Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları
Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları
#1. 2017 Anayasa değişiklikleri ile getirilen Cumhurbaşkanlığı Sistemi, kuvvetler ayrılığı açısından aşağıdaki hangi hükümet sisteminin özelliklerini yansıtmaktadır?
Cevap : C) Başkanlık Sistemi
Açıklama : 2017 değişikliği ile geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi; yürütme organının (Cumhurbaşkanı) halk tarafından doğrudan seçilmesi, yürütmenin yasama organından (Meclis’ten) güvenoyu alma zorunluluğunun olmaması ve yasama ile yürütmenin birbirini feshetme yetkisinin (karşılıklı seçim yenileme hariç) sınırlı olması gibi özellikleriyle, literatürdeki **”Başkanlık Sistemi”**nin (sert kuvvetler ayrılığı) temel özelliklerini yansıtmaktadır.
#2. Aşağıdaki hangi isim 1993 yılında Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinden sonra DYP kurultayında genel başkanlık için Tansu Çiller’in rakipleri arasında yer almıştır?
Cevap : B) Köksal Toptan
Açıklama : 1993 yılında Süleyman Demirel’in Çankaya Köşkü’ne çıkmasıyla boşalan DYP Genel Başkanlığı için yapılan kongrede Tansu Çiller’in karşısında Köksal Toptan ve İsmet Sezgin rakip olarak yer almışlardır.
#3. 17. Arap Baharı süreci aşağıdaki hangi ülkede başlamıştır?
Cevap : C) Tunus
Açıklama : “Arap Baharı” olarak adlandırılan halk ayaklanmaları süreci, 17 Aralık 2010 tarihinde **Tunus**’ta Muhammed Buazizi adlı seyyar satıcının kendini yakmasıyla başlamış ve ardından Mısır, Libya, Suriye gibi diğer ülkelere yayılmıştır.
#4. Aşağıdakilerden hangisi DP’nin kuruluş nedenleri arasında gösterilemez?
Cevap : C) Dünya Savaşı sonrasında CHP yönetiminin ABD ile yakınlaşmaya başlaması
Açıklama : Demokrat Parti’nin (DP) kuruluşunda; savaş yıllarındaki Varlık Vergisi ve Milli Korunma Kanunu gibi ekonomik politikalar (A), laiklik uygulamaları (B), Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’na toprak ağalarının tepkisi (D) ve Dörtlü Takrir’in reddedilmesi (E) etkili olmuştur. Ancak **”CHP’nin ABD ile yakınlaşması”** bir ayrılık nedeni değildir; aksine DP kurucuları da Batı bloğu yanlısıdır ve Türkiye’nin ABD ile yakınlaşması, çok partili hayata geçişi (demokrasiyi) teşvik eden ortak bir dış politika tercihidir.
#5. Aşağıdakilerden hangisi 18 Mart 2016’da imzalanan ve Türkiye’de bulunan uluslararası göçmenlerle ilgili olan Türkiye – AB Mutabakatının bir özelliği değildir?
Cevap : E) Mutabakatın yürütülmesi ile ilgili Türkiye-AB İşbirliği Konseyinin oluşturulması
Açıklama : 18 Mart Mutabakatı (Geri Kabul Anlaşması); 1’e 1 formülü (giden her düzensiz göçmene karşılık bir düzenli göçmen alımı), 6 milyar Euro mali yardım (A), vize serbestisi süreci ve göçün önlenmesi (D) gibi maddeleri içerir. Ancak **”Türkiye-AB İşbirliği Konseyi” (Ortaklık Konseyi)** bu mutabakatla kurulmamıştır; bu konsey 1963 Ankara Anlaşması ile kurulan ve yarım asırdır var olan en üst düzey karar organıdır. Dolayısıyla E şıkkı yanlıştır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#6. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye ile ABD arasında son dönemde yaşanan görüş ayrılıklarından biri değildir?
Cevap : A) ABD’nin Kırım ve Doğu Ukrayna krizinde Ukrayna’nın yanında yer alması
Açıklama : Türkiye ile ABD arasında; S-400 krizi (D), ABD’nin YPG/PYD’ye desteği (B), Suriye operasyonları (E) ve Doğu Akdeniz politikaları (C) konularında ciddi görüş ayrılıkları ve gerilimler yaşanmaktadır. Ancak **Ukrayna ve Kırım** meselesinde Türkiye ile ABD’nin politikaları örtüşmektedir. Türkiye de ABD gibi Kırım’ın ilhakını tanımamakta ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunmaktadır. Bu bir görüş ayrılığı değil, işbirliği alanıdır.
#7. Aşağıdaki hangi isim Selçuklu devlet geleneğinin oluşmasında belirleyici olan isimlerden biri değildir?
Cevap : B) Çandarlı Halil
Açıklama : Nizamülmülk (Siyasetname yazarı ve vezir), Melikşah (Sultan), Gazali ve Cüveyni (Düşünürler/Alimler); Büyük Selçuklu Devleti’nin yönetim ve düşünce geleneğini (Sünni-Devlet sentezi) oluşturan en önemli figürlerdir. Ancak **Çandarlı Halil Paşa**, Selçuklu değil, **Osmanlı Devleti**’nin kuruluş ve yükselme döneminde (Fatih Sultan Mehmet dönemi) etkili olmuş bir vezirdir.
#8. TBMM’de Cumhuriyet Halk Partisi içinde bir müstakil grubun oluşturulması ne zaman gerçekleşmiştir?
Cevap : E) Atatürk’ün vefatından sonra toplanan 1938 tarihli CHP Kongresinde (Not: Grubun fiilen kuruluşu Mayıs 1939’daki 5. Kurultay’dır ancak süreç Atatürk sonrası dönemle başlar)
Açıklama : CHP içinde parti içi denetimi sağlamak amacıyla oluşturulan “Müstakil Grup”; Atatürk’ün ölümünden sonra, İsmet İnönü döneminde, **29 Mayıs 1939** tarihinde toplanan CHP 5. Büyük Kurultayı’nda tüzük değişikliği ile kurulmuştur. Şıklarda doğrudan “1939 Kurultayı” ifadesi yer almamakla birlikte, tarihsel bağlam olarak “Atatürk’ün vefatından sonraki süreç” ve kongreler zinciri (1938 Olağanüstü ve 1939 Olağan) kastedilmektedir. En yakın ve süreci tanımlayan seçenek E’dir.
#9. 2011 seçimleri sonrasında CHP ve BDP’nin Meclis’te yemin törenini boykot etmelerinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : B) Tutuklu milletvekilleri
Açıklama : 12 Haziran 2011 seçimlerinde milletvekili seçilen ancak Ergenekon, Balyoz ve KCK davaları kapsamında hapiste bulunan (Mustafa Balbay, Mehmet Haberal, Engin Alan vb.) vekillerin tahliye edilmemesi ve YSK’nın Hatip Dicle’nin vekilliğini düşürmesi üzerine; CHP ve BDP (Bağımsızlar) Meclis açılışında **”Tutuklu Milletvekilleri”** krizini protesto etmek amacıyla yemin törenini boykot etmişlerdir.
#10. Aşağıdakilerden hangisi 1991 seçimlerinden önce yaşanan parti birleşmesi ve ittifakları kapsamında değerlendirilemez?
Cevap : D) Büyük Birlik Partisinin Refah Partisi listelerinden seçime katılması
Açıklama : 1991 seçimlerinde RP, MÇP ve IDP “Kutsal İttifak” yapmış; HEP ise SHP listelerinden girmiştir. Ancak **Büyük Birlik Partisi (BBP)** 1993 yılında (MÇP’den ayrılan Muhsin Yazıcıoğlu tarafından) kurulmuştur. Dolayısıyla 1991 yılında BBP diye bir parti henüz yoktur. Yazıcıoğlu ve ekibi 1991’de MÇP bünyesindeydi. Bu nedenle D şıkkı tarihsel olarak imkansızdır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#11. Aşağıdakilerden hangisi cumhurbaşkanlığı sisteminin siyasal hayat üzerindeki potansiyel etkilerinden biri olarak gösterilemez?
Cevap : D) Parti sisteminin zorunlu olarak zamanla iki partili sisteme doğru bir değişim geçirmesi.
Açıklama : Siyaset biliminde Başkanlık sistemlerinin “iki kutuplu” (bipolar) bir yapı veya ittifak bloğu yarattığı kabul edilir, ancak bunun **”zorunlu olarak iki partili sisteme”** (ABD gibi sadece iki partinin kaldığı yapıya) dönüşmesi kesin bir kural değildir. Türkiye örneğinde de görüldüğü gibi sistem “ittifaklar” (C) üzerinden yürümekte ancak çok partili yapı (parçalanma) devam etmektedir. Dolayısıyla “zorunlu olarak iki partili sisteme geçiş” kesin bir etki olarak gösterilemez.
#12. 2014 yılında gerçekleştirilen yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları siyasal açıdan aşağıdaki hangi durumun bir göstergesi olmuştur?
Cevap : E) Gezi olayları ve 17-25 Aralık operasyonları sonrasında AK Partinin seçmen tabanını koruduğu
Açıklama : 2013 yılındaki Gezi Parkı olayları ve 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları gibi büyük siyasi çalkantılara rağmen, 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde AK Parti %43’ün üzerinde oy almış ve Ağustos 2014’te R. Tayyip Erdoğan ilk turda Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu sonuçlar, yaşanan krizlere rağmen AK Parti’nin **seçmen tabanını koruduğunu** ve oylarında dramatik bir düşüş olmadığını göstermiştir.
#13. 2009 yerel seçimlerinin CHP açısından önemi aşağıdaki hangi seçenekte belirtilmiştir?
Cevap : B) Özellikle İstanbul seçimlerinde ekonomik temalar öne çıkartılmıştır.
Açıklama : 2009 yerel seçimlerinde CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Kemal Kılıçdaroğlu; yolsuzluk dosyaları, yoksulluk ve ekonomik sorunlar üzerine kurulu etkili bir kampanya yürütmüştür. Bu kampanya (“Dosyacı Kemal” imajı), CHP’nin klasik laiklik eksenli söyleminden ziyade **ekonomik temaları ve yolsuzluğu** öne çıkardığı ve Kılıçdaroğlu’nun daha sonra genel başkanlığa yükselmesini sağlayan önemli bir dönüm noktasıdır.
#14.
I. AB’nin Türkiye ile müzakere sürecini başlatmaması
II. Annan Planına Güney Kıbrıs’ın ret oyu vermesine rağmen AB’ye kabul edilmesi
III. Avrupa’da Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkan liderlerin yönetime gelmesi
IV. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de izlediği politikaların AB ile ters düşmesi
Yukarıdaki gelişmelerden hangisi ya da hangileri Ak Parti’nin AB’ye yönelik politikasında değişime gitmesini tetiklemiştir?
Cevap : A) II ve III
Açıklama : AK Parti iktidarının ilk yıllarındaki (2002-2005) güçlü AB reformizminden uzaklaşmasına ve politikasının değişmesine (Avrupa şüpheciliğinin artmasına) neden olan temel faktörler şunlardır:
1. **Güney Kıbrıs’ın Üyeliği (II):** 2004 Annan Planı referandumunda Türk tarafı “Evet” demesine rağmen, “Hayır” diyen Rum kesiminin AB’ye tam üye yapılması ve Türkiye’ye verilen sözlerin tutulmaması büyük bir kırılma yaratmıştır.
2. **Karşıt Liderler (III):** Almanya’da Angela Merkel (2005) ve Fransa’da Nicolas Sarkozy (2007) gibi Türkiye’nin tam üyeliğine açıkça karşı çıkan ve “İmtiyazlı Ortaklık” öneren liderlerin iktidara gelmesi, süreci tıkamış ve Türk hükümetinin motivasyonunu düşürmüştür.
#15. 1961 seçimlerinde DP’nin devamı partilerin hükümet kurma olasılığının ortaya çıkması üzerine yeni bir askeri darbeyi önlemek gerekçesiyle Cemal Gürsel ve Meclisteki siyasal parti liderleri arasında imzalanen belgeye ne ad verilmektedir?
Cevap : A) Çankaya Protokolü
Açıklama : 1961 seçimlerinde hiçbir parti tek başına iktidar olamayınca ve DP’nin mirasçısı olan AP, YTP ve CKMP’nin toplam oyu CHP’yi geçince ordu içinde huzursuzluk (yeni darbe söylentileri) başlamıştır. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, 24 Ekim 1961’de siyasi parti liderlerini (İnönü, Gümüşpala, Alican, Bölükbaşı) Çankaya Köşkü’ne çağırarak, Yassıada kararlarını tartışmayacaklarına ve koalisyon kuracaklarına dair bir belge imzalatmıştır. Bu belgeye siyasi tarihte **”Çankaya Protokolü”** denir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#16. Aşağıdaki hangi düzenleme Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yer almaz?
Cevap : D) Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Bakanlar Cumhurbaşkanının önerisi ve TBMM’nin onayı ile atanırlar.
Açıklama : Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yürütme yetkisi tamamen Cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı yardımcılarını ve bakanları **doğrudan Cumhurbaşkanı atar ve görevden alır**. Bu atama işlemi için **TBMM’nin onayı veya güvenoyu gerekmez**. D şıkkındaki “TBMM’nin onayı ile atanırlar” ifadesi bu sistemin doğasına aykırıdır ve yanlıştır.
#17. 2001 Ekonomik krizi sonrasında uygulamaya geçirilen IMF destekli “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı”nın Türk siyasal hayatı üzerinde en belirleyici siyasal etkisi ne olmuştur?
Cevap : E) Hükümetin ekonomi politikaları üzerindeki otoritesinin sınırlanması
Açıklama : Kemal Derviş tarafından uygulanan bu programın en belirgin siyasi sonucu; Merkez Bankası’nın bağımsız hale getirilmesi, üst kurulların (BDDK vb.) yetkilerinin artırılması ve ekonomik kararların siyasetin (hükümetin) popülist müdahalelerinden arındırılmasıdır. Bu durum, **hükümetin ekonomi üzerindeki doğrudan otoritesini sınırlamış** ve “ekonominin siyasetten ayrışması” sürecini başlatmıştır.
#18. 1987 halk oylaması sonrasında Alparslan Türkeş hangi partinin genel başkanlığına getirilmiştir?
Cevap : C) Milliyetçi Çalışma Partisi
Açıklama : 1980 darbesiyle kapatılan MHP’nin devamı niteliğinde olan Muhafazakâr Parti, 1985 yılında adını **Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP)** olarak değiştirmiştir. 1987 yılında yapılan referandumla siyasi yasakların kalkmasının ardından, Alparslan Türkeş yapılan kongrede MÇP’nin genel başkanlığına seçilmiştir. (Parti 1993 yılında tekrar MHP adını almıştır).
#19. 2002 seçimlerinden sonra Ak Parti kendini hangi ideolojik söylem üzerinde ifade etmeye başlamıştır?
Cevap : A) Muhafazakar Demokrasi
Açıklama : AK Parti, kurulduğu dönemde “Milli Görüş” gömleğini çıkardığını ifade ederek, kendisini İslamcı bir parti olarak değil, merkez sağa yakın, Batı tipi muhafazakarlıkla uyumlu **”Muhafazakar Demokrasi”** kavramıyla tanımlamıştır. Bu kavram partinin resmi ideolojik kimliği olmuştur.
#20. Deniz Gezmiş ve arkadaşları hakkındaki yargılamaların hukuki anlamda sorunlu yönü aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : D) Yargılamaların sonradan konulan kuralların geriye yürütülmesi suretiyle yapılması
Açıklama : 12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında kurulan Sıkıyönetim Mahkemeleri’nde yapılan yargılamalarda en büyük hukuki tartışma; suç tarihinde yürürlükte olmayan veya farklı yorumlanan kanunların/müeyyidelerin (özellikle anayasal düzeni değiştirme suçuna ilişkin yorumların) sanıkların aleyhine olacak şekilde **geriye yürütülmesi** (makable şamil olması) ve olağanüstü yargı usullerinin uygulanmasıdır. Hukukun evrensel “suç ve cezaların geriye yürümezliği” ilkesinin ihlali temel sorundur.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
SONUÇ
Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları
Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları
Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları VİDEO ÖZET
Türk Siyasi Hayatı: Dönüm Noktaları, Siyasi Partiler ve Hükümet Sistemleri |
|
|
|
| @lolonolo_com |
|---|
Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları
Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları
![]() |
![]() |
Türk Siyasi Hayatı 2025-2026 Final Soruları

