Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları
#1. Aşağıdakilerden hangisi “düzensiz göç”ün bir ülkedeki varlığını arttırıcı etki yapan faktörlerden değildir?
Cevap: E) Bürokratik katılığın varlığı
Açıklama : Bürokratik katılığın varlığı düzensiz göçü artırıcı değil aksine caydırıcı veya kısıtlayıcı bir etken olarak değerlendirilebilir. Düzensiz göçü artıran faktörler arasında sınır kontrollerinin yetersizliği, kayıt dışı piyasaların geniş iş imkânı sunması, vize alma kolaylığı ve serbestinin yaygın olması gibi unsurlar yer alır. Bu etkenler; göçün yasal yollar dışında gerçekleşmesini kolaylaştırır. Bürokratik katılık ise tam tersine giriş ve çalışma izinlerini güçleştirerek düzensiz göçü kaçak kanal aramaya yöneltse de yapısal olarak arttırıcı bir faktör sayılmaz.
#2. Latin Amerika ülkeleri Şartlı Nakit Transferi harcamalarında en önde olan ülkelerdir. Bu ülkeler içinde harcama noktasında üçlü sınıflandırma yapılmaktadır.<br>Aşağıdaki ülkelerden hangisi “düşük seviye” harcama yapan ülke sınıfındandır?
Cevap: B) Peru
Açıklama : Latin Amerika’da Şartlı Nakit Transferi harcamalarının düzeyi incelendiğinde ülkeler üç seviyeye ayrılmaktadır. Brezilya ve Meksika yüksek harcama grubunda, bazı orta büyüklükteki ülkeler orta düzeyde yer alırken; Peru düşük seviyede harcama yapan ülkeler arasında gösterilmektedir. Peru’nun ekonomik yapısı ve sosyal koruma sisteminin görece sınırlı kalması bu durumun temel açıklayıcısıdır. Brezilya Bolsa Família ile dünyada kapsamlı ŞNT’yi uygulayan ülkedir; Meksika Oportunidades/Prospera programlarıyla ikinci büyük uygulayıcıdır.
#3. Türkiye’deki ilk mikrokredi uygulaması Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı eliyle başlatılmıştır. Ancak bu adım, istenilen yılda değil de gecikmeli olarak devreye girebilmiştir.<br>Bu gecikmenin temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) 1999 Marmara Depremleri’nin meydana gelmesi
Açıklama : Türkiye’deki ilk mikrokredi uygulamasını başlatmayı planlayan Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın bu girişimde gecikme yaşamasının temel sebebi 1999 Marmara Depremleri’nin meydana gelmesidir. Depremin yol açtığı büyük ekonomik ve toplumsal yıkım; kaynakların afet bölgesine yönelmesine ve vakfın planlanan programı ötelemek zorunda kalmasına neden olmuştur. Mikrokredi altyapısının yokluğu veya mali imkânsızlık gibi unsurlar arka planda kalmış; doğal afet gecikmenin birincil tetikleyicisi olmuştur.
#4. Türkiye’de sosyal yardım ve sosyal hizmet alanlarında gerekli olan uzman kişilerin yetiştirilmesi. araştırma ve eğitim faaliyetleri açısından önemli bir misyonun yerine getirilmesine adım atılması hangi kurumun kurulması ile ilk defa mümkün olmuştur?
Cevap: B) Sosyal Hizmet Enstitüsü
Açıklama : Türkiye’de sosyal yardım ve sosyal hizmet alanında uzman yetiştirme ve araştırma misyonunun ilk defa yerine getirilmesi Sosyal Hizmet Enstitüsü’nün kurulmasıyla mümkün olmuştur. 1959 yılında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan bu enstitü; sosyal hizmet eğitimini profesyonel bir zemine taşımış ve alanın akademik açıdan kurumsallaşmasının başlangıcını oluşturmuştur. Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu daha sonra üniversite düzeyinde eğitim veren yapılanmayı ifade eder; ancak uzman yetiştirme sürecinin ilk adımı Enstitü’nün kuruluşudur.
#5. Belediyenin uzmanı: Şu mahallede iki yüz yirmi beş yoksul tespit ettik. Onlara aylık 500 TL vermemiz uygun mudur sayın Başkanım?<br>Belediye başkanı: Hayır; o mahalledekilere vermeyin. şu mahalledeki yoksullara sosyal yardım yapalım çünkü bize destek verecekler.<br>Yukarıdaki konuşmalarda belediye başkanının sosyal yardımların dağıtımında mahalle tercihi. aşağıdakilerden hangisini açıklamaktadır?
Cevap: B) Klientalizm
Açıklama : Belediye başkanının sosyal yardımları ihtiyaç kriterine göre değil siyasi destek beklentisiyle belirlemesi klientalizm kavramını örneklemektedir. Klientalizm; kaynakları ve hizmetleri siyasi oy ve destek karşılığında belli grupları kayıran biçimde dağıtan patronaj ilişkisidir. Bu yapıda yoksullar gerçek ihtiyaçlarına göre değil siyasetçiye ne kadar fayda sağlayacaklarına göre seçilir; sosyal yardım bir hak olmaktan çıkıp siyasi bir araç haline gelir. Klientalizm sosyal yardım sistemlerindeki en ciddi yapısal sorunlardan biri olarak değerlendirilmektedir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#6. Türkiye’de tek parti dönemindeki resmî (kamusal) sosyal yardımların en temel özelliği nedir?
Cevap: D) Zayıf olması
Açıklama : Türkiye’de tek parti döneminde (1923-1950) resmî ve kamusal sosyal yardımların en temel özelliği zayıf olmalarıdır. Bu dönemde devlet kaynakları öncelikle sanayileşme ve kalkınmaya yönlendirilmiş; sosyal yardımlar sistematik ve kapsamlı bir yapıya kavuşturulamamıştır. Örgütlü ve hukuki altyapıya dayalı bir sosyal yardım sistemi kurulmamış; yardımlar dar kapsamlı, yetersiz ve tutarsız kalmıştır. Sosyal yardımlardaki bu zayıflık; devlet inşası sürecinde sosyal politikanın ikinci plana itilmesinin ve dönemin mali kısıtlarının bir yansımasıdır.
#7. “Hayırseverlik alternatifi” ve “merhametli muhafazakârlık” anlayışı Türkiye’de sosyal yardımlarda daha çok kim (hangi aktör) tarafından uygulanmaktadır?
Cevap: D) Sivil toplum kuruluşları
Açıklama : Hayırseverlik alternatifi ve merhametli muhafazakârlık anlayışı Türkiye’de sosyal yardım alanında ağırlıklı olarak sivil toplum kuruluşları tarafından hayata geçirilmektedir. Bu anlayış; devletin kapsamlı bir refah devleti rolü üstlenmesi yerine dini-geleneksel dayanışma duygusundan beslenen gönüllü ve hayırseverlik temelli yardımı ön plana çıkarır. Türkiye’de vakıflar, yardım dernekleri ve dini karakterli sivil örgütler bu anlayışın başlıca taşıyıcılarıdır. Sivil toplum kuruluşları; merkezi yönetim veya yerel yönetimin ötesinde bireysel bağış ve gönüllülük ruhuyla hareket eder.
#8. TBMM Hükümeti dönemindeki İcra Vekilleri Heyeti. Osmanlı’dan kalan vakıfların yönetimini Şer’iye ve Evkâf Vekâleti’ne devretmiştir; ancak 1924 yılında Hilafet’in kaldırılması sonrasında bu vekâlet (bakanlık) de kaldırılmıştır.<br>Sonrasında. bunun yerine gelen Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün içinde sosyal yardımların kapladığı yeri en iyi anlatan ifade aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Cevap: C) Sosyal yardımların cüz’i yer kaplaması
Açıklama : 1924’te Şer’iye ve Evkâf Vekâleti’nin kaldırılmasının ardından kurulan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yapısında sosyal yardımlar cüz’i (son derece az) bir yer kaplamaktaydı. Vakıflar Genel Müdürlüğü ağırlıklı olarak mülk yönetimi ve kurumsal vakıf işlemleriyle ilgilenmiş; sosyal yardım işlevi oldukça kısıtlı bir konuma gerilemiştir. Hilafet ve vakıf kurumunun ayrışmasıyla birlikte sosyal dayanışma işlevi büyük ölçüde kurumsal karşılığını yitirmiş; sosyal yardımlar vakıf yapısının marjinal bir parçasına dönüşmüştür.
#9. Göç ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Cevap: C) Göç kavramı. tek boyutlu ve tek yönlüdür.
Açıklama : Göç kavramının tek boyutlu ve tek yönlü olduğu ifadesi yanlıştır. Göç; ekonomik, siyasi, çevresel ve sosyal nedenlerle gerçekleşen çok boyutlu bir olgudur ve gönüllü-zorunlu, iç-dış, düzenli-düzensiz, geçici-kalıcı gibi çok sayıda alt türü kapsar. Ayrıca göç iki yönlüdür; hem kaynak hem hedef hem de transit ülkeler olmak üzere çoklu aktörleri ve güzergahları içerir. Diğer ifadeler doğrudur: göç insanlık tarihinin en eski olgularındandır; Körfez ülkelerinde göçmen oranı aşırı yüksek olup Katar’da göçmenler nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturur; göç sosyoloji, ekonomi, hukuk ve siyaset bilimi gibi disiplinler tarafından incelenir.
#10. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı son dönemi sosyal yardım özelliği olan Darüşşafaka için söylenemez?
Cevap: C) Kabul edilmek için muhtaç durumdaki herhangi bir çocuk olmak yeterlidir.
Açıklama : Darüşşafaka’ya kabul için muhtaç durumdaki herhangi bir çocuk olmak yeterli değildir; kurumun tarihsel yapısı ve eğitim anlayışı doğrultusunda belirli koşullar aranmıştır. Bu nedenle C seçeneği söylenemez. Diğer ifadeler doğrudur: Darüşşafaka’nın kuruluşunda azınlıkların okullarından ilham alındığı bilinmektedir; esnaf çırakları için Kapalı Çarşı’da başlayan dersler kurumun tohumunu atmıştır; temelinde Cemiyet-i Tedrîsiye-i İslamiye isimli dernek yer almaktadır; Birinci Dünya Savaşı’nın ardından mali sıkıntılar nedeniyle 1919’da okulun kapatılması gündeme gelmiştir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#11. I. İlk etapta yerel düzeyde ortaya çıkmıştır.<br>II. Zamanla dünyadaki en geniş kapsamlı nakit transfer programı hâlini almıştır.<br>III. Dört çeşit program 2003 yılında birleşmiş ve “Bolsa Família” adını almıştır.<br>Yukarıda zikredilen şartlı nakit transferi aşağıdaki ülkelerden hangisine aittir?
Cevap: B) Brezilya
Açıklama : Tanımlanan program Brezilya’nın Bolsa Família (Aile Bütçesi) programıdır. Program ilk başta yerel düzeyde ayrı sosyal destek uygulamaları olarak ortaya çıkmış; 2003 yılında dört farklı program (Bolsa Escola, Bolsa Alimentação, Auxílio-Gás ve Cartão Alimentação) tek çatı altında birleşerek Bolsa Família adını almıştır. Bu entegrasyon Lula da Silva hükümeti döneminde gerçekleşmiş; program milyonlarca ailenin yoksulluktan çıkmasına katkıda bulunmuş ve Latin Amerika ile dünya genelinde en kapsamlı koşullu nakit transferi uygulaması olarak tanınmıştır.
#12. Asgari gelir desteği için olağan ve mutat ikamet. oturma hakkı. yurt dışından gelen ve bulunma gibi birçok ikamet türü kullanan ülke aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: D) İngiltere
Açıklama : Asgari gelir desteği uygulamasında olağan ve mutat ikamet, oturma hakkı, yurt dışından gelen ve bulunma gibi çok sayıda ikamet türünü kullanan ülke İngiltere’dir. İngiltere’nin evrensel kredi (Universal Credit) ve diğer sosyal yardım düzenlemeleri; ikamet statülerini ayrıntılı biçimde sınıflandırarak hak sahipliğini buna göre belirler. Bu yaklaşım; aynı coğrafyada farklı hukuki statüde bulunan kişilerin haklarını birbirinden ayırt etmeyi mümkün kılır ve İngiltere’nin sosyal refah sisteminin hukuki karmaşıklığını yansıtır.
#13. Asgari gelir desteği uygulamasının garantili olması özelliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Cevap: C) Sosyal sigortalardaki gibi katkı sağlamak üzere kuruludur.
Açıklama : Asgari gelir desteğinin sosyal sigortalardaki gibi katkı sağlamak üzere kurulduğu söylenemez; bu ifade yanlıştır. Sosyal sigortalar primli ve katkı esasına dayalı bir yapıya sahipken asgari gelir desteği primden bağımsız, muhtaçlık kriterine dayalı bir sosyal yardım mekanizmasıdır. Diğer ifadeler doğrudur: asgari gelir desteği belirli bir hayat standardını güvence altına almayı hedefler; yalnızca fiziksel ihtiyaçları değil manevi-kültürel boyutu da kapsayan bir sosyal asgariden söz edilir; çalışma karşılığı olmaksızın hak sahibi olunan bir gelir transferidir.
#14. Batı dünyasında klasik manada keyfilik esasına dayalı hayırseverlik anlayışı yerine. ilk defa devletin yoksullara yardım yapma işini kiliseden devralmasını isteyen kişi kimdir?
Cevap: E) J. L. Vives
Açıklama : Juan Luis Vives (J. L. Vives), 16. yüzyılda Batı dünyasında devletin yoksul yardımı işini kiliseden devralmasını ilk kez sistematik biçimde savunan düşünürdür. Vives; yoksulluğun münferit hayırseverliğe bırakılamayacak kadar büyük bir toplumsal sorun olduğunu öne sürerek şehir yönetimlerinin ve devletin organize yardım sistemleri oluşturması gerektiğini savunmuştur. Bu görüşleri, modern refah devletinin fikri habercilerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Adam Smith piyasa ekonomisinin, Robert Owen ise sosyal reformlar ve işçi haklarının öncüsüdür; Ferrera ve Esping-Andersen ise refah devleti tipolojilerinin çağdaş teorisyenleridir.
#15. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de engellilere veya yaşlılara yapılan ayni desteklerden biri değildir?
Cevap: D) Özel bakım kuruluşlarındaki engelli/yaşlıya sübvansiyon
Açıklama : Özel bakım kuruluşlarındaki engelli/yaşlıya sübvansiyon bir ayni destek değil nakdi (finansal) destektir. Ayni destekler; doğrudan mal veya hizmet biçiminde yapılan yardımları kapsar. KDV muafiyeti, ÖTV muafiyeti ve çeşitli indirimler; engellilerin araç ya da ürün alımında doğrudan hizmet/mal kolaylığı sağladığından ayni destek kapsamındadır. Vakıflar Genel Müdürlüğü imarethaneleri de yemek ve barınma gibi fiziksel hizmetler sunduğundan ayni destektir. Sübvansiyon ise fiyat/ödeme desteği niteliğiyle nakdi/mali destekler arasında değerlendirilir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#16. Sosyal yardımlarda belli bir dağınıklık ve sistemsizlik bulunmasına rağmen. bunları aşma anlamında merkezi aktörler arasında geliştirilen koordinasyonun varlığı. Türkiye’de 1980 sonrası merkezi sosyal yardımların hangi özelliği ile ilgilidir?
Cevap: E) Dalgalanma
Açıklama : Dağınıklık ve sistemsizliğe karşın merkezi aktörler arasında koordinasyon geliştirme çabası Türkiye’de 1980 sonrası merkezi sosyal yardımların dalgalanma özelliğiyle ilgilidir. Dalgalanma; sosyal yardım politikasının tutarlı bir sistem çerçevesinde değil dönemsel ve konjonktürel kararlarla biçimlendiğini. bazen genişleyip bazen daraldığını ifade eder. 1980 sonrasında koalisyon hükümetleri ve farklı siyasi öncelikler altında sosyal yardım programları hem parçalı hem de değişken bir seyir izlemiş; koordinasyon çabaları bu dalgalanmayı kısmen frenleyen ama tam anlamıyla gideremeyen bir faktör olarak kalmıştır.
#17. Mikro kredide hedef kitle halkın en yoksul yüzde 25’idir ve özelde kitle. yoksul kadınlar olmalıdır. çünkü …..<br>Yukarıdaki cümlede yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Cevap: E) yoksul kadınlar sermayesizdir.
Açıklama : Mikro kredinin hedef kitlesinin özelde yoksul kadınlar olmasının gerekçesi; yoksul kadınların sermayeye erişimden sistematik olarak dışlandığıdır. Grameen Bank deneyimi ve küresel mikrokredi literatürü; kadınların başlangıç sermayesinden yoksun olmaları nedeniyle girişimci potansiyellerini kullanamadığını ortaya koymuştur. Küçük miktarda kredi bu açığı kapatmakta ve kadınların ekonomik özerklik kazanmasına önemli katkı sağlamaktadır. Diğer seçenekler aşağılayıcı ve temelsiz önyargılardır. Geri ödeme disiplini araştırmalarında da kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek geri ödeme oranları sergilediği görülmüştür.
#18. Kamuoyunda “ömür boyu nafaka” olarak bilinen konunun Türk hukukundaki karşılığı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Cevap: A) Nafaka vermeye hükmedilenin ekonomik durumuna bakılmamalıdır.
Açıklama : Nafaka vermeye hükmedilenin ekonomik durumuna bakılmaması gerektiği ifadesi yanlıştır. Türk Medeni Kanunu’na göre yoksulluk nafakası hükmedilirken nafaka yükümlüsünün ekonomik ve mali durumu göz önünde bulundurulur; kişi ödeme gücüne sahip değilse nafakaya hükmedilemez veya miktarı bu duruma göre belirlenir. Diğer ifadeler doğrudur: nafaka talep edenin yoksul düşmüş olması şarttır; nafaka toptan ödenebilir; talep edenin kusurunun karşı taraftan fazla olmaması gerekir; düzenleme evlilik birliğinin sona ermesiyle (boşanma) ilgilidir.
#19. Türkiye’de özel sektörün sosyal sorumluluk kapsamında sosyal yardım alanında varlıklarının düşük olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: A) Türkiye’deki işletmelerin tamamına yakınının küçük ve orta büyüklükteki işletmelerden oluşması
Açıklama : Türkiye’de özel sektörün sosyal yardım alanındaki varlığının düşük kalmasının temel nedeni; işletmelerin tamamına yakınının küçük ve orta büyüklükteki işletmelerden (KOBİ) oluşmasıdır. KOBİ’lerin finansal kaynakları sınırlıdır ve kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri için büyük bütçe ayırmaları güçtür; bu faaliyetler ağırlıklı olarak büyük ölçekli şirketlerin finansal ve idari kapasitesi gerektirmektedir. Duyarsızlık veya bilgisizlik gibi iddiaların ötesinde asıl belirleyici olan yapısal faktör; işletme ölçeğinin küçüklüğünden kaynaklanan kaynak kısıtıdır.
#20. I. Sosyal yardımda prim söz konusu değildir.<br>II. Sosyal sigorta. vergilerle finanse edilmektedir.<br>III. Sosyal yardım ile sosyal hizmet. birer sosyal güvenlik tekniğidir.<br>IV. Sosyal yardım ile sosyal hizmetin muhtaçlık kriterleri aynıdır.<br>Yukarıdaki ifadelerden hangisi ve hangileri doğrudur?
Cevap: A) I ve III
Açıklama : Doğru olan ifadeler I ve III’tür. Sosyal yardım; prim ödeme koşulu aranmadan muhtaç olanlara yapılan katkısız yardımlardır; prim söz konusu değildir. Sosyal yardım ve sosyal hizmet ise sosyal güvenlik tekniklerinin iki ayrı kolu olarak kabul edilir. II numaralı ifade yanlıştır; sosyal sigorta vergilerle değil işçi ve işveren primleriyle finanse edilir. IV numaralı ifade de yanlıştır; sosyal yardım ve sosyal hizmetin muhtaçlık kriterleri farklıdır: sosyal yardım sıkı muhtaçlık testi uygularken sosyal hizmetlerin bir kısmı muhtaçlık kriteri aranmaksızın tüm bireylere sunulabilir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#21. Sosyal yardım ile sosyal sigortayı birbirinden ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: C) Sosyal yardımda prim ödeme şartı aranmazken sosyal sigortada prim esası geçerlidir.
Açıklama : Sosyal yardım ile sosyal sigortayı birbirinden ayıran en temel fark; sosyal yardımda prim ödeme koşulunun aranmaması ve muhtaçlık kriterine dayanmasıdır. Sosyal sigorta ise işçi ve işveren primlerine dayalı önceden katkı esasıyla çalışır; hak sahibi olmak için prim ödeme ve çalışma süreleri gibi ön koşullar gerekir. Sosyal yardım ihtiyacı tespit edilen herkese karşılıksız olarak sağlanabilirken sosyal sigortada önceki katkı belirleyicidir. Bu fark; iki mekanizmanın hedef kitlelerini, finansman yapılarını ve hak kazanma koşullarını da birbirinden ayırt eder.
#22. Türkiye’de 2004 yılından itibaren uygulamaya konulan ve yoksul hanelere sağlık ve eğitim koşuluna bağlı olarak nakdi destek sağlayan program aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) Şartlı nakit transferi (ŞNT)
Açıklama : Türkiye’de 2001 krizi sonrasında Dünya Bankası desteğiyle tasarlanan ve 2004’ten itibaren uygulamaya konulan Şartlı Nakit Transferi (ŞNT) programı; yoksul hanelere çocuklarını okula gönderme ve düzenli sağlık kontrolü yaptırma koşuluyla nakdi destek sağlar. Program Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ağı aracılığıyla yürütülmekte olup muhtaç geniş kesimlerin insan sermayesi birikmesine katkıda bulunan önemli bir sosyal politika aracı olarak değerlendirilmektedir. Bu yapısıyla Brezilya’nın Bolsa Família programıyla benzer bir mantık üzerine kurulmuştur.
#23. Yoksulluğun yalnızca düşük gelirle değil; sağlık. eğitim ve yaşam standartlarındaki yoksunlukların bütünüyle tanımlandığı ve Amartya Sen’in kapabilite yaklaşımına dayanan ölçüm yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) İnsani yoksulluk endeksi
Açıklama : İnsani yoksulluk endeksi (İYE); yoksulluğu yalnızca gelir yetersizliğiyle değil sağlık, eğitim ve yaşam kalitesi boyutlarındaki yoksunlukları birlikte ele alarak ölçen endekstir. Amartya Sen’in kapabilite yaklaşımından beslenen bu ölçüm; bireylerin kendileri için değer taşıyan yaşam biçimlerini gerçekleştirme kapasitelerine odaklanır. UNDP tarafından geliştirilen İnsani Gelişme Endeksi (İGE) ve insani yoksulluk endeksleri bu anlayışın ürünüdür. Gini katsayısı gelir eşitsizliğini, mutlak yoksulluk ölçümü temel ihtiyaç eşiğini, çalışan yoksulluğu endeksi ise istihdama rağmen yoksul kalanları ölçer.
#24. Sosyal yardımların kalıcı bağımlılık yaratmadan bireyin işgücü piyasasına dahil olmasını hedefleyen politika anlayışı aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
Cevap: B) Aktive edici sosyal politika
Açıklama : Aktive edici sosyal politika (activation policy); sosyal yardım alıcılarının kalıcı bağımlılık yaratmaksızın iş yaşamına dahil edilmesini hedefleyen politika anlayışıdır. Bu yaklaşımda yardımlar; iş arama zorunluluğu. mesleki eğitime katılım. staj veya toplum yararına çalışma gibi koşullara bağlanır. Amaç bireyin kendi geçimini sağlayabilecek kapasiteye kavuşmasına destek vermek ve sosyal yardım sistemini bir bağımlılık kıskacına dönüşmekten korumaktır. Pasif işgücü politikaları ise iş aramanın teşvik edilmediği ve salt ödeme yapılan geleneksel yaklaşımı ifade eder.
#25. Türkiye’de 1986 yılında kurulan ve yoksul bireylere ve ailelere yönelik sosyal yardım ile dayanışma programlarını yürüten ana kurum aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: C) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (SYDTF) ve Vakıfları
Açıklama : Türkiye’de 1986 yılında 3294 sayılı Kanunla kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu (SYDTF) ve buna bağlı il ve ilçe düzeyindeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV); yoksul bireyler ve ailelere yönelik nakdi ve ayni sosyal yardım programlarının temel uygulayıcısı konumundadır. Şartlı nakit transferi başta olmak üzere gıda. kıyafet. yakıt ve eğitim yardımları bu ağ aracılığıyla dağıtılmaktadır. SYDTF ve vakıf ağı; Türkiye’deki kurumsal sosyal yardım sisteminin en örgütlü bileşeni olarak değerlendirilmektedir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
SONUÇ
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet: Final Soruları ve Hazırlık Rehberi 2025-2026 |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları
![]() |
![]() |
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Final Soruları

