LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Anadolu AÖF » ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1
Anadolu AöfAöfÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1 Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Anadolu AÖF » ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1

#1. İşgücü ve işgücü içerisindeki farklı statü dağılımları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : C) Belirli statülerin varlığı ve gösterdiği dağılım, tarihsel dönemler ve koşullar hakkında bilgi verir.
Açıklama : İşgücü statüleri zamanla ve toplumlarla değişir. Dolayısıyla, bir toplumdaki statülerin dağılımına bakarak o toplumun hangi **tarihsel aşamada** (tarım toplumu, sanayi toplumu vb.) olduğunu anlayabiliriz.

#2. Tarih araştırmalarında kuram ve kuramla olgular arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : A) Olayları neden-sonuç ilişkisi içinde açıklamak, ancak bir kuram sayesinde ve kuramın sağladığı bakış açısıyla mümkün olabilir.
Açıklama : Tarih, sadece olguların yığını değildir. Olguları bir araya getirip anlamlı bir bütün oluşturmak ve **neden-sonuç ilişkilerini kurmak** için bir **kuramsal çerçeveye** (teoriye) ihtiyaç vardır.

#3. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin kurumsallaşmasında devletin üstlendiği rollerden biri değildir?

Cevap : E) Farklı sektörlerde geçerli olacak çalışma sürelerini ve çalışma karşılığında ödenecek ücret tutarını belirleme
Açıklama : Devlet asgari ücret gibi minimum standartları belirler (B), ancak her sektör ve işyeri için fiili ücret tutarını ve çalışma sürelerini tek tek **belirlemez**. Bu belirleme, toplu pazarlığa bırakılır.

#4. Tarihsel çalışmalarda yapılan dönemleştirmeler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D) Belirli bir alanda yapılan dönemleştirmenin, toplumsal yaşamın bir bütün olması nedeniyle, toplumsal hayatın diğer alanlarındaki dönemleştirmelerle çakışması gereklidir.
Açıklama : Dönemleştirme (periodizasyon) bir analiz aracıdır. Farklı toplumsal alanların (iktisat, siyaset, çalışma ilişkileri) kendi iç dinamikleri olduğu için, bir alandaki dönemleştirmenin diğer bir alanla **birebir çakışması zorunlu değildir**.

#5. Çalışma ilişkileri tarihinin temel kavramları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : E) İşgücü, başkasına ait bir işte, ücret veya maaş karşılığı çalışanları niteleyen bir kavramdır.
Açıklama : İşgücü (aktif nüfus), bir ülkedeki nüfusun üretici durumda bulunan ve iktisadi faaliyete katılan kısmının tamamını kapsar. İşgücü sadece ücretlilerden oluşmaz; işveren, kendi hesabına çalışan ve ücretsiz aile işçisi gibi dört temel statüyü barındırır. E şıkkındaki tanım sadece **”ücretliler”** grubunu anlatmaktadır, bu yüzden “işgücü”nün genel tanımı olarak yanlıştır/eksiktir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Kurumlar ve kurumsallaşma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : B) Kurumsallaşmanın sağlanabilmesi için ilgili alanın hukuki mevzuatla düzenlenmiş olması gereklidir.
Açıklama : Kurumsallaşma için mutlaka yazılı bir yasa (**hukuki mevzuat**) şart değildir. Bir uygulama, toplum veya taraflar tarafından kabul edilip yerleşmişse (fiili durum/de facto), yasal düzenleme olmadan da kurumsallaşmış sayılabilir.

#7. “Olgular ve belgeler, kendi başlarına tarihi oluşturmazlar” diyen bir tarihçinin yaklaşımına uygun düşen ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Tarih, tarihî anlamlılık terimiyle yapılan bir seçme sürecidir.
Açıklama : Tarih, geçmişteki tüm olayların yığılması değil, tarihçinin bu olaylar arasından **”tarihsel önemi”** olanları seçip ayıklaması ve yorumlaması sürecidir.

#8. Tarih ve tarihin olguları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D) Tarihçi açısından tarihin olguları arasında herhangi bir önem ve etki farklılığı söz konusu değildir.
Açıklama : Tarihçi, sonsuz sayıdaki geçmiş olgu arasından toplumsal sonuçları ve etkileri bakımından **önemli olanları seçer** ve bunları “tarihsel olgu” olarak niteler. Bu nedenle olgular arasında ciddi bir önem ve etki farkı gözetilir.

#9. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin taraflarının, çalışma ilişkileri dışındaki etkinliklerinin esas ve dolaysız amacını oluşturur?

Cevap : B) Çalışma ilişkileri sisteminin kurallarını, kendi etkinlik ve özgürlük alanlarını genişletmeye yönelik bir biçimde değiştirmek
Açıklama : Sendikalar ve işveren örgütleri, sistem dışı etkinliklerini (siyasetle ilişki, baskı grubu olma vb.) kullanarak temel olarak **çalışma ilişkileri sisteminin yasal çerçevesini ve kurallarını kendi lehlerine değiştirmeyi** amaçlarlar.

#10. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin kurumsallaşmasının temel unsurlarından biri değildir?

Cevap : A) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasında bireysel iş sözleşmelerinin yapılabiliyor olması
Açıklama : Çalışma ilişkileri tarihinin incelediği **kurumsallaşma** süreci, bireysel ilişkilerden ziyade **toplu iş ilişkilerine** (kolektif yapıya) odaklanır. Bireysel iş sözleşmesi bu kolektif kurumsallaşma sürecinin ayırt edici bir aşaması değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1
Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1
Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1 Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

Çalışma İlişkileri Tarihi: Temel Kavramlar ve Yöntem Sorunları

Giriş

Çalışma ilişkileri tarihi, sadece olayların kronolojik sıralaması değil, emek ve sermaye arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimini, kurumsallaşmasını ve devletin bu süreçteki rolünü inceleyen bir disiplindir. Bu ünitede işgücü, tarihsel olgu, kuram-olgu ilişkisi ve kurumsallaşma kavramları ele alınmaktadır.

1. İşgücü ve Statü Kavramları

  • İşgücü (Aktif Nüfus): Bir ülkedeki nüfusun iktisadi faaliyete katılan kısmıdır. Sadece fiilen çalışanları değil, iş arayanları da kapsar.
  • İşgücünün Bileşenleri: İşgücü sadece “ücretlilerden” (işçilerden) oluşmaz. Dört temel statüyü içerir:
    1. Ücretliler
    2. İşverenler
    3. Kendi hesabına çalışanlar
    4. Ücretsiz aile işçileri
  • Tarihsellik: İşgücü içindeki statüler evrensel veya durağan değildir. Tarihsel dönemlere göre değişim gösterir (Örn: Tarım toplumunda ücretsiz aile işçiliği yaygınken, sanayi toplumunda ücretli çalışma yaygındır).

2. Tarih Metodolojisi: Olgu ve Kuram

Tarih, geçmişteki her olayın rastgele yığılması değildir.

  • Tarihsel Olgu: Tarihçi, “geçmişin olguları” arasından toplumsal etkisi olanları seçer ve bunlara “tarihsel olgu” der. Tüm olgular eşit önemde değildir.
  • Kuramın Rolü: Olgular kendi başlarına konuşmazlar. Neden-sonuç ilişkisi kurmak için bir kurama (teoriye) ihtiyaç vardır. E.H. Carr’a göre tarih, bir seçme ve yorumlama sürecidir.
  • Dönemleştirme: Bir analiz aracıdır. Toplumsal yaşam bir bütün olsa da, farklı alanların (siyaset, ekonomi, çalışma ilişkileri) dönemleştirmeleri birebir çakışmak zorunda değildir.

3. Çalışma İlişkilerinin Kurumsallaşması

Kurumsallaşma, bir sosyal kalıbın yerleşmesidir. Hukuki mevzuat (yasa) her zaman ön şart değildir; fiili (de facto) durumlar da kurumsallaşmayı sağlayabilir. Kurumsallaşmanın Temel Unsurları:

  • Örgütlenme (Sendikalaşma)
  • Tanıma ve Toplu Pazarlık
  • Uyuşmazlık Çözüm Yolları
  • Grev ve Lokavt (Mücadele araçları)

Not: Bireysel iş sözleşmeleri, bu kolektif kurumsallaşma sürecinin bir unsuru değildir.

4. Devletin Rolü ve Tarafların Amacı

  • Devlet: Hukuksal çerçeveyi çizer, asgari standartları belirler ve kamu işvereni olarak rol oynar. Ancak devlet, her sektör için ücret ve çalışma sürelerini tek tek belirlemez; bunu piyasaya ve pazarlığa bırakır.
  • Taraflar (Sendikalar/İşverenler): Sistem dışı etkinliklerinin (siyaset vb.) temel amacı, oyunun kurallarını kendi lehlerine değiştirmek ve özgürlük alanlarını genişletmektir.
@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1 Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1 Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

1. Çalışma ilişkileri tarihinin temel kavramları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Bir ülkedeki nüfusun üretici durumda bulunan, iktisadi faaliyete katılan kısmına işgücü denir.
B) İşgücü içerisinde yer alan kişiler ya fiilen çalışmaktadırlar ya da aktif biçimde iş aramaktadırlar.
C) İşgücü kavramı yerine, aynı anlama gelmek üzere aktif nüfus ve faal nüfus kavramları da kullanılabilmektedir.
D) İşgücü içerisinde yer alan kişiler, statüleri itibariyle birbirinden farklılık göstermektedir.
E) İşgücü, başkasına ait bir işte, ücret veya maaş karşılığı çalışanları niteleyen bir kavramdır.

Cevap : E) İşgücü, başkasına ait bir işte, ücret veya maaş karşılığı çalışanları niteleyen bir kavramdır.

Açıklama : İşgücü (aktif nüfus), bir ülkedeki nüfusun üretici durumda bulunan ve iktisadi faaliyete katılan kısmının tamamını kapsar. İşgücü sadece ücretlilerden oluşmaz; 1. Ücretliler (İşçiler), 2. İşverenler, 3. Kendi hesabına çalışanlar ve 4. Ücretsiz aile işçileri olmak üzere dört temel statüyü barındırır. E şıkkındaki tanım sadece “ücretliler” grubunu anlatmaktadır, bu yüzden “işgücü”nün genel tanımı olarak yanlıştır/eksiktir.

2. İşgücü ve işgücü içerisindeki farklı statü dağılımları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) İşgücü içerisindeki statü kategorileri mutlak ve durağandır.
B) İşgücü içerisindeki statü kategorileri evrenseldir.
C) Belirli statülerin varlığı ve gösterdiği dağılım, tarihsel dönemler ve koşullar hakkında bilgi verir.
D) İnsanlık tarihi boyunca işgücü; ücretliler, işverenler, bağımsız çalışanlar ve ücretsiz aile işçileri olmak üzere dört kategoriden oluşmuştur.
E) İşgücü içerisindeki statü kategorileri tarihsel süreç içerisinde değişime uğramaz.

Cevap : C) Belirli statülerin varlığı ve gösterdiği dağılım, tarihsel dönemler ve koşullar hakkında bilgi verir.

Açıklama : İşgücü statüleri mutlak, evrensel veya durağan değildir (A, B ve E şıkları yanlıştır). Tarihin farklı dönemlerinde farklı statüler (örneğin feodal dönemde serfler ve beyler) baskın olmuştur. Günümüzdeki 4’lü ayrım (ücretli, işveren, kendi hesabına, ücretsiz aile işçisi) modern sanayi toplumlarına özgüdür (D şıkkı yanlıştır). Dolayısıyla, bir toplumdaki statülerin dağılımına bakarak o toplumun hangi tarihsel aşamada (tarım toplumu, sanayi toplumu vb.) olduğunu anlayabiliriz.

3. Tarih ve tarihin olguları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Aynı tarihsel olgu, değişik bilim dalları için farklı önem derecelerine sahip olabilir.
B) Bir bilim dalının ilgi alanına giren tarihsel olgular, farklı önem ve etki derecelerine sahiptir.
C) Tarih, geçmişin olguları ile ilgilenir.
D) Tarihçi açısından tarihin olguları arasında herhangi bir önem ve etki farklılığı söz konusu değildir.
E) Tarihin olguları, mekâna bağlı bir ayrıştırmaya da tabi tutulurlar.

Cevap : D) Tarihçi açısından tarihin olguları arasında herhangi bir önem ve etki farklılığı söz konusu değildir.

Açıklama : Tarihçi için geçmişteki her olay aynı değerde değildir. Tarihçi, sonsuz sayıdaki geçmiş olgu arasından toplumsal sonuçları ve etkileri bakımından önemli olanları seçer ve bunları “tarihsel olgu” olarak niteler (Örneğin Sezar’ın nehri geçmesi tarihsel bir olgudur, sıradan birinin geçmesi değildir). Bu nedenle olgular arasında ciddi bir önem ve etki farkı gözetilir.

4. Tarih araştırmalarında kuram ve kuramla olgular arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Olayları neden-sonuç ilişkisi içinde açıklamak, ancak bir kuram sayesinde ve kuramın sağladığı bakış açısıyla mümkün olabilir.
B) Tarih, tek tek olguların ampirik olarak incelenmesi olduğu için kurama ihtiyaç duymaz.
C) Tarih, teorik genellemelere dayandığından, olgulara ihtiyaç duymaz.
D) Olgular ve belgeler kendi başlarına tarihi oluşturdukları için, tarih çalışmalarında kurama ihtiyaç duyulmaz.
E) Kuramlar, her yerde ve her toplum için, her zaman geçerli olan açıklamalardır.

Cevap : A) Olayları neden-sonuç ilişkisi içinde açıklamak, ancak bir kuram sayesinde ve kuramın sağladığı bakış açısıyla mümkün olabilir.

Açıklama : Olgular tek başlarına tarihi oluşturmazlar, “tarihçi olguları olmadan köksüz, olgular tarihçisiz anlamsızdır”. Olguları bir araya getirip anlamlı bir bütün oluşturmak ve neden-sonuç ilişkilerini kurmak için bir kuramsal çerçeveye (teoriye) ihtiyaç vardır. E şıkkı yanlıştır çünkü kuramlar her toplum ve zaman için mutlak geçerli şablonlar değildir; tarihçi kuramın tutsağı olmamalıdır.

5. “Olgular ve belgeler, kendi başlarına tarihi oluşturmazlar” diyen bir tarihçinin yaklaşımına uygun düşen ifade aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tarih, önemli-önemsiz ayrımı yapılmaksızın tarihsel olguların kronolojik olarak sıralanmasıdır.
B) Tarih, tarihî anlamlılık terimiyle yapılan bir seçme sürecidir.
C) Tarih, incelenen olgular üzerinde etkisi olsun ya da olmasın her türden belgenin gün ışığına çıkarılmasıdır.
D) Tarih, tarihçinin olgulara dair bir seçme ve ayrıştırma işlemi yapmasını gerektirmeyen bir bilim dalıdır.
E) Tarih, sınırsız sayıdaki olgu ve belgenin bir araya getirilmesidir.

Cevap : B) Tarih, tarihî anlamlılık terimiyle yapılan bir seçme sürecidir.

Açıklama : E.H. Carr’ın yaklaşımına göre tarih, geçmişteki tüm olayların yığılması değil, tarihçinin bu olaylar arasından “tarihsel önemi” olanları seçip ayıklaması ve yorumlaması sürecidir. Bu yüzden tarih, sadece kronolojik bir sıralama (A) veya belgeleme işi (C, E) değil, bilinçli bir seçme sürecidir.

6. Kurumlar ve kurumsallaşma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Kurumlar, sosyal kalıbın toplum koşulları içerisinde kristalleşmesidir.
B) Kurumsallaşmanın sağlanabilmesi için ilgili alanın hukuki mevzuatla düzenlenmiş olması gereklidir.
C) Kurumsallaşmanın özünde, farklı taraflar arasındaki belirli ilişkilerin bir yapı kazanması yatar.
D) İlgili taraflarca kabul görmeyen ve uygulanmayan hukuki düzenlemeler kurumsallaşma yaratmış sayılmaz.
E) Kurumsallaşma, hukuki alandan önce toplumsal alanda sağlanmış da olabilir.

Cevap : B) Kurumsallaşmanın sağlanabilmesi için ilgili alanın hukuki mevzuatla düzenlenmiş olması gereklidir.

Açıklama : Kurumsallaşma için mutlaka yazılı bir yasa (hukuki mevzuat) şart değildir. Bir uygulama, toplum veya taraflar tarafından kabul edilip yerleşmişse (fiili durum/de facto), yasal düzenleme olmadan da kurumsallaşmış sayılabilir (Örneğin İngiltere örneği). Hatta bazen yasa olsa bile (Örn: Borçlar Kanunu’ndaki umumi mukavele), toplumda karşılığı yoksa kurumsallaşma gerçekleşmeyebilir.

7. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin kurumsallaşmasının temel unsurlarından biri değildir?

A) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasında bireysel iş sözleşmelerinin yapılabiliyor olması
B) Çalışma ilişkilerinin taraflarının örgütlenmeleri ve bu örgütlenmelerin toplumsal boyutta kabul edilmiş olması
C) Çalışma ilişkilerinin taraflarının, birbirlerinin örgütlerini çalışma ilişkilerinin düzenlenmesinde işbirliği yapılacak kuruluşlar olarak tanıması
D) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümüne yardımcı olacak barışçı çözüm yollarının varlığının olması
E) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasındaki iş mücadelelerinin araçları olarak grev ve lokavtın kurumlaşmış olması

Cevap : A) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasında bireysel iş sözleşmelerinin yapılabiliyor olması

Açıklama : Çalışma ilişkileri tarihinin incelediği “kurumsallaşma” süreci, bireysel ilişkilerden ziyade toplu iş ilişkilerine (kolektif yapıya) odaklanır. Bu sürecin unsurları: 1. Örgütlenme (Sendika), 2. Tanıma ve Toplu Pazarlık, 3. Uyuşmazlık Çözümü, 4. Grev ve Lokavt’tır. Bireysel iş sözleşmesi ise bu kolektif kurumsallaşma sürecinin ayırt edici bir aşaması değildir.

8. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin kurumsallaşmasında devletin üstlendiği rollerden biri değildir?

A) Çalışma ilişkilerini kuşatan hukuksal çerçeveyi belirleme
B) İşçi ve işveren tarafları açısından uyulması zorunlu olan minimum (en az) standartlar belirleme
C) Devlete ait kuruluşlarda istihdam ettiği kişilerin işvereni olma
D) İktisadi ve sosyal alanlara ilişkin aldığı kararlarla çalışma ilişkileri sistemini dolaylı olarak etkileme
E) Farklı sektörlerde geçerli olacak çalışma sürelerini ve çalışma karşılığında ödenecek ücret tutarını belirleme

Cevap : E) Farklı sektörlerde geçerli olacak çalışma sürelerini ve çalışma karşılığında ödenecek ücret tutarını belirleme

Açıklama : Devlet asgari ücret gibi genel minimum standartları (B şıkkı) belirler ancak her sektör ve işyeri için fiili ücret tutarını ve çalışma sürelerini tek tek belirlemez. Bu belirleme, piyasa koşullarına ve taraflar arasındaki toplu pazarlığa bırakılır. Devlet kural koyucu (A), işveren (C) ve genel politika yapıcı (D) rollerini üstlenir.

9. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin taraflarının, çalışma ilişkileri dışındaki etkinliklerinin esas ve dolaysız amacını oluşturur?

A) Çalışma ilişkileri alanının dışındaki toplumsal sorunların çözümünde rol oynamak
B) Çalışma ilişkileri sisteminin kurallarını, kendi etkinlik ve özgürlük alanlarını genişletmeye yönelik bir biçimde değiştirmek
C) Çalışma ilişkilerinin diğer tarafının çalışma koşulları konusunda tavizler vermesini sağlamak
D) Çalışma ilişkileri sisteminin dışındaki kurumsallaşmanın, çalışma ilişkileri sistemi üzerindeki etkilerini ortadan kaldırmak
E) Çalışma süreleri ve ücret düzeyleri gibi konuların dolaysız bir şekilde devlet tarafından belirlenmesini sağlamak

Cevap : B) Çalışma ilişkileri sisteminin kurallarını, kendi etkinlik ve özgürlük alanlarını genişletmeye yönelik bir biçimde değiştirmek

Açıklama : Sendikalar ve işveren örgütleri, sistem dışı etkinliklerini (siyasetle ilişki, baskı grubu olma vb.) kullanarak siyasi karar alıcıları etkilemeye çalışırlar. Temel amaçları, çalışma ilişkileri sisteminin yasal çerçevesini ve kurallarını kendi lehlerine değiştirmek ve özgürlük alanlarını genişletmektir.

10. Tarihsel çalışmalarda yapılan dönemleştirmeler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Dönemleştirme yapma ihtiyacı, toplumsal tarihin çok uzun süreçleri kapsamasından kaynaklanır.
B) Dönemleştirme işlemi, toplumsal yaşamın bir bütün olması nedeniyle, incelenen alanın dışındaki alanlarla da bağlantılı bir biçimde yapılmaya çalışılmalıdır.
C) Dönemleştirme, gerçekliğin bizatihi kendisini ifade etmez ve çözümleme kolaylığı sağlamaya dönük bir soyutlamadır.
D) Belirli bir alanda yapılan dönemleştirmenin, toplumsal yaşamın bir bütün olması nedeniyle, toplumsal hayatın diğer alanlarındaki dönemleştirmelerle çakışması gereklidir.
E) Bir tarihsel çalışmada incelenen zaman diliminin nasıl dönemleştirileceği, incelemede benimsenen kuramsal yaklaşım tarafından da biçimlendirilir.

Cevap : D) Belirli bir alanda yapılan dönemleştirmenin, toplumsal yaşamın bir bütün olması nedeniyle, toplumsal hayatın diğer alanlarındaki dönemleştirmelerle çakışması gereklidir.

Açıklama : Dönemleştirme (periodizasyon) bir analiz aracıdır. Toplumsal yaşam bir bütün olsa da, iktisat, siyaset veya çalışma ilişkileri gibi farklı alanların kendi iç dinamikleri vardır. Bu nedenle bir alandaki dönemleştirmenin (örneğin siyasi tarih dönemleri) diğer bir alanla (örneğin iktisat tarihi) birebir örtüşmesi veya çakışması zorunlu değildir.

@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1 Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1 Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

1. Çalışma ilişkileri tarihinin temel kavramları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Bir ülkedeki nüfusun üretici durumda bulunan, iktisadi faaliyete katılan kısmına işgücü denir.
B) İşgücü içerisinde yer alan kişiler ya fiilen çalışmaktadırlar ya da aktif biçimde iş aramaktadırlar.
C) İşgücü kavramı yerine, aynı anlama gelmek üzere aktif nüfus ve faal nüfus kavramları da kullanılabilmektedir.
D) İşgücü içerisinde yer alan kişiler, statüleri itibariyle birbirinden farklılık göstermektedir.
E) İşgücü, başkasına ait bir işte, ücret veya maaş karşılığı çalışanları niteleyen bir kavramdır.

Cevap : E) İşgücü, başkasına ait bir işte, ücret veya maaş karşılığı çalışanları niteleyen bir kavramdır.

Açıklama : İşgücü (aktif nüfus), bir ülkedeki nüfusun üretici durumda bulunan ve iktisadi faaliyete katılan kısmının tamamını kapsar. Sadece ücretlileri değil; işverenleri, kendi hesabına çalışanları ve ücretsiz aile işçilerini de içerir. Başkasına ait bir işte ücret veya maaş karşılığı çalışanlar “ücretliler” (işçiler) kategorisini oluşturur, “işgücü”nün tamamını değil.

2. İşgücü ve işgücü içerisindeki farklı statü dağılımları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) İşgücü içerisindeki statü kategorileri mutlak ve durağandır.
B) İşgücü içerisindeki statü kategorileri evrenseldir.
C) Belirli statülerin varlığı ve gösterdiği dağılım, tarihsel dönemler ve koşullar hakkında bilgi verir.
D) İnsanlık tarihi boyunca işgücü; ücretliler, işverenler, bağımsız çalışanlar ve ücretsiz aile işçileri olmak üzere dört kategoriden oluşmuştur.
E) İşgücü içerisindeki statü kategorileri tarihsel süreç içerisinde değişime uğramaz.

Cevap : C) Belirli statülerin varlığı ve gösterdiği dağılım, tarihsel dönemler ve koşullar hakkında bilgi verir.

Açıklama : İşgücü statüleri mutlak ve evrensel değildir; tarihsel süreç içinde değişime uğrarlar. Örneğin feodal dönemde serfler ve beyler varken, sanayi toplumunda işçi ve işveren ayrımı belirginleşmiştir. Dolayısıyla statülerin dağılımı, o tarihsel dönemin koşullarını yansıtır.

3. Tarih ve tarihin olguları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Aynı tarihsel olgu, değişik bilim dalları için farklı önem derecelerine sahip olabilir.
B) Bir bilim dalının ilgi alanına giren tarihsel olgular, farklı önem ve etki derecelerine sahiptir.
C) Tarih, geçmişin olguları ile ilgilenir.
D) Tarihçi açısından tarihin olguları arasında herhangi bir önem ve etki farklılığı söz konusu değildir.
E) Tarihin olguları, mekâna bağlı bir ayrıştırmaya da tabi tutulurlar.

Cevap : D) Tarihçi açısından tarihin olguları arasında herhangi bir önem ve etki farklılığı söz konusu değildir.

Açıklama : Tarihçi için tüm olgular eşit öneme sahip değildir. Tarihçi, sayısız geçmiş olgu arasından toplumsal sonuçları ve etkileri bakımından önemli olanları “tarihsel olgu” olarak seçer ve ayırır. Diğerleri ise sıradan geçmiş olayları olarak kalır.

4. Tarih araştırmalarında kuram ve kuramla olgular arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Olayları neden-sonuç ilişkisi içinde açıklamak, ancak bir kuram sayesinde ve kuramın sağladığı bakış açısıyla mümkün olabilir.
B) Tarih, tek tek olguların ampirik olarak incelenmesi olduğu için kurama ihtiyaç duymaz.
C) Tarih, teorik genellemelere dayandığından, olgulara ihtiyaç duymaz.
D) Olgular ve belgeler kendi başlarına tarihi oluşturdukları için, tarih çalışmalarında kurama ihtiyaç duyulmaz.
E) Kuramlar, her yerde ve her toplum için, her zaman geçerli olan açıklamalardır.

Cevap : A) Olayları neden-sonuç ilişkisi içinde açıklamak, ancak bir kuram sayesinde ve kuramın sağladığı bakış açısıyla mümkün olabilir.

Açıklama : Olgular tek başlarına tarihi oluşturmazlar. Onları anlamlı bir bütün haline getirmek, neden-sonuç ilişkilerini kurmak ve yorumlamak için tarihçinin bir kuramsal çerçeveye (teoriye/bakış açısına) ihtiyacı vardır.

5. “Olgular ve belgeler, kendi başlarına tarihi oluşturmazlar” diyen bir tarihçinin yaklaşımına uygun düşen ifade aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tarih, önemli-önemsiz ayrımı yapılmaksızın tarihsel olguların kronolojik olarak sıralanmasıdır.
B) Tarih, tarihî anlamlılık terimiyle yapılan bir seçme sürecidir.
C) Tarih, incelenen olgular üzerinde etkisi olsun ya da olmasın her türden belgenin gün ışığına çıkarılmasıdır.
D) Tarih, tarihçinin olgulara dair bir seçme ve ayrıştırma işlemi yapmasını gerektirmeyen bir bilim dalıdır.
E) Tarih, sınırsız sayıdaki olgu ve belgenin bir araya getirilmesidir.

Cevap : B) Tarih, tarihî anlamlılık terimiyle yapılan bir seçme sürecidir.

Açıklama : E.H. Carr’ın da ifade ettiği gibi, tarih sadece olguların yığılması değil, tarihçinin bu olgular arasından anlamlı olanları seçip yorumlaması sürecidir.

6. Kurumlar ve kurumsallaşma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Kurumlar, sosyal kalıbın toplum koşulları içerisinde kristalleşmesidir.
B) Kurumsallaşmanın sağlanabilmesi için ilgili alanın hukuki mevzuatla düzenlenmiş olması gereklidir.
C) Kurumsallaşmanın özünde, farklı taraflar arasındaki belirli ilişkilerin bir yapı kazanması yatar.
D) İlgili taraflarca kabul görmeyen ve uygulanmayan hukuki düzenlemeler kurumsallaşma yaratmış sayılmaz.
E) Kurumsallaşma, hukuki alandan önce toplumsal alanda sağlanmış da olabilir.

Cevap : B) Kurumsallaşmanın sağlanabilmesi için ilgili alanın hukuki mevzuatla düzenlenmiş olması gereklidir.

Açıklama : Bir şeyin kurumsallaşması için mutlaka yazılı hukukla düzenlenmesi şart değildir. Toplumsal kabul ve uygulama ile fiili (de facto) bir kurumsallaşma da mümkündür. Hatta bazen yasal düzenleme olsa bile, toplumsal kabul görmediği için kurumsallaşma gerçekleşmeyebilir.

7. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin kurumsallaşmasının temel unsurlarından biri değildir?

A) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasında bireysel iş sözleşmelerinin yapılabiliyor olması
B) Çalışma ilişkilerinin taraflarının örgütlenmeleri ve bu örgütlenmelerin toplumsal boyutta kabul edilmiş olması
C) Çalışma ilişkilerinin taraflarının, birbirlerinin örgütlerini çalışma ilişkilerinin düzenlenmesinde işbirliği yapılacak kuruluşlar olarak tanıması
D) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümüne yardımcı olacak barışçı çözüm yollarının varlığının olması
E) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasındaki iş mücadelelerinin araçları olarak grev ve lokavtın kurumlaşmış olması

Cevap : A) Çalışma ilişkilerinin tarafları arasında bireysel iş sözleşmelerinin yapılabiliyor olması

Açıklama : Çalışma ilişkilerinin kurumsallaşması (endüstri ilişkileri sistemi bağlamında), bireysel ilişkilerden ziyade toplu iş ilişkilerinin kurumlarına (sendikalaşma, toplu pazarlık, grev-lokavt, uyuşmazlık çözümü) dayanır. Bireysel sözleşme bu kolektif kurumsallaşma sürecinin temel ayırt edici unsuru değildir.

8. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin kurumsallaşmasında devletin üstlendiği rollerden biri değildir?

A) Çalışma ilişkilerini kuşatan hukuksal çerçeveyi belirleme
B) İşçi ve işveren tarafları açısından uyulması zorunlu olan minimum (en az) standartlar belirleme
C) Devlete ait kuruluşlarda istihdam ettiği kişilerin işvereni olma
D) İktisadi ve sosyal alanlara ilişkin aldığı kararlarla çalışma ilişkileri sistemini dolaylı olarak etkileme
E) Farklı sektörlerde geçerli olacak çalışma sürelerini ve çalışma karşılığında ödenecek ücret tutarını belirleme

Cevap : E) Farklı sektörlerde geçerli olacak çalışma sürelerini ve çalışma karşılığında ödenecek ücret tutarını belirleme

Açıklama : Devlet asgari ücret gibi genel minimum standartları belirler, ancak her sektör için ödenecek fiili ücret tutarını doğrudan belirlemez; bu genellikle taraflar arası pazarlığa (toplu sözleşmelere) bırakılır.

9. Aşağıdakilerden hangisi çalışma ilişkilerinin taraflarının, çalışma ilişkileri dışındaki etkinliklerinin esas ve dolaysız amacını oluşturur?

A) Çalışma ilişkileri alanının dışındaki toplumsal sorunların çözümünde rol oynamak
B) Çalışma ilişkileri sisteminin kurallarını, kendi etkinlik ve özgürlük alanlarını genişletmeye yönelik bir biçimde değiştirmek
C) Çalışma ilişkilerinin diğer tarafının çalışma koşulları konusunda tavizler vermesini sağlamak
D) Çalışma ilişkileri sisteminin dışındaki kurumsallaşmanın, çalışma ilişkileri sistemi üzerindeki etkilerini ortadan kaldırmak
E) Çalışma süreleri ve ücret düzeyleri gibi konuların dolaysız bir şekilde devlet tarafından belirlenmesini sağlamak

Cevap : B) Çalışma ilişkileri sisteminin kurallarını, kendi etkinlik ve özgürlük alanlarını genişletmeye yönelik bir biçimde değiştirmek

Açıklama : Sendikalar ve işveren örgütleri, sistem dışı etkinliklerini (siyasi baskı grubu olma vb.) kullanarak, sistemin yasal ve kurumsal çerçevesini kendi lehlerine değiştirmeyi ve özgürlük alanlarını genişletmeyi hedeflerler.

10. Tarihsel çalışmalarda yapılan dönemleştirmeler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Dönemleştirme yapma ihtiyacı, toplumsal tarihin çok uzun süreçleri kapsamasından kaynaklanır.
B) Dönemleştirme işlemi, toplumsal yaşamın bir bütün olması nedeniyle, incelenen alanın dışındaki alanlarla da bağlantılı bir biçimde yapılmaya çalışılmalıdır.
C) Dönemleştirme, gerçekliğin bizatihi kendisini ifade etmez ve çözümleme kolaylığı sağlamaya dönük bir soyutlamadır.
D) Belirli bir alanda yapılan dönemleştirmenin, toplumsal yaşamın bir bütün olması nedeniyle, toplumsal hayatın diğer alanlarındaki dönemleştirmelerle çakışması gereklidir.
E) Bir tarihsel çalışmada incelenen zaman diliminin nasıl dönemleştirileceği, incelemede benimsenen kuramsal yaklaşım tarafından da biçimlendirilir.

Cevap : D) Belirli bir alanda yapılan dönemleştirmenin, toplumsal yaşamın bir bütün olması nedeniyle, toplumsal hayatın diğer alanlarındaki dönemleştirmelerle çakışması gereklidir.

Açıklama : Toplumsal yaşam bir bütün olsa da, her alanın (iktisat, siyaset, çalışma ilişkileri vb.) kendine özgü dinamikleri vardır. Bu yüzden bir alandaki dönemleştirme diğerleriyle birebir örtüşmek zorunda değildir.

@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1 Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 1 Temel Kavram ve Yöntem Sorunları

Anadolu Aöf Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Lisans çıkmış sınav soruları ve deneme sınavları

Editor

Editör