LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları
auzefÇalışma Ekonomisi Ve Endüstri İlişkileriİktisatMaliye PolitikasıSiyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

#1. Aşağıdakilerden hangisi deflasyonla mücadelede diğerlerine göre toplam talebi etkilemede daha başarılıdır?

Cevap : B) Kamu tüketim harcamalarında artış

Açıklama : Deflasyonla mücadele kapsamında toplam talebi artırmak esastır. Doğrudan kamu tüketim harcamalarının artışı, genellikle vergi indiriminden daha yüksek bir çarpan etkisine sahiptir ve talebi daha hızlı yükseltir.

#2. Aşağıdakilerden hangisi literatürde rastlanan ekonomik büyüme türlerinden değildir?

Cevap : E) Süresiz

#3. Ekonominin genel dengesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevap : A) İç ekonomik denge dış ekonomik denge ile finanse edilemez.

Açıklama : İç tasarrufların yetersiz kaldığı durumlarda dış kaynaklar (dış ekonomik denge) kullanılabilir; yani iç ekonomik açığı dış kaynakla finanse etmek mümkündür. “Finanse edilemez“ ifadesi bu açıdan yanlıştır.

#4. Durgunlukla mücadele yapıldıktan sonra ortaya çıkan bütçe açığının finansmanında en isabetli karar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C) Vergi oranlarının artırılması

#5. Aşağıdakilerden hangisi adil bir vergileme için gerekli kriterlerden biri değildir?

Cevap : A) Tersine artan oranlılık

Açıklama : Adil vergilemede genellikle artan oranlı vergi tarifesi, en az geçim indirimi, ayırma kuramı (gelire göre adaletli paylaştırma) ve vergi yansımasının uygunluğu gibi ilkeler aranır. “Tersine artan oranlılık“ (düşük gelire yüksek orandan vergi) ise adil vergileme için kabul edilen bir ilke değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıdakilerden hangisi gelişmekte olan ülkelerin özelliklerinden biri değildir?

Cevap : B) Düşük nüfus artışı

Açıklama : Gelişmekte olan ülkeler genellikle yüksek nüfus artış hızı, düşük kişi başına gelir, iç tasarruf yetersizliği, tarım ağırlıklı ekonomi ve ödemeler dengesi sorunlarıyla karakterize olur. “Düşük nüfus artışı“ tipik bir özellik değildir.

#7. Aşağıdakilerden hangisi dış borçlanma çeşitlerinden biri değildir?

Cevap : E) Tıbbi yardımlar

Açıklama : Askeri, teknik ve ekonomik yardımlar ile kalkınma kredileri, dış borçlanma veya dış yardım kategorileri içinde sayılabilir. “Tıbbi yardımlar“ ise genellikle hibe veya insani yardım çerçevesinde değerlendirilir ve dış borçlanma sınıflandırmasında tipik olarak yer almaz.

#8. Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla mücadelede iç borçlanma ile ilgili ortaya çıkabilecek sonuçlardan değildir?

Cevap : D) İç borç geri ödemesinin yapılması ekonomiye yeni kaynak sağladığından enflasyonla mücadelede uygundur.

Açıklama : Devletin iç borç geri ödemesi, piyasaya likidite ekleyerek talebi artırabilir ve bu da enflasyonu körükleyebilir. Bu nedenle enflasyonla mücadele bağlamında “uygun“ bir yöntem sayılamaz. Diğer ifadeler, iç borçlanmanın enflasyona yönelik etkilerini doğru şekilde yansıtır.

#9. Ekonomik büyüme sürecini sermaye birikimi ile açıklayan büyüme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Harrod-Domar büyüme modeli

Açıklama : Harrod-Domar modeli, büyümenin temelinde sermaye birikimi ve tasarruf-yatırım ilişkisine vurgu yapar. Bu modelde, tasarruf oranı ile sermayenin üretkenliği (sermaye katsayısı) büyümenin belirleyici faktörleridir.

#10. Aşağıdakilerden hangisi vergilerin özelliklerinden biri değildir?

Cevap : C) Kamu hizmetlerinden faydalananların ödemesi

Açıklama : Vergilerin temel özellikleri arasında cebrilik, karşılıksızlık, kamu giderlerini finanse etmek ve ödeme gücüne göre alınması bulunur. “Kamu hizmetlerinden faydalananların ödemesi“ ifadesi ise daha çok harç, resim veya ücret gibi “doğrudan yararlanma“ esasına dayanan gelir türlerini tanımlar. Bu nedenle vergiler için tipik bir özellik değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Vergilerin otonom olduğu dışa kapalı bir ekonomide kamu harcamalarında yapılacak 100 milyar TL’lik artış eşit miktarda vergi ile finanse edilirse milli gelir üzerindeki etkisi ne kadar olur? (Marjinal tüketim eğilimi 0,75’tir.)

Cevap : A) 100 milyar TL artar.

Açıklama : Denk bütçe çarpanı (Balanced Budget Multiplier) bir birimlik ek kamu harcamasının aynı miktarda vergi artışıyla finanse edilmesi durumunda, milli gelirde net 1 birimlik artış yarattığını gösterir. G = 100 ve T = 100 şeklinde artırıldığında, net etki +100’dür.

#12. Aşağıdakilerden hangisi operasyonel açığı tanımlar?

Cevap : D) Faiz dışı açık ile reel faiz ödemelerinin toplamı

Açıklama : Operasyonel açık, faiz dışı bütçe açığına enflasyondan arındırılmış reel faiz ödemelerinin eklenmesiyle oluşan göstergedir. Böylece nominal faiz ödemeleri değil, reel faiz yükü hesaba katılmış olur.

#13. Aşağıdakilerden hangisi devletin para basma yetkisine verilen addır?

Cevap : B) Senyoraj

Açıklama : Devletin para basma yetkisinden elde ettiği gelire senyoraj geliri denir. Revalüasyon ve devalüasyon, milli paranın yabancı paralar karşısında değerinin resmi olarak değiştirilmesine ilişkin kavramlardır.

#14. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de finansal serbestleşme sürecinde makroekonomik göstergelerdeki gelişmelerden biri değildir?

Cevap : C) Bütçe fazlası

Açıklama : Türkiye’de finansal serbestleşme sürecinde genellikle enflasyonun yükseldiği, faiz oranlarının arttığı, büyüme oranının dalgalı seyrettiği ve sermaye giriş-çıkışlarında canlanma görüldüğü gözlemlenmiştir. Sürekli ya da kalıcı bütçe fazlası ise pek rastlanan bir durum değildir.

#15. Aşağıdakilerden hangisi stagflasyon hakkında söylenemez?

Cevap : D) Stagflasyonist süreçte enflasyon talep itişlidir.

Açıklama : Stagflasyon, ekonomik durgunlukla birlikte enflasyonun yaşandığı bir süreçtir. Çoğu zaman maliyet itişli enflasyon olarak nitelenir; talep itişli enflasyon tanımı stagflasyonu açıklamak için uygun değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Aşağıdakilerden hangisi doğrudan yabancı sermaye yatırımları için söylenemez?

Cevap : A) Tek uluslu şirketlerce gerçekleştirilir.

Açıklama : Doğrudan yabancı sermaye yatırımları (Foreign Direct Investment, FDI) esasen “çok uluslu“ (çokuluslu) şirketler tarafından yapılır. “Tek uluslu şirket“ ifadesi FDI’ın karakterini yansıtmaz. Diğer seçenekler FDI’ın tipik özellikleridir.

#17. Aşağıdakilerden hangisi maliye politikası yöntemlerinden değildir?

Cevap : C) Tercihli

#18. Aşağıdakilerden hangisi maliye ve para politikasının etkinliğini ele alan Hick-Hansen modeli açısından geçerli değildir?

Cevap : E) Monetaristlere göre spekülasyon güdüsüyle para talebinin faiz esnekliği sıfıra yakın olamaz.

Açıklama : Monetaristler çoğunlukla para talebinin faiz esnekliğinin düşük (sıfıra yakın) olabileceğini savunurlar (para talebi istikrarlı ve faiz değişimlerine duyarsız kabul edilir). Dolayısıyla “sıfıra yakın olamaz“ ifadesi Monetarist yaklaşım için geçerli değildir.

#19. Stagflasyon aşağıdaki hangi olaydan sonra önemli bir konjonktürel istikrarsızlık olarak literatüre girmiştir?

Cevap : B) 1973 Petrol Krizi

Açıklama : 1970’li yıllarda petrol fiyatlarının aşırı yükselmesiyle eş zamanlı olarak ekonomik durgunluk ve yüksek enflasyonun bir arada yaşanması “stagflasyon“ kavramını iktisat literatürüne sokmuştur.

#20. Aşağıdakilerden hangisi verginin üretim faktörlerinin fiyatlarını azaltan yansıma türüdür?

Cevap : D) Geriye yansıma

Açıklama : Geriye yansıma, verginin üretim faktörlerinin (işgücü, hammadde vb.) fiyatlarını azaltma şeklinde ortaya çıkan yansıma türüdür. İleriye yansıma ise vergi yükünün nihai tüketicilere daha yüksek satış fiyatı şeklinde aktarılmasıdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

Auzef Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 4. Sınıf güz döenmi çıkan final sonav soruları

lolonolo

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

Auzef Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 4. Sınıf güz döenmi çıkan final sonav soruları

lolonolo

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

Auzef Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 3. Sınıf güz döenmi çıkan final sonav soruları

lolonolo

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

Maliye politikası, devletin ekonomik istikrarı sağlamak, gelir dağılımını düzeltmek ve ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla uyguladığı vergi, kamu harcaması ve borçlanma politikalarını kapsar. Bu kapsamda vergi türleri, devletin para basma yetkisi, ekonomik konjonktür olguları (stagflasyon, deflasyon gibi), bütçe açıkları ve bunların finansman yöntemleri, gelişmekte olan ülkelerin makroekonomik yapıları gibi pek çok konu maliye politikası literatüründe incelenir. Aşağıda bu alanları kavramsal olarak özetleyecek bir bakış sunulmaktadır.

1. Vergilerin Niteliği ve Adil Vergileme İlkeleri

Vergiler, devletin kamu harcamalarını finanse etmesi açısından temel gelir kaynağıdır. Zorunluluk (cebrilik), karşılıksızlık, ödeme gücüne göre alınma gibi özellikler vergiyi; harç, resim gibi “belirli hizmet karşılığı” alınan mali yükümlülüklerden ayırır. Vergi adaletinde artan oranlılık, en az geçim indirimi ve vergi yansımasının makul olması gibi unsurlar öne çıkar. Böylece toplumda mali yük, gelir düzeyi yüksek bireylere daha fazla yansıtılmaya çalışılır ve “fırsat eşitliği” yaklaşımına katkıda bulunulur.

2. Devletin Para Basma Yetkisi: Senyoraj

Kamu harcamalarını karşılamak adına vergi dışında kullanılan yöntemlerden biri, devletin merkez bankası aracılığıyla para basabilmesidir. Bu para basma işleminden elde edilen kazanca “senyoraj geliri” adı verilir. Senyoraj, kısa vadede kamu gelirlerini artırsa da fazla para basımı enflasyonist baskılara neden olabilir. Para değerindeki dalgalanmalar (revalüasyon ve devalüasyon) ise başka araçlar aracılığıyla yürütülür ve senyoraj kavramından ayrılır.

3. Denk Bütçe Çarpanı ve Büyüklüğü

Maliye politikası uygulamalarından biri olan denk bütçe çarpanı, kamu harcamaları ile eşit miktarda artan vergilerin net etkisini gösterir. Örneğin, marjinal tüketim eğilimi sabit ve ekonominin dışa kapalı olduğu varsayımında, +100 birim kamu harcaması ve +100 birim vergi artışı, milli geliri tam 100 birim artırabilir. Bu durum, “Balanced Budget Multiplier” olarak bilinir ve özellikle sabit kurallı harcama-vergi paketlerinde çarpan analizlerine önemli örnek teşkil eder.

4. Konjonktürel İstikrarsızlıklar ve Stagflasyon

Makroekonomik dalgalanmalar, enflasyon, işsizlik ve büyüme hızındaki değişimler, maliye politikası yapıcılarının dikkat etmesi gereken kritik konulardır. Özellikle “stagflasyon” (yüksek enflasyonla birlikte ekonomik durgunluk) 1970’li yıllardaki petrol krizlerinden sonra gündeme girmiştir. Talep daralmasına rağmen fiyatların yükselmesi, genellikle maliyetlerdeki hızlı artışlardan kaynaklanır ve klasik denge teorilerini zorlayan bir durum oluşturur. Bu koşullarda maliye politikasının “durgunluğu mu azaltmak, enflasyonu mu düşürmek” şeklinde ikilemde kalması olağandır.

5. Maliye Politikası Yöntemleri

İradi (discretionary) maliye politikaları, hükümetin aktif şekilde vergi ve harcama politikalarını değiştirerek toplam talebi düzenlediği uygulamalardır. Kurala dayalı (otomatik) stabilizatörlerde ise işsizlik sigortası, gelir vergisi tarifeleri gibi mekanizmalar ekonomik dalgalanmalara kendiliğinden tepki verir. “Telafi edici” yaklaşım, olumsuz ekonomik dalgalanmalara karşı ilave kamu harcamaları veya vergi indirimleriyle karşılık vermeyi amaçlarken “tercihli” düzenlemeler, belirli sektörler veya bölgeler için özel destekler veya vergi muafiyetleri sağlayabilir.

6. İç Borçlanma ve Enflasyonla Mücadele

Devletin enflasyonla mücadele için izlediği yollar arasında iç borçlanma önemli bir yer tutar. Devlet iç borçlanma senetlerine yatırım yapan bankalar veya bireyler, piyasadaki para miktarını kısarak enflasyonu kontrol altına alabilir. Öte yandan, iç borçların anapara ve faiz geri ödemeleri, piyasaya yeniden likidite sunarak talebi canlandırabilir ve enflasyonist baskı doğurabilir. Dolayısıyla iç borçlanmanın tasarlanma biçimi, enflasyonla mücadelenin başarısında belirleyici olmaktadır.

7. İç ve Dış Ekonomik Denge

Bir ekonomide “iç denge”, istihdam düzeyi ve fiyat istikrarı gibi göstergelerle ölçülürken, “dış denge” ödemeler bilançosu, döviz kuru ve yabancı sermaye giriş-çıkışlarıyla ilgilidir. Eğer tasarruf düzeyi yetersizse, ülke dış kaynak (örneğin dış borç veya doğrudan yabancı sermaye) arayışına girer. Bu, iç ekonomik dengenin finansmanında “dış ekonomik denge”nin rolünü göstermektedir.

8. Deflasyonla Mücadele Yöntemleri

Deflasyon, fiyatların genel düzeyinin sürekli düşüş eğiliminde olmasıdır. Toplam talebin zayıfladığı bu ortamda, kamu harcamalarının artırılması veya vergi indirimleri yoluyla tüketim ve yatırım harcamalarını teşvik etmek mümkün hale gelir. Özellikle kamu tüketim harcamalarının artışı, çarpan etkisinin yüksekliği nedeniyle özel talebi canlandırmada daha hızlı sonuç verebilir.

9. Finansal Serbestleşme ve Makroekonomik Etkileri

Türkiye’de ve diğer gelişmekte olan ülkelerde finansal serbestleşme, genellikle enflasyon yükselişi, faiz oranlarında artış, dalgalı büyüme ve sermaye hareketlerinde canlılık gibi sonuçlara yol açmıştır. Yurt dışından gelen sıcak para girişi, ekonomik büyümeyi canlandırabilse de ani sermaye çıkışları makroekonomik istikrarsızlık riskini yükseltir. Buna karşılık sürekli bütçe fazlasına ulaşmak, özellikle dışa bağımlılığı yüksek ekonomiler için pek kolay olmamaktadır.

10. Hicks-Hansen Modeli (IS-LM) Açısından Politika Etkinliği

Keynesyen çerçevede geliştirilen IS-LM analizi, maliye ve para politikasının etkinliğini faiz ve gelir düzeyleri üzerinden inceler. Para talebinin faiz esnekliğinin düşük olması monetarist bakışla uyumluyken, likidite tuzağı (faizlerin çok düşük olduğu durumlarda para talebinin sonsuz esnekliği) para politikasını etkisiz kılabilir. Bu durumda maliye politikasıyla talebi canlandırmak daha etkili hale gelir. Faiz esnekliği 0 ile 1 arasında olduğunda ise her iki politika türü de göreceli olarak etkindir.

11. Büyüme Modelleri: Harrod-Domar Yaklaşımı

Ekonomik büyüme kuramları, sermaye birikimi, teknolojik gelişme ve işgücü artışı gibi faktörleri temel alır. Harrod-Domar modeli, tasarruf oranıyla sermaye/hasıla katsayısına özel vurgu yapar. Yüksek tasarruf ve verimli sermaye kullanımı, hızlı büyümenin önünü açar. Gelişmekte olan ülkelerde düşük tasarruf oranı ve finansman yetersizliği, bu modelin öngördüğü büyüme ivmesini yakalamada en büyük engel olarak görülür.

12. Gelişmekte Olan Ülkelerde Özellikler ve Dış Kaynak İhtiyacı

Gelişmekte olan ülkelerin tipik göstergeleri; yüksek nüfus artışı, kişi başına gelirin düşüklüğü, tarım ağırlıklı ekonomi, ödemeler dengesi açıkları ve yetersiz iç tasarruflardır. Bu nedenle, söz konusu ülkeler büyüme ve kalkınma hedeflerine ulaşmak için dış yardımlar, kalkınma kredileri ve yabancı doğrudan yatırımlar gibi kaynaklara başvururlar. Ancak sürekli dış borçlanma da uzun vadede borç sürdürülebilirliği sorunu yaratabilir.

13. Yabancı Sermaye ve Yatırımlar

Doğrudan yabancı sermaye yatırımları (FDI), genellikle çokuluslu şirketlerin yeni iştirak kurarak veya mevcut şirketlere ortak olarak yapmış olduğu uzun vadeli yatırımları ifade eder. Bu yatırımlar, sermaye girişi sağlayarak üretimi ve istihdamı artırabilir. Küreselleşmenin hız kazanmasıyla birlikte FDI, gelişmekte olan ülkelere teknolojik know-how ve yönetim becerisi de getirmektedir.

14. Stagflasyon ve Maliyet İtişli Enflasyon

Bir ekonomide aynı anda durgunluk (düşük büyüme) ve yüksek enflasyon görülmesi, klasik Phillips Eğrisi yaklaşımıyla çelişen “stagflasyon” sürecini doğurur. Bu süreç genellikle talep itişli olmaktan ziyade maliyet itişli faktörlerden (örneğin hızlı hammadde fiyat artışı, ücret-yönlü enflasyon sarmalı) kaynaklanır. Maliye politikası için enflasyonla mücadele ile işsizliği düşürme arasında zor bir tercih yapılması gereklidir.

15. Vergi Yansıması ve Üretim Faktörleri Üzerindeki Etki

Vergiler, hukuki yükümlülüğü kime ait olursa olsun, ekonomik olarak başkalarına yansıtılabilir. “Geriye yansıma” üretim faktörlerinin ücret veya fiyatlarını düşürerek vergiyi dolaylı biçimde işgücü, tedarikçi gibi kesimlere yükleyebilir. “İleriye yansıma” ise nihai tüketicinin daha yüksek ürün fiyatlarıyla vergiyi ödemesini ifade eder. Yansıma mekanizması, vergi politikalarının gelir dağılımı ve fiyat yapısı üzerindeki etkisini belirler.

16. Bütçe Açığı, Operasyonel Açık ve Finansman Tercihleri

Devletin kamu harcamalarının gelirlerini aştığı durumlarda bütçe açığı oluşur. Bu açığın finansmanı için vergilerin artırılması, iç/dış borçlanma veya para basma (emisyon) yöntemleri mevcuttur. Operasyonel açık, faiz dışı açığa reel faiz ödemelerinin eklenmesiyle elde edilir ve devletin “gerçek” borçlanma ihtiyacını daha sağlıklı yansıtır. Ekonomik canlanma (durgunlukla mücadele) sonrasında ortaya çıkan açığın, özellikle gelişmekte olan ülkeler için en sürdürülebilir finansman yöntemi genellikle dış borçlanma veya kontrollü iç borçlanma şeklinde düzenlenir.

17. Ekonomik Büyüme Türleri ve Dış Yardımlar

Ekonomik büyümenin literatürde “dengesiz büyüme”, “açık büyüme” veya “spontane büyüme” gibi farklı türleri bulunmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler çoğu zaman dış yardımlara (askeri, teknik, ekonomik yardımlar veya kalkınma kredileri gibi) başvurmak zorunda kalabilir. Bunlar doğrudan “borçlanma” sınıfına girebildiği gibi bağış niteliğinde de olabilir. Ancak “tıbbi yardımlar” gibi insani veya acil müdahaleye dayalı yardımlar, klasik dış borçlanma kategorisi dışında değerlendirilir.

Özetle, maliye politikası araçları (vergiler, kamu harcamaları, borçlanma), ekonomik istikrarın sağlanması ve toplumsal refahın artırılması amacıyla titizlikle kullanılır. Vergi politikalarının adil ve sürdürülebilir olması, kamu harcamalarının etkili planlanması ve bütçe açıklarının rasyonel yöntemlerle finanse edilmesi, ekonomik dengelerin korunması açısından önemlidir. Ayrıca, uluslararası konjonktür (örneğin stagflasyon, finansal serbestleşme ve küresel krizler) de bu politikaların tasarımında belirleyici bir rol oynar. Bu çerçeveye hâkim olan öğrenciler, maliye politikasıyla ilgili sınav sorularını daha kolay yorumlayacak ve ekonomik gerçekliklerle bağ kurabilecektir.

@lolonolo_com

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

1- Aşağıdakilerden hangisi vergilerin özelliklerinden biri değildir?

A) Kamu harcamalarını finanse etmesi
B) Cebri olması
C) Kamu hizmetlerinden faydalananların ödemesi
D) Karşılıksız olması
E) Ödeme gücüne göre alınması

Cevap : C) Kamu hizmetlerinden faydalananların ödemesi

Açıklama : Vergilerin temel özellikleri arasında cebrilik, karşılıksızlık, kamu giderlerini finanse etmek ve ödeme gücüne göre alınması bulunur. “Kamu hizmetlerinden faydalananların ödemesi” ifadesi ise daha çok harç, resim veya ücret gibi “doğrudan yararlanma” esasına dayanan gelir türlerini tanımlar. Bu nedenle vergiler için tipik bir özellik değildir.

2- Aşağıdakilerden hangisi devletin para basma yetkisine verilen addır?

A) Revalüasyon
B) Senyoraj
C) Devalüasyon
D) Enflasyon
E) Vergi

Cevap : B) Senyoraj

Açıklama : Devletin para basma yetkisinden elde ettiği gelire senyoraj geliri denir. Revalüasyon ve devalüasyon, milli paranın yabancı paralar karşısında değerinin resmi olarak değiştirilmesine ilişkin kavramlardır.

3- Vergilerin otonom olduğu dışa kapalı bir ekonomide kamu harcamalarında yapılacak 100 milyar TL’lik artış eşit miktarda vergi ile finanse edilirse milli gelir üzerindeki etkisi ne kadar olur? (Marjinal tüketim eğilimi 0,75’tir.)

A) 100 milyar TL artar.
B) 400 milyar TL azalır.
C) 400 milyar TL artar.
D) 100 milyar TL azalır.
E) Değişmez.

Cevap : A) 100 milyar TL artar.

Açıklama : Denk bütçe çarpanı (Balanced Budget Multiplier) bir birimlik ek kamu harcamasının aynı miktarda vergi artışıyla finanse edilmesi durumunda, milli gelirde net 1 birimlik artış yarattığını gösterir. G = 100 ve T = 100 şeklinde artırıldığında, net etki +100’dür.

4- Stagflasyon aşağıdaki hangi olaydan sonra önemli bir konjonktürel istikrarsızlık olarak literatüre girmiştir?

A) 2008 Küresel Kriz
B) 1973 Petrol Krizi
C) 2020 Pandemi Krizi
D) 1929 Büyük Buhran
E) 1980 Küreselleşme Hareketleri

Cevap : B) 1973 Petrol Krizi

Açıklama : 1970’li yıllarda petrol fiyatlarının aşırı yükselmesiyle eş zamanlı olarak ekonomik durgunluk ve yüksek enflasyonun bir arada yaşanması “stagflasyon” kavramını iktisat literatürüne sokmuştur.

5- Aşağıdakilerden hangisi maliye politikası yöntemlerinden değildir?

A) Telafi edici
B) Tedrici
C) Tercihli
D) İradi
E) Kurala dayalı

Cevap : C) Tercihli

Açıklama : ??

6- Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla mücadelede iç borçlanma ile ilgili ortaya çıkabilecek sonuçlardan değildir?

A) İç borç geri ödemesinin yapılması servet etkisi yarattığında enflasyonla mücadelede kullanılmamalıdır.
B) Bankaların devletin iç borçlanma senetlerine kaynak ayırmaları kredi piyasasını daralttığında enflasyonla mücadele edilebilir.
C) İç borç geri ödemesi bankalara yapılır ve bankalar kredi hacmini artırırsa enflasyonla mücadele edilemez.
D) İç borç geri ödemesinin yapılması ekonomiye yeni kaynak sağladığından enflasyonla mücadelede uygundur.
E) Hazinenin iç borçlanmaya devam etmesi ekonomiden kaynakların çekilmesini sağladığından enflasyonla mücadelede kullanılır.

Cevap : D) İç borç geri ödemesinin yapılması ekonomiye yeni kaynak sağladığından enflasyonla mücadelede uygundur.

Açıklama : Devletin iç borç geri ödemesi, piyasaya likidite ekleyerek talebi artırabilir ve bu da enflasyonu körükleyebilir. Bu nedenle enflasyonla mücadele bağlamında “uygun” bir yöntem sayılamaz. Diğer ifadeler, iç borçlanmanın enflasyona yönelik etkilerini doğru şekilde yansıtır.

7- Ekonominin genel dengesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) İç ekonomik denge dış ekonomik denge ile finanse edilemez.
B) Dış kaynak kullanımını gösterir.
C) İçinde tasarruf-yatırım dengesi yer alır.
D) Harcamaların kaynaklardan fazla olması, dış tasarruf ihtiyacını gösterir.
E) İç ekonomik denge açık verdiğinde, dış ekonomik denge de açık verir.

Cevap : A) İç ekonomik denge dış ekonomik denge ile finanse edilemez.

Açıklama : İç tasarrufların yetersiz kaldığı durumlarda dış kaynaklar (dış ekonomik denge) kullanılabilir; yani iç ekonomik açığı dış kaynakla finanse etmek mümkündür. “Finanse edilemez” ifadesi bu açıdan yanlıştır.

8- Aşağıdakilerden hangisi deflasyonla mücadelede diğerlerine göre toplam talebi etkilemede daha başarılıdır?

A) Aynı miktarda kamu harcaması yapacak şekilde vergi artışı
B) Kamu tüketim harcamalarında artış
C) Transfer ödemelerinde artış
D) Kamu harcamalarında azalış
E) Vergi indirimi

Cevap : B) Kamu tüketim harcamalarında artış

Açıklama : Deflasyonla mücadele kapsamında toplam talebi artırmak esastır. Doğrudan kamu tüketim harcamalarının artışı, genellikle vergi indiriminden daha yüksek bir çarpan etkisine sahiptir ve talebi daha hızlı yükseltir.

9- Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de finansal serbestleşme sürecinde makroekonomik göstergelerdeki gelişmelerden biri değildir?

A) Yükselen enflasyon
B) Sürekli artan faiz oranları
C) Bütçe fazlası
D) Dalgalı büyüme trendi
E) Sermaye hareketlerinde canlılık

Cevap : C) Bütçe fazlası

Açıklama : Türkiye’de finansal serbestleşme sürecinde genellikle enflasyonun yükseldiği, faiz oranlarının arttığı, büyüme oranının dalgalı seyrettiği ve sermaye giriş-çıkışlarında canlanma görüldüğü gözlemlenmiştir. Sürekli ya da kalıcı bütçe fazlası ise pek rastlanan bir durum değildir.

10- Aşağıdakilerden hangisi maliye ve para politikasının etkinliğini ele alan Hick-Hansen modeli açısından geçerli değildir?

A) Gerek spekülasyon güdüsüyle para talebinin gerekse yatırım talebinin faiz esneklikleri 0 ile 1 arasında ise; hem maliye hem de para politikaları etkindir.
B) Likidite tuzağında spekülasyon güdüsüyle para talebinin faiz esnekliği sonsuzsa para politikası etkin değildir.
C) Keynesyenlere göre likidite tuzağı varsa para politikası etkin değildir.
D) Spekülasyon güdüsüyle para talebinin faiz esnekliği sonsuz ise LM eğrisi yataydır ve gelir artışına rağmen faiz oranı yükselmemektedir.
E) Monetaristlere göre spekülasyon güdüsüyle para talebinin faiz esnekliği sıfıra yakın olamaz.

Cevap : E) Monetaristlere göre spekülasyon güdüsüyle para talebinin faiz esnekliği sıfıra yakın olamaz.

Açıklama : Monetaristler çoğunlukla para talebinin faiz esnekliğinin düşük (sıfıra yakın) olabileceğini savunurlar (para talebi istikrarlı ve faiz değişimlerine duyarsız kabul edilir). Dolayısıyla “sıfıra yakın olamaz” ifadesi Monetarist yaklaşım için geçerli değildir.

11- Ekonomik büyüme sürecini sermaye birikimi ile açıklayan büyüme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

A) Klasik büyüme modeli
B) Neo-klasik büyüme modeli
C) Keynesyen büyüme modeli
D) Karma büyüme modeli
E) Harrod-Domar büyüme modeli

Cevap : E) Harrod-Domar büyüme modeli

Açıklama : Harrod-Domar modeli, büyümenin temelinde sermaye birikimi ve tasarruf-yatırım ilişkisine vurgu yapar. Bu modelde, tasarruf oranı ile sermayenin üretkenliği (sermaye katsayısı) büyümenin belirleyici faktörleridir.

12- Aşağıdakilerden hangisi adil bir vergileme için gerekli kriterlerden biri değildir?

A) Tersine artan oranlılık
B) Artan oranlılık
C) Vergi yansıması
D) En az geçim indirimi
E) Ayırma kuramı

Cevap : A) Tersine artan oranlılık

Açıklama : Adil vergilemede genellikle artan oranlı vergi tarifesi, en az geçim indirimi, ayırma kuramı (gelire göre adaletli paylaştırma) ve vergi yansımasının uygunluğu gibi ilkeler aranır. “Tersine artan oranlılık” (düşük gelire yüksek orandan vergi) ise adil vergileme için kabul edilen bir ilke değildir.

13- Durgunlukla mücadele yapıldıktan sonra ortaya çıkan bütçe açığının finansmanında en isabetli karar aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hazinenin bankalara DİBS alımını zorlaması
B) Hazinenin tasarruf kurumlarına DİBS satması
C) Vergi oranlarının artırılması
D) Dış borçlanmaya gidilmesi
E) Emisyon hacminin artırılması

Cevap : C) Vergi oranlarının artırılması

Açıklama : ??

14- Aşağıdakilerden hangisi gelişmekte olan ülkelerin özelliklerinden biri değildir?

A) Ödemeler dengesi açığı
B) Düşük nüfus artışı
C) Tarımın ekonomideki payının yüksekliği
D) Düşük kişi başına gelir
E) İç tasarruf yetersizliği

Cevap : B) Düşük nüfus artışı

Açıklama : Gelişmekte olan ülkeler genellikle yüksek nüfus artış hızı, düşük kişi başına gelir, iç tasarruf yetersizliği, tarım ağırlıklı ekonomi ve ödemeler dengesi sorunlarıyla karakterize olur. “Düşük nüfus artışı” tipik bir özellik değildir.

15- Aşağıdakilerden hangisi doğrudan yabancı sermaye yatırımları için söylenemez?

A) Tek uluslu şirketlerce gerçekleştirilir.
B) Küreselleşmenin önemli bir unsurudur.
C) Uluslararası üretimden kaynaklanır.
D) Yeni kurulan ya da bağlı olunan iştiraklerin özsermayelerine yapılan yatırımlardır.
E) Üretim artışına katkı sağlar.

Cevap : A) Tek uluslu şirketlerce gerçekleştirilir.

Açıklama : Doğrudan yabancı sermaye yatırımları (Foreign Direct Investment, FDI) esasen “çok uluslu” (çokuluslu) şirketler tarafından yapılır. “Tek uluslu şirket” ifadesi FDI’ın karakterini yansıtmaz. Diğer seçenekler FDI’ın tipik özellikleridir.

16- Aşağıdakilerden hangisi stagflasyon hakkında söylenemez?

A) Stagflasyonla mücadelede işsizliğin azaltılması tercih edilirse enflasyon yükselir.
B) Durgunluk içinde enflasyon olarak tanımlanır.
C) Fiyat istikrarı ve tam istihdam bir arada gerçekleşemez.
D) Stagflasyonist süreçte enflasyon talep itişlidir.
E) İşsizlik oranı ile enflasyon oranı arasında bir değişim oranı vardır.

Cevap : D) Stagflasyonist süreçte enflasyon talep itişlidir.

Açıklama : Stagflasyon, ekonomik durgunlukla birlikte enflasyonun yaşandığı bir süreçtir. Çoğu zaman maliyet itişli enflasyon olarak nitelenir; talep itişli enflasyon tanımı stagflasyonu açıklamak için uygun değildir.

17- Aşağıdakilerden hangisi verginin üretim faktörlerinin fiyatlarını azaltan yansıma türüdür?

A) Çapraz yansıma
B) İleriye yansıma
C) Sınırsız yansıma
D) Geriye yansıma
E) Kanuni yansıma

Cevap : D) Geriye yansıma

Açıklama : Geriye yansıma, verginin üretim faktörlerinin (işgücü, hammadde vb.) fiyatlarını azaltma şeklinde ortaya çıkan yansıma türüdür. İleriye yansıma ise vergi yükünün nihai tüketicilere daha yüksek satış fiyatı şeklinde aktarılmasıdır.

18- Aşağıdakilerden hangisi literatürde rastlanan ekonomik büyüme türlerinden değildir?

A) Dengesiz
B) Durgun
C) Açık
D) Spontane
E) Süresiz

Cevap : E) Süresiz

Açıklama : ??

19- Aşağıdakilerden hangisi operasyonel açığı tanımlar?

A) Kamu gelirlerinin toplam faiz ödemelerine oranı
B) Faiz dışı harcamanın kamu gelirlerini aşan kısmı
C) Kamu kesimi borçlanma gereğinin diğer adı
D) Faiz dışı açık ile reel faiz ödemelerinin toplamı
E) Bütçe yılı sonunda kamu harcamalarının kamu gelirlerini aşan kısmı

Cevap : D) Faiz dışı açık ile reel faiz ödemelerinin toplamı

Açıklama : Operasyonel açık, faiz dışı bütçe açığına enflasyondan arındırılmış reel faiz ödemelerinin eklenmesiyle oluşan göstergedir. Böylece nominal faiz ödemeleri değil, reel faiz yükü hesaba katılmış olur.

20- Aşağıdakilerden hangisi dış borçlanma çeşitlerinden biri değildir?

A) Askeri yardımlar
B) Teknik yardımlar
C) Ekonomik yardımlar
D) Kalkınma kredileri
E) Tıbbi yardımlar

Cevap : E) Tıbbi yardımlar

Açıklama : Askeri, teknik ve ekonomik yardımlar ile kalkınma kredileri, dış borçlanma veya dış yardım kategorileri içinde sayılabilir. “Tıbbi yardımlar” ise genellikle hibe veya insani yardım çerçevesinde değerlendirilir ve dış borçlanma sınıflandırmasında tipik olarak yer almaz.

@lolonolo_com

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

Auzef İktisat, Maliye Politikası 2023-2024 Bütünleme Soruları siyaset bilimi ve kamu yönetimi
Telegram Siyaset Bİlimi ve Kamu Yönetimi siyaset bilimi ve kamu yönetimi facebook

Maliye Politikası 2024-2025 Final Soruları

Editor

Editör