I. Hücre Fizyolojisi
Hücre zarı, hücrenin içi ile dışı arasında madde iletimini sağlar. Ayrıca elektrokimyasal potansiyeller oluşturup iletebilir. Hücrede ATP sentezinden sorumlu organel mitokondridir; bu görev hücre zarına ait değildir.
II. Endokrin Sistem
Endokrin sistem, vücudun işleyişini hormonlar aracılığıyla düzenler.
- Parathormon: Bu hormon paratiroid bezinde sentezlenir. Peptit yapılıdır, steroid yapıda değildir. Plazma Ca+2 (kalsiyum) değeri azaldığında salgılanır.
- Büyüme Hormonu: Fazla salgılanması sonucu Jigantizm (devlik) adı verilen endokrin hastalık oluşur.
- Pankreas Hormonları: Pankreastan salgılanan hormonlar arasında insülin ve glukagon bulunur. Oksitosin, pankreastan salgılanmaz.
- Süt Üretimi ve Salınımı: Kadınlarda meme bezlerinin gelişimi, süt üretimi ve salınımını tetikleyen hormonlar prolaktin ve oksitosindir.
III. Kardiyovasküler Sistem
Bu sistem kalp, damarlar ve kandan oluşur.
- Kalp Kası: Yapısal olarak çizgili kasa benzer ve hücreleri arasında interkale diskler bulunur. İstemsiz olarak, otonom sinir sistemi ile kontrol edilir; motor sinirlerle kontrol edilmez. Kasılması için hücre dışı kalsiyumdan yararlanır.
- Kalp Debisi: Kalbin bir dakikada pompaladığı toplam kan miktarını ifade eder. Kalbin bir atım ile pompaladığı kan miktarı (atım hacmi) ile kalbin dakikadaki atım sayısının (kalp hızı) çarpılmasıyla hesaplanır.
- Kanın Dağılımı: Kanın dolaşım sistemindeki ortalama dağılımı şu şekildedir: %65’i sistemik venler ve venüllerde, %9’u pulmoner dolaşımda, %7’si kalpte, %7’si sistemik kapillerlerde bulunur. Toplam kanın %25’lik kısmının sistemik arterlerde bulunduğu bilgisi yanlıştır; bu oran yaklaşık %10-15’tir.
Kan ve Kan Hücreleri
- Eritropoez: Kırmızı kan hücresi yapımı anlamına gelir. Bu süreç, böbreklerden salgılanan eritropoietin hormonu kontrolünde gerçekleşir. Eritropoez, kandaki oksijen artışı ile değil, oksijen azlığı (hipoksi) ile tetiklenir.
- Oksijen Taşınması: Oksijen gazı kanda büyük oranda hemoglobine bağlı olarak taşınır. Küçük bir kısmı ise plazmada çözünmüş olarak bulunur. Oksijen, lökositler (akyuvarlar) içerisinde taşınmaz.
- Lökositler (Akyuvarlar): Lenfositler, edinsel (kazanılmış) bağışıklık reaksiyonlarında rol oynar. Kandaki lökositler arasında en az rastlanan hücreler bazofillerdir. En çok bulunan hücreler ise nötrofillerdir.
IV. Solunum Sistemi
Solunum işleminin temel basamakları arasında ventilasyon (akciğerlere hava akışı) ve eksternal solunum (alveoller ve kan arasındaki gaz alışverişi) yer alır. İnspeksiyon, solunumun bir basamağı değil, bir fizik muayene yöntemidir.
V. Sindirim Sistemi
Sindirim işlevi sırasında gerçekleşen temel aktiviteler arasında salgılama ve emilim bulunur. Boşaltım, sindirim sisteminin değil, boşaltım sisteminin görevidir.
- Gastroözofagiyal Reflü (GERD): Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Bu durum, alt özofagiyal sfinkterin yetmezliği sonucunda meydana gelir.
- Diyare (İshal): Aşırı miktarda su, Na+ (sodyum) ve K+ (potasyum) kaybına neden olabilir. Bu kayıp yeterince takviye edilmezse dehidratasyon, hipovolemi (kan hacminde azalma), şok ve kardiyovasküler yetmezlik gibi durumlar meydana gelebilir. Diyare, konstipasyona (kabızlık) neden olmaz.
- Bağırsak Florası ve Vitaminler: Kalın bağırsakta bulunan bakteri florası K vitamini ve bazı B vitaminlerini sentezleyebilir. C vitamini ve D vitamini bu flora tarafından salgılanmaz.
VI. Üriner Sistem ve Homeostazi
Nefron, böbreğin işlevsel birimidir. Nefronun bölümleri arasında Bowman kapsülü ve distal tübül yer alır. Afferent arteriyol, nefrona kan getiren damardır ve nefronun bir bölümü değildir.
Homeostatik düzenlemede böbrekler; eritropoezin düzenlenmesi (eritropoietin hormonu ile), kan pH’ının ayarlanması ve kan basıncının düzenlenmesi gibi görevlerde etkin olarak rol oynar. Motor sinirlerin kontrolü böbreklerin görevi değildir.
VII. Sinir Sistemi
Serebellumun (beyincik) temel görevi, denge ve postürün korunması dahil olmak üzere hareketleri kontrol etmek ve koordine etmektir. Bilinç düzeyi, duysal uyarıların toplanması veya görme gibi fonksiyonlar beynin diğer bölgeleri tarafından yönetilir.
VIII. Duyu Fizyolojisi
Reseptörler, belirli uyaranları algılayan özel hücrelerdir. Adequat (uygun) uyaranı ışık olan reseptörler fotoreseptörlerdir. Ağrı reseptörleri, kemoreseptörler, termoreseptörler ve mekanoreseptörler ise farklı türde uyaranlara yanıt verir. |