LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türkiye Beşeri Coğrafyası 2024-2025 Vize Soruları
auzefCoğrafyaTürkiye Beşeri Coğrafyası

Türkiye Beşeri Coğrafyası 2024-2025 Vize Soruları

Türkiye Beşeri Coğrafyası 2024-2025 Vize Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türkiye Beşeri Coğrafyası 2024-2025 Vize Soruları

#1. Ülkemizde tarımsal ürün yelpazesinin genişlemesine neden olan temel fiziki coğrafya faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: D) Çeşitli iklim tiplerinin yaşanması
Açıklama: Bir bölgede çay yetiştirebilmek için bol yağışa ve neme, pamuk yetiştirebilmek için yaz kuraklığına ve sıcağa, buğday için ise ilkbahar yağışlarına ihtiyaç vardır. Türkiye’nin Karadeniz, Akdeniz, Marmara (geçiş) ve Karasal olmak üzere birbirinden çok farklı karakterlerdeki iklim tiplerini aynı anda yaşaması, tropikal muzdan soğuğa dayanıklı elmaya kadar akıl almaz genişlikte bir tarımsal ürün çeşitliliği sunmasını sağlayan temel fiziki faktördür.

#2. Almanya’nın 1960’lı yıllarda Türkiye’den önemli ölçüde göç almasının başlıca nedeni hangisidir?

Cevap: A) Sanayi sektöründe iş gücüne olan ihtiyaç
Açıklama: İkinci Dünya Savaşı’ndan ağır bir yenilgi ve yıkımla çıkan Almanya, “Ekonomik Mucize” (Wirtschaftswunder) döneminde fabrikalarını yeniden inşa etmiş ancak savaşta kaybettiği genç nüfus nedeniyle devasa bir işçi açığıyla (iş gücü kıtlığı) karşı karşıya kalmıştır. Bu sanayi çarklarını döndürebilmek için 1961’de Türkiye ile “İşgücü Anlaşması” imzalamış ve “Misafir İşçi” (Gastarbeiter) statüsünde yüz binlerce Türk vatandaşını sanayi tesislerinde çalıştırmak üzere ülkesine davet etmiştir.

#3. Aşağıdaki akarsulardan hangisi Karadeniz’e dökülür?

Cevap: C) Filyos
Açıklama: Türkiye’nin akarsu havzaları sularını döktükleri denizlere göre ayrılır. Meriç ve Gediz nehirleri Ege Denizi’ne, Gönen Çayı ve Biga Çayı ise Marmara Denizi’ne dökülür. Filyos Çayı (Yenice Irmağı) ise Batı Karadeniz bölümünden doğup Zonguldak civarında denize ulaşan, Karadeniz havzasına ait önemli bir akarsuyumuzdur.

#4. Aşağıdakilerden hangisi ‘Göller Yöresi’ kapsamında değerlendirilmez?

Cevap: A) Manyas
Açıklama: “Göller Yöresi” (Göller Bölgesi), Türkiye’nin Akdeniz Bölgesi’nin batısında (Isparta, Burdur, Konya üçgeninde) yer alan ve tektonik/karstik oluşumlu pek çok gölü barındıran alana verilen isimdir. Eğirdir, Burdur, Acıgöl ve Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir bu bölgededir. Ancak “Manyas Gölü” (Kuş Gölü), Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara bölümünde, Balıkesir sınırları içinde yer alır ve Göller Yöresi ile bir ilgisi yoktur.

#5. I. Yüksek istihdam imkanı
II. Eğitim olanaklarının fazlalığı
III. Kıtlık
IV. İşsizlik
Yukarıdaki bilgilerden hangileri göç ederken itme faktörleri arasında yer almaktadır?

Cevap: B) III-IV
Açıklama: Bireyi yaşadığı yeri terk etmeye mecbur bırakan, o bölgenin sahip olduğu olumsuz koşullara “İtme Faktörü” denir. Açlık ve kuraklık anlamına gelen Kıtlık (III) ile para kazanamama durumu olan İşsizlik (IV), insanları köyden kovan en acımasız itici nedenlerdir. Buna karşılık Yüksek istihdam ve iyi eğitim (I ve II), göçmenleri hedef şehirlere bağımlı kılan pozitif “Çekme (Cazibe) Faktörleri”dir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıdakilerden hangisi, ülkemizde geniş alanlar kaplayan ziraat sahalarının ortak özelliklerindendir?

Cevap: A) Topografyanın sade olması
Açıklama: Türkiye’de Çukurova, Konya Ovası, Harran Ovası, Ergene Ovası ve Bafra Ovası gibi tarımsal üretimin (ziraatin) devasa ölçekte yapıldığı büyük arazilerin en temel ortak özelliği, yeryüzü şekillerinin düz, eğimsiz ve engebesiz (sade topografya) olmasıdır. Sade topografya; modern makineli tarım yapılmasına, sulama kanallarının kolayca açılmasına ve toprağın erozyonla sürüklenmemesine imkan tanıyarak ziraat sahalarının genişlemesine olanak sağlar.

#7. Aşağıdakilerden hangisi nüfus miktarının belirlenmesinde etkili olan beşeri faktörlerden değildir?

Cevap: D) İklim
Açıklama: Nüfusun yeryüzüne dağılışını belirleyen faktörler insani ve doğal olmak üzere iki koldan incelenir. İnsan faaliyetlerinin bir sonucu olan ekonomi, ulaşım, ticaret, endüstri (sanayi) ve turizm “beşeri” gruptadır. Ancak “İklim” (sıcaklık, yağış vb.), tamamen doğanın kontrolünde olan ve insanların nereye yerleşeceğini dikte eden en belirleyici “doğal (fiziki)” faktördür.

#8. Geçmişi boyunca önemli bir merkez olan İstanbul’da özellikle 1950’lerden sonra yaşanan hızlı nüfus artışına aşağıdaki faktörlerden hangisi zemin hazırlamıştır?

Cevap: C) Sanayi yatırımları
Açıklama: Türkiye’de 1950’li yıllar, tarımda makineleşmenin (traktör kullanımının) hızlandığı ve buna bağlı olarak kırsalda işsiz kalan kitlelerin şehirlere göç etmeye başladığı bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde İstanbul, devletin ve özel sektörün kurduğu fabrikalar ile en büyük “sanayi” üssü haline gelmiştir. İstanbul’daki sanayi yatırımlarının yarattığı muazzam işgücü açığı, Anadolu’dan milyonlarca insanın bu kente göç etmesine ve kentin demografisinin hızla büyümesine zemin hazırlayan temel faktör olmuştur.

#9. Aşağıdakilerden hangisi kırdan kente göç vermenin başlıca sebepleri arasında yer almaz?

Cevap: E) Çarpık kentleşme
Açıklama: Kırsal kesimde (köylerde) işsizliğin artması, toprakların miras yoluyla parçalanması, kan davaları veya terör gibi güvenlik sorunları ve eğitim/sağlık imkanlarının yetersiz olması köyden kente göçün “sebepleridir”. Ancak “Çarpık kentleşme” (gecekondulaşma, altyapı yetersizliği), göçün bir sebebi değil, köylerden şehirlere yığılan kontrolsüz nüfusun şehirlerde ortaya çıkardığı bir “sonuçtur”.

#10. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin beşeri coğrafyasına etki eden doğal faktörlerden değildir?

Cevap: B) Nüfus
Açıklama: Türkiye’de ulaşımın, tarımın, sanayinin ve yerleşmenin (beşeri coğrafyanın) nasıl şekillendiğini belirleyen doğaya ait bazı kurallar vardır. Dağlık yapı (Topografya), enlemler (Coğrafi konum), toprağın verimi ve sıcaklık (İklim) doğanın insana sunduğu fiziki koşullardır. Ancak “Nüfus”, doğanın bir unsuru değil; bizzat insanın kendisini, demografik yapıyı ve doğrudan beşeri coğrafyanın ana öğesini ifade eder.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Göç, itme ve çekme faktörlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. İtme faktörleri, bir kişiyi yaşadığı sahadan hareket etmeye zorlayan faktörlerdir.
Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi itme faktörlerinin içinde yer almaz?

Cevap: E) Gelişmiş sanayi
Açıklama: Göç dinamiklerinde olaylar “İtici” ve “Çekici” nedenler olarak ikiye ayrılır. Kuraklık, işsizlik, kıtlık, deprem/sel gibi doğal afetler, terör ve güvenlik sorunları insanların bulundukları yeri terk etmelerine yol açan “itici” (olumsuz) faktörlerdir. “Gelişmiş sanayi” ise insanları göç etmeye zorlamaz; tam aksine istihdam, iyi yaşam koşulları ve ekonomik refah vaat ettiği için göçmenleri o bölgeye çeken “çekici” (pozitif) bir faktördür.

#12. Aşağıdakilerden hangisi yurdumuzda kırsal alanlarda nüfusun gelişimi ve bunda etkili olan faktörlerden değildir?

Cevap: C) Sağlık hizmetlerinin gelişmişliği
Açıklama: Kırsal (köy ve kasaba) yerleşmelerin kuruluşunda ve gelişiminde doğal (fiziki) çevre şartları belirleyicidir. Verimli tarım alanları, hayvanları otlatacak meralar, tatlı su kaynakları ve yerleşime uygun düz topografik alanlar kırsal nüfusu şekillendirir. Ancak “sağlık hizmetlerinin gelişmişliği” veya büyük eğitim kurumları, kırsalın değil, “kentsel” (şehir) alanların nüfus gelişimini etkileyen beşeri/sosyal faktörlerdir. Köyler genellikle gelişmiş sağlık altyapısından yoksun yerlerdir.

#13. Tarih öncesi göçler incelendiğinde aşağıdakilerden hangisi etkili değildir?

Cevap: D) Ekonomik istikrarsızlık
Açıklama: Tarih öncesi devirlerde (Prehistorik çağlar) modern anlamda bir para sistemi, borsa, maaşlı iş gücü veya “ekonomi” kavramı henüz var olmamıştı. İlkel kabileler ve avcı-toplayıcı topluluklar göç ederken tamamen doğanın yönlendirmelerine bağlıydılar. Kuraklık, buzul çağları (iklim değişikliği), vahşi hayvanlar, gıda ve su bulma (fizyolojik ihtiyaçlar) veya sel gibi doğal afetler göçlerin tek sebebiydi. “Ekonomik istikrarsızlık” ise paranın icadından sonraki tarihi dönemlere ve günümüze ait modern bir kavramdır.

#14. Aşağıdakilerden hangisi Ege bölgesinde yer alan ve tarımsal verimin yüksek olduğu havzalardan değildir?

Cevap: E) Fırat
Açıklama: Ege Bölgesi’nde yer alan çöküntü ovaları (Gediz, Bakırçay, Büyük ve Küçük Menderes), alüvyal topraklarla kaplı oldukları ve ılıman Akdeniz iklimine sahip oldukları için Türkiye’nin tarımsal verimi en yüksek alanlarındandır. İncir, üzüm, zeytin ve pamuk buralarda yoğun olarak yetiştirilir. Fırat ise Doğu Anadolu Bölgesi’nden doğup Güneydoğu Anadolu’yu aşarak Basra Körfezi’ne dökülen sınır aşan devasa bir nehir havzasıdır; Ege Bölgesi ile hiçbir coğrafi bağlantısı yoktur.

#15. Aşağıdakilerden hangisi Ege grabenleri havzalarından biri değildir?

Cevap: B) Göksu
Açıklama: Ege Bölgesi’nin morfolojik yapısı, dağların denize dik uzandığı ve bu dağlar (horstlar) arasında oluşan çöküntü ovaları (grabenler) ile karakterizedir. Kuzeyden güneye doğru sıralanan Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes nehirlerinin aktığı vadiler, Ege’nin en önemli graben havzalarıdır. Ancak Göksu Nehri, Ege Bölgesi’nde değil, Akdeniz Bölgesi’nde yer alır ve Orta Toroslar’dan doğarak Mersin’in Silifke ilçesinden denize dökülür.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. 1939-1945 yılları arası tüm dünyada olduğu gibi yurdumuzda da büyük nüfus kayıplarının yaşandığı bir dönemdir. Aşağıdakilerden hangisi bu dönemde yaşanan nüfus artış hızında düşüşünün nedenlerinden değildir?

Cevap: B) Teknolojik gelişmenin hız kazanması
Açıklama: 1939-1945 yılları İkinci Dünya Savaşı dönemini kapsar. Türkiye’de erkeklerin silahaltına alınması (cephe/kışla), ilaç kıtlığı yüzünden hastalıkların artması ve halkın geleceğe dair duyduğu derin korku nüfus artışını adeta durma noktasına getirmiştir. Bu yokluk ve seferberlik yıllarında “teknolojik gelişmenin hız kazanması” gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, böyle bir gelişme yaşansa bile nüfus artış hızının düşüş sebebi sayılamaz.

#17. Türkiye Nüfusunun 1927-1965 yılları arasında gelişimi değerlendirildiğinde toplam nüfus miktarında artış olmasına rağmen özellikle 1935-1950 arasındaki dönemlerde nüfus artış hızının nispeten azaldığı görülmektedir.
Bu duruma neden olan faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: C) II. Dünya Savaşı
Açıklama: Cumhuriyet döneminin en düşük nüfus artış hızı binde 10,5 ile 1940-1945 yılları arasında yaşanmıştır. Türkiye İkinci Dünya Savaşı’na fiilen girmemiş olsa da, savaş ihtimaline karşı milyonlarca genç erkek uzun süreli silahaltına (askere) alınmış, evlilikler ertelenmiş, ekonomik darlıklar ve seferberlik koşulları baş göstermiştir. Bu olağanüstü harp ortamı, doğum oranlarını dramatik şekilde düşürmüş ve nüfus artış hızının azalmasındaki yegane sebep olmuştur.

#18. Yeryüzünde sadece belirli bir bölgede yetişen bitki toplulukları “endemik bitkiler” olarak tanımlanır.
I. Yer şekillerinin çok çeşitlilik göstermesi
II. Geçmişte sık sık önemli iklim değişimlerinin yaşanması
III. Yükseltinin batıdan doğuya doğru artması
IV. Volkanik arazinin yaygın olması
Ülkemizin endemik türler bakımından zenginleşmesinde yukarıdaki faktörlerden hangisi ya da hangileri etkili olmuştur?

Cevap: E) I-II
Açıklama: Türkiye, Avrupa kıtasının tamamından daha fazla endemik (dünyada sadece o yöreye özgü) bitki türüne sahiptir. Bu olağanüstü zenginliğin temelinde iki ana neden yatar. Birincisi; geçmiş jeolojik devirlerde (özellikle buzul çağlarında) yaşanan sert “iklim değişimleri” sırasında Anadolu’nun bitkiler için bir sığınak (refüj alanı) görevi görmesidir. İkincisi ise; “yer şekillerinin çok çeşitli olması”, yani birbirine çok yakın mesafelerde derin vadilerin ve yüksek dağların bulunması sayesinde mikro-klimaların oluşması ve bitkilerin farklı yüksekliklerde izole kalarak kendilerine özgü evrimleşebilmesidir.

#19. I. Sanayi
II. Su kaynakları
III. Ticaret
IV. Ulaşım
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri coğrafi ünitelerin nüfuslanmasında etkin rol oynayan beşeri faktörlerden değildir?

Cevap: D) Yalnız II
Açıklama: Coğrafyada faktörler ‘Doğal (Fiziki)’ ve ‘Beşeri (İnsani)’ olarak ikiye ayrılır. Sanayi, ticaret, ulaşım, tarım ve madencilik faaliyetleri doğrudan insanın aklıyla ve emeğiyle yarattığı “Beşeri” etmenlerdir. Ancak iklim, yer şekilleri, bitki örtüsü, jeolojik yapı ve göller/akarsular gibi “Su kaynakları”, doğanın kendiliğinden sunduğu “Doğal (Fiziki)” faktörlerdir.

#20. Kır meskenlerinin yapı malzemelerinde belirleyici olan coğrafi unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: A) Bitki örtüsü
Açıklama: Geleneksel kırsal mimaride insanlar evlerini inşa ederken çevrelerinde doğanın en bol ve en ucuz sunduğu malzemeyi kullanırlar. Ormanların (Bitki Örtüsünün) gür olduğu Karadeniz Bölgesi’nde evler “ahşaptan” yapılırken, orman örtüsünün cılız olduğu İç Anadolu gibi kurak ve karasal iklim bölgelerinde evler çamur ve samandan oluşan “kerpiçten” yapılır. Dolayısıyla kır evlerinin yapı malzemesini dikte eden temel coğrafi unsur o bölgenin ikliminin bir sonucu olan bitki örtüsüdür.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Türkiye Beşeri Coğrafyası 2024-2025 Vize Soruları

Türkiye Beşeri Coğrafyası: Nüfus, Göç, Tarım ve Yerleşme Dinamikleri

1. Nüfus Dağılışını Etkileyen Faktörler ve Türkiye’nin Nüfus Gelişimi

Bir bölgede nüfusun ve yerleşmenin şekillenmesinde doğanın sunduğu fiziki koşullar ile insanın yarattığı beşeri koşullar birlikte rol oynar. Doğal (Fiziki) faktörler arasında iklim, topografya, coğrafi konum, toprak yapısı ve su kaynakları bulunur. Sanayi, ticaret, ulaşım ve ekonomi ise tamamen insan eliyle şekillenen beşeri faktörlerdir. Dolayısıyla “Nüfus” kavramının kendisi bir doğal faktör olamaz, beşeri coğrafyanın bizzat inceleme konusudur.

Türkiye’nin nüfus tarihine bakıldığında, 1927’den günümüze nüfus sürekli artmıştır. Ancak 1935-1950 yılları arasında, özellikle 1940-1945 döneminde nüfus artış hızında keskin bir düşüş yaşanmıştır. Bunun temel nedeni II. Dünya Savaşı’nın yarattığı seferberlik ortamı, erkeklerin askere alınması, hastalıklar ve ekonomik sıkıntılardır. Bu dönemde teknolojik bir hızlanma olmamış, aksine yaşam koşulları zorlaşmıştır.

Kırsal alanlarda ise nüfusun gelişimini belirleyen temel unsurlar tarım alanları, meralar, su kaynakları ve uygun topografyadır. Şehirlerin aksine sağlık hizmetlerinin gelişmişliği kırsal nüfuslanmayı şekillendiren öncelikli faktörlerden biri değildir.

2. Göç Dinamikleri: İtici ve Çekici Faktörler

İnsanların yer değiştirmesi (göç), itme ve çekme faktörlerinin bir sonucudur. Kişiyi bulunduğu yeri terk etmeye zorlayan işsizlik, kıtlık, kuraklık ve doğal afetler “itici” faktörlerdir. Öte yandan yüksek istihdam, gelişmiş sanayi ve iyi eğitim olanakları ise insanları hedefe çeken “çekici” faktörlerdir.

Tarih öncesi (prehistorik) göçlerde insanların tek derdi iklim değişiklikleri, doğal afetler ve fizyolojik ihtiyaçlardı (su ve yiyecek arayışı). Paranın ve modern devletlerin olmadığı o dönemlerde ekonomik istikrarsızlık gibi bir göç sebebi bulunamazdı.

Türkiye’nin modern iç ve dış göç tarihine bakarsak; 1950’lerden sonra İstanbul’un devasa bir göç alarak hızla büyümesinin temel sebebi sanayi yatırımlarıdır. Çarpık kentleşme ise bu göçün bir nedeni değil, acı bir sonucudur. Dış göç bağlamında ise, 1960’lı yıllarda Türkiye’den Almanya’ya yapılan büyük işçi göçünün yegane nedeni, savaştan çıkan Almanya’nın sanayi sektöründeki iş gücü ihtiyacıdır.

3. Tarım, Kırsal Mimari ve Akarsu Havzaları

Türkiye’de çok geniş alanlar kaplayan ziraat (tarım) sahalarının en büyük ortak özelliği topografyanın sade (düz) olmasıdır. Bu düzlükler, makineleşmeyi ve geniş çaplı üretimi kolaylaştırır. Ülkemizde tarımsal ürün yelpazesinin (muzdan elmaya, pamuktan çaya) bu kadar geniş olmasının temel fiziki nedeni ise çeşitli iklim tiplerinin aynı anda yaşanmasıdır.

Türkiye, iklim ve yer şekli çeşitliliği sayesinde sadece tarımda değil, sadece belirli bir bölgede yetişen “endemik bitkiler” açısından da olağanüstü zengindir. Bu zenginliğin temel sebebi yer şekillerinin çok çeşitlilik göstermesi ve geçmişte yaşanan önemli iklim değişimleridir. Geleneksel kırsal kesimdeki evlerin (kerpiç veya ahşap) yapı malzemesini belirleyen ana unsur da yine iklimin bir sonucu olan bitki örtüsüdür.

Havzalar bağlamında; Karadeniz Bölgesi’nde yer alan ve Karadeniz’e dökülen önemli akarsulardan biri Filyos Çayı’dır.

4. Ege ve Akdeniz’in Fiziki Coğrafyası

Ege Bölgesi, dağların denize dik uzandığı ve aralarında verimli alüvyal çöküntü ovalarının (grabenler) bulunduğu bir yapıya sahiptir. Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes bu verimli tarım havzalarının en önemlileridir. (Fırat nehri Güneydoğu’dadır ve Ege ile ilgisi yoktur). Göksu Nehri ise Ege grabenlerinde değil, Akdeniz Bölgesi’nde Toroslardan doğup denize dökülen bir akarsudur.

Yine Akdeniz Bölgesi’nin batısında yer alan ve karstik/tektonik göllerden oluşan “Göller Yöresi”; Eğirdir, Burdur, Acıgöl ve Beyşehir gibi gölleri barındırır. Ancak Manyas (Kuş) Gölü bu bölgede değil, Marmara Bölgesi’ndedir.

@lolonolo_com

Türkiye Beşeri Coğrafyası 2024-2025 Vize Soruları

Türkiye Beşeri Coğrafyası 2024-2025 Vize Soruları

1. Aşağıdakilerden hangisi Ege grabenleri havzalarından biri değildir?

A) Gediz
B) Göksu
C) Bakırçay
D) Büyük Menderes
E) Küçük Menderes

Cevap: B) Göksu

Açıklama: Ege Bölgesi’nin morfolojik yapısı, dağların denize dik uzandığı ve bu dağlar (horstlar) arasında oluşan çöküntü ovaları (grabenler) ile karakterizedir. Kuzeyden güneye doğru sıralanan Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes nehirlerinin aktığı vadiler, Ege’nin en önemli graben havzalarıdır. Ancak Göksu Nehri, Ege Bölgesi’nde değil, Akdeniz Bölgesi’nde yer alır ve Orta Toroslar’dan doğarak Mersin’in Silifke ilçesinden denize dökülür.

2. Aşağıdakilerden hangisi Ege bölgesinde yer alan ve tarımsal verimin yüksek olduğu havzalardan değildir?

A) Gediz
B) Bakırçay
C) Büyük Menderes
D) Küçük Menderes
E) Fırat

Cevap: E) Fırat

Açıklama: Ege Bölgesi’nde yer alan çöküntü ovaları (Gediz, Bakırçay, Büyük ve Küçük Menderes), alüvyal topraklarla kaplı oldukları ve ılıman Akdeniz iklimine sahip oldukları için Türkiye’nin tarımsal verimi en yüksek alanlarındandır. İncir, üzüm, zeytin ve pamuk buralarda yoğun olarak yetiştirilir. Fırat ise Doğu Anadolu Bölgesi’nden doğup Güneydoğu Anadolu’yu aşarak Basra Körfezi’ne dökülen sınır aşan devasa bir nehir havzasıdır; Ege Bölgesi ile hiçbir coğrafi bağlantısı yoktur.

3. Göç, itme ve çekme faktörlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkabilir. İtme faktörleri, bir kişiyi yaşadığı sahadan hareket etmeye zorlayan faktörlerdir.
Yukarıdaki bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi itme faktörlerinin içinde yer almaz?

A) Kuraklık
B) İşsizlik
C) Kıtlık
D) Doğal afetler
E) Gelişmiş sanayi

Cevap: E) Gelişmiş sanayi

Açıklama: Göç dinamiklerinde olaylar “İtici” ve “Çekici” nedenler olarak ikiye ayrılır. Kuraklık, işsizlik, kıtlık, deprem/sel gibi doğal afetler, terör ve güvenlik sorunları insanların bulundukları yeri terk etmelerine yol açan “itici” (olumsuz) faktörlerdir. “Gelişmiş sanayi” ise insanları göç etmeye zorlamaz; tam aksine istihdam, iyi yaşam koşulları ve ekonomik refah vaat ettiği için göçmenleri o bölgeye çeken “çekici” (pozitif) bir faktördür.

4. Geçmişi boyunca önemli bir merkez olan İstanbul’da özellikle 1950’lerden sonra yaşanan hızlı nüfus artışına aşağıdaki faktörlerden hangisi zemin hazırlamıştır?

A) Plansız kentleşme
B) Turizm potansiyeli
C) Sanayi yatırımları
D) Ucuz işgücünün bulunması
E) Ulaşım koşullarının gelişmesi

Cevap: C) Sanayi yatırımları

Açıklama: Türkiye’de 1950’li yıllar, tarımda makineleşmenin (traktör kullanımının) hızlandığı ve buna bağlı olarak kırsalda işsiz kalan kitlelerin şehirlere göç etmeye başladığı bir dönüm noktasıdır. Bu dönemde İstanbul, devletin ve özel sektörün kurduğu fabrikalar ile en büyük “sanayi” üssü haline gelmiştir. İstanbul’daki sanayi yatırımlarının yarattığı muazzam işgücü açığı, Anadolu’dan milyonlarca insanın bu kente göç etmesine ve kentin demografisinin hızla büyümesine zemin hazırlayan temel faktör olmuştur.

5. Türkiye Nüfusunun 1927-1965 yılları arasında gelişimi değerlendirildiğinde toplam nüfus miktarında artış olmasına rağmen özellikle 1935-1950 arasındaki dönemlerde nüfus artış hızının nispeten azaldığı görülmektedir.
Bu duruma neden olan faktör aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sağlık hizmetlerinin gelişmesi
B) Şehirleşme oranının artması
C) II. Dünya Savaşı
D) 1929 ekonomik buhranı
E) Eğitim seviyesinin yükselmesi

Cevap: C) II. Dünya Savaşı

Açıklama: Cumhuriyet döneminin en düşük nüfus artış hızı binde 10,5 ile 1940-1945 yılları arasında yaşanmıştır. Türkiye İkinci Dünya Savaşı’na fiilen girmemiş olsa da, savaş ihtimaline karşı milyonlarca genç erkek uzun süreli silahaltına (askere) alınmış, evlilikler ertelenmiş, ekonomik darlıklar ve seferberlik koşulları baş göstermiştir. Bu olağanüstü harp ortamı, doğum oranlarını dramatik şekilde düşürmüş ve nüfus artış hızının azalmasındaki yegane sebep olmuştur.

6. Aşağıdakilerden hangisi yurdumuzda kırsal alanlarda nüfusun gelişimi ve bunda etkili olan faktörlerden değildir?

A) Ziraat alanlarının dağılışı
B) Mera alanlarının varlığı
C) Sağlık hizmetlerinin gelişmişliği
D) Su kaynaklarının varlığı
E) Topografik şartların elverişliliği

Cevap: C) Sağlık hizmetlerinin gelişmişliği

Açıklama: Kırsal (köy ve kasaba) yerleşmelerin kuruluşunda ve gelişiminde doğal (fiziki) çevre şartları belirleyicidir. Verimli tarım alanları, hayvanları otlatacak meralar, tatlı su kaynakları ve yerleşime uygun düz topografik alanlar kırsal nüfusu şekillendirir. Ancak “sağlık hizmetlerinin gelişmişliği” veya büyük eğitim kurumları, kırsalın değil, “kentsel” (şehir) alanların nüfus gelişimini etkileyen beşeri/sosyal faktörlerdir. Köyler genellikle gelişmiş sağlık altyapısından yoksun yerlerdir.

7. Tarih öncesi göçler incelendiğinde aşağıdakilerden hangisi etkili değildir?

A) Fizyolojik ihtiyaçları karşılama isteği
B) Doğal afetlerden kaçınma
C) İklim değişikliği
D) Ekonomik istikrarsızlık
E) Verimli toprak ve su arayışı

Cevap: D) Ekonomik istikrarsızlık

Açıklama: Tarih öncesi devirlerde (Prehistorik çağlar) modern anlamda bir para sistemi, borsa, maaşlı iş gücü veya “ekonomi” kavramı henüz var olmamıştı. İlkel kabileler ve avcı-toplayıcı topluluklar göç ederken tamamen doğanın yönlendirmelerine bağlıydılar. Kuraklık, buzul çağları (iklim değişikliği), vahşi hayvanlar, gıda ve su bulma (fizyolojik ihtiyaçlar) veya sel gibi doğal afetler göçlerin tek sebebiydi. “Ekonomik istikrarsızlık” ise paranın icadından sonraki tarihi dönemlere ve günümüze ait modern bir kavramdır.

8. I. Sanayi
II. Su kaynakları
III. Ticaret
IV. Ulaşım
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri coğrafi ünitelerin nüfuslanmasında etkin rol oynayan beşeri faktörlerden değildir?

A) Yalnız IV
B) III-IV
C) I-IV
D) Yalnız II
E) I-II

Cevap: D) Yalnız II

Açıklama: Coğrafyada faktörler ‘Doğal (Fiziki)’ ve ‘Beşeri (İnsani)’ olarak ikiye ayrılır. Sanayi, ticaret, ulaşım, tarım ve madencilik faaliyetleri doğrudan insanın aklıyla ve emeğiyle yarattığı “Beşeri” etmenlerdir. Ancak iklim, yer şekilleri, bitki örtüsü, jeolojik yapı ve göller/akarsular gibi “Su kaynakları”, doğanın kendiliğinden sunduğu “Doğal (Fiziki)” faktörlerdir.

9. Aşağıdaki akarsulardan hangisi Karadeniz’e dökülür?

A) Meriç
B) Gönen Çayı
C) Filyos
D) Gediz
E) Biga Çayı

Cevap: C) Filyos

Açıklama: Türkiye’nin akarsu havzaları sularını döktükleri denizlere göre ayrılır. Meriç ve Gediz nehirleri Ege Denizi’ne, Gönen Çayı ve Biga Çayı ise Marmara Denizi’ne dökülür. Filyos Çayı (Yenice Irmağı) ise Batı Karadeniz bölümünden doğup Zonguldak civarında denize ulaşan, Karadeniz havzasına ait önemli bir akarsuyumuzdur.

10. Yeryüzünde sadece belirli bir bölgede yetişen bitki toplulukları “endemik bitkiler” olarak tanımlanır.
I. Yer şekillerinin çok çeşitlilik göstermesi
II. Geçmişte sık sık önemli iklim değişimlerinin yaşanması
III. Yükseltinin batıdan doğuya doğru artması
IV. Volkanik arazinin yaygın olması
Ülkemizin endemik türler bakımından zenginleşmesinde yukarıdaki faktörlerden hangisi ya da hangileri etkili olmuştur?

A) Yalnız II
B) II-IV
C) Yalnız I
D) I-III
E) I-II

Cevap: E) I-II

Açıklama: Türkiye, Avrupa kıtasının tamamından daha fazla endemik (dünyada sadece o yöreye özgü) bitki türüne sahiptir. Bu olağanüstü zenginliğin temelinde iki ana neden yatar. Birincisi; geçmiş jeolojik devirlerde (özellikle buzul çağlarında) yaşanan sert “iklim değişimleri” sırasında Anadolu’nun bitkiler için bir sığınak (refüj alanı) görevi görmesidir. İkincisi ise; “yer şekillerinin çok çeşitli olması”, yani birbirine çok yakın mesafelerde derin vadilerin ve yüksek dağların bulunması sayesinde mikro-klimaların oluşması ve bitkilerin farklı yüksekliklerde izole kalarak kendilerine özgü evrimleşebilmesidir.

11. Ülkemizde tarımsal ürün yelpazesinin genişlemesine neden olan temel fiziki coğrafya faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

A) Farklı eğim sınıflarının varlığı
B) Farklı litolojik birimlerin varlığı
C) Akarsular, yeraltı suları, kaynaklar gibi hidrografik çeşitlilik
D) Çeşitli iklim tiplerinin yaşanması
E) Bitki çeşitliliği

Cevap: D) Çeşitli iklim tiplerinin yaşanması

Açıklama: Bir bölgede çay yetiştirebilmek için bol yağışa ve neme, pamuk yetiştirebilmek için yaz kuraklığına ve sıcağa, buğday için ise ilkbahar yağışlarına ihtiyaç vardır. Türkiye’nin Karadeniz, Akdeniz, Marmara (geçiş) ve Karasal olmak üzere birbirinden çok farklı karakterlerdeki iklim tiplerini aynı anda yaşaması, tropikal muzdan soğuğa dayanıklı elmaya kadar akıl almaz genişlikte bir tarımsal ürün çeşitliliği sunmasını sağlayan temel fiziki faktördür.

12. Aşağıdakilerden hangisi nüfus miktarının belirlenmesinde etkili olan beşeri faktörlerden değildir?

A) Sanayi faaliyetleri
B) Ticaret faaliyetleri
C) Ekonomik yapı
D) İklim
E) Ulaşım

Cevap: D) İklim

Açıklama: Nüfusun yeryüzüne dağılışını belirleyen faktörler insani ve doğal olmak üzere iki koldan incelenir. İnsan faaliyetlerinin bir sonucu olan ekonomi, ulaşım, ticaret, endüstri (sanayi) ve turizm “beşeri” gruptadır. Ancak “İklim” (sıcaklık, yağış vb.), tamamen doğanın kontrolünde olan ve insanların nereye yerleşeceğini dikte eden en belirleyici “doğal (fiziki)” faktördür.

13. Aşağıdakilerden hangisi kırdan kente göç vermenin başlıca sebepleri arasında yer almaz?

A) Sağlık hizmetlerinin yetersizliği
B) Kırsal alanlardaki teknolojik yetersizlik
C) Güvenlik tehdidi
D) Kırsal kesimde eğitim yetersizliği
E) Çarpık kentleşme

Cevap: E) Çarpık kentleşme

Açıklama: Kırsal kesimde (köylerde) işsizliğin artması, toprakların miras yoluyla parçalanması, kan davaları veya terör gibi güvenlik sorunları ve eğitim/sağlık imkanlarının yetersiz olması köyden kente göçün “sebepleridir”. Ancak “Çarpık kentleşme” (gecekondulaşma, altyapı yetersizliği), göçün bir sebebi değil, köylerden şehirlere yığılan kontrolsüz nüfusun şehirlerde ortaya çıkardığı bir “sonuçtur”.

14. Almanya’nın 1960’lı yıllarda Türkiye’den önemli ölçüde göç almasının başlıca nedeni hangisidir?

A) Sanayi sektöründe iş gücüne olan ihtiyaç
B) Eğitim olanaklarının fazla olması
C) Yabancı yatırımcıları teşvik edici yasalar çıkarılması
D) Türkiye’de çok sayıda doğal afet yaşanması
E) Türkiye ile nüfus mübadelesi yapılması

Cevap: A) Sanayi sektöründe iş gücüne olan ihtiyaç

Açıklama: İkinci Dünya Savaşı’ndan ağır bir yenilgi ve yıkımla çıkan Almanya, “Ekonomik Mucize” (Wirtschaftswunder) döneminde fabrikalarını yeniden inşa etmiş ancak savaşta kaybettiği genç nüfus nedeniyle devasa bir işçi açığıyla (iş gücü kıtlığı) karşı karşıya kalmıştır. Bu sanayi çarklarını döndürebilmek için 1961’de Türkiye ile “İşgücü Anlaşması” imzalamış ve “Misafir İşçi” (Gastarbeiter) statüsünde yüz binlerce Türk vatandaşını sanayi tesislerinde çalıştırmak üzere ülkesine davet etmiştir.

15. 1939-1945 yılları arası tüm dünyada olduğu gibi yurdumuzda da büyük nüfus kayıplarının yaşandığı bir dönemdir. Aşağıdakilerden hangisi bu dönemde yaşanan nüfus artış hızında düşüşünün nedenlerinden değildir?

A) Aile birliklerinin dağılması
B) Teknolojik gelişmenin hız kazanması
C) Gelecek kaygısının varlığı
D) Tıbbi bakım ve ilaç desteğinin yeterince sağlanamaması
E) Erkek nüfusun çoğunluğunun cephede olması

Cevap: B) Teknolojik gelişmenin hız kazanması

Açıklama: 1939-1945 yılları İkinci Dünya Savaşı dönemini kapsar. Türkiye’de erkeklerin silahaltına alınması (cephe/kışla), ilaç kıtlığı yüzünden hastalıkların artması ve halkın geleceğe dair duyduğu derin korku nüfus artışını adeta durma noktasına getirmiştir. Bu yokluk ve seferberlik yıllarında “teknolojik gelişmenin hız kazanması” gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, böyle bir gelişme yaşansa bile nüfus artış hızının düşüş sebebi sayılamaz.

16. Kır meskenlerinin yapı malzemelerinde belirleyici olan coğrafi unsur aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bitki örtüsü
B) Ticaret faaliyetleri
C) Hidrografya
D) Nüfus özellikleri
E) Yeraltı kaynakları

Cevap: A) Bitki örtüsü

Açıklama: Geleneksel kırsal mimaride insanlar evlerini inşa ederken çevrelerinde doğanın en bol ve en ucuz sunduğu malzemeyi kullanırlar. Ormanların (Bitki Örtüsünün) gür olduğu Karadeniz Bölgesi’nde evler “ahşaptan” yapılırken, orman örtüsünün cılız olduğu İç Anadolu gibi kurak ve karasal iklim bölgelerinde evler çamur ve samandan oluşan “kerpiçten” yapılır. Dolayısıyla kır evlerinin yapı malzemesini dikte eden temel coğrafi unsur o bölgenin ikliminin bir sonucu olan bitki örtüsüdür.

17. Aşağıdakilerden hangisi ‘Göller Yöresi’ kapsamında değerlendirilmez?

A) Manyas
B) Eğirdir
C) Burdur
D) Acıgöl
E) Beyşehir

Cevap: A) Manyas

Açıklama: “Göller Yöresi” (Göller Bölgesi), Türkiye’nin Akdeniz Bölgesi’nin batısında (Isparta, Burdur, Konya üçgeninde) yer alan ve tektonik/karstik oluşumlu pek çok gölü barındıran alana verilen isimdir. Eğirdir, Burdur, Acıgöl ve Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olan Beyşehir bu bölgededir. Ancak “Manyas Gölü” (Kuş Gölü), Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara bölümünde, Balıkesir sınırları içinde yer alır ve Göller Yöresi ile bir ilgisi yoktur.

18. I. Yüksek istihdam imkanı
II. Eğitim olanaklarının fazlalığı
III. Kıtlık
IV. İşsizlik
Yukarıdaki bilgilerden hangileri göç ederken itme faktörleri arasında yer almaktadır?

A) II-III
B) III-IV
C) I-IV
D) I-II
E) I-III

Cevap: B) III-IV

Açıklama: Bireyi yaşadığı yeri terk etmeye mecbur bırakan, o bölgenin sahip olduğu olumsuz koşullara “İtme Faktörü” denir. Açlık ve kuraklık anlamına gelen Kıtlık (III) ile para kazanamama durumu olan İşsizlik (IV), insanları köyden kovan en acımasız itici nedenlerdir. Buna karşılık Yüksek istihdam ve iyi eğitim (I ve II), göçmenleri hedef şehirlere bağımlı kılan pozitif “Çekme (Cazibe) Faktörleri”dir.

19. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin beşeri coğrafyasına etki eden doğal faktörlerden değildir?

A) Topografya
B) Nüfus
C) Coğrafi konum
D) Toprak yapısı
E) İklim özellikleri

Cevap: B) Nüfus

Açıklama: Türkiye’de ulaşımın, tarımın, sanayinin ve yerleşmenin (beşeri coğrafyanın) nasıl şekillendiğini belirleyen doğaya ait bazı kurallar vardır. Dağlık yapı (Topografya), enlemler (Coğrafi konum), toprağın verimi ve sıcaklık (İklim) doğanın insana sunduğu fiziki koşullardır. Ancak “Nüfus”, doğanın bir unsuru değil; bizzat insanın kendisini, demografik yapıyı ve doğrudan beşeri coğrafyanın ana öğesini ifade eder.

20. Aşağıdakilerden hangisi, ülkemizde geniş alanlar kaplayan ziraat sahalarının ortak özelliklerindendir?

A) Topografyanın sade olması
B) Akdeniz iklim özelliklerinin görülmesi
C) Yer altı zenginliğinin fazla olması
D) Bitki örtüsü açısından fakir olması
E) Sıcaklık farklarının fazla olması

Cevap: A) Topografyanın sade olması

Açıklama: Türkiye’de Çukurova, Konya Ovası, Harran Ovası, Ergene Ovası ve Bafra Ovası gibi tarımsal üretimin (ziraatin) devasa ölçekte yapıldığı büyük arazilerin en temel ortak özelliği, yeryüzü şekillerinin düz, eğimsiz ve engebesiz (sade topografya) olmasıdır. Sade topografya; modern makineli tarım yapılmasına, sulama kanallarının kolayca açılmasına ve toprağın erozyonla sürüklenmemesine imkan tanıyarak ziraat sahalarının genişlemesine olanak sağlar.

@lolonolo_com
Auzef Coğrafya
Telegram Coğrafya

Türkiye Beşeri Coğrafyası 2024-2025 Vize Soruları

Editor

Editör