanism). Avrupa’daki Müslüman göçmen profilleri incelendiğinde ise; Fransa’nın Cezayir’den, İngiltere’nin Pakistan’dan, Almanya’nın ise Türkiye’den yoğun göç aldığı görülürken; Hollanda’da Libya kökenliler başat bir grup teşkil etmezler.

@lolonolo_com

Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları

Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları

1. 1970’lerden itibaren küresel kapitalizmin sermaye, teknoloji, emek ilişkisindeki paradigması değişmiştir.
Bu değişime dayanarak aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

A) Sanayileşmiş ülkelerdeki yoğun emek isteyen işler, iş gücünün ucuz olduğu ülkelere kaydırılmıştır.
B) İmalat sanayinde düşük statülü işler, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere kaydırılmıştır.
C) Üretim süreçlerindeki örgütlenme biçimleri esnekleşmiş ve akışkanlaşmıştır.
D) İş gücü ithali yerine üretim, gelişmekte olan ülkelere kaydırılmıştır.
E) Kapitalist Batı ülkeleri daha fazla iş gücü ithal etmek istemiştir.

Cevap : E) Kapitalist Batı ülkeleri daha fazla iş gücü ithal etmek istemiştir.

Açıklama : 1973 Petrol Krizi ve ardından gelen ekonomik durgunlukla birlikte, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki gelişmiş kapitalist ülkeler, “Fordist” üretim modelinden “Post-Fordist” (Esnek Birikim) modeline geçmişlerdir. Bu dönemde Batı ülkeleri, “Misafir İşçi” alımlarını durdurmuş (Örneğin Almanya 1973’te alımı kesmiştir), bunun yerine emek yoğun ve düşük statülü üretimlerini iş gücünün ucuz olduğu “Çevre” ülkelere (Gelişmekte olan ülkelere) kaydırma stratejisini benimsemişlerdir. Yani “Sermaye ihracı” ve “Off-shore” üretim başlamıştır. Dolayısıyla E şıkkındaki “Daha fazla iş gücü ithal etmek istemiştir” ifadesi yanlıştır; aksine iş gücü ithalatını durdurup, üretimi dışarı kaydırmışlardır.

2. Türkiye ile AB arasında 16 Aralık 2013 tarihinde imzalanan “Geri Kabul Anlaşması” düzensiz göçmenlerle ilgili nasıl bir uygulama getirmektedir?

A) AB ülkelerinde yakalanan düzensiz göçmelerin kaynak ülkeye geri gönderilmesi
B) Yunanistan’a geçen göçmenlerin diğer AB ülkelerine geçişlerine izin verilmemesi
C) Ege Denizi’ndeki geri itme vakalarının yasal statüye kavuşturulması
D) Türkiye’den ayrılan her göçmen için tazminat ödenmesi
E) Türkiye’den AB ülkelerine geçtiği tespit edilen göçmenlerin Türkiye’ye gönderilmesi

Cevap : E) Türkiye’den AB ülkelerine geçtiği tespit edilen göçmenlerin Türkiye’ye gönderilmesi

Açıklama : Türkiye ile AB arasında imzalanan Geri Kabul Anlaşması’nın temel maddesi; Türkiye toprakları üzerinden düzensiz (yasa dışı) yollarla AB üye ülkelerine geçiş yaptığı tespit edilen kişilerin (ister Türk vatandaşı, isterse Türkiye üzerinden transit geçen üçüncü ülke vatandaşı olsun), AB ülkelerinden sınır dışı edildiklerinde Türkiye tarafından “Geri Kabul” edilmesini (Türkiye’ye iade edilmesini) öngörür. Bu anlaşma, Vize Serbestisi Diyaloğu’nun bir şartı olarak yürürlüğe girmiştir.

3. Avrupa ülkelerindeki Müslüman göçmenlerin köken ülke olarak dağılımı birbirinden farklıdır. Bazı ülkelerde göç sistemleri (sömüren-sömürülen ilişkisi) bağlamında gelen Müslümanlar en büyük grubu oluştururken bazılarında ise iş gücü göçü anlaşmaları ile gelen Müslümanlar çoğunluktadır.
Aşağıda bazı Avrupa ülkeleri ve bu ülkelere en fazla hangi ülkeden Müslüman göçmen geldiği verilmiştir. Bu eşleşmelerden hangisi yanlıştır?

A) Belçika – Fas
B) Fransa – Cezayir
C) İngiltere – Pakistan
D) Almanya – Türkiye
E) Hollanda – Libya

Cevap : E) Hollanda – Libya

Açıklama : Avrupa ülkelerindeki göçmen profilleri, sömürge geçmişleri ve işçi alım anlaşmalarına göre şekillenmiştir. Fransa, eski sömürgesi Cezayir’den; İngiltere, İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) üyesi Pakistan ve Hindistan’dan; Almanya, iş gücü anlaşması yaptığı Türkiye’den; Belçika ise yine iş gücü anlaşmalarıyla Fas’tan yoğun göç almıştır. Ancak Hollanda’daki en büyük Müslüman göçmen grupları Türkler ve Faslılardır. Libya kökenliler Hollanda’da baskın bir grup değildir (Libyalılar daha çok İtalya ile ilişkilidir). Bu nedenle E şıkkı yanlıştır.

4. Aşağıdakilerden hangisi Castles ve Miller’e göre çağımızdaki göç eğilimlerinden biri değildir?

A) Göçün farklılaşması
B) Göçün kolaylaşması
C) Göçün hızlanması
D) Göçün kadınsılaşması
E) Göçün küreselleşmesi

Cevap : B) Göçün kolaylaşması

Açıklama : Stephen Castles ve Mark J. Miller, “Göçler Çağı” (The Age of Migration) adlı eserlerinde günümüz göç hareketlerinin 5 temel eğilimini şöyle sıralarlar: 1. Küreselleşme (Daha fazla ülkenin sürece katılması), 2. Hızlanma (Sayısal artış), 3. Farklılaşma (Tek tip değil; işçi, mülteci, öğrenci gibi birçok türün aynı anda olması), 4. Kadınsılaşma (Kadın göçmen oranının artması), 5. Politikleşme (Göçün siyasi bir güvenlik sorunu haline gelmesi). “Göçün kolaylaşması” diye bir eğilim yoktur; aksine vize rejimleri, sınır duvarları ve güvenlikçi politikalarla göç giderek “zorlaşmaktadır”.

5. Temel diaspora kavramını en doğru tanımlayan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

A) Gönüllü olarak farklı ülkelerde yaşayan göçmen grupları
B) Bir ulusun ana yurt dışında yaşadıkları yer veya ana yurttan ayrılmış kolu
C) Ülke içinde yerinden edilmiş azınlıklar
D) Sürgün edilmiş toplulukların yeniden ana yurda dönmesi
E) Göçmen ve azınlık grupların dernekleşmesi

Cevap : B) Bir ulusun ana yurt dışında yaşadıkları yer veya ana yurttan ayrılmış kolu

Açıklama : Diaspora kelimesi köken olarak (Yunanca “dia” = içinden/boyunca, “speirein” = tohum saçmak) “Dağılma / Saçılma” anlamına gelir. Klasik tanımıyla; bir halkın veya etnik grubun, ana yurdundan ayrılarak (zorunlu veya gönüllü) dünyanın başka bölgelerine dağılması, ancak orada azınlık olarak yaşarken ana yurtla olan maddi veya manevi bağlarını sürdürmesi ve ortak bir kimlik bilincine sahip olmasıdır. Şıklar arasında bu “dağılmışlık” ve “ana yurttan ayrılmış kol” vurgusunu en doğru yapan ifade B seçeneğidir.

6. Türkiye’nin yurt dışına ilk işçi gönderme antlaşması …… ile …… yılında yapılmıştır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Almanya, 1964
B) Almanya, 1961
C) Fransa, 1965
D) İsveç, 1967
E) Hollanda, 1964

Cevap : B) Almanya, 1961

Açıklama : Türkiye Cumhuriyeti, planlı kalkınma dönemine geçişle birlikte artan nüfus ve işsizlik sorununu çözmek ve ülkeye döviz girdisi sağlamak amacıyla Batı ülkeleriyle iş gücü anlaşmaları yapmıştır. Bu kapsamda imzalanan **ilk** anlaşma, 30 Ekim **1961** tarihinde **Federal Almanya** (Batı Almanya) ile yapılan “Türk İşgücü Anlaşması”dır. Bunu daha sonra Avusturya, Hollanda ve Fransa gibi ülkeler izlemiştir.

7. Aşağıdaki etnik unsurlardan hangisi Lozan Nüfus Mübadelesi’ne dâhil edilmemiştir?

A) Yunanca konuşan Patriyotlar
B) Yunanistan’daki Türkler
C) Drama, Kavala ve Karacaova’daki Pomaklar
D) Batı Trakya Türkleri
E) Karamanlı Ortodoks Türkler

Cevap : D) Batı Trakya Türkleri

Açıklama : 1923 Lozan Barış Antlaşması’na ek olarak imzalanan “Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi” protokolüne göre, Türkiye’deki Rum Ortodokslar ile Yunanistan’daki Müslümanlar zorunlu göçe tabi tutulmuştur. Ancak iki grup bu değişimin dışında (muaf) tutulmuştur (Etabli / Yerleşik sayılmışlardır): 1. İstanbul’da (ve Gökçeada/Bozcaada’da) yaşayan Rumlar, 2. **Batı Trakya’da** yaşayan Müslüman Türkler. Diğer şıklardaki Karamanlılar, Pomaklar ve Yunanistan’ın diğer bölgelerindeki Türkler mübadele kapsamına alınarak göç ettirilmiştir.

8. Aşağıdakilerden hangisi Avrupa Sınır Güvenliği Ajansının (Frontex) görevlerinden biri değildir?

A) Yasa dışı yollardan AB sınırlarını geçenlerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak
B) Üye devletleri hedef alan düzensiz göç hakkında risk analizi yapmak
C) Üye devletlere ortak geri gönderme operasyonlarında destek sağlamak
D) Üye devletler arasında operasyonel iş birliğinin koordinasyonunu sağlamak
E) Üye devletlerin sınır muhafızlarını eğitmek

Cevap : A) Yasa dışı yollardan AB sınırlarını geçenlerin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak

Açıklama : Frontex’in (Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı) temel misyonu; AB dış sınırlarının güvenliğini sağlamak, risk analizleri yapmak, sınır muhafızlarını eğitmek ve yasa dışı göçle mücadelede üye ülkeler arasında koordinasyon sağlamaktır. Sınırı geçen göçmenlerin barınma, gıda, sağlık gibi **”zorunlu insani ihtiyaçlarını karşılamak”**, Frontex’in değil; ilgili üye devletin ulusal makamlarının veya insani yardım kuruluşlarının (Kızılhaç, UNHCR vb.) sorumluluğundadır. Frontex bir güvenlik ve denetim ajansıdır, bir yardım kuruluşu değildir.

9. Aşağıda verilen birlikte yaşama modellerinden hangisi diğerlerinden farklıdır?

A) Çok kültürlülük
B) Kültürel çoğulculuk
C) Adaptasyon
D) Multi-etnik toplum
E) Kültürler arasılık

Cevap : C) Adaptasyon

Açıklama : Çok kültürlülük, Kültürel Çoğulculuk, Multi-etnik yapı ve Kültürlerarasılık (Interculturalism); farklı kültürlerin kendi kimliklerini koruyarak bir arada yaşamasını veya etkileşimini savunan “farklılık içinde birlik” modelleridir. Ancak **”Adaptasyon”** (veya Uyum), göçmenin geldiği topluma ayak uydurmasını, değişmesini ve çoğunlukla egemen kültüre benzemesini ifade eden bir süreçtir. Siyasi bir model olarak ele alındığında genellikle Asimilasyoncu yaklaşımlara daha yakındır ve “farklılığın korunmasından” ziyade “benzeşmeyi” hedefler. Bu nedenle diğerlerinden kavramsal olarak ayrılır.

10. “Triton” sözcüğünün anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

A) AB Sınır Koruma Örgütüdür.
B) Libya ile İtalya arasındaki üç adadan oluşan takım adadır.
C) Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmenlere verilen addır.
D) Düzensiz göçmenleri taşıyan teknelerin adıdır.
E) Frontex’in sahil güvenlik programıdır.

Cevap : E) Frontex’in sahil güvenlik programıdır.

Açıklama : **Triton Operasyonu**, İtalya’nın “Mare Nostrum” adlı arama-kurtarma operasyonunu sonlandırmasının ardından, 1 Kasım 2014 tarihinde Avrupa Birliği Sınır Güvenliği Ajansı (**Frontex**) tarafından başlatılan bir sınır kontrol ve sahil güvenlik operasyonudur. Adını Yunan mitolojisindeki deniz tanrısı Triton’dan alır. Temel amacı arama-kurtarmadan ziyade sınır güvenliğini sağlamaktır.

11. 6458 sayılı Yasa’ya göre haklarında sınır dışı edilme kararı alınıp “idari gözetim” altında tutulan yabancılar nerede kalmaktadırlar?

A) Geri gönderme merkezleri
B) Hapishaneler
C) AFAD veya Kızılay kampları
D) Mülteci kampları
E) Karakollardaki nezarethaneler

Cevap : A) Geri gönderme merkezleri

Açıklama : Türkiye’de 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) uyarınca; haklarında sınır dışı etme kararı alınan ve kaçma/kaybolma riski bulunan yabancılar, valilik kararıyla “İdari Gözetim” altına alınırlar. Bu kişilerin tutulduğu, 7/24 güvenlikli ve dışarı çıkışın yasak olduğu özel merkezlere **”Geri Gönderme Merkezleri” (GGM)** adı verilir. Hapishane veya kamp statüsünde değildirler, idari işlem tesisleridir.

12. Türkiye, AB ile Vize Serbestisi ve Geri Kabul Anlaşması’nı hangi tarihte imzalamıştır?

A) 2010
B) 2013
C) 1998
D) 2003
E) 1983

Cevap : B) 2013

Açıklama : Türkiye ile Avrupa Birliği arasında “İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşma” ve eş zamanlı olarak “Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni”, **16 Aralık 2013** tarihinde Ankara’da törenle imzalanmıştır. Bu tarih, Türkiye-AB göç ilişkilerindeki en kritik dönüm noktalarından biridir.

13. Aşağıdakilerden hangisi bir ülkenin sınır veya göç yönetiminin ilgilendiği konular arasında sayılamaz?

A) Yasadışı yollardan geçilmesi durumunda nasıl bir işlem yapılacağı
B) Sınırlarından kimlerin geçebileceği
C) Göçmenin o ülkede çalışıp çalışamayacağı
D) Ülkede sınırları dahilinde kimlerin yatırım yapabileceği
E) Geçilen ülkede ne kadar süre ile kalabileceği

Cevap : D) Ülkede sınırları dahilinde kimlerin yatırım yapabileceği

Açıklama : Sınır ve göç yönetimi; ülkeye giriş-çıkışların denetimi (B), vize süreleri (E), çalışma izinleri/oturma hakları (C) ve sınır güvenliği/sınır dışı işlemleri (A) gibi konuları kapsar. Ancak **”Ülkede kimlerin yatırım yapabileceği”**, göç idaresinden ziyade Ekonomi, Ticaret ve Maliye bakanlıklarının yetki alanına giren, doğrudan yabancı sermaye kanunları ve ticaret hukuku ile ilgili bir konudur. Göçmen olmayan yabancılar da (tüzel kişiler, şirketler) yatırım yapabilir; bu doğrudan bir göç yönetimi konusu değildir.

14. AB üye devletleri içinde nüfusuna göre en yüksek göçmen oranına sahip ülke aşağıdakilerden hangisidir?

A) İngiltere
B) Fransa
C) Almanya
D) Lüksemburg
E) İtalya

Cevap : D) Lüksemburg

Açıklama : Avrupa Birliği istatistiklerine (Eurostat) göre, toplam nüfusuna oranla en yüksek yabancı/göçmen barındıran ülke açık ara farkla **Lüksemburg**’dur. Nüfusunun neredeyse yarısı (%47-48 civarı) yabancı uyruklulardan (özellikle Portekiz, Fransa ve diğer AB vatandaşlarından) oluşmaktadır. Diğer ülkeler sayısal olarak (mutlak sayı) daha fazla göçmene sahip olsalar da, oransal olarak Lüksemburg listenin başındadır.

15. Kırsal kesimden kentlere gelen bireylerin kent toplumunun bir parçası olmasına ve kent yaşamına uyum sağlamasına verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

A) Kentlileşme
B) Entegrasyon
C) Modernleşme
D) Uyum
E) Kentleşme

Cevap : A) Kentlileşme

Açıklama : Sosyolojide “Kentleşme” (Urbanization) nüfusun kentlerde toplanması ve kent sayısının artması anlamına gelen demografik/fiziksel bir süreçtir. **”Kentlileşme” (Urbanism)** ise; kente gelen bireyin kentin kültürel değerlerini, yaşam tarzını, davranış kalıplarını benimsemesi, kentsel örgütlenmelere katılması ve kendini kentli hissetmesi sürecidir. Yani kente göç etmek “kentleşme”, kente uyum sağlayıp kentin parçası olmak “kentlileşme”dir.

16. Aşağıdaki ülkelerden hangisi sayısal olarak en fazla göçmen barındıran ilk 5 ülke arasında yer almaz?

A) Suudi Arabistan
B) Rusya
C) ABD
D) Hindistan
E) Almanya

Cevap : D) Hindistan

Açıklama : Birleşmiş Milletler (IOM) verilerine göre dünyada en fazla uluslararası göçmene ev sahipliği yapan ülkeler sırasıyla; ABD (1. sırada), Almanya, Suudi Arabistan, Rusya ve Birleşik Krallık’tır. **Hindistan** ise dünyada en fazla göçmen “veren” (dışarıya göç gönderen) ülkelerin başında gelir (yaklaşık 18 milyon Hintli diasporada yaşar), ancak en fazla göçmen “alan” ülkelerden biri değildir.

17. Aşağıdaki ülkelerden hangisi çok kültürlü göçmenlik politikasını en iyi şekilde uygulayan ülkelerden biri değildir?

A) İsveç
B) ABD
C) İsviçre
D) Avustralya
E) Kanada

Cevap : C) İsviçre

Açıklama : Kanada ve Avustralya, resmi devlet politikası olarak “Çokkültürlülüğü” (Multiculturalism) benimsemiş en başarılı göçmen ülkeleridir. İsveç de Avrupa’da bu politikayı en kapsamlı uygulayan ülkelerden biridir. ABD, “Erime Potası” (Melting Pot) geleneğine sahip olsa da pratikte çok kültürlü bir yapıdır. Ancak **İsviçre**, göçmenlik politikalarında oldukça katı, vatandaşlığa geçişin çok zor olduğu ve “Farklılaştırıcı Dışlama” (Differential Exclusion) modeline yakın duran, göçmenleri “geçici işçi” olarak görme eğiliminin tarihsel olarak güçlü olduğu bir ülkedir. Bu nedenle “en iyi uygulayan” grubunda sayılamaz.

18. William Safran’a göre aşağıdakilerden hangisi bir diaspora grubunun temel özelliklerinden değildir?

A) Tarihî ana vatanlarını kendilerinin gerçek, ideal evi olarak kabul ederler. Şartlar uygun olduğunda kendileri veya sonraki nesiller, ana vatana geri dönecektir/dönmelidir.
B) Ana vatanlarına ilişkin ortak bir hafızaları, bir ana vatan mitosu bulunmaktadır.
C) Kendileri veya ataları ana vatanlarından belli bir bölgeye sürülmüştür.
D) Ana vatanla bağlarını korumaya devam ederler.
E) Göç ettikleri ülkelerde kendilerini kısmen yabancı ve izole edilmiş hissederler.

Cevap : C) Kendileri veya ataları ana vatanlarından belli bir bölgeye sürülmüştür.

Açıklama : William Safran, diasporayı tanımlarken 6 temel özellik sayar. Bunlardan ilki “Dağılma” (Dispersal) ilkesidir. Safran’a göre diaspora; özgün bir merkezden (ana yurttan) “iki veya daha fazla” çevre bölgeye (yabancı ülkeye) dağılmış olmalıdır. Şıktaki **”belli bir bölgeye”** (tekil ifade) sürülmüştür ifadesi, Safran’ın “yayılma/saçılma” (dispersal) vurgusuyla çelişir. Diaspora tek bir yere göç etmek değil, dünyaya yayılmaktır. Ayrıca Safran, sadece “sürülme” (zorunlu göç) değil, ticaret veya sömürgecilik gibi nedenlerle olan yayılmaları da (eleştirilerle birlikte) tartışmaya dahil eder.

19. 2000’li yıllar dikkate alındığında Türkiye’deki iç göç hareketleri için aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Terör nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden büyük kentlere kitlesel göçler olmuştur.
B) Kırdan kente göçler değil, daha ziyade kentler arası göçler yaşanmaktadır.
C) Göçleri daha ziyade ücretli işlerde çalışanlar ve memurlar gerçekleştirmektedir.
D) Göç edenlerin sosyoekonomik durumları, önceki dönemdekilerden daha yüksektir.
E) Göçenlerin eğitim durumları ve nitelikleri yüksektir.

Cevap : A) Terör nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden büyük kentlere kitlesel göçler olmuştur.

Açıklama : “Terör nedeniyle Doğu ve Güneydoğu’dan kitlesel zorunlu göçler”, Türkiye’de **1990’lı yılların** (özellikle 1989-1999 arası) karakteristik özelliğidir. **2000’li yıllarda** ise iç göçün karakteri değişmiş; zorunlu güvenlik göçlerinin yerini daha çok “kentten kente” yapılan, eğitim, tayin veya daha iyi yaşam standartları arayışına dayalı, eğitim ve gelir düzeyi daha yüksek bireylerin hareketliliği almıştır. 2000’lerde kitlesel terör göçü azalmış, hatta kısmi “Köye Dönüş” projeleri gündeme gelmiştir.

20. Aşağıdakilerden hangisi gettolarda yaşamanın göçmenler için olumlu yönlerinden biridir?

A) Gettolar, göçmenleri daha görünür kılarak ırkçıların şiddete varan tepkilerine yol açabilir.
B) Gettolarda yaşayanlar toplum tarafından etiketlenebilir/damgalanabilir.
C) Gelenek ve göreneklerini yaşatma fırsatı verir.
D) Yaşadıkları toplumun davranış biçimlerini öğrenme ve içselleştirmelerini engeller.
E) Topluma uyumu güçleştirir.

Cevap : C) Gelenek ve göreneklerini yaşatma fırsatı verir.

Açıklama : Gettolar (veya etnik yerleşim bölgeleri – ethnic enclaves), genellikle izolasyon ve entegrasyon sorunu gibi olumsuz özelliklerle anılsa da; yeni gelen göçmenler için bir “sığınak” işlevi görür. Bu mekanlar, göçmenlerin kendi dillerini konuşabildikleri, dini ibadetlerini özgürce yapabildikleri, kendi mutfak kültürlerini sürdürebildikleri ve **gelenek/göreneklerini yaşatabildikleri** korunaklı alanlardır. Ayrıca hemşehrilik ağları sayesinde iş bulma ve sosyal dayanışma (“sosyal sermaye”) konusunda göçmene destek olur, bu da gettonun sağladığı en temel olumlu işlevdir.

@lolonolo_com

Küreselleşme Çağında Göç 2025-2026 Final Soruları

 

Editor

Editör