LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Vize Soruları
auzefSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkilerTürk Dış Politikasında Güncel Sorunlar

Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Vize Soruları

Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Vize Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Vize Soruları

#1. Aşağıdakilerden hangisi 1980’lere kadar Türk dış politikası aktörleri arasında sayılamaz?

Cevap : B) Sivil Toplum
Açıklama : 1980 öncesi dönemde (ve özellikle askeri vesayet dönemlerinde) dış politika yapımı tamamen devlet elitlerinin (Ordu, Dışişleri) tekelindeydi. TÜSİAD, MÜSİAD, düşünce kuruluşları gibi sivil toplum aktörlerinin dış politikada etkili olmaya başlaması 1980 sonrası (Özal dönemi) gelişmedir.

#2. Aşağıdakilerden hangisi 2013-2020 yılları arasında AB-Türkiye ilişkilerinde olumsuz yansıyan meseleler arasında yer almaz?

Cevap : A) 2015 yılında gerçekleşen göç krizi
Açıklama : Gezi olayları ve darbe girişimi sonrası süreç ilişkileri gererken; 2015 Göç Krizi, AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacını artırmış ve 18 Mart Mutabakatı gibi üst düzey işbirliği mekanizmalarını (Zirveler, Fasıl açılması) canlandırmıştır. Bu nedenle ilişkilerin “kopma” değil “işbirliği” (zorunlu da olsa) yönünü temsil eder.

#3. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin AGSP’ye tam katılım konusunda elini güçlendiren bir karardır?

Cevap : E) NATO Washington Zirvesi kararlarının AB’yi bağlaması
Açıklama :

#4. Aşağıdakilerden hangisi Soğuk Savaş sonrası Türk dış politikasının karşı karşıya olduğu uluslararası sistemin özelliklerini betimlemez?

Cevap : A) Tam bir barış ortamı
Açıklama : Soğuk Savaş sonrası dönem (özellikle 90’lar), Balkanlar ve Kafkasya’da kanlı etnik çatışmaların yaşandığı bir kaotik dönemdir; “Tam bir barış ortamı” tanımı bu dönem için kesinlikle yanlıştır.

#5. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin 1945-1960 yılları arasında izlediği tarafsızlık politikasının sona erdiği anlamına gelmemektedir?

Cevap : A) Türkiye’nin Üçüncü Dünya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmenin yollarını araması
Açıklama : Türkiye’nin NATO’ya girmesi, Marshall yardımı alması ve Bağdat Paktı’nı kurması Batı bloğuna katıldığını (tarafsızlığın bittiğini) gösterir. Ancak “Üçüncü Dünya ülkeleriyle ilişki arayışı” (eğer yapılsaydı bile) tarafsızlığın veya çok yönlülüğün bir işareti olurdu, Batı’ya tam teslimiyetin (tarafsızlığın bitişinin) kanıtı değildir. (Ayrıca Türkiye bu dönemde bu ilişkiyi ihmal etmiştir).

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. 2002 yılında Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Tuncer Kılıç’ın yaptığı bir konuşmada Türkiye’nin coğrafi yönelimine ilişkin verilen tavsiye aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevap : C) Türkiye’nin İran ve Rusya’ya yönelmesi gerektiği
Açıklama : MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılıç, 2002 yılında yaptığı ünlü konuşmasında AB’nin Türkiye’yi oyaladığını belirterek “Türkiye, Rusya ve İran ile yeni arayışlar içinde olmalıdır” demiştir.

#7. Türk dış politikasında ekonominin dış politikaya hizmet edeceği algısı hangi dönemde gündeme gelmiştir?

Cevap : C) Atatürk dönemi
Açıklama :

#8. Aşağıdakilerden hangisi 1990’lar Türk dış politikasının güvenlik odaklı yaklaşım edinmesinde belirleyici faktör sayılmaktadır?

Cevap : B) PKK terörü
Açıklama : 1990’lı yıllarda Türk dış politikasının “güvenlikleştirilmesi”nin (securitization) temel nedeni, artan PKK terörü ve komşu ülkelerin (Suriye, Irak, Yunanistan) teröre verdiği destektir.

#9. Türk dış politikası karar vericilerinin Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ilk yıllarında benimsedikleri ve Türk dış politikasının yapımında somut gözlemlerin dikkate alınmasını öngören yöntem aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevap : A) Teşhiste gerçekçilik
Açıklama : Soğuk Savaş sonrası belirsizlik ortamında Türk dış politikasında durumun doğru analizi ve risklerin/fırsatların somut verilerle değerlendirilmesi yaklaşımı genellikle “Teşhiste Gerçekçilik” ilkesiyle tanımlanır.

#10. Aşağıdakilerden hangisi Türk dış politikasında eksen kayması tartışmalarının ortaya çıkardığı coğrafi yönelimler/imajlar arasında yer almaz?

Cevap : B) Avrupalılaşma
Açıklama : “Eksen kayması” tartışmaları, Türkiye’nin geleneksel Batı/Avrupa yöneliminden uzaklaşarak Doğu’ya (Yeni Osmanlıcılık, Orta Doğululaşma vb.) kaydığı iddiası üzerine kuruludur. “Avrupalılaşma” bu kaymanın sonucu değil, uzaklaşıldığı iddia edilen geleneksel yönelimdir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. 2005-2013 yılları arasında Türkiye’nin AB ile ilişkileri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevap : D) Durgunluk dönemi
Açıklama : 2005’te müzakerelerin başlamasının ardından Kıbrıs sorunu, Fransa ve Almanya’nın engellemeleri nedeniyle fasılların askıya alınmasıyla ilişkiler “Durgunluk” (Stagnation) dönemine girmiştir.

#12. Aşağıdakilerden hangisi Türk dış politikasındaki eksen kayması tartışmalarını alevlendirmiştir?

Cevap : C) Şangay İşbirliği’ne diyalog ortağı olması
Açıklama : Türkiye’nin Batı (AB/NATO) yerine Doğu bloğu (Rusya/Çin) eksenli Şangay İşbirliği Örgütü’ne yönelmesi (Erdoğan’ın “Bizi Şangay’a alın” söylemleri), eksen kayması tartışmalarının en somut ve alevlendirici sembollerinden biri olmuştur.

#13. Aşağıdakilerden hangisi AB’nin Türkiye ile katılım müzakerelerini ucu açık tutmak için önerdiği bir ortaklık biçimidir?

Cevap : C) İmtiyazlı ortaklık
Açıklama : Özellikle Almanya (Merkel) ve Fransa (Sarkozy) tarafından gündeme getirilen, Türkiye’ye tam üyelik yerine önerilen özel statüye “İmtiyazlı Ortaklık” (Privileged Partnership) denir.

#14. Aşağıdakilerden hangisi dış politika karar verme sürecinde tek bir ulus ya da hükümetin mevcut olduğu varsayımına dayanan teorik bir çerçevedir?

Cevap : E) Rasyonel aktör modeli
Açıklama : Rasyonel Aktör Modeli, devleti “tek parça” (üniter) ve rasyonel bir karar alıcı (kara kutu) olarak görür; içerdeki bürokratik çekişmeleri veya farklı aktörleri dikkate almaz.

#15. Avrupa Yeşil Anlaşması ve Türkiye ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D) Türkiye’de Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nın mali yükü AB tarafından üstlenilecektir.
Açıklama : Yeşil dönüşümün maliyetini her ülke ve sektör temelde kendi karşılar. AB fonları (IPA vb.) destek olsa da, Türkiye’nin uyum maliyetinin tamamının AB tarafından üstlenilmesi gibi bir durum söz konusu değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Türk dış politikası karar verme sürecinde bir aktör olarak belirdiğini gösteren somut bir olay olarak nitelendirilebilir?

Cevap : E) 2003 yılında ABD’nin Irak Savaşı’na yönelik tezkerenin reddedilmesi
Açıklama : 1 Mart Tezkeresi’nin TBMM tarafından reddedilmesi, Meclis’in hükümetin ve müttefiklerin (ABD) talebine rağmen dış politikada belirleyici bir “veto oyuncusu” olduğunu gösteren en somut tarihi olaydır.

#17. Türkiye ile AB arasında Geri Kabul Antlaşması’na paralel olarak yürütülen süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Vize serbestisi diyaloğu
Açıklama : 2013 yılında imzalanan Geri Kabul Anlaşması ile eş zamanlı olarak, Türk vatandaşlarına Schengen bölgesinde vize serbestisi sağlanmasına yönelik “Vize Serbestisi Diyaloğu” süreci başlatılmıştır.

#18. Aşağıdakilerden hangisinde Türkiye’nin geleneksel Kıbrıs politikası yanlış tanımlanmıştır?

Cevap : D) Çözüm üniter bir devlet kurulması ile gerçekleşmelidir.
Açıklama : Türkiye’nin Kıbrıs politikası tarihsel olarak “Taksim”, “Federasyon” veya “Konfederasyon/İki Devlet” modellerini savunmuştur. Rum çoğunluğun hakim olacağı “Üniter Devlet” modeli, Türkiye’nin tezi değildir.

#19. Aşağıdakilerden hangisi Annan Planı kapsamında bulunmamaktadır?

Cevap : E) İki egemenlik olacaktır.
Açıklama : Annan Planı, “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında tek bir uluslararası kişiliğe ve tek bir egemenliğe sahip (egemenliğin kurucu devletlerden kaynaklandığı belirtilse de uluslararası alanda tek) bir federal yapı öngörmüştür. “İki ayrı egemen devlet” tezi planda yer almamaktadır.

#20. Aşağıdakilerden hangisi 1990’larda Türk dış politikası davranışına ilişkin doğru bir tanımlamadır?

Cevap : D) Zorlayıcı bölgesel güç
Açıklama : 1990’larda Türkiye, askeri gücünü aktif olarak kullanarak (Suriye’ye baskı/Öcalan’ın çıkarılması, Kardak krizi, Kuzey Irak operasyonları) “Zorlayıcı Güç” (Coercive Power) profili çizmiştir. (Yumuşak güç ve arabuluculuk 2000’lerin kavramlarıdır).

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Vize Soruları

Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar: Stratejik Dönüşümler, Aktörler ve Küresel Dinamikler

Türkiye-AB İlişkilerinde Dönemsel Kırılmalar ve Güncel Meseleler

Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkileri tarihsel süreçte farklı evrelerden geçmiştir. 14 Nisan 1987’de yapılan tam üyelik başvurusu ve 1999 Helsinki Zirvesi ile adaylık statüsünün resmileşmesi en kritik eşiklerdir. 2005 yılında başlayan katılım müzakereleri, Kıbrıs sorunu ve bazı üye devletlerin (Fransa, Almanya) engellemeleri nedeniyle 2013 yılına kadar bir durgunluk dönemi (stagnation) yaşamıştır. Bu süreçte AB, Türkiye’ye tam üyelik yerine “İmtiyazlı Ortaklık” gibi alternatif modeller önermiştir. Günümüzde ise ilişkiler Vize Serbestisi Diyaloğu ve Geri Kabul Anlaşması üzerinden yürütülen göç yönetimi ile Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi teknik ve ekonomik uyum başlıklarına odaklanmıştır. Önemli bir not olarak; yeşil dönüşümün mali yükü tamamen AB tarafından üstlenilmemekte, ülkelerin kendi uyum planlarını hayata geçirmesi beklenmektedir.

Kıbrıs Sorunu ve Güvenlik Parametreleri

Türkiye’nin geleneksel Kıbrıs politikası; iki toplumun siyasi eşitliği, bir toplumun diğeri üzerinde hakimiyet kurmaması ve 1960 Garanti Anlaşması’nın devamı esaslarına dayanır. Türkiye, Rum tarafının baskın olacağı bir üniter devlet modelini asla kabul etmemiştir. 2004 yılında referanduma sunulan Annan Planı, “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında tek bir uluslararası kişilik öngörmüş ancak plana temel itiraz noktalarından biri olan “iki ayrı egemen devlet” tezi bu kapsamda yer almamıştır. 1990’lı yıllarda TFP’nin güvenlik odaklı bir yapıya bürünmesinin temel nedeni ise komşu ülkelerden destek bulan PKK terörü olmuştur.

Dış Politika Yapımında Aktörler ve Teorik Modeller

1980 öncesinde dış politika yapımı; Dışişleri, TSK ve MGK gibi devlet elitlerinin tekelindeyken, 1980 sonrası dönemde sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası dış politikada aktif birer aktör haline gelmiştir. TBMM’nin dış politikadaki belirleyici gücü ise en somut şekilde 2003 yılındaki 1 Mart Tezkeresi’nin reddedilmesiyle kanıtlanmıştır. Karar alma süreçlerini analiz eden modeller arasında; devleti tek parça ve rasyonel bir yapı olarak gören Rasyonel Aktör Modeli en yaygın teorik çerçevedir.

Model Temel Varsayım Karar Alıcı
Rasyonel Aktör Maliyet-fayda analizi, üniter devlet Hükümet (Tek Parça)
Bürokratik Siyaset Kurumlar arası pazarlık ve çıkar çatışması Bakanlıklar, İstihbarat vb.
Örgütsel Süreç Standart uygulama prosedürleri (SOP) Alt Düzey Bürokratlar

Eksen Kayması Tartışmaları ve Jeopolitik Yönelimler

2000’li yılların ortasından itibaren Türkiye’nin geleneksel Batı yöneliminden uzaklaştığına dair “eksen kayması” tartışmaları gündeme gelmiştir. Bu tartışmalar; Yeni Osmanlıcılık, Orta Doğululaşma ve Türkiye’nin Şangay İşbirliği Örgütü’ne diyalog ortağı olması gibi gelişmelerle alevlenmiştir. Ancak “Avrupalılaşma” bu kaymanın bir parçası değil, savunulan geleneksel eksenin kendisidir. 2002 yılında MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılıç’ın Türkiye’nin Rusya ve İran’a yönelmesi gerektiğini savunan konuşması, bu arayışların kurumsal düzeydeki ilk ciddi sinyallerinden biri olmuştur.

Soğuk Savaş Sonrası Teşhis ve Strateji

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Türkiye, Balkanlar ve Kafkasya’daki etnik çatışmalar nedeniyle istikrarsız bir uluslararası sistemle karşı karşıya kalmıştır. Bu kaotik ortamda karar vericiler, somut verilere dayanan “Teşhiste Gerçekçilik” yöntemini benimsemişlerdir. 1990’larda askeri gücünü dış politikada bir araç olarak kullanan Türkiye, “Zorlayıcı Bölgesel Güç” profili çizmiştir. Tarihsel kökenlere bakıldığında ise Türkiye’nin 1945-1960 arası tarafsızlığını bitiren adımlar; NATO üyeliği, Marshall yardımı ve Bağdat Paktı’dır; Üçüncü Dünya ülkeleriyle ilişki arayışı bu tarafsızlığın bozulduğunun bir kanıtı değildir.

@lolonolo_com

Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Vize Soruları

Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Vize Soruları

1. Türkiye ile AB arasında Geri Kabul Antlaşması’na paralel olarak yürütülen süreç aşağıdakilerden hangisidir?

A) AB-Türkiye Mutabakatı
B) Vize serbestisi diyaloğu
C) Gümrük Birliği serbestleştirilmesi
D) Berlin-Artı düzenlemeleri
E) Yeşil Mutabakat

Cevap : B) Vize serbestisi diyaloğu

Açıklama : 2013 yılında imzalanan Geri Kabul Anlaşması ile eş zamanlı olarak, Türk vatandaşlarına Schengen bölgesinde vize serbestisi sağlanmasına yönelik “Vize Serbestisi Diyaloğu” süreci başlatılmıştır.

2. Aşağıdakilerden hangisi Annan Planı kapsamında bulunmamaktadır?

A) Adanın AB üyeliği çözümden sonra ve çözümün genel düzenlemelerinin AB müktesebatına dahil edilmesiyle gerçekleşecektir.
B) Adanın toprakları yüzde 72 oranında Rum, yüzde 28 oranında Türk kesimine verilecektir.
C) İki bölgeli bir Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti kurulacaktır.
D) 1960 Garanti Anlaşması yürürlükte kalacaktır.
E) İki egemenlik olacaktır.

Cevap : E) İki egemenlik olacaktır.

Açıklama : Annan Planı, “Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti” adı altında tek bir uluslararası kişiliğe ve tek bir egemenliğe sahip (egemenliğin kurucu devletlerden kaynaklandığı belirtilse de uluslararası alanda tek) bir federal yapı öngörmüştür. “İki ayrı egemen devlet” tezi planda yer almamaktadır.

3. Aşağıdakilerden hangisi Türk dış politikasında eksen kayması tartışmalarının ortaya çıkardığı coğrafi yönelimler/imajlar arasında yer almaz?

A) Yeni Osmanlıcılık
B) Avrupalılaşma
C) Türk Gaulizmi
D) Orta Doğululaşma
E) İslamlaşma

Cevap : B) Avrupalılaşma

Açıklama : “Eksen kayması” tartışmaları, Türkiye’nin geleneksel Batı/Avrupa yöneliminden uzaklaşarak Doğu’ya (Yeni Osmanlıcılık, Orta Doğululaşma vb.) kaydığı iddiası üzerine kuruludur. “Avrupalılaşma” bu kaymanın sonucu değil, uzaklaşıldığı iddia edilen geleneksel yönelimdir.

4. Türk dış politikasında ekonominin dış politikaya hizmet edeceği algısı hangi dönemde gündeme gelmiştir?

A) Ecevit dönemi
B) İnönü dönemi
C) Atatürk dönemi
D) Erdoğan dönemi
E) Özal dönemi

Cevap : C) Atatürk dönemi

Açıklama :

5. Türk dış politikası karar vericilerinin Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ilk yıllarında benimsedikleri ve Türk dış politikasının yapımında somut gözlemlerin dikkate alınmasını öngören yöntem aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

A) Teşhiste gerçekçilik
B) Uygulamada gerçekçilik
C) Tutarlı gerçekçilik
D) Yöntemde gerçekçilik
E) Hedefte gerçekçilik

Cevap : A) Teşhiste gerçekçilik

Açıklama : Soğuk Savaş sonrası belirsizlik ortamında Türk dış politikasında durumun doğru analizi ve risklerin/fırsatların somut verilerle değerlendirilmesi yaklaşımı genellikle “Teşhiste Gerçekçilik” ilkesiyle tanımlanır.

6. Aşağıdakilerden hangisi 2013-2020 yılları arasında AB-Türkiye ilişkilerinde olumsuz yansıyan meseleler arasında yer almaz?

A) 2015 yılında gerçekleşen göç krizi
B) 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişimi
C) 2013 yılında başlayan Gezi Parkı eylemleri
D) 2014 yılında Avrupa Parlamentosu seçimleri
E) Türkiye’de 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi

Cevap : A) 2015 yılında gerçekleşen göç krizi

Açıklama : Gezi olayları ve darbe girişimi sonrası süreç ilişkileri gererken; 2015 Göç Krizi, AB’nin Türkiye’ye olan ihtiyacını artırmış ve 18 Mart Mutabakatı gibi üst düzey işbirliği mekanizmalarını (Zirveler, Fasıl açılması) canlandırmıştır. Bu nedenle ilişkilerin “kopma” değil “işbirliği” (zorunlu da olsa) yönünü temsil eder.

7. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin AGSP’ye tam katılım konusunda elini güçlendiren bir karardır?

A) 2003 Berlin Artı düzenlemelerine göre hiçbir koşulda veya hiçbir krizde AGSP’nin bir NATO müttefikine karşı kullanılmayacağı
B) 1999 NATO Washington Zirvesi kararları uyarınca AB üyesi olmayan NATO üyelerinin AB önderliğindeki kriz yönetim operasyonlarına katılımını öngörmesi
C) 1999 Helsinki Zirvesi’nde uyarınca OGSP düzenlemelerine AB üyesi olmayan NATO üyelerinin karar verme sürecine dahil olmadan katılımı
D) 1999 NATO Washington Zirvesi kararları gereği AB’nin NATO alt yapısını kullanmak istemesi halinde kararın NATO Konseyi içinde oy birliği ile alınacağı
E) NATO Washington Zirvesi kararlarının AB’yi bağlaması

Cevap : E) NATO Washington Zirvesi kararlarının AB’yi bağlaması

Açıklama :

8. Avrupa Yeşil Anlaşması ve Türkiye ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

A) Gümrük Birliği modernleşme sürecini etkileyecektir.
B) AB’nin karbon sınırı kriterleri Türk ihracatçılarını etkileyecektir.
C) Türkiye Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nı kabul etmiştir.
D) Türkiye’de Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nın mali yükü AB tarafından üstlenilecektir.
E) Yeşil Mutabakat AB-Türkiye ilişkilerinde güncel bir meseledir.

Cevap : D) Türkiye’de Yeşil Mutabakat Eylem Planı’nın mali yükü AB tarafından üstlenilecektir.

Açıklama : Yeşil dönüşümün maliyetini her ülke ve sektör temelde kendi karşılar. AB fonları (IPA vb.) destek olsa da, Türkiye’nin uyum maliyetinin tamamının AB tarafından üstlenilmesi gibi bir durum söz konusu değildir.

9. Aşağıdakilerden hangisinde Türkiye’nin geleneksel Kıbrıs politikası yanlış tanımlanmıştır?

A) Çözüm iki toplumun arasında eşitlik ilkesine uyumlu olacaktır.
B) Çözüm çabalarında dış güçlerden medet umulmayacaktır.
C) Bir toplum, diğeri üzerinde hakimiyet kurmayacaktır.
D) Çözüm üniter bir devlet kurulması ile gerçekleşmelidir.
E) Kıbrıs Türk halkı Kıbrıs’ın geleceğinde eşit söz hakkına sahip olacaktır.

Cevap : D) Çözüm üniter bir devlet kurulması ile gerçekleşmelidir.

Açıklama : Türkiye’nin Kıbrıs politikası tarihsel olarak “Taksim”, “Federasyon” veya “Konfederasyon/İki Devlet” modellerini savunmuştur. Rum çoğunluğun hakim olacağı “Üniter Devlet” modeli, Türkiye’nin tezi değildir.

10. Aşağıdakilerden hangisi 1980’lere kadar Türk dış politikası aktörleri arasında sayılamaz?

A) Türk Dışişleri Bakanlığı
B) Sivil Toplum
C) Türk Silahlı Kuvvetleri
D) Milli Güvenlik Kurulu
E) Cumhurbaşkanlığı

Cevap : B) Sivil Toplum

Açıklama : 1980 öncesi dönemde (ve özellikle askeri vesayet dönemlerinde) dış politika yapımı tamamen devlet elitlerinin (Ordu, Dışişleri) tekelindeydi. TÜSİAD, MÜSİAD, düşünce kuruluşları gibi sivil toplum aktörlerinin dış politikada etkili olmaya başlaması 1980 sonrası (Özal dönemi) gelişmedir.

11. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Türk dış politikası karar verme sürecinde bir aktör olarak belirdiğini gösteren somut bir olay olarak nitelendirilebilir?

A) 1995 yılında yapılan Kuzey Irak tezkeresinin kabul edilmesi
B) Suriye’ye yönelik Barış Kalkanı harekatının onaylanması
C) Suriye’ye yönelik Fırat Kalkanı harekatının kabul edilmesi
D) 2007 Kuzey Irak operasyonunun onaylanması
E) 2003 yılında ABD’nin Irak Savaşı’na yönelik tezkerenin reddedilmesi

Cevap : E) 2003 yılında ABD’nin Irak Savaşı’na yönelik tezkerenin reddedilmesi

Açıklama : 1 Mart Tezkeresi’nin TBMM tarafından reddedilmesi, Meclis’in hükümetin ve müttefiklerin (ABD) talebine rağmen dış politikada belirleyici bir “veto oyuncusu” olduğunu gösteren en somut tarihi olaydır.

12. Aşağıdakilerden hangisi dış politika karar verme sürecinde tek bir ulus ya da hükümetin mevcut olduğu varsayımına dayanan teorik bir çerçevedir?

A) Örgütsel süreç modeli
B) Örgütsel Repertuvar dönemi
C) Bürokratik siyaset modeli
D) Hükümetsel siyaset dönemi
E) Rasyonel aktör modeli

Cevap : E) Rasyonel aktör modeli

Açıklama : Rasyonel Aktör Modeli, devleti “tek parça” (üniter) ve rasyonel bir karar alıcı (kara kutu) olarak görür; içerdeki bürokratik çekişmeleri veya farklı aktörleri dikkate almaz.

13. Aşağıdakilerden hangisi 1990’lar Türk dış politikasının güvenlik odaklı yaklaşım edinmesinde belirleyici faktör sayılmaktadır?

A) ABD ile müttefiklik
B) PKK terörü
C) İsrail ile ilişkiler
D) NATO üyeliği
E) AB koşulluluğu

Cevap : B) PKK terörü

Açıklama : 1990’lı yıllarda Türk dış politikasının “güvenlikleştirilmesi”nin (securitization) temel nedeni, artan PKK terörü ve komşu ülkelerin (Suriye, Irak, Yunanistan) teröre verdiği destektir.

14. 2005-2013 yılları arasında Türkiye’nin AB ile ilişkileri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A) Yalnızlık dönemi
B) Avrupalılaşma dönemi
C) Ortaklık dönemi
D) Durgunluk dönemi
E) Yabancılaşma dönemi

Cevap : D) Durgunluk dönemi

Açıklama : 2005’te müzakerelerin başlamasının ardından Kıbrıs sorunu, Fransa ve Almanya’nın engellemeleri nedeniyle fasılların askıya alınmasıyla ilişkiler “Durgunluk” (Stagnation) dönemine girmiştir.

15. Aşağıdakilerden hangisi 1990’larda Türk dış politikası davranışına ilişkin doğru bir tanımlamadır?

A) Oyun kurucu
B) Yumuşak güç
C) Arabulucu
D) Zorlayıcı bölgesel güç
E) Sevecen güç

Cevap : D) Zorlayıcı bölgesel güç

Açıklama : 1990’larda Türkiye, askeri gücünü aktif olarak kullanarak (Suriye’ye baskı/Öcalan’ın çıkarılması, Kardak krizi, Kuzey Irak operasyonları) “Zorlayıcı Güç” (Coercive Power) profili çizmiştir. (Yumuşak güç ve arabuluculuk 2000’lerin kavramlarıdır).

16. Aşağıdakilerden hangisi Türk dış politikasındaki eksen kayması tartışmalarını alevlendirmiştir?

A) Yüksek düzeyli statejik işbirliği konseyleri
B) Ritmik diplomasi faaliyetleri
C) Şangay İşbirliği’ne diyalog ortağı olması
D) Arabuluculuk faaliyetleri
E) Komşularla sıfır sorun politikası

Cevap : C) Şangay İşbirliği’ne diyalog ortağı olması

Açıklama : Türkiye’nin Batı (AB/NATO) yerine Doğu bloğu (Rusya/Çin) eksenli Şangay İşbirliği Örgütü’ne yönelmesi (Erdoğan’ın “Bizi Şangay’a alın” söylemleri), eksen kayması tartışmalarının en somut ve alevlendirici sembollerinden biri olmuştur.

17. 2002 yılında Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Tuncer Kılıç’ın yaptığı bir konuşmada Türkiye’nin coğrafi yönelimine ilişkin verilen tavsiye aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

A) Türkiye’nin Batı yönelimini koruması gerektiği
B) Türkiye’nin küresel bir aktör olması gerektiği
C) Türkiye’nin İran ve Rusya’ya yönelmesi gerektiği
D) Türkiye’nin Orta Asya ve Kafkasya’ya yönelmesi gerektiği
E) Türkiye’nin Orta Doğu’ya yönelmesi gerektiği

Cevap : C) Türkiye’nin İran ve Rusya’ya yönelmesi gerektiği

Açıklama : MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılıç, 2002 yılında yaptığı ünlü konuşmasında AB’nin Türkiye’yi oyaladığını belirterek “Türkiye, Rusya ve İran ile yeni arayışlar içinde olmalıdır” demiştir.

18. Aşağıdakilerden hangisi Soğuk Savaş sonrası Türk dış politikasının karşı karşıya olduğu uluslararası sistemin özelliklerini betimlemez?

A) Tam bir barış ortamı
B) Çok taraflı diplomasi ortamı
C) Silahsızlanma ortamı
D) Sıcak barış ortamı
E) Bölgesel etnik çatışma ortamı

Cevap : A) Tam bir barış ortamı

Açıklama : Soğuk Savaş sonrası dönem (özellikle 90’lar), Balkanlar ve Kafkasya’da kanlı etnik çatışmaların yaşandığı bir kaotik dönemdir; “Tam bir barış ortamı” tanımı bu dönem için kesinlikle yanlıştır.

19. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin 1945-1960 yılları arasında izlediği tarafsızlık politikasının sona erdiği anlamına gelmemektedir?

A) Türkiye’nin Üçüncü Dünya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmenin yollarını araması
B) Türkiye’nin Marshall Planı ile Amerikan yardımlarını almaya başlaması
C) Türkiye’nin 1955 yılında Bağdat Paktı’na katılması
D) Türkiye’nin 1955 Bandung Konferansı’nda komünizmi ve bağlantısızları eleştirmesi
E) Türkiye’nin 1952 yılında NATO’ya girmesi

Cevap : A) Türkiye’nin Üçüncü Dünya ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmenin yollarını araması

Açıklama : Türkiye’nin NATO’ya girmesi, Marshall yardımı alması ve Bağdat Paktı’nı kurması Batı bloğuna katıldığını (tarafsızlığın bittiğini) gösterir. Ancak “Üçüncü Dünya ülkeleriyle ilişki arayışı” (eğer yapılsaydı bile) tarafsızlığın veya çok yönlülüğün bir işareti olurdu, Batı’ya tam teslimiyetin (tarafsızlığın bitişinin) kanıtı değildir. (Ayrıca Türkiye bu dönemde bu ilişkiyi ihmal etmiştir).

20. Aşağıdakilerden hangisi AB’nin Türkiye ile katılım müzakerelerini ucu açık tutmak için önerdiği bir ortaklık biçimidir?

A) Koşullu ortaklık
B) Stratejik ortaklık
C) İmtiyazlı ortaklık
D) Model ortaklık
E) Tam ortaklık

Cevap : C) İmtiyazlı ortaklık

Açıklama : Özellikle Almanya (Merkel) ve Fransa (Sarkozy) tarafından gündeme getirilen, Türkiye’ye tam üyelik yerine önerilen özel statüye “İmtiyazlı Ortaklık” (Privileged Partnership) denir.

@lolonolo_com
Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler Telegram Siyaset Bilimi Ve Uluslararası İlişkiler grup

Türk Dış Politikasında Güncel Sorunlar 2024-2025 Vize Soruları

 

Editor

Editör