Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi 2025-2026 Final Soruları
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi 2025-2026 Final Soruları
#1. Aşağıdakilerden hangisinde dil eğitiminin başladığı ortam doğru verilmiştir?
Cevap : A) Aile ortamı
Açıklama : Dil edinimi, çocuğun doğduğu andan itibaren maruz kaldığı ilk sosyal çevre olan “Aile ortamı”nda başlar. Anne-baba ve yakın bakım verenlerle kurulan iletişim, dilin temellerinin atıldığı ilk ve en kritik evredir. Okul ve arkadaş çevresi bu süreci daha sonra destekler ve geliştirir.
#2. İki dillilerin sahip olduğu iki dilde de belirli bir yetkinlik düzeyine erişememesi ve dilbilgisi, sözcük bilgisi, akıcılık, beceri alanlarındaki başarım açısından yeterli olamaması durumuna ne ad verilir?
Cevap : D) Yarım iki dillilik
Açıklama : “Yarım İki Dillilik” (Semilingualism veya Double Semilingualism), bireyin ne ana dilini ne de ikinci dilini tam ve yetkin bir şekilde kullanamaması, her iki dilde de kısıtlı bir sözcük dağarcığına ve dilbilgisine sahip olması durumudur. Bu durum genellikle eğitimsel destek eksikliğinden kaynaklanır.
#3. “Birey hedef dil ile etkileşime girdikçe sahip olduğu ara dil hedef dile doğru sürekli gelişim gösterir.”
Yukarıda ara dilin hangi özelliği vurgulanmaktadır?
Cevap : E) Geçirgen olması
Açıklama : Ara dilin (interlanguage) en temel özelliği, ana dil ve hedef dilden gelen kurallara açık olması ve sürekli yeni bilgileri alarak değişmesidir. Bu dinamik yapı ve dışarıdan kural alabilme özelliği “Geçirgenlik” olarak adlandırılır.
#4. Konuşma ve bilgiler arasında bağ kurma, soruları belirleme, açıklayıcı noktaları not alma, sözel olmayan ipuçlarını gözleme (jestler, ifadeler, duruş, vb.), anlaşılmayan yerleri belirleme ve sorular sorma, kendi kelimeleriyle konuşmanın özetini yapma, yeni bir kelimenin anlamını belirlemek için konuşma bütününden yararlanma, ….. tekniklerine örnek olarak gösterilebilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap : B) anlama
Açıklama : Soruda sayılan stratejiler (not alma, özetleme, ipuçlarını izleme, bağlamdan tahmin etme, soru sorma), bireyin duyduğu veya okuduğu bir metni zihninde işlemesini ve anlamlandırmasını sağlayan aktif süreçlerdir. Bu nedenle bu teknikler, dil öğretiminde “Anlama” (Dinlediğini/Okuduğunu Anlama) becerisini geliştirmeye yöneliktir.
#5. Konuşmanın üç farklı boyutu aşağıdakilerden hangisinde doğru şekilde verilmiştir?
Cevap : A) Fiziksel – psikolojik – toplumsal
Açıklama : Konuşma eylemi üç temel boyutta gerçekleşir:<br>1. Fiziksel Boyut: Ses organlarının hareketi ve ses dalgalarının oluşumu.<br>2. Psikolojik (Zihinsel) Boyut: Düşüncenin kelimelere dökülmesi, kodlanması ve anlamlandırılması.<br>3. Toplumsal Boyut: Konuşmanın bir dinleyiciye yönelik olması ve sosyal etkileşim amacıyla yapılması.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#6. “Türkçede ‘-dır’ ekinin işlevlerine bakıldığında ‘Türkiye’nin başkenti Ankara’dır.’ örneğinde olduğu gibi kesinlik oluşturmakla birlikte, ‘O şimdi İstanbul’a ulaşmıştır.’ örneğinde olduğu gibi olasılık işlevi de sunabilmektedir.”
Yukarıdaki metinde bir dil bilgisel yapının hangi özelliği aktarılmaktadır?
Cevap : E) Anlamsal özelliği
Açıklama : Bir dil bilgisel yapının sunduğu farklı işlevler ve anlam çeşitliliği o yapının anlamsal özelliklerini ifade eder. Burada “-dır” ekinin kesinlik ve olasılık anlamları yüklenmesi örneklendirilmiştir.
#7. Bir dilin sık kullanılan söz varlığı unsurları ……. taranarak belirlenir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap : D) yazılı ve sözlü kaynaklar
Açıklama : Bir dilde en sık kullanılan kelimeleri (sıklık dizinlerini) belirlemek için yapılan derlem çalışmalarında, dilin mümkün olan en geniş ve temsili örneklemine ulaşılmaya çalışılır. Bu nedenle sadece televizyon veya sadece kitaplar yeterli değildir. Dilin yaşayan halini ve edebi boyutunu kapsayan tüm “yazılı ve sözlü kaynaklar” (gazeteler, kitaplar, konuşma kayıtları, dijital metinler vb.) taranarak en doğru veri seti oluşturulur.
#8. Kültür uyuşumu modeline göre birtakım etmenler ikinci dil edinim sürecinde etkili olabilmektedir. Bu etmenlerden bazıları şu şekildedir:
– İki kültürün birbirine benzeme düzeyi
– İki dil grubunun sayıca birbirine yakın olup olmaması
– İki dil grubunun birbiri ile entegre olma arzusu
– İki dil grubunun arasında eşitlik olup olmaması
Yukarıda sıralanan etmenler aşağıdakilerden hangisi ile ilgilidir?
Cevap : A) Toplumsal mesafe
Açıklama : Schumann’ın Kültürleşme Modeli’ne (Acculturation Model) göre, dil öğrenimi “Sosyal Mesafe” ve “Psikolojik Mesafe” faktörlerine bağlıdır. Soruda verilen maddeler (grupların büyüklüğü, entegrasyon arzusu, kültürel benzerlik), bireyin iç dünyasından çok, iki toplum arasındaki ilişkiyi tanımladığı için “Toplumsal Mesafe” (Social Distance) başlığı altında incelenir.
#9. Kavrama yoluyla öğrenme terimi ilk kez kim tarafından ortaya atılmıştır?
Cevap : B) W. Köhler
Açıklama : Gestalt psikolojisinin önemli isimlerinden Wolfgang Köhler, şempanzelerle yaptığı deneylerde (Sultan deneyi), hayvanların deneme-yanılma yoluyla değil, durumu bir bütün olarak algılayıp aniden çözüme ulaştıklarını gözlemlemiştir. Bu öğrenme türüne “Kavrama Yoluyla Öğrenme” (Insight Learning) veya “Seziş Yoluyla Öğrenme” adını vermiştir.
#10. İki dilli bireylerin kendilerini sahip olduğu dillerin tamamında yeterli olarak ifade edememesi durumuna verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : D) Yarım iki dillilik
Açıklama : 13. soruda olduğu gibi, bireyin bildiği dillerin hiçbirinde tam yeterliliğe ve akademik dil becerisine sahip olamaması durumu “Yarım İki Dillilik” (Semilingualism) olarak tanımlanır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#11. “Hiç kimse konuştuğu dilin tüm söz varlığını bilemez.” ifadesiyle vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : C) Dildeki söz sayısının çok geniş olduğu
Açıklama : Bir dildeki toplam kelime, terim ve deyim sayısı (söz varlığı), tek bir bireyin ömrü boyunca öğrenebileceğinden çok daha fazladır. En yetkin konuşmacılar veya yazarlar bile dilin tüm sözcük hazinesine hakim olamazlar. Bu ifade, dilin söz varlığının sınırsızlığını ve genişliğini vurgular.
#12. Gerçek yaşamda karşılaşılmayan ancak anlamanın gerçekleşip gerçekleşmediğini kontrol etmek için yabancı dil öğretimi sürecinde kullanılan görevlerdir. Resimleri sıraya koyma, dinleyip boşlukları doldurma biçimindeki görevler bu gruba girmektedir.
Yukarıda açıklanan görev biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : C) Özgün olmayan görev
Açıklama : Dil öğretiminde, gerçek hayatta karşılığı olmayan ancak sınıf ortamında dil becerisini ölçmek veya pekiştirmek için tasarlanan yapay etkinliklere “Özgün Olmayan Görevler” (Non-authentic / Pedagogic tasks) denir. Örneğin, kimse gerçek hayatta durup dururken duyduğu bir metindeki boşlukları doldurmaz; bu sadece eğitsel (pedagojik) bir araçtır.
#13. Almanya’da İngilizce kursuna giderek yeni bir dil edinmeye çalışan ana dili Almanca konuşucusunun mevcut durumu iki dillilik bağlamında değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi olarak tanımlanabilir?
Cevap : E) Seçmeli iki dillilik
Açıklama : Bireylerin zorunlu bir durum (göç, işgal vb.) olmadan, kendi istek ve çabalarıyla, eğitim yoluyla ikinci bir dil öğrenmeleri durumuna “Seçmeli İki Dillilik” (Elective Bilingualism) denir. Burada kişi dili öğrenmeyi kendi tercih etmiştir (İngilizce kursuna gitmek gibi).
#14. İkidilliliğe ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Cevap : B) İkidilli çocuklar sahip oldukları dillerde her zaman eşit düzeyde akıcılığa sahiptirler.
Açıklama : İki dilli bireylerin her iki dili de mükemmel ve eşit derecede bilmesi (Dengeli İki Dillilik) çok nadir görülen idealize edilmiş bir durumdur. Genellikle bir dil (baskın dil), diğerine göre daha gelişmiştir veya diller farklı bağlamlarda (evde/okulda) farklı yetkinliklerde kullanılır. “Her zaman eşit düzeyde” ifadesi bilimsel olarak yanlıştır.
#15. Sınama yoluyla gerçekleşen öğrenmenin dayandığı üç kanun aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : C) Hazır oluş – Tekrar – Sonuç etki
Açıklama : Edward L. Thorndike’ın “Bağlaşımcılık” (Connectionism) kuramında Deneme-Yanılma (Sınama) yoluyla öğrenmenin üç temel kanunu vardır:<br>1. Hazırbulunuşluk Kanunu (Law of Readiness): Organizmanın öğrenmeye hazır olması.<br>2. Tekrar Kanunu (Law of Exercise): Tekrar edilen bağların güçlenmesi.<br>3. Etki Kanunu (Law of Effect): Davranışın sonucunun (ödül/ceza) öğrenmeyi belirlemesi (Sonuç etki).
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#16. Temel olarak yapılan etkinliğin içerdiği beceriyi pekiştirmeye yönelik, bu becerinin ne kadar kazanıldığını anlamaya ve eksikleri gidermeye dönük girişimlerde bulunulur. Dolayısıyla bu aşama bir değerlendirme sürecini de içerir.
Yukarıdaki ifadeler bir etkinliğin hangi bölümünü tarif etmektedir?
Cevap : B) Etkinlik sonrası
Açıklama : Bir ders veya etkinlik planında “Etkinlik Sonrası” aşaması; öğrenilenlerin pekiştirildiği, transfer edildiği, geri bildirim verildiği ve hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının kontrol edildiği (değerlendirme) kapanış bölümüdür.
#17. “….. insanoğlunun düşünce, duygu, durum ve çeşitli taleplerini birtakım sembollerle ifade etme eylemidir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap : A) Yazma
Açıklama : Duygu ve düşüncelerin görsel semboller (harfler/rakamlar) aracılığıyla kağıda veya dijital ortama dökülmesi eylemi “Yazma” becerisi olarak tanımlanır.
#18.
I. Konuşma, okuma ve yazmayla birlikte geliştirilemez.
II. Konuşmanın sadece fiziksel boyutu vardır.
III. Konuşma yoluyla öğrenme, anlama, kendini geliştirme daha kolay olmaktadır.
IV. Konuşma sırasında çeşitli görüş, düşünce, duygu ve sorunlar paylaşılmakta, başkalarının düşünceleri öğrenilmektedir.
Konuşmayla ilgili yukarıda verilen yargılardan hangisi ya da hangileri yanlıştır?
Cevap : E) I ve II
Açıklama : I. Yanlıştır; dil becerileri (okuma, yazma, konuşma, dinleme) bir bütündür ve birbirini destekleyerek geliştirilir.<br>II. Yanlıştır; konuşma sadece ağız ve ses tellerinin hareketi (fiziksel) değildir; aynı zamanda zihinsel (bilişsel) ve sosyal (etkileşimsel) boyutları olan karmaşık bir süreçtir.<br>III ve IV. Doğrudur; konuşma bir iletişim ve öğrenme aracıdır.
#19. İkinci dil edinim sürecinde dil gelişiminin belirli bir aşamada ilerlemesini durdurması, diğer bir ifade ile aradilin geçirgenliğini kaybetmesi durumu aşağıdakilerden hangisi olarak adlandırılır?
Cevap : D) Fosilleşme
Açıklama : Fosilleşme (Fossilization), ikinci dil öğrenen bir kişinin, hedef dildeki gelişiminin durması ve yaptığı dilbilgisi veya telaffuz hatalarının kalıcı hale gelmesidir. Ara dil (interlanguage) sistemi esnekliğini kaybeder ve hatalar “kemikleşir/fosilleşir”.
#20. “…… konuşma organının belirli hareketleri ile oluşan ve belli bir biçimde sıralanarak aynı dili konuşanlar arasında bir kavram ifadesi için kullanılan kelimeleri oluşturan anlam ayırt edici sestir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap : C) Ses birim
Açıklama : Dildeki seslerin, anlam ayırt etmeye yarayan en küçük birimine “Ses birim” (Fonem) denir. Örneğin “k” ve “t” sesleri, “kel” ve “tel” kelimelerinde anlamı değiştirdikleri için Türkçede birer ses birimdir. “Ses” genel fiziksel bir tanımdır; “Ses birim” ise dilbilimsel ve işlevsel (anlam ayırıcı) bir tanımdır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
SONUÇ
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi 2025-2026 Final Soruları
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi 2025-2026 Final Soruları
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi 2025-2026 Final Soruları
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi: Dil Edinimi, İkidillilik ve Modern Stratejiler |
|
|
|
| @lolonolo_com |
|---|
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi 2025-2026 Final Soruları
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Final Soruları |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi 2025-2026 Final Soruları
Çocuklukta Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi 2025-2026 Final Soruları Soruları
