LOLONOLO Ana Sayfa » Auzef » Psikolojiye Giriş-2

Psikolojiye Giriş-2

Psikolojiye Giriş-2
Vize Final
2025 Vize Soruları 2025 Final Soruları
2024 Vize Soruları 2024 Büt Soruları
2023 Vize Soruları 2024 Final Soruları
2019 Vize Soruları 2022 Final Soruları
2018 Vize Soruları 2021 Final Soruları
Vize Deneme Sınavı 2019 Final Soruları
Ünite-1 Soruları 2018 Final Sorular
Ünite-2 Soruları 2017 Final Soruları
Ünite-3 Soruları 2017 Bütünleme
Ünite-4 Soruları Ünite-8 Soruları
Ünite-5 Soruları Ünite-9 Soruları
Ünite-6 Soruları Ünite-10 Soruları
Ünite-7 Soruları
Çıkmış Vize Soruları
Vize Çıkmış Sorular-2
Auzef Felsefe
Auzef Sosyoloji

Psikolojiye Giriş-2

Psikolojiye Giriş-2 : Davranış ve Psikolojik Süreçler

İtaat Davranışı ve Etkileyen Faktörler

İtaat davranışı, bireyin bir otoritenin taleplerine uyum sağlama derecesini ifade eder. Bu davranışı etkileyen birçok faktör vardır. Otoritenin hiyerarşik düzeyi, fiziksel yakınlık ve bireyin uyma davranışı gösteren bir grubun içinde olması, itaat düzeyini belirleyen başlıca etkenlerdir. Ancak, kendini doğrulayan kehanet bu faktörler arasında yer almaz. Bu, bireyin kendi beklentileri doğrultusunda davranışlarını şekillendirmesiyle ilgilidir ve doğrudan itaat davranışını etkileyen bir unsur değildir.

Nedensel Atıflar ve Tarafgirlik

İnsanlar, kendi ve başkalarının davranışlarını açıklarken çeşitli atıflarda bulunurlar. Bu atıflarda belirli tarafgirlikler görülür. Örneğin, bireyler genellikle kendi başarısızlıklarını dışsal etmenlere bağlarken, başkalarının başarısızlıklarını içsel nedenlerle açıklarlar. Ancak, başarısızlıkların bilinç dışı arzulardan kaynaklandığını düşünme eğilimi bu bağlamda yaygın bir tarafgirlik değildir. Bu tür düşünceler daha çok psikanalitik yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilir.

Kronik Stres ve Psikolojik Etkileri

Kronik stres, uzun süreli ve sürekli olarak devam eden stres durumlarını ifade eder. İş yerinde sürekli dışlanmaya (mobbing) maruz kalmak, kronik stres yaratan bir durumun tipik bir örneğidir. Bu tür stres durumları, bireyin fiziksel ve zihinsel sağlığını olumsuz etkileyebilir, uzun vadede depresyon ve anksiyete gibi ruhsal bozukluklara yol açabilir.

Duyguların Tanımları

Duygular, belirli nesne, olay ya da durumlara yönelik içsel tepkileri ifade eder. Duyguların fizyolojik bir arka planı vardır ve genellikle belirli nesne, olay ya da bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenimlerdir. Ancak, duyguların fizyolojik bir arka planı olmayan ve sadece eğitim yoluyla edinilen hisler olarak tanımlanması yanlıştır. Duyguların oluşumunda hem fizyolojik hem de psikolojik süreçler rol oynar.

Distimik Bozukluk

Distimik bozukluk, uzun dönemli bir ruhsal çökkünlük hali olup, düşük yoğunlukta fakat sürekli olarak devam eden depresif belirtilerle karakterizedir. Bu bozuklukta uyku bozuklukları, hayattan genel bir yakınma ve kimi örneklerde alkol kullanma eğilimi görülebilir. Ancak, derin üzüntü ve buna bağlı davranışların yoğunluğu genellikle yüksek değildir; bu, distimik bozukluğun depresyonla karıştırılmasına yol açabilir.

Yaratıcı Düşünce

Yaratıcı düşünce, yeni ve farklı fikirler üretebilme yeteneği olarak tanımlanır. Katı düşünme, yaratıcı düşüncenin bir özelliği değildir. Yaratıcı düşünce, esneklik, yenilik ve başkalarının göremediği bağlantıları kurabilme yeteneği gibi özellikleri içerir. Bu yetenek, bireyin çeşitli problemlere farklı ve yenilikçi çözümler bulabilmesini sağlar.

Binet’in Zekâ Testi

Alfred Binet, zekâ testi oluşturarak özel desteğe ihtiyacı olan çocukları belirlemeyi amaçlamıştır. Binet’in geliştirdiği bu testler, eğitim sisteminde özel eğitim gerektiren çocukların tespit edilmesine yardımcı olmuştur. Bu çalışmalar, zekânın doğuştan gelen bir yetenek olduğunu göstermekten ziyade, eğitimde bireysel farklılıkların belirlenmesi ve buna göre uygun eğitim programlarının geliştirilmesi amacıyla yapılmıştır.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), olağan dışı doğal veya insan kaynaklı felaketlerden sonra gecikmiş bir şekilde ortaya çıkan ve yaşanan olayların sık sık hatırlanarak yeniden yaşanması, endişe, telaş ve aşırı duyarlılık gibi belirtilerle kendini gösteren bir ruhsal bozukluktur. Bu durum, bireyin travmatik olayı tekrar tekrar hatırlaması ve günlük yaşamında ciddi zorluklar yaşaması ile karakterizedir.

Sosyal Normlar ve Sosyal Algılama

Sosyal normlar, bir grup için uygun tutum ve davranışları tanımlayan kurallardır. Genellikle yazılı olarak belirlenmemiş olan bu normlar, sosyal etkileşimi düzenler ve davranışların tahmin edilebilirliğini arttırır. Sosyal algılama ise başkalarının davranışlarını anlama, kategorize etme ve yorumlama süreçlerini içerir. Bu süreç, bireyin sosyal çevresiyle uyum içinde yaşamasına yardımcı olur.

Sonuç

Psikolojiye Giriş II, insan davranışlarını ve zihinsel süreçleri anlamak için çeşitli konuları ele alır. İtaat davranışı, nedensel atıflar, kronik stres, duygular, distimik bozukluk, yaratıcı düşünce, zekâ testleri, travma sonrası stres bozukluğu, sosyal normlar ve sosyal algılama gibi konular, psikoloji biliminin geniş yelpazesini gösterir. Bu makale, bu konulara genel bir bakış sunarak, psikolojinin insan yaşamındaki önemini ve uygulama alanlarını vurgulamaktadır.

Psikolojiye Giriş-2

Psikolojiye Giriş-2

 

Bir yanıt yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.