İktisadi Düşünce Tarihi 2024-2025 Bütünleme Soruları (Bahar)
İktisadi Düşünce Tarihi 2024-2025 Bütünleme Soruları (Bahar)
#1. Reel konjunktür yaklaşımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Cevap: D) Bu yaklaşıma göre para arzı içsel bir değişkendir
Açıklama: Reel Konjonktür Teorisine (RBC) göre ekonomik dalgalanmaları teknolojik vb. reel şoklar belirler ve “para yansızdır”. Parasalcıların (Monetaristlerin) aksine, RBC modelinde para arzı, ekonomiyi yönlendiren dışsal bir araç değil, tamamen reel üretimdeki ve gelirdeki değişimlere (artan veya azalan para talebine) bankacılık sisteminin uyum sağlamasıyla belirlenen “içsel (endojen)” bir değişkendir. Yani ekonomi büyüdüğü için para arzı genişler; para arzı genişlediği için ekonomi büyümez (ters nedensellik).
#2. Klasik iktisatçılara göre parayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Cevap: C) Klasiklere göre para yansızdır
Açıklama: Klasik iktisat okuluna göre para, reel ekonominin (istihdam, yatırım, üretim) üzerinde sadece bir “örtü” (peçe) görevi görür ve tek işlevi mübadeleyi kolaylaştırmaktır. Para arzındaki artış veya azalışlar, reel değişkenlerde hiçbir değişiklik yaratmaz; sadece fiyatlar genel düzeyini (nominal değişkenleri) oransal olarak etkiler. Bu duruma Klasik Dikotomi (ikilik) ve “Paranın Yansızlığı” (Nötrlüğü) adı verilir. Klasikler paranın hem kısa hem de uzun dönemde mutlak olarak yansız olduğuna inanırlar.
#3. Piyasanın başarısızlığı fikrine karşı çıkıp, devletin başarısızlığını savunan ve seçmen, bürokrat, politikacılar ve baskı gruplarının davranışlarını analiz eden iktisadi akım aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: C) Kamu Tercihi Teorisi
Açıklama: Keynesyen teori, ekonomide eksik istihdam ve krizlerin piyasanın işleyiş hatalarından (piyasa başarısızlığı – market failure) kaynaklandığını, bunu düzeltmek için iyi niyetli devletin müdahalesinin şart olduğunu savunurdu. Kamu Tercihi Teorisi ise (Gordon Tullock, James Buchanan) tam tersini savunarak; devlet aygıtını oluşturan seçmen, bürokrat ve politikacıların da çıkarcı bir “homo economicus” (ekonomik insan) gibi davrandığını, bu nedenle piyasadan ziyade asıl problemin “devletin başarısızlığı” (government failure) olduğunu siyaset bilimini iktisat metodolojisiyle inceleyerek ortaya koymuştur.
#4. Klasik okul içinde nüfusun geometrik, yiyecek arzının ise aritmetik olarak arttığını ileri süren görüş, aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Cevap: C) Nüfus Yasası
Açıklama: “Nüfus İlkesi Üzerine Bir Deneme” adlı eserin yazarı olan İngiliz Klasik iktisatçı Thomas Robert Malthus tarafından ortaya atılan “Nüfus Yasası”dır. Malthus bu karamsar (kötümser) teorisinde; eğer kontrol edilmezse insan nüfusunun 1, 2, 4, 8, 16 şeklinde katlanarak (geometrik diziyle) artacağını, buna karşılık tarımsal gıda üretiminin ise toprağın azalan verimler yasası gereği 1, 2, 3, 4 şeklinde sadece doğrusal (aritmetik diziyle) artabileceğini, bunun da dünyayı kaçınılmaz bir sefalet ve kıtlığa sürükleyeceğini öne sürmüştür.
#5. Keynes’in “belirsizlik” fikrinin ihmal edildiği tezine dayanarak görüşlerini açıklayan iktisadi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: D) Post Keynesyenler
Açıklama: Post Keynesyenler (Joan Robinson, Paul Davidson, Hyman Minsky vb.), “Neoklasik Keynesgil Sentez”in (IS-LM modeli gibi) ve ana akım iktisadın Keynes’in gerçek mesajını anlamadığını ve felsefesini bozduğunu iddia ederler. Onlara göre Keynes’in Orijinal “Genel Teori”sinin kalbi; olasılık hesabıyla ölçülebilen basit bir riskten ibaret olmayan, tamamen öngörülemez olan “kökten (radikal) belirsizlik” ve “tarihsel zaman” kavramlarıdır. Belirsizliği merkeze alarak ana akım sentezi eleştiren bu heterodoks grup Post Keynesyen Okuldur.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#6. “İktisadi karar birimleri zamanla bir iktisadi değişkenin nasıl bir süreç ile oluştuğunu öğrenir ve öğrendikleri bu bilgiyi ilgili değişkene ilişkin beklentileri düzenlemek amacıyla kullanır.”
Yeni klasikler tarafından ortaya atılan yukarıdaki görüş aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
Cevap: E) Rasyonel beklentiler
Açıklama: Rasyonel Beklentiler Teorisi (John Muth, Robert Lucas), ekonomik aktörlerin yalnızca geçmiş hatalarını kullanmakla kalmayıp (adaptif beklentilerdeki gibi), asıl önemlisi ekonominin nasıl işlediğine, devletin para ve maliye politikalarına dair mevcut “tüm enformasyona ve yapısal model bilgisine” sahip olduklarını ileri sürer. Bu gelişmiş bilgi işleme süreci sayesinde rasyonel karar birimleri, politikaların etkilerini önceden doğru bir şekilde öngörür ve davranışlarını anında buna göre ayarlayarak ekonomik politikaları etkisizleştirirler.
#7. “Genel Denge” teorisi aşağıdaki iktisatçılardan hangisine aittir?
Cevap: E) Leon Walras
Açıklama: İktisadi analizde diğer tüm değişkenler sabitken tek bir mal piyasasındaki dengeyi inceleyen yaklaşıma “Kısmi Denge” (Alfred Marshall’ın yaklaşımı) denir. Ancak bir ekonomideki mal, hizmet, emek, para gibi bütün piyasaların birbirleriyle etkileşim halinde olduğunu ve hepsinin eşanlı (simultane) bir matematiksel sistem içinde “Genel Denge”ye ulaştığını ilk kez ortaya koyan iktisatçı, Lozan Okulu’nun kurucularından Fransız düşünür Leon Walras’tır.
#8. Parasal şokların yerini teknolojik şoklara bıraktığı iktisadi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: D) Reel Konjunktür Yaklaşımı
Açıklama: Reel Konjonktür Teorisi (Real Business Cycle Theory – RBC), Yeni Klasik Okul’un bir uzantısıdır. Bu teoriye göre ekonomik dalgalanmaların (konjonktür dalgalanmalarının) temel nedeni, Monetaristlerin savunduğu gibi “parasal şoklar” veya Keynesyenlerin savunduğu gibi “toplam talep yetersizlikleri” değildir. RBC teorisi, ekonomideki üretim ve istihdamdaki dalgalanmaları doğrudan verimlilik değişimleri, hükümet harcamalarındaki farklılıklar ve en önemlisi “teknolojik şoklar” (inovasyonlar, yeni buluşlar, üretim tekniklerindeki değişimler) gibi “reel (gerçek)” faktörlerle açıklar.
#9. Aşağıdakilerden hangisi Yeni Klasik İktisatçılardan biri değildir?
Cevap: A) Milton Friedman
Açıklama: Robert Lucas, Thomas Sargent, Neil Wallace ve Rasyonel Beklentiler hipotezinin fikir babası olan John Muth, makroekonomide piyasaların sürekli temizlendiğini ve rasyonel beklentilerin geçerli olduğunu savunan “Yeni Klasik İktisat” okulunun en önemli temsilcilerindendir. Ancak Milton Friedman, beklentilerin rasyonel değil “uyarlanmacı (adaptif)” olduğunu savunan ve paranın miktar teorisini yeniden formüle eden “Monetarist (Paracı) Okulun” kurucusu ve baş temsilcisidir.
#10. Aşağıdakilerden hangisi “Arza Dayalı Maliye Politikası” olarak da ifade edilmektedir?
Cevap: E) Arz yanlı yaklaşım
Açıklama: 1970’li yıllarda Keynesyen talep politikalarının stagflasyonu (enflasyon ve durgunluğun bir arada yaşanması) çözememesi üzerine ortaya çıkan “Arz Yanlı İktisat” (Supply-Side Economics) yaklaşımı, ekonomik krizleri aşmanın yolunun talebi değil “arzı” (üretimi) uyarmak olduğunu savunur. Bunu gerçekleştirmek için de özellikle teşvik edici vergi indirimleri, deregülasyonlar ve devletin küçültülmesi gibi kamu maliyesi araçlarını kullanır. Bu nedenle teorileri doğrudan “Arza Dayalı Maliye Politikası” olarak isimlendirilir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#11. Keynesyen İktisadın işleyişine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Cevap: B) Fiyatlar düştüğünde reel para arzı artar
Açıklama: Keynesyen Makroekonomik sistemin (IS-LM modeli veya Toplam Talep eğrisinin eğimini açıklayan Keynes Etkisi) temel iletim mekanizması para piyasası üzerinden yürür. Ekonomideki satın alma gücü, Nominal Para Arzının (M), Fiyatlar Genel Düzeyine (P) bölümüyle bulunan “Reel Para Arzı (M/P)” ile ifade edilir. Matematiksel olarak eğer Fiyatlar genel düzeyi (P) “düşerse”, kesrin paydası küçüleceği için sahip olunan paranın alım gücü yani “Reel para arzı (M/P) artar”. Reel para arzı artınca faiz oranları düşer, bu da yatırımları ve toplam talebi uyarır.
#12. Post Keynesyen yaklaşım ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Cevap: B) Enflasyon, işçilerin ve firmaların milli gelirden daha fazla pay alma mücadelesinin sonucudur
Açıklama: Post Keynesyen iktisatçılara (örneğin Joan Robinson, Michal Kalecki) göre enflasyon sadece parasal bir olgu veya talep fazlası (Monetarist ve Klasik görüş) değildir. Post Keynesyenler enflasyonu sosyolojik ve kurumsal bir “bölüşüm (dağılım) çatışması” olarak tanımlarlar. İşçi sendikalarının milli gelirden daha fazla pay almak için daha yüksek nominal ücret talep etmeleri, buna karşılık tekelci veya oligopolcü firmaların kendi kâr marjlarını (mark-up) korumak için fiyatları aynı oranda artırmaları, fiyat-ücret sarmalını yaratarak enflasyonu doğurur.
#13. Kamusal tercih alanının daraltılması ve daraltılmış tercih alanlarının anayasal kurallara bağlanması gerektiğini ileri süren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) Kamu Tercihi Teorisi
Açıklama: Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory) ve onun alt dalı olan Anayasal İktisat (Constitutional Economics), politik karar alıcıların (bürokratlar ve siyasilerin) da tıpkı piyasadaki tüketiciler gibi “kendi çıkarlarını maksimize etme” (oy kazanma, bütçe büyütme vb.) peşinde olduğunu savunur. Bu nedenle devletin müdahalelerinin her zaman kamu yararına olmayacağını (devlet başarısızlığı) belirtirler. James Buchanan gibi temsilcilerin savunduğu çözüm; devletin ve politikacıların hareket alanını (kamusal tercih alanını) sınırlandırmak ve bütçe açığı gibi konularda onları katı “anayasal kurallara” bağlamaktır.
#14. Bir ekonomide vergi oranları optimal düzeyin üzerinde ise vergi hasılatını artırmak isteyen politika yapıcı nasıl davranmalıdır?
Cevap: D) Vergi oranlarını optimal orana kadar düşürmelidir.
Açıklama: Arz Yanlı iktisadın temel direği olan Arthur Laffer’in meşhur “Laffer Eğrisi”ne göre; devletin vergi oranları ile vergi hasılatı (geliri) arasındaki ilişki ters bir ‘U’ (çan eğrisi) şeklindedir. Vergi oranları sıfırdan itibaren “optimal (tepe) noktaya” kadar çıktığında vergi geliri de artar. Ancak bu optimal oran geçilirse (aşırı vergilendirme olursa) çalışmanın ve yatırımın cazibesi kalmaz, kayıtdışılık artar ve toplanan toplam vergi geliri “düşmeye” başlar. Eğer sistem bu tepe noktanın ötesindeyse, hasılatı yeniden artırmak için yegâne yol “vergi oranlarını optimal seviyeye kadar düşürmektir (indirmektir)”.
#15. Geçmiş dönem verilerine dayanarak geleceğe yönelik beklenti oluşturulması aşağıda verilen kavramlardan hangisiyle açıklanmaktadır?
Cevap: A) Adaptif beklentiler
Açıklama: Ekonomik aktörlerin gelecekle ilgili tahmin yaparken yalnızca ve salt “geçmişte gerçekleşen verilere ve tecrübelere” (örneğin son birkaç yılın enflasyon oranlarına) bakarak beklentilerini revize edip şekillendirmelerine “Adaptif (Uyarlanmacı) Beklentiler” adı verilir. Bu yaklaşımda karar birimleri yavaş öğrenir ve geçmiş hatalarını zamanla düzelterek uyum sağlarlar. Eğer geçmişin yanında anlık tüm verileri, açıklanan politikaları ve ekonomik modelleri de kullansalardı bu “Rasyonel Beklentiler” olurdu.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#16. “İstihdamın, Paranın ve Faizin Genel Teorisi” adlı eser aşağıdaki iktisatçılardan hangisine aittir?
Cevap: A) John Maynard Keynes
Açıklama: İngiliz iktisatçı John Maynard Keynes’in 1936 yılında yayımladığı “İstihdamın, Paranın ve Faizin Genel Teorisi” (The General Theory of Employment, Interest and Money) kitabı, Makroiktisadın ayrı bir disiplin olarak doğmasını sağlamıştır. Bu devrim niteliğindeki eser, klasik iktisadın “her arz kendi talebini yaratır” dogma (Say Yasası) ve tam istihdam denge inancını yıkarak, ekonominin eksik istihdamda da dengeye gelebileceğini ve efektif talebi artırmak için devlet müdahalesinin zorunlu olduğunu savunmuştur.
#17. Aşağıdakilerden hangisi Yeni Keynesyenlere göre ücret ve fiyatların yapışkan olma nedenleri arasında yer almaz?
Cevap: E) Piyasaların temizlenmesi anlayışı
Açıklama: Yeni Keynesyenler, ücret ve fiyatların yapışkan (esnek olmayan) olmasını çeşitli nedenlerle açıklar:
Zımni sözleşmeler teorisi → İşçi-işveren arasında örtük anlaşmalar → ücretler hemen değişmez
İçerdekiler-Dışardakiler modeli → Mevcut çalışanlar (içerdekiler) ücretleri korur
Etkin ücret teorileri → Verimlilik için yüksek ücret ödenir, kolay düşürülmez
Süre (menü maliyeti vb.) teorileri → Fiyat değiştirmek maliyetlidir
Ancak:
Piyasaların temizlenmesi anlayışı, klasik ve yeni klasik yaklaşıma aittir ve fiyatların esnek olduğunu savunur.
Bu yüzden yapışkanlık nedeni değildir.
#18. Monetaristlere göre 1929 Krizi’nin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: C) Para arzının yetersiz ve zamanında artırılmaması
Açıklama: Keynesyen iktisatçılar 1929 Büyük Buhranı’nın sebebini kapitalizmin doğasındaki tüketim ve yatırım (efektif talep) eksikliğine bağlarlar. Ancak Milton Friedman ve Anna Schwartz gibi Monetarist (Paracı) iktisatçılar, ünlü eserlerinde krizin asıl suçlusunun piyasanın kendisi değil, Amerikan Merkez Bankası (FED) olduğunu kanıtlamaya çalışmışlardır. Onlara göre FED, banka iflasları dalgası yaşanırken piyasaya yeterli likidite vermemiş, para arzını zamanında artırıp piyasayı rahatlatmak yerine daha da daraltmış, böylece sıradan bir ekonomik daralmanın devasa bir çöküşe dönüşmesine yol açmıştır.
#19. “Bir malın değeri, içinde biriken emeğe bağlıdır.” tezini ileri sürerek emek değer teorisini ortaya atan iktisadi akım aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) Klasikler
Açıklama: “Emek Değer Teorisi”, Adam Smith tarafından temelleri atılan ve David Ricardo tarafından en yetkin formuna ulaştırılan Klasik İktisat Okulu’nun ana teorilerinden biridir. Bu görüşe göre bir malın mübadele değerini (fiyatını) belirleyen yegâne veya en temel unsur, o malın üretiminde harcanan veya içinde barındırdığı insan “emeğinin miktarıdır”. Karl Marx, daha sonra bu teoriyi klasik iktisatçılardan devralıp geliştirerek sömürü (artı değer) teorisinin temeli haline getirmiştir.
#20. Aşağıdakilerden hangisi Yeni Keynesyen iktisatçılardan biri değildir?
Cevap: A) Robert Lucas
Açıklama: Yeni Keynesyen okul; fiyat katılıkları, asimetrik bilgi ve rasyonel davranışlar çerçevesinde Keynesyen makro teoriyi mikro temellere oturtan N. Gregory Mankiw, David Romer, Stanley Fischer, Joseph Stiglitz ve Edmund Phelps gibi iktisatçıları barındırır. Ancak “Robert Lucas”, “Lucas Eleştirisi” ve rasyonel beklentiler devrimi ile “Yeni Klasik İktisat” akımının kurucusu ve tartışmasız en büyük otoritesidir, dolayısıyla Yeni Keynesyen kampta yer almaz.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
SONUÇ
İktisadi Düşünce Tarihi 2024-2025 Bütünleme Soruları (Bahar)
| İktisadi Düşünce Tarihi Bütünleme Konu Özeti
Klasik Okul ve Say Yasası | Keynesyen Devrim ve Efektif Talep | Monetarist ve Yeni Klasik Okul | Post-Keynesyenler ve Arz Yanlı İktisat |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
İktisadi Düşünce Tarihi 2024-2025 Bütünleme Soruları (Bahar)
İktisadi Düşünce Tarihi 2024-2025 Bütünleme Soruları (Bahar) |
||||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
