Devlet Kuramları 2025-2026 Vize Soruları
Devlet Kuramları 2025-2026 Vize Soruları
#1. Aşağıdakilerden hangisi çoğulcuların devlet modellerini gösterir?
Cevap: E) Tarafsız devlet modeli/Rüzgargülü devlet modeli/Aracı devlet modeli
Açıklama: Çoğulcu (Plüralist) devlet kuramına göre güç tek bir sınıfın veya elitin elinde toplanmaz, toplumdaki çeşitli çıkar grupları (sendikalar, dernekler, iş dünyası) arasında dağılmıştır. Çoğulcular devleti 3 farklı şekilde modellerler: 1) Tarafsız (Hakem) Devlet Modeli: Çıkar grupları arasındaki rekabeti dışarıdan yöneten tarafsız bir hakemdir. 2) Rüzgargülü (Weather Vane) Devlet Modeli: Toplumdan (çıkar gruplarından) gelen baskı rüzgarlarına göre yön değiştiren pasif bir yapıdır. 3) Aracı (Broker) Devlet Modeli: Gruplar arasında uzlaşmayı, dengeyi ve pazarlığı sağlayan aktif bir arabulucudur.
#2. Tohum halindeki devlet fikri kime aittir?
Cevap: E) R. H. Lowie
Açıklama: Robert H. Lowie, ünlü bir antropologdur. Lowie, İlkel Toplum adlı çalışmalarında, modern öncesi (ilkel) topluluklarda tam teşekküllü bir devlet aygıtı (asker, polis, mahkeme) bulunmasa bile; kabile şefliği, otorite figürleri veya klan içi zorlayıcı örgütlenmelerin “Tohum Halindeki Devlet” (devletin nüvesi/embriyosu) olduğunu öne sürmüştür. Ona göre bu ilkel otoriteler, zamanla evrimleşerek modern devlet aygıtına dönüşecek olan çekirdek yapılardır.
#3. Aşağıdaki ifadelerden hangisi toplumsal çıkar gruplarının siyasete etkilerini belirleyen faktörlerden biri olamaz?
Cevap: B) Siyasetçilerin çıkar grubunun baskı grubuna dönüşmesine duyarsızlığı
Açıklama: Çıkar gruplarının (baskı gruplarının) siyasete olan etkisi; grubun büyüklüğüne (A), üyelerin motivasyonuna ve katılım düzeyine (E), taleplerindeki ısrarlarına (D) ve diğer gruplarla kurdukları ittifaklara (C) bağlıdır. Ancak “Siyasetçilerin duyarsızlığı”, grubun siyaseti etkileme kapasitesini (gücünü) belirleyen bir faktör değil, aksine çıkar grubunun başarısız olduğu bir senaryonun veya siyasetçinin takındığı dışsal bir tavrın sonucudur.
#4. Aşağıdakilerden hangisi “hak temelli devlet” tanımına uygun bir ifade değildir? (Metinde “hak temelli devlet” olarak geçmektedir)
Cevap: D) Yasalara temel hakların tanınmasından kaynaklanan maddi sınırlamalar konulamaz.
Açıklama: “Hak temelli devlet” (liberal/anayasal devlet) modelinde, bireyin doğuştan gelen hakları her şeyin üstündedir. Devletin yasama organı (parlamento) dahi kanun çıkarırken “bireysel haklara” dokunamaz. Yani temel insan hakları, devletin yasa yapma gücüne doğrudan doğruya bir “sınır” koyar. Bu nedenle D seçeneğindeki “sınırlama konulamaz” ifadesi tamamen yanlıştır; hak temelli devlette anayasa ve temel haklar, yasalara ve devlete maddi sınırlamalar koyan en büyük güçtür.
#5. “Paternalist bir devlet, var olabilecek en büyük despotizimdir.” ifadesi hangi filozofa aittir?
Cevap: B) Immanuel Kant
Açıklama: Alman aydınlanma filozofu Immanuel Kant, insanın kendi aklını kullanma cesareti göstermesini savunur (Aydınlanma nedir? makalesi). Paternalizm, devletin tıpkı bir “baba” (pater) gibi vatandaşlarının neyin iyi neyin kötü olduğuna onlar adına karar vermesi ve onları birer çocuk gibi gütmesidir. Kant’a göre vatandaşların aklını ve iradesini hiçe sayan, “sizin için en iyisini ben bilirim” diyen bu Paternalist (babacı) devlet modeli, özgürlüğü yok eden “en büyük despotizmdir”.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#6. Aşağıdaki ifadelerden hangisi poliarşi kavramı ile ilişkilendirilemez?
Cevap: A) İktidar, demokrasilerde olduğu gibi vatandaşlar arasında eşit dağıtılır.
Açıklama: Robert Dahl tarafından siyaset bilimine kazandırılan “Poliarşi” (Polyarchy – Çoklu yönetim), gerçek dünyada kusursuz bir demokrasinin olmadığını, ancak modern batı demokrasilerinin “oligarşiye” (azınlık yönetimi) kıyasla daha çoklu ve katılımcı olduğunu anlatır. Poliarşide iktidar bir elitin elinde değil, birçok çıkar grubu (sendikalar, şirketler, partiler) arasında dağılmıştır. Ancak iktidar, ütopyalardaki “saf demokrasi”de olduğu gibi tüm “vatandaşlar arasında eşit dağıtılmaz”; güce, paraya ve örgütlenme kapasitesine göre gruplar arasında eşitsiz ve rekabetçi bir dağılım vardır.
#7. Toplum sözleşmesi kuramları için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Cevap: D) Toplum sözleşmesi her zaman çatışma ve kaosu bitirmek için yapılır.
Açıklama: Thomas Hobbes’a göre “Tabiat Durumu” herkesin herkesle savaştığı, hayatın iğrenç ve kısa olduğu bir kaostur; devlet (Leviathan) bu kaosu bitirmek için sözleşmeyle kurulur. Ancak John Locke’un toplum sözleşmesi kuramında doğa durumu bir “kaos veya savaş” değildir; insanlar nispeten barış içindedir ancak aralarındaki anlaşmazlıkları çözecek tarafsız bir yargıç (hakem) yoktur. Locke’a göre devlet kaosu bitirmek için değil, “mülkiyeti ve hakları güvence altına almak için” kurulur. Dolayısıyla “her zaman çatışma ve kaosu bitirmek için yapılır” ifadesi sözleşmeci filozoflar arasında genellenemeyecek yanlış bir ifadedir.
#8. Aşağıdakilerden hangisi devlet teorilerinde kabul gören bir ikilem değildir?
Cevap: A) Savaş aygıtı olarak devlet – Barış aygıtı olarak devlet
Açıklama: Devlet teorilerinde genellikle devletin kaynağı, meşruiyeti ve işlevi üzerine keskin karşıtlıklar (dikotomiler/ikilemler) vardır. Devlet zorla mı kuruldu (Fetih/Çatışma) yoksa rızayla mı (Sözleşme)? Devlet evrensel mi yoksa tarihsel/göreceli mi? Bu sorular temel ikilemlerdir. Ancak “Savaş aygıtı – Barış aygıtı” şeklinde kabul görmüş akademik bir devlet teorisi ikilemi yoktur; zira Marksist teoride devlet bir sömürü aygıtı iken, liberal teoride hakları koruyan bir gece bekçisidir; doğrudan “barış aygıtı” tanımlaması literatürde klasik bir ikilem oluşturmaz.
#9. Antik Yunan og Helen siyaset felsefesi için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Cevap: C) Devlet, şehir-devleti formunda olduğu sürece idealdir.
Açıklama: Klasik Antik Yunan felsefesinde (Platon ve Aristoteles) devlet “Polis” yani şehir devleti formundadır ve insanın doğasının (zoon politikon) mükemmel bir tamamlayıcısı, en yüce erdem ve mutluluk (eudaimonia) aracıdır. Ancak Büyük İskender’in fetihleriyle başlayan “Helen” (Helenistik) dönemde, küçük şehir devletleri (Polisler) yıkılmış, yerini devasa kozmopolit imparatorluklar almıştır. Helenistik felsefe (Stoacılık vb.) şehir devleti kalıbını yıkarak “Dünya vatandaşlığı” (Kozmopolitanizm) fikrini savunmuştur. Bu nedenle C şıkkı, Helen dönemini kapsamadığı için yanlıştır.
#10. Devlet kavramı ilk kez hangi filozofun yazılarında görülür?
Cevap: B) N. Machiavelli
Açıklama: Antik Yunan’da devlet karşılığında “Polis”, Roma’da “Res Publica” (Cumhuriyet/Kamu işi) kullanılırdı. Ancak sınırları belirli, merkezi otoriteye sahip ve kendinden menkul bir güç aygıtı olarak modern anlamdaki “Devlet” (İtalyanca: lo Stato) kelimesini siyaset bilimi ve diplomasi literatürüne kazandıran, bunu “Prens” adlı eserinde ilk kez sistematik olarak kullanan Floransalı düşünür Niccolò Machiavelli’dir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#11. Egemenlik kavramı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Cevap: B) Mutlak monarşilerde kral, egemenliği aristokrasi ile paylaşır.
Açıklama: Jean Bodin tarafından kavramsallaştırılan egemenlik (sovereignty), “mutlak, sürekli og bölünemez” en üstün iktidar gücüdür. “Mutlak Monarşi” (Absolute Monarchy) yönetimlerinde krallar gücünü Tanrı’dan aldığına inanır ve devleti tek başına, hiçbir kısıtlama olmadan yöneter (XIV. Louis: “Devlet benim”). Bu sistemin en temel özelliği gücün tek merkezde toplanmasıdır. Dolayısıyla mutlak bir monark, egemenliğini (hukuki ve siyasi yasa yapma gücünü) feodal dönemdeki gibi soylularla (aristokrasiyle) kesinlikle “paylaşmaz”.
#12. Armağan ekonomisi modelinde devletin hangi vasfına ihtiyaç yoktur?
Cevap: A) Dağıtımın düzenlenmesi
Açıklama: Antropolojik devlet teorilerinde “Armağan Ekonomisi” (Gift Economy / Potlaç), ilkel ve devletsiz toplumlarda (şefliklerde) görülen, malların piyasa veya para olmadan karşılıklı hediyeleşme, prestij kazanma ve cömertlik rekabeti üzerinden takas edildiği (dağıtıldığı) bir sistemdir. Ekonomik kaynakların toplum içindeki dağıtımı, sosyal statü kazanmak isteyen kabile şeflerinin şölenleriyle kendiliğinden (otomatik olarak) gerçekleşir. Bu yüzden merkezî bir devlet aygıtının, bürokrasinin veya vergi sisteminin geliri toplayıp “dağıtımı düzenlemesine” ihtiyaç yoktur.
#13. Çoğulcuların bürokrasiye bakışı için aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenemez?
Cevap: C) Bürokrasiden liyakat kadar hükümete karşı sadakat da beklenmelidir.
Açıklama: Çoğulcu kurama göre bürokrasi (memurlar ordusu), siyasi iktidarın (hükümetin) emir kulu veya arka bahçesi olmamalıdır; devletin tarafsız, liyakatli, şeffaf ve rasyonel çekirdeği olmalıdır. Bürokrasinin amacı geçici siyasi partilere hizmet etmek değil, evrensel “kamu çıkarını” korumaktır. Bu nedenle çoğulcu anlayışta bürokratlardan liyakat, tarafsızlık ve kanunlara bağlılık beklenir; geçici “hükümetlere karşı siyasi sadakat” beklenmez. Sadakat istenmesi otoriter/patrimonyal devlet anlayışına aittir.
#14. “Minimal devlet” kavramı aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Cevap: C) Robert Nozick
Açıklama: Özgürlükçü (Libertaryan) siyaset felsefesinin en büyük isimlerinden Robert Nozick, 1974 tarihli “Anarşi, Devlet ve Ütopya” adlı eserinde “Minimal Devlet” (Gece Bekçisi Devlet) kuramını ortaya atmıştır. Nozick’e göre, bireylerin canını, malını ve mülkiyetini şiddet, hırsızlık ve dolandırıcılığa karşı korumakla sınırlandırılmış, ötesine karışmayan, refah dağıtmayan ve vergi ile mülkiyete el koymayan bir “minimal devlet” ahlaken meşru olan tek devlet modelidir.
#15. Cumhuriyet kavramı ilk kez hangi düşünürün yazılarında görülür?
Cevap: E) Çiçero
Açıklama: Cumhuriyet (Republic), Latince “Res” (Şey/İş) og “Publica” (Halk/Kamu) kelimelerinin birleşiminden oluşan “Halkın işi / Kamunun malı” anlamına gelen bir kavramdır. Antik Yunan düşünürleri Platon ve Aristoteles, devlet (Polis) ve anayasa üzerine yazmış olsalar da; “Res Publica” kavramını, devletin halkın ortak yararı, hukuksal bir sözleşme ve ortaklaşa bir mülkiyet olduğunu savunarak felsefi ve siyasi literatüre kazandıran ilk Romalı düşünür ve devlet adamı Çiçero’dur (Marcus Tullius Cicero).
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#16. Aşağıdakilerden hangisi “altyapısal iktidar” niteliklerinden biri değildir?
Cevap: A) Devlet aktörleri ile devlet dışı aktörler arasında örgütsel bağlılığa gerek yoktur.
Açıklama: Sosyolog Michael Mann devleti “Despotik İktidar” ve “Altyapısal İktidar” olarak ikiye ayırler. Despotik iktidar, devletin zora dayanarak topluma danışmadan karar almasıdır. Altyapısal iktidar ise modern demokratik devletin özelliğidir; devletin sivil toplumun kılcal damarlarına hukuk, eğitim, vergi ve bürokrasi yoluyla “nüfuz etme ve lojistik kapasitesini” ifade eder. Altyapısal gücün yüksek olabilmesi için devlet aktörleri ile devlet dışı aktörler (toplum) arasında kurumsal, hukuki ve örgütsel çok sıkı bir bağ/iletişim (karşılıklı nüfuz etme) olmak zorundadır. “Bağlılığa gerek yoktur” ifadesi yanlıştır.
#17. “Devlet, esasen siyasi seçkinler tarafından hareket ettirilen bir yapıdır.” ifadesi aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Cevap: D) Michael Mann
Açıklama: İktidarın Kaynakları adlı eseriyle bilinen Michael Mann’ın devlet kuramında devlet, kendi başına havada asılı duran soyut bir varlık veya Marksistlerin dediği gibi salt burjuvazinin bir aleti değildir. Mann’a göre devlet; siyasi, ekonomik, ideolojik ve askeri güç ağlarının kesiştiği mekânsal bir örgütlenmedir ve kendi otonomisine sahiptir. Bu bağlamda, “Devlet, esasen siyasi seçkinler (devlet elitleri) tarafından hareket ettirilen bir kurumlar ağı ve yapıdır” tespiti Michael Mann’ın kurumsal-elitist devlet algısını özetler.
#18. Aşağıdakilerden hangisi devletin ortaya çıkışındaki sebeplerden biri değildir?
Cevap: E) Kölelik
Açıklama: Tarihsel ve antropolojik açıdan avcı-toplayıcı göçebe topluluklardan yerleşik hayata (devlet formuna) geçişi tetikleyen temel faktörler vardır. Nehir boylarındaki “sulamalı tarım” artı ürün (servet) yaratmış, bu servet bir alanda “nüfus yoğunluğu” oluşturmuş (coğrafi alanın sınırlanması) ve bu zenginliği korumak veya başkasından ele geçirmek için yapılan “savaş ve çatışmalar” (askeri fetih teorileri) devleti (koruyucu otoriteyi) doğurmuştur. “Kölelik” ise devletin kuruluş sebebi değil, devlet formuna ulaştıktan sonra ortaya çıkan sınıflı toplumun sosyo-ekonomik bir “sonucudur”.
#19. Klasik liberal kuramın özgürlük anlayışı, aşağıdaki ifadelerden hangisini içmernez? (Metinde içmernez olarak geçmektedir)
Cevap: D) Devletin kamusal gücü toplumsal ilişkilerden ayrı tutulamaz.
Açıklama: Klasik liberalizmin (John Locke, Adam Smith vb.) felsefi çekirdeği “Devlet ve Sivil Toplum” (özel alan ile kamusal alan) ayrımına dayanır. Liberaller, devletin gücünün sınırlandırılmasını ve sivil toplumun (piyasanın, ailenin, dinin, özel mülkiyetin) devlet müdahalesinden özerk bir şekilde özgür bırakılmasını savunur. D şıkkındaki “Devletin kamusal gücü toplumsal ilişkilerden ayrı tutulamaz” (yani devletin toplumun her hücresine müdahale etmesi, totaliter bir devlet anlayışı) ifadesi, liberalizmin özgürlük ve sınırlı devlet anlayışına taban tabana zıtıdır.
#20. Aşağıdakilerden hangisi ulus devletin özelliklerinden biri değildir?
Cevap: C) Millî marş
Açıklama: Siyaset bilimi ve anayasa hukukuna göre bir devletin (ulus-devletin) var olabilmesi için olmazsa olmaz 3 kurucu (yapısal) unsuru vardır: Belirli bir sınırları olan “Ülke” (Toprak), o topraklar üzerinde yaşayan bir “Ulus/Millet” (İnsan topluluğu) ve o sınırlar içinde mutlak iktidar sahibi olan “Egemenlik”. Devletin otoritesinin halk tarafından kabul görmesi de “Meşruiyet”tir. “Milli Marş” veya bayrak ise devletin kurucu bir unsuru değil; sadece ulusal bilinci güçlendiren ve ulus-devlet kurulduktan sonra ortaya çıkan bir sembol veya ritüeldir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#21. Toplum sözleşmesi kuramcılarından Thomas Hobbes’un “Leviathan” adlı eserinde tasvir ettiği egemen güç (devlet) modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) Mutlak ve sınırlandırılamaz monarşik güç
Açıklama: Thomas Hobbes, insanların “herkesin herkesle savaştığı” o korkunç doğa durumundaki kaostan ve ölüm korkusundan kurtulmak için toplumsal bir sözleşme yaptıklarını savunur. Ancak bu sözleşmede insanlar yaşama hakları hariç tüm hak ve özgürlüklerini “Leviathan” adını verdiğii, kendi aralarında olmayan üçüncü bir egemene devrederler. Güvenliği ve düzeni sağlamanın tek yolunun gücün tek merkezde toplanması olduğuna inanan Hobbes’un devlet modeli; bölünemez, devredilemez ve sınırlandırılamaz bir “mutlak monarşi” (mutlak güç) modelidir.
#22. Marksist devlet kuramına göre devletin ortaya çıkışındaki temel etken ve devletin asıl işlevi aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: C) Özel mülkiyetin doğuşu ve sınıf çatışması – Egemen sınıfın çıkarlarını korumak
Açıklama: Karl Marx ve Friedrich Engels’e göre devlet, toplumun kendi içindeki doğal bir uzlaşmasının ürünü veya hakem değildir. Devlet; tarihin belirli bir aşamasında “özel mülkiyetin” ortaya çıkması ve toplumun uzlaşmaz sınıflara (ezen ve ezilen) bölünmesi sonucunda doğmuştur. Marksist teoride devlet, ekonomik gücü elinde bulunduran sınıfın (burjuvazinin), mülksüz sınıfı (proletaryayı) baskı altında tutmak ve kendi sömürü düzenini (çıkarlarını) meşrulaştırmak için kullandığı bir “sınıf tahakkümü” (baskı) aygıtıdır.
#23. Modern siyaset biliminde en çok kabul gören “Devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde meşru fiziksel şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran insan topluluğudur.” tanımı aşağıdaki düşünürlerden hangisine aittir?
Cevap: B) Max Weber
Açıklama: Ünlü Alman sosyolog Max Weber, devleti tanımlarken onun ne amaçladığına (adalet, eşitlik, özgürlük vb.) değil, ne tür bir “araç” kullandığına odaklanır. Weber’e göre modern devleti diğer tüm toplumsal örgütlenmelerden ayıran yegâne özellik, elinde bulundurduğu araçtır. Bu araç da belirli bir coğrafi sınır (ülke) içerisinde, kuralları uygulamak için “meşru zor ve fiziksel şiddet kullanma hakkını” (polis, jandarma, ordu, hapishane) yalnızca kendi tekelinde toplamasıdır. Başka hiçbir grup veya kişi yasal olarak şiddet kullanamaz.
#24. Çoğulcu (plüralist) devlet kuramına yöneltilen “elitist” (seçkincilik) eleştirisinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) İktidarın toplumdaki küçük, örgütlü ve zengin bir azınlığın elinde toplanması ve sıradan vatandaşın etkisinin şekilsel kalması
Açıklama: Çoğulcular, iktidarın toplumdaki farklı çıkar grupları (dernekler, sendikalar vb.) arasında demokratik şekilde dağıldığını savunur. Ancak Gaetano Mosca, Vilfredo Pareto ve C. Wright Mills gibi “Elitist” kuramcılar bu görüşü şiddetle eleştirir. Elitistlere göre toplum ne kadar demokratik veya çoğulcu görünürse görünsün, siyasi ve ekonomik güç her zaman en tepedeki küçük, iyi örgütlenmiş, zengin ve ayrıcalıklı bir “azınlığın” (elitlerin/seçkinlerin) elinde toplanır (Oligarşinin Tunç Kanunu). Çoğulculuk sadece bu gerçeği gizleyen bir vitrindir.
#25. Bakınız, klasik liberalizmin “gece bekçisi” (minimal) devlet anlayışından farklı olarak; vatandaşlarına eğitim, sağlık, barınma ve sosyal güvenlik gibi hizmetleri sunarak toplumdaki dezavantajlı kesimleri korumayı ve fırsat eşitliğini sağlamayı hedefleyen devlet modeli aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: C) Refah Devleti (Sosyal Devlet)
Açıklama: Minimal (gece bekçisi) devlet modeli, devletin sadece dış güvenlik, iç asayiş ve adalet işlerine bakmasını, ekonomiye ve sosyal hayata kesinlikle müdahale etmemesini savunur. Ancak 1929 Büyük Buhranı ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaygınlaşan “Refah Devleti” (Welfare State / Sosyal Devlet) modeli bu anlayışı aşar. Refah devleti, serbest piyasanın yarattığı gelir eşitsizliklerini törpülemek için vergi toplar ve bunu vatandaşlarına ücretsiz eğitim, sağlık hizmeti, işsizlik maaşı ve emeklilik hakkı olarak geri döndürerek asgari bir yaşam standardı sunar.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
SONUÇ
Devlet Kuramları 2025-2026 Vize Soruları
Devlet Kuramları 2025-2026 Vize Soruları
Devlet Kuramları 2025-2026 Vize Soruları
| Devlet Kuramları 2025-2026 Vize Soruları | |
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Devlet Kuramları 2025-2026 Vize Soruları
| Devlet Kuramları 2025-2026 Vize Soruları | |
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
