LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları (Güz)
auzefİktisatİşletmeMakro İktisatSiyaset Bilimi Ve Kamu YönetimiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları (Güz)

Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları (Güz)

#1. Aşağıdakilerden hangisi dış ticaret ile ilgili önlemlerin uygulanmasındaki amaçlardan biri değildir?

Cevap : A) İthalatı arttırmak
Açıklama : Dış ticaret politikaları (gümrük vergileri, kotalar, teşvikler vb.) genellikle korumacı amaçlarla uygulanır. Temel hedefler; yerli sanayiyi dış rekabetten korumak (E), yerli üretimi teşvik etmek (B), dış ticaret açığını kapatarak ödemeler dengesini iyileştirmek (D) ve tüketim alışkanlıklarını yerli mala yönlendirmektir (C). Bu politikaların amacı “İthalatı Artırmak” değil, tam tersine ithalatı kısıtlamak veya kontrol altına almaktır.

#2. Aşağıdakilerden hangisi az gelişmiş ülkelerin büyümede hedef saptamada öncelikli hedefidir?

Cevap : D) Kişi başına düşen milli geliri artışı
Açıklama : İktisadi kalkınma ve büyüme literatüründe, bir ülkenin refah seviyesinin temel göstergesi “Milli Gelir” (GSYİH) değil, nüfus faktörünün de dikkate alındığı “Kişi Başına Düşen Milli Gelir”dir. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunu “Fakirik Kısır Döngüsü”dür. Bu döngüyü kırmak ve gelişmiş ülkelerle aradaki farkı kapatmak (yakınsama) için birincil ve nihai hedef, kişi başına düşen geliri artırarak toplumun refah düzeyini yükseltmektir. Diğer şıklar (istihdam, yatırım) bu nihai hedefe ulaşmak için kullanılan araçlardır.

#3. Sinsi enflasyon kalkınma sürecini tamamlayan ülkelerde hangi düzeydeki fiyat artışlarını ifade etmektedir?

Cevap : C) %4
Açıklama : Sinsi enflasyon (veya ılımlı/sürünen enflasyon), fiyat artışlarının düşük oranlarda gerçekleştiği ve ekonominin işleyişini bozmayan enflasyon türüdür. İktisat literatüründe kalkınmasını tamamlamış gelişmiş ülkeler için bu oran genellikle %1 ile %4 arası kabul edilir. Sorudaki seçenekler arasında yer alan %4, bu tür bir enflasyonun tavan sınırını temsil eder.

#4. Enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisi ile açıklanmaktadır?

Cevap : E) Phillips eğrisi
Açıklama : 1958 yılında A.W. Phillips tarafından ortaya konulan ve enflasyon oranı ile işsizlik oranı arasındaki ters yönlü (negatif) ilişkiyi (trade-off) gösteren eğriye “Phillips Eğrisi” denir. Bu eğriye göre; işsizliği azaltmak isterseniz enflasyonun artmasına razı olmalısınız, enflasyonu düşürmek isterseniz işsizliğin artmasına katlanmalısınız.

#5. Çarpanın etkili olduğu ekonomiler aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : E) Gelişmiş ancak durgunluğun yaşandığı ülkeler
Açıklama : Keynesyen Yatırım Çarpanı ($k$), otonom harcamalardaki bir artışın milli geliri bu artıştan daha fazla artırmasını ifade eder. Bu mekanizmanın tam olarak işleyebilmesi için ekonomide “eksik istihdam” (boş kapasite) olması gerekir. Tam istihdamdaki zengin ülkelerde harcama artışı reel geliri değil sadece fiyatları (enflasyon) artırır. Bu nedenle çarpan, sermaye birikimi olan ancak durgunluk nedeniyle kapasitesi boş kalmış “gelişmiş ancak durgun” ekonomilerde reel büyüme etkisi yaratır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. “İktisadi birimlerin gelecekle ilgili tahminlerini yaparken, ellerinde mevcut olan bütün bilgiyi kullanmamaları, sadece geçmişteki bilgiyi kullanmalarıdır.” ifadesi hangi konjonktür yaklaşımına aittir?

Cevap : C) Monetarist konjoktür teorisi
Açıklama : Beklentiler teorisinde iki temel yaklaşım vardır:
1. Uyarlayıcı (Adaptif) Beklentiler: Bireyler geleceği tahmin ederken sadece “geçmiş verileri” ve “geçmiş hatalarını” baz alırlar. Yanılabilirler. Bu yaklaşım Monetarist teorinin temelidir. Friedman’a göre işçiler fiyat artışlarını geriden takip eder (yanılırlar), bu yüzden kısa dönemde para politikası reel etkiler yaratır.
2. Rasyonel Beklentiler: Bireyler “mevcut tüm bilgiyi” kullanır ve sistematik hata yapmazlar. Bu da Yeni Klasiklerin görüşüdür.

#7. Ülkeler arası gelişmişlik düzeyine ilişkin karşılaştırmalarda kullanılan para birimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Dolar
Açıklama : Uluslararası kuruluşlar (Dünya Bankası, IMF, BM) ülkelerin milli gelirlerini ve refah düzeylerini karşılaştırırken, ortak bir ölçü birimi kullanmak zorundadırlar. Küresel rezerv para olma özelliği, ticaret hacmi ve istikrarı nedeniyle bu standart ölçü birimi “ABD Doları” ($) dır. GSYİH ve Kişi Başına Gelir verileri, ulusal para birimlerinden Dolara çevrilerek uluslararası sıralamalar yapılır.

#8. Aşağıdakilerden hangisi döviz alış kuru ile döviz satış kuru arasındaki farkı göstermektedir?

Cevap : E) Kur marjı
Açıklama : Döviz piyasasında işlem yapan banka ve kurumlar, dövizi belirli bir fiyattan alır (Alış Kuru / Bid) ve daha yüksek bir fiyattan satarlar (Satış Kuru / Ask). Bu iki fiyat arasındaki farka “Kur Marjı” (Spread) denir. Bu marj, döviz ticareti yapan kurumun kârını ve işlem maliyetlerini oluşturur.

#9. Aşağıdaki döviz fonksiyonlarından hangisi dış ticaretle uğraşan kişi ve kuruluşlara destek olma durumunu ifade etmektedir?

Cevap : B) Kredi sağlama
Açıklama : Döviz piyasasının üç temel fonksiyonu vardır:
1. Satın Alma Gücü Transferi: Farklı paralar arası değişimle ticaretin yapılabilmesini (ödemeyi) sağlar. Bu temel fonksiyondur.
2. Kredi Sağlama (Finansman): Malların sevkiyatı ile ödeme yapılması arasında geçen süre için (akreditif, poliçe vb. araçlarla) finansman imkanı sunar. Bu, tüccarların ticaret yapabilmesi için onlara verilen bir “destek” niteliğindedir.
3. Riskten Korunma (Hedging): Kur değişimlerine karşı koruma sağlar.
Sorudaki “destek olma” vurgusu, ticaretin finansmanı (kredilendirilmesi) işlevine işaret eder.

#10. Aşağıdakilerden hangisi herkesin ihtiyaç duyduğu bazı malların değişim aracı olarak kullanıldığını ifade etmektedir?

Cevap : A) Trampa
Açıklama : Paranın icadından önce veya paranın kullanılmadığı durumlarda, malın malla değiştirilmesine “Trampa” (Barter) denir. Bu sistemde, belirli mallar (tuz, hayvan, buğday vb.) değişim aracı işlevi görür. Soruda “malların değişim aracı olarak kullanılması” vurgulandığı için en temel kavram olan trampa doğru cevaptır. Eğer bu mal paranın kendisi haline gelmişse “mal para” denir ancak değişim eyleminin kendisi trampadır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Ekonomide fiyatlar genel düzeyi yükseldikçe, paranın değeri nasıl bir değişim göstermektedir?

Cevap : D) Değeri düşmektedir.
Açıklama : Enflasyon, fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artışı ifade eder. Fiyatlar ile paranın değeri (satın alma gücü) arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Fiyatlar arttığında (P yükseldiğinde), cebimizdeki 1 birim para ile alabileceğimiz mal ve hizmet miktarı azalır. Yani paranın “Satın Alma Gücü” ve dolayısıyla “Değeri” düşer. (Değer = 1/P). Fiyatlar iki katına çıkarsa, paranın değeri yarıya iner.

#12. Para arzı hedeflemesine göre “Merkez Bankası ekonomide istikrarı sağlamak için para arzını sabit ve düşük bir hızla arttırmalıdır.” ifadesi aşağıdaki hangi yaklaşıma aittir?

Cevap : D) Monetaristler
Açıklama : Milton Friedman öncülüğündeki Monetarist (Parasalcı) okul, ekonomideki istikrarsızlıkların kaynağının para arzındaki düzensiz dalgalanmalar olduğunu savunur. Friedman, “takdire dayalı” (keyfi) para politikası yerine, “kurala dayalı” politikayı savunmuştur. Bu kurala göre; Merkez Bankası, para arzını (Ms), ekonominin reel büyüme hızına paralel olarak, her yıl sabit ve düşük bir oranda (örneğin %3-%5) artırmalıdır (k-kuralı). Bu sayede enflasyonist beklentiler kırılır ve istikrar sağlanır.

#13. Aşağıdakilerden hangisi ödemeler bilançosu işlemlerinin piyasanın işleyişi ile kendiliğinden oluşmaktadır?

Cevap : D) Otonom işlemler
Açıklama : Ödemeler Bilançosu kalemleri ikiye ayrılır:
1. Otonom İşlemler: Ekonomik birimlerin (bireyler, firmalar) kâr elde etmek, ticaret yapmak gibi kendi saikleriyle ve piyasa koşullarına göre bağımsız olarak gerçekleştirdikleri işlemlerdir (İhracat, ithalat, turizm vb.). Bunlar “kendiliğinden” oluşur.
2. Denkleştirici (Telafi Edici) İşlemler: Otonom işlemler sonucunda ortaya çıkan açık veya fazlayı kapatmak için Merkez Bankası veya resmi otoritelerce yapılan işlemlerdir (Rezerv hareketleri).

#14. Devletin gelirinden fazla harcama yapması durumunda aşağıdakilerden hangi durum ortaya çıkmaktadır?

Cevap : C) Merkez Bankası’na borçlanma
Açıklama : Devlet harcamaları (kamu giderleri), vergi ve benzeri gelirlerle karşılanamadığında bütçe açığı meydana gelir. Bu açığın finansmanı için devlet; iç borçlanma (tahvil, bono), dış borçlanma veya doğrudan Merkez Bankası kaynaklarına başvurabilir. Merkez Bankası’na borçlanma yöntemi, devletin harcamalarını karşılamak için bankadan kredi veya borç almasıdır ki bu durum genellikle para arzında artışa ve enflasyonist baskılara yol açar.

#15. “İşsizliği kısa dönemde azaltmak için, kamu harcamalarını arttırarak toplam talep arttırılabilir.” ifadesi aşağıdaki hangi konjonktür yaklaşımına aittir?

Cevap : A) Politik konjoktür teorisi
Açıklama : Politik Konjonktür Teorisi (Nordhaus), siyasetçilerin seçimleri kazanmak amacıyla ekonomi politikalarını manipüle ettiğini savunur. Bu teoriye göre, seçim öncesi dönemde iktidar, kamu harcamalarını artırarak ve vergileri düşürerek geçici bir refah ve düşük işsizlik ortamı yaratır (toplam talebi canlandırır). Ancak bu durum genellikle seçim sonrasında yüksek enflasyon ve bütçe açığı olarak geri döner. Bu döngüye “politik konjonktür dalgalanması” denir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Aşağıdaki hangi durumda millî gelir, eksik istihdam seviyesinde dengeye gelmektedir?

Cevap : B) Deflasyonist açık
Açıklama : Bir ekonomide Toplam Talep, tam istihdam seviyesindeki üretimi satın almaya yetmiyorsa, ekonomi tam kapasitesinin altında bir noktada dengeye gelir. Bu durumda “Eksik İstihdam” ve işsizlik ortaya çıkar. Toplam talebin, tam istihdam gelir düzeyini sağlamak için gereken düzeyden az olduğu (aradaki fark) bu duruma “Deflasyonist Açık” denir. (Tersi durumda, talep fazlası varsa Enflasyonist Açık oluşur).

#17. Döviz arzı aşağıdakilerden hangisine bağlı olarak artış göstermektedir?

Cevap : C) Ülkenin ihraç mallarını talep etmek
Açıklama : Döviz piyasasında “Döviz Arzı”, ülkeye döviz girişini ifade eder. Yabancılar bizim ürettiğimiz malları satın almak istediklerinde (İhracat Talebi), ödemeyi yapmak için kendi paralarını satıp bizim paramızı alırlar veya bize döviz öderler. Dolayısıyla, “Ülkenin ihraç mallarına olan talep” (yani ihracatımız) arttıkça, ülkeye giren döviz miktarı artar ve döviz arz eğrisi sağa kayar. Diğer şıkllar (ithalat, borç ödeme, dışarıya yatırım) ülkeden döviz çıkışına neden olur, yani döviz talebini artırır.

#18. Aşağıdakilerden hangisi az gelişmiş ülkelerin sosyal ve kültürel özelliklerinden biri değildir?

Cevap : E) Yeniliklere açık
Açıklama : Az Gelişmiş Ülkelerin (AGÜ) sosyo-kültürel yapısı genellikle gelenekseldir. Bu toplumlarda eğitim düzeyi ve okur-yazarlık düşüktür, kaderci bir anlayış hakim olabilir ve statüko korunur. Bu yapı, değişime direnç gösterir ve “Yeniliklere Açık Olma” (İnovasyon) özelliği taşımaz. Aksine, yeniliklere kapalılık ve teknolojik gelişmelere adaptasyon sorunu, az gelişmişliğin hem sebebi hem de sonucudur.

#19. “Para talebinin nedeni; sadece iktisadi birimlerin günlük alışverişlerindeki mübadelelerini gerçekleştirmektir” görüşü aşağıdaki iktisatçılardan hangisine aittir?

Cevap : B) Klasik iktisatçılar
Açıklama : Klasik iktisatçılar (Adam Smith, David Ricardo ve özellikle Irving Fisher), paranın “nötr” olduğunu savunurlar. Onlara göre paranın tek bir fonksiyonu vardır, o da değişim aracı (mübadele vasıtası) olmasıdır. Bu görüş Fisher’ın Miktar Teorisi ($MV=PT$) ile formüle edilmiştir. Keynes ise buna “ihtiyat” ve “spekülasyon” amaçlı para talebini ekleyerek teoriyi genişletmiştir.

#20. Sermayenin marjinal etkinliği (r), faiz oranından (i) küçük ise (r < i) yatırımcı hangi kararı alır?

Cevap : B) Yatırım yapmaz.
Açıklama : Keynesyen yatırım teorisine göre bir girişimci yatırım kararı alırken iki oranı karşılaştırır:
1. Sermayenin Marjinal Etkinliği (r): Yatırımdan beklenen getiri (kâr) oranı.
2. Faiz Oranı (i): Yatırımın maliyeti (veya parayı bankada tutmanın getirisi).
Eğer beklenen getiri (r), maliyetten (i) düşükse (r i olması gerekir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları

Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları

Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları

Makro İktisat: Ulusal Gelir, Para Teorileri ve Küresel Ekonomik Dengeler

Ekonomik Büyüme ve Kalkınma Dinamikleri

Makro iktisadi analizin en temel hedeflerinden biri, toplumların refah düzeyini artırmaktır. Özellikle az gelişmiş ülkeler (AGÜ) için büyüme stratejilerinde birincil hedef, kişi başına düşen milli geliri artırmaktır. Bu ülkeler genellikle “fakirlik kısır döngüsü” içindedir; düşük tasarruf oranları düşük yatırımlara, bu da düşük gelire yol açar. Sosyo-kültürel açıdan AGÜ’ler geleneklere bağlı, eğitim düzeyi yetersiz ve okur-yazarlık oranı düşük yapılar sergilerler. Bu toplumlarda statükonun korunması eğilimi hakim olduğundan, yeniliklere açık olma (inovasyon) özelliği bu yapıların tipik bir özelliği değildir.

Yatırım Teorisi ve Sermayenin Etkinliği

Keynesyen iktisat çerçevesinde yatırım kararları, rasyonel bir karşılaştırmaya dayanır. Girişimci, yatırımın beklenen kâr oranını ifade eden sermayenin marjinal etkinliği (r) ile paranın maliyeti olan faiz oranını (i) karşılaştırır. Eğer beklenen getiri faiz oranından düşükse ($r < i$), yatırımcı sermayesini riske atmak yerine finansal araçlarda tutmayı tercih eder ve yatırım yapmaz. Yatırımın gerçekleşmesi için temel şart, marjinal etkinliğin faiz oranından büyük olmasıdır. Ayrıca, ekonomide kamu harcamalarının milli geliri katlayarak artırmasını sağlayan çarpan mekanizması, en etkili sonuçlarını kaynakların boşta olduğu, durgunluğun yaşandığı gelişmiş ekonomilerde verir.

Para Teorisi ve Enflasyonist Süreçler

Paranın değeri, ekonomideki fiyatlar genel düzeyi ile ters orantılıdır. Fiyatlar yükseldikçe (enflasyon), paranın satın alma gücü ve dolayısıyla değeri düşer. Klasik iktisatçılara göre para talebinin tek nedeni günlük alışverişlerdeki mübadeleleri gerçekleştirmektir; yani para sadece bir “değişim aracı”dır. Modern teorilerde ise enflasyon ile işsizlik arasındaki ters yönlü ilişki Phillips Eğrisi ile açıklanır. Bu eğri, kısa dönemde işsizliği düşürmenin maliyetinin yüksek enflasyon olduğunu ortaya koyar. Parasalcı (Monetarist) yaklaşıma göre ise, Merkez Bankaları istikrarı sağlamak için para arzını ekonominin büyüme hızına paralel olarak sabit ve düşük bir hızla artırmalıdır (Friedman’ın k-kuralı).

Uluslararası Ticaret ve Ödemeler Dengesi

Bir ülkenin dış dünyayla olan tüm ekonomik ilişkileri Ödemeler Bilançosu’nda takip edilir. Bu bilançoda yer alan otonom işlemler; ihracat, ithalat ve turizm gibi piyasa koşullarında kendiliğinden oluşan kalemlerdir. Rezerv hareketleri gibi denkleştirici işlemler ise bu otonom yapının sonucunda ortaya çıkan açıkları kapatmak için devreye girer. Döviz piyasasında, ülkenin ihraç mallarına olan talep arttıkça döviz arzı artar ve yerel para değer kazanma eğilimine girer. Döviz piyasasının temel işlevlerinden biri olan kredi sağlama, dış ticaretle uğraşan kuruluşlara finansal destek sunarak küresel ticaretin akışkanlığını sağlar.

Maliye Politikası ve Konjonktürel Yaklaşımlar

Devletin harcamalarının gelirlerini aşması durumunda bütçe açığı oluşur ve bu açık genellikle Merkez Bankası’na borçlanma yoluyla finanse edilir. Konjonktür teorilerinde, iktisadi birimlerin geleceği tahmin ederken sadece geçmiş verileri kullandığı varsayımı Monetarist konjonktür teorisinin (uyarlayıcı beklentiler) temelidir. Öte yandan, seçim dönemlerinde işsizliği azaltmak amacıyla kamu harcamalarını artırarak talebi canlandırma stratejisi Politik Konjonktür Teorisi ile açıklanır. Ekonomide toplam talebin tam istihdam gelir düzeyinin altında kalması ise deflasyonist açık olarak adlandırılır ve bu durum eksik istihdam dengesine yol açar.

@lolonolo_com

Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları

Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları

1. Devletin gelirinden fazla harcama yapması durumunda aşağıdakilerden hangi durum ortaya çıkmaktadır?

A) Merkez Bankasına reeskont ettirme
B) Merkez Bankasındaki mevduatının artışı
C) Merkez Bankası’na borçlanma
D) Para arzının artışı
E) Merkez Bankasından avans alma

Cevap : C) Merkez Bankası’na borçlanma

Açıklama :

2. Ekonomide fiyatlar genel düzeyi yükseldikçe, paranın değeri nasıl bir değişim göstermektedir?

A) Satın alma gücü yükselmektedir.
B) Değeri değişmemektedir.
C) Satın alma gücü değişmemektedir.
D) Değeri düşmektedir.
E) Değeri yükselmektedir.

Cevap : D) Değeri düşmektedir.

Açıklama : Enflasyon, fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artışı ifade eder. Fiyatlar ile paranın değeri (satın alma gücü) arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Fiyatlar arttığında (P yükseldiğinde), cebimizdeki 1 birim para ile alabileceğimiz mal ve hizmet miktarı azalır. Yani paranın “Satın Alma Gücü” ve dolayısıyla “Değeri” düşer. (Değer = 1/P). Fiyatlar iki katına çıkarsa, paranın değeri yarıya iner.

3. Sinsi enflasyon kalkınma sürecini tamamlayan ülkelerde hangi düzeydeki fiyat artışlarını ifade etmektedir?

A) %2
B) %6
C) %4
D) %3
E) %1

Cevap : C) %4

Açıklama :

4. Aşağıdakilerden hangisi az gelişmiş ülkelerin büyümede hedef saptamada öncelikli hedefidir?

A) İstihdam artışı
B) Doğal kaynak artışı
C) Teçhizat artışı
D) Kişi başına düşen milli geliri artışı
E) Yatırım artışı

Cevap : D) Kişi başına düşen milli geliri artışı

Açıklama : İktisadi kalkınma ve büyüme literatüründe, bir ülkenin refah seviyesinin temel göstergesi “Milli Gelir” (GSYİH) değil, nüfus faktörünün de dikkate alındığı “Kişi Başına Düşen Milli Gelir”dir. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunu “Fakirik Kısır Döngüsü”dür. Bu döngüyü kırmak ve gelişmiş ülkelerle aradaki farkı kapatmak (yakınsama) için birincil ve nihai hedef, kişi başına düşen geliri artırarak toplumun refah düzeyini yükseltmektir. Diğer şıklar (istihdam, yatırım) bu nihai hedefe ulaşmak için kullanılan araçlardır.

5. Sermayenin marjinal etkinliği (r), faiz oranından (i) küçük ise (r < i) yatırımcı hangi kararı alır?

A) Yatırımları azaltır.
B) Yatırım yapmaz.
C) Beklentilere göre karar verir.
D) Yatırım yapar.
E) Ekonomik duruma göre karar verir

Cevap : B) Yatırım yapmaz.

Açıklama : Keynesyen yatırım teorisine göre bir girişimci yatırım kararı alırken iki oranı karşılaştırır:
1. Sermayenin Marjinal Etkinliği (r): Yatırımdan beklenen getiri (kâr) oranı.
2. Faiz Oranı (i): Yatırımın maliyeti (veya parayı bankada tutmanın getirisi).
Eğer beklenen getiri (r), maliyetten (i) düşükse (r < i), bu yatırım kârlı değildir ve rasyonel yatırımcı yatırım yapmaz. Yatırımın yapılması için r > i olması gerekir.

6. Aşağıdakilerden hangisi herkesin ihtiyaç duyduğu bazı malların değişim aracı olarak kullanıldığını ifade etmektedir?

A) Trampa
B) Mal para
C) Kaydi para
D) Temsili para
E) Kağıt para

Cevap : A) Trampa

Açıklama :

7. Aşağıdakilerden hangisi az gelişmiş ülkelerin sosyal ve kültürel özelliklerinden biri değildir?

A) Geleneklere bağlı
B) Sosyal ilişkileri zayıf
C) Okur-yazar oranı düşük
D) Eğitim düzeyi yetersiz
E) Yeniliklere açık

Cevap : E) Yeniliklere açık

Açıklama : Az Gelişmiş Ülkelerin (AGÜ) sosyo-kültürel yapısı genellikle gelenekseldir. Bu toplumlarda eğitim düzeyi ve okur-yazarlık düşüktür, kaderci bir anlayış hakim olabilir ve statüko korunur. Bu yapı, değişime direnç gösterir ve “Yeniliklere Açık Olma” (İnovasyon) özelliği taşımaz. Aksine, yeniliklere kapalılık ve teknolojik gelişmelere adaptasyon sorunu, az gelişmişliğin hem sebebi hem de sonucudur. (B şıkkı tartışmalı olabilir, genellikle birincil ilişkiler güçlüdür ancak kurumsal/modern sosyal ilişkiler zayıf olabilir; fakat E şıkkı kesinlikle AGÜ özelliği değildir).

8. Aşağıdakilerden hangisi ödemeler bilançosu işlemlerinin piyasanın işleyişi ile kendiliğinden oluşmaktadır?

A) Rezerv işlemleri
B) Denkleştirici işlemler
C) Sermaye işlemleri
D) Otonom işlemler
E) Cari işlemler

Cevap : D) Otonom işlemler

Açıklama : Ödemeler Bilançosu kalemleri ikiye ayrılır:
1. Otonom İşlemler: Ekonomik birimlerin (bireyler, firmalar) kâr elde etmek, ticaret yapmak gibi kendi saikleriyle ve piyasa koşullarına göre bağımsız olarak gerçekleştirdikleri işlemlerdir (İhracat, ithalat, turizm vb.). Bunlar “kendiliğinden” oluşur.
2. Denkleştirici (Telafi Edici) İşlemler: Otonom işlemler sonucunda ortaya çıkan açık veya fazlayı kapatmak için Merkez Bankası veya resmi otoritelerce yapılan işlemlerdir (Rezerv hareketleri).

9. Para arzı hedeflemesine göre “Merkez Bankası ekonomide istikrarı sağlamak için para arzını sabit ve düşük bir hızla arttırmalıdır.” ifadesi aşağıdaki hangi yaklaşıma aittir?

A) Klasik iktisatçılar
B) Rasyonel beklentiler
C) Yeni Keynesci
D) Monetaristler
E) Arz yanlı iktisat

Cevap : D) Monetaristler

Açıklama : Milton Friedman öncülüğündeki Monetarist (Parasalcı) okul, ekonomideki istikrarsızlıkların kaynağının para arzındaki düzensiz dalgalanmalar olduğunu savunur. Friedman, “takdire dayalı” (keyfi) para politikası yerine, “kurala dayalı” politikayı savunmuştur. Bu kurala göre; Merkez Bankası, para arzını (Ms), ekonominin reel büyüme hızına paralel olarak, her yıl sabit ve düşük bir oranda (örneğin %3-%5) artırmalıdır (k-kuralı). Bu sayede enflasyonist beklentiler kırılır ve istikrar sağlanır.

10. Enflasyon ile işsizlik arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisi ile açıklanmaktadır?

A) Arz eğrisi
B) Talep eğrisi
C) Doğal işsizlik oranı
D) Enflasyon eğrisi
E) Phillips eğrisi

Cevap : E) Phillips eğrisi

Açıklama : 1958 yılında A.W. Phillips tarafından ortaya konulan ve enflasyon oranı ile işsizlik oranı arasındaki ters yönlü (negatif) ilişkiyi (trade-off) gösteren eğriye “Phillips Eğrisi” denir. Bu eğriye göre; işsizliği azaltmak isterseniz enflasyonun artmasına razı olmalısınız, enflasyonu düşürmek isterseniz işsizliğin artmasına katlanmalısınız. (Not: Monetaristler bu ilişkinin sadece kısa dönemde geçerli olduğunu savunur).

11. “İktisadi birimlerin gelecekle ilgili tahminlerini yaparken, ellerinde mevcut olan bütün bilgiyi kullanmamaları, sadece geçmişteki bilgiyi kullanmalarıdır.” ifadesi hangi konjonktür yaklaşımına aittir?

A) Yeni klasik konjoktür teorisi
B) Keynesyen konjoktür teorisi
C) Monetarist konjoktür teorisi
D) Politik konjoktür teorisi
E) Yeni Keynesyen konjoktür teorisi

Cevap : C) Monetarist konjoktür teorisi

Açıklama : Beklentiler teorisinde iki temel yaklaşım vardır:

1. Uyarlayıcı (Adaptif) Beklentiler: Bireyler geleceği tahmin ederken sadece “geçmiş verileri” ve “geçmiş hatalarını” baz alırlar. Yanılabilirler. Bu yaklaşım Monetarist teorinin temelidir. Friedman’a göre işçiler fiyat artışlarını geriden takip eder (yanılırlar), bu yüzden kısa dönemde para politikası reel etkiler yaratır.
2. Rasyonel Beklentiler: Bireyler “mevcut tüm bilgiyi” kullanır ve sistematik hata yapmazlar. Bu da Yeni Klasiklerin görüşüdür.

12. Döviz arzı aşağıdakilerden hangisine bağlı olarak artış göstermektedir?

A) İthalat yapmak
B) Yabancı ülkelere borç ödemek
C) Ülkenin ihraç mallarını talep etmek
D) Uluslararası özel sermaye yatırımı yapmak
E) Uluslararası portföy yatırımı yapmak

Cevap : C) Ülkenin ihraç mallarını talep etmek

Açıklama : Döviz piyasasında “Döviz Arzı”, ülkeye döviz girişini ifade eder. Yabancılar bizim ürettiğimiz malları satın almak istediklerinde (İhracat Talebi), ödemeyi yapmak için kendi paralarını satıp bizim paramızı alırlar veya bize döviz öderler. Dolayısıyla, “Ülkenin ihraç mallarına olan talep” (yani ihracatımız) arttıkça, ülkeye giren döviz miktarı artar ve döviz arz eğrisi sağa kayar. Diğer şıklar (ithalat, borç ödeme, dışarıya yatırım) ülkeden döviz çıkışına neden olur, yani döviz talebini artırır.

13. “Para talebinin nedeni; sadece iktisadi birimlerin günlük alışverişlerindeki mübadelelerini gerçekleştirmektir” görüşü aşağıdaki iktisatçılardan hangisine aittir?

A) A.Marshall
B) Klasik iktisatçılar
C) İ.Fisher
D) Keynes
E) M. Friedman

Cevap : B) Klasik iktisatçılar

Açıklama :

14. Aşağıdakilerden hangisi döviz alış kuru ile döviz satış kuru arasındaki farkı göstermektedir?

A) Çapraz kur
B) Döviz arbitrajı
C) Düz kur
D) Dalgalı kur
E) Kur marjı

Cevap : E) Kur marjı

Açıklama : Döviz piyasasında işlem yapan banka ve kurumlar, dövizi belirli bir fiyattan alır (Alış Kuru / Bid) ve daha yüksek bir fiyattan satarlar (Satış Kuru / Ask). Bu iki fiyat arasındaki farka “Kur Marjı” (Spread) denir. Bu marj, döviz ticareti yapan kurumun kârını ve işlem maliyetlerini oluşturur.

15. Çarpanın etkili olduğu ekonomiler aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zengin ülkeler
B) Gelişmekte olan ülkeler
C) Gelişmiş ülkeler
D) Az gelişmiş ülkeler
E) Gelişmiş ancak durgunluğun yaşandığı ülkeler

Cevap : E) Gelişmiş ancak durgunluğun yaşandığı ülkeler

Açıklama :

16. Aşağıdakilerden hangisi dış ticaret ile ilgili önlemlerin uygulanmasındaki amaçlardan biri değildir?

A) İthalatı arttırmak
B) Üretimi teşvik etmek
C) Talep yapısını değiştirmek
D) Ödemeler dengesini sağlamak
E) Yerli sanayiyi korumak

Cevap : A) İthalatı arttırmak

Açıklama : Dış ticaret politikaları (gümrük vergileri, kotalar, teşvikler vb.) genellikle korumacı amaçlarla uygulanır. Temel hedefler; yerli sanayiyi dış rekabetten korumak (E), yerli üretimi teşvik etmek (B), dış ticaret açığını kapatarak ödemeler dengesini iyileştirmek (D) ve tüketim alışkanlıklarını yerli mala yönlendirmektir (C). Bu politikaların amacı “İthalatı Artırmak” değil, tam tersine ithalatı kısıtlamak veya kontrol altına almaktır.

17. Aşağıdaki hangi durumda millî gelir, eksik istihdam seviyesinde dengeye gelmektedir?

A) Stagflasyon
B) Deflasyonist açık
C) Enflasyonist açık
D) Resesyon
E) Dış açık

Cevap : B) Deflasyonist açık

Açıklama : Bir ekonomide Toplam Talep, tam istihdam seviyesindeki üretimi satın almaya yetmiyorsa, ekonomi tam kapasitesinin altında bir noktada dengeye gelir. Bu durumda “Eksik İstihdam” ve işsizlik ortaya çıkar. Toplam talebin, tam istihdam gelir düzeyini sağlamak için gereken düzeyden az olduğu (aradaki fark) bu duruma “Deflasyonist Açık” denir. (Tersi durumda, talep fazlası varsa Enflasyonist Açık oluşur).

18. Ülkeler arası gelişmişlik düzeyine ilişkin karşılaştırmalarda kullanılan para birimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Dolar
B) Kanada doları
C) Ruble
D) Euro
E) Sterlin

Cevap : A) Dolar

Açıklama : Uluslararası kuruluşlar (Dünya Bankası, IMF, BM) ülkelerin milli gelirlerini ve refah düzeylerini karşılaştırırken, ortak bir ölçü birimi kullanmak zorundadırlar. Küresel rezerv para olma özelliği, ticaret hacmi ve istikrarı nedeniyle bu standart ölçü birimi “ABD Doları” ($) dır. GSYİH ve Kişi Başına Gelir verileri, ulusal para birimlerinden Dolara çevrilerek uluslararası sıralamalar yapılır.

19. Aşağıdaki döviz fonksiyonlarından hangisi dış ticaretle uğraşan kişi ve kuruluşlara destek olma durumunu ifade etmektedir?

A) Satın alma gücü transferi
B) Kredi sağlama
C) Döviz risklerini önleme
D) Döviz rezervlerinin arttırılması
E) Döviz arbitrajı

Cevap : B) Kredi sağlama

Açıklama : Döviz piyasasının üç temel fonksiyonu vardır:
1. Satın Alma Gücü Transferi: Farklı paralar arası değişimle ticaretin yapılabilmesini (ödemeyi) sağlar. Bu temel fonksiyondur.
2. Kredi Sağlama (Finansman): Malların sevkiyatı ile ödeme yapılması arasında geçen süre için (akreditif, poliçe vb. araçlarla) finansman imkanı sunar. Bu, tüccarların ticaret yapabilmesi için onlara verilen bir “destek” niteliğindedir.
3. Riskten Korunma (Hedging): Kur değişimlerine karşı koruma sağlar.
Sorudaki “destek olma” vurgusu, ticaretin finansmanı (kredilendirilmesi) işlevine işaret eder.

20. “İşsizliği kısa dönemde azaltmak için, kamu harcamalarını arttırarak toplam talep arttırılabilir.” ifadesi aşağıdaki hangi konjonktür yaklaşımına aittir?

A) Politik konjoktür teorisi
B) Yeni Klasik konjoktür teorisi
C) Keynesyen konjoktür teorisi
D) Yeni Keynesyen konjoktür teorisi
E) Monetarist konjoktür teorisi

Cevap : A) Politik konjoktür teorisi

Açıklama :

@lolonolo_com

Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları

Auzef İşletme, Makro İktisat 2025-2026 Final Soruları telegram işletme
Siyaset Bilimi Ve Kamu Yönetimi Lisans Açık Öğretim
Telegram Siyaset Bİlimi ve Kamu Yönetimi

Editor

Editör