LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları
auzefsiyasal düşünceler tarihiSiyaset Bilimi Ve Kamu YönetimiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkilersosyoloji

Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

#1. İlk Çağ’ın aşağıdaki tarihî olayların hangisi ile sona erdiği kabul edilir?

Cevap : E) Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı
Açıklama : Geleneksel tarihsel dönemlendirmeye göre İlk Çağ, MÖ 3200 (yazının icadı) civarında başlar ve MS 476 yılında Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı ile sona erer. Bu olay, Orta Çağ’ın başlangıcı olarak kabul edilir.

#2. Aşağıdakilerden hangisi Orta Çağ’ın feodal yapısını teşkil eden toplumsal sınıflardan biri değildir?

Cevap : A) Burjuvalar
Açıklama : Feodal yapı; en üstte soylular (senyörler) ve din adamları ile en altta toprağa bağlı köleler olan serflerden ve az sayıdaki hür köylülerden oluşuyordu. “Burjuvazi” ise feodal düzenin çözülmeye başladığı, ticaretin ve şehirlerin canlandığı Orta Çağ sonrasında yükselişe geçen şehirli tüccar sınıfıdır.

#3. Roma İmparatorluğu’nda kamu gücünün, halkın verdiği vekâletle imparatora devredilmiş olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

Cevap : B) Cumhuriyetin ardından kurulan imparatorluğun önceki dönemden etkilenmesi
Açıklama : Roma’da imparatorluk dönemine geçilse bile, “halkın egemenliği” (populus Romanus) ve “Senato” gibi cumhuriyetçi kurumlar ve fikirler varlığını sürdürmüştür. İmparatorun gücü, teorik olarak halkın (ve Senato’nun) egemenlik yetkisini ona “vekâleten” devretmesine (Lex de Imperio) dayanıyordu. Bu, cumhuriyet döneminden kalan bir mirastır.

#4. Aşağıdaki gelişmelerden hangisi XVI. yüzyılda Avrupa’da merkezî krallıkların güçlenmesinde etkili olmuştur?

Cevap : C) Teknolojinin gelişmesiyle güçlü topların kullanılmaya başlaması
Açıklama : Feodal dönemde kralların gücü, şatolarında korunan derebeyleri (soylular) karşısında zayıftı. Ancak ateşli silahların ve özellikle “güçlü topların” (barut teknolojisinin) gelişmesi, kralların bu şatoları yıkabilmesini sağladı. Bu durum, derebeylerinin askeri üstünlüğünü sona erdirdi ve merkezi krallıkların güçlenmesinde kilit rol oynadı.

#5. Aşağıdaki tarihî olaylardan hangisi, Kilise’nin Orta Çağ’daki üstünlüğünün sona erdiğinin bir göstergesidir?

Cevap : A) Milli devletin doğuşu
Açıklama : Orta Çağ boyunca Kilise, tüm Hristiyan dünyasını kapsayan evrensel bir otoriteydi. Ancak Reformasyon ve Vestfalya Antlaşması (1648) ile birlikte “milli devletlerin” (egemen ulus-devletlerin) ortaya çıkışı, Kilise’nin bu evrensel siyasi otoritesinin sona erdiğini ve yerini ulusal otoritelerin aldığını göstermiştir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. İbn Haldun’un sosyolojinin kurucuları arasında sayılması, eserlerinde rastlanan hangi özellik nedeniyledir?

Cevap : B) Gözleme dayaı, tarafsız ve ampirik olması
Açıklama : İbn Haldun’un “Mukaddime” adlı eseri, toplumları (bedevi/hadari) ve devletlerin yükseliş/çöküş döngülerini (asabiyet) incelerken, ideal olanı değil “olanı” incelemiştir. Bunu yaparken gözleme dayalı, tarafsız ve ampirik (deneyci/gözlemci) bir yöntem kullanması, onu modern sosyolojinin öncülerinden biri yapmıştır.

#7. Aristoteles’in Atina yakınlarında kurduğu ve ders verdiği okulun adı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Lise
Açıklama : Platon’un kurduğu okulun adı “Akademia”dır (A). Aristoteles ise MÖ 335’te Atina’da kendi okulu olan “Lykeion”u (Liseum) kurmuştur. Bu kelime, günümüzdeki “Lise” kelimesinin kökenidir.

#8. “Sezar’ın olanı Sezar’a verin, Tanrı’nın olanı da Tanrı’ya.”
Hz. İsa’ya atfedilen yukarıdaki sözün, Batı siyasi düşüncesinde hangi ilkeye kaynaklık ettiği ileri sürülür?

Cevap : E) Laiklik
Açıklama : Bu söz, siyasi otoritenin (Sezar/devlet) alanı ile dini otoritenin (Tanrı/kilise) alanının birbirinden ayrılması gerektiği şeklinde yorumlanmıştır. Batı düşünce tarihinde, bu ayrım laiklik ilkesinin (din ve devlet işlerinin ayrılması) en eski teolojik temellerinden biri olarak kabul edilir.

#9. Antik dönem düşünürlerinden Ksenofon’a göre Atina’nın gücü hangi meslek grubuna dayanmaktaydı?

Cevap : C) Denizciler ve gemi yapımcıları
Açıklama : Ksenofon, Atina’nın bir deniz imparatorluğu olduğunu görmüştür. Atina’nın ekonomik refahının ve askeri gücünün temelinde, Ege’deki ticareti ve donanmayı kontrol eden “denizciler ve gemi yapımcıları” sınıfının yattığını savunmuştur.

#10.
I. Herakleitos, eşitlik ilkesi ve demokrasinin uygulanabilir olduğuna inanmaz.
II. Herakleitos, halkın kolayca kandırılan bir yığın olduğunu ileri sürer.
III. Herakleitos’a göre yönetim, vatandaşlara bırakılmaması gereken bir faaliyettir. Yukarıda yer verilen düşüncelere göre Herakleitos’u niteleyen en uygun terim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Elitist
Açıklama : Herakleitos, “logos”u (evrensel akıl) sadece çok az sayıda insanın anlayabileceğine, çoğunluğun (halkın) ise “uykuda” ve “bilgisiz bir yığın” olduğuna inanıyordu. Yönetimin bu seçkin (elit) azınlığa bırakılması gerektiğini savunduğu için “elitist” (seçkinci) olarak nitelendirilir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Machiavelli’nin düşünce tarihine getirdiği en önemli yenilik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A) Siyasi konuları dinî ve ahlaki ilkelerden bağımsız bir şekilde ele alması.
Açıklama : Machiavelli’nin en büyük yeniliği, siyaseti (devlet yönetimini) “olması gerektiği gibi” (ahlaki veya dini açıdan) değil, “olduğu gibi” (gerçekçi, pragmatik) incelemesidir. Prens’e verdiği öğütlerde amacı, ahlaki ilkelere değil, devletin bekasına ve gücün korunmasına dayandırmış, böylece siyaseti ahlaktan ve dinden ayırmıştır.

#12. Yunan sitelerindeki dinî yaşamla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?

Cevap : E) Tüm Yunan siteleri aynı Tanrılara inanmaktaydı.
Açıklama : Antik Yunan’da her “site”nin (şehir devleti) siyasi ve dini birliği vardı. Ancak her sitenin kendi koruyucu tanrısı (örn: Atina için Athena, Sparta için Ares) ve kendine özgü yerel kültleri bulunurdu. Olimpos tanrıları ortak bir panteon oluştursa da, “tüm sitelerin aynı tanrılara” aynı şekilde taptığı söylenemez; her sitenin kendi öncelikli tanrıları vardı.

#13. İbn Haldun devletlerin ve medeniyetlerin geçtikleri aşamaları beş aşamada tasvir eder. İbn Haldun’un bu yaklaşımı 1655-1716 yılları arasında yaşamış hangi Osmanlı tarihçisi tarafından benimsenmiştir?

Cevap : C) Naima
Açıklama : Osmanlı Devleti’nin ilk resmi vakanüvisi (tarihçisi) olan Naima, kendi adıyla anılan tarihinde, İbn Haldun’un devletlerin de insanlar gibi doğup, gelişip öldüğü (yıkıldığı) yönündeki döngüsel tarih ve “asabiyet” teorisini Osmanlı Devleti’nin durumunu açıklamak için benimsemiş ve kullanmıştır.

#14. Kral, seçkinler ve halkın paylaştığı karma bir yönetimi savunan Romalı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) Cicero
Açıklama : Romalı düşünür ve devlet adamı Cicero, en istikrarlı ve adil yönetimin, Aristoteles’in Politeia fikrini geliştirerek, Monarşi (Konsüller), Aristokrasi (Senato) ve Demokrasi (Halk Meclisleri) unsurlarını dengeleyen “karma yönetim” (mixed government) olduğunu savunmuştur.

#15.
I. Toplumsal düzen yasalara gerek kalmadan eğitim ve felsefeyle sağlanabilir.
II. Bireyin çıkarları sitenin çıkarlarından daha önemlidir.
III. Çiftçi, zanaatkâr ve tüccarların mülk edinme ve aile kurmaları yasaklanmalıdır. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Platon’un savunduğu fikirler arasındadır?

Cevap : E) Yalnız I
Açıklama : Platon, ideal devletinde toplumsal düzenin temelinin “eğitim” ve “felsefe” olduğuna inanır (I doğru). Bireyin çıkarlarını değil, sitenin (devletin) bütünlüğünü ve çıkarını üstün tutar (II yanlış). Mülk edinme ve aile kurma yasağını sadece yönetici ve koruyucular sınıfı için getirir; üretici sınıf (çiftçi, zanaatkâr) için bu yasak yoktur (III yanlış).

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Siyasal düşünceler tarihini ekonomik, siyasal ve kurumsal özellikleriyle birbirinden farklılaşan dört farklı dönemde incelemek mümkündür.
Aşağıdakilerden hangisi bu dönemler arasında sayılamaz?

Cevap : A) Buzul Çağı
Açıklama : Siyasal düşünceler tarihi, genellikle yazının icadı ve devletin ortaya çıkışıyla başlatılır. Standart tarihsel dönemlendirme; İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ şeklindedir. “Buzul Çağı” ise siyasi yapıların değil, jeolojik ve prehistorik (tarih öncesi) dönemin bir parçasıdır.

#17.
I. Çiftçiler, zanaatkârlar ve tüccarlar
II. Filozof-krallar
III. Askerler.
Platon’un savunduğu toplumsal düzene göre yukarıda verilen sınıfların en önemli olandan daha az önemli olana doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D) II-III-I
Açıklama : Platon’un “Devlet” adlı eserindeki ideal toplum modeli hiyerarşiktir. En üstte, akıl erdemine sahip “Filozof-Krallar” (yöneticiler) (II) yer alır. Onların altında, cesaret erdemine sahip “Askerler” (koruyucular) (III) bulunur. En altta ise itaat erdemine sahip “Çiftçiler, zanaatkârlar ve tüccarlar” (üreticiler) (I) yer alır.

#18. Aquinolu Thomas için aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi vanlıştır?

Cevap : C) Yasaları hiyerarşik bir sıralamaya tabi tutmuş, en üstte insanların yaptığı yasaların bulunduğunu ileri sürmüştür.
Açıklama : Aquinolu Thomas, yasaları hiyerarşik olarak sıralamıştır (Ebedi Yasa > Doğal Yasa > İnsanî Yasa). Ancak o, en üstte insanların yaptığı yasaların (İnsanî Yasa) değil, Tanrı’nın aklının ürünü olan “Ebedi Yasa”nın bulunduğunu savunmuştur. İnsanî yasa, ancak ebedi yasaya ve doğal yasaya uygunsa geçerlidir.

#19. Eski Yunan’da devletin ortaya çıkışını “sözleşme” ve “kuvvet” kavramlarıyla açıklayan felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B) Sofizm
Açıklama : Sofistler, “doğa (physis)” ve “yasa/gelenek (nomos)” ayrımını yapmışlardır. Bazı sofistler (Trasymakhos gibi) devletin “güçlünün iradesi” (kuvvet) olduğunu savunurken, bazıları (Lykophron gibi) devletin, bireylerin birbirine zarar vermemesi için yaptığı bir “sözleşme” sonucu ortaya çıktığını iddia etmiştir.

#20. İslamiyet’te “hicret” kavramı aşağıdaki tarihsel olaylardan hangisini ifade etmek için kullamlır?

Cevap : D) Hz. Muhammed’in kendisine inananlarla birlikte Mekke’den Medine’ye göç etmesi
Açıklama : “Hicret”, kelime anlamı olarak “göç etmek” demektir. İslami terminolojide, MS 622 yılında Hz. Muhammed’in ve ona inanan Müslümanların, Mekke’deki baskılardan dolayı Medine’ye (Yesrib) göç etmeleri olayını ifade eder.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

Siyasal Düşünceler Tarihi: Antik Yunan’dan Modern Devletin Doğuşuna

Giriş

Siyasal düşünceler tarihi, toplumsal düzenin, iktidarın ve otoritenin kökenlerini ve meşruiyetini sorgulayan felsefi bir mirastır. Bu tarih, genellikle siyasi yapıların ortaya çıktığı İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ olmak üzere dört ana dönemde incelenir; “Buzul Çağı” gibi prehistorik dönemler bu alanın dışındadır. Bu makalede, Antik Yunan’daki site (polis) düzeninden, Orta Çağ’ın teokratik yapısına ve Yeni Çağ’da modern devletin doğuşuna kadar olan süreç ele alınacaktır.

Antik Yunan Siyasal Düşüncesi

Antik Yunan’da siyasi düşünce, “site” (şehir devleti) etrafında şekillenmiştir. Site, siyasi olduğu kadar dini bir birlikti ve din, Yunanları siteye bağlayan önemli bir bağdı; ancak “tüm siteler aynı tanrılara” tapmaz, her sitenin kendi koruyucu tanrısı vardı. Bu dönemin filozofları, ideal yönetim biçimini aramışlardır.

  • Sofistler: Devletin ortaya çıkışını “sözleşme” ve “kuvvet” kavramlarıyla açıklayan ilk felsefi akımdır.
  • Herakleitos: Halkın kolayca kandırılan bir yığın olduğunu savunmuş ve yönetimin seçkinlere bırakılması gerektiğini belirterek “elitist” bir tavır sergilemiştir.
  • Platon: İdeal bir toplum düzeni tasarlamıştır. Bu düzende toplum; en üstte “Filozof-Krallar” (II), ortada “Askerler” (III) ve en altta üretici sınıf olan “Çiftçiler, zanaatkârlar ve tüccarlar” (I) olmak üzere hiyerarşik olarak sıralanır. Platon, düzenin yasalarla değil, eğitim ve felsefeyle sağlanabileceğine inanmıştır.
  • Aristoteles: Hocası Platon’un “Akademia”sından ayrılarak Atina yakınlarında kendi okulu olan “Lise”yi (Lykeion) kurmuştur.
  • Ksenofon: Atina’nın gücünün, donanmayı ve ticareti elinde tutan “denizciler ve gemi yapımcıları” grubuna dayandığını savunmuştur.

Roma ve Orta Çağ Düşüncesi

Roma dönemi, Antik Yunan düşüncesini devralmış ve geliştirmiştir. Romalı düşünür Cicero, Monarşi (Kral), Aristokrasi (Senato) ve Demokrasi (Halk) unsurlarını birleştiren “karma bir yönetimi” savunmuştur. Roma’da Cumhuriyet’ten imparatorluğa geçilse de, imparatorun gücünün “halkın verdiği vekâletle” meşruiyet kazanması, Cumhuriyet döneminden kalan bir miras olarak devam etmiştir.

Orta Çağ, Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı (MS 476) ile başlamıştır. Bu döneme, “Sezar’ın olanı Sezar’a, Tanrı’nın olanı Tanrı’ya verin” sözüyle temelleri atılan dinî (Kilise) ve dünyevi (devlet) iktidar ayrımı damga vurmuştur. Feodal yapı; Soylular, Rahipler ve Serflerden oluşuyordu; “Burjuvazi” ise bu yapının çözülmesiyle ortaya çıkan tüccar sınıfıdır.

  • Aquinolu Thomas: Aristoteles felsefesiyle Hristiyan düşüncesini sentezlemeyi amaçlamıştır. Yasaları hiyerarşik bir sıralamaya tabi tutmuş, ancak en üstte insanların yaptığı yasaların değil, Tanrı’nın aklının ürünü olan “Ebedi Yasa”nın bulunduğunu savunmuştur.

İslam Düşünce Tarihi

İslam düşüncesi de siyaset felsefesine önemli katkılar sunmuştur. MS 622’de Hz. Muhammed’in inananlarla birlikte Mekke’den Medine’ye göç etmesi olayı olan “Hicret”, ilk İslam devletinin de temelini atmıştır. Sosyolojinin kurucuları arasında sayılan İbn Haldun, eserlerinde “gözleme dayalı, tarafsız ve ampirik” bir yöntem kullanmasıyla öne çıkar. Onun devletlerin yükseliş ve çöküş döngülerini (asabiyet) açıkladığı teorisi, Osmanlı tarihçisi Naima tarafından da benimsenmiştir.

Yeni Çağ ve Modern Devletin Doğuşu

XVI. yüzyılda, feodal şatoları yıkabilen “güçlü topların kullanılmaya başlaması” gibi teknolojik gelişmeler, derebeylerini zayıflatmış ve merkezi krallıkların güçlenmesini sağlamıştır. “Milli devletin doğuşu”, Kilise’nin Orta Çağ’daki evrensel üstünlüğünün de sona erdiğini göstermiştir.

  • Machiavelli: Bu dönemin en önemli düşünürüdür. Siyasal düşünceye getirdiği en büyük yenilik, “siyasi konuları dinî ve ahlaki ilkelerden bağımsız” (pragmatik ve gerçekçi) bir şekilde ele almasıdır.

@lolonolo_com

Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

1. Aşağıdakilerden hangisi Orta Çağ’ın feodal yapısını teşkil eden toplumsal sınıflardan biri değildir?

A) Burjuvalar

B) Soylular (senyörler)

C) Din adamları (rahipler)

D) Hür köylüler

E) Serfler

Cevap : A) Burjuvalar

Açıklama : Feodal yapı; en üstte soylular (senyörler) ve din adamları ile en altta toprağa bağlı köleler olan serflerden ve az sayıdaki hür köylülerden oluşuyordu. “Burjuvazi” ise feodal düzenin çözülmeye başladığı, ticaretin ve şehirlerin canlandığı Orta Çağ sonrasında yükselişe geçen şehirli tüccar sınıfıdır.

2. Aşağıdaki gelişmelerden hangisi XVI. yüzyılda Avrupa’da merkezî krallıkların güçlenmesinde etkili olmuştur?

A) İspanya’nın İngiltere’yi işgal girişimi

B) Kilisenin siyasi iktidarını pekiştirmesi

C) Teknolojinin gelişmesiyle güçlü topların kullanılmaya başlaması

D) Burjuvazinin yönetimde söz sahibi olmaya başlaması

E) Veba salgınının yol açtığı kitlesel ölümler

Cevap : C) Teknolojinin gelişmesiyle güçlü topların kullanılmaya başlaması

Açıklama : Feodal dönemde kralların gücü, şatolarında korunan derebeyleri (soylular) karşısında zayıftı. Ancak ateşli silahların ve özellikle “güçlü topların” (barut teknolojisinin) gelişmesi, kralların bu şatoları yıkabilmesini sağladı. Bu durum, derebeylerinin askeri üstünlüğünü sona erdirdi ve merkezi krallıkların güçlenmesinde kilit rol oynadı.

3. Machiavelli’nin düşünce tarihine getirdiği en önemli yenilik aşağıdakilerden hangisidir?

A) Siyasi konuları dinî ve ahlaki ilkelerden bağımsız bir şekilde ele alması.

B) Pacta sunt servanda (ahde vefa) ilkesini savunan ilk düşünür olması.

C) Siyasi çatışmaların temelinde ekonomik çıkarların olduğunu vurgulaması.

D) Toplumsal parçalanmanın nasıl ortadan kaldırılacağını göstermesi.

E) Çatışmanın olmadığı bütünleşik bir toplum fikrinin temellerini atması.

Cevap : A) Siyasi konuları dinî ve ahlaki ilkelerden bağımsız bir şekilde ele alması.

Açıklama : Machiavelli’nin en büyük yeniliği, siyaseti (devlet yönetimini) “olması gerektiği gibi” (ahlaki veya dini açıdan) değil, “olduğu gibi” (gerçekçi, pragmatik) incelemesidir. Prens’e verdiği öğütlerde amacı, ahlaki ilkelere değil, devletin bekasına ve gücün korunmasına dayandırmış, böylece siyaseti ahlaktan ve dinden ayırmıştır.

4. Aşağıdaki tarihî olaylardan hangisi, Kilise’nin Orta Çağ’daki üstünlüğünün sona erdiğinin bir göstergesidir?

A) Milli devletin doğuşu

B) Roma-Cermen İmparatorluğu’nun kuruluşu

C) Fransız İhtilali

D) İstanbul’un Osmanlılar tarafından fethi

E) Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı

Cevap : A) Milli devletin doğuşu

Açıklama : Orta Çağ boyunca Kilise, tüm Hristiyan dünyasını kapsayan evrensel bir otoriteydi. Ancak Reformasyon ve Vestfalya Antlaşması (1648) ile birlikte “milli devletlerin” (egemen ulus-devletlerin) ortaya çıkışı, Kilise’nin bu evrensel siyasi otoritesinin sona erdiğini ve yerini ulusal otoritelerin aldığını göstermiştir.

5. Yunan sitelerindeki dinî yaşamla ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi yanlıştır?

A) Din, Yunanları siteye bağlayan önemli bir bağdı.

B) Site siyasi olduğu kadar dinî bir birlikti.

C) Dini bayramlar aynı zamanda milli bayramlardı.

D) Sitelerde çok tanrılı bir dinî anlayış hakimdi.

E) Tüm Yunan siteleri aynı Tanrılara inanmaktaydı.

Cevap : E) Tüm Yunan siteleri aynı Tanrılara inanmaktaydı.

Açıklama : Antik Yunan’da her “site”nin (şehir devleti) siyasi ve dini birliği vardı. Ancak her sitenin kendi koruyucu tanrısı (örn: Atina için Athena, Sparta için Ares) ve kendine özgü yerel kültleri bulunurdu. Olimpos tanrıları ortak bir panteon oluştursa da, “tüm sitelerin aynı tanrılara” aynı şekilde taptığı söylenemez; her sitenin kendi öncelikli tanrıları vardı.

6. “Sezar’ın olanı Sezar’a verin, Tanrı’nın olanı da Tanrı’ya.” Hz. İsa’ya atfedilen yukarıdaki sözün, Batı siyasi düşüncesinde hangi ilkeye kaynaklık ettiği ileri sürülür?

A) Eşitlik

B) Özgürlük

C) Sezarizm

D) Kardeşlik

E) Laiklik

Cevap : E) Laiklik

Açıklama : Bu söz, siyasi otoritenin (Sezar/devlet) alanı ile dini otoritenin (Tanrı/kilise) alanının birbirinden ayrılması gerektiği şeklinde yorumlanmıştır. Batı düşünce tarihinde, bu ayrım laiklik ilkesinin (din ve devlet işlerinin ayrılması) en eski teolojik temellerinden biri olarak kabul edilir.

7.
I. Çiftçiler, zanaatkârlar ve tüccarlar
II. Filozof-krallar
III. Askerler.
Platon’un savunduğu toplumsal düzene göre yukarıda verilen sınıfların en önemli olandan daha az önemli olana doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

A) III-II-I

B) I-III-II

C) II-I-III

D) II-III-I

E) I-II-III

Cevap : D) II-III-I

Açıklama : Platon’un “Devlet” adlı eserindeki ideal toplum modeli hiyerarşiktir. En üstte, akıl erdemine sahip “Filozof-Krallar” (yöneticiler) (II) yer alır. Onların altında, cesaret erdemine sahip “Askerler” (koruyucular) (III) bulunur. En altta ise itaat erdemine sahip “Çiftçiler, zanaatkârlar ve tüccarlar” (üreticiler) (I) yer alır.

8. İlk Çağ’ın aşağıdaki tarihî olayların hangisi ile sona erdiği kabul edilir?

A) Roma İmparatorluğu’nun kuruluşu

B) Hristiyanlığın doğuşu

C) İstanbul’un fethi

D) Yunan site devletlerinin çöküşü

E) Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı

Cevap : E) Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı

Açıklama : Geleneksel tarihsel dönemlendirmeye göre İlk Çağ, MÖ 3200 (yazının icadı) civarında başlar ve MS 476 yılında Batı Roma İmparatorluğu’nun yıkılışı ile sona erer. Bu olay, Orta Çağ’ın başlangıcı olarak kabul edilir.

9.
I. Toplumsal düzen yasalara gerek kalmadan eğitim ve felsefeyle sağlanabilir.
II. Bireyin çıkarları sitenin çıkarlarından daha önemlidir.
III. Çiftçi, zanaatkâr ve tüccarların mülk edinme ve aile kurmaları yasaklanmalıdır. Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri Platon’un savunduğu fikirler arasındadır?

A) Ive II

B) Yalnız III

C) II ve III

D) Yalnız II

E) Yalnız I

Cevap : E) Yalnız I

Açıklama : Platon, ideal devletinde toplumsal düzenin temelinin “eğitim” ve “felsefe” olduğuna inanır (I doğru). Bireyin çıkarlarını değil, sitenin (devletin) bütünlüğünü ve çıkarını üstün tutar (II yanlış). Mülk edinme ve aile kurma yasağını sadece yönetici ve koruyucular sınıfı için getirir; üretici sınıf (çiftçi, zanaatkâr) için bu yasak yoktur (III yanlış).

10. Aristoteles’in Atina yakınlarında kurduğu ve ders verdiği okulun adı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Akademia

B) Atina Okulu

C) Üniversite

D) Lise

E) Kolej

Cevap : D) Lise

Açıklama : Platon’un kurduğu okulun adı “Akademia”dır (A). Aristoteles ise MÖ 335’te Atina’da kendi okulu olan “Lykeion”u (Liseum) kurmuştur. Bu kelime, günümüzdeki “Lise” kelimesinin kökenidir.

11. Antik dönem düşünürlerinden Ksenofon’a göre Atina’nın gücü hangi meslek grubuna dayanmaktaydı?

A) Filozoflar

B) Çiftçiler

C) Denizciler ve gemi yapımcıları

D) Zanaatkârlar

E) Yöneticiler

Cevap : C) Denizciler ve gemi yapımcıları

Açıklama : Ksenofon, Atina’nın bir deniz imparatorluğu olduğunu görmüştür. Atina’nın ekonomik refahının ve askeri gücünün temelinde, Ege’deki ticareti ve donanmayı kontrol eden “denizciler ve gemi yapımcıları” sınıfının yattığını savunmuştur.

12. Kral, seçkinler ve halkın paylaştığı karma bir yönetimi savunan Romalı düşünür aşağıdakilerden hangisidir?

A) Epikür

B) Aristoteles

C) Platon

D) Cicero

E) Kıbrısı Zenon

Cevap : D) Cicero

Açıklama : Romalı düşünür ve devlet adamı Cicero, en istikrarlı ve adil yönetimin, Aristoteles’in Politeia fikrini geliştirerek, Monarşi (Konsüller), Aristokrasi (Senato) ve Demokrasi (Halk Meclisleri) unsurlarını dengeleyen “karma yönetim” (mixed government) olduğunu savunmuştur.

13. Siyasal düşünceler tarihini ekonomik, siyasal ve kurumsal özellikleriyle birbirinden farklılaşan dört farklı dönemde incelemek mümkündür. Aşağıdakilerden hangisi bu dönemler arasında sayılamaz?

A) Buzul Çağı

B) Orta Çağ

C) Yeni Çağ

D) Yakın Çağ

E) İlk Çağ

Cevap : A) Buzul Çağı

Açıklama : Siyasal düşünceler tarihi, genellikle yazının icadı ve devletin ortaya çıkışıyla başlatılır. Standart tarihsel dönemlendirme; İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ şeklindedir. “Buzul Çağı” ise siyasi yapıların değil, jeolojik ve prehistorik (tarih öncesi) dönemin bir parçasıdır.

14. Eski Yunan’da devletin ortaya çıkışını “sözleşme” ve “kuvvet” kavramlarıyla açıklayan felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir?

A) Stoacılık

B) Sofizm

C) Epikürcülük

D) Platonizm

E) Sinizm

Cevap : B) Sofizm

Açıklama : Sofistler, “doğa (physis)” ve “yasa/gelenek (nomos)” ayrımını yapmışlardır. Bazı sofistler (Trasymakhos gibi) devletin “güçlünün iradesi” (kuvvet) olduğunu savunurken, bazıları (Lykophron gibi) devletin, bireylerin birbirine zarar vermemesi için yaptığı bir “sözleşme” sonucu ortaya çıktığını iddia etmiştir.

15. İbn Haldun’un sosyolojinin kurucuları arasında sayılması, eserlerinde rastlanan hangi özellik nedeniyledir?

A) Geleceğe dair kehanetlerde bulunması

B) Gözleme dayaı, tarafsız ve ampirik olması

C) Anket ve mülakat yöntemine dayanması

D) Yazarın kişisel görüş ve değer yargılarını içermesi

E) Sağlıklı bir toplum tasarlamayı hedeflemesi

Cevap : B) Gözleme dayaı, tarafsız ve ampirik olması

Açıklama : İbn Haldun’un “Mukaddime” adlı eseri, toplumları (bedevi/hadari) ve devletlerin yükseliş/çöküş döngülerini (asabiyet) incelerken, ideal olanı değil “olanı” incelemiştir. Bunu yaparken gözleme dayalı, tarafsız ve ampirik (deneyci/gözlemci) bir yöntem kullanması, onu modern sosyolojinin öncülerinden biri yapmıştır.

16.
I. Herakleitos, eşitlik ilkesi ve demokrasinin uygulanabilir olduğuna inanmaz.
II. Herakleitos, halkın kolayca kandırılan bir yığın olduğunu ileri sürer.
III. Herakleitos’a göre yönetim, vatandaşlara bırakılmaması gereken bir faaliyettir. Yukarıda yer verilen düşüncelere göre Herakleitos’u niteleyen en uygun terim aşağıdakilerden hangisidir?

A) Materyalist

B) Elitist

C) Popülist

D) İdealist

E) Romantik

Cevap : B) Elitist

Açıklama : Herakleitos, “logos”u (evrensel akıl) sadece çok az sayıda insanın anlayabileceğine, çoğunluğun (halkın) ise “uykuda” ve “bilgisiz bir yığın” olduğuna inanıyordu. Yönetimin bu seçkin (elit) azınlığa bırakılması gerektiğini savunduğu için “elitist” (seçkinci) olarak nitelendirilir.

17. İslamiyet’te “hicret” kavramı aşağıdaki tarihsel olaylardan hangisini ifade etmek için kullamlır?

A) Hz. Muhammed’in topluma dini açıkça tebliğ etmeye başlaması

B) Hz. Muhammed’in İslamiyet’in ilk yıllarında terk etmek zorunda kaldığı Mekke’ye geri dönmesi

C) Medine’de ilk İslam devletinin kuruluşu

D) Hz. Muhammed’in kendisine inananlarla birlikte Mekke’den Medine’ye göç etmesi

E) Hz. Muhammed’in Medine’de gayrimüslimlerle yazılı bir antlaşma yapması

Cevap : D) Hz. Muhammed’in kendisine inananlarla birlikte Mekke’den Medine’ye göç etmesi

Açıklama : “Hicret”, kelime anlamı olarak “göç etmek” demektir. İslami terminolojide, MS 622 yılında Hz. Muhammed’in ve ona inanan Müslümanların, Mekke’deki baskılardan dolayı Medine’ye (Yesrib) göç etmeleri olayını ifade eder.

18. Roma İmparatorluğu’nda kamu gücünün, halkın verdiği vekâletle imparatora devredilmiş olması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?

A) Roma imparatorlarının otoriter bir yönetim sergilemeleri

B) Cumhuriyetin ardından kurulan imparatorluğun önceki dönemden etkilenmesi

C) Roma imparatorlarının halkın huzur ve refahına önem vermeleri

D) Romalıların dinsel inançları

E) Roma İmparatorluğu’nun coğrafi ve beşerî özellikleri

Cevap : B) Cumhuriyetin ardından kurulan imparatorluğun önceki dönemden etkilenmesi

Açıklama : Roma’da imparatorluk dönemine geçilse bile, “halkın egemenliği” (populus Romanus) ve “Senato” gibi cumhuriyetçi kurumlar ve fikirler varlığını sürdürmüştür. İmparatorun gücü, teorik olarak halkın (ve Senato’nun) egemenlik yetkisini ona “vekâleten” devretmesine (Lex de Imperio) dayanıyordu. Bu, cumhuriyet döneminden kalan bir mirastır.

19. Aquinolu Thomas için aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi vanlıştır?

A) Aristo felsefesiyle Hıristiyan düşüncesinin bir sentezini yapmayı amaçlamıştır.

B) Anayasacılık düşüncesinin tohumlarını atan düşünürler arasındadır.

C) Yasaları hiyerarşik bir sıralamaya tabi tutmuş, en üstte insanların yaptığı yasaların bulunduğunu ileri sürmüştür.

D) Monarşi, aristokrasi ve demokrasi karması bir hükümeti savunmuştur.

E) Geliştirdiği yasa kuramıyla dünyevi iktidarın sınırlarını çizmeyi amaçlamıştır.

Cevap : C) Yasaları hiyerarşik bir sıralamaya tabi tutmuş, en üstte insanların yaptığı yasaların bulunduğunu ileri sürmüştür.

Açıklama : Aquinolu Thomas, yasaları hiyerarşik olarak sıralamıştır (Ebedi Yasa > Doğal Yasa > İnsanî Yasa). Ancak o, en üstte insanların yaptığı yasaların (İnsanî Yasa) değil, Tanrı’nın aklının ürünü olan “Ebedi Yasa”nın bulunduğunu savunmuştur. İnsanî yasa, ancak ebedi yasaya ve doğal yasaya uygunsa geçerlidir.

20. İbn Haldun devletlerin ve medeniyetlerin geçtikleri aşamaları beş aşamada tasvir eder. İbn Haldun’un bu yaklaşımı 1655-1716 yılları arasında yaşamış hangi Osmanlı tarihçisi tarafından benimsenmiştir?

A) Farabi

B) Ahmed Cevdet Paşa

C) Naima

D) Yirmisekiz Mehmed Çelebi

E) İbn Sina

Cevap : C) Naima

Açıklama : Osmanlı Devleti’nin ilk resmi vakanüvisi (tarihçisi) olan Naima, kendi adıyla anılan tarihinde, İbn Haldun’un devletlerin de insanlar gibi doğup, gelişip öldüğü (yıkıldığı) yönündeki döngüsel tarih ve “asabiyet” teorisini Osmanlı Devleti’nin durumunu açıklamak için benimsemiş ve kullanmıştır.

@lolonolo_com

Siyasal Düşünceler Tarihi 2025-2026 Vize Soruları

SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ

Editor

Editör