LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Anadolu AÖF » ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4
Anadolu AöfAöfÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4 Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946, İkinci Kısım: İş Kanunu ve Sonrası, Sosyal Güvenlik, Ücretler ve Diğer Çalışma Koşulları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » Anadolu AÖF » ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4

#1. Aşağıdakilerden hangisi 1936 tarihli İş Kanunu’nun çıkarılmasında etkili olan faktörlerden biri değildir?

Cevap : E) İşçi sendikalarının talepleri
Açıklama : 1936 İş Kanunu, işçi sınıfının örgütlü bir baskısı veya sendikaların talepleri sonucu değil; devletin tepeden inme bir yaklaşımla (paternalizm), rejimi koruma kaygısıyla ve devletçilik politikaları gereği çıkardığı bir yasadır. O dönemde siyasal iktidarı zorlayacak güçlü bir sendikal hareket söz konusu değildir.

#2. 1936 tarihli İş Kanunu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : B) Yasa, daha çok toplu iş ilişkilerine ilişkin düzenlemeler yapmaktadır ve bireysel iş ilişkilerine dair hükümleri istisnaidir.
Açıklama : 1936 İş Kanunu, toplu iş ilişkileri açısından yasakçı hükümler içerse de; yasanın maddelerinin büyük çoğunluğu iş sözleşmesi, çalışma süreleri, işçi sağlığı gibi **bireysel iş ilişkilerini** düzenlemeye ayrılmıştır. Dolayısıyla bireysel hükümlerin “istisnai” olduğu ifadesi yanlıştır.

#3. Aşağıdakilerden hangisi 1936 tarihli İş Kanunu’nun düzenlemelerinden biri değildir?

Cevap : E) Sendikaların faaliyetlerinin düzenlenmesi
Açıklama : 1936 İş Kanunu; grevi yasaklamış, zorunlu tahkim getirmiş ve sendikaların yerine “işçi temsilciliği”ni ikame etmiştir. Ancak yasa, **sendikaların** kurulması veya faaliyetleri hakkında herhangi bir düzenleme yapmamıştır.

#4. Aşağıdakilerden hangisi seferberlik nedeniyle emek arzında ortaya çıkan azalmayı ve işgücü açığını kapatmak amacıyla Milli Korunma Kanunu kapsamında başvurulan araçlardan biri değildir?

Cevap : E) Komşu ülkelerden Türkiye’ye yönelik işgücü göçünün teşvik edilmesi
Açıklama : İkinci Dünya Savaşı yıllarında uygulanan Milli Korunma Kanunu ile iç işgücü piyasasında zorunlu çalışma (mükellefiyet), uzun çalışma süreleri gibi sert önlemler alınmış; ancak yabancı işgücü ithali veya göç teşviki gibi bir politika izlenmemiştir.

#5. Aşağıdakilerden hangisi 1936 İş Kanunu’nun getirdiği “İşçi Temsilciliği” kurumunun özelliklerinden biridir?

Cevap : C) İşveren ile işçiler arasında diyaloğu sağlamak ve uyuşmazlıkları çözmekle görevli, bir tür “zorunlu ve güdümlü” temsilcilik mekanizmasıdır.
Açıklama : Sendikaların yasak olduğu bir ortamda, İK “İşçi Temsilciliği” kurumunu getirmiştir. Bu temsilciler işverenle işçi arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde rol alan, sistemin kontrolü altındaki bir mekanizmadır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. 1938 tarihli Cemiyetler Kanunu’nun çalışma ilişkileri alanına yönelik en önemli düzenlemesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Sınıf esasına veya adına dayanan cemiyetleri yasaklaması
Açıklama : 1938 Cemiyetler Kanunu, “sınıf, ırk, din ve mezhep” esasına dayalı cemiyet kurmayı yasaklayarak, işçi sınıfına dayalı örgütler olan **sendikaların** kurulmasını hukuken imkansız hale getirmiş ve Türkiye’de “sendika yasağı rejimi”ni başlatmıştır.

#7. Türkiye’de Çalışma Bakanlığı hangi yıl kurulmuştur?

Cevap : C) 1945
Açıklama : Çalışma ilişkilerinin gelişmesi ve devletin bu alandaki organizasyon ihtiyacının artması sonucunda **1945** yılında Çalışma Bakanlığı kurulmuş ve ilk Çalışma Bakanı Sadi Irmak olmuştur.

#8. Aşağıdakilerden hangisi 1936 İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakılan alanlardan biridir?

Cevap : C) Tarım işleri
Açıklama : 1936 İş Kanunu, sanayi ağırlıklı bir yasadır ve o dönemde nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan **tarım kesimini** (ayrıca deniz ve hava taşıma işlerini) kapsam dışında bırakmıştır.

#9. 1938 tarihli Cemiyetler Kanunu’nun çalışma ilişkileri açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisi olmuştur?

Cevap : B) Sınıf esasına dayalı cemiyet kurmayı yasaklayerek sendikalaşmayı fiilen engellemesi
Açıklama : 1938 Cemiyetler Kanunu, “sınıf, ırk, din, mezhep esasına dayalı cemiyet kurulmasını” yasaklamıştır. Bu hükümle, sınıf esasına dayanan örgütler olan **sendikaların** kurulması yasal olarak imkânsız hale gelmiştir.

#10. Türkiye’de sendika yasağı rejiminden sendika özgürlüğü rejimine hangi hukuksal düzenleme ile geçilmiştir?

Cevap : D) 1946 tarihli Cemiyetler Kanunu değişikliği
Açıklama : 1938’de getirilen “sınıf esasına dayalı cemiyet kurma yasağı”, 1946 yılında Cemiyetler Kanunu’nda yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Bu değişiklik, sendikaların kurulabilmesinin önünü açan ve özgürlükçü rejime geçişi sağlayan kilit adımdır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. 1936 İş Kanunu’na göre toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü için öngörülen mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Zorunlu Tahkim Sistemi (İl ve Yüksek Hakem Kurulları)
Açıklama : Grev ve lokavtın yasak olduğu bu sistemde, iş uyuşmazlıkları tarafların iradesiyle değil, devletin atadığı kurullar tarafından **zorunlu tahkim** yoluyla çözüme kavuşturulmuştur.

#12. 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu’nun genel niteliği ve getirdiği düzenlemeler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : C) Sendikal örgütlenmeyi serbest bırakmış ve teşvik etmiştir.
Açıklama : 1936 İş Kanunu, tek parti yönetiminin otoriter anlayışını yansıtır. Grev ve lokavtı yasaklamıştır. Sendikalar konusunda ise herhangi bir düzenleme yapmamış, hatta dolaylı olarak örgütlenmeyi engellemiştir.

#13. Aşağıdakilerden hangisi, 1936 tarihli İş Kanunu’nun kapsamı içinde yer alır?

Cevap : E) Günde en az on işçi çalıştırmayı icap ettiren sanayi işyerlerinde çalışanlar
Açıklama : 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu, kapsamını oldukça dar tutmuştur. Tarım, deniz ve hava taşıma işlerini kapsam dışı bırakmış; sadece “sanayi” niteliğindeki ve “günde en az 10 işçi” çalıştıran işyerlerini kapsamına almıştır.

#14. Kıdem tazminatı Türk iş hukukuna ilk kez hangi yasa ile girmiştir?

Cevap : D) İş Kanunu (1936)
Açıklama : Türk iş hukukunda işçinin işten ayrılırken belirli bir tazminat alması hakkı olan **Kıdem Tazminatı**, ilk kez 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu ile hukuk sistemimize girmiştir.

#15. 1936 İş Kanunu’nun işçi tanımı ve kapsamı ile ilgili olarak, “bedeni ve fikri” çalışma ayrımı açısından yaklaşımı nasıldır?

Cevap : C) Ağırlıklı olarak “bedeni” veya “bedeni ve fikri” gücünü kullanarak çalışanları kapsar, salt fikri çalışanları kapsam dışı bırakır.
Açıklama : 1936 İş Kanunu, işçiyi tanımlarken “bedenen” veya “bedenen ve fikren” çalışma unsurunu aramış; sadece fikren çalışanları kapsam dışında tutma eğiliminde olmuştur.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Aşağıdakilerden hangisi, 1936 tarihli İş Kanunu’nun uygulanmasında karşılaşılan güçlüklerden biri değildir?

Cevap : E) İşçi sendikalarının kanun hükümlerinin uygulanmasına muhalefet etmesi
Açıklama : 1936 İş Kanunu’nun uygulandığı dönemde, örgütlü ve faal bir sendikacılık hareketi bulunmamaktadır. Dolayısıyla yasanın uygulanmasına muhalefet edecek bir “işçi sendikası” faktöründen söz edilemez.

#17. Tek Parti Döneminde (özellikle 1938-1945 arası savaş yıllarında) işçi ücretlerinin seyri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevap : B) Nominal olarak artmasına rağmen, yüksek enflasyon nedeniyle reel olarak (alım gücü) ciddi düşüş göstermiştir.
Açıklama : Savaş yıllarındaki yüksek enflasyon, ücret artışlarının çok üzerinde gerçekleştiği için, işçilerin **reel ücretleri** yani satınalma güçleri ciddi şekilde gerilemiştir.

#18. 1945 yılında kurulan ve Türkiye’de sosyal güvenlik alanında atılan en önemli kurumsal adım sayılan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) İşçi Sigortaları Kurumu
Açıklama : 1945 yılında çıkarılan yasalarla iş kazaları, meslek hastalıkları ve analık sigortası kolları oluşturulmuş ve bu sigortaları yürütmek üzere **İşçi Sigortaları Kurumu** (daha sonraki adıyla SSK) kurulmuştur.

#19. Türkiye’de tek parti dönemi içerisinde kadın ve çocuk işçilerin ücretleri yetişkin erkek işçi ücretleriyle karşılaştırıldığında, genel çizgileri ile aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : A) Kadın ve çocuk işçilerin ücretleri daha düşüktür.
Açıklama : Döneme ait veriler, kadın ve çocuk emeğinin “ucuz emek” deposu olarak görüldüğünü; aynı işi yapsalar bile kadın ve çocukların ücretlerinin, yetişkin erkek işçilere göre belirgin şekilde **daha düşük** olduğunu göstermektedir.

#20. İkinci Dünya Savaşı yıllarında (1940-1945) çalışma ilişkilerini derinden etkileyen, iş mükellefiyeti (zorunlu çalışma) getiren ve koruyucu hükümleri askıya alan yasa aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Milli Korunma Kanunu
Açıklama : Savaş koşullarında çıkarılan **Milli Korunma Kanunu (1940)**, hükümete ekonomiyi düzenleme konusunda olağanüstü yetkiler vermiştir. Bu yasa ile zorunlu çalışma (iş mükellefiyeti) getirilmiş ve çalışma süreleri uzatılmıştır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4
Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946, İkinci Kısım: İş Kanunu ve Sonrası, Sosyal Güvenlik, Ücretler ve Diğer Çalışma Koşulları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4
Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946, İkinci Kısım: İş Kanunu ve Sonrası, Sosyal Güvenlik, Ücretler ve Diğer Çalışma Koşulları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4 Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946, İkinci Kısım: İş Kanunu ve Sonrası, Sosyal Güvenlik, Ücretler ve Diğer Çalışma Koşulları

Çalışma İlişkileri Tarihi: 1936 İş Kanunu ve Tek Parti Dönemi

Giriş

Tek Parti döneminin en önemli yasal düzenlemesi olan 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu, Türkiye’de çalışma ilişkilerinin ilk kapsamlı düzenlemesidir. Otoriter ve devletçi bir anlayışla hazırlanan bu yasa, grev yasağı ve zorunlu tahkim gibi mekanizmalarla çalışma hayatını kontrol altına almıştır. Bu dönemde sendikalar yasaklanmış, savaş yıllarında ise “Milli Korunma Kanunu” ile olağanüstü tedbirler uygulanmıştır.

1936 İş Kanunu’nun Özellikleri

  • Amaç ve Gerekçe: Yasa, işçi talepleri veya sendikal baskı sonucu değil; devletin rejimi koruma kaygısı, devletçilik politikası ve paternalist (baba devlet) yaklaşımıyla çıkarılmıştır.
  • Kapsam: Tarım, deniz ve hava işlerini, sadece fikren çalışanları ve 10 işçiden az çalıştıran yerleri kapsam dışı bırakmıştır. Sanayi kesimini hedeflemiştir.
  • Bireysel vs. Toplu İlişkiler: Yasanın ana gövdesi iş sözleşmesi, kıdem tazminatı, işçi sağlığı gibi bireysel ilişkilere ayrılmıştır. Toplu ilişkilerde ise yasakçıdır.
  • Yasaklar ve Kurumlar:
    • Grev ve Lokavt: Yasaklanmıştır.
    • Zorunlu Tahkim: Uyuşmazlıklar devletin atadığı Hakem Kurulları (Zorunlu Tahkim) ile çözülür.
    • Sendika: Yasa sendikaları düzenlememiş, onun yerine “İşçi Temsilciliği”ni getirmiştir.
  • Kıdem Tazminatı: Hukuk sistemimize ilk kez bu yasayla girmiştir.

1938 Cemiyetler Kanunu ve Sendika Yasağı

1936 İş Kanunu sendikaları düzenlememiş, 1938 Cemiyetler Kanunu ise “sınıf esasına dayalı cemiyet kurmayı” yasaklayarak sendikalaşmayı resmen imkânsız hale getirmiştir. Bu yasakçı rejim, 1946’da Cemiyetler Kanunu’nun değişmesiyle sona ermiştir.

Savaş Yılları ve Milli Korunma Kanunu (1940)

II. Dünya Savaşı yıllarında çıkarılan Milli Korunma Kanunu ile:

  • Zorunlu çalışma (iş mükellefiyeti) getirilmiş,
  • Çalışma süreleri uzatılmış, tatiller sınırlandırılmış,
  • Kadın ve çocukları koruyan hükümler askıya alınmıştır.
  • Ancak “yabancı işçi göçü teşviki” gibi bir uygulama yapılmamıştır.

Bu dönemde yüksek enflasyon nedeniyle reel ücretler (alım gücü) ciddi oranda düşmüştür.

Kurumsal Gelişmeler (1945-1946)

  • Çalışma Bakanlığı: 1945 yılında kurulmuştur.
  • İşçi Sigortaları Kurumu (SSK): 1945’te yasalaşan sosyal güvenlik reformları sonucu 1946 başında faaliyete geçmiştir.
@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4 Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946, İkinci Kısım: İş Kanunu ve Sonrası, Sosyal Güvenlik, Ücretler ve Diğer Çalışma Koşulları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4 Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946 (İkinci Kısım)

1. 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu’nun genel niteliği ve getirdiği düzenlemeler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Türkiye’de çalışma ilişkilerini bütüncül olarak düzenleyen ilk yasadır.
B) Grev ve lokavtı yasaklamış, iş uyuşmazlıklarında zorunlu tahkim sistemini getirmiştir.
C) Sendikal örgütlenmeyi serbest bırakmış ve teşvik etmiştir.
D) Bireysel iş ilişkileri ağırlıklı olmakla birlikte, toplu iş ilişkilerine yönelik otoriter düzenlemeler de içermektedir.
E) İtalyan Faşist İş Kanunu gibi otoriter rejimlerin yasalarından etkiler taşımaktadır.

Cevap : C) Sendikal örgütlenmeyi serbest bırakmış ve teşvik etmiştir.

Açıklama : 1936 İş Kanunu, tek parti yönetiminin “sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış kitle” anlayışını yansıtan otoriter bir yasadır. Grev ve lokavtı yasaklamış, uyuşmazlıklarda devletin zorunlu hakemliğini getirmiştir. Sendikalar konusunda ise herhangi bir düzenleme yapmamış, hatta dolaylı olarak örgütlenmeyi engellemiştir (Sendika yasağı daha sonra 1938 Cemiyetler Kanunu ile netleşecektir).

2. Aşağıdakilerden hangisi 1936 İş Kanunu’nun kapsamı dışında bırakılan alanlardan biridir?

A) Genel hizmetler
B) Maden ocakları
C) Tarım işleri
D) Tekstil fabrikaları
E) İnşaat işleri

Cevap : C) Tarım işleri

Açıklama : 1936 İş Kanunu, sanayi ağırlıklı bir yasadır ve o dönemde nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan **tarım kesimini** (ayrıca deniz ve hava taşıma işlerini) kapsam dışında bırakmıştır. Ayrıca günde 10 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerini kapsamına alarak, küçük esnaf ve sanatkârı da yasa dışı tutmuştur.

3. 1938 tarihli Cemiyetler Kanunu’nun çalışma ilişkileri açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

A) İşçi temsilciliği kurumunu getirmesi
B) Sınıf esasına dayalı cemiyet kurmayı yasaklayerek sendikalaşmayı fiilen engellemesi
C) İşçilere grev hakkı tanıması
D) Dernek kurmayı tamamen serbest bırakması
E) İşveren örgütlerini kapatması

Cevap : B) Sınıf esasına dayalı cemiyet kurmayı yasaklayerek sendikalaşmayı fiilen engellemesi

Açıklama : 1938 Cemiyetler Kanunu, “sınıf, ırk, din, mezhep esasına dayalı cemiyet kurulmasını” yasaklamıştır. Bu hükümle, sınıf esasına dayanan örgütler olan **sendikaların** kurulması yasal olarak imkânsız hale gelmiş ve Türkiye’de “sendika yasağı rejimi” tam anlamıyla başlamıştır.

4. İkinci Dünya Savaşı yıllarında (1940-1945) çalışma ilişkilerini derinden etkileyen, iş mükellefiyeti (zorunlu çalışma) getiren ve koruyucu hükümleri askıya alan yasa aşağıdakilerden hangisidir?

A) Takrir-i Sükûn Kanunu
B) Milli Korunma Kanunu
C) Hafta Tatili Kanunu
D) Umumi Hıfzısıhha Kanunu
E) Borçlar Kanunu

Cevap : B) Milli Korunma Kanunu

Açıklama : Savaş koşullarında çıkarılan **Milli Korunma Kanunu (1940)**, hükümete ekonomiyi ve çalışma hayatını düzenleme konusunda olağanüstü yetkiler vermiştir. Bu yasa ile zorunlu çalışma (iş mükellefiyeti) getirilmiş, fazla mesai ücretleri ödenmemiş, kadın ve çocukları koruyan hükümler askıya alınmış ve çalışma süreleri uzatılmıştır.

5. 1936 İş Kanunu’na göre toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü için öngörülen mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

A) Serbest Toplu Pazarlık
B) Gönüllü Arabuluculuk
C) Yüksek Hakem Kurulu
D) Zorunlu Tahkim Sistemi (İl ve Yüksek Hakem Kurulları)
E) Grev ve Lokavt

Cevap : D) Zorunlu Tahkim Sistemi (İl ve Yüksek Hakem Kurulları)

Açıklama : Grev ve lokavtın yasak olduğu bu sistemde, iş uyuşmazlıkları tarafların iradesiyle değil, devletin atadığı kurullar (İl Hakem Kurulu ve nihai merci olarak Yüksek Hakem Kurulu) tarafından **zorunlu tahkim** yoluyla çözüme kavuşturulmuştur.

6. Türkiye’de Çalışma Bakanlığı hangi yıl kurulmuştur?

A) 1923
B) 1936
C) 1945
D) 1950
E) 1963

Cevap : C) 1945

Açıklama : Çalışma ilişkilerinin gelişmesi ve devletin bu alandaki organizasyon ihtiyacının artması sonucunda **1945** yılında (7 Haziran 1945) Çalışma Bakanlığı kurulmuş ve ilk Çalışma Bakanı Sadi Irmak olmuştur.

7. Tek Parti Döneminde (özellikle 1938-1945 arası savaş yıllarında) işçi ücretlerinin seyri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Nominal ve reel olarak sürekli artmıştır.
B) Nominal olarak artmasına rağmen, yüksek enflasyon nedeniyle reel olarak (alım gücü) ciddi düşüş göstermiştir.
C) Devlet tarafından sabitlenmiş ve değişmemiştir.
D) Sadece kamu işçilerinin ücretleri artmış, özel sektör düşmüştür.
E) Avrupa ülkelerindeki ücret seviyelerini yakalamıştır.

Cevap : B) Nominal olarak artmasına rağmen, yüksek enflasyon nedeniyle reel olarak (alım gücü) ciddi düşüş göstermiştir.

Açıklama : Savaş yıllarındaki yüksek enflasyon (fiyat artışları), ücret artışlarının çok üzerinde gerçekleştiği için, işçilerin (ve memurların) **reel ücretleri** yani satınalma güçleri 1914 seviyelerinin bile altına düşerek ciddi şekilde gerilemiştir.

8. 1945 yılında kurulan ve Türkiye’de sosyal güvenlik alanında atılan en önemli kurumsal adım sayılan kuruluş aşağıdakilerden hangisidir?

A) Emekli Sandığı
B) Bağ-Kur
C) Amele Birliği
D) İşçi Sigortaları Kurumu
E) OYAK

Cevap : D) İşçi Sigortaları Kurumu

Açıklama : 1945 yılında çıkarılan yasalarla iş kazaları, meslek hastalıkları ve analık sigortası kolları oluşturulmuş ve bu sigortaları yürütmek üzere 1946 başında faaliyete geçen **İşçi Sigortaları Kurumu** (daha sonraki adıyla SSK) kurulmuştur.

9. 1936 İş Kanunu’nun işçi tanımı ve kapsamı ile ilgili olarak, “bedeni ve fikri” çalışma ayrımı açısından yaklaşımı nasıldır?

A) Sadece fikri çalışanları (beyaz yakalı) kapsar.
B) Hem bedeni hem fikri çalışanları ayrımsız kapsar.
C) Ağırlıklı olarak “bedeni” veya “bedeni ve fikri” gücünü kullanarak çalışanları kapsar, salt fikri çalışanları kapsam dışı bırakır.
D) İşçi tanımı yapmamıştır.
E) Herhangi bir ayrım gözetmeksizin tüm çalışanları memur statüsünde sayar.

Cevap : C) Ağırlıklı olarak “bedeni” veya “bedeni ve fikri” gücünü kullanarak çalışanları kapsar, salt fikri çalışanları kapsam dışı bırakır.

Açıklama : 1936 İş Kanunu, işçiyi tanımlarken “bedenen” veya “bedenen ve fikren” çalışma unsurunu aramış; sadece fikren çalışanları (örneğin büro personeli, mühendis vb. o dönemki yorumla) kapsam dışında tutma eğiliminde olmuştur. Bu durum, yasanın sanayi işçisini (mavi yakalıyı) hedeflediğini gösterir.

10. Aşağıdakilerden hangisi 1936 İş Kanunu’nun getirdiği “İşçi Temsilciliği” kurumunun özelliklerinden biridir?

A) İşçiler tarafından serbestçe seçilen sendika temsilcileridir.
B) Grev kararını almaya yetkili kişilerdir.
C) İşveren ile işçiler arasında diyaloğu sağlamak ve uyuşmazlıkları çözmekle görevli, bir tür “zorunlu ve güdümlü” temsilcilik mekanizmasıdır.
D) Sadece kamu işyerlerinde bulunur.
E) Ücret pazarlığı yapma yetkisine sahiptir.

Cevap : C) İşveren ile işçiler arasında diyaloğu sağlamak ve uyuşmazlıkları çözmekle görevli, bir tür “zorunlu ve güdümlü” temsilcilik mekanizmasıdır.

Açıklama : Sendikaların yasak olduğu bir ortamda, İK “İşçi Temsilciliği” (Mümessilliği) kurumunu getirmiştir. Bu temsilciler sendika temsilcisi değildir; işverenle işçi arasındaki şikayetleri iletmek ve uyuşmazlıkların ilk aşamasında (barışçı çözüm) rol oynamak üzere kurgulanmış, grev veya toplu pazarlık yetkisi olmayan, sistemin kontrolü altındaki bir mekanizmadır.

@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4 Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946, İkinci Kısım: İş Kanunu ve Sonrası, Sosyal Güvenlik, Ücretler ve Diğer Çalışma Koşulları

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4 Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946 (İkinci Kısım)

1. Aşağıdakilerden hangisi 1936 tarihli İş Kanunu’nun çıkarılmasında etkili olan faktörlerden biri değildir?

A) İşçi kesiminin nicel varlığının artması
B) Devletçi iktisat politikaları
C) Rejimin korunması kaygısı
D) UÇÖ’nün etkileri
E) İşçi sendikalarının talepleri

Cevap : E) İşçi sendikalarının talepleri

Açıklama : 1936 İş Kanunu, işçi sınıfının örgütlü bir baskısı veya sendikaların talepleri sonucu değil; devletin tepeden inme bir yaklaşımla (paternalizm), rejimi koruma kaygısıyla ve devletçilik politikaları gereği çıkardığı bir yasadır. O dönemde siyasal iktidarı zorlayacak güçlü bir sendikal hareket veya işçi örgütlenmesi söz konusu değildir.

2. Aşağıdakilerden hangisi, 1936 tarihli İş Kanunu’nun kapsamı içinde yer alır?

A) Sadece fikren çalışanlar
B) Çiftçilik işlerinde çalışanlar
C) Deniz işlerinde çalışanlar
D) Hava işlerinde çalışanlar
E) Günde en az on işçi çalıştırmayı icap ettiren sanayi işyerlerinde çalışanlar

Cevap : E) Günde en az on işçi çalıştırmayı icap ettiren sanayi işyerlerinde çalışanlar

Açıklama : 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu, kapsamını oldukça dar tutmuştur. Tarım, deniz ve hava taşıma işlerini kapsam dışı bırakmış; sadece “sanayi” niteliğindeki ve “günde en az 10 işçi” çalıştıran işyerlerini kapsamına almıştır. (Sadece fikren çalışanlar da kapsam dışıdır).

3. 1936 tarihli İş Kanunu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A) Toplu iş ilişkileri açısından değerlendirildiğinde, yasa otoriter bir nitelik taşımaktadır ve iktisadi ve siyasi açıdan rejimi korumaya yöneldiği görülmektedir.
B) Yasa, daha çok toplu iş ilişkilerine ilişkin düzenlemeler yapmaktadır ve bireysel iş ilişkilerine dair hükümleri istisnaidir.
C) Yasa, zorunlu tahkim sistemini getirmiştir.
D) Yasa kapsamında oluşturulan hakem kurulları devlet ağırlıklı bir yapı göstermektedir.
E) Yasa, grev yasağı rejimini getirmiştir.

Cevap : B) Yasa, daha çok toplu iş ilişkilerine ilişkin düzenlemeler yapmaktadır ve bireysel iş ilişkilerine dair hükümleri istisnaidir.

Açıklama : 1936 İş Kanunu, toplu iş ilişkileri açısından yasakçı (grev yasağı vb.) hükümler içerse de; yasanın maddelerinin büyük çoğunluğu iş sözleşmesi, çalışma süreleri, işçi sağlığı gibi **bireysel iş ilişkilerini** düzenlemeye ayrılmıştır. Dolayısıyla bireysel hükümlerin “istisnai” olduğu ifadesi yanlıştır; aksine yasanın ana gövdesini oluşturur.

4. Kıdem tazminatı Türk iş hukukuna ilk kez hangi yasa ile girmiştir?

A) Hafta Tatili Kanunu (1924)
B) Medeni Kanun (1926)
C) Borçlar Kanunu (1926)
D) İş Kanunu (1936)
E) Milli Korunma Kanunu (1940)

Cevap : D) İş Kanunu (1936)

Açıklama : Türk iş hukukunda işçinin işten ayrılırken belirli bir tazminat alması hakkı olan **Kıdem Tazminatı**, ilk kez 1936 tarihli ve 3008 sayılı İş Kanunu ile hukuk sistemimize girmiştir. (O dönemde 5 yıllık çalışma şartı aranıyordu).

5. Aşağıdakilerden hangisi 1936 tarihli İş Kanunu’nun düzenlemelerinden biri değildir?

A) Grev ve lokavtın yasaklanması
B) Grev ve lokavtın cezai yaptırımlara bağlanması
C) İşçi temsilciliği kurumunun getirilmesi
D) Toplu iş uyuşmazlıklarının çözümünde zorunlu tahkim sisteminin getirilmesi
E) Sendikaların faaliyetlerinin düzenlenmesi

Cevap : E) Sendikaların faaliyetlerinin düzenlenmesi

Açıklama : 1936 İş Kanunu; grevi yasaklamış, zorunlu tahkim getirmiş ve sendikaların yerine “işçi temsilciliği”ni ikame etmiştir. Ancak yasa, **sendikaların** kurulması, işleyişi veya faaliyetleri hakkında herhangi bir düzenleme yapmamıştır. Sendikalar fiilen yok sayılmış, 1938’de ise Cemiyetler Kanunu ile resmen yasaklanmıştır.

6. Aşağıdakilerden hangisi, 1936 tarihli İş Kanunu’nun uygulanmasında karşılaşılan güçlüklerden biri değildir?

A) Organizasyonel güçlüklerin olması
B) Hizmetleri yürütecek nitelikli işgücüne ilişkin güçlüklerin olması
C) Maddi olanakların sınırlı olması
D) İlgili tüzük ve yönetmeliklerin başlangıçta mevcut olmaması ve zaman içerisinde çıkarılabilmesi
E) İşçi sendikalarının kanun hükümlerinin uygulanmasına muhalefet etmesi

Cevap : E) İşçi sendikalarının kanun hükümlerinin uygulanmasına muhalefet etmesi

Açıklama : 1936 İş Kanunu’nun uygulandığı dönemde (Tek Parti Dönemi), örgütlü ve faal bir sendikacılık hareketi bulunmamaktadır. Dolayısıyla yasanın uygulanmasına muhalefet edecek bir “işçi sendikası” faktöründen söz edilemez. Sorunlar daha çok idari, mali ve teknik yetersizliklerden kaynaklanmıştır.

7. 1938 tarihli Cemiyetler Kanunu’nun çalışma ilişkileri alanına yönelik en önemli düzenlemesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Sınıf esasına veya adına dayanan cemiyetleri yasaklaması
B) Sendikaların önceden izin almaksızın kurulabilmesine olanak tanıması
C) Fiilen kurulmuş olan sendikalara hukuki güvence sağlaması
D) İş uyuşmazlıklarında zorunlu tahkim sistemini getirmiş olması
E) İşçi temsilciliği kurumunu oluşturması

Cevap : A) Sınıf esasına veya adına dayanan cemiyetleri yasaklaması

Açıklama : 1938 Cemiyetler Kanunu, “sınıf, ırk, din ve mezhep” esasına dayalı cemiyet kurmayı yasaklayarak, işçi sınıfına dayalı örgütler olan **sendikaların** kurulmasını hukuken imkansız hale getirmiş ve Türkiye’de “sendika yasağı rejimi”ni başlatmıştır.

8. Türkiye’de sendika yasağı rejiminden sendika özgürlüğü rejimine hangi hukuksal düzenleme ile geçilmiştir?

A) 1925 tarihli Takrir-i Sükûn Kanunu
B) 1936 tarihli İş Kanunu
C) 1940 tarihli Milli Korunma Kanunu
D) 1946 tarihli Cemiyetler Kanunu değişikliği
E) 1947 tarihli Sendikalar Kanunu

Cevap : D) 1946 tarihli Cemiyetler Kanunu değişikliği

Açıklama : 1938’de getirilen “sınıf esasına dayalı cemiyet kurma yasağı”, 1946 yılında Cemiyetler Kanunu’nda yapılan değişiklikle kaldırılmıştır. Bu değişiklik, sendikaların kurulabilmesinin önünü açan ve yasakçı rejimden özgürlükçü rejime geçişi sağlayan kilit adımdır.

9. Aşağıdakilerden hangisi seferberlik nedeniyle emek arzında ortaya çıkan azalmayı ve işgücü açığını kapatmak amacıyla Milli Korunma Kanunu kapsamında başvurulan araçlardan biri değildir?

A) Yasal tatil olanaklarını sınırlandırılması
B) İşçilerin çalışma sürelerinin uzatılması
C) İş mükellefiyeti kapsamında zorunlu çalıştırmaya başvurulması
D) Kadınların ve çocukların istihdamını olanaklı kılmak için, bu kesimlere yönelik koruyucu yasal sınırlamaların hafifletilmesi ya da kaldırılması
E) Komşu ülkelerden Türkiye’ye yönelik işgücü göçünün teşvik edilmesi

Cevap : E) Komşu ülkelerden Türkiye’ye yönelik işgücü göçünün teşvik edilmesi

Açıklama : İkinci Dünya Savaşı yıllarında uygulanan Milli Korunma Kanunu ile iç işgücü piyasasında zorunlu çalışma (mükellefiyet), uzun çalışma süreleri, tatillerin kaldırılması gibi sert önlemler alınmış; ancak yabancı işgücü ithali veya komşu ülkelerden göç teşviki gibi bir politika izlenmemiştir.

10. Türkiye’de tek parti dönemi içerisinde kadın ve çocuk işçilerin ücretleri yetişkin erkek işçi ücretleriyle karşılaştırıldığında, genel çizgileri ile aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Kadın ve çocuk işçilerin ücretleri daha düşüktür.
B) Kadın ve çocuk işçilerin ücretleri daha yüksektir.
C) Aralarında belirgin bir fark yoktur.
D) Dönemden döneme değişiklikler olmaktadır.
E) Bu konuda kesin bir ifade kullanılamaz.

Cevap : A) Kadın ve çocuk işçilerin ücretleri daha düşüktür.

Açıklama : Döneme ait veriler ve genel iktisadi yapı, kadın ve çocuk emeğinin “ucuz emek” deposu olarak görüldüğünü; aynı veya benzer işi yapsalar bile kadın ve çocukların ücretlerinin, yetişkin erkek işçilere göre belirgin şekilde **daha düşük** olduğunu göstermektedir.

@lolonolo_com

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4 Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946, İkinci Kısım: İş Kanunu ve Sonrası, Sosyal Güvenlik, Ücretler ve Diğer Çalışma Koşulları

 

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi

ÇEK301U Çalışma İlişkileri Tarihi Ünite 4 Türkiye’de Tek Parti Döneminde Çalışma İlişkileri: 1920-1946, İkinci Kısım: İş Kanunu ve Sonrası, Sosyal Güvenlik, Ücretler ve Diğer Çalışma Koşulları

Anadolu Aöf Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Lisans çıkmış sınav soruları ve deneme sınavları

Editor

Editör