LOLONOLO Ana Sayfa » blog » 20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları » 20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Bütünleme Soruları
20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve KurumlarıauzefTarih

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Bütünleme Soruları

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Büt

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » 20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları » 20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Bütünleme Soruları

#1. “Arslanyan Meselesi” olarak adlandırılan ve Ermeni Patrikhanesi içinde yaşanan çatışmaların temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Patrik seçimi sürecinin gecikmesi ve idari çatışmaların ortaya çıkması
Açıklama : Patrik Mesrob Mutafyan’ın hastalanması sonrası yeni bir patrik seçilememesi, cemaat içinde Patrik Genel Vekili’nin yetkileri ve idari boşluğun nasıl doldurulacağı konusunda uzun süren hukuki ve idari çatışmalara yol açmıştır.

#2. Cumhuriyet’e geçiş sonrası Ermeni Patrikhanesi’nin devlete uyum sağlamak için attığı önemli adımlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Lozan Antlaşması’nda tanınan aile hukukuna dair haklardan feragat etmesi
Açıklama : 1926’da Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesinin ardından Ermeni cemaati de, Yahudi ve Rum cemaatleri gibi, Lozan’da kendilerine tanınan aile hukuku (evlenme, boşanma vb.) alanındaki özel statüden feragat ederek Türk kanunlarına tabi olmayı kabul etmiştir.

#3. Misyonerlerin Osmanlı Devleti’ndeki faaliyetlerinin dinî amaçlarla sınırlı kalmadığı belirtilmiştir. Misyonerlerin özellikle hangi alanlarda toplumsal hizmet sunarak yerel halkın desteğini kazanmaya çalıştıkları vurgulanmıştır?

Cevap : B) Eğitim ve sağlık alanlarında
Açıklama : Misyonerler, dini propagandalarını daha etkili kılmak için halkın temel ihtiyaçlarına yönelmişler ve ülke genelinde kurdukları modern okullar, hastaneler ve klinikler aracılığıyla nüfuzlarını artırmışlardır.

#4. Ermeni Patriği Zaven Efendi, işgallerin sona ermesiyle birlikte hangi stratejiye yönelmiştir?

Cevap : C) Türklerle yeniden yakın ilişkiler kurmaya çalışmak
Açıklama : Milli Mücadele’nin zaferi ve İtilaf Devletleri’nin çekilmesiyle siyasi hedeflerinin imkansızlaştığını anlayan Patrik Zaven Efendi, Türkiye’de kalan Ermeni cemaatinin geleceğini güvence altına almak için Ankara’daki yeni hükümetle uzlaşma ve iyi ilişkiler kurma yolunu seçmiştir.

#5. Cumhuriyet döneminde Süryanilerin resmî statüde azınlık okulu açamamaları nasıl bir problem yaratmıştır?

Cevap : B) Din ve dil eğitiminin gayr-i resmî okullarla sınırlı kalması
Açıklama : Lozan’da azınlık olarak tanınmadıkları için Süryaniler, Rum, Ermeni ve Yahudiler gibi kendi resmi okullarını kuramamışlardır. Bu durum, Süryanice dil ve din eğitiminin sadece kilise ve manastırlarda, yani gayriresmi bir çerçevede sürdürülmesine neden olmuştur.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Yahudi toplumu içinde cemaatin dinî işleriyle ilgilenen mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C) Bet-din
Açıklama : Bet-din (veya Beth Din), Yahudi hukukuna (Halakha) göre evlenme, boşanma, miras gibi konularda karar veren geleneksel hahamlar mahkemesidir.

#7. Bulgar Eksarh Vekilliği Türkiye’de resmî olarak ne zaman sonlandırılmıştır?

Cevap : E) 1945 yılında
Açıklama : II. Dünya Savaşı’nın ardından Bulgaristan’da komünist bir rejimin kurulması ve Türkiye ile ilişkilerin gerilmesi üzerine, bir dış gücün temsilcisi olarak görülen Bulgar Eksarhlığı’nın İstanbul’daki vekilliği 1945 yılında resmen kapatılmıştır.

#8. II. Abdülhamit döneminde gayrimüslim millet nizamnameleri ile ilgili tartışmalar yaşanmasının başlıca nedenlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) II. Abdülhamit’in bu nizamnameleri devlet egemenliğine aykırı görmesi
Açıklama : Mutlakiyetçi bir yönetim anlayışına sahip olan Sultan II. Abdülhamit, Tanzimat döneminde çıkarılan ve gayrimüslim cemaatlere geniş özerklik ve kendi kendilerini yönetme hakkı (özellikle sivil meclisler aracılığıyla) tanıyan bu nizamnameleri, merkezi otoritesini ve devletin egemenliğini zayıflatan unsurlar olarak görmüş ve uygulamalarını askıya almıştır.

#9. Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin kurulması hangi şehirde ilan edilmiştir?

Cevap : A) Kayseri
Açıklama : Bağımsız bir Türk Ortodoks Patrikhanesi kurulması kararı, Papa Eftim’in öncülüğünde 21 Eylül 1922’de Kayseri’de toplanan Anadolu Türk Ortodoksları Kongresi’nde alınmış ve tüm dünyaya ilan edilmiştir.

#10. Bedel­i askerî uygulamasının kapsamı ve bu uygulamanın cizye ile olan bağlantısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Bedel-i askerî, gayrimüslimlerin askerlik hizmetinden muaf tutulmaları karşılığında devlete ödedikleri bir vergi olup, aslında cizyenin farklı bir isimle devamıdır.
Açıklama : Islahat Fermanı ile cizye kaldırılıp gayrimüslimlere askerlik yükümlülüğü getirilince, bu yükümlülükten muaf olmak isteyen gayrimüslimlerden “bedel-i askerî” (askerlik bedeli) adıyla bir vergi alınmaya başlanmıştır. Bu, işlevsel olarak cizyenin devamı niteliğindeydi.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde Türkiye’nin azınlık politikalarına etki eden temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Millî Mücadele sırasında Rum Patrikhanesi’nin faaliyetleri
Açıklama : Millî Mücadele yıllarında Fener Rum Patrikhanesi’nin işgal güçleriyle iş birliği yapması ve ayrılıkçı emelleri desteklemesi, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin azınlık kurumlarına karşı derin bir güvensizlik duymasına ve güvenlik odaklı politikalar izlemesine neden olmuştur.

#12. Hukuk­ı Âile Kararnamesi hangi yıl çıkarılmıştır?

Cevap : E) 1917
Açıklama : Osmanlı Devleti’nde aile hukuku alanında birliği sağlamayı amaçlayan ve gayrimüslim cemaatlerin tepkisini çeken Hukuk-ı Âile Kararnamesi, 1917 yılında İttihat ve Terakki hükümeti tarafından çıkarılmıştır.

#13. Lozan Antlaşması’nın imzalanmasına göre Türkiye’de azınlık statüsü aşağıdakilerden hangisine dayanıyordu?

Cevap : D) Dinî kimlik
Açıklama : Lozan Antlaşması’nın “Azınlıkların Korunması” başlıklı bölümündeki maddeler, etnik köken veya dil ayrımına değil, “gayrimüslim” (non-Moslem) olma esasına dayanmaktadır. Bu nedenle Türkiye’de azınlık statüsü hukuken dinî kimlik temelinde tanımlanmıştır.

#14. Papa Eftim, Türk Ortodoks Patrikhanesi’ni kurarken hangi sebeple İstanbul Rum Patrikhanesi’ne karşı çıkmıştır?

Cevap : D) Patrikhanenin Yunan işgaliyle iş birliği yapması nedeniyle
Açıklama : Papa Eftim’in Fener Rum Patrikhanesi’ne karşı en temel ve sert muhalefeti, Patrikhanenin Milli Mücadele sırasında Yunan işgalini desteklemesi, Yunan milliyetçiliğinin (Megali İdea) bir aracı haline gelmesi ve Türkiyeli Ortodoksların çıkarlarına aykırı hareket etmesidir.

#15. Lozan Antlaşması’nda azınlık haklarına dair maddeler hangi kısımda yer almıştır?

Cevap : C) Azınlıkların korunması başlığı altında
Açıklama : Lozan Antlaşması’nın I. Kısmının III. Bölümü (37-45. maddeler), “Azınlıkların Korunması” (Protection of Minorities) başlığını taşımakta ve Türkiye’deki gayrimüslim azınlıkların haklarını detaylandırmaktadır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Cumhuriyet dönemi azınlık politikaları hangi kavram üzerine inşa edilmiştir?

Cevap : A) Güvenlik ve kontrol
Açıklama : Yeni kurulan Cumhuriyet, Milli Mücadele ve öncesindeki olumsuz tecrübeler nedeniyle, ulus-devletin bütünlüğünü ve güvenliğini her şeyin önünde tutmuş; bu nedenle azınlık kurumları ve faaliyetleri üzerinde sıkı bir kontrol ve denetim mekanizması kurmuştur.

#17. 1964 yılında Türkiye’de Rum nüfusunun azalmasında aşağıdakilerden hangisi etkili olmuştur?

Cevap : C) İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Mukavelesi’nin feshi
Açıklama : 1964’teki Kıbrıs olayları nedeniyle Türkiye, Yunanistan ile 1930’da imzaladığı ve Yunan vatandaşlarına Türkiye’de serbestçe ikamet ve çalışma hakkı tanıyan bu anlaşmayı feshetmiştir. Bu karar, İstanbul’da yaşayan ve mübadele kapsamı dışında olan binlerce Yunan vatandaşı Rum’un sınır dışı edilmesine yol açmıştır.

#18. Hahambaşılık ve Süryani Patrikliği, Millî Mücadele’ye destek vererek hangi hususun haklılığını göstermişlerdir?

Cevap : E) Millî Mücadele’nin gayrimüslim aleyhtarı bir faaliyet olmadığı
Açıklama : Rum ve Ermeni patrikhanelerinin aksine, Yahudi ve Süryani cemaatlerinin Milli Mücadele’ye verdikleri destek, Türk bağımsızlık savaşının belirli bir dine veya gruba karşı değil, işgalci güçlere karşı yürütülen bir vatan savunması olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

#19. Cumhuriyet döneminde Yahudi aydınları arasında Türkleşme politikalarını savunan ünlü isim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Moiz Kohen (Tekin Alp)
Açıklama : Yahudi cemaati içinden çıkan en ateşli Türk milliyetçilerinden biri olan Moiz Kohen, sonradan Munis Tekinalp adını almış ve “Türkleştirme” üzerine yazdığı eserlerle bu politikanın en önemli ideologlarından biri olmuştur.

#20. Lozan Antlaşması’na göre elde ettikleri azınlık hakları çerçevesinde Rumlar Cumhuriyet’in ilanı sonrası hangi kanunun hükümlerinden feragat etmiştir?

Cevap : A) Aile hukuku hakları
Açıklama : 1926’da Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Rum cemaati de diğer azınlıklar gibi Lozan’da kendilerine tanınan evlenme, boşanma ve miras gibi aile hukuku alanındaki yargısal imtiyazlarından feragat ederek Türk hukuk sistemine dahil olmayı kabul etmiştir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Büt

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler: Değişen Statüler ve Kurumsal Mücadeleler

Giriş

20. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişte gayrimüslim cemaatlerin statüleri, kurumları ve kimlikleri açısından köklü bir dönüşüme sahne olmuştur. Milli Mücadele yıllarında özellikle “Rum Patrikhanesi’nin ayrılıkçı faaliyetleri”, yeni kurulan Cumhuriyet’in azınlık politikalarını derinden etkilemiş ve bu politikaların “güvenlik ve kontrol” ekseninde şekillenmesine neden olmuştur. Bu makalede, bu tarihsel dönüşüm, gayrimüslim cemaatlerin kurumları ve yaşadıkları önemli olaylar üzerinden incelenecektir.

Osmanlı’nın Son Yılları: Çözülen Millet Sistemi

19. yüzyılda Osmanlı millet sistemi, milliyetçilik akımlarının etkisiyle çözülmeye başlamıştır. 1870’de “Bulgar Eksarhlığı’nın” kurulması, Bulgarların dinî bağımsızlık kazanarak milliyetçi hareketlerini güçlendirmesine yol açmıştır. Islahat Fermanı sonrası hazırlanan millet nizamnameleri, cemaat yönetimine sivillerin katılımını öngördüğü için Rum Patrikhanesi gibi ruhban sınıfının mutlak otoritesini sarsmış ve bu kurumların “dinî yetkilerinin ellerinden alınması” endişesiyle tepkisine neden olmuştur. Sultan II. Abdülhamit ise bu nizamnameleri “devlet egemenliğine aykırı” bularak uygulamalarını askıya almıştır. I. Dünya Savaşı sırasında, 1917’de çıkarılan “Hukuk-ı Aile Kararnamesi” ile aile hukuku birleştirilmeye çalışılmış, ancak bu kararname gelen tepkiler üzerine 19 Haziran 1919’da yürürlükten kaldırılmıştır.

Milli Mücadele ve Lozan Antlaşması

Milli Mücadele yılları, cemaatler için bir yol ayrımı olmuştur. Rum ve Ermeni patrikhaneleri işgalcilerle iş birliği yaparken, “Hahambaşılık ve Süryani Patrikliği” Milli Mücadele’ye destek vererek bu mücadelenin “gayrimüslim aleyhtarı bir faaliyet olmadığını” göstermiştir. Rum ve Ermeni patrikhaneleri arasındaki iş birliği ise “Yunan ordusunun Anadolu’da başarısız olması” ile son bulmuştur. Bu sürecin sonunda imzalanan Lozan Antlaşması’nda azınlıkların statüsü yeniden belirlenmiştir. Antlaşmanın “Azınlıkların Korunması” başlığı altındaki maddelerine göre, Türkiye’de azınlık statüsü etnik kökene değil, “dinî kimliğe” (gayrimüslim olma esasına) dayandırılmıştır. Azınlıklara kendi dillerinde eğitim veren okullar kurma hakkı tanınmış, ancak bu okullarda “Türkçe’nin zorunlu ders olması” şart koşulmuştur. Rum Patrikhanesi’nin İstanbul’da kalmasına ise, tüm “siyasi yetkilerinden arındırılarak sadece dinî işlerle ilgilenmesi” şartıyla izin verilmiştir.

Cumhuriyet Döneminde Cemaatler ve Kurumları

Cumhuriyet döneminde cemaatler, yeni rejime uyum sağlama süreçleri yaşamıştır.

Yahudi Cemaati: “Laiklik” ilkesini benimseyerek yeni rejime tam uyum göstermişlerdir. Moiz Kohen (Tekin Alp) gibi aydınları Türkleşme politikalarını savunurken, Hahambaşı Vekili Moşe Bejerano azınlık söyleminin Türkiye aleyhine kullanıldığını belirtmiştir. Cemaat, 1931-1952 yılları arasında seçilmiş bir hahambaşı olmadan, “vekil hahambaşılar” tarafından yönetilmiştir. Cemaatin dinî mahkemelerine ise “Bet-din” adı verilir.

Rum Cemaati: 1926 Medeni Kanunu’nun kabulüyle, Lozan’da tanınan “aile hukuku haklarından” feragat etmiştir. 1964’te Kıbrıs sorunu nedeniyle “İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Mukavelesi’nin feshi”, İstanbul’daki birçok Yunan vatandaşı Rum’un sınır dışı edilmesine yol açmıştır. “Heybeliada Ruhban Okulu” ise 1971’de “Özel Yüksek Okulların Devletleştirilmesi” ile ilgili kanun kapsamında kapatılmış olup, Patrikhanenin yeniden açılmasını istemesindeki temel neden “kendi din adamlarını yetiştirme” ihtiyacıdır.

Ermeni Cemaati: Milli Mücadele’nin zaferinden sonra Patrik Zaven Efendi, strateji değiştirerek “Türklerle yeniden yakın ilişkiler kurmaya” çalışmıştır. Cemaat de aile hukuku haklarından feragat etmiştir. 1960 darbesi sonrası yapılan değişiklikle cemaat idaresinde “ruhaniler tamamen yönetimi devralmış”, Patrik Mesrob Mutafyan’ın hastalığı sonrasında yaşanan idari krize ise “Başepiskopos Aram Ateşyan’ın Patrik Genel Vekili olarak atanmasıyla” bir çözüm bulunmuştur.

Süryani Cemaati: Lozan’da azınlık olarak tanınmadıkları için en büyük sorunları, “din ve dil eğitimlerinin gayriresmi okullarla sınırlı kalması” olmuştur.

Sonuç

20. yüzyıl, Türkiye’deki gayrimüslimlerin ve kurumlarının statüsünün yeniden tanımlandığı bir dönem olmuştur. “Varlık Vergisi” gibi II. Dünya Savaşı sırasındaki olağanüstü uygulamalar ve misyonerlerin “eğitim ve sağlık alanlarındaki” faaliyetleri gibi dış etkenler de bu süreci etkilemiştir. “Bulgar Eksarh Vekilliği”nin 1945’te resmen sonlandırılmasından, “Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin” Kayseri’de kurulmasına kadar her bir olay, bu karmaşık ve çok katmanlı dönüşümün bir parçasını oluşturmuştur.

@lolonolo_com

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Büt

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Büt

1. Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde Türkiye’nin azınlık politikalarına etki eden temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

A) Osmanlı Devleti’nden kalan hukuki düzenlemeler
B) Millî Mücadele sırasında Rum Patrikhanesi’nin faaliyetleri
C) Lozan Antlaşması’nın hükümleri
D) Batılı devletlerin baskıları
E) Azınlıkların ekonomik gücü

Cevap : B) Millî Mücadele sırasında Rum Patrikhanesi’nin faaliyetleri

Açıklama : Millî Mücadele yıllarında Fener Rum Patrikhanesi’nin işgal güçleriyle iş birliği yapması ve ayrılıkçı emelleri desteklemesi, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin azınlık kurumlarına karşı derin bir güvensizlik duymasına ve güvenlik odaklı politikalar izlemesine neden olmuştur.

2. Hukuk­ı Âile Kararnamesi hangi yıl çıkarılmıştır?

A) 1915
B) 1913
C) 1916
D) 1914
E) 1917

Cevap : E) 1917

Açıklama : Osmanlı Devleti’nde aile hukuku alanında birliği sağlamayı amaçlayan ve gayrimüslim cemaatlerin tepkisini çeken Hukuk-ı Âile Kararnamesi, 1917 yılında İttihat ve Terakki hükümeti tarafından çıkarılmıştır.

3. Misyonerlerin Osmanlı Devleti’ndeki faaliyetlerinin dinî amaçlarla sınırlı kalmadığı belirtilmiştir. Misyonerlerin özellikle hangi alanlarda toplumsal hizmet sunarak yerel halkın desteğini kazanmaya çalıştıkları vurgulanmıştır?

A) Sadece dinî hizmetlerde
B) Eğitim ve sağlık alanlarında
C) Ticaret ve sanayi alanlarında
D) Askerî alanlarda
E) Yalnızca eğitim alanında

Cevap : B) Eğitim ve sağlık alanlarında

Açıklama : Misyonerler, dini propagandalarını daha etkili kılmak için halkın temel ihtiyaçlarına yönelmişler ve ülke genelinde kurdukları modern okullar, hastaneler ve klinikler aracılığıyla nüfuzlarını artırmışlardır.

4. Cumhuriyet döneminde Yahudi aydınları arasında Türkleşme politikalarını savunan ünlü isim aşağıdakilerden hangisidir?

A) Haim Moşe Bejerano
B) İshak Haleva
C) Haim Nahum
D) Rafael David Saban
E) Moiz Kohen (Tekin Alp)

Cevap : E) Moiz Kohen (Tekin Alp)

Açıklama : Yahudi cemaati içinden çıkan en ateşli Türk milliyetçilerinden biri olan Moiz Kohen, sonradan Munis Tekinalp adını almış ve “Türkleştirme” üzerine yazdığı eserlerle bu politikanın en önemli ideologlarından biri olmuştur.

5. Ermeni Patriği Zaven Efendi, işgallerin sona ermesiyle birlikte hangi stratejiye yönelmiştir?

A) Bağımsız bir Ermeni devleti kurmak
B) İtilaf Devletleri ile çatışmaya girmek
C) Türklerle yeniden yakın ilişkiler kurmaya çalışmak
D) Osmanlı Devleti ile müzakere yürütmek
E) Yunanistan ile iş birliğini sürdürmek

Cevap : C) Türklerle yeniden yakın ilişkiler kurmaya çalışmak

Açıklama : Milli Mücadele’nin zaferi ve İtilaf Devletleri’nin çekilmesiyle siyasi hedeflerinin imkansızlaştığını anlayan Patrik Zaven Efendi, Türkiye’de kalan Ermeni cemaatinin geleceğini güvence altına almak için Ankara’daki yeni hükümetle uzlaşma ve iyi ilişkiler kurma yolunu seçmiştir.

6. 1964 yılında Türkiye’de Rum nüfusunun azalmasında aşağıdakilerden hangisi etkili olmuştur?

A) Heybeliada Ruhban Okulu’nun kapatılması
B) Kıbrıs sorunu
C) İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Mukavelesi’nin feshi
D) 1960 Darbesi
E) Lozan Antlaşması

Cevap : C) İkamet, Ticaret ve Seyrisefain Mukavelesi’nin feshi

Açıklama : 1964’teki Kıbrıs olayları nedeniyle Türkiye, Yunanistan ile 1930’da imzaladığı ve Yunan vatandaşlarına Türkiye’de serbestçe ikamet ve çalışma hakkı tanıyan bu anlaşmayı feshetmiştir. Bu karar, İstanbul’da yaşayan ve mübadele kapsamı dışında olan binlerce Yunan vatandaşı Rum’un sınır dışı edilmesine yol açmıştır.

7. II. Abdülhamit döneminde gayrimüslim millet nizamnameleri ile ilgili tartışmalar yaşanmasının başlıca nedenlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Osmanlı Devleti’nin ekonomik sıkıntıları
B) II. Abdülhamit’in bu nizamnameleri devlet egemenliğine aykırı görmesi
C) Nizamnamelerin dinî liderlerin otoritesini güçlendirmesi
D) Gayrimüslim toplulukların devlete sadakatini artırma çabası
E) Nizamnamelerin Batılı devletlerin taleplerini karşılamaması

Cevap : B) II. Abdülhamit’in bu nizamnameleri devlet egemenliğine aykırı görmesi

Açıklama : Mutlakiyetçi bir yönetim anlayışına sahip olan Sultan II. Abdülhamit, Tanzimat döneminde çıkarılan ve gayrimüslim cemaatlere geniş özerklik ve kendi kendilerini yönetme hakkı (özellikle sivil meclisler aracılığıyla) tanıyan bu nizamnameleri, merkezi otoritesini ve devletin egemenliğini zayıflatan unsurlar olarak görmüş ve uygulamalarını askıya almıştır.

8. Lozan Antlaşması’nın imzalanmasına göre Türkiye’de azınlık statüsü aşağıdakilerden hangisine dayanıyordu?

A) Etnik köken
B) Cinsiyet
C) Dil farklılığı
D) Dinî kimlik
E) Sosyal sınıf

Cevap : D) Dinî kimlik

Açıklama : Lozan Antlaşması’nın “Azınlıkların Korunması” başlıklı bölümündeki maddeler, etnik köken veya dil ayrımına değil, “gayrimüslim” (non-Moslem) olma esasına dayanmaktadır. Bu nedenle Türkiye’de azınlık statüsü hukuken dinî kimlik temelinde tanımlanmıştır.

9. “Arslanyan Meselesi” olarak adlandırılan ve Ermeni Patrikhanesi içinde yaşanan çatışmaların temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A) Lozan Antlaşması’na karşı çıkanların sayısının artması
B) Ruhanîlerin patrik seçiminde tamamen etkisiz kalması
C) Medeni Kanun’un uygulanmasıyla ilgili tartışmalar
D) Patrik seçimi sürecinin gecikmesi ve idari çatışmaların ortaya çıkması
E) Patrikhanenin tamamen kapatılması yönündeki talepler

Cevap : D) Patrik seçimi sürecinin gecikmesi ve idari çatışmaların ortaya çıkması

Açıklama : Patrik Mesrob Mutafyan’ın hastalanması sonrası yeni bir patrik seçilememesi, cemaat içinde Patrik Genel Vekili’nin yetkileri ve idari boşluğun nasıl doldurulacağı konusunda uzun süren hukuki ve idari çatışmalara yol açmıştır.

10. Cumhuriyet’e geçiş sonrası Ermeni Patrikhanesi’nin devlete uyum sağlamak için attığı önemli adımlardan biri aşağıdakilerden hangisidir?

A) Patrikliğin yetkilerini genişletmek amacıyla çalışmalar yapması
B) Patrikhane binasını başka bir yere taşımak
C) Ermenilerle Müslümanlar arasında resmî bir iş birliği anlaşması imzalamak
D) Lozan Antlaşması’nda tanınan aile hukukuna dair haklardan feragat etmesi
E) Lozan Antlaşması’ndan çekilmek istemesi

Cevap : D) Lozan Antlaşması’nda tanınan aile hukukuna dair haklardan feragat etmesi

Açıklama : 1926’da Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesinin ardından Ermeni cemaati de, Yahudi ve Rum cemaatleri gibi, Lozan’da kendilerine tanınan aile hukuku (evlenme, boşanma vb.) alanındaki özel statüden feragat ederek Türk kanunlarına tabi olmayı kabul etmiştir.

@lolonolo_com

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Büt

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Büt

11. Bulgar Eksarh Vekilliği Türkiye’de resmî olarak ne zaman sonlandırılmıştır?

A) 1923 yılında
B) 1933 yılında
C) 1960 yılında
D) 1957 yılında
E) 1945 yılında

Cevap : E) 1945 yılında

Açıklama : II. Dünya Savaşı’nın ardından Bulgaristan’da komünist bir rejimin kurulması ve Türkiye ile ilişkilerin gerilmesi üzerine, bir dış gücün temsilcisi olarak görülen Bulgar Eksarhlığı’nın İstanbul’daki vekilliği 1945 yılında resmen kapatılmıştır.

12. Lozan Antlaşması’na göre elde ettikleri azınlık hakları çerçevesinde Rumlar Cumhuriyet’in ilanı sonrası hangi kanunun hükümlerinden feragat etmiştir?

A) Aile hukuku hakları
B) Dinî haklar
C) Ekonomik haklar
D) Vakıf hakları
E) Eğitim hakları

Cevap : A) Aile hukuku hakları

Açıklama : 1926’da Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, Rum cemaati de diğer azınlıklar gibi Lozan’da kendilerine tanınan evlenme, boşanma ve miras gibi aile hukuku alanındaki yargısal imtiyazlarından feragat ederek Türk hukuk sistemine dahil olmayı kabul etmiştir.

13. Cumhuriyet döneminde Süryanilerin resmî statüde azınlık okulu açamamaları nasıl bir problem yaratmıştır?

A) Dinî eğitimle ilgili yasal düzenlemelere uymamaları
B) Din ve dil eğitiminin gayr-i resmî okullarla sınırlı kalması
C) Devlet okullarında din eğitimi alamamaları
D) Süryani gençlerinin yurt dışına göç etmesi
E) Süryani çocuklarının askerlikten muaf tutulması

Cevap : B) Din ve dil eğitiminin gayr-i resmî okullarla sınırlı kalması

Açıklama : Lozan’da azınlık olarak tanınmadıkları için Süryaniler, Rum, Ermeni ve Yahudiler gibi kendi resmi okullarını kuramamışlardır. Bu durum, Süryanice dil ve din eğitiminin sadece kilise ve manastırlarda, yani gayriresmi bir çerçevede sürdürülmesine neden olmuştur.

14. Hahambaşılık ve Süryani Patrikliği, Millî Mücadele’ye destek vererek hangi hususun haklılığını göstermişlerdir?

A) İngiliz desteği almak
B) Hristiyan ittifakını güçlendirmek
C) Azınlıkların haklarını artırmak
D) Yahudilerin bağımsızlığını sağlamak
E) Millî Mücadele’nin gayrimüslim aleyhtarı bir faaliyet olmadığı

Cevap : E) Millî Mücadele’nin gayrimüslim aleyhtarı bir faaliyet olmadığı

Açıklama : Rum ve Ermeni patrikhanelerinin aksine, Yahudi ve Süryani cemaatlerinin Milli Mücadele’ye verdikleri destek, Türk bağımsızlık savaşının belirli bir dine veya gruba karşı değil, işgalci güçlere karşı yürütülen bir vatan savunması olduğunu göstermesi açısından önemlidir.

15. Bedel­i askerî uygulamasının kapsamı ve bu uygulamanın cizye ile olan bağlantısı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bedel-i askerî, gayrimüslimlerin askerlik hizmetinden muaf tutulmaları karşılığında devlete ödedikleri bir vergi olup, aslında cizyenin farklı bir isimle devamıdır.
B) Bedel-i askerî, Osmanlı Devleti’nin asker ihtiyacını karşılamak için başlattığı bir reformdur ve gayrimüslimlere askerlik zorunluluğu getirmiştir.
C) Bedel-i askerî, yalnızca Osmanlı’nın doğu vilayetlerinde uygulanan bir vergi olup, cizye ile ilgisi yoktur.
D) Bedel-i askerî, Müslüman vatandaşların askeri hizmet yapmamaları karşılığında ödediği bir vergidir ve cizye ile aynı anlama gelmemektedir.
E) Bedel-i askerî, yabancıların askerî vergilerden muaf tutulmalarını sağlayan bir düzenlemedir.

Cevap : A) Bedel-i askerî, gayrimüslimlerin askerlik hizmetinden muaf tutulmaları karşılığında devlete ödedikleri bir vergi olup, aslında cizyenin farklı bir isimle devamıdır.

Açıklama : Islahat Fermanı ile cizye kaldırılıp gayrimüslimlere askerlik yükümlülüğü getirilince, bu yükümlülükten muaf olmak isteyen gayrimüslimlerden “bedel-i askerî” (askerlik bedeli) adıyla bir vergi alınmaya başlanmıştır. Bu, işlevsel olarak cizyenin devamı niteliğindeydi.

16. Lozan Antlaşması’nda azınlık haklarına dair maddeler hangi kısımda yer almıştır?

A) Ekonomik düzenlemeler kısmında
B) Sınır düzenlemeleri bölümünde
C) Azınlıkların korunması başlığı altında
D) Eğitim reformları bölümünde
E) Savaş tazminatları kısmında

Cevap : C) Azınlıkların korunması başlığı altında

Açıklama : Lozan Antlaşması’nın I. Kısmının III. Bölümü (37-45. maddeler), “Azınlıkların Korunması” (Protection of Minorities) başlığını taşımakta ve Türkiye’deki gayrimüslim azınlıkların haklarını detaylandırmaktadır.

17. Cumhuriyet dönemi azınlık politikaları hangi kavram üzerine inşa edilmiştir?

A) Güvenlik ve kontrol
B) Azınlıkların entegrasyonu
C) Eğitim ve kültür
D) Eşitlik ve haklar
E) Ekonomik büyüme

Cevap : A) Güvenlik ve kontrol

Açıklama : Yeni kurulan Cumhuriyet, Milli Mücadele ve öncesindeki olumsuz tecrübeler nedeniyle, ulus-devletin bütünlüğünü ve güvenliğini her şeyin önünde tutmuş; bu nedenle azınlık kurumları ve faaliyetleri üzerinde sıkı bir kontrol ve denetim mekanizması kurmuştur.

18. Papa Eftim, Türk Ortodoks Patrikhanesi’ni kurarken hangi sebeple İstanbul Rum Patrikhanesi’ne karşı çıkmıştır?

A) Patrikhanenin Latin Kilisesi ile birleşme girişimleri nedeniyle
B) Patrikhanenin Anadolu’daki Rumları koruyamaması nedeniyle
C) Patrikhanenin sadece dinî meselelerle ilgilenmesi gerektiğini savunduğu için
D) Patrikhanenin Yunan işgaliyle iş birliği yapması nedeniyle
E) Patrikhanenin Osmanlı Devleti’ne bağlı kalması nedeniyle

Cevap : D) Patrikhanenin Yunan işgaliyle iş birliği yapması nedeniyle

Açıklama : Papa Eftim’in Fener Rum Patrikhanesi’ne karşı en temel ve sert muhalefeti, Patrikhanenin Milli Mücadele sırasında Yunan işgalini desteklemesi, Yunan milliyetçiliğinin (Megali İdea) bir aracı haline gelmesi ve Türkiyeli Ortodoksların çıkarlarına aykırı hareket etmesidir.

19. Yahudi toplumu içinde cemaatin dinî işleriyle ilgilenen mahkeme aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sinod
B) Cismânî Meclis
C) Bet-din
D) Ruhanî Meclis
E) Meclis-i Umumi

Cevap : C) Bet-din

Açıklama : Bet-din (veya Beth Din), Yahudi hukukuna (Halakha) göre evlenme, boşanma, miras gibi konularda karar veren geleneksel hahamlar mahkemesidir.

20. Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin kurulması hangi şehirde ilan edilmiştir?

A) Kayseri
B) İzmir
C) Ankara
D) İstanbul
E) Trabzon

Cevap : A) Kayseri

Açıklama : Bağımsız bir Türk Ortodoks Patrikhanesi kurulması kararı, Papa Eftim’in öncülüğünde 21 Eylül 1922’de Kayseri’de toplanan Anadolu Türk Ortodoksları Kongresi’nde alınmış ve tüm dünyaya ilan edilmiştir.

@lolonolo_com

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları

20. Yüzyıl Türkiye’sinde Gayrimüslimler ve Kurumları 2025 Büt

Editor

Editör