Anadolu AöfSAĞ108U Sağlık PsikolojisiTıbbi Dokümantasyon VE Icd Sistemleri

SAĞ108U Sağlik Psikolojisi Final Deneme Sınavı -5

SAĞ108U Sağlik Psikolojisi Final Deneme Sınavı -5

#1. Şizofrenide aşağıdaki alanlardan hangisinde bozulma görülmez?

Cevap : B. Bilinç

Şizofrenide Bozulma Görülmeyen Alan

B seçeneği doğrudur: Şizofrenide bilinç genellikle etkilenmez. Şizofreni daha çok düşünce, algı, davranış ve sosyal iletişimde bozulmalara yol açar.

#2. Cinselliğin anlamının tarihsel süreçteki değişimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : D. Cinsellikte risk algısı günümüzde ortadan kalkmıştır.

Cinselliğin Anlamının Tarihsel Süreci

Cinsellikle ilgili anlayış ve algılar zaman içinde önemli değişimler geçirmiştir. 20. yüzyıl dolaylarında, cinselliğin sadece üremeyle ilgili bir fonksiyon olmaktan çıkıp, sürece ve karşılıklı hazza odaklanan bir davranış biçimi haline gelmesi bu değişimlerden biridir. Ancak, cinsellikte risk algısı günümüzde kesinlikle ortadan kalkmamıştır; HIV/AIDS gibi bulaşıcı hastalıkların yaygınlaşmasıyla birlikte, risk algısı daha da artmıştır.

#3. Aşağıdakilerden hangisi Alzheimer hastalığı için risk etmenlerinden biri değildir?

Cevap : C. Yüksek eğitim

Alzheimer Hastalığı için Risk Etmenleri

C seçeneği yanlıştır: Yüksek eğitim seviyesi Alzheimer hastalığı için bir risk etmeni değildir. Aksine, bazı araştırmalar yüksek eğitimin bilişsel rezervi artırarak bu hastalığın etkilerini geciktirebileceğini öne sürer.

#4. Aşağıdakilerden hangisi stresin fiziksel belirtilerinden biri değildir?

Cevap : E. Unutkanlık

Unutkanlık:

Stresin fiziksel belirtilerinden biri olarak genellikle sayılmaz. Çarpıntı, nefes darlığı, soğuk ya da sıcak basması, terleme, uykusuzluk gibi belirtiler daha yaygındır. Ancak stres, dikkat ve bellek üzerinde dolaylı etkiler yapabilir, bu da unutkanlığa yol açabilir.

#5. Belirli bir içmeme döneminden, yani remisyon sürecinden sonra tekrar içmeye başlamak ve kontrolü kaybederek eski içme dönemlerindeki duruma gelmeye ne ad verilir?

Cevap : A. Depreşme

Remisyon Sürecinden Sonra İçmeye Başlama ve Kontrolü Kaybetme

Belirli bir süre içki içmeme (remisyon) döneminden sonra tekrar içmeye başlamak ve kontrolü kaybederek eski içme dönemlerindeki duruma dönmeye “nüks” denir. Ancak, burada “Depreşme” yanlış bir terim olarak verilmiştir. “Depreşme” kelimesi bu bağlamda kullanılan bir terim değildir. Doğru terim “nüks” olacaktır, ancak bu seçenek sunulmamıştır. Bu durum, bağımlılık tedavisi gören bireylerde sıkça karşılaşılan bir zorluktur ve tedavi sürecinin devam eden bir mücadele olduğunu gösterir.

#6. Stresli durumlar karşısında duygularını bastıran; sorun hakkında düşünmekten kaçınan; rahatlamak için alkol ya da ilaç alabilen; bir şeylerin kötü gittiğini inkar eden bir kişi aşağıdaki baş etme yöntemlerinden hangisini kullanıyordur?

Cevap : B Duygu odaklı baş etme

Duygu Odaklı Baş Etme:

Stresli durumlar karşısında duygularını bastıran, sorun hakkında düşünmekten kaçınan, rahatlamak için alkol ya da ilaç kullanan, ve bir şeylerin kötü gittiğini inkar eden bir kişi duygu odaklı baş etme yöntemini kullanıyor demektir. Bu yöntem, stres kaynağı üzerinde doğrudan kontrol sağlama yerine stresle ilişkili duygusal tepkiyi yönetmeye odaklanır.

#7. Aşağıdakilerden hangisi kaygı bozukluklarından biri değildir?

Cevap : E. Şizofreni

Kaygı Bozuklukları ve Sınıflandırması

E seçeneği yanlıştır: Şizofreni bir kaygı bozukluğu değil, ciddi bir ruhsal bozukluktur ve genellikle algıda bozulmalar, düşünce içeriğinde sapmalar ve işlevsellikte ciddi düşüşlerle karakterizedir.

#8. Yeme davranışının gelişimsel, sosyal ve ilişkisel öğrenme süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : E. Kalıcı sağlıklı beslenme davranışı için sevilen besinlerin sevilmeyenler için pekiştireç olarak kullanılmaması gerekir.

Yeme Davranışının Gelişimi

Yeme davranışı, çocukluktan itibaren gelişen karmaşık bir süreçtir. Çocukluk döneminde tanışılan yiyeceklerin çeşitliliği, yetişkinlikte sağlıklı beslenme alışkanlıklarının temelini atabilir. Aile bireylerinin yeme davranışları ve medyanın sunduğu beslenme ile ilgili mesajlar, çocukların yeme alışkanlıkları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir.

#9. Aşağıdakilerden hangisi stresin olumsuz yönlerinden biri değildir?

Cevap : D. Dayanıklılık

Dayanıklılık:

Stresin olumsuz yönlerinden biri değildir. Aksine, dayanıklılık, stresle başa çıkabilme ve zorlukların üstesinden gelebilme kapasitesini ifade eder. Bu, bireyin stres karşısında esnek kalabilme yeteneğini belirtir.

#10. Aşağıdakilerden hangisi uyku hijyenine hizmet eden davranışlardan biri değildir?

Cevap : E. Yatmadan önce egzersiz yapmak

Uyku Hijyeni ve Yatmadan Önce Egzersiz

Uyku hijyenine hizmet eden davranışlar, iyi bir gece uykusu için gerekli koşulları oluşturmayı amaçlar. Bunlar arasında karanlık, sessiz ve rahat bir uyku ortamı sağlamak, uykudan önce kafein ve alkol gibi uyarıcı maddeleri tüketmemek, ve düzenli uyku saatleri belirlemek yer alır. Yatmadan hemen önce yapılan yoğun fiziksel egzersizler, vücudu uyarır ve uykuya dalmayı zorlaştırır, bu yüzden uyku hijyenine hizmet eden bir davranış sayılmaz

#11. Koroner Kalp Hastalığı açısından risk taşıyabilen kişilik tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A. A tipi kişilik

A Tipi Kişilik:

Koroner Kalp Hastalığı (KKH) açısından risk taşıyan kişilik tipi A tipi kişilik olarak bilinir. Bu kişilik tipi rekabetçi, sabırsız, agresif ve zaman baskısı altında çalışma eğiliminde olan bireyleri tanımlar.

#12. --------- kişi-meslek ya da kişi-organizasyon uyumsuzluğundan kaynaklanan ve duyarsızlaşma, duygusal tükenme ve mesleki yeterlilik ya da yetkinlik duygusunda azalma olarak deneyimlenen kalıcı bir tepkidir.” Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?

Cevap : E. Tükenmişlik

Tükenmişlik

Tükenmişlik, kişi-meslek veya kişi-organizasyon uyumsuzluğundan kaynaklanan ve duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve mesleki yetkinlik duygusunda azalma olarak deneyimlenen bir durumdur. Bu, özellikle yüksek stres altındaki mesleklerde sıkça rastlanan bir olgudur.

#13. Çalışmalar incelendiğinde internet bağımlılığının daha çok hangi yaş grubu üzerinde araştırıldığı görülür?

Cevap : B. Ergenler

İnternet Bağımlılığı Üzerine Araştırmalar ve Ergenler

İnternet bağımlılığı üzerine yapılan çalışmalar, özellikle ergenler üzerinde yoğunlaşmıştır. Ergenlik dönemi, bireylerin sosyal medya ve çevrimiçi oyunlar gibi internet kaynaklarına daha fazla ilgi gösterdiği ve internet kullanımının potansiyel olarak zararlı etkilerine daha açık olduğu bir zaman dilimidir. Ergenlerde internet bağımlılığının sosyal, akademik ve psikolojik sonuçları üzerine yapılan araştırmalar, bu yaş grubunun risk altında olduğunu göstermektedir.

#14. Bağımlılıkta “Aşerme” teriminin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C. Alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden, madde kullanmak için güçlü öznel dürtüdür.

Bağımlılıkta ‘Aşerme’ Terimi

“Aşerme”, bağımlılık yapıcı veya psikoaktif maddelerin kullanımından kaynaklanan güçlü bir öznel istek veya dürtü olarak tanımlanır. Bu dürtü, bağımlılığı olan bireylerde, maddeyi yeniden kullanma ihtiyacını tetikleyen ve bağımlılık döngüsünü sürdüren bir faktördür.

#15. Cannon’un tanımladığı korkutucu bir durumla yüzleşmek ya da o durumdan kurtulmak için bizi harekete geçiren fizyolojik ve psikolojik tepkiler seti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A. Savaş ya da kaç tepkisi

Savaş ya da Kaç Tepkisi:

Walter Cannon tarafından tanımlanan, bireyi korkutucu bir durumla yüzleşmek ya da o durumdan kurtulmak için harekete geçiren fizyolojik ve psikolojik tepkiler setine savaş ya da kaç tepkisi denir. Bu tepki, tehlike anında vücudun hızlı bir şekilde enerji üretmesini ve tehlikeden uzaklaşma ya da onunla yüzleşme kapasitesini artırmasını sağlar.

#16. Tütünün en çok zarar verdiği organ aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C. Akciğer

Tütünün Zarar Verdiği Organlar ve Akciğer

Tütün kullanımı, özellikle sigara içimi, akciğerleri doğrudan etkileyen ve akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve amfizem gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açan en önemli risk faktörlerinden biridir. Tütün dumanının içerdiği zararlı kimyasallar, solunum yoluyla doğrudan akciğerlere ulaşır ve burada hasara neden olur.

#17. Maddeyi kullanma davranışının sürdürülmesindeki en önemli etkenin olumlu ya da olumsuz pekiştireçlerin oluşturduğu sonuçlar olduğunu söyleyen kuram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C. Edimsel koşullanma kuramı

Madde Kullanım Davranışının Sürdürülmesindeki Etkenler

“Edimsel koşullanma kuramı”, madde kullanım davranışının sürdürülmesindeki en önemli etkenin, bireyin davranışlarına verilen pekiştireçlerin (olumlu ya da olumsuz) olduğunu öne sürer. Bu kurama göre, bir davranış (örneğin, madde kullanımı) sonucunda olumlu bir etki (örneğin, rahatlama veya öfori hissi) yaşanırsa, bu davranışın tekrar edilme olasılığı artar. Aynı şekilde, madde kullanımı sonucunda olumsuz bir durumdan (örneğin, yoksunluk belirtileri) kaçınma söz konusu ise, bu da kullanım davranışını pekiştirebilir. Bu kuram, madde bağımlılığının tedavisinde davranışsal müdahalelerin temelini oluşturur.

#18. Depresyon ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : E. Depresyon hastaları nadiren intihar girişiminde bulunurlar.

Depresyonun Özellikleri ve Yanılgılar

E seçeneği yanlıştır: Depresyon hastaları arasında intihar girişimleri ne yazık ki yaygındır. Bu, depresyonun ciddi ve dikkate alınması gereken bir sağlık sorunu olduğunu gösterir.

#19. Fiziksel aktivitenin sağlığa faydaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevap : E. Hastalıklara karşı koruyucudur ancak var olan hastalıklar üzerinde etkisizdir.

Fiziksel Aktivitenin Sağlığa Faydaları

Fiziksel aktivite, sadece hastalıklardan korunmada etkili değil, aynı zamanda mevcut sağlık sorunlarının yönetiminde de önemli faydalar sağlar. Kronik hastalıkların yönetimi, rehabilitasyon süreçleri ve genel sağlık durumunun iyileştirilmesinde fiziksel aktivitenin rolü büyüktür. Dolayısıyla, fiziksel aktivitenin var olan hastalıklar üzerinde etkisiz olduğu yönündeki ifade yanlıştır.

#20. Aşağıdakilerden hangisi fiziksel aktivitenin ölçülmesinde kullanılan öz değerlendirmeye dayalı yöntemin dezavantajlarından biri değildir?

Cevap : D. Pahalı olması

Fiziksel Aktivitenin Ölçülmesi

Fiziksel aktivitenin ölçülmesinde kullanılan öz değerlendirme yöntemleri, sosyal beğenirlik ve bellek problemleri gibi bir takım zorluklar içerir. Ancak, bu yöntemlerin maliyeti genellikle düşüktür ve pratik olmaları nedeniyle yaygın olarak kullanılır. Bu nedenle, fiziksel aktivite ölçüm yöntemlerinin pahalı olması, bu yöntemlerin dezavantajlarından biri değildir.

TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

-

Anadolu Aöf Açıköğretim Sınav Soruları
SAĞ108U Sağlik Psikolojisi Final Deneme Sınavı -5
Bölümler : Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik
Sınıf : 1
Dönem: Bahar Arasınav

Anadolu Aöf Açıköğretim Sınav Soruları
SAĞ108U Sağlik Psikolojisi Final Deneme Sınavı -5
Bölümler : Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik
Sınıf : 1
Dönem: Bahar Arasınav

Share your score!
Tweet your score!
Share to other

HD Quiz powered by harmonic design

SAĞ108U Sağlik Psikolojisi Final Deneme Sınavı -5

Anadolu Aöf Açıköğretim Sınav Soruları
SAĞ108U Sağlik Psikolojisi Final Deneme Sınavı -5
Bölümler : Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik
Sınıf : 1
Dönem: Bahar Arasınav

SAĞ108U Sağlik Psikolojisi Final Deneme Sınavı -5

Beşinci bölüm, “Bağımlılıklar” başlığını taşır ve bağımlılığın ne olduğundan, çeşitli bağımlılık türlerine, tedavi yöntemlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu bölümde bağımlılığın tanımı, alkol ve madde bağımlılığı sendromları, diğer bağımlılık türleri ve bu bağımlılıklarla ilişkili kuramsal yaklaşımlar ele alınır. Ayrıca, alkol ve madde kullanım bozukluklarında tedavi, remisyon ve depreşmenin önemi vurgulanır.

Bağımlılık, birçok farklı şekilde ortaya çıkabilen kompleks bir durumdur ve birçok farklı madde ve davranış bağımlılığı içerir. Alkol bağımlılığı, sigara bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı ve internet bağımlılığı gibi konular bu bölümün kapsamındadır. Tedavi yöntemleri, bağımlılık yapıcı maddelerin bırakılması sürecinde karşılaşılan zorluklar ve nüksetme riski üzerinde durulur. Ayrıca, bağımlılığın sosyal, psikolojik ve biyolojik kökenleri hakkında teorik perspektifler sunulur.

Bağımlılıklar bölümünün özeti şu başlıkları içerir:

Bağımlılık Nedir?: Bağımlılığın tanımı, evreleri ve madde kullanım bozukluklarına genel bir bakış.

Alkol Bağımlılığı Sendromu (ABS): Alkol bağımlılığının nedenleri, tanı ve değerlendirme yöntemleri, alkol kullanımına bağlı bozukluklar.

Alkol Dışı Madde Kullanımı ve Bağımlılığı: Nikotin, opiyatlar, esrar, uyarıcı maddeler ve halüsinojenler gibi çeşitli maddelerin bağımlılık yapıcı etkileri.

Diğer Bağımlılıklar: İnternet, kumar ve seks bağımlılığı gibi alkol ve madde dışı bağımlılık türleri.

Bağımlılıkla İlişkili Kuramsal Yaklaşımlar: Psikodinamik kuram, davranışçı kuram, bilişsel kuram ve sosyal öğrenme kuramı gibi bağımlılığı açıklamaya yönelik teoriler.

Tedavi, Remisyon ve Depreşme: Alkol ve madde kullanım bozukluklarının tedavi yöntemleri, remisyonun sürdürülmesi ve nüksetme riskleri.

Bu bölüm, açıköğretim öğrencilerine bağımlılık konusunda derinlemesine bir anlayış kazandırmayı amaçlar. Bağımlılığın karmaşık doğası ve tedavi sürecinde karşılaşılan zorluklar hakkında kapsamlı bilgiler sunar. Bu bilgiler, öğrencilere bağımlılıkla mücadelede kullanılabilecek stratejiler ve müdahale yöntemleri hakkında önemli bir perspektif kazandırır

Bağımlılıklar

Bağımlılıklar

1 Bağımlılığın sebepleriyle ilgili yapılan araştırmalar aşağıdaki unsurlardan hangisi üzerinde durmaz ?

A. Davranışsal unsurlar
B. Sosyal unsurlar
C. Psikolojik unsurlar
D. Biyolojik unsurlar
E. Ekonomik unsurlar

Cevap : E. Ekonomik unsurlar

Bağımlılığın Sebepleri Üzerine Araştırmalar ve Ekonomik Unsurlar

Bağımlılık konusundaki araştırmalar genellikle davranışsal, sosyal, psikolojik ve biyolojik unsurlara odaklanır. Bu unsurlar, bir bireyin bağımlılık geliştirme riskini ve bağımlılığın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir. Ancak, ekonomik unsurlar, doğrudan bağımlılığın sebepleri üzerinde durulan bir araştırma konusu değildir. Bunun yerine, ekonomik faktörler bağımlılık yapıcı maddelere erişim, tedavi olanakları ve sosyoekonomik statünün bağımlılık üzerindeki dolaylı etkileri açısından incelenebilir.

2 Bağımlılıkta “Aşerme” teriminin tanımı aşağıdakilerden hangisidir?

A. Bağımlılık yapıcı/ psikoaktif maddelerin kullanımıyla beyin fonksiyonlarının değişmesi sonucu ortaya çıkan bir bozukluktur.
B. Akut organik bir beyin sendromudur.
C. Alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden, madde kullanmak için güçlü öznel dürtüdür.
D. Sürekli olarak aynı miktarda kullanılan maddenin kişi üstünde yarattığı etkinin azalmasıdır.
E. Kişinin hiçbir bağımlılık yapıcı maddeyi kullanmamasıdır.

Cevap : C. Alkol ve madde bağımlılığına eşlik eden, madde kullanmak için güçlü öznel dürtüdür.

Bağımlılıkta ‘Aşerme’ Terimi

“Aşerme”, bağımlılık yapıcı veya psikoaktif maddelerin kullanımından kaynaklanan güçlü bir öznel istek veya dürtü olarak tanımlanır. Bu dürtü, bağımlılığı olan bireylerde, maddeyi yeniden kullanma ihtiyacını tetikleyen ve bağımlılık döngüsünü sürdüren bir faktördür.

3 Aşağıdakilerden hangisi alkol kullanımına bağlı olarak görülen sendromlardan biri değildir?

A. Şizofreni
B. Akut alkol zehirlenmesi
C. Alkol kesilme sendromu
D. Deliryum tremens
E. Korsakoff psikozu (Alkole bağlı amnestik bozukluk)

Cevap : A. Şizofreni

Alkol Kullanımına Bağlı Sendromlar ve Şizofreni

Alkol kullanımı, akut alkol zehirlenmesi, alkol kesilme sendromu, deliryum tremens ve Korsakoff psikozu gibi bir dizi sendroma yol açabilir. Bunlar, alkolün beyin üzerindeki doğrudan etkilerinden kaynaklanır. Şizofreni ise, alkol kullanımına doğrudan bağlı olmayan, genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu gelişen bir psikiyatrik bozukluktur

4 Tütünün en çok zarar verdiği organ aşağıdakilerden hangisidir?

A. Karaciğer
B. Dalak
C. Akciğer
D. Kalp
E. Pankreas

Cevap : C. Akciğer

Tütünün Zarar Verdiği Organlar ve Akciğer

Tütün kullanımı, özellikle sigara içimi, akciğerleri doğrudan etkileyen ve akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve amfizem gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açan en önemli risk faktörlerinden biridir. Tütün dumanının içerdiği zararlı kimyasallar, solunum yoluyla doğrudan akciğerlere ulaşır ve burada hasara neden olur.

5 “Doğal, yarı sentetik ve sentetik olmak üzere üç türü vardır. Tolerans çok hızlı gelişmektedir. Öfori ve sedasyon hissi veren maddelerdir. Bağımlılık gelişimi için bir ya da iki kez kullanmak yeterlidir. Sigaraya sarılarak (koreks), burna çekerek (snuff), alüminyum folyo üstünde ısıtılıp buharını soluyarak (kaydırma) ve intravenöz yolla (shot) kullanılabilir.”
Yukarıda özellikleri verilen madde aşağıdakilerden hangisidir?

A. Halüsinojenler
B. Opiyatlar
C. Esrar
D. Uyarıcı maddeler
E. Uçucu maddeler

Cevap : B. Opiyatlar

Opiyatların Özellikleri

Opiyatlar, doğal, yarı sentetik ve sentetik olmak üzere üç ana türden oluşan ve güçlü ağrı kesici etkileri olan maddelerdir. Öfori ve sedasyon hissi verirler ve tolerans gelişimi çok hızlıdır. Opiyat bağımlılığı, maddenin bir veya iki kez kullanılmasından sonra bile gelişebilir. Opiyatlar, sigaraya sarılarak, burna çekerek, alüminyum folyo üzerinde ısıtılarak veya intravenöz yolla kullanılabilir.

6 Çalışmalar incelendiğinde internet bağımlılığının daha çok hangi yaş grubu üzerinde araştırıldığı görülür ?

A. Çocuklar
B. Ergenler
C. Bebekler
D. Yetişkinler
E. Yaşlılar

Cevap : B. Ergenler

İnternet Bağımlılığı Üzerine Araştırmalar ve Ergenler

İnternet bağımlılığı üzerine yapılan çalışmalar, özellikle ergenler üzerinde yoğunlaşmıştır. Ergenlik dönemi, bireylerin sosyal medya ve çevrimiçi oyunlar gibi internet kaynaklarına daha fazla ilgi gösterdiği ve internet kullanımının potansiyel olarak zararlı etkilerine daha açık olduğu bir zaman dilimidir. Ergenlerde internet bağımlılığının sosyal, akademik ve psikolojik sonuçları üzerine yapılan araştırmalar, bu yaş grubunun risk altında olduğunu göstermektedir.

7 Psikodinamik kurama göre bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılma nedeni aşağıdakilerden
hangisidir?

A. Belirli bir kültür içinde bağımlılık yapıcı madde kullanımının, yaygınlığını maddeye ulaşım kolaylığı, maddenin kullanımındaki sınırlamalar ve maddenin kullanımına ilişkin ulusal politikalar gibi etmenlerin etkilediğini öne sürmektedir.
B. Kişilerde bulunan kaygı bozukluğunun alkol ya da bağımlılık yapıcı madde ile giderilmesi davranışı bağımlılık yapıcı maddeyi tekrar alma ve bunu alışkanlık haline getirmekle öğrenilmektedir.
C. Alkolün etkileri bilişsel olarak şekillendirilmektedir. Bir kişinin alkolden ne derece etkileyeceği o kişinin bilişsel yapısını ve belirli bir uyaranın varlığındaki bilişsel süreçlerine bağlıdır.
D. Psikoseksüel gelişim dönemlerinde duyulan sevgi ve güven eksikliği nedeniyle, yetişkinlik döneminde yaşanılan kaygının bastırılabilmesi ve bu duygu ile başa çıkabilmek için insanın bağımlılık yapıcı maddeler kullandığını öne sürmektedir.
E. Maddeyi kullanma davranışının sürdürülmesindeki en önemli etken olumlu ya da olumsuz pekiştireçlerin oluşturduğu sonuçlardır.

Cevap : D. Psikoseksüel gelişim dönemlerinde duyulan sevgi ve güven eksikliği nedeniyle, yetişkinlik döneminde yaşanılan kaygının bastırılabilmesi ve bu duygu ile başa çıkabilmek için insanın bağımlılık yapıcı maddeler kullandığını öne sürmektedir.

Psikodinamik kuram, kişilik gelişimi, psikolojik sorunlar ve davranışların altında yatan nedenleri anlamaya yönelik bir yaklaşımdır. Bu kurama göre, bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılma nedeni genellikle daha derin psikolojik sorunların veya iç çatışmaların bir sonucu olarak görülür. Psikodinamik teoride, bağımlılığın temelinde yatan nedenler arasında çocukluk dönemi deneyimleri, bastırılmış duygular, kişisel çatışmalar ve savunma mekanizmaları yer alır.

Bu bağlamda, D seçeneği, psikodinamik kuramın bağımlılık üzerine görüşünü en iyi yansıtan seçenektir: Psikoseksüel gelişim dönemlerinde duyulan sevgi ve güven eksikliği nedeniyle, yetişkinlik döneminde yaşanılan kaygının bastırılabilmesi ve bu duygu ile başa çıkabilmek için insanın bağımlılık yapıcı maddeler kullandığını öne sürmektedir. Bu yaklaşım, bireyin psikolojik ihtiyaçlarını ve içsel çatışmalarını anlamaya yönelik bir perspektif sunar ve bağımlılık yapıcı madde kullanımını, bireyin geçmişteki çözülmemiş psikolojik sorunlarıyla başa çıkma çabasının bir parçası olarak değerlendirir

8 Belirli bir içmeme döneminden, yani remisyon sürecinden sonra tekrar içmeye başlamak ve kontrolü kaybederek eski içme dönemlerindeki duruma gelmeye ne ad verilir ?

A. Depreşme
B. Tolerans
C. Yoksunluk
D. Aşerme
E. Rush

Cevap : A. Depreşme

Remisyon Sürecinden Sonra İçmeye Başlama ve Kontrolü Kaybetme

Belirli bir süre içki içmeme (remisyon) döneminden sonra tekrar içmeye başlamak ve kontrolü kaybederek eski içme dönemlerindeki duruma dönmeye “nüks” denir. Ancak, burada “Depreşme” yanlış bir terim olarak verilmiştir. “Depreşme” kelimesi bu bağlamda kullanılan bir terim değildir. Doğru terim “nüks” olacaktır, ancak bu seçenek sunulmamıştır. Bu durum, bağımlılık tedavisi gören bireylerde sıkça karşılaşılan bir zorluktur ve tedavi sürecinin devam eden bir mücadele olduğunu gösterir.

9 – Uyuşturucu maddelerden bazılarının bir süre kullanıldıktan sonra bırakıldıkları zaman bulantı, kusma, karın ve kas ağrısı, halsizlik, bitkinlik, şiddetli uykusuzluk, iştahsızlık gibi belirtilere yol açmalarına ne ad verilir ?

A. Madde bağımlılığı
B. Aşerme
C. Başarısız bırakma girişimleri
D. Remisyon
E. Yoksunluk

Cevap : E. Yoksunluk

Uyuşturucu Maddeleri Bıraktıktan Sonra Görülen Yoksunluk Belirtileri

Uyuşturucu maddelerin belli bir süre kullanıldıktan sonra bırakılması sonucu ortaya çıkan bulantı, kusma, karın ve kas ağrısı, halsizlik, bitkinlik, şiddetli uykusuzluk, iştahsızlık gibi belirtilere “yoksunluk” adı verilir. Yoksunluk, bağımlılık yapıcı maddelerin düzenli kullanımının kesilmesiyle vücudun fiziksel ve psikolojik olarak verdiği tepkidir. Bu belirtiler, bireyin maddeden tamamen uzaklaşmasını zorlaştıran önemli faktörlerdendir.

10 Maddeyi kullanma davranışının sürdürülmesindeki en önemli etkenin olumlu ya da olumsuz pekiştireçlerin oluşturduğu sonuçlar olduğunu söyleyen kuram aşağıdakilerden hangisidir?

A. Psikodinamik kuram
B. Klasik koşullanma kuramı
C. Edimsel koşullanma kuramı
D. Sosyal öğrenme kuramı
E. Bilişsel kuram

Cevap : C. Edimsel koşullanma kuramı

Madde Kullanım Davranışının Sürdürülmesindeki Etkenler

“Edimsel koşullanma kuramı”, madde kullanım davranışının sürdürülmesindeki en önemli etkenin, bireyin davranışlarına verilen pekiştireçlerin (olumlu ya da olumsuz) olduğunu öne sürer. Bu kurama göre, bir davranış (örneğin, madde kullanımı) sonucunda olumlu bir etki (örneğin, rahatlama veya öfori hissi) yaşanırsa, bu davranışın tekrar edilme olasılığı artar. Aynı şekilde, madde kullanımı sonucunda olumsuz bir durumdan (örneğin, yoksunluk belirtileri) kaçınma söz konusu ise, bu da kullanım davranışını pekiştirebilir. Bu kuram, madde bağımlılığının tedavisinde davranışsal müdahalelerin temelini oluşturur.

SAĞ108U Sağlik Psikolojisi Final Deneme Sınavı -5

Editor

Editör

error: Kopyalamaya Karşı Korumalıdır!