LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları
auzefEgzersiz ve Spor BilimleriKonuşma ve Beden Dili

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

#1. Aşağıdakilerden hangisi “duraklamaların” etkili kullanılmamasından kaynaklanabilecek olumsuz sonuçlardan biridir?

Cevap : B) Dinleyicilerin zihinsel olarak sıkılmasına ve konuşmadan kopmasına yol açar.
Açıklama : Konuşmada “Es” (Duraklama) vermek, vurguyu artırmak ve dinleyiciye düşünme payı bırakmak için güçlü bir araçtır. Ancak gereksiz, çok sık, çok uzun veya yanlış yerde yapılan duraklamalar akıcılığı bozar. Bu durum, dinleyicinin dikkatinin dağılmasına, **sıkılmasına** ve konuşmacının ne diyeceğini beklerken zihinsel olarak **konuşmadan kopmasına** neden olur. Diğer şıklar (A, C, D, E) duraklamanın doğru kullanımının olumlu sonuçlarıdır.

#2. Sözsüz iletişim hangi yıl yaygın olarak araştırılmaya başlanmıştır?

Cevap : C) 1960’lar
Açıklama : Sözsüz iletişim üzerine ilk çalışmalar Darwin’e kadar uzansa da, modern anlamda bilimsel ve yaygın araştırmaların patlama yaptığı dönem **1960’lı yıllardır**. Bu dönemde Paul Ekman’ın yüz ifadeleri çalışmaları, Albert Mehrabian’ın %55-38-7 kuralı (1967) ve Michael Argyle’ın sosyal etkileşim araştırmaları, alanın akademik dünyada popülerleşmesini ve sistematik hale gelmesini sağlamıştır. 1950’ler başlangıç (Hall, Birdwhistell) olsa da, yaygınlaşma 60’lardır.

#3. “Birbirlerini hiç tanımayan insanların mümkün olduğunca korumaya çalıştıkları ve aşağı yukarı 2,5 metrelik bir mesafeye ….. denir.” açıklamasında yer alan boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir?

Cevap : B) genel mesafe
Açıklama : Proksemik (Mesafe) çalışmalarında insanlar arası uzaklıklar dört bölgeye ayrılır: Mahrem, Kişisel, Sosyal ve Genel (Kamusal) mesafe. Tanımsız veya yabancı insanların koruduğu 2,5 metre ve üzeri uzaklık **Genel Mesafe** (Public Distance) olarak tanımlanır.

#4. Yazı dilinin temel işlevi nedir?

Cevap : D) Bilgi ve düşünceleri yazılı olarak iletmek
Açıklama : Yazı dilinin insanlık tarihindeki en büyük devrimi, bilginin zaman ve mekandan bağımsız hale gelmesini sağlamasıdır. Konuşma dili anlıktır ve uçar; yazı dili ise **kalıcıdır**. Yazı dilinin temel işlevi, bilgi, kültür, düşünce ve birikimlerin **kayıt altına alınarak iletilmesi**, saklanması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. Standartlaşma ve resmiyet de bu kalıcılık işlevinin bir sonucudur.

#5. Aşağıdakilerden hangisi kinezik çalışmalarının bölümlerinden biri değildir?

Cevap : A) Tutumlar
Açıklama : Kinezik (Beden Dili) araştırmalarında, Paul Ekman ve Wallace Friesen tarafından geliştirilen sınıflandırmaya göre beden hareketleri beş ana kategoriye ayrılır: 1. **Amblemler** (Sözsüz semboller), 2. **İllüstratörler** (Konuşmayı destekleyen hareketler), 3. **Duygusal Göstergeler** (Affect Displays – Yüz ifadeleri), 4. **Düzenleyiciler** (Regulators – Konuşma akışını kontrol eden baş sallama gibi hareketler), 5. **Uyarlayıcılar** (Adaptors – Kaşınma, kalemle oynama gibi rahatlatıcı hareketler). “Tutumlar” (Attitudes) ise kişinin içsel psikolojik durumunu veya bir konuya bakış açısını ifade eder; kineziğin bir alt kategorisi değil, beden diliyle dışa vurulan bir “anlam” veya “içerik”tir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Birey etkili bir konuşma yapabilmek için aşağıdakilerden hangisini yapmamalıdır?

Cevap : B) Konuşma hızını çok yavaş tutmalıdır.
Açıklama : Etkili bir konuşmada hız (tempo) çok önemlidir. Konuşma ne anlaşılmayacak kadar hızlı, ne de dinleyiciyi uyutacak kadar yavaş olmalıdır. **”Konuşma hızını çok yavaş tutmak”**, dinleyicinin dikkatinin dağılmasına, sıkılmasına ve konuşmacıdan kopmasına neden olur. İdeal olan, içeriğin önemine göre hızı ayarlamak ve monotonluktan kaçınmaktır. Diğer şıklar (A, C, D, E) etkili konuşmanın gereklilikleridir.

#7. “Hayvanlarda, oluşturdukları ve güvenli buldukları alanı korumaya yönelik bir içgüdü bulunmaktadır ve buna ….. denilmektedir.”
Yukarıdaki açıklamada yer alan boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir?

Cevap : C) territoriality
Açıklama : Canlıların, özellikle hayvanların, kendi yaşam alanlarını, yuvalarını veya avlanma bölgelerini sahiplenmeleri ve bu alanı dış tehditlere karşı koruma içgüdüsüne literatürde **Territoriality** (Egemenlik / Bölgecilik) denir. İnsanlarda da bu durum “kişisel alan” veya “mahremiyet alanı” koruma davranışı olarak (örneğin kütüphanede masaya eşya koyarak yer tutma) kendini gösterir. Proxemics (Proksemik) ise bu alanın kullanımı ve mesafelerle ilgilenen bilim dalıdır; kavramın kendisi Territoriality’dir.

#8. Beden dili ile ilgili aşağıda verilen açıklamalardan hangisi yanlıştır?

Cevap : E) Ayakta dururken, yürürken, otururken veya uzanırken vücudun tutulma şekline mesafe denir.
Açıklama : E şıkkındaki tanım, “Mesafe” kavramının değil, **”Duruş” (Postür)** kavramının tanımıdır. Mesafe (Proksemik), kişiler arasındaki uzaklığı ifade eder. Vücudun uzayda aldığı şekil, duruş biçimi ve konumu ise “Duruş”tur. Dolayısıyla tanım ve kavram eşleştirmesi yanlıştır.

#9. Aşağıdakilerden hangisinde dinleyici analizinin başarılı bir konuşma hazırlığında ele alınmaması durumunda ortaya çıkabilecek etkilerden bir doğru verilmiştir?

Cevap : E) Konuşma içeriği dinleyicilerin ilgisini çekmez ve mesajın anlaşılması zorlaşır.
Açıklama : Etkili bir konuşmanın temeli “Kime konuşuyorum?” sorusuna (Dinleyici Analizi) dayanır. Eğer konuşmacı; dinleyicilerin yaşını, eğitimini, ilgi alanlarını ve beklentilerini analiz etmezse (göz ardı ederse), hazırladığı içerik dinleyiciye hitap etmez. Konu çok basit veya çok karmaşık kalabilir, örnekler anlaşılmayabilir. Sonuçta **dinleyicinin ilgisi kaybolur** ve mesaj hedefine ulaşamaz (anlaşılması zorlaşır).

#10. Aşağıdaki sözsüz iletişim türlerinden hangisi, kişisel alan ihtiyacımı ve mesafe miktarını ifade eder?

Cevap : D) Proksemik
Açıklama : İletişim bilimci Edward T. Hall tarafından geliştirilen **Proksemik** (Proxemics), insanların iletişim sırasında kullandıkları “mekan” ve “mesafe” algısını inceleyen alandır. Kişisel alan, sosyal mesafe, mahrem alan gibi kavramlar proksemiğin konusudur. İnsanların birbirlerine ne kadar yaklaştıkları veya uzak durdukları, aralarındaki ilişkinin türünü ve kültürel kodları gösterir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Hangi konuşma bozukluğu türü, konuşma akışında istemsiz duraklamalar, tekrarlar veya ses uzatmaları ile karakterize edilir?

Cevap : C) Akıcılık bozukluğu
Açıklama : Konuşmanın hızı, ritmi ve sürekliliği ile ilgili sorunlar **Akıcılık Bozuklukları** grubuna girer. Bunun en bilinen örneği “Kekemelik”tir. Tanımda verilen “istemsiz duraklamalar” (bloklar), “tekrarlar” (hece/kelime tekrarı) ve “ses uzatmaları”, konuşmanın doğal akışının bozulduğunu gösterir. Artikülasyon sesin şekillendirilmesiyle, ses bozukluğu ise sesin kalitesiyle (kısıklık vb.) ilgilidir.

#12. Konuşma dilinin yazı diline göre daha az resmî olması hangi özelliğiyle ilgilidir?

Cevap : A) Dilbilgisel kurallara uyma zorunluluğunun az olması
Açıklama : Resmiyet, genellikle kurallara sıkı sıkıya bağlılıkla ilişkilidir. Yazı dili, imla ve gramer kurallarına tam uyum gerektirir ve bu da ona resmi bir hava katar. Konuşma dilinde ise devrik cümleler, yarım bırakılan ifadeler, tonlama ile anlam kazanmalar gibi esneklikler vardır. **Dilbilgisel kurallara uyma zorunluluğunun az olması**, konuşma diline o “rahat”, “samimi” ve “daha az resmi” karakterini kazandıran temel yapısal nedendir.

#13. Aşağıdakilerden hangisi yüz ifadeleriyle aktardığımız temel insani duygularımızdan biri değildir?

Cevap : A) Sarılma
Açıklama : Paul Ekman’ın evrensel temel duygular sınıflandırmasında; Mutluluk (Sevinç), Üzüntü, Korku, Şaşkınlık, Öfke, Tiksinti ve sonradan eklenen Aşağılama (Küçümseme) yer alır. Bu duyguların hepsinin yüzümüzde (mimiklerde) karşılığı vardır. Ancak **”Sarılma”** bir duygu (his) değil, duyguyu ifade etmek için yapılan fiziksel bir “eylem” veya “dokunsal iletişim” biçimidir. Yüz ifadesi kategorisine girmez.

#14. Aşağıdakilerden hangisi iletişimin öğelerinden değildir?

Cevap : B) Statü
Açıklama : İletişim süreci modeli, iletişimin gerçekleşmesi için zorunlu olan temel yapı taşlarını içerir. Bu öğeler: Kaynak (Gönderici), Alıcı (Hedef), Mesaj (İleti), Kanal (Araç), Kod, Bağlam (Ortam) ve Dönüt (Geri Bildirim) tir. **”Statü”**, iletişimi etkileyen psiko-sosyal bir faktör veya değişkendir ancak iletişimin teknik sürecini oluşturan temel, zorunlu öğelerden biri olarak sınıflandırılmaz.

#15. Konuşmada boğumlama sorunları hangi durumda daha fazla ortaya çıkma eğilimindedir?

Cevap : C) Hızlı ve aceleci bir şekilde konuşulduğunda
Açıklama : Boğumlama (Artikülasyon), seslerin konuşma organları (dil, dudak, damak) tarafından doğru ve net bir şekilde şekillendirilmesidir. Konuşmacı **hızlı ve aceleci** konuştuğunda, konuşma organları sesleri tam olarak şekillendirmeye vakit bulamaz. Sonuçta heceler yutulur, kelimeler birbirine karışır ve konuşma anlaşılmaz hale gelir. Bu durum “süratli konuşma” kaynaklı boğumlama kusurlarının en temel nedenidir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Dudak ve damak yarığı gibi fiziksel anormallikler genellikle hangi tür konuşma bozukluğuna neden olur?

Cevap : E) Artikülasyon bozukluğu
Açıklama : Artikülasyon (Boğumlama/Sesletim), konuşma seslerinin dudak, diş, dil ve damak gibi organlar yardımıyla doğru şekillendirilmesidir. Dudak veya damak yarığı (yarık damak) gibi “artikülasyon organlarındaki” yapısal (fiziksel) bozukluklar, havanın ve sesin doğru yönlendirilmesini engeller. Bu durum, seslerin yanlış, bozuk veya anlaşılmaz çıkmasına, yani **Artikülasyon Bozukluğuna** neden olur.

#17. Hangi tür sözsüz iletişim kültürel farklılıklar gösterir ve kolayca yanlış yorumlanabilir?

Cevap : D) Jest amblemleri
Açıklama : Beden dilinde “Amblemler” (örneğin “tamam” işareti, “zafer” işareti, baş parmak yukarı vb.), kelimelerin yerini doğrudan tutan hareketlerdir. Ancak bu işaretlerin anlamı evrensel değildir ve kültürden külltüre taban tabana zıt anlamlar taşıyabilir. Örneğin “Tamam” (baş ve işaret parmağı birleştirme) işareti Batı’da olumlu iken, bazı ülkelerde hakaret anlamına gelebilir. Bu nedenle **Jest Amblemleri**, kültürel farklılıkların en keskin olduğu ve yanlış anlaşılmaya en müsait sözsüz iletişim türüdür.

#18. Aşağıdakilerden hangisinde dinleyici analizinin psikolojik unsurları göz ardı edildiğinde ortaya çıkabilecek problemlerden biri doğru verilmiştir?

Cevap : E) Dinleyicilerin psikolojik durumu göz önünde bulundurulmadığında, mesajın istenilen şekilde algılanması engellenebilir ve dinleyicilerin konuşmaya karşı direnci artabilir.
Açıklama : Dinleyicilerin o anki ruh hali, önyargıları, inançları ve tutumları (Psikolojik Unsurlar), mesajı nasıl kabul edeceklerini belirler. Eğer konuşmacı, örneğin öfkeli veya önyargılı bir kitleye hitap ettiğini fark etmeyip (göz ardı edip) yanlış bir üslup kullanırsa, dinleyici savunmaya geçer ve **direnç gösterir**. Mesaj reddedilir veya yanlış anlaşılır. Bu nedenle psikolojik analiz, ikna edicilik için hayati önem taşır.

#19. Aşağıdakilerden hangisi konuşma dilinin bir özelliğidir?

Cevap : D) Doğal ve sade olması
Açıklama : Konuşma dili ve Yazı dili arasındaki temel farklar incelendiğinde; yazı dili daha kurallı, planlı, kalıcı ve resmidir. Buna karşın **Konuşma Dili**, anlık gelişen, yüz yüze iletişime dayalı, daha az kurallı, samimi, **doğal ve sade** bir yapıya sahiptir. Konuşurken devrik cümleler, jest ve mimik desteği, kısa ifadeler kullanılır; bu da onun doğallığını oluşturur. Resmiyet ve katı dilbilgisi kuralları yazı dilinin özelliğidir.

#20. Baş hareketleri 3 ana düzlem üzerinde incelenmektedir: Sagittal düzlem, dönen düzlem ve yanal düzlem.<br>Aşağıda verilen, sagittal düzlem ile ilgili bilgilerden hangisi doğrudur?

Cevap : A) Başın yukarıya (yüksek sagittal) veya aşağıya (alçak sagittal) dikey hareketidir.
Açıklama : Kinesiyolojide ve beden dilinde “Sagittal Düzlem”, vücudu sağ ve sol olarak ikiye ayıran ve önden arkaya doğru uzanan düzlemdir. Bu düzlemdeki hareketler **öne ve arkaya (yukarı ve aşağı)** yapılan hareketlerdir. Başın sagittal düzlemdeki hareketi, başı öne eğmek (onaylama/itaat) veya arkaya kaldırmak (reddetme/üstünlük) şeklindeki dikey hareketlerdir. (B şıkkı dönen düzlemi, C şıkkı yanal düzlemi tarif eder).

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları VİDEO ÖZET

İletişimin Görünmeyen Gücü: Konuşma Sanatı ve Beden Dili Makalesi

Sözün Ötesinde İletişim: Kinezik, Proksemik ve Artikülasyonun Temelleri

Sözsüz İletişimin Bilimsel Temelleri ve Kinezik

İletişim, sadece kelimelerden ibaret olmayan, %90’ın üzerinde bir oranda sözsüz unsurlarla şekillenen karmaşık bir süreçtir. 1960’lı yıllardan itibaren yaygınlaşan araştırmalar, beden hareketlerini Kinezik başlığı altında sınıflandırmıştır. Paul Ekman’ın modeline göre beden dili; amblemler, illüstratörler, duygusal göstergeler, düzenleyiciler ve uyarlayıcılar olmak üzere beş ana bölümde incelenir. Özellikle amblemler, kültürel farklılıkların en yüksek olduğu ve yanlış anlaşılmaya en müsait “sözsüz semboller”dir. Temel insani duygular olan sevinç, öfke, korku ve tiksinti mimiklerle evrensel olarak yansıtılırken, sarılma gibi eylemler duygunun kendisi değil, fiziksel iletişim biçimidir.

Mekan Algısı ve Sosyal Mesafeler: Proksemik

İnsanların iletişim sırasında birbirleriyle aralarına koydukları mesafe, Proksemik (Proxemics) biliminin konusudur. Canlıların kendi alanlarını koruma içgüdüsü olan Territoriality (Egemenlik), insanlarda mahrem, kişisel ve sosyal alan kavramlarını doğurur. Birbirini tanımayan insanların koruduğu yaklaşık 2,5 metrelik alan genel mesafe olarak adlandırılır. Beden hareketleri ayrıca üç ana düzlemde incelenir; başın yukarı-aşağı dikey hareketleri Sagittal düzlem üzerinde gerçekleşir ve onay/ret gibi temel mesajları iletir.

Konuşma Dilinin Dinamikleri ve Artikülasyon

Yazı dili kalıcılığı ve kurallılığı temsil ederken, konuşma dili doğallığı, sadeliği ve esnekliğiyle öne çıkar. Dilbilgisel kurallara uyma zorunluluğunun az olması, konuşma dilini daha az resmi ve samimi kılar. Ancak etkili bir konuşma için boğumlama (artikülasyon) ve hız yönetimi kritiktir. Konuşmacının aceleci ve hızlı konuşması, seslerin doğru şekillenmesini engelleyerek boğumlama sorunlarına yol açar. Ayrıca kekemelik gibi durumlar akıcılık bozukluğu kategorisinde değerlendirilirken, damak yarığı gibi fiziksel anormallikler doğrudan artikülasyon kusurları yaratır.

Etkili Konuşma ve Dinleyici Analizi

Başarılı bir iletişim için gönderici (kaynak), alıcı, mesaj, kanal ve geri bildirim öğelerinin uyumu şarttır. Konuşmacı için en büyük hata, hızı ayarlayamamak veya monoton duraklamalarla dinleyiciyi sıkmaktır. Dinleyici analizi yapılmadığında, hazırlanan içerik dinleyicinin ilgisini çekmez ve mesaj hedefe ulaşamaz. Özellikle dinleyicinin önyargılarını ve tutumlarını kapsayan psikolojik unsurların analiz edilmesi, konuşmaya karşı oluşabilecek direnci kırmak adına hayati önem taşır. Doğru nefes, uygun ses tonu ve bilinçli beden dili, kelimelerin etkisini zirveye taşıyan yardımcı unsurlardır.

@lolonolo_com

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

1. Aşağıdakilerden hangisi kinezik çalışmalarının bölümlerinden biri değildir?

A) Tutumlar
B) İllüstratörler
C) Uyarlayıcılar
D) Düzenleyiciler
E) Duygusal Göstergeler

Cevap : A) Tutumlar

Açıklama : Kinezik (Beden Dili) araştırmalarında, Paul Ekman ve Wallace Friesen tarafından geliştirilen sınıflandırmaya göre beden hareketleri beş ana kategoriye ayrılır: 1. **Amblemler** (Sözsüz semboller), 2. **İllüstratörler** (Konuşmayı destekleyen hareketler), 3. **Duygusal Göstergeler** (Affect Displays – Yüz ifadeleri), 4. **Düzenleyiciler** (Regulators – Konuşma akışını kontrol eden baş sallama gibi hareketler), 5. **Uyarlayıcılar** (Adaptors – Kaşınma, kalemle oynama gibi rahatlatıcı hareketler). “Tutumlar” (Attitudes) ise kişinin içsel psikolojik durumunu veya bir konuya bakış açısını ifade eder; kineziğin bir alt kategorisi değil, beden diliyle dışa vurulan bir “anlam” veya “içerik”tir.

2. “Hayvanlarda, oluşturdukları ve güvenli buldukları alanı korumaya yönelik bir içgüdü bulunmaktadır ve buna ….. denilmektedir.”
Yukarıdaki açıklamada yer alan boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir?

A) kinetik
B) proxemics
C) territoriality
D) reality
E) kinezik

Cevap : C) territoriality

Açıklama : Canlıların, özellikle hayvanların, kendi yaşam alanlarını, yuvalarını veya avlanma bölgelerini sahiplenmeleri ve bu alanı dış tehditlere karşı koruma içgüdüsüne literatürde **Territoriality** (Egemenlik / Bölgecilik) denir. İnsanlarda da bu durum “kişisel alan” veya “mahremiyet alanı” koruma davranışı olarak (örneğin kütüphanede masaya eşya koyarak yer tutma) kendini gösterir. Proxemics (Proksemik) ise bu alanın kullanımı ve mesafelerle ilgilenen bilim dalıdır; kavramın kendisi Territoriality’dir.

3. Aşağıdakilerden hangisi konuşma dilinin bir özelliğidir?

A) Resmi ve standart bir yapıya sahip olması
B) Dilbilgisel kurallara sıkı sıkıya bağlı olması
C) Uzun süreli ve kalıcı olması
D) Doğal ve sade olması
E) Karmaşık cümleler içermesi

Cevap : D) Doğal ve sade olması

Açıklama : Konuşma dili ve Yazı dili arasındaki temel farklar incelendiğinde; yazı dili daha kurallı, planlı, kalıcı ve resmidir. Buna karşın **Konuşma Dili**, anlık gelişen, yüz yüze iletişime dayalı, daha az kurallı, samimi, **doğal ve sade** bir yapıya sahiptir. Konuşurken devrik cümleler, jest ve mimik desteği, kısa ifadeler kullanılır; bu da onun doğallığını oluşturur. Resmiyet ve katı dilbilgisi kuralları yazı dilinin özelliğidir.

4. Hangi tür sözsüz iletişim kültürel farklılıklar gösterir ve kolayca yanlış yorumlanabilir?

A) Göz teması
B) Ses tonundaki değişiklikler
C) Duygusal sesler
D) Jest amblemleri
E) Yüz ifadeleri

Cevap : D) Jest amblemleri

Açıklama : Beden dilinde “Amblemler” (örneğin “tamam” işareti, “zafer” işareti, baş parmak yukarı vb.), kelimelerin yerini doğrudan tutan hareketlerdir. Ancak bu işaretlerin anlamı evrensel değildir ve kültürden kültüre taban tabana zıt anlamlar taşıyabilir. Örneğin “Tamam” (baş ve işaret parmağı birleştirme) işareti Batı’da olumlu iken, bazı ülkelerde hakaret anlamına gelebilir. Bu nedenle **Jest Amblemleri**, kültürel farklılıkların en keskin olduğu ve yanlış anlaşılmaya en müsait sözsüz iletişim türüdür.

5. Aşağıdaki sözsüz iletişim türlerinden hangisi, kişisel alan ihtiyacımı ve mesafe miktarını ifade eder?

A) Göz Bakışı
B) Mimik
C) Dokunsal
D) Proksemik
E) Paralinguistik

Cevap : D) Proksemik

Açıklama : İletişim bilimci Edward T. Hall tarafından geliştirilen **Proksemik** (Proxemics), insanların iletişim sırasında kullandıkları “mekan” ve “mesafe” algısını inceleyen alandır. Kişisel alan, sosyal mesafe, mahrem alan gibi kavramlar proksemiğin konusudur. İnsanların birbirlerine ne kadar yaklaştıkları veya uzak durdukları, aralarındaki ilişkinin türünü ve kültürel kodları gösterir.

6. Konuşmada boğumlama sorunları hangi durumda daha fazla ortaya çıkma eğilimindedir?

A) Duygu yüklü konuşmalarda
B) Yavaş bir hızda ve kontrollü konuşulduğunda
C) Hızlı ve aceleci bir şekilde konuşulduğunda
D) Konuşmacının dinleyicilere göz teması kurduğu anlarda
E) Mesajın basit ve kısa tutulduğu durumlarda

Cevap : C) Hızlı ve aceleci bir şekilde konuşulduğunda

Açıklama : Boğumlama (Artikülasyon), seslerin konuşma organları (dil, dudak, damak) tarafından doğru ve net bir şekilde şekillendirilmesidir. Konuşmacı **hızlı ve aceleci** konuştuğunda, konuşma organları sesleri tam olarak şekillendirmeye vakit bulamaz. Sonuçta heceler yutulur, kelimeler birbirine karışır ve konuşma anlaşılmaz hale gelir. Bu durum “süratli konuşma” kaynaklı boğumlama kusurlarının en temel nedenidir.

7. Birey etkili bir konuşma yapabilmek için aşağıdakilerden hangisini yapmamalıdır?

A) Dinleyicilerin ilgisini çekecek konular seçmelidir.
B) Konuşma hızını çok yavaş tutmalıdır.
C) Beden dilini bilinçli kullanmalıdır.
D) Nefesini doğru kullanmalıdır.
E) Ses tonunu iyi ayarlamalıdır.

Cevap : B) Konuşma hızını çok yavaş tutmalıdır.

Açıklama : Etkili bir konuşmada hız (tempo) çok önemlidir. Konuşma ne anlaşılmayacak kadar hızlı, ne de dinleyiciyi uyutacak kadar yavaş olmalıdır. **”Konuşma hızını çok yavaş tutmak”**, dinleyicinin dikkatinin dağılmasına, sıkılmasına ve konuşmacıdan kopmasına neden olur. İdeal olan, içeriğin önemine göre hızı ayarlamak ve monotonluktan kaçınmaktır. Diğer şıklar (A, C, D, E) etkili konuşmanın gereklilikleridir.

8. Baş hareketleri 3 ana düzlem üzerinde incelenmektedir: Sagittal düzlem, dönen düzlem ve yanal düzlem.
Aşağıda verilen, sagittal düzlem ile ilgili bilgilerden hangisi doğrudur?

A) Başın yukarıya (yüksek sagittal) veya aşağıya (alçak sagittal) dikey hareketidir.
B) Başın inkâr hareketi ile ilişkili veya bir yandan diğer yana, kontrol ve uyanıklık durumlarıyla yakından bağlantılı, maksimum dikkat gerektiren yatay hareketidir.
C) Başın omuzlara doğru yanal hareketinin olduğu, güven düzlemidir.
D) İki kişi arasındaki ilişkinin nasıl olduğunu başlarının yana dönük olmasından anlayabiliriz.
E) Kendimizi güvende hissettiğimiz ve güvenilir olduğumuz durumlara veya kişilere doğru başımızı eğeriz.

Cevap : A) Başın yukarıya (yüksek sagittal) veya aşağıya (alçak sagittal) dikey hareketidir.

Açıklama : Kinesiyolojide ve beden dilinde “Sagittal Düzlem”, vücudu sağ ve sol olarak ikiye ayıran ve önden arkaya doğru uzanan düzlemdir. Bu düzlemdeki hareketler **öne ve arkaya (yukarı ve aşağı)** yapılan hareketlerdir. Başın sagittal düzlemdeki hareketi, başı öne eğmek (onaylama/itaat) veya arkaya kaldırmak (reddetme/üstünlük) şeklindeki dikey hareketlerdir. (B şıkkı dönen düzlemi, C şıkkı yanal düzlemi tarif eder).

9. Sözsüz iletişim hangi yıl yaygın olarak araştırılmaya başlanmıştır?

A) 1950’ler
B) 2000’ler
C) 1960’lar
D) 1990’lar
E) 1980ler

Cevap : C) 1960’lar

Açıklama : Sözsüz iletişim üzerine ilk çalışmalar Darwin’e kadar uzansa da, modern anlamda bilimsel ve yaygın araştırmaların patlama yaptığı dönem **1960’lı yıllardır**. Bu dönemde Paul Ekman’ın yüz ifadeleri çalışmaları, Albert Mehrabian’ın %55-38-7 kuralı (1967) ve Michael Argyle’ın sosyal etkileşim araştırmaları, alanın akademik dünyada popülerleşmesini ve sistematik hale gelmesini sağlamıştır. 1950’ler başlangıç (Hall, Birdwhistell) olsa da, yaygınlaşma 60’lardır.

10. Aşağıdakilerden hangisi iletişimin öğelerinden değildir?

A) Kanal
B) Statü
C) Geri Bildirim
D) Ortam
E) Mesaj

Cevap : B) Statü

Açıklama : İletişim süreci modeli, iletişimin gerçekleşmesi için zorunlu olan temel yapı taşlarını içerir. Bu öğeler: Kaynak (Gönderici), Alıcı (Hedef), Mesaj (İleti), Kanal (Araç), Kod, Bağlam (Ortam) ve Dönüt (Geri Bildirim) tir. **”Statü”**, iletişimi etkileyen psiko-sosyal bir faktör veya değişkendir ancak iletişimin teknik sürecini oluşturan temel, zorunlu öğelerden biri olarak sınıflandırılmaz.

11. Yazı dilinin temel işlevi nedir?

A) Günlük yaşamda hızlı iletişimi sağlamak
B) Duygusal ifadeleri anlık olarak iletmek
C) Sosyal bağlamlara göre değişiklik göstermek
D) Bilgi ve düşünceleri yazılı olarak iletmek
E) Argo ve slang kullanımı yaygınlaştırmak

Cevap : D) Bilgi ve düşünceleri yazılı olarak iletmek

Açıklama : Yazı dilinin insanlık tarihindeki en büyük devrimi, bilginin zaman ve mekandan bağımsız hale gelmesini sağlamasıdır. Konuşma dili anlıktır ve uçar; yazı dili ise **kalıcıdır**. Yazı dilinin temel işlevi, bilgi, kültür, düşünce ve birikimlerin **kayıt altına alınarak iletilmesi**, saklanması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. Standartlaşma ve resmiyet de bu kalıcılık işlevinin bir sonucudur.

12. Dudak ve damak yarığı gibi fiziksel anormallikler genellikle hangi tür konuşma bozukluğuna neden olur?

A) Ses bozukluğu
B) Anlam bozukluğu
C) Sözdizim bozukluğu
D) Akıcılık bozukluğu
E) Artikülasyon bozukluğu

Cevap : E) Artikülasyon bozukluğu

Açıklama : Artikülasyon (Boğumlama/Sesletim), konuşma seslerinin dudak, diş, dil ve damak gibi organlar yardımıyla doğru şekillendirilmesidir. Dudak veya damak yarığı (yarık damak) gibi “artikülasyon organlarındaki” yapısal (fiziksel) bozukluklar, havanın ve sesin doğru yönlendirilmesini engeller. Bu durum, seslerin yanlış, bozuk veya anlaşılmaz çıkmasına, yani **Artikülasyon Bozukluğuna** neden olur.

13. “Birbirlerini hiç tanımayan insanların mümkün olduğunca korumaya çalıştıkları ve aşağı yukarı 2,5 metrelik bir mesafeye ….. denir.” açıklamasında yer alan boşluğa aşağıdaki kavramlardan hangisi gelmelidir?

A) beden yönelimi
B) genel mesafe
C) beden dili
D) kişisel mesafe
E) sosyal mesafe

Cevap : B) genel mesafe

Açıklama :

14. Aşağıdakilerden hangisi yüz ifadeleriyle aktardığımız temel insani duygularımızdan biri değildir?

A) Sarılma
B) Tiksinti
C) Korku
D) Sevinç
E) Aşağılama

Cevap : A) Sarılma

Açıklama : Paul Ekman’ın evrensel temel duygular sınıflandırmasında; Mutluluk (Sevinç), Üzüntü, Korku, Şaşkınlık, Öfke, Tiksinti ve sonradan eklenen Aşağılama (Küçümseme) yer alır. Bu duyguların hepsinin yüzümüzde (mimiklerde) karşılığı vardır. Ancak **”Sarılma”** bir duygu (his) değil, duyguyu ifade etmek için yapılan fiziksel bir “eylem” veya “dokunsal iletişim” biçimidir. Yüz ifadesi kategorisine girmez.

15. Konuşma dilinin yazı diline göre daha az resmî olması hangi özelliğiyle ilgilidir?

A) Dilbilgisel kurallara uyma zorunluluğunun az olması
B) Doğal ve sade olması
C) Argo ve slang kullanımının yaygın olması
D) Anlık tepkileri ifade etme yeteneği
E) Daha çok şahıs zamirlerine yer vermesi

Cevap : A) Dilbilgisel kurallara uyma zorunluluğunun az olması

Açıklama : Resmiyet, genellikle kurallara sıkı sıkıya bağlılıkla ilişkilidir. Yazı dili, imla ve gramer kurallarına tam uyum gerektirir ve bu da ona resmi bir hava katar. Konuşma dilinde ise devrik cümleler, yarım bırakılan ifadeler, tonlama ile anlam kazanmalar gibi esneklikler vardır. **Dilbilgisel kurallara uyma zorunluluğunun az olması**, konuşma diline o “rahat”, “samimi” ve “daha az resmi” karakterini kazandıran temel yapısal nedendir.

16. Aşağıdakilerden hangisi “duraklamaların” etkili kullanılmamasından kaynaklanabilecek olumsuz sonuçlardan biridir?

A) Konuşmacının söylediklerinin kolayca anlaşılmasını sağlar.
B) Dinleyicilerin zihinsel olarak sıkılmasına ve konuşmadan kopmasına yol açar.
C) Dinleyiciler üzerinde olumlu bir izlenim bırakır.
D) Konuşmacının konuyu yeterince vurgulamasına yardımcı olur.
E) Mesajın netliğini artırır ve anlaşılırlığı sağlar.

Cevap : B) Dinleyicilerin zihinsel olarak sıkılmasına ve konuşmadan kopmasına yol açar.

Açıklama : Konuşmada “Es” (Duraklama) vermek, vurguyu artırmak ve dinleyiciye düşünme payı bırakmak için güçlü bir araçtır. Ancak gereksiz, çok sık, çok uzun veya yanlış yerde yapılan duraklamalar akıcılığı bozar. Bu durum, dinleyicinin dikkatinin dağılmasına, **sıkılmasına** ve konuşmacının ne diyeceğini beklerken zihinsel olarak **konuşmadan kopmasına** neden olur. Diğer şıklar (A, C, D, E) duraklamanın *doğru* kullanımının olumlu sonuçlarıdır.

17. Hangi konuşma bozukluğu türü, konuşma akışında istemsiz duraklamalar, tekrarlar veya ses uzatmaları ile karakterize edilir?

A) Dil bozukluğu
B) Ses bozukluğu
C) Akıcılık bozukluğu
D) Artikülasyon bozukluğu
E) Duygusal bozukluk

Cevap : C) Akıcılık bozukluğu

Açıklama : Konuşmanın hızı, ritmi ve sürekliliği ile ilgili sorunlar **Akıcılık Bozuklukları** grubuna girer. Bunun en bilinen örneği “Kekemelik”tir. Tanımda verilen “istemsiz duraklamalar” (bloklar), “tekrarlar” (hece/kelime tekrarı) ve “ses uzatmaları”, konuşmanın doğal akışının bozulduğunu gösterir. Artikülasyon sesin şekillendirilmesiyle, ses bozukluğu ise sesin kalitesiyle (kısıklık vb.) ilgilidir.

18. Beden dili ile ilgili aşağıda verilen açıklamalardan hangisi yanlıştır?

A) Duruşun gevşemesi tutumları iletmeye hizmet ederken, gergin bir duruş boyun eğme ve endişeyi iletebilir.
B) Beden yöneliminin derecesi, diğer kişiye yönelik durumu veya dereceyi belirtir.
C) Ayak bilekleri çapraz ve ayaklar dizlerin altında olacak şekilde yere oturmak genellikle rahatlık ve düşünceliliğin bir işareti olarak görülür.
D) Dik bir duruş güveni gösterebilirken, kambur bir duruş üzüntüyü veya ilgisizliği gösterebilir.
E) Ayakta dururken, yürürken, otururken veya uzanırken vücudun tutulma şekline mesafe denir.

Cevap : E) Ayakta dururken, yürürken, otururken veya uzanırken vücudun tutulma şekline mesafe denir.

Açıklama : E şıkkındaki tanım, “Mesafe” kavramının değil, **”Duruş” (Postür)** kavramının tanımıdır. Mesafe (Proksemik), kişiler arasındaki uzaklığı ifade eder. Vücudun uzayda aldığı şekil, duruş biçimi ve konumu ise “Duruş”tur. Dolayısıyla tanım ve kavram eşleştirmesi yanlıştır.

19. Aşağıdakilerden hangisinde dinleyici analizinin başarılı bir konuşma hazırlığında ele alınmaması durumunda ortaya çıkabilecek etkilerden bir doğru verilmiştir?

A) Dinleyici analizi yapılmadığında konuşmanın amacını belirlemek daha kolay olur.
B) Dinleyici analizi yapılmadığında, konuşmanın süresi dinleyicilerin beklentilerine uygun olur.
C) Dinleyici analizi yapılmazsa, konuşmacı içeriği daha doğru bir şekilde sunar.
D) Dinleyicilerin konuyla ilgisi arttığı için, konuşmanın etkisi artar.
E) Konuşma içeriği dinleyicilerin ilgisini çekmez ve mesajın anlaşılması zorlaşır.

Cevap : E) Konuşma içeriği dinleyicilerin ilgisini çekmez ve mesajın anlaşılması zorlaşır.

Açıklama : Etkili bir konuşmanın temeli “Kime konuşuyorum?” sorusuna (Dinleyici Analizi) dayanır. Eğer konuşmacı; dinleyicilerin yaşını, eğitimini, ilgi alanlarını ve beklentilerini analiz etmezse (göz ardı ederse), hazırladığı içerik dinleyiciye hitap etmez. Konu çok basit veya çok karmaşık kalabilir, örnekler anlaşılmayabilir. Sonuçta **dinleyicinin ilgisi kaybolur** ve mesaj hedefine ulaşamaz (anlaşılması zorlaşır).

20. Aşağıdakilerden hangisinde dinleyici analizinin psikolojik unsurları göz ardı edildiğinde ortaya çıkabilecek problemlerden biri doğru verilmiştir?

A) Psikolojik unsurlar önemsenmezse, konuşmacı kendini yetersiz görür.
B) Dinleyici analizinde psikolojik unsurlara dikkat etmek gerekli değildir.
C) Psikolojik unsurlar analiz edilmediğinde, dinleyiciler konuşmayı doğrudan kabul eder.
D) Psikolojik unsurlar dikkate alınmadığında, dinleyiciler kendi aralarında daha sık konuşur.
E) Dinleyicilerin psikolojik durumu göz önünde bulundurulmadığında, mesajın istenilen şekilde algılanması engellenebilir ve dinleyicilerin konuşmaya karşı direnci artabilir.

Cevap : E) Dinleyicilerin psikolojik durumu göz önünde bulundurulmadığında, mesajın istenilen şekilde algılanması engellenebilir ve dinleyicilerin konuşmaya karşı direnci artabilir.

Açıklama : Dinleyicilerin o anki ruh hali, önyargıları, inançları ve tutumları (Psikolojik Unsurlar), mesajı nasıl kabul edeceklerini belirler. Eğer konuşmacı, örneğin öfkeli veya önyargılı bir kitleye hitap ettiğini fark etmeyip (göz ardı edip) yanlış bir üslup kullanırsa, dinleyici savunmaya geçer ve **direnç gösterir**. Mesaj reddedilir veya yanlış anlaşılır. Bu nedenle psikolojik analiz, ikna edicilik için hayati önem taşır.

@lolonolo_com

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

Almanya'da Furbol : Bundesliga, Almanya'da Furbol Auzef Egzersiz Ve Spor Birimleri Telegram Grubu, Almanya'da Furbol : Bundesliga

Konuşma ve Beden Dili 2025-2026 Bütünleme Soruları

Auzef Egzersiz Ve Spor Bilimleri

Konuşma ve Beden Dili çıkmış sorular

Öğrenci Dostu

LOLONOLO – Öğrenme Yönetim Sistemi

 

Editor

Editör