LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları
auzefFelsefeTürk İslam Felsefesi Tarihi 2

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları

 
LOLONOLO Ana Sayfa » blog » auzef » Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları

#1. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın hayatının günümüze ulaşmasını sağlayan talebesidir?

Cevap: E) Cüzcânî
Açıklama : İbn Sînâ’nın hayatının günümüze ulaşmasını sağlayan talebesi Ebû Ubeyd el-Cüzcânî’dir. Cüzcânî; uzun yıllar İbn Sînâ’nın yanında bulunmuş, hocasının gençlik dönemini bizzat İbn Sînâ’nın anlatımıyla kaleme almış, sonraki yaşamını ise kendi gözlemleriyle tamamlayarak bir biyografi oluşturmuştur. Bu sayede İbn Sînâ’nın yaşamına dair en güvenilir bilgiler günümüze aktarılabilmiştir. Behmenyâr ise İbn Sînâ’nın önde gelen felsefî talebelerindendir ancak biyografiyi kaleme alan Cüzcânî’dir.

#2. Aşağıdakilerden hangisi hem dış dünyadaki varlıkları hem de tanımları açısından cisim/madde ve hareketten ayrı düşünülemeyen varlıkları inceleyen bilim dalıdır?

Cevap: A) Fizik
Açıklama : Hem dış dünyadaki varlıkları hem de tanımları açısından madde ve hareketten ayrı düşünülemeyen varlıkları inceleyen bilim dalı fiziktir (tabiat bilimi). İbn Sînâ’nın bilim sınıflandırmasında fizik; konusu olan cisimleri hem varlık hem de tanım bakımından maddeye ve harekete bağlı olarak ele alır. Matematik; varlıkta maddeye bağlı olsa da tanımda maddeden soyutlanabilen nicelikleri inceler. Metafizik ise hem varlıkta hem tanımda maddeden tamamen bağımsız olanı konu edinir. Bu nedenle her iki açıdan maddeye bağlı olanı inceleyen fizik’tir.

#3. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’ya göre teorik felsefenin kapsamında değerlendirilen bir bilim dalı değildir?

Cevap: B) Siyaset
Açıklama : İbn Sînâ’ya göre teorik felsefe; fizik (tabiat bilimi), matematik ve metafizik olmak üzere üç ana bilim dalından oluşur ve bilmenin kendisini amaçlar. Siyaset ise insanın eylemlerini ve toplumsal düzeni konu edindiğinden teorik felsefenin değil pratik (amelî) felsefenin kapsamında yer alır. Pratik felsefe; ahlak, ev yönetimi (tedbîrü’l-menzil) ve siyaset (tedbîrü’l-medîne) alt dallarına ayrılır. Bu nedenle siyaset, teorik felsefenin kapsamında değerlendirilen bir bilim dalı değildir.

#4. Aşağıdaki filozoflardan hangisi sudûr teorisinin kozmolojik boyutunda İbn Sînâ’ya ilham kaynağı olmuştur?

Cevap: D) Batlamyus
Açıklama : Sudûr teorisinin kozmolojik boyutunda İbn Sînâ’ya ilham kaynağı olan kişi Batlamyus’tur (Ptolemaios). Batlamyus’un yer merkezli (jeosantrik) astronomi modeli; iç içe geçmiş gök küreleri (felekler) anlayışıyla İbn Sînâ’nın sudûr şemasındaki akıllar ve felekler hiyerarşisine zemin oluşturmuştur. İbn Sînâ, her bir feleğe karşılık gelen bir aklın türeyişini bu astronomik yapıyla ilişkilendirmiştir. Öklid ve Arşimed matematik-geometri, Galen ise tıp alanında etkili olmuştur; kozmolojik felek modeli ise Batlamyus’a dayanır.

#5. “Her bilimin konusu. o bilimde varlığı verili olarak kabul edilen bir şeydir ve varlığı verili olarak kabul edilen şeye ait durumlar o bilimde araştırılmaktadır. Tanrı’nın varlığının. konu gibi metafizikte verili kabul edilmesi mümkün değildir. bilakis o. bu bilimde araştırılan bir şeydir; konu ise araştırılan bir şey değil. verili olarak kabul edilen bir şeydir.”
Yukarıdaki alıntıyı dikkate aldığımızda İbn Sînâ’ya göre metafiziğin konusu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Cevap: D) Var olması bakımından var olan
Açıklama : Alıntıya göre İbn Sînâ’da metafiziğin konusu ‘var olması bakımından var olan’dır (varlık olmak bakımından varlık). Çünkü bir bilimin konusu, o bilimde varlığı verili kabul edilen şeydir; Tanrı’nın varlığı ise metafizikte verili kabul edilmeyip kanıtlanması araştırılan bir mesele olduğundan konu olamaz. Tanrı metafiziğin konusu değil, onun en yüce araştırma amacıdır. Metafizik; her şeyi en genel niteliği olan ‘var olma’ açısından ele aldığından konusu, var olması bakımından var olandır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#6. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın nefs anlayışını etkileyen temel eserdir?

Cevap: A) De Anima
Açıklama : İbn Sînâ’nın nefs anlayışını etkileyen temel eser Aristoteles’in De Anima (Kitâbü’n-Nefs/Ruh Üzerine) adlı eseridir. Aristoteles bu eserinde nefsi; bitkisel, hayvanî ve insanî olmak üzere kademeli güçler hiyerarşisiyle ele almış ve nefsin bedenin formu olduğunu işlemiştir. İbn Sînâ bu temel üzerine kendi özgün katkılarını ekleyerek, özellikle insanî nefsin gayrimaddî ve ölümsüz oluşuna dair görüşlerini geliştirmiştir. Bu yönüyle De Anima, İbn Sînâ’nın nefs psikolojisinin başlıca kaynağıdır.

#7. “Zamanı tersine çevirip. İbn Sînâ’nın yenilikçi sentezlerini işin içine karıştırmaksızın. ‘aslî/tahrîf edilmemiş’ Aristoteles olarak kabul ettikleri şeye dönmek isteyen ve ‘tepki gösterenler’ olarak kavramsallaştırdığım muhafazakâr filozoflardan başlarsak. Endülüslü bütün filozoflar bu sınıfa dâhildir. Bunun öncelikli sebebi. Endülüslü filozofların -en azından başlangıçta- İbn Sînâ hakkında oldukça az bilgiye sahipken. Fârâbî’nin felsefesinden haberdar olmalarıdır.”
Aşağıdaki filozoflardan hangisi yukarıda anlatılan özelliğe uymaktadır?

Cevap: D) İbn Rüşd
Açıklama : Metinde anlatılan; İbn Sînâ’nın sentezlerini benimsemeyip ‘aslî/tahrif edilmemiş’ Aristoteles’e dönmek isteyen Endülüslü muhafazakâr filozof özelliği İbn Rüşd’e uymaktadır. İbn Rüşd; İbn Sînâcı yorumları Aristoteles’in özgün düşüncesinden sapma olarak görmüş ve Aristoteles’in metinlerine sadık şerhler yazarak saf Meşşâî geleneği savunmuştur. Endülüs’te Fârâbî etkisi baskınken İbn Sînâ etkisi sınırlı kaldığından İbn Rüşd bu ‘tepki gösteren’ filozoflar sınıfının en belirgin temsilcisidir.

#8. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’ya göre Tanrı için kullanılabilecek doğru bir ifade değildir?

Cevap: A) Özü itibariyle mümkün varlık
Açıklama : İbn Sînâ’ya göre Tanrı; özü itibariyle zorunlu varlık (Vâcibü’l-vücûd) olup salt iyi, mutlak hükümran ve mutlak cömert sıfatlarıyla nitelenir. ‘Özü itibariyle mümkün varlık’ ifadesi ise Tanrı için kullanılamaz; çünkü mümkün varlık, var olmak için kendi dışında bir nedene muhtaç olan ve özünde var olup olmaması eşit olan varlıktır. Tanrı ise hiçbir nedene muhtaç olmayan, yokluğu düşünülemeyen zorunlu varlıktır. Bu nedenle mümkün varlık nitelemesi Tanrı’ya uygun düşmez.

#9. İbn Sînâ’nın meşhur ‘uçan adam’ (el-insânü’t-tâir) deneyi hangi felsefî meseleyi temellendirmek için kullanılmıştır?

Cevap: B) Nefsin (benliğin) bedenden bağımsız bir cevher olduğunu göstermek
Açıklama : İbn Sînâ’nın ‘uçan adam’ (boşlukta asılı insan) deneyi; nefsin/benliğin bedenden bağımsız, gayrimaddî bir cevher olduğunu temellendirmek için tasarlanmış bir düşünce deneyidir. İbn Sînâ; hiçbir duyusal algısı olmayan, organlarını dahi hissetmeyen biçimde aniden var edilmiş bir insanın yine de kendi varlığının (benliğinin) farkında olacağını öne sürer. Bu durum, öz-bilincin bedensel duyulardan bağımsız oluştuğunu, dolayısıyla nefsin maddî bedene indirgenemeyeceğini gösterir. Deney, nefsin soyut ve ölümsüz bir cevher oluşu görüşünü destekler.

#10. Aşağıdakilerden hangisi insanî nefsi diğer nefs türlerinden ayırt eden özelliğidir?

Cevap: A) Cisimsel olmayışı
Açıklama : İbn Sînâ’ya göre insanî nefsi diğer nefs türlerinden (bitkisel ve hayvanî) ayıran temel özellik; onun cisimsel/maddî olmayışı, yani gayrimaddî bir cevher oluşudur. Bitkisel ve hayvanî nefisler bedene ve organlara bağlı olarak işlev görürken insanî nefsin akıl (nâtık) gücü maddeden bağımsız soyut kavramları idrak edebilir. Bu maddeden bağımsızlık, insanî nefsin bedenin ölümünden sonra da varlığını sürdürebilmesinin (ölümsüzlüğünün) temelini oluşturur. Dolayısıyla cisimsel olmayış insanî nefsin ayırt edici niteliğidir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#11. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın yetiştiği ve gençlik yıllarını geçirdiği şehirdir?

Cevap: E) Buhara
Açıklama : İbn Sînâ’nın yetiştiği ve gençlik yıllarını geçirdiği şehir Buhara’dır. Sâmânî Devleti’nin başkenti olan Buhara; o dönemin önemli bir ilim ve kültür merkeziydi. İbn Sînâ burada zengin Sâmânî kütüphanesinden yararlanmış, küçük yaşta Kur’an’ı, mantığı, matematiği, fıkhı ve tıbbı öğrenmiş ve daha gençlik döneminde önemli bir bilgin hâline gelmiştir. Rey, Cürcan ve Hemedan gibi şehirler ise onun sonraki yıllarda çalıştığı ve eserlerini verdiği yerlerdir.

#12. Aşağıdakilerden hangisi hayal oluşturucu gücün. akıl tarafından kullanıldığında aldığı addır?

Cevap: B) Müfekkire
Açıklama : İbn Sînâ’nın iç idrak güçleri anlayışında, hayal oluşturucu güç (mütehayyile) akıl tarafından yönlendirilip kullanıldığında ‘müfekkire’ (düşünme gücü) adını alır. Bu güç; zihindeki suret ve manaları birleştirip ayırarak yeni terkipler oluşturur. Akıl onu kullandığında düşünme ve kıyas süreçlerine hizmet ettiğinden müfekkire diye adlandırılır; hayvanî nefiste ise aynı güç vehmin denetiminde mütehayyile olarak işler. Musavvira sûretleri saklar, vehim manaları kavrar, ortak duyu duyu verilerini birleştirir.

#13. İbn Sînâ’ya göre aşağıdaki nefs türlerinden hangisinde nefs sadece beslenme. büyüme ve üreme işlevleriyle kendisini gösterir?

Cevap: B) Bitkisel nefs
Açıklama : İbn Sînâ’ya göre yalnızca beslenme, büyüme ve üreme işlevleriyle kendini gösteren nefs türü bitkisel nefstir. Bitkisel nefs; canlılığın en temel düzeyini oluşturur ve bitkilerde tek başına bulunurken hayvan ve insanlarda da alt katman olarak yer alır. Hayvanî nefs buna ek olarak hareket ve duyu (idrak) güçlerini; insanî nefs ise bunların üzerine akıl (nâtık) gücünü ekler. Dolayısıyla en alt ve en temel düzeyde, sadece bitkisel hayat işlevlerini yerine getiren nefs türü bitkisel nefstir.

#14. İbn Sînâ’ya göre ‘faal akıl’ (el-aklü’l-faâl) aşağıdaki işlevlerden hangisiyle ilişkilidir?

Cevap: B) İnsan aklına bilgi formlarını (suretleri) vererek bilfiil bilgiyi sağlamak
Açıklama : İbn Sînâ’ya göre ‘faal akıl’ (faâl akıl); sudûr hiyerarşisinin en sonunda yer alan, ay altı âlemden sorumlu kozmik akıldır ve insan bilgisinin oluşumunda merkezî bir rol oynar. İnsan aklı, soyutlama yoluyla bilgiye hazır hâle geldiğinde faal akıl, ona akledilir suretleri (bilgi formlarını) bahşederek potansiyel bilgiyi bilfiil bilgiye dönüştürür. Bu yönüyle faal akıl; hem bilginin kaynağı hem de ay altı âlemdeki suretlerin vericisidir (vâhibü’s-suver). İnsan zihninin kavramları edinmesi bu akılla kurulan ilişki sayesinde gerçekleşir.

#15. “Suret. hem dış hem de iç hislerin ikisinin de idrak ettiği şeydir. önce dış his onu idrak eder. sonrasında iç hisse aktarır… Mana ise önce dış his onu idrak etmeden nefsin hissedilirden idrak ettiği şeydir.”
Yukarıdaki alıntıya göre insanın karşısına çıkan bir kediye içinde hissettiği sevgi hangi güçten kaynaklanmaktadır?

Cevap: E) Vehim
Açıklama : Alıntıya göre dış duyularla doğrudan algılanmayan, ancak nefsin hissedilir nesneden çıkardığı ‘mana’yı kavrayan güç vehimdir. Bir kediye karşı hissedilen sevgi (ya da bir kurttan duyulan korku) gibi duyusal olmayan anlamlar; rengin veya şeklin ötesinde, nesneye yüklenen manalardır. İbn Sînâ’nın iç idrak güçleri sınıflandırmasında bu tür manaları idrak eden güç vehim (vâhime) olarak adlandırılır. Suretleri ortak duyu ve musavvira algılarken, suret dışındaki manaları kavrayan güç vehimdir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#16. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın Zorunlu Varlık-âlem arasındaki ilişkiye dair yaklaşımını ifade eden kavramdır?

Cevap: C) Sudûr
Açıklama : İbn Sînâ’nın Zorunlu Varlık (Tanrı) ile âlem arasındaki ilişkiye dair yaklaşımını ifade eden kavram sudûrdur (türüm/feyz). Sudûr teorisine göre âlem; Tanrı’dan zorunlu ve kademeli bir biçimde, akılların hiyerarşik olarak taşması yoluyla meydana gelir. Tanrı’dan ilk olarak Birinci Akıl sudûr eder ve bu süreç birbirini izleyen akıllar ve felekler dizisiyle devam eder. Bu yaklaşım; yoktan yaratma (halk/hudûs) anlayışından farklı olarak, varlığın ezelî bir taşma ile zorunlu çıkışını öne çıkarır.

#17. İbn Sînâ dinlerin pratik hayat üzerindeki etkin gücünü dikkate alarak aşağıdaki disiplinlerden hangisi kapsamında dinin toplumsal rolünü ele alan bir alt alan belirlemiştir?

Cevap: B) Siyaset
Açıklama : İbn Sînâ; dinlerin pratik hayat ve toplumsal düzen üzerindeki etkin gücünü dikkate alarak dinin toplumsal rolünü siyaset (pratik felsefenin medîne yönetimine ilişkin alanı) kapsamında ele almıştır. Ona göre peygamberlik ve şeriat; toplumun düzenini, adaleti ve insanların bir arada erdemli yaşamasını sağlayan siyasî-toplumsal bir işlev görür. Bu nedenle dinin kanun koyuculuğu ve toplumu yönlendirme gücü, siyaset disiplini içinde değerlendirilen bir alt alan olarak belirlenmiştir.

#18. İbn Sînâ’ya göre Tanrı’nın varlığı için “burhân” oluşturmanın mümkün olmamasının gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap: C) Cinsi ve ayrımı olmadığı için
Açıklama : İbn Sînâ’ya göre Tanrı’nın varlığı için kanıtlayıcı bir burhân (tam tanıma dayalı ispat) oluşturulamamasının gerekçesi; Tanrı’nın cinsi ve ayrımının (faslının) bulunmamasıdır. Burhân ve tam tanım; bir şeyin cins ve ayrımıyla tanımlanmasını gerektirir. Tanrı ise mutlak basit, hiçbir bileşeni olmayan ve hiçbir cinsin altına girmeyen Zorunlu Varlık olduğundan cins ve ayrımla tanımlanamaz. Tanımlanamayan bir şey için de klasik anlamda burhân kurulamaz; bu nedenle Tanrı’nın varlığı farklı (mefhûm üzerinden) yollarla temellendirilir.

#19. İbn Sînâ’nın felsefesinde sudûr (türüm) teorisine göre Tanrı’dan ilk olarak aşağıdakilerden hangisi meydana gelir?

Cevap: B) İlk Akıl (Birinci Akıl)
Açıklama : İbn Sînâ’nın sudûr teorisine göre Tanrı’dan (Zorunlu Varlık) doğrudan ve ilk olarak meydana gelen şey İlk Akıl’dır (Birinci Akıl). Tanrı mutlak bir olduğundan, O’ndan ancak bir tek varlık zorunlu olarak sudûr edebilir; bu da İlk Akıl’dır. İlk Akıl kendini ve kaynağını akletmesiyle ardışık akıllar, nefisler ve felekler dizisi meydana gelir; süreç faal akla kadar kademeli olarak iner. Madde, unsurlar ve ay altı âlemdeki çokluk ise bu akıllar hiyerarşisinin sonunda ortaya çıkar. Dolayısıyla sudûrun ilk halkası İlk Akıl’dır.

#20. “İbn Sînâ insan aklının mutlak olarak varlık hakkında ‘zorunlu’ (vâcib). ‘mümkün’ ve ‘imkânsız’ (mümteni’-muhâl) şeklinde üç hükümde bulunabileceğini belirtmektedir.”
İbn Sînâ’ya göre aşağıdakilerden hangisi “zorunlu” için kullanılabilecek bir açıklama değildir?

Cevap: E) Yokluğu düşünülebilir.
Açıklama : İbn Sînâ’nın varlık hakkındaki üçlü ayrımında ‘zorunlu varlık’; varlığı kaçınılmaz, yokluğu imkânsız ve sürekli olan varlıktır. Zorunlu varlık ne mümkün (yokluğu düşünülebilen) ne de imkânsızdır; varlığı kendinden ve kesindir. ‘Yokluğu düşünülebilir’ ifadesi ise zorunlu için kullanılamaz; çünkü zorunlu varlığın yokluğu düşünülürse çelişki doğar. Yokluğu düşünülebilen şey ‘mümkün’ kategorisine girer. Bu nedenle ‘yokluğu düşünülebilir’ açıklaması zorunlu varlık için geçerli değildir.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

#21. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’yı Platoncu bir perspektiften eleştirerek İşrâkî geleneğin kurucusu olarak kabul edilen filozoftur?

Cevap: D) Sühreverdî
Açıklama : İbn Sînâ’yı Platoncu/aydınlanmacı bir perspektiften eleştirerek İşrâkî (İşrakîlik/Aydınlanma) geleneğinin kurucusu kabul edilen filozof Şehâbeddin es-Sühreverdî’dir. Sühreverdî; Meşşâî (Aristocu) felsefenin akıl yürütmeye dayalı yöntemine karşı, doğrudan sezgi ve içsel aydınlanmaya (işrâk) dayanan bir bilgi anlayışı geliştirmiştir. Nur metafiziği üzerine kurulu felsefesiyle İbn Sînâcılığa alternatif bir sistem ortaya koymuştur. İbn Rüşd Meşşâî, Gazzâlî ise felsefe eleştirmeni olarak farklı çizgilerdedir.

#22. Aşağıdakilerden hangisinde İbn Sînâ’nın felsefe tahsilinde takip ettiği sıra doğru bir şekilde verilmiştir?

Cevap: C) Mantık-Matematik-Fizik-Metafizik
Açıklama : İbn Sînâ’nın felsefe tahsilinde takip ettiği doğru sıra Mantık-Matematik-Fizik-Metafizik şeklindedir. Mantık; doğru düşünmenin ve diğer bilimlerin aracı (âlet ilmi) olduğundan başlangıçta öğrenilir. Matematik; soyutlama düzeyi yüksek ve kesin bilgi veren bir aşamadır. Fizik; tabiattaki cisimleri ve hareketi inceler. Metafizik ise varlığı en genel ilkeleriyle ele alan en yüksek ve en soyut bilim olduğundan en sona bırakılır. Bu sıralama; somuttan soyuta ve araçtan amaca doğru ilerleyen bir eğitim mantığını yansıtır.

#23. İbn Sînâ felsefesinde ‘mahiyet’ (öz) ile ‘vücud’ (varlık) arasındaki ayrım aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

Cevap: A) Bir şeyin ne olduğu ile var olup olmamasının birbirinden farklı olması
Açıklama : İbn Sînâ felsefesinde mahiyet (bir şeyin ‘ne olduğu’, özü) ile vücud (o şeyin ‘var olması’) birbirinden ayrı kavramlardır. Mümkün varlıklarda bir şeyin mahiyetini bilmek, onun fiilen var olduğu anlamına gelmez; örneğin ‘üçgen’in ne olduğunu bilmek, onun dış dünyada var olmasını gerektirmez. Bu nedenle mümkün varlıklarda varlık, mahiyete sonradan eklenen (ârız olan) bir durumdur ve bir nedene ihtiyaç duyar. Yalnızca Zorunlu Varlık’ta (Tanrı) mahiyet ile vücud özdeştir; O’nun mahiyeti zaten var olmaktır. Bu ayrım İbn Sînâ metafiziğinin temel taşıdır.

#24. “İbn Sînâ Müslümanların dini hakkında bir şeyler öğrenmeye başladığında (ki o. derslerini zındıklardan ve bunlardan nisbeten daha iyi olan Mu’tezilî ve Şîîlerden almıştır) aklıyla bu kimselerden elde ettiği bilgilerle. seleflerinden [yani filozoflardan] kendisine ulaşanları birleştirmek istedi. Bundan dolayı onun felsefî doktrini. seleflerinin teorileriyle kendisinin bunlar üzerinde yaptığı değişikliklerin bir karışımından ibarettir.”
Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın felsefeye başarılı bir şekilde kattığı konular arasında sayılamaz?

Cevap: C) Bilginin imkânı
Açıklama : Metinde İbn Sînâ’nın felsefeye başarıyla kattığı dinî-felsefî konular; âhiret hayatı, peygamberliğin varlığı, ruhun ölümsüzlüğü ve Tanrı’nın varlığı ve birliği gibi inanç eksenli meselelerdir. Bilginin imkânı (bilgi kuramı/epistemoloji) ise dinî kaynaklardan elde edilip felsefeye katılan özgün bir katkı olarak sayılmaz; bu konu felsefenin zaten kendi içinde mevcut olan temel bir problemidir. Bu nedenle ‘bilginin imkânı’ İbn Sînâ’nın dinî birikimden felsefeye taşıdığı konular arasında değerlendirilemez.

#25. İbn Sînâ’nın ‘Vâcibü’l-vücûd’ (Zorunlu Varlık) kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

Cevap: B) Varlığı kendinden olan ve yokluğu düşünülemeyen varlık
Açıklama : İbn Sînâ’nın ‘Vâcibü’l-vücûd’ (Zorunlu Varlık) kavramı; varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında hiçbir nedene muhtaç olmayan ve yokluğu düşünülemeyen varlığı ifade eder. Bu varlık Tanrı’dır ve mutlak, ezelî, ebedî ve basittir. Buna karşılık ‘mümkün varlık’ (mümkinü’l-vücûd); var olmak için bir nedene muhtaçtır ve özünde var olması ile olmaması eşittir. İbn Sînâ’nın metafiziği bu zorunlu-mümkün ayrımı üzerine kurulmuş; tüm mümkün varlıkların nihayetinde Zorunlu Varlık’a dayandığı sonucuna ulaşmıştır.

Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.

Öncesi
TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2: Vize Soruları ve Hazırlık Rehberi 2025-2026

Giriş

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 vize sınavı; büyük ölçüde İbn Sînâ’nın felsefesine odaklanır. Metafizik (zorunlu ve mümkün varlık), nefs (ruh) anlayışı, sudûr teorisi, bilim sınıflandırması, iç idrak güçleri ve İbn Sînâ’nın hayatı ile etkileri bu sınavın temel eksenini oluşturur.

İbn Sînâ’nın Hayatı ve Etkisi

İbn Sînâ Buhara’da yetişmiş; hayatı talebesi Cüzcânî sayesinde günümüze ulaşmıştır. Felsefe tahsilinde Mantık-Matematik-Fizik-Metafizik sırasını izlemiştir. Sühreverdî onu Platoncu perspektiften eleştirerek İşrâkî geleneği kurmuş; İbn Rüşd ise Endülüs’te ‘aslî Aristoteles’e dönmek isteyen muhafazakâr çizgiyi temsil etmiştir. Nefs anlayışı Aristoteles’in De Anima’sından; sudûrun kozmolojik boyutu ise Batlamyus’un felek modelinden beslenmiştir.

Metafizik ve Varlık Anlayışı

İbn Sînâ’da Tanrı ‘özü itibariyle zorunlu varlık’tır; mümkün varlık nitelemesi O’na uymaz. Zorunlu varlığın yokluğu düşünülemez. Metafiziğin konusu Tanrı değil ‘var olması bakımından var olan’dır; Tanrı’nın varlığı bu bilimde araştırılan en yüce meseledir. Tanrı’nın cinsi ve ayrımı olmadığından klasik anlamda burhânla tanımlanamaz. Zorunlu Varlık ile âlem arasındaki ilişki sudûr (türüm) kavramıyla açıklanır; sudûrun ilk halkası İlk Akıl’dır. Mahiyet ile vücud ayrımı yalnızca mümkün varlıklarda geçerlidir.

Nefs ve İdrak Güçleri

İnsanî nefsi ayıran özellik cisimsel olmayışıdır; bitkisel nefs sadece beslenme. büyüme ve üreme işlevleri gösterir. İç idrak güçlerinde hayal oluşturucu güç akılla kullanıldığında müfekkire adını alır; suret dışı manaları (kediye duyulan sevgi gibi) idrak eden güç ise vehimdir. Teorik felsefe fizik. matematik ve metafizikten oluşur; siyaset pratik felsefeye aittir. Uçan adam deneyi nefsin bedenden bağımsız bir cevher olduğunu, faal akıl ise insan aklına bilgi formlarını verdiğini gösterir.

Bu Soru Seti Kimler İçin?

Bu sayfadaki 25 soruluk set; AÖF ve AUZEF programlarında Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 dersini alan öğrenciler için hazırlanmıştır. İlk 20 soru 2025-2026 vize sınavından alınmış (B kitapçığı), son 5 soru ise lolonolo tarafından özgün olarak eklenmiştir.

@lolonolo_com

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları

1. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’ya göre Tanrı için kullanılabilecek doğru bir ifade değildir?

A) Özü itibariyle mümkün varlık
B) Salt iyi
C) Mutlak Hükümran
D) Özü itibariyle zorunlu varlık
E) Mutlak Cömert

Cevap: A) Özü itibariyle mümkün varlık

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

2. Aşağıdakilerden hangisi insanî nefsi diğer nefs türlerinden ayırt eden özelliğidir?

A) Cisimsel olmayışı
B) Maddî olması
C) Organların fonksiyonu olması
D) Bedende bulunması
E) Ölümlü olması

Cevap: A) Cisimsel olmayışı

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

3. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’yı Platoncu bir perspektiften eleştirerek İşrâkî geleneğin kurucusu olarak kabul edilen filozoftur?

A) İbn Rüşd
B) İbn Tufeyl
C) Fahreddin er-Râzî
D) Sühreverdî
E) Gazzâlî

Cevap: D) Sühreverdî

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

4. “Zamanı tersine çevirip. İbn Sînâ’nın yenilikçi sentezlerini işin içine karıştırmaksızın. ‘aslî/tahrîf edilmemiş’ Aristoteles olarak kabul ettikleri şeye dönmek isteyen ve ‘tepki gösterenler’ olarak kavramsallaştırdığım muhafazakâr filozoflardan başlarsak. Endülüslü bütün filozoflar bu sınıfa dâhildir. Bunun öncelikli sebebi. Endülüslü filozofların -en azından başlangıçta- İbn Sînâ hakkında oldukça az bilgiye sahipken. Fârâbî’nin felsefesinden haberdar olmalarıdır.”
Aşağıdaki filozoflardan hangisi yukarıda anlatılan özelliğe uymaktadır?

A) Behmenyâr
B) Sühreverdî
C) İbn Tufeyl
D) İbn Rüşd
E) Ebu’l-Berekât el-Bağdâdî

Cevap: D) İbn Rüşd

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

5. Aşağıdakilerden hangisinde İbn Sînâ’nın felsefe tahsilinde takip ettiği sıra doğru bir şekilde verilmiştir?

A) Matematik-Mantık-Fizik-Metafizik
B) Metafizik-Fizik-Mantık-Matematik
C) Mantık-Matematik-Fizik-Metafizik
D) Fizik-Matematik-Mantık-Metafizik
E) Metafizik-Matematik-Fizik-Mantık

Cevap: C) Mantık-Matematik-Fizik-Metafizik

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

6. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın Zorunlu Varlık-âlem arasındaki ilişkiye dair yaklaşımını ifade eden kavramdır?

A) İnşâ
B) Halk
C) Sudûr
D) İhyâ
E) Hudûs

Cevap: C) Sudûr

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

7. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın yetiştiği ve gençlik yıllarını geçirdiği şehirdir?

A) Rey
B) Semerkant
C) Cürcan
D) Mardin
E) Buhara

Cevap: E) Buhara

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

8. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın hayatının günümüze ulaşmasını sağlayan talebesidir?

A) İbn Zeyle
B) Behmenyâr
C) Ma’sûmî
D) Sâvî
E) Cüzcânî

Cevap: E) Cüzcânî

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

9. Aşağıdakilerden hangisi hem dış dünyadaki varlıkları hem de tanımları açısından cisim/madde ve hareketten ayrı düşünülemeyen varlıkları inceleyen bilim dalıdır?

A) Fizik
B) Tıp
C) Matematik
D) Ahlak
E) Metafizik

Cevap: A) Fizik

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

10. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’ya göre teorik felsefenin kapsamında değerlendirilen bir bilim dalı değildir?

A) Fizik
B) Siyaset
C) Metafizik
D) Tıp
E) Matematik

Cevap: B) Siyaset

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

11. Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın nefs anlayışını etkileyen temel eserdir?

A) De Anima
B) Devlet
C) Metafizik
D) Timaios
E) Üsûlûcyâ

Cevap: A) De Anima

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

12. Aşağıdaki filozoflardan hangisi sudûr teorisinin kozmolojik boyutunda İbn Sînâ’ya ilham kaynağı olmuştur?

A) Öklid
B) Platon
C) Galen
D) Batlamyus
E) Arşimed

Cevap: D) Batlamyus

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

13. “Her bilimin konusu. o bilimde varlığı verili olarak kabul edilen bir şeydir ve varlığı verili olarak kabul edilen şeye ait durumlar o bilimde araştırılmaktadır. Tanrı’nın varlığının. konu gibi metafizikte verili kabul edilmesi mümkün değildir. bilakis o. bu bilimde araştırılan bir şeydir; konu ise araştırılan bir şey değil. verili olarak kabul edilen bir şeydir.”
Yukarıdaki alıntıyı dikkate aldığımızda İbn Sînâ’ya göre metafiziğin konusu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

A) Zorunlu varlık
B) Tanrı’nın birliği
C) Varlık-mahiyet ayrımı
D) Var olması bakımından var olan
E) Ruhun beden sonrasındaki akıbeti

Cevap: D) Var olması bakımından var olan

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

14. Aşağıdakilerden hangisi hayal oluşturucu gücün. akıl tarafından kullanıldığında aldığı addır?

A) Ortak duyu
B) Müfekkire
C) Vehim
D) Musavvira
E) Hafıza

Cevap: B) Müfekkire

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

15. İbn Sînâ dinlerin pratik hayat üzerindeki etkin gücünü dikkate alarak aşağıdaki disiplinlerden hangisi kapsamında dinin toplumsal rolünü ele alan bir alt alan belirlemiştir?

A) Fıkıh
B) Siyaset
C) Ahlak
D) Metafizik
E) Matematik

Cevap: B) Siyaset

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

16. “İbn Sînâ Müslümanların dini hakkında bir şeyler öğrenmeye başladığında (ki o. derslerini zındıklardan ve bunlardan nisbeten daha iyi olan Mu’tezilî ve Şîîlerden almıştır) aklıyla bu kimselerden elde ettiği bilgilerle. seleflerinden [yani filozoflardan] kendisine ulaşanları birleştirmek istedi. Bundan dolayı onun felsefî doktrini. seleflerinin teorileriyle kendisinin bunlar üzerinde yaptığı değişikliklerin bir karışımından ibarettir.”
Aşağıdakilerden hangisi İbn Sînâ’nın felsefeye başarılı bir şekilde kattığı konular arasında sayılamaz?

A) Âhiret hayatı
B) Peygamberliğin varlığı
C) Bilginin imkânı
D) Ruhun ölümsüzlüğü
E) Tanrı’nın varlığı ve birliği

Cevap: C) Bilginin imkânı

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

17. İbn Sînâ’ya göre Tanrı’nın varlığı için “burhân” oluşturmanın mümkün olmamasının gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Faili olmadığı için
B) Arazı olmadığı için
C) Cinsi ve ayrımı olmadığı için
D) Maddesi olmadığı için
E) Formu olmadığı için

Cevap: C) Cinsi ve ayrımı olmadığı için

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

18. “Suret. hem dış hem de iç hislerin ikisinin de idrak ettiği şeydir. önce dış his onu idrak eder. sonrasında iç hisse aktarır… Mana ise önce dış his onu idrak etmeden nefsin hissedilirden idrak ettiği şeydir.”
Yukarıdaki alıntıya göre insanın karşısına çıkan bir kediye içinde hissettiği sevgi hangi güçten kaynaklanmaktadır?

A) Musavvira
B) Ortak duyu
C) Hayal-oluşturucu güç
D) Hafıza
E) Vehim

Cevap: E) Vehim

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

19. “İbn Sînâ insan aklının mutlak olarak varlık hakkında ‘zorunlu’ (vâcib). ‘mümkün’ ve ‘imkânsız’ (mümteni’-muhâl) şeklinde üç hükümde bulunabileceğini belirtmektedir.”
İbn Sînâ’ya göre aşağıdakilerden hangisi “zorunlu” için kullanılabilecek bir açıklama değildir?

A) Yokluğu imkânsızdır.
B) Varlığı kaçınılmazdır.
C) Varlığı süreklilik arz eder.
D) Ne mümkün ne de imkânsızdır.
E) Yokluğu düşünülebilir.

Cevap: E) Yokluğu düşünülebilir.

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

20. İbn Sînâ’ya göre aşağıdaki nefs türlerinden hangisinde nefs sadece beslenme. büyüme ve üreme işlevleriyle kendisini gösterir?

A) İnsanî nefs
B) Bitkisel nefs
C) Hayvanî nefs
D) Kutsal nefs
E) Felekî nefs

Cevap: B) Bitkisel nefs

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

21. İbn Sînâ’nın ‘Vâcibü’l-vücûd’ (Zorunlu Varlık) kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

A) Var olmak için bir nedene muhtaç olan varlık
B) Varlığı kendinden olan ve yokluğu düşünülemeyen varlık
C) Hem var hem yok olabilen varlık
D) Yalnızca zihinde var olan varlık
E) Sürekli değişen varlık

Cevap: B) Varlığı kendinden olan ve yokluğu düşünülemeyen varlık

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

22. İbn Sînâ’nın meşhur ‘uçan adam’ (el-insânü’t-tâir) deneyi hangi felsefî meseleyi temellendirmek için kullanılmıştır?

A) Tanrı’nın varlığını ispatlamak
B) Nefsin (benliğin) bedenden bağımsız bir cevher olduğunu göstermek
C) Âlemin sonradan yaratıldığını kanıtlamak
D) Duyuların güvenilmezliğini açıklamak
E) Hareketin imkânsızlığını göstermek

Cevap: B) Nefsin (benliğin) bedenden bağımsız bir cevher olduğunu göstermek

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

23. İbn Sînâ felsefesinde ‘mahiyet’ (öz) ile ‘vücud’ (varlık) arasındaki ayrım aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

A) Bir şeyin ne olduğu ile var olup olmamasının birbirinden farklı olması
B) Mahiyet ile vücudun her zaman aynı şey olması
C) Yalnızca Tanrı’da mahiyet bulunması
D) Varlığın özden önce gelmesi gerektiği
E) Mahiyetin duyularla algılanamaması

Cevap: A) Bir şeyin ne olduğu ile var olup olmamasının birbirinden farklı olması

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

24. İbn Sînâ’ya göre ‘faal akıl’ (el-aklü’l-faâl) aşağıdaki işlevlerden hangisiyle ilişkilidir?

A) Bedeni hareket ettirmek
B) İnsan aklına bilgi formlarını (suretleri) vererek bilfiil bilgiyi sağlamak
C) Gök cisimlerini yaratmak
D) Duyuları yönetmek
E) Maddeyi yok etmek

Cevap: B) İnsan aklına bilgi formlarını (suretleri) vererek bilfiil bilgiyi sağlamak

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.

25. İbn Sînâ’nın felsefesinde sudûr (türüm) teorisine göre Tanrı’dan ilk olarak aşağıdakilerden hangisi meydana gelir?

A) Madde
B) İlk Akıl (Birinci Akıl)
C) İnsan nefsi
D) Felekler
E) Dört unsur

Cevap: B) İlk Akıl (Birinci Akıl)

🔒 Bu içerik sadece Reklamsız Üyelere özeldir.
@lolonolo_com

Türk İslam Felsefesi Tarihi 2 2025-2026 Vize Soruları

Auzef Felsefe Telegram FELSEFE

Editor

Editör