LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Segem » SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1
SEGEMSigorta Teknik Personel

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Segem » SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

#1. Sigortacılıkta “branş” kavramı ne anlama gelir?

Cevap: B) Aynı tip rizikolar için oluşturulan sigorta kategorisi veya dalı
Açıklama: Branş, benzer nitelikteki rizikolar için oluşturulan sigorta dalıdır; sigorta şirketleri yalnızca ruhsat aldıkları branşlarda faaliyet gösterebilir. Türkiye’de sigorta branşları:
Hayat branşı: ölüm, yaşama, ferdi kaza, hastalık.
Hayat dışı branşlar: yangın ve doğal afetler, nakliyat, kara araçları, sorumluluk, hukuki koruma, mühendislik, tarım, sağlık vb.
Sigorta şirketleri “hayat” ve “hayat dışı” alanında aynı anda faaliyet gösteremez; bu iki dal yasal olarak ayrılmıştır.

#2. Sigorta sözleşmesinde “riziko” kavramı ne anlama gelir?

Cevap: C) Gerçekleşmesi halinde sigorta tazminatını doğuracak olan, muhtemel ve tesadüfi olay veya tehlike
Açıklama: Riziko, sigorta sözleşmesinin temel kavramlarından biridir ve “sigortalanacak tehlikeyi” ifade eder. Sigortanın varlık nedeni rizikodur; riziko gerçekleştiğinde hasar meydana gelir ve tazminat yükümlülüğü doğar. Rizikoya ilişkin özellikler:
Gerçekleşmesi belirsiz olmalı (mümkün ama zorunlu değil),
Tesadüfi olmalı (kasıtlı olay riziko sayılmaz),
Sigortalı tarafından kontrol edilememeli.

#3. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre hayat sigortalarında teklifnamenin sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren kaç gün içinde reddedilmemesi halinde sigorta sözleşmesi kurulmuş sayılır?

Cevap: C) 30 gün
Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, hayat sigortalarına ilişkin sözleşmelerin yapılmasına dair teklifnamenin sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren 30 gün içinde sigorta şirketi tarafından reddedilmemesi halinde sigorta sözleşmesi yapılmış sayılır. Bu hüküm, sigortalı adayı uzun süre belirsizlik içinde bırakmamak ve hukuki güvence sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Hayat dışı sigortalar için süre farklılaşabilir; sınavda bu ayrım kritik önem taşır.

#4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre “aracı” kavramı kimi kapsamaktadır?

Cevap: B) Sigorta acenteleri ve brokerleri
Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddesinde “aracı” tanımı; sigorta acentesi ve sigorta brokeri olarak iki gruba ayrılmaktadır. Sigorta eksperleri ise ayrı bir meslek grubu olarak düzenlenmiş olup “aracı” kapsamında değildir. Acente; bir sigorta şirketini temsil ederek onun adına sözleşme yapan kişi ya da kurumdur. Broker ise sigortalıyı temsil ederek en uygun sigorta koşullarını bulmayı amaçlayan bağımsız aracıdır. Bu ayrım sınavda sıkça sorulmaktadır.

#5. “Sigortalının, sigorta konusu mal üzerinde maddi çıkarının bulunması” hangi sigortacılık prensibini ifade eder?

Cevap: B) Sigortalanabilir Menfaat
Açıklama: Sigortalanabilir Menfaat ilkesine göre, sigortalının sigorta sözleşmesine konu olan varlık üzerinde maddi bir çıkarı bulunmalıdır. Sigortalı, zararın gerçekleşmesiyle bir kayba uğramalı; riskin gerçekleşmemesinde ise maddi yarar sağlamalıdır. Bu ilke olmaksızın sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır; sigortayı kumara dönüşmekten koruyan temel prensiplerden biridir. Örneğin kendi evini sigortalayan ev sahibi, yangında maddi zarar görür; bu nedenle sigortalanabilir menfaati mevcuttur.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Sigorta acentelerinin kaydedildiği ve bilgilerinin tutulduğu resmi kayıt sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: C) Levha
Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta acenteleri, faaliyete başlamadan önce TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) nezdinde tutulan Levha’ya kayıt yaptırmak zorundadır. Levha, Türkiye genelindeki tüm sigorta acentelerinin bilgilerinin merkezi olarak tutulduğu, kamuya açık resmi kayıt sistemidir. Levhaya kayıt olmadan acentelik faaliyeti yürütülmesi yasaktır; tescil koşulları arasında yeterlilik sınavının kazanılması, mal varlığı şartı ve poliçe bilgi sistemi zorunluluğu yer almaktadır.

#7. Sigorta Acenteleri Yönetmeliği ve Bireysel Emeklilik mevzuatı çerçevesinde; Bireysel Emeklilik (BES) aracılığı yapma yetkisine sahip olan kişilerin, sigorta acentelerinde “Teknik Personel” unvanı ile kabul edilebilmesi için hangi şartı yerine getirmeleri zorunludur?

Cevap: C) SEGEM Teknik Personel Yeterlilik Sınavını kazanmak
Açıklama: Mevzuatın en ince ayrıntılarından biri budur: Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) aracısı olma yetkisi olan kişiler, otomatik olarak sigorta acentesi teknik personeli sayılmazlar. Yönetmeliğin 6. maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca; bu kişilerin acente bünyesinde “Teknik Personel” statüsü kazanabilmeleri ve diğer sigorta branşlarında işlem yapabilmeleri için mutlaka SEGEM (Sigortacılık Eğitim Merkezi) tarafından düzenlenen yeterlilik sınavını kazanmaları gerekmektedir. Bu şart sağlandığı takdirde BES aracısı, acentenin teknik personel kadrosuna dahil edilebilir ve Levha’ya bu sıfatla kaydedilebilir.

#8. Katılım esaslı sigorta şirketi aracıları yönetmelik gereği ne sıklıkta eğitim ve bilgilendirme faaliyetine katılmak zorundadır?

Cevap: B) Yılda bir
Açıklama: Katılım sigortacılığı (tekafül) alanında faaliyet gösteren şirket aracıları, İslami finans prensiplerine uyum ve güncel mevzuat bilgisini korumak amacıyla yılda en az bir kez eğitim ve bilgilendirme faaliyetine katılmak zorundadır. Bu zorunluluk; tekafül modelinin özgün yapısını, faizsizlik ve katılımcı yardımlaşması gibi ilkeleri aracıların sürekli güncel tutmasını sağlamak amacıyla getirilmiştir. Sınavda “katılım esaslı” aracı eğitimi = yılda bir kez şeklinde hatırlanmalıdır.

#9. Tekafül sigortacılığında “mudârebe” modeli nedir?

Cevap: B) Katılımcıların katkılarını bir havuzda topladığı ve operatörün yatırım kârından pay aldığı, kâr-zarar ortaklığına dayalı model
Açıklama: Tekafülde kullanılan iki temel model mevcuttur: Mudârebe modeli: Operatör (şirket) ve katılımcılar (sigortalılar) arasında kâr-zarar ortaklığı kurulur. Katılımcılar primleri havuza yatırır; operatör bu fonu yönetir. Yatırım kârı önceden belirlenen oranda paylaşılır; zarar halinde taraflar paylarına göre katlanır. Vekâlet modeli: Operatör yalnızca yönetim hizmeti için sabit bir ücret alır; yatırım ve kâr paylaşımına katılmaz.

#10. Sigorta poliçesinde “muafiyet” (franchise/deductible) ne anlama gelir?

Cevap: C) Hasar tutarının belirli bir bölümünün sigortalı tarafından karşılanması; bu eşik altındaki hasarlarda sigortacının ödeme yapmadığı düzenleme
Açıklama: Muafiyet (deductible/franchise), sigortalının her hasarda kendi üstleneceği kısım ya da sigortacının devreye girmesini sağlayan eşiktir. İki türü yaygındır:
Mutlak muafiyet (deductible): Her hasardan sabit bir tutar sigortalı öder; kalan sigortacı karşılar.
Nispi muafiyet (franchise): Hasar bu eşiği aşarsa sigortacı tamamını öder; aşmazsa sigortacı hiçbir şey ödemez.
Muafiyetin işlevleri: Küçük hasarların işlem maliyetini azaltmak, sahtekârlığı azaltmak.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Sigorta şirketinin sigortalıya tazminat ödedikten sonra zarara neden olan üçüncü kişiye karşı sigortalının haklarını kullanabilmesi hangi sigortacılık prensibine dayanır?

Cevap: C) Halefiyet
Açıklama: Halefiyet (Subrogasyon) ilkesi, sigortacının sigortalıya ödeme yaptıktan sonra, sigortalının zarara neden olan üçüncü kişilere karşı olan hak ve alacaklarına halef olmasıdır. Bu sayede sigortacı ödediği tazminatı, zararı meydana getiren kusurlu kişiden talep edebilir. Tazminat ilkesi; sigortalının zararından fazlasını alamamasını, Yakın sebep; zararın belirleyici nedenini, Azami iyi niyet ise tarafların sözleşme kurulumunda tam bilgi verme yükümlülüğünü ifade eder.

#12. Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile sigortacı arasındaki uyuşmazlıkların çözümü amacıyla kurulan kurum hangisidir?

Cevap: D) Sigorta Tahkim Komisyonu
Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu; sigorta ettiren, sigortalı veya sözleşmeden menfaat sağlayanlar ile sigortacı arasındaki uyuşmazlıkları alternatif yollarla çözmek amacıyla yapılandırılmıştır. Mahkemeye gitmeden daha hızlı ve ekonomik çözüm sunar. Türkiye Sigorta Birliği, sektörün meslek kuruluşudur; Sigorta Denetleme Kurulu ise Hazine bünyesinde denetim yapar. Bu kurum sınavda neredeyse her dönem çıkmaktadır.

#13. Sigorta sözleşmelerinde “poliçe” neyi ifade eder?

Cevap: C) Sigorta sözleşmesinin yazılı belgesi; tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren resmi sözleşme belgesi
Açıklama: Poliçe, sigorta sözleşmesinin varlığını ve koşullarını kanıtlayan resmi yazılı belgedir. İçeriği: Sigortalının ve sigortacının kimliği, teminat kapsamı ve süresi, sigorta bedeli, muafiyetler, prim tutarı ve ödeme koşulları, özel şartlar ve istisnalar. Teklifname (başvuru formu): Sözleşme öncesi sigortalının doldurduğu başvuru belgesidir. Poliçe ise sözleşmenin kurulduğunun ve koşullarının kanıtıdır. Zeyilname: Mevcut poliçede değişiklik yapılmasını sağlar.

#14. Gerçek kişi sigorta acentelerinin 2026 yılı itibarıyla beyan etmesi gereken asgari mal varlığı ne kadardır?

Cevap: D) Tüzel kişi acenteler için aranan asgari sermaye kadar (2026’da yaklaşık 4.149.275 TL)(2026 yılı için geçerlidir. daha sonra değişebilir)

Açıklama:22 Ocak 2025 tarihli yönetmelik değişikliğiyle asgari mal varlığı tutarları köklü biçimde artırıldı. Gerçek kişi acentelerin beyan edeceği mal varlığı, tüzel kişi acenteler için aranan asgari ödenmiş sermayeden az olamaz. Bu tutar Ocak 2025’te 3.250.000 TL olarak belirlendi; 2026 Yİ-ÜFE güncellemesiyle yaklaşık 4.149.275 TL’ye yükseldi. Eski 50.000 TL rakamı geçerliliğini çoktan yitirmiştir.

#15. Sigorta mevzuatı uyarınca, aşağıdaki branşlardan hangisi “Elementer” (Hayat Dışı) sigorta grubunun temel branşları arasında yer alır?

Cevap: Cevap: D) Yangın Sigortası

Açıklama: Sigortacılıkta branşlar temel olarak “Hayat” ve “Hayat Dışı” (Elementer) olarak ikiye ayrılır. Yangın Sigortası, bir malın veya varlığın (ev, fabrika, eşya vb.) zarar görmesini teminat altına aldığı için saf bir elementer branştır. Diğer seçeneklerdeki Hayat, Evlilik ve Doğum sigortaları ise doğrudan kişinin biyolojik yaşamı ve geleceğiyle ilgili olduğu için “Hayat” branşı kapsamında değerlendirilir. Sağlık ve Ferdi Kaza gibi branşlar her iki tür şirket tarafından da satılabildiği için kafa karıştırabilir; ancak Yangın her zaman ve sadece Elementer (Hayat Dışı) grubun bir parçasıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Tekafül sigortacılığının en uygun şekilde uygulanabileceği hukuki yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: C) Kooperatif
Açıklama: Tekafül (İslami sigortacılık), katılımcıların karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma esasıyla bir araya geldiği, kâr amacı taşımayan sigorta modelidir. Bu model, İslam hukukunun faiz (riba), belirsizlik (garar) ve kumar (maysir) yasaklarına aykırı olduğu değerlendirilen geleneksel sigortacılığa alternatif olarak geliştirilmiştir. Kooperatif yapısı; ortak menfaat, kâr-zarar paylaşımı ve demokratik yönetim özellikleriyle tekafülün ruhuna en uygun yapıyı oluşturur. Anonim ve limited şirketler kâr odaklı yapılardır.

#17. “Ex-gratia” ödeme kavramı sigortacılıkta ne anlama gelir?

Cevap: C) Sigorta şirketinin hukuki bir yükümlülük taşımadığı hâlde müşteri memnuniyeti veya iyi niyet amacıyla gönüllü olarak yaptığı ödeme
Açıklama: Ex-gratia (Latince: “iyilikten, lütuftan”), sigorta şirketinin poliçe kapsamında yasal bir ödeme yükümlülüğü bulunmamasına karşın, müşteri ilişkileri, itibar ya da insani nedenlerle hasar sahibine gönüllü olarak yaptığı ödemedir. Sigorta şirketinin bu tür ödemelerde, tekrar böyle bir ödeme yapma taahhüdünde bulunmadığını açıkça belirtmesi gerekir; yoksa emsal teşkil eder. Güvence Hesabı tamamen zorunlu bir mekanizmayken Ex-gratia tamamen ihtiyaridir.

#18. Aşağıdakilerden hangisi sigorta acentesinin Levha’dan silinmesini gerektiren bir durum değildir?

Cevap: C) Tespit edilen aidatı zamanında ödemiş olması
Açıklama: Sigorta acentelerinin Levha’dan silinmesini gerektiren haller arasında şunlar yer alır: meslekten çıkarma kararı, ticaret odasındaki kaydın silinmesi, Levhaya yazıldıktan sonra 6 ay içinde faaliyete geçilmemesi, aidat borcunun ödenmemesi. Aidatı düzenli ve zamanında ödemek ise Levha kaydının devamı için yerine getirilmesi gereken yükümlülüktür; bu yükümlülüğün yerine getirilmesi silme sebebi değil, aksine kaydın korunması için gerekli olan bir şarttır.

#19. Yakın sebep (proximate cause) ilkesi sigortacılıkta ne anlama gelir?

Cevap: B) Zararı meydana getiren asıl ve belirleyici nedenin tespit edilmesi
Açıklama: Yakın sebep ilkesi, bir hasarın meydana gelmesinde birden fazla nedenin söz konusu olduğu durumlarda zararı fiilen yaratan “baskın ve etkin nedenin” belirlenmesini sağlar. Sigortacının tazminat yükümlülüğü; yalnızca teminat kapsamındaki riskler nedeniyle gerçekleşen hasarlarda doğar. Örneğin fırtına nedeniyle çatı zarar görüp içeriye sızan yağmur mobilyaya zarar verirse, yakın sebep fırtınadır; ağır şiddet yağmuru değil. Bu nedenle hangi olayın “baskın neden” olduğunun belirlenmesi hasar incelemesinde kritik önem taşır.

#20. Muamelat fıkhına göre aşağıdaki işlemlerin hangisi yasaktır?

Cevap: C) Birden fazla sözleşmenin tek bir sözleşmede birleştirilmesi
Açıklama: İslam hukukunda “iki akdi birleştirme yasağı” (safkateyn yasağı), birden fazla farklı türde sözleşmenin tek bir sözleşmede bir arada düzenlenmesini yasaklamaktadır. Örneğin satım sözleşmesi ile kredi sözleşmesinin tek belgede birleştirilmesi caiz değildir. Bu yasak; sözleşme koşullarının belirsizleşmesini, riba içerme riskini ve aldatıcı işlemleri önlemeye yönelik bir koruma mekanizmasıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#21. TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi kaç üyeden oluşmaktadır?

Cevap: C) 9
Açıklama: TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi toplam 9 üyeden oluşmaktadır. Bu üyelerin 7’si sektör meclisi üyeleri arasından seçilirken, 2 üye doğrudan TOBB tarafından atanmaktadır. Bu yapı; sektör temsilcilerinin görüşlerini yansıtırken TOBB’un stratejik yönetim kapasitesini de korumaktadır. Sigorta sektöründe faaliyet gösteren acentelerin hak ve çıkarlarını temsil etmek ile sektörün gelişimine katkı sağlamak komitenin temel görevleri arasındadır.

#22. Sigorta ödemesinin gerçekleşebilmesi için gerekli olan temel şartlar hangileridir?

Cevap: C) Rizikonun gerçekleşmesi, sigortanın yürürlükte olması ve olayın teminat kapsamında yer alması
Açıklama: Sigorta tazminatının ödenebilmesi için üç temel koşulun bir arada bulunması gerekir:
1) Rizikonun gerçekleşmiş olması: Poliçede belirtilen olay (yangın, kaza, hastalık vb.) yaşanmalıdır.
2) Sigortanın yürürlükte olması: Olay anında poliçe geçerli olmalı; prim ödenmemiş veya poliçe sona ermiş olmamalıdır.
3) Olayın teminat kapsamında yer alması (ve teminat dışı istisna olmaması): Poliçede belirtilen teminat; bu rizikoyu kapsamalı; olay teminat dışı bir istisna olmamalıdır.

#23. Sigorta sözleşmesine taraf olmamakla birlikte lehine sözleşme yapılan ve riziko gerçekleştiğinde sigortacıdan tazminat talep etme hakkına sahip olan kişi kimdir?

Cevap: C) Lehtar
Açıklama: Lehtar; sigorta sözleşmesine doğrudan taraf olmamakla birlikte, sigorta sözleşmesi lehine düzenlenen ve riziko gerçekleştiğinde sigortacıdan tazminat talep etme hakkına sahip olan kişidir. Can sigortalarında en sık karşılaşılan kavramdır: sigortalı öldüğünde tazminatı alan kişi (eş, çocuk vb.) lehtardır. Sigorta ettiren, sözleşmeyi yapıp pirimi ödeyen kişidir. Sigortalı ise riski üstünde taşıyan kişidir. Bu üç kavram birbirinden farklı kişileri ifade edebilir.

#24. Aşağıdaki ifadelerden hangisi bir sigorta acentesinin hukuki statüsünü doğru biçimde tanımlar?

Cevap: B) Acente, sigorta şirketini temsilen belirli bölgede sigorta sözleşmesi yapan, primin tahsilini gerçekleştiren ve poliçe tanzim eden, Levha’ya kayıtlı kişi ya da kurumdur
Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta acentesi, bir sigorta şirketi adına hareket eden, sigorta sözleşmesinin kurulmasına aracılık eden ve genellikle prim tahsili ile poliçe tanzimi gibi işlemleri yürüten kişi veya kurumdur. Temsil ettiği taraf: Sigorta şirketini temsil eder (sigortalıyı değil — bu fark brokerden ayırt eden temel noktadır). Kayıt zorunluluğu: TOBB nezdindeki Levha’ya kayıt zorunludur. Broker ile farkı: Broker sigortalıyı temsil eder; acente ise sigorta şirketini.

#25. Aşağıdakilerden hangisi reasüransın temel işlevlerinden biridir?

Cevap: B) Sigorta şirketinin üstlendiği büyük riskleri başka şirketlerle paylaşarak finansal dengeyi korumak
Açıklama: Reasürans (yeniden sigorta), sigorta şirketinin (sedan şirket) üstlendiği risklerin bir bölümünü başka sigorta veya reasürans şirketlerine (reasürör) devretmesidir. Temel işlevleri: Büyük ve katastrofik risklere karşı finansal dengeyi korumak, tazminat ödeme kapasitesini artırmak, sigorta şirketinin faaliyetini sürdürebilirliğini sağlamak. Reasürans sözleşmesi; sigorta şirketi ile reasürör arasında yapılır; sigortalı ile doğrudan ilişki yoktur.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#26. Hasar yönetiminde “eksper” (sigorta eksperi) görevinin tanımı nedir?

Cevap: C) Hasarın niteliğini, miktarını ve nedenini bağımsız ve tarafsız biçimde tespit eden uzman
Açıklama: Sigorta Eksperi, bir hasar gerçekleştiğinde sigorta şirketi veya sigortalı adına hasarın nedenini, miktarını ve kapsamını tarafsız biçimde inceleyen ve raporlayan lisanslı uzman kişidir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir. Görevleri: Hasar mahallinde inceleme yapmak, hasar tutarını hesaplamak, eksper raporu düzenlemek. Eksperin aracı niteliği yoktur. Sigortalının kendi adına eksper ataması da mümkündür.

#27. Sigortalının tespit edilemediği, sigortasız araç kazaları ve sigorta şirketinin iflas etmesi gibi durumlarda mağdurların bedensel zararlarını karşılayan yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: C) Güvence Hesabı
Açıklama: Güvence Hesabı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında oluşturulan ve aşağıdaki durumlarda mağdurların bedensel zararlarını karşılayan özel bir fondur:
Sigortalının veya kazaya karışan aracın tespit edilememesi,
sigortasız araç kazaları,
sigorta şirketinin iflası ve çalıntı araç kazaları.
Ex-gratia ödemeler ise sigortacının hukuki yükümlülüğü olmaksızın iyi niyet gereği yaptığı gönüllü ödemelerdir. Güvence Hesabı sınavda sıkça çıkan bir konu olup bedensel zarar karşılama vurgusu önemlidir.

#28. Sigorta sektöründe 4 yıllık iktisat bölümü mezunu ve 3 yıl deneyimi bulunan kişinin genel müdür olabilmesi için kaç yıl daha çalışması gerekir?

Cevap: C) 3 yıl
Açıklama: Sigorta Yönetmeliği’ne göre sigorta sektöründe genel müdür olabilmek için öğrenim durumuna göre asgari mesleki deneyim süreleri şöyledir: 4 yıllık sigortacılıkla ilgili bölüm mezunları için 5 yıl; 4 yıllık diğer bölüm mezunları (iktisat, işletme vb.) için 6 yıl; 2 yıllık sigortacılık bölümü mezunları için 7 yıl. İktisat bölümü 4 yıllık üniversite mezunu için gerekli süre 6 yıldır. Kişi 3 yıl çalışmış olduğundan, 6 – 3 = 3 yıl daha çalışması gerekmektedir.

#29. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre sigorta şirketi kurabilmek için gerekli olan asgari ödenmiş sermaye koşulu hangi kurum tarafından belirlenir?

Cevap: C) Hazine ve Maliye Bakanlığı
Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca Türkiye’de sigorta ve reasürans şirketi kurulması; Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın iznine ve düzenlemelerine tabidir. Sigorta şirketi kuruluşu için gerekli koşullar (asgari ödenmiş sermaye tutarı dahil) Bakanlıkça yönetmelikle belirlenir. Bakanlık, ruhsat verme, denetim ve yaptırım konularında da yetkili organdır. TOBB acentelerin, SPK ise sermaye piyasası kurumlarının düzenleyicisidir. Sigorta sektörünün üst denetim otoritesi Hazine ve Maliye Bakanlığı’dır.

#30. Sigortacının sigorta ettirene veya sigortalıya bildirimde bulunmakla yükümlü olduğu durumlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevap: D) Prim artışının gerçekleşmesi
Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında sigortacının bildirim yükümlülüğü; iflas ve tasfiye, tüm branşlarda veya ilgili branşta sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması, ruhsat iptali ve sigorta mevzuatında meydana gelen değişiklikler için geçerlidir. Prim artışı tek başına yasal anlamda bildirim yükümlülüğü doğuran bir durum değildir; ancak poliçe koşullarına ve sözleşme türüne bağlı olarak sözleşmesel bildirim yükümlülüğü doğabilir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#31. Hayat sigortalarında “birikimli hayat sigortası” ile “birikim dışı hayat sigortası” arasındaki temel fark nedir?

Cevap: C) Birikimli hayat sigortasında sigortalı hayatta kalırsa ödenen primler birikimle birlikte geri alınabilir; birikim dışı sigortada hayatta kalma durumunda prim iadesi olmaz
Açıklama: Hayat sigortaları yapısına göre ikiye ayrılır:
Birikimli (Karma) Hayat Sigortası: Risk teminatı + birikim bileşeni içerir. Sigortalı poliçe süresi sonunda hayatta kalırsa, biriktirilen tutar sigortalıya ödenir. Ölüm halinde ise belirlenen tazminat lehtara ödenir. Primleri daha yüksektir.
Birikim Dışı (Saf Risk) Hayat Sigortası: Yalnızca ölüm riskini teminat altına alır. Sigortalı vade sonunda hayatta kalırsa prim iadesi yoktur. Daha düşük primlidir ve saf koruma işlevi görür.

#32. Muamelat fıkhında “bir kişinin kendi mülkündeki malı karşılıksız olarak başka bir kişiye devretmesi” hangi akid türüdür?

Cevap: D) Hibe
Açıklama: Hibe, bir kişinin sahip olduğu malı herhangi bir karşılık beklemeksizin başka bir kişiye bedelsiz olarak devretmesidir; bağış veya hediye olarak da anlaşılabilir. Temel özelliği: ivazın (bedelin) bulunmaması ve bağışlayanın rızasıyla gerçekleşmesidir. Karz = faizsiz borç (geri ödeme yükümlülüğü var), Rehin = borç karşılığı güvence olarak mal verme, Havale = para transferi (alacağın üçüncü kişiye devri) anlamlarına gelir.

#33. “Sigortalının zarara uğraması sonucunda sigorta şirketinin ödediği tazminat, sigortalıyı zarar öncesi mali durumuna getirir; bu durumdan kâr elde etmesine izin verilmez” ilkesi hangisidir?

Cevap: B) Tazminat
Açıklama: Tazminat İlkesi, sigortanın zenginleştirme değil, zararı giderme aracı olduğunu öngörür. Sigortalı, yaşadığı hasar nedeniyle “zarar öncesi mali durumuna” getirilmeli; ne eksik ne de fazla tazminat almalıdır. Bu ilke “ne kâr ne zarar” prensibini esas alır. Pratikte: Hasar bedelini aşan tazminat önerilmez. Aşkın sigortada bile ödenen tazminat gerçek zarar tutarıyla sınırlıdır. Bu ilke; sigorta sahtekârlığını önlemek için hayati önem taşır. Hayat sigortaları tazminat ilkesinden muaftır.

#34. Sigorta sözleşmesinde “ihbar yükümlülüğü” (hasar ihbarı) ne anlama gelir ve ihbar süresi kaçınca yapılmazsa yaptırım söz konusu olabilir?

Cevap: B) Sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği andan itibaren makul sürede sigortacıya bildirme yükümlülüğü; Türk Ticaret Kanunu’na göre bu süre genellikle 5 iş günüdür
Açıklama: TTK m.1446 uyarınca sigortalı, sigortacıya rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde bildirim yapmak zorundadır. Gecikmenin yaptırımı: Haklı bir neden olmaksızın yapılan geç ihbar; sigortacının bu gecikmeden doğan zararlarının tazminat tutarından düşülmesine yol açabilir. İhbarın önemi: Sigortacı hasar yerine zamanında ulaşabilmeli; deliller korunabilmeli; ekspertiz zamanında yapılabilmelidir.

#35. Zorunlu sigortaların temel amacı nedir?

Cevap: B) Üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde tazminat alabilmelerini güvence altına almak ve sosyal koruma sağlamak
Açıklama: Zorunlu sigortalar, devletin belirli rizikoların sigortalanmasını yasal yükümlülük olarak belirlediği sigortalar bütünüdür. Temel amaç: Zarara uğrayan üçüncü kişilerin karşı tarafın sigortalı olup olmadığından bağımsız olarak tazminat alabilmesini garanti altına almak ve toplumsal refahı korumaktır. Örnekler: Zorunlu trafik sigortası (MTPL), zorunlu deprem sigortası (DASK), işyeri sorumluluk sigortaları.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#36. Reasürans türlerinden “orantılı reasürans” ile “orantısız reasürans” arasındaki temel fark nedir?

Cevap: B) Orantılı reasüransta prim ve hasar paylaşımı sedan ve reasürör arasında önceden belirlenmiş oranda yapılır; orantısızda reasürör yalnızca belirli bir eşiği aşan hasarları karşılar
Açıklama: Reasürans türleri: Orantılı (Proportional) Reasürans: Prim ve hasar, sedan ile reasürör arasında önceden belirlenen bir oran (pay) dahilinde paylaşılır. Bölüşümlü ve eksedan bölüşümlü türleri mevcuttur. Orantısız (Non-Proportional) Reasürans: Reasürör yalnızca belirli bir hasar eşiğini (retention/muafiyet) aşan kısmı karşılar; prim paylaşımı yoktur. Hasar fazlası (excess of loss) ve agrega reasürans bu kapsamdadır.

#37. Muamelat fıkhında “döviz mübadele işlemi” hangi akid türü kapsamında değerlendirilir?

Cevap: B) Sarf
Açıklama: Sarf akdi, İslam hukukunda para veya dövizin değişimini düzenleyen sözleşme türüdür. Sarf işleminin geçerli olabilmesi için: mübadelenin aynı mecliste (eş zamanlı) gerçekleşmesi, faiz (riba) içermemesi ve tarafların karşılıklı rızasının bulunması zorunludur. Döviz veya altın-gümüş takası gibi mübadeleler sarf kapsamında değerlendirilir. Karz = faizsiz borç, Hibe = karşılıksız bağış, Selem = vadeli alım (peşin para) olduğundan döviz mübadelesiyle ilgisi yoktur.

#38. Birden fazla sigorta şirketinin aynı riski paylaşarak ortaklaşa teminat altına alması hangi kavramla ifade edilir?

Cevap: B) Birlikte Sigorta (Koasürans)
Açıklama: Birlikte sigorta (Koasürans / Co-insurance), tek bir poliçe üzerinde birden fazla sigorta şirketinin belirlenmiş pay oranlarında riski paylaştığı sigorta düzenlemesidir. Her şirket kendi payı oranında prim alır ve hasar durumunda kendi payı oranında tazminat öder. Genellikle çok büyük ve tek bir şirketin üstlenemeyeceği risklerde (büyük sanayi tesisleri, havacılık vb.) kullanılır. Reasüranstan farkı: Reasüranste sigortalı yalnızca orijinal sigorta şirketiyle muhataptır.

#39. Sigorta poliçesinde belirtilen sigorta bedelinin, sigortalanan varlığın gerçek piyasa değerinin üzerinde olması durumu nasıl adlandırılır?

Cevap: D) Aşkın Sigorta
Açıklama: Aşkın sigorta, poliçede yazılı sigorta bedelinin sigortalanan varlığın gerçek (piyasa/ikame) değerini aşması durumudur. Hasar halinde sigortacı en fazla gerçek zarar tutarı kadar tazminat öder; fazla prim boşa ödenmiş olur. Eksik sigorta ise tam tersidir: sigorta bedeli gerçek değerin altındadır; hasar durumunda sigortalı tam tazminat alamaz ve zararın bir kısmını kendisi karşılar (müşterek sigortalı sıfatıyla). Birlikte sigorta, aynı riskin birden fazla şirkete paylaştırılmasıdır.

#40. Muamelat fıkhında bir sözleşmenin kurulabilmesi için ilk teklif niteliğindeki irade beyanı nasıl adlandırılır?

Cevap: C) İcap
Açıklama: Muamelat fıkhında (İslam ticaret hukuku) bir sözleşmenin kurulması için iki temel unsur gereklidir: İcap ve Kabul. İcap: sözleşme kurulması yönündeki ilk teklif ya da irade beyanıdır; bir taraf karşı tarafa “şu mal için şu fiyatı önerim” der. Kabul: diğer tarafın bu teklifi onaylamasıdır. İkisinin birleşmesiyle sözleşme (akid) kurulur. İcma ise İslam hukukunda “müçtehitlerin görüş birliği” anlamına gelir; sözleşme terminolojisinde kullanılmaz.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#41. Muamelat fıkhına göre “paranın peşin, malın veresiye olduğu” sözleşme türü hangisidir?

Cevap: D) Selem
Açıklama: Selem akdi, alıcının ürün bedelini peşin ödeyip malı ileride teslim alacağı İslami finansman sözleşmesidir. Tanımı: Para peşin, mal veresiye. Tarım ürünleri gibi mevsimsel malların önceden finansmanında kullanılır. Diğer kavramlar: Sarf = döviz değişimi, İcare = kira akdi (kullanım hakkının kiralanması), İstisna = imalat/sipariş sözleşmesi (özel üretim için sipariş). Bu sözleşme türleri sınavda dönem dönem çıkmakta olup tanımların doğru eşleştirilmesi gerekmektedir.

#42. Sigortacılıkta “azami iyi niyet” (uberrimae fidei) ilkesi neyi gerektirir?

Cevap: B) Her iki tarafın da sözleşme kurulurken risk hakkında tam ve eksiksiz bilgi vermesi
Açıklama: Azami İyi Niyet (Uberrimae Fidei — En Yüksek İyi Niyet) ilkesi, sigorta sözleşmelerinin diğer ticari sözleşmelerden ayrıldığı en temel özelliklerden biridir. Hem sigortalı hem sigortacı; sözleşme kurulurken, yenilenirken ve bazı hallerde sözleşme süresi boyunca risk konusunda önemli her bilgiyi karşılıklı olarak açıklamak zorundadır. Sigortalı, önemli bir bilgiyi gizlerse sigortacı sözleşmeyi iptal edebilir veya tazminat ödemekten kaçınabilir.

#43. Aşağıdakilerden hangisi bir sorumluluk sigortası türüdür?

Cevap: C) Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası
Açıklama: Sorumluluk sigortası, sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararları (bedeni zarar, maddi zarar) tazmin etmeye yönelik sigorta türüdür. Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası bu kapsamın en temel örneğidir; sigortalının başkasına verdiği zararları karşılar. Yangın ve nakliyat sigortaları; mal sigortaları (sigortalının kendi varlığını güvence altına aldığı) kapsamındadır. Sağlık sigortası ise kişi sigortaları arasında yer alır ve sigortalının kendi sağlık giderlerini karşılar.

#44. Reasüransta “sedan şirket” kavramı neyi ifade eder?

Cevap: C) Riskini reasüröre devreden, orijinal sigorta sözleşmesini yapan sigorta şirketi
Açıklama: Sedan şirket (cedant), sigortalıyla doğrudan poliçe düzenleyen ve riskin bir bölümünü reasüröre (reasürans şirketine) devreden orijinal sigorta şirketidir. Reasürör ise bu riski devralan ve hasar paylaşımına katılan şirkettir. Retrosesyon: reasürörün kendi üstlendiği riski başka bir reasüröre devretmesidir. Sınavda “sedan” terimi “riski devreden” anlamında hatırlanmalıdır. Reasürans ilişkisinde sigortalı yalnızca kendi sigorta şirketiyle muhataptır.

#45. Türkiye’de zorunlu deprem sigortasını (DASK) sağlayan yapı nedir?

Cevap: C) Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK)
Açıklama: DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu), 1999 Marmara Depremi’nin ardından 2000 yılında kurulmuştur. Türkiye’de zorunlu deprem sigortasını (ZDS) düzenleyen ve yöneten kamu kurumudur. Konut niteliğindeki bağımsız bölümler (daireler, müstakil evler) için zorunlu deprem sigortası yaptırılması yasal zorunluluktur. DASK, reasürans güvencesi altında bu riski yönetir; deprem hasarlarını belirlenmiş sınırlar dahilinde karşılar. DASK sigortası Güvence Hesabı’ndan bağımsız bir yapıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#46. Sigorta priminin unsurları nelerdir?

Cevap: C) Riziko primi, güvenlik yükü (ihtiyat payı) ve gider payı
Açıklama: Sigorta priminin teknik yapısı üç temel unsurdan oluşur:
1) Riziko Primi (Saf/Saf Net Prim): Beklenen hasar maliyetini karşılamak amacıyla hesaplanan temel prim; istatistiksel zarar ihtimaline dayanır.
2) Güvenlik Yükü / İhtiyat Payı: Beklenen hasarların tahminlerin üzerine çıkması ihtimaline karşı eklenen güvenlik marjı.
3) Gider Payı: Sigorta şirketinin yönetim giderlerini, aracı komisyonlarını ve diğer operasyonel maliyetlerini karşılamak için eklenir. Bu üç unsurun toplamı “brüt prim” olarak adlandırılır.

#47. Türkiye’de sigorta sektörünün üst meslek kuruluşu olan ve sektörü temsil eden birlik hangisidir?

Cevap: B) Türkiye Sigorta Birliği (TSB)
Açıklama: Türkiye Sigorta Birliği (TSB), ülkemizde faaliyet gösteren sigorta ve reasürans şirketlerinin üye olduğu, sektörü ulusal ve uluslararası platformlarda temsil eden üst meslek kuruluşudur. Görevleri arasında sektör istatistiklerini yayımlamak, ortak standartları belirlemek ve kamuoyunu bilgilendirmek yer alır. TOBB sigorta acentelerinin temsil kuruluşudur (brokerler ise TSRAB bünyesinde). Sigorta Denetleme Kurulu, Hazine bünyesinde şirketleri denetleyen kamu kurumudur.

#48. Muamelat fıkhına göre “İcare” sözleşmesi neyi ifade eder?

Cevap: B) Belirli bir bedel karşılığında bir malın kullanım hakkının kiralanması (kira akdi)
Açıklama: İcare (kira akdi), İslam hukukunda belirli bir bedel (kira) karşılığında bir malın veya emeğin kullanım hakkının belirli bir süre için devredildiği akittir. Mülkiyet devredilmez; yalnızca kullanım hakkı kiralanır. Modern finanstaki karşılığı olan “ijara” (İslami leasing) tekafül sigortacılığında da yaygın kullanılan bir yapıdır. Sarf = döviz takası, Selem = peşin para vadeli mal, Karz = faizsiz borç kavramlarıyla karıştırılmamalıdır.

#49. Sigortacılık prensiplerine göre aşağıdaki olaylardan hangisi kural olarak hiçbir sigorta poliçesinin kapsamına girmez?

Cevap: C) Kastı Edim (Kasıtlı Eylem)
Açıklama: Sigortacılık, “tesadüfi” ve “öngörülemeyen” riskleri teminat altına alır. Kastı edim — yani sigortalının zararı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi — sigorta kapsamının dışındadır. Sigortalı kendi evini kasıtlı olarak yakarsa yangın tazminatı alamaz; aksi hâlde sigorta ahlaki tehlikenin (moral hazard) özendirilmesi anlamına gelir. Doğal afetler (yangın, deprem, sel) poliçeye bağlı olarak kapsama alınabilir ya da hariç tutulabilir; ancak kasıtlı eylemler hiçbir koşulda tazminat doğurmaz.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

SEGEM 2026: Sigorta Teknik Personeli Sınavı Kapsamlı Hazırlık Rehberi

Sigortacılığın Temel Prensipleri ve Hukuki Çerçevesi

Sigortacılık, risklerin yönetilmesi ve finansal kayıpların en aza indirilmesi amacıyla kurulan karmaşık bir ekosistemdir. Bu sistemin sağlıklı işleyebilmesi için evrensel kabul görmüş temel prensipler bulunmaktadır. Sigortalanabilir Menfaat ilkesi, bir kişinin sigorta yaptırabilmesi için o varlık üzerinde yasal ve ekonomik bir çıkarı olmasını şart koşarak sigortayı kumardan ayırır. Azami İyi Niyet (Uberrimae Fidei) ilkesi ise tarafların sözleşme kurulurken birbirlerine karşı tamamen dürüst ve şeffaf olmasını gerektirir; aksi takdirde sözleşme feshedilebilir. Hasar meydana geldiğinde ise Tazminat ilkesi devreye girer; bu ilke, sigortalının hasardan önceki mali durumuna getirilmesini, ancak hasardan kâr elde etmemesini (sebepsiz zenginleşme yasağı) güvence altına alır.

Birden fazla nedenin bir araya gelerek hasara yol açtığı durumlarda Yakın Sebep (Proximate Cause) ilkesi uygulanır. Bu ilke, hasarı fiilen yaratan en baskın ve belirleyici nedeni bulmayı amaçlar. Sigortacı hasarı ödedikten sonra ise Halefiyet (Subrogasyon) ilkesi sayesinde sigortalının yerine geçerek, zarara sebep olan kusurlu üçüncü şahıslara rücu etme hakkı kazanır. Kasıtlı eylemler (kastı edim) ise sigortanın “tesadüfilik” doğasına aykırı olduğu için hiçbir poliçe kapsamında değerlendirilmez.

Sigorta Sektörünün Aktörleri, Aracıları ve Kurumları

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türkiye’deki sigorta sektörünün anayasası niteliğindedir. Bu kanuna göre “aracı” kavramı yalnızca Sigorta Acenteleri ve Brokerleri kapsar; eksperler bağımsız hasar tespit uzmanları olarak ayrı bir statüdedir. Acenteler, faaliyete başlamadan önce TOBB nezdinde tutulan ve kamuya açık olan Levha‘ya kayıt olmak zorundadır. Acentelerin asgari mal varlığı gereksinimleri 2026 yılı itibarıyla tüzel kişi acentelerin asgari ödenmiş sermayesine (yaklaşık 4.149.275 TL) endekslenmiştir.

Sektörde uyuşmazlıkların hızlı ve adil çözümü için Sigorta Tahkim Komisyonu kurulmuştur. Ayrıca, sigortasız araçların veya tespiti yapılamayan araçların neden olduğu bedensel zararları karşılamak üzere Güvence Hesabı devrededir. Sektörün en üst mesleki temsil organı Türkiye Sigorta Birliği (TSB) iken, şirketlerin kuruluş ve asgari sermaye izinlerini veren üst otorite Hazine ve Maliye Bakanlığı‘dır.

Reasürans, Koasürans ve Sigorta Poliçe Dinamikleri

Sigorta şirketleri (sedan şirketler), üstlendikleri devasa riskleri tek başlarına taşıyamadıklarında bu riskleri Reasürans (yeniden sigorta) yoluyla reasürörlere devrederler. Bu işlem, katastrofik hasarlara karşı şirketin finansal dengesini korur. Reasürans ikiye ayrılır: Prim ve hasarın önceden belirlenen oranlarda paylaşıldığı Orantılı Reasürans ve sadece belirli bir hasar eşiğini aşan kısmın reasürörce ödendiği Orantısız Reasürans. Birden fazla sigorta şirketinin aynı riski aynı poliçe üzerinden paylaştığı duruma ise Birlikte Sigorta (Koasürans) denir.

Poliçelerdeki Muafiyet (Deductible/Franchise) uygulamaları, küçük hasarların sigortalı tarafından üstlenilmesini sağlayarak ahlaki tehlikeyi azaltır ve primleri düşürür. Sigorta şirketlerinin yasal zorunlulukları olmadığı hâlde iyi niyet ve müşteri memnuniyeti adına yaptıkları ödemelere ise Ex-Gratia ödeme adı verilir.

Katılım Sigortacılığı (Tekafül) ve Muamelat Fıkhı

Geleneksel sigortacılığın faiz (riba), belirsizlik (garar) ve kumar (maysir) içerdiği gerekçesiyle geliştirilen İslami modele Tekafül (Katılım Sigortacılığı) denir. Bu model yardımlaşma esasına dayanır ve en iyi Kooperatif yapılanmasıyla hayata geçirilir. Tekafülde katılımcılar primleri bir havuza koyar ve “operatör” bu fonu yöneterek kâr-zarar ortaklığı (Mudârebe) çerçevesinde kârı paylaşır.

Katılım sigortacılığında İslam ticaret hukuku (Muamelat Fıkhı) kavramları belirleyicidir. Bir sözleşmenin kurulması için yapılan ilk teklife İcap denir. Paranın peşin, malın veresiye olduğu sözleşmelere Selem; döviz mübadelesine Sarf; kullanım hakkının kiralanmasına İcare ve malın karşılıksız devrine Hibe denir. Ayrıca, şartları belirsizleştirmemek adına birden fazla sözleşmenin tek bir metinde birleştirilmesi (safkateyn yasağı) yasaktır.

Kavram / Kurum Önemli Özelliği ve Tanımı
Güvence Hesabı Sigortasız veya meçhul araçların verdiği bedensel zararları karşılar.
SEGEM Sınavı BES aracılarının “Teknik Personel” olabilmesi için geçmesi zorunlu sınavdır.
Aşkın Sigorta Poliçe bedelinin malın gerçek piyasa değerini aşması durumudur.
Sedan Şirket Reasürans sözleşmesinde riskini devreden orijinal sigorta şirketidir.
@lolonolo_com

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1 – Sigorta Teknik Personel Sınavı

1. Sigorta şirketinin sigortalıya tazminat ödedikten sonra zarara neden olan üçüncü kişiye karşı sigortalının haklarını kullanabilmesi hangi sigortacılık prensibine dayanır?

A) Tazminat
B) Yakın sebep
C) Halefiyet
D) Azami iyi niyet

Cevap: C) Halefiyet

Açıklama: Halefiyet (Subrogasyon) ilkesi, sigortacının sigortalıya ödeme yaptıktan sonra, sigortalının zarara neden olan üçüncü kişilere karşı olan hak ve alacaklarına halef olmasıdır. Bu sayede sigortacı ödediği tazminatı, zararı meydana getiren kusurlu kişiden talep edebilir. Tazminat ilkesi; sigortalının zararından fazlasını alamamasını, Yakın sebep; zararın belirleyici nedenini, Azami iyi niyet ise tarafların sözleşme kurulumunda tam bilgi verme yükümlülüğünü ifade eder.

2. “Sigortalının, sigorta konusu mal üzerinde maddi çıkarının bulunması” hangi sigortacılık prensibini ifade eder?

A) Halefiyet
B) Sigortalanabilir Menfaat
C) Tazminat
D) Yakın Sebep

Cevap: B) Sigortalanabilir Menfaat

Açıklama: Sigortalanabilir Menfaat ilkesine göre, sigortalının sigorta sözleşmesine konu olan varlık üzerinde maddi bir çıkarı bulunmalıdır. Sigortalı, zararın gerçekleşmesiyle bir kayba uğramalı; riskin gerçekleşmemesinde ise maddi yarar sağlamalıdır. Bu ilke olmaksızın sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır; sigortayı kumara dönüşmekten koruyan temel prensiplerden biridir. Örneğin kendi evini sigortalayan ev sahibi, yangında maddi zarar görür; bu nedenle sigortalanabilir menfaati mevcuttur.

3. Sigorta poliçesinde belirtilen sigorta bedelinin, sigortalanan varlığın gerçek piyasa değerinin üzerinde olması durumu nasıl adlandırılır?

A) Eksik Sigorta
B) Birlikte Sigorta
C) Tamamlayıcı Sigorta
D) Aşkın Sigorta

Cevap: D) Aşkın Sigorta

Açıklama: Aşkın sigorta, poliçede yazılı sigorta bedelinin sigortalanan varlığın gerçek (piyasa/ikame) değerini aşması durumudur. Hasar halinde sigortacı en fazla gerçek zarar tutarı kadar tazminat öder; fazla prim boşa ödenmiş olur. Eksik sigorta ise tam tersidir: sigorta bedeli gerçek değerin altındadır; hasar durumunda sigortalı tam tazminat alamaz ve zararın bir kısmını kendisi karşılar (müşterek sigortalı sıfatıyla). Birlikte sigorta, aynı riskin birden fazla şirkete paylaştırılmasıdır.

4. Sigortacılık prensiplerine göre aşağıdaki olaylardan hangisi kural olarak hiçbir sigorta poliçesinin kapsamına girmez?

A) Yangın
B) Deprem
C) Kastı Edim (Kasıtlı Eylem)
D) Sel

Cevap: C) Kastı Edim (Kasıtlı Eylem)

Açıklama: Sigortacılık, “tesadüfi” ve “öngörülemeyen” riskleri teminat altına alır. Kastı edim — yani sigortalının zararı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi — sigorta kapsamının dışındadır. Sigortalı kendi evini kasıtlı olarak yakarsa yangın tazminatı alamaz; aksi hâlde sigorta ahlaki tehlikenin (moral hazard) özendirilmesi anlamına gelir. Doğal afetler (yangın, deprem, sel) poliçeye bağlı olarak kapsama alınabilir ya da hariç tutulabilir; ancak kasıtlı eylemler hiçbir koşulda tazminat doğurmaz.

5. Yakın sebep (proximate cause) ilkesi sigortacılıkta ne anlama gelir?

A) Sigortalının hasarı tazmini için üçüncü kişiye başvurma hakkı
B) Zararı meydana getiren asıl ve belirleyici nedenin tespit edilmesi
C) Hasar bedelinin gerçek değeri aşmaması kuralı
D) Sigorta sözleşmesinin azami iyi niyetle kurulması zorunluluğu

Cevap: B) Zararı meydana getiren asıl ve belirleyici nedenin tespit edilmesi

Açıklama: Yakın sebep ilkesi, bir hasarın meydana gelmesinde birden fazla nedenin söz konusu olduğu durumlarda zararı fiilen yaratan “baskın ve etkin nedenin” belirlenmesini sağlar. Sigortacının tazminat yükümlülüğü; yalnızca teminat kapsamındaki riskler nedeniyle gerçekleşen hasarlarda doğar. Örneğin fırtına nedeniyle çatı zarar görüp içeriye sızan yağmur mobilyaya zarar verirse, yakın sebep fırtınadır; ağır şiddet yağmuru değil. Bu nedenle hangi olayın “baskın neden” olduğunun belirlenmesi hasar incelemesinde kritik önem taşır.

6. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre “aracı” kavramı kimi kapsamaktadır?

A) Yalnızca sigorta acentelerini
B) Sigorta acenteleri ve brokerleri
C) Sigorta acenteleri, brokerler ve eksperleri
D) Yalnızca brokerleri

Cevap: B) Sigorta acenteleri ve brokerleri

Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddesinde “aracı” tanımı; sigorta acentesi ve sigorta brokeri olarak iki gruba ayrılmaktadır. Sigorta eksperleri ise ayrı bir meslek grubu olarak düzenlenmiş olup “aracı” kapsamında değildir. Acente; bir sigorta şirketini temsil ederek onun adına sözleşme yapan kişi ya da kurumdur. Broker ise sigortalıyı temsil ederek en uygun sigorta koşullarını bulmayı amaçlayan bağımsız aracıdır. Bu ayrım sınavda sıkça sorulmaktadır.

7. Sigorta acentelerinin kaydedildiği ve bilgilerinin tutulduğu resmi kayıt sistemi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sicil
B) Tapu Kütüğü
C) Levha
D) Baro Listesi

Cevap: C) Levha

Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta acenteleri, faaliyete başlamadan önce TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) nezdinde tutulan Levha’ya kayıt yaptırmak zorundadır. Levha, Türkiye genelindeki tüm sigorta acentelerinin bilgilerinin merkezi olarak tutulduğu, kamuya açık resmi kayıt sistemidir. Levhaya kayıt olmadan acentelik faaliyeti yürütülmesi yasaktır; tescil koşulları arasında yeterlilik sınavının kazanılması, mal varlığı şartı ve poliçe bilgi sistemi zorunluluğu yer almaktadır.

8. Gerçek kişi sigorta acentelerinin 2026 yılı itibarıyla beyan etmesi gereken asgari mal varlığı ne kadardır?

A) 50.000 TL
B) 500.000 TL
C) 3.250.000 TL
D) Tüzel kişi acenteler için aranan asgari sermaye kadar (2026’da yaklaşık 4.149.275 TL)

Cevap: D) Tüzel kişi acenteler için aranan asgari sermaye kadar (2026’da yaklaşık 4.149.275 TL)

Açıklama:22 Ocak 2025 tarihli yönetmelik değişikliğiyle asgari mal varlığı tutarları köklü biçimde artırıldı. Gerçek kişi acentelerin beyan edeceği mal varlığı, tüzel kişi acenteler için aranan asgari ödenmiş sermayeden az olamaz. Bu tutar Ocak 2025’te 3.250.000 TL olarak belirlendi; 2026 Yİ-ÜFE güncellemesiyle yaklaşık 4.149.275 TL’ye yükseldi. Eski 50.000 TL rakamı geçerliliğini çoktan yitirmiştir.
.

9. SORU ARAŞTIRLILIYOR

10. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre hayat sigortalarında teklifnamenin sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren kaç gün içinde reddedilmemesi halinde sigorta sözleşmesi kurulmuş sayılır?

A) 7 gün
B) 15 gün
C) 30 gün
D) 45 gün

Cevap: C) 30 gün

Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, hayat sigortalarına ilişkin sözleşmelerin yapılmasına dair teklifnamenin sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren 30 gün içinde sigorta şirketi tarafından reddedilmemesi halinde sigorta sözleşmesi yapılmış sayılır. Bu hüküm, sigortalı adayı uzun süre belirsizlik içinde bırakmamak ve hukuki güvence sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. Hayat dışı sigortalar için süre farklılaşabilir; sınavda bu ayrım kritik önem taşır.

11. Sigorta sözleşmesine taraf olmamakla birlikte lehine sözleşme yapılan ve riziko gerçekleştiğinde sigortacıdan tazminat talep etme hakkına sahip olan kişi kimdir?

A) Sigorta Ettiren
B) Sigortacı
C) Lehtar
D) Eksperi

Cevap: C) Lehtar

Açıklama: Lehtar; sigorta sözleşmesine doğrudan taraf olmamakla birlikte, sigorta sözleşmesi lehine düzenlenen ve riziko gerçekleştiğinde sigortacıdan tazminat talep etme hakkına sahip olan kişidir. Can sigortalarında en sık karşılaşılan kavramdır: sigortalı öldüğünde tazminatı alan kişi (eş, çocuk vb.) lehtardır. Sigorta ettiren, sözleşmeyi yapıp pirimi ödeyen kişidir. Sigortalı ise riski üstünde taşıyan kişidir. Bu üç kavram birbirinden farklı kişileri ifade edebilir.

12. Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile sigortacı arasındaki uyuşmazlıkların çözümü amacıyla kurulan kurum hangisidir?

A) Türkiye Sigorta Birliği
B) Sigorta Denetleme Kurulu
C) Tüketici Hakem Heyeti
D) Sigorta Tahkim Komisyonu

Cevap: D) Sigorta Tahkim Komisyonu

Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu; sigorta ettiren, sigortalı veya sözleşmeden menfaat sağlayanlar ile sigortacı arasındaki uyuşmazlıkları alternatif yollarla çözmek amacıyla yapılandırılmıştır. Mahkemeye gitmeden daha hızlı ve ekonomik çözüm sunar. Türkiye Sigorta Birliği, sektörün meslek kuruluşudur; Sigorta Denetleme Kurulu ise Hazine bünyesinde denetim yapar. Bu kurum sınavda neredeyse her dönem çıkmaktadır.

13. Sigortalının tespit edilemediği, sigortasız araç kazaları ve sigorta şirketinin iflas etmesi gibi durumlarda mağdurların bedensel zararlarını karşılayan yapı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası
B) Ex-Gratia Ödemesi
C) Güvence Hesabı
D) Reasürans Fonu

Cevap: C) Güvence Hesabı

Açıklama: Güvence Hesabı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında oluşturulan ve aşağıdaki durumlarda mağdurların bedensel zararlarını karşılayan özel bir fondur: Sigortalının veya kazaya karışan aracın tespit edilememesi, sigortasız araç kazaları, sigorta şirketinin iflası ve çalıntı araç kazaları. Ex-gratia ödemeler ise sigortacının hukuki yükümlülüğü olmaksızın iyi niyet gereği yaptığı gönüllü ödemelerdir. Güvence Hesabı sınavda sıkça çıkan bir konu olup bedensel zarar karşılama vurgusu önemlidir.

14. TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi kaç üyeden oluşmaktadır?

A) 5
B) 7
C) 9
D) 11

Cevap: C) 9

Açıklama: TOBB Sigorta Acenteleri İcra Komitesi toplam 9 üyeden oluşmaktadır. Bu üyelerin 7’si sektör meclisi üyeleri arasından seçilirken, 2 üye doğrudan TOBB tarafından atanmaktadır. Bu yapı; sektör temsilcilerinin görüşlerini yansıtırken TOBB’un stratejik yönetim kapasitesini de korumaktadır. Sigorta sektöründe faaliyet gösteren acentelerin hak ve çıkarlarını temsil etmek ile sektörün gelişimine katkı sağlamak komitenin temel görevleri arasındadır.

15. Aşağıdakilerden hangisi sigorta acentesinin Levha’dan silinmesini gerektiren bir durum değildir?

A) Hakkında meslekten çıkarma kararı verilmesi
B) Ticaret odasındaki kaydının silinmesi
C) Tespit edilen aidatı zamanında ödemiş olması
D) Levhaya kayıttan sonra 6 ay içinde faaliyete geçmemesi

Cevap: C) Tespit edilen aidatı zamanında ödemiş olması

Açıklama: Sigorta acentelerinin Levha’dan silinmesini gerektiren haller arasında şunlar yer alır: meslekten çıkarma kararı, ticaret odasındaki kaydın silinmesi, Levhaya yazıldıktan sonra 6 ay içinde faaliyete geçilmemesi, aidat borcunun ödenmemesi. Aidatı düzenli ve zamanında ödemek ise Levha kaydının devamı için yerine getirilmesi gereken yükümlülüktür; bu yükümlülüğün yerine getirilmesi silme sebebi değil, aksine kaydın korunması için gerekli olan bir şarttır.

16. Sigorta sektöründe 4 yıllık iktisat bölümü mezunu ve 3 yıl deneyimi bulunan kişinin genel müdür olabilmesi için kaç yıl daha çalışması gerekir?

A) 1 yıl
B) 2 yıl
C) 3 yıl
D) 4 yıl

Cevap: C) 3 yıl

Açıklama: Sigorta Yönetmeliği’ne göre sigorta sektöründe genel müdür olabilmek için öğrenim durumuna göre asgari mesleki deneyim süreleri şöyledir: 4 yıllık sigortacılıkla ilgili bölüm mezunları için 5 yıl; 4 yıllık diğer bölüm mezunları (iktisat, işletme vb.) için 6 yıl; 2 yıllık sigortacılık bölümü mezunları için 7 yıl. İktisat bölümü 4 yıllık üniversite mezunu için gerekli süre 6 yıldır. Kişi 3 yıl çalışmış olduğundan, 6 – 3 = 3 yıl daha çalışması gerekmektedir.

17. Aşağıdakilerden hangisi bir sorumluluk sigortası türüdür?

A) Nakliyat Sigortası
B) Yangın Sigortası
C) Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası
D) Sağlık Sigortası

Cevap: C) Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası

Açıklama: Sorumluluk sigortası, sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararları (bedeni zarar, maddi zarar) tazmin etmeye yönelik sigorta türüdür. Üçüncü Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası bu kapsamın en temel örneğidir; sigortalının başkasına verdiği zararları karşılar. Yangın ve nakliyat sigortaları; mal sigortaları (sigortalının kendi varlığını güvence altına aldığı) kapsamındadır. Sağlık sigortası ise kişi sigortaları arasında yer alır ve sigortalının kendi sağlık giderlerini karşılar. Trafik sigortası da sorumluluk sigortasının gündelik hayattaki en yaygın örneğidir.

18. Sigortacının sigorta ettirene veya sigortalıya bildirimde bulunmakla yükümlü olduğu durumlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

A) Şirketin iflası veya tasfiyesi
B) Tüm branşlarda sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması
C) Mevzuatta oluşabilecek değişiklikler
D) Prim artışının gerçekleşmesi

Cevap: D) Prim artışının gerçekleşmesi

Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında sigortacının bildirim yükümlülüğü; iflas ve tasfiye, tüm branşlarda veya ilgili branşta sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması, ruhsat iptali ve sigorta mevzuatında meydana gelen değişiklikler için geçerlidir. Prim artışı tek başına yasal anlamda bildirim yükümlülüğü doğuran bir durum değildir; ancak poliçe koşullarına ve sözleşme türüne bağlı olarak sözleşmesel bildirim yükümlülüğü doğabilir. Sınavda bu konudaki “hangisi yer almaz” soruları dikkatli değerlendirme gerektirir.

19. Aşağıdakilerden hangisi reasüransın temel işlevlerinden biridir?

A) Sigortalıya doğrudan tazminat ödemek
B) Sigorta şirketinin üstlendiği büyük riskleri başka şirketlerle paylaşarak finansal dengeyi korumak
C) Poliçe düzenleyerek sigortalıyla sözleşme yapmak
D) Hasar eksperlik raporlarını onaylamak

Cevap: B) Sigorta şirketinin üstlendiği büyük riskleri başka şirketlerle paylaşarak finansal dengeyi korumak

Açıklama: Reasürans (yeniden sigorta), sigorta şirketinin (sedan şirket) üstlendiği risklerin bir bölümünü başka sigorta veya reasürans şirketlerine (reasürör) devretmesidir. Temel işlevleri: Büyük ve katastrofik risklere karşı finansal dengeyi korumak, tazminat ödeme kapasitesini artırmak, sigorta şirketinin faaliyetini sürdürebilirliğini sağlamak. Reasürans sözleşmesi; sigorta şirketi ile reasürör arasında yapılır; sigortalı ile doğrudan ilişki yoktur. Reasürans olmaksızın büyük felaket hasarları sigorta şirketlerini iflasa sürükleyebilir.

20. Reasüransta “sedan şirket” kavramı neyi ifade eder?

A) Riski devralan reasürans şirketi
B) Hasar eksperini belirleyen kurum
C) Riskini reasüröre devreden, orijinal sigorta sözleşmesini yapan sigorta şirketi
D) Sigorta acentesinin bağlı olduğu kuruluş

Cevap: C) Riskini reasüröre devreden, orijinal sigorta sözleşmesini yapan sigorta şirketi

Açıklama: Sedan şirket (cedant), sigortalıyla doğrudan poliçe düzenleyen ve riskin bir bölümünü reasüröre (reasürans şirketine) devreden orijinal sigorta şirketidir. Reasürör ise bu riski devralan ve hasar paylaşımına katılan şirkettir. Retrosesyon: reasürörün kendi üstlendiği riski başka bir reasüröre devretmesidir. Sınavda “sedan” terimi “riski devreden” anlamında hatırlanmalıdır. Reasürans ilişkisinde sigortalı yalnızca kendi sigorta şirketiyle muhataptır; reasüröre doğrudan başvuramaz.

21. Reasürans türlerinden “orantılı reasürans” ile “orantısız reasürans” arasındaki temel fark nedir?

A) Orantılı reasüransta reasürör yalnızca büyük hasarları karşılar
B) Orantılı reasüransta prim ve hasar paylaşımı sedan ve reasürör arasında önceden belirlenmiş oranda yapılır; orantısızda reasürör yalnızca belirli bir eşiği aşan hasarları karşılar
C) Orantısız reasürans yalnızca hayat sigortaları için geçerlidir
D) Her iki türde de hasar paylaşım oranı sözleşme sonrası belirlenir

Cevap: B) Orantılı reasüransta prim ve hasar paylaşımı sedan ve reasürör arasında önceden belirlenmiş oranda yapılır; orantısızda reasürör yalnızca belirli bir eşiği aşan hasarları karşılar

Açıklama: Reasürans türleri: Orantılı (Proportional) Reasürans: Prim ve hasar, sedan ile reasürör arasında önceden belirlenen bir oran (pay) dahilinde paylaşılır. Bölüşümlü ve eksedan bölüşümlü türleri mevcuttur. Sedan şirket her hasardan payını öder. Orantısız (Non-Proportional) Reasürans: Reasürör yalnızca belirli bir hasar eşiğini (retention/muafiyet) aşan kısmı karşılar; prim paylaşımı yoktur. Hasar fazlası (excess of loss) ve agrega reasürans bu kapsamdadır. Büyük katastrofik hasarlara karşı koruma sağlar.

22. Tekafül sigortacılığının en uygun şekilde uygulanabileceği hukuki yapı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Anonim Şirket
B) Limited Şirket
C) Kooperatif
D) Şahıs Şirketi

Cevap: C) Kooperatif

Açıklama: Tekafül (İslami sigortacılık), katılımcıların karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma esasıyla bir araya geldiği, kâr amacı taşımayan sigorta modelidir. Bu model, İslam hukukunun faiz (riba), belirsizlik (garar) ve kumar (maysir) yasaklarına aykırı olduğu değerlendirilen geleneksel sigortacılığa alternatif olarak geliştirilmiştir. Kooperatif yapısı; ortak menfaat, kâr-zarar paylaşımı ve demokratik yönetim özellikleriyle tekafülün ruhuna en uygun yapıyı oluşturur. Anonim ve limited şirketler kâr odaklı yapılar olduğundan tekafül modeline uygun değildir.

23. Katılım esaslı sigorta şirketi aracıları yönetmelik gereği ne sıklıkta eğitim ve bilgilendirme faaliyetine katılmak zorundadır?

A) Altı ayda bir
B) Yılda bir
C) İki yılda bir
D) Üç yılda bir

Cevap: B) Yılda bir

Açıklama: Katılım sigortacılığı (tekafül) alanında faaliyet gösteren şirket aracıları, İslami finans prensiplerine uyum ve güncel mevzuat bilgisini korumak amacıyla yılda en az bir kez eğitim ve bilgilendirme faaliyetine katılmak zorundadır. Bu zorunluluk; tekafül modelinin özgün yapısını, faizsizlik ve katılımcı yardımlaşması gibi ilkeleri aracıların sürekli güncel tutmasını sağlamak amacıyla getirilmiştir. Sınavda “katılım esaslı” aracı eğitimi = yılda bir kez şeklinde hatırlanmalıdır.

24. Muamelat fıkhında bir sözleşmenin kurulabilmesi için ilk teklif niteliğindeki irade beyanı nasıl adlandırılır?

A) Kabul
B) İcma
C) İcap
D) Makbul

Cevap: C) İcap

Açıklama: Muamelat fıkhında (İslam ticaret hukuku) bir sözleşmenin kurulması için iki temel unsur gereklidir: İcap ve Kabul. İcap: sözleşme kurulması yönündeki ilk teklif ya da irade beyanıdır; bir taraf karşı tarafa “şu mal için şu fiyatı önerim” der. Kabul: diğer tarafın bu teklifi onaylamasıdır. İkisinin birleşmesiyle sözleşme (akid) kurulur. İcma ise İslam hukukunda “müçtehitlerin görüş birliği” anlamına gelir; sözleşme terminolojisinde kullanılmaz. Sınavda özellikle tekafül ve katılım sigortacılığı bölümlerinde muamelat fıkhı kavramları çıkmaktadır.

25. Muamelat fıkhına göre “paranın peşin, malın veresiye olduğu” sözleşme türü hangisidir?

A) Sarf
B) İcare
C) İstisna
D) Selem

Cevap: D) Selem

Açıklama: Selem akdi, alıcının ürün bedelini peşin ödeyip malı ileride teslim alacağı İslami finansman sözleşmesidir. Tanımı: Para peşin, mal veresiye. Tarım ürünleri gibi mevsimsel malların önceden finansmanında kullanılır. Diğer kavramlar: Sarf = döviz değişimi (her iki taraf da nakit teslim eder), İcare = kira akdi (kullanım hakkının kiralanması), İstisna = imalat/sipariş sözleşmesi (özel üretim için sipariş). Bu sözleşme türleri sınavda dönem dönem çıkmakta olup tanımların doğru eşleştirilmesi gerekmektedir.

26. Muamelat fıkhında “döviz mübadele işlemi” hangi akid türü kapsamında değerlendirilir?

A) Selem
B) Sarf
C) Karz
D) Hibe

Cevap: B) Sarf

Açıklama: Sarf akdi, İslam hukukunda para veya dövizin değişimini düzenleyen sözleşme türüdür. Sarf işleminin geçerli olabilmesi için: mübadelenin aynı mecliste (eş zamanlı) gerçekleşmesi, faiz (riba) içermemesi ve tarafların karşılıklı rızasının bulunması zorunludur. Döviz veya altın-gümüş takası gibi mübadeleler sarf kapsamında değerlendirilir. Karz = faizsiz borç, Hibe = karşılıksız bağış, Selem = vadeli alım (peşin para) olduğundan döviz mübadelesiyle ilgisi yoktur.

27. Muamelat fıkhına göre aşağıdaki işlemlerin hangisi yasaktır?

A) Sözleşmenin belirli bir süre boyunca geçerli olması
B) Sözleşmeye konu bedelin Türk lirası cinsinden belirlenmesi
C) Birden fazla sözleşmenin tek bir sözleşmede birleştirilmesi
D) Hizmetin sözleşmeye konu olması

Cevap: C) Birden fazla sözleşmenin tek bir sözleşmede birleştirilmesi

Açıklama: İslam hukukunda “iki akdi birleştirme yasağı” (safkateyn yasağı), birden fazla farklı türde sözleşmenin tek bir sözleşmede bir arada düzenlenmesini yasaklamaktadır. Örneğin satım sözleşmesi ile kredi sözleşmesinin tek belgede birleştirilmesi caiz değildir. Bu yasak; sözleşme koşullarının belirsizleşmesini, riba içerme riskini ve aldatıcı işlemleri önlemeye yönelik bir koruma mekanizmasıdır. Diğer şıklardaki durumlar İslam hukuku açısından tek başına yasak değildir.

28. Muamelat fıkhında “bir kişinin kendi mülkündeki malı karşılıksız olarak başka bir kişiye devretmesi” hangi akid türüdür?

A) Rehin
B) Karz
C) Havale
D) Hibe

Cevap: D) Hibe

Açıklama: Hibe, bir kişinin sahip olduğu malı herhangi bir karşılık beklemeksizin başka bir kişiye bedelsiz olarak devretmesidir; bağış veya hediye olarak da anlaşılabilir. Temel özelliği: ivazın (bedelin) bulunmaması ve bağışlayanın rızasıyla gerçekleşmesidir. Karz = faizsiz borç (geri ödeme yükümlülüğü var), Rehin = borç karşılığı güvence olarak mal verme, Havale = para transferi (alacağın üçüncü kişiye devri) anlamlarına gelir. Hibe’de mal bir kez devredildiğinde geri istenemez (bazı istisnalar dışında).

29. Tekafül sigortacılığında “mudârebe” modeli nedir?

A) Sigorta primlerinin eşit paylaştırıldığı model
B) Katılımcıların katkılarını bir havuzda topladığı ve operatörün yatırım kârından pay aldığı, kâr-zarar ortaklığına dayalı model
C) Sigorta şirketinin tüm riskleri doğrudan üstlendiği model
D) Devletin sigorta primine katkı sağladığı model

Cevap: B) Katılımcıların katkılarını bir havuzda topladığı ve operatörün yatırım kârından pay aldığı, kâr-zarar ortaklığına dayalı model

Açıklama: Tekafülde kullanılan iki temel model mevcuttur: Mudârebe modeli: Operatör (şirket) ve katılımcılar (sigortalılar) arasında kâr-zarar ortaklığı kurulur. Katılımcılar primleri havuza yatırır; operatör bu fonu yönetir. Yatırım kârı önceden belirlenen oranda paylaşılır; zarar halinde taraflar paylarına göre katlanır. Vekâlet modeli: Operatör yalnızca yönetim hizmeti için sabit bir ücret alır; yatırım ve kâr paylaşımına katılmaz. Mudârebe modelinde operatörün geliri kâra bağlıdır; bu da operatörü verimli yönetim için teşvik eder.

30. Zorunlu sigortaların temel amacı nedir?

A) Sigorta şirketlerinin prim gelirlerini artırmak
B) Üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde tazminat alabilmelerini güvence altına almak ve sosyal koruma sağlamak
C) Sigortalıların isteğe bağlı güvence talep etmesini kolaylaştırmak
D) Devletin bütçe açığını kapatmak

Cevap: B) Üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde tazminat alabilmelerini güvence altına almak ve sosyal koruma sağlamak

Açıklama: Zorunlu sigortalar, devletin belirli rizikoların sigortalanmasını yasal yükümlülük olarak belirlediği sigortalar bütünüdür. Temel amaç: Zarara uğrayan üçüncü kişilerin karşı tarafın sigortalı olup olmadığından bağımsız olarak tazminat alabilmesini garanti altına almak ve toplumsal refahı korumaktır. Örnekler: Zorunlu trafik sigortası (MTPL), zorunlu deprem sigortası (DASK), işyeri sorumluluk sigortaları. Zorunlu sigortalar, bireyin kendi tercihine bırakıldığında sigorta yaptırmayabileceği kritik alanlarda zorunlu koruma ağı oluşturur.

31. Sigorta branşlarının sınıflandırılması dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudan “Hayat Dışı (Elementer)” sigorta grubu içerisinde yer alan ana branşlardan biridir?

A) Hayat Sigortası (Ölüm Teminatı)
B) Doğum Sigortası
C) Sağlık Sigortası
D) Yangın Sigortası

Cevap: Cevap: D) Yangın Sigortası

Açıklama: Sigortacılıkta branşlar temel olarak “Hayat” ve “Hayat Dışı” (Elementer) olarak ikiye ayrılır. Yangın Sigortası, bir malın veya varlığın (ev, fabrika, eşya vb.) zarar görmesini teminat altına aldığı için saf bir elementer branştır. Diğer seçeneklerdeki Hayat, Evlilik ve Doğum sigortaları ise doğrudan kişinin biyolojik yaşamı ve geleceğiyle ilgili olduğu için “Hayat” branşı kapsamında değerlendirilir. Sağlık ve Ferdi Kaza gibi branşlar her iki tür şirket tarafından da satılabildiği için kafa karıştırabilir; ancak Yangın her zaman ve sadece Elementer (Hayat Dışı) grubun bir parçasıdır.

32. Sigorta Acenteleri Yönetmeliği ve Bireysel Emeklilik mevzuatı çerçevesinde;
Bireysel Emeklilik (BES) aracılığı yapma yetkisine sahip olan kişilerin, sigorta acentelerinde “Teknik Personel” unvanı ile kabul edilebilmesi için hangi şartı yerine getirmeleri zorunludur?

A) Yalnızca 4 yıllık üniversite mezunu olmak
B) En az bir yıl boyunca sigorta satışı yapmış olmak
C) SEGEM Teknik Personel Yeterlilik Sınavını kazanmak
D) e-BEAS sınavından 100 tam puan almak

Cevap: C) SEGEM Teknik Personel Yeterlilik Sınavını kazanmak

Açıklama: Mevzuatın en ince ayrıntılarından biri budur: Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) aracısı olma yetkisi olan kişiler, otomatik olarak sigorta acentesi teknik personeli sayılmazlar. Yönetmeliğin 6. maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca; bu kişilerin acente bünyesinde “Teknik Personel” statüsü kazanabilmeleri ve diğer sigorta branşlarında işlem yapabilmeleri için mutlaka SEGEM (Sigortacılık Eğitim Merkezi) tarafından düzenlenen yeterlilik sınavını kazanmaları gerekmektedir. Bu şart sağlandığı takdirde BES aracısı, acentenin teknik personel kadrosuna dahil edilebilir ve Levha’ya bu sıfatla kaydedilebilir.

33. Sigortacılıkta “azami iyi niyet” (uberrimae fidei) ilkesi neyi gerektirir?

A) Sigorta şirketinin her hasarı ödemesi
B) Her iki tarafın da sözleşme kurulurken risk hakkında tam ve eksiksiz bilgi vermesi
C) Sigortalının prim ödemesinde gecikememesi
D) Hasarın üçüncü kişiye bildirilmesi

Cevap: B) Her iki tarafın da sözleşme kurulurken risk hakkında tam ve eksiksiz bilgi vermesi

Açıklama: Azami İyi Niyet (Uberrimae Fidei — En Yüksek İyi Niyet) ilkesi, sigorta sözleşmelerinin diğer ticari sözleşmelerden ayrıldığı en temel özelliklerden biridir. Hem sigortalı hem sigortacı; sözleşme kurulurken, yenilenirken ve bazı hallerde sözleşme süresi boyunca risk konusunda önemli her bilgiyi karşılıklı olarak açıklamak zorundadır. Sigortalı, önemli bir bilgiyi gizlerse sigortacı sözleşmeyi iptal edebilir veya tazminat ödemekten kaçınabilir. Bu ilke, sigortacılığın bilgi asimetrisi sorununa çözüm üretir ve sigorta piyasasının işleyişini güvence altına alır.

34. Sigorta sözleşmesinde “riziko” kavramı ne anlama gelir?

A) Hasar tazminatının hesaplanma yöntemi
B) Sigortalı ile sigortacı arasındaki anlaşmazlık
C) Gerçekleşmesi halinde sigorta tazminatını doğuracak olan, muhtemel ve tesadüfi olay veya tehlike
D) Sigorta poliçesinin geçerlilik süresi

Cevap: C) Gerçekleşmesi halinde sigorta tazminatını doğuracak olan, muhtemel ve tesadüfi olay veya tehlike

Açıklama: Riziko, sigorta sözleşmesinin temel kavramlarından biridir ve “sigortalanacak tehlikeyi” ifade eder. Sigortanın varlık nedeni rizikodur; riziko gerçekleştiğinde hasar meydana gelir ve tazminat yükümlülüğü doğar. Rizikoya ilişkin özellikler: Gerçekleşmesi belirsiz olmalı (mümkün ama zorunlu değil), Tesadüfi olmalı (kasıtlı olay riziko sayılmaz), Sigortalı tarafından kontrol edilememeli. Risk yönetimi kavramı ise rizikoyu tanımlama, ölçme ve azaltma sürecini kapsar; riziko ile eş anlamlı değildir.

35. Sigorta ödemesinin gerçekleşebilmesi için gerekli olan temel şartlar hangileridir?

A) Yalnızca rizikonun gerçekleşmesi
B) Rizikonun gerçekleşmesi ve reasürans onayının bulunması
C) Rizikonun gerçekleşmesi, sigortanın yürürlükte olması ve olayın teminat kapsamında yer alması
D) Sigortalının hasar bildiriminin tapu dairesince onaylanması

Cevap: C) Rizikonun gerçekleşmesi, sigortanın yürürlükte olması ve olayın teminat kapsamında yer alması

Açıklama: Sigorta tazminatının ödenebilmesi için üç temel koşulun bir arada bulunması gerekir: 1) Rizikonun gerçekleşmiş olması: Poliçede belirtilen olay (yangın, kaza, hastalık vb.) yaşanmalıdır. 2) Sigortanın yürürlükte olması: Olay anında poliçe geçerli olmalı; prim ödenmemiş veya poliçe sona ermiş olmamalıdır. 3) Olayın teminat kapsamında yer alması (ve teminat dışı istisna olmaması): Poliçede belirtilen teminat; bu rizikoyu kapsamalı; olay teminat dışı bir istisna olmamalıdır. Reasürans onayı sigortalıya ödeme için zorunlu bir ön koşul değildir.

36. Sigorta poliçesinde “muafiyet” (franchise/deductible) ne anlama gelir?

A) Sigortacının her hasarı tamamen karşıladığı durum
B) Sigortalının hasar bildirimi yapma zorunluluğu
C) Hasar tutarının belirli bir bölümünün sigortalı tarafından karşılanması; bu eşik altındaki hasarlarda sigortacının ödeme yapmadığı düzenleme
D) Sigorta priminin indirimli ödendiği durum

Cevap: C) Hasar tutarının belirli bir bölümünün sigortalı tarafından karşılanması; bu eşik altındaki hasarlarda sigortacının ödeme yapmadığı düzenleme

Açıklama: Muafiyet (deductible/franchise), sigortalının her hasarda kendi üstleneceği kısım ya da sigortacının devreye girmesini sağlayan eşiktir. İki türü yaygındır: Mutlak muafiyet (deductible): Her hasardan sabit bir tutar sigortalı öder; kalan sigortacı karşılar. Nispi muafiyet (franchise): Hasar bu eşiği aşarsa sigortacı tamamını öder; aşmazsa sigortacı hiçbir şey ödemez. Muafiyetin işlevleri: Küçük hasarların işlem maliyetini azaltmak, ahlaki tehlikeyi (moral hazard) ve sigorta sahtekârlığını azaltmak, primleri düşürmek.

37. Hasar yönetiminde “eksper” (sigorta eksperi) görevinin tanımı nedir?

A) Sigorta poliçesi düzenleyen kişi
B) Sigortalı ile sigortacı arasında arabuluculuk yapan avukat
C) Hasarın niteliğini, miktarını ve nedenini bağımsız ve tarafsız biçimde tespit eden uzman
D) Sigorta primini hesaplayan aktüer

Cevap: C) Hasarın niteliğini, miktarını ve nedenini bağımsız ve tarafsız biçimde tespit eden uzman

Açıklama: Sigorta Eksperi, bir hasar gerçekleştiğinde sigorta şirketi veya sigortalı adına hasarın nedenini, miktarını ve kapsamını tarafsız biçimde inceleyen ve raporlayan lisanslı uzman kişidir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda ayrıca düzenlenmiştir. Görevleri: Hasar mahallinde inceleme yapmak, hasar tutarını hesaplamak, eksper raporu düzenlemek. Eksperin aracı niteliği yoktur (5684 m. kapsamındaki aracı: acente ve broker). Sigortalının kendi adına eksper ataması da mümkündür; taraf eksperleri anlaşamazsa hakem eksper süreci başlar.

38. “Ex-gratia” ödeme kavramı sigortacılıkta ne anlama gelir?

A) Zorunlu sigortaların teminat kapsamındaki ödemeler
B) Reasürans şirketinden alınan hasar payı
C) Sigorta şirketinin hukuki bir yükümlülük taşımadığı hâlde müşteri memnuniyeti veya iyi niyet amacıyla gönüllü olarak yaptığı ödeme
D) Hasar ekspertiz ücreti

Cevap: C) Sigorta şirketinin hukuki bir yükümlülük taşımadığı hâlde müşteri memnuniyeti veya iyi niyet amacıyla gönüllü olarak yaptığı ödeme

Açıklama: Ex-gratia (Latince: “iyilikten, lütuftan”), sigorta şirketinin poliçe kapsamında yasal bir ödeme yükümlülüğü bulunmamasına karşın, müşteri ilişkileri, itibar ya da insani nedenlerle hasar sahibine gönüllü olarak yaptığı ödemedir. Sigorta şirketinin bu tür ödemelerde, tekrar böyle bir ödeme yapma taahhüdünde bulunmadığını açıkça belirtmesi gerekir; yoksa emsal teşkil eder. Güvence Hesabı ödemeleriyle karıştırılmamalıdır: Güvence Hesabı yasal ve zorunlu bir tazminat mekanizmasıyken Ex-gratia tamamen ihtiyaridir.

39. Sigortacılıkta “branş” kavramı ne anlama gelir?

A) Sigorta şirketinin yönetim kurulu
B) Aynı tip rizikolar için oluşturulan sigorta kategorisi veya dalı
C) Sigorta acentesinin çalıştığı bölge
D) Hasar tespit ekibi

Cevap: B) Aynı tip rizikolar için oluşturulan sigorta kategorisi veya dalı

Açıklama: Branş, benzer nitelikteki rizikolar için oluşturulan sigorta dalıdır; sigorta şirketleri yalnızca ruhsat aldıkları branşlarda faaliyet gösterebilir. Türkiye’de sigorta branşları: Hayat branşı: ölüm, yaşama, ferdi kaza, hastalık. Hayat dışı branşlar: yangın ve doğal afetler, nakliyat, kara araçları, sorumluluk, hukuki koruma, mühendislik, tarım, sağlık vb. Sigorta şirketleri “hayat” ve “hayat dışı” alanında aynı anda faaliyet gösteremez; bu iki dal yasal olarak birbirinden ayrılmıştır.

40. Türkiye’de sigorta sektörünün üst meslek kuruluşu olan ve sektörü temsil eden birlik hangisidir?

A) TOBB
B) Türkiye Sigorta Birliği (TSB)
C) Sigorta Denetleme Kurulu
D) SPK

Cevap: B) Türkiye Sigorta Birliği (TSB)

Açıklama: Türkiye Sigorta Birliği (TSB), ülkemizde faaliyet gösteren sigorta ve reasürans şirketlerinin üye olduğu, sektörü ulusal ve uluslararası platformlarda temsil eden üst meslek kuruluşudur. Görevleri arasında sektör istatistiklerini yayımlamak, ortak standartları belirlemek ve kamuoyunu bilgilendirmek yer alır. TOBB sigorta acentelerinin temsil kuruluşudur (brokerler ise Türkiye Sigortacılık ve Reasürans Aracıları Birliği — TSRAB bünyesinde). Sigorta Denetleme Kurulu, Hazine bünyesinde şirketleri denetleyen kamu kurumudur.

41. Birden fazla sigorta şirketinin aynı riski paylaşarak ortaklaşa teminat altına alması hangi kavramla ifade edilir?

A) Reasürans
B) Birlikte Sigorta (Koasürans)
C) Halefiyet
D) Çifte Sigorta

Cevap: B) Birlikte Sigorta (Koasürans)

Açıklama: Birlikte sigorta (Koasürans / Co-insurance), tek bir poliçe üzerinde birden fazla sigorta şirketinin belirlenmiş pay oranlarında riski paylaştığı sigorta düzenlemesidir. Her şirket kendi payı oranında prim alır ve hasar durumunda kendi payı oranında tazminat öder. Genellikle çok büyük ve tek bir şirketin üstlenemeyeceği risklerde (büyük sanayi tesisleri, havacılık vb.) kullanılır. Reasüranstan farkı: Reasüranste sigortalı yalnızca orijinal sigorta şirketiyle muhataptır; koasüranste ise her şirket sigortalıyla doğrudan sözleşme tarafıdır.

42. Sigorta sözleşmelerinde “poliçe” neyi ifade eder?

A) Hasar başvuru formu
B) Sigorta priminin ödeme makbuzu
C) Sigorta sözleşmesinin yazılı belgesi; tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren resmi sözleşme belgesi
D) Eksper raporu

Cevap: C) Sigorta sözleşmesinin yazılı belgesi; tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren resmi sözleşme belgesi

Açıklama: Poliçe, sigorta sözleşmesinin varlığını ve koşullarını kanıtlayan resmi yazılı belgedir. İçeriği: Sigortalının ve sigortacının kimliği, teminat kapsamı ve süresi, sigorta bedeli, muafiyetler, prim tutarı ve ödeme koşulları, özel şartlar ve istisnalar. Teklifname (başvuru formu): Sözleşme öncesi sigortalının doldurduğu başvuru belgesidir. Poliçe ise sözleşmenin kurulduğunun ve koşullarının kanıtıdır. Zeyilname: Mevcut poliçede değişiklik yapılmasını sağlayan ek belge.

43. Hayat sigortalarında “birikimli hayat sigortası” ile “birikim dışı hayat sigortası” arasındaki temel fark nedir?

A) Birikimli hayat sigortasında hasar tazminatı olmaz
B) Birikim dışı hayat sigortasında prim geri ödemesi yapılır
C) Birikimli hayat sigortasında sigortalı hayatta kalırsa ödenen primler birikimle birlikte geri alınabilir; birikim dışı sigortada hayatta kalma durumunda prim iadesi olmaz
D) Her iki sigortada da birikim fonu mevcuttur

Cevap: C) Birikimli hayat sigortasında sigortalı hayatta kalırsa ödenen primler birikimle birlikte geri alınabilir; birikim dışı sigortada hayatta kalma durumunda prim iadesi olmaz

Açıklama: Hayat sigortaları yapısına göre ikiye ayrılır: Birikimli (Karma) Hayat Sigortası: Risk teminatı + birikim bileşeni içerir. Sigortalı poliçe süresi sonunda hayatta kalırsa, biriktirilen tutar (prim + yatırım getirisi) sigortalıya ödenir. Ölüm halinde ise belirlenen tazminat lehtara ödenir. Birikim (tasarruf) özelliği nedeniyle primleri daha yüksektir. Birikim Dışı (Saf Risk) Hayat Sigortası: Yalnızca ölüm riskini teminat altına alır. Sigortalı vade sonunda hayatta kalırsa prim iadesi yoktur. Daha düşük primlidir ve saf koruma işlevi görür.

44. “Sigortalının zarara uğraması sonucunda sigorta şirketinin ödediği tazminat, sigortalıyı zarar öncesi mali durumuna getirir; bu durumdan kâr elde etmesine izin verilmez” ilkesi hangisidir?

A) Halefiyet
B) Tazminat
C) Sigortalanabilir Menfaat
D) Yakın Sebep

Cevap: B) Tazminat

Açıklama: Tazminat İlkesi, sigortanın zenginleştirme değil, zararı giderme aracı olduğunu öngörür. Sigortalı, yaşadığı hasar nedeniyle “zarar öncesi mali durumuna” getirilmeli; ne eksik ne de fazla tazminat almalıdır. Bu ilke “ne kâr ne zarar” prensibini esas alır. Pratikte: Hasar bedelini aşan tazminat önerilmez. Aşkın sigortada bile ödenen tazminat gerçek zarar tutarıyla sınırlıdır. Bu ilke; sigorta sahtekârlığını önlemek ve sigortayı kazanç aracı olarak kullanmayı engellemek için hayati önem taşır. Hayat sigortaları tazminat ilkesinden muaftır (can değerlendirilemez).

45. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre sigorta şirketi kurabilmek için gerekli olan asgari ödenmiş sermaye koşulu hangi kurum tarafından belirlenir?

A) TOBB
B) SPK
C) Hazine ve Maliye Bakanlığı
D) Sigorta Tahkim Komisyonu

Cevap: C) Hazine ve Maliye Bakanlığı

Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca Türkiye’de sigorta ve reasürans şirketi kurulması; Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın iznine ve düzenlemelerine tabidir. Sigorta şirketi kuruluşu için gerekli koşullar (asgari ödenmiş sermaye tutarı dahil) Bakanlıkça yönetmelikle belirlenir. Bakanlık, ruhsat verme, denetim ve yaptırım konularında da yetkili organdır. TOBB acentelerin, SPK ise sermaye piyasası kurumlarının düzenleyicisidir. Sigorta sektörünün üst denetim otoritesi Hazine ve Maliye Bakanlığı’dır.

46. Muamelat fıkhına göre “İcare” sözleşmesi neyi ifade eder?

A) Borç verme ve geri alma
B) Belirli bir bedel karşılığında bir malın kullanım hakkının kiralanması (kira akdi)
C) Döviz değişimi
D) Peşin para karşılığında vadeli mal alımı

Cevap: B) Belirli bir bedel karşılığında bir malın kullanım hakkının kiralanması (kira akdi)

Açıklama: İcare (kira akdi), İslam hukukunda belirli bir bedel (kira) karşılığında bir malın veya emeğin kullanım hakkının belirli bir süre için devredildiği akittir. Mülkiyet devredilmez; yalnızca kullanım hakkı kiralanır. Modern finanstaki karşılığı olan “ijara” (İslami leasing) tekafül sigortacılığında da yaygın kullanılan bir yapıdır. Banka yerine kullanılan ve faizsizlik prensibine uygun alternatif finansman yöntemi olarak da karşılaşılır. Sarf = döviz takası, Selem = peşin para vadeli mal, Karz = faizsiz borç kavramlarıyla karıştırılmamalıdır.

47. Türkiye’de zorunlu deprem sigortasını (DASK) sağlayan yapı nedir?

A) Türkiye Sigorta Birliği
B) Güvence Hesabı
C) Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK)
D) Hazine Müsteşarlığı Doğrudan

Cevap: C) Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK)

Açıklama: DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu), 1999 Marmara Depremi’nin ardından 2000 yılında kurulmuştur. Türkiye’de zorunlu deprem sigortasını (ZDS) düzenleyen ve yöneten kamu kurumudur. Konut niteliğindeki bağımsız bölümler (daireler, müstakil evler) için zorunlu deprem sigortası yaptırılması yasal zorunluluktur. DASK, reasürans güvencesi altında bu riski yönetir; deprem hasarlarını belirlenmiş sınırlar dahilinde karşılar. DASK sigortası Güvence Hesabı’ndan bağımsız bir yapıdır; Güvence Hesabı trafik kazası gibi farklı risklerde devreye girer.

48. Sigorta sözleşmesinde “ihbar yükümlülüğü” (hasar ihbarı) ne anlama gelir ve ihbar süresi kaçınca yapılmazsa yaptırım söz konusu olabilir?

A) Sigortalının primleri zamanında ödemesi
B) Sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği andan itibaren makul sürede sigortacıya bildirme yükümlülüğü; Türk Ticaret Kanunu’na göre bu süre genellikle 5 iş günüdür
C) Sigortacının sigortalıya prim artışını bildirme zorunluluğu
D) Eksper raporunun hazırlanma süresi

Cevap: B) Sigortalının rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği andan itibaren makul sürede sigortacıya bildirme yükümlülüğü; Türk Ticaret Kanunu’na göre bu süre genellikle 5 iş günüdür

Açıklama: TTK m.1446 uyarınca sigortalı, sigortacıya rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde bildirim yapmak zorundadır. Gecikmenin yaptırımı: Haklı bir neden olmaksızın yapılan geç ihbar; sigortacının bu gecikmeden doğan zararlarının tazminat tutarından düşülmesine yol açabilir. İhbarın önemi: Sigortacı hasar yerine zamanında ulaşabilmeli; deliller korunabilmeli; ekspertiz zamanında yapılabilmelidir. Her branşta spesifik ihbar süreleri ve şartları poliçe özel şartlarında da belirtilir.

49. Sigorta priminin unsurları nelerdir?

A) Yalnızca riziko primi
B) Riziko primi ve güvenlik yükü (ihtiyat payı)
C) Riziko primi, güvenlik yükü (ihtiyat payı) ve gider payı
D) Gider payı ve kâr payı

Cevap: C) Riziko primi, güvenlik yükü (ihtiyat payı) ve gider payı

Açıklama: Sigorta priminin teknik yapısı üç temel unsurdan oluşur: 1) Riziko Primi (Saf/Saf Net Prim): Beklenen hasar maliyetini karşılamak amacıyla hesaplanan temel prim; istatistiksel zarar ihtimaline dayanır. 2) Güvenlik Yükü / İhtiyat Payı: Beklenen hasarların tahminlerin üzerine çıkması ihtimaline karşı eklenen güvenlik marjı. 3) Gider Payı: Sigorta şirketinin yönetim giderlerini, aracı komisyonlarını ve diğer operasyonel maliyetlerini karşılamak için eklenir. Bu üç unsurun toplamı “brüt prim” (ticari prim) olarak adlandırılır. Bunlara ek olarak kâr payı da eklenebilir.

50. Aşağıdaki ifadelerden hangisi bir sigorta acentesinin hukuki statüsünü doğru biçimde tanımlar?

A) Acente, sigortalıyı temsil ederek en iyi sigorta koşullarını araştıran bağımsız aracıdır
B) Acente, sigorta şirketini temsilen belirli bölgede sigorta sözleşmesi yapan, primin tahsilini gerçekleştiren ve poliçe tanzim eden, Levha’ya kayıtlı kişi ya da kurumdur
C) Acente, hasar miktarını bağımsız olarak tespit eden uzmandır
D) Acente, sigorta şirketinin yönetim kurulu adına imza yetkilisinden oluşan organdır

Cevap: B) Acente, sigorta şirketini temsilen belirli bölgede sigorta sözleşmesi yapan, primin tahsilini gerçekleştiren ve poliçe tanzim eden, Levha’ya kayıtlı kişi ya da kurumdur

Açıklama: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca sigorta acentesi, bir sigorta şirketi adına hareket eden, sigorta sözleşmesinin kurulmasına aracılık eden ve genellikle prim tahsili ile poliçe tanzimi gibi işlemleri yürüten kişi veya kurumdur. Temsil ettiği taraf: Sigorta şirketini temsil eder (sigortalıyı değil — bu fark brokerden ayırt eden temel noktadır). Kayıt zorunluluğu: TOBB nezdindeki Levha’ya kayıt zorunludur. Broker ile farkı: Broker sigortalıyı temsil eder ve çok sayıda şirketle çalışabilir; acente genellikle belirli bir şirkete bağlıdır. Sigorta eksperi ise hasar tespit uzmanıdır; aracı değildir.

@lolonolo_com

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

SEGEM Sigorta Sınavı Lolonolo Segem Telegram
SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1
Vekâlet vs Mudârebe modeli
Riba’l-Fadl vs Riba’n-Nesia ayrımı
Garar kavramı + tekafülün çözümü
Taberru (bağış) akdinin işlevi
Murabaha detayı
Mudarebe’de zarar dağılımı
Muşareke kâr/zarar kuralı
Katılımcı fazlası (Surplus)
Retakaful (İslami reasürans)
Tekafül vs geleneksel sigorta farkları

SEGEM 2026 Deneme Sınavı – 1

2026 segem çıkması muhtemel sorularda oluşturulmuş deneme sınavı

Editor

Editör