Yeni Medya ve Geleneksel Medya Ayrımı
Yeni medya, medyanın gazete, radyo ve televizyon gibi geleneksel platformlardan internet ve mobil gibi yeni platformlara geçişini tanımlar. İnternet, zaman ve mekan sınırını ortadan kaldıran küresel bir iletişim biçimidir. Geleneksel medyada tüm kanalların benzer saatte benzer içerikli programlar yayınlamasıyla oluşan yayın kuşağı kavramı, izleyicilerin belirli programları takip etmesini kolaylaştırmıştır. Basılı medyada ise tabloid boy, gazetelerde kullanılan bir basım ölçüsüdür.
İnternet reklamcılığı, geleneksel medya kanallarından ulaşılamayan farklı tüketicilere ulaşma imkânı sağlamıştır.
Sosyal Medyanın Gelişimi ve Etkileri
Sosyal medyanın ortaya çıkışı 1997 yılını bulmuştur; Six Degress isimli arkadaşlık sitesi bu türün ilk örneği olarak kabul edilir. Daha sonra Facebook, 2004 yılında hizmete açılmıştır. Sosyal ağlar, kullanıcıların içerik oluşturmalarına ve bu içerikleri paylaşmalarına imkan tanıyan etkileşimli ağlardır. Milyarlarca kullanıcıya sahip olmaları nedeniyle reklam sektörünün yoğun ilgisini çekmektedirler.
X (eski adıyla Twitter), kullanıma açıldığında ön plana çıkan ilk özelliği, 120 karakterli kısa mesaj paylaşma imkanı sunmasıydı. Sosyal ağ sitelerinin halkla ilişkiler uygulamalarına sağladığı faydalar arasında kurumlarla ilgili bilgilerin birçok kaynakta paylaşılması ve hedef kitleyle birebir etkileşimli iletişim kurulması bulunur. Ancak bu platformlar, yüz yüze iletişimin yerini tamamen almamıştır.
Dijital Kültürün Kavramları
Dijital kültür, kendine özgü kavramlar ve pratikler yaratmıştır.
- Sanal Topluluklar: Toplumsallık ve kolektif düşüncenin sanal ortamda yeniden şekillenmesidir. Sanal etkileşimler, gerçek dünyadan tamamen kopuk değildir.
- Avatar: Bu kelime ilk kez Hint Kültürü’nde kullanılmıştır ve Sanskritçe kökenlidir.
- Nickname (Takma Ad): Kullanıcıların yaşamlarında sahip olmadıkları, olamadıkları veya gizledikleri özelliklerini sanal platformlarda ön plana çıkarabildikleri sanal isimlerdir.
- Sürdürülebilirlik: Politik, sosyolojik, ekolojik ve ekonomik boyutları olan bir anlayıştır. Mekanik, bu boyutlardan biri değildir.
Sosyal bir varlık olan insan, yaşadığı toplum içinde hem sosyal ilişkilerini devam ettirebilme hem de bilgi edinebilme amacı güder.
Blok Zincir Teknolojisi
Blok zincir kelimesi ilk kez Satoshi Nakamoto tarafından kullanılmıştır. Bu teknoloji, bir ağda gerçekleşen her veri işleminin kaydını tutmayı amaçlayan, sayısallaştırılmış, merkezi olmayan bir kamu defteri olarak tanımlanır. Blok zincirin sağladığı temel faydalardan biri, verilerin değiştirilemez ve güvenli bir şekilde paylaşılmasıdır.
Dijital Kültürün Tarihsel Kökenleri
Günümüz dijital kültürünün temelleri geçmişteki teknolojik ve sosyal gelişmelere dayanır. 19. yüzyılda göç, büyük şehirlerin kurulması ve makineleşme gibi faktörler kültürel iletişimin hızlanmasına neden olmuştur. Pop kültürü ise daha çok 20. yüzyıla ait bir olgudur.
Bilgisayar aparatı olan mouse, 1960 yılında icat edilmiştir. Bilinen en eski animasyon filmlerinden biri ise J. Stuart Blackton tarafından 1906 yılında çekilen “Humorous Phases of Funny Faces” adlı yapımdır.
Eleştirel Teori ve Kültür
Frankfurt Okulu düşünürlerinden Theodor W. Adorno’nun önemli eserlerinden biri “Minima Moralia” adlı makalesidir. Adorno ve Horkheimer, kapitalist toplumlarda kültürün metalaşmasını ve bir endüstriye dönüşmesini eleştirmişlerdir. Bu çalışmalar, kültürel pazarlama konusunu da içerir. |