Anadolu AöfSAĞ108U Sağlık PsikolojisiTıbbi Dokümantasyon VE Icd Sistemleri

SAĞ108U Sağlık Psikolojisi Final Deneme Sınavı -6

SAĞ108U Sağlık Psikolojisi Final Deneme Sınavı -6

#1. Aşağıdakilerden hangisi sık görülen kalpdamar hastalıklarından biri değildir?

Cevap : E. Diyabet

Diyabet ve Kalp-Damar Hastalıkları İlişkisi

Diyabet, sık görülen kalp-damar hastalıklarından biri değildir; ancak kalp-damar hastalıklarının gelişiminde önemli bir risk faktörüdür. Diyabet, vücudun kan şekerini düzenleme yeteneğinin bozulduğu kronik bir durumdur ve kalp hastalığı, inme gibi kalp-damar hastalıklarının riskini artırır.

#2. Aşağıdakilerden hangisi depresyonun belirtilerinden biri değildir?

Cevap : A. Obsesyon

Depresyonun Belirtileri

A seçeneği yanlıştır: Obsesyon, depresyonun bir belirtisi değil, daha çok obsesif-kompulsif bozukluğa (OKB) özgü bir durumdur.

#3. Uyuşturucu maddelerden bazılarının bir süre kullanıldıktan sonra bırakıldıkları zaman bulantı, kusma, karın ve kas ağrısı, halsizlik, bitkinlik, şiddetli uykusuzluk, iştahsızlık gibi belirtilere yol açmalarına ne ad verilir?

Cevap : E. Yoksunluk

Uyuşturucu Maddeleri Bıraktıktan Sonra Görülen Yoksunluk Belirtileri

Uyuşturucu maddelerin belli bir süre kullanıldıktan sonra bırakılması sonucu ortaya çıkan bulantı, kusma, karın ve kas ağrısı, halsizlik, bitkinlik, şiddetli uykusuzluk, iştahsızlık gibi belirtilere “yoksunluk” adı verilir. Yoksunluk, bağımlılık yapıcı maddelerin düzenli kullanımının kesilmesiyle vücudun fiziksel ve psikolojik olarak verdiği tepkidir. Bu belirtiler, bireyin maddeden tamamen uzaklaşmasını zorlaştıran önemli faktörlerdendir.

#4. Prostat problemleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : B. İleri yaş prostat problemleri için risk etmenidir.

Prostat Problemleri

Prostat problemleri yalnızca erkeklerde görülen sağlık sorunlarıdır ve ileri yaş, prostat problemleri için önemli bir risk faktörüdür. Prostat büyümesi, prostatit ve prostat kanseri gibi durumlar, yaşla birlikte artan risk altında olabilir. Bu nedenle, erkeklerin ileri yaşlarda düzenli prostat kontrolleri yaptırmaları önerilir.

#5. En sık görülen kaygı bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : A. Özgül fobi

En Sık Görülen Kaygı Bozukluğu

A seçeneği doğrudur: Özgül fobi, en sık görülen kaygı bozukluğudur. Kişileri belirli nesne veya durumlarda aşırı korku ve kaygı hissetmeye iten bir durumdur.

#6. Aşağıdakilerden hangisi fiziksel aktiviteyi kalıcı bir biçimde artırmada kullanılan kuramlar arası modelin davranış değişim aşamalarından biri değildir?

Cevap : A. Vazgeçme

Fiziksel Aktiviteyi Artırmada Davranış Değişim Aşamaları

Fiziksel aktiviteyi kalıcı bir biçimde artırmada kullanılan kuramlar arası model, bireylerin davranış değişim sürecinde geçtikleri çeşitli aşamaları tanımlar. Bu modelde “vazgeçme” aşaması yer almaz; bunun yerine, hazırlık, düşünme, eylem ve sürdürme gibi aşamalar davranış değişimini desteklemek için önem taşır.

#7. Tıkayıcı ve merkezi uyku apnesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : A. Her iki apne türüne sahip kişiler uykuda solunumla ilgili problem yaşar.

Uyku Apnesi

Tıkayıcı ve merkezi uyku apnesi, kişilerin uykuda solunum problemleri yaşamasına neden olan iki farklı bozukluktur. Tıkayıcı uyku apnesi, hava yolunun kısmen veya tamamen tıkanması sonucu ortaya çıkar, merkezi uyku apnesi ise beyin tarafından solunum kaslarına yeterli sinyalin gönderilmemesi nedeniyle meydana gelir. Her iki durumda da bireyler, uyku sırasında solunumla ilgili problemler yaşar

#8. Aşağıdakilerden hangisi alkol kullanımına bağlı olarak görülen sendromlardan biri değildir?

Cevap : A. Şizofreni

Alkol Kullanımına Bağlı Sendromlar ve Şizofreni

Alkol kullanımı, akut alkol zehirlenmesi, alkol kesilme sendromu, deliryum tremens ve Korsakoff psikozu gibi bir dizi sendroma yol açabilir. Bunlar, alkolün beyin üzerindeki doğrudan etkilerinden kaynaklanır. Şizofreni ise, alkol kullanımına doğrudan bağlı olmayan, genetik, biyolojik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu gelişen bir psikiyatrik bozukluktur.

#9. Yolda tek başına yürürken kendisine doğru koşarak gelen köpeklerin kendisi için zarar verici olup olmadığını düşünen kişi Lazarus’a göre aşağıdakilerden hangisini yapıyordur?

Cevap : B. Birincil değerlendirme

Birincil Değerlendirme:

Lazarus’a göre, bir kişinin yolda tek başına yürürken kendisine doğru koşarak gelen köpeklerin kendisi için zarar verici olup olmadığını düşünmesi birincil değerlendirme sürecidir. Bu, bireyin stresli bir durumu tehdit edici olup olmadığı açısından değerlendirmesi anlamına gelir.

#10. Bağımlılığın sebepleriyle ilgili yapılan araştırmalar aşağıdaki unsurlardan hangisi üzerinde durmaz?

Cevap : E. Ekonomik unsurlar

Bağımlılığın Sebepleri Üzerine Araştırmalar ve Ekonomik Unsurlar

Bağımlılık konusundaki araştırmalar genellikle davranışsal, sosyal, psikolojik ve biyolojik unsurlara odaklanır. Bu unsurlar, bir bireyin bağımlılık geliştirme riskini ve bağımlılığın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir. Ancak, ekonomik unsurlar, doğrudan bağımlılığın sebepleri üzerinde durulan bir araştırma konusu değildir. Bunun yerine, ekonomik faktörler bağımlılık yapıcı maddelere erişim, tedavi olanakları ve sosyoekonomik statünün bağımlılık üzerindeki dolaylı etkileri açısından incelenebilir.

#11. Alzheimer hastalığında ilk başta bozulan bilişsel işlev aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B. Bellek

Alzheimer Hastalığında İlk Bozulan Bilişsel İşlev

B seçeneği doğrudur: Alzheimer hastalığında ilk bozulan bilişsel işlev genellikle bellektir. Bu, özellikle yeni bilgileri öğrenme ve hatırlama kapasitesinde gözlenen düşüşle kendini gösterir.

#12. Aşağıdakilerden hangisi yeme bozukluklarında etkin olarak kullanılan tedavilerin özelliklerinden biri değildir?

Cevap : C. Ek psikiyatrik rahatsızlıkların süreçte etkisiz olması.

Yeme Bozukluklarında Tedavi

Yeme bozukluklarının tedavisinde kullanılan yaklaşımlar, hem bilişsel hem de duygusal temellere sahiptir. Bu tedaviler, kişilere sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmayı amaçlar ve genellikle ek psikiyatrik rahatsızlıklar da tedavi sürecinin bir parçası olarak ele alınır. Bu nedenle, ek psikiyatrik rahatsızlıkların süreçte etkisiz olduğu ifadesi yanlıştı.

#13. Bir olayın stres verici olup olmadığını etkileyen kritik etmenin olayı değerlendirmemiz olduğunu söyleyen bilim insanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D. Lazarus

Lazarus:

Bir olayın stres verici olup olmadığını etkileyen kritik faktörün bireyin o olayı nasıl değerlendirdiği olduğunu söyleyen psikolog Richard Lazarus’tur. Lazarus, stresin subjektif bir deneyim olduğunu ve bireyin stresli olayları nasıl algıladığına bağlı olarak değiştiğini vurgular.

#14. Aşağıdakilerden hangisi intihar için risk etmeni değildir?

Cevap : A. Evli olmak

İntihar için Risk Etmenleri

A seçeneği yanlıştır: Evli olmak, genellikle intihar için bir risk etmeni olarak görülmez. Yalnızlık, sosyal izolasyon ve destek sistemlerinin eksikliği daha belirgin risk faktörleridir.

#15. “Doğal, yarı sentetik ve sentetik olmak üzere üç türü vardır. Tolerans çok hızlı gelişmektedir. Öfori ve sedasyon hissi veren maddelerdir. Bağımlılık gelişimi için bir ya da iki kez kullanmak yeterlidir. Sigaraya sarılarak (koreks), burna çekerek (snuff), alüminyum folyo üstünde ısıtılıp buharını soluyarak (kaydırma) ve intravenöz yolla (shot) kullanılabilir.” Yukarıda özellikleri verilen madde aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : B. Opiyatlar

Opiyatların Özellikleri

Opiyatlar, doğal, yarı sentetik ve sentetik olmak üzere üç ana türden oluşan ve güçlü ağrı kesici etkileri olan maddelerdir. Öfori ve sedasyon hissi verirler ve tolerans gelişimi çok hızlıdır. Opiyat bağımlılığı, maddenin bir veya iki kez kullanılmasından sonra bile gelişebilir. Opiyatlar, sigaraya sarılarak, burna çekerek, alüminyum folyo üzerinde ısıtılarak veya intravenöz yolla kullanılabilir.

#16. Bir stresör etkili biçimde baş etme yeteneğimizi zorladığında ortaya çıkan gerilim, rahatsızlık ya da fiziksel belirtilere ne ad verilir?

Cevap : D. Stres

Stres:

Bir stresör, bireyin etkili bir şekilde baş etme yeteneğini zorladığında ortaya çıkan gerilim, rahatsızlık ya da fiziksel belirtilere stres denir. Bu, bireyin mevcut kaynaklarının üzerinde bir taleple karşılaştığında yaşadığı duygusal ve fizyolojik tepkidir.

#17. Sağlıklı beslenme ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevap : C. Kontrolsüz yapılan diyetler yeme bozukluklarına yol açabilir.

Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı beslenme, sadece yiyeceklerin miktarıyla değil aynı zamanda türüyle de ilgilidir. Dengeli ve çeşitli bir diyet, sağlığın korunması ve iyileştirilmesinde temel bir rol oynar. Kontrolsüz yapılan diyetler, yeme bozuklukları gibi istenmeyen sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve sürdürülmesi önemlidir.

#18. Bireylerin strese tepki örüntüsüne Genel Uyum Sendromu adını veren kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : C. Selye

Selye:

Genel Uyum Sendromu (GUS) kavramını geliştiren ve stresin fizyolojik etkileri üzerine çalışmalar yapan bilim insanı Hans Selye’dir. Selye, stresin vücutta üç aşamalı bir uyum süreci başlattığını belirtmiştir: alarm reaksiyonu, direnç, tükenme

#19. Psikodinamik kurama göre bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılma nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D. Psikoseksüel gelişim dönemlerinde duyulan sevgi ve güven eksikliği nedeniyle, yetişkinlik döneminde yaşanılan kaygının bastırılabilmesi ve bu duygu ile başa çıkabilmek için insanın bağımlılık yapıcı maddeler kullandığını öne sürmektedir.

Psikodinamik kuram, kişilik gelişimi, psikolojik sorunlar ve davranışların altında yatan nedenleri anlamaya yönelik bir yaklaşımdır. Bu kurama göre, bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılma nedeni genellikle daha derin psikolojik sorunların veya iç çatışmaların bir sonucu olarak görülür. Psikodinamik teoride, bağımlılığın temelinde yatan nedenler arasında çocukluk dönemi deneyimleri, bastırılmış duygular, kişisel çatışmalar ve savunma mekanizmaları yer alır.

Bu bağlamda, D seçeneği, psikodinamik kuramın bağımlılık üzerine görüşünü en iyi yansıtan seçenektir: Psikoseksüel gelişim dönemlerinde duyulan sevgi ve güven eksikliği nedeniyle, yetişkinlik döneminde yaşanılan kaygının bastırılabilmesi ve bu duygu ile başa çıkabilmek için insanın bağımlılık yapıcı maddeler kullandığını öne sürmektedir. Bu yaklaşım, bireyin psikolojik ihtiyaçlarını ve içsel çatışmalarını anlamaya yönelik bir perspektif sunar ve bağımlılık yapıcı madde kullanımını, bireyin geçmişteki çözülmemiş psikolojik sorunlarıyla başa çıkma çabasının bir parçası olarak değerlendirir.

#20. HPA aksinin stres açısından önemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevap : D. Kronik stres durumunda önemli bir hormon olan kortizolün ortaya çıkması

HPA Aksinin Önemi:

HPA aksinin (Hipotalamus-Pitüiter-Adrenal aks) stres açısından önemi, kronik stres durumlarında önemli bir hormon olan kortizolün ortaya çıkmasını sağlamasıdır. Bu eksen, stresle başa çıkmak için vücudun hormonel tepkisini düzenler.

TESTi BiTiR, PUANINI GÖR

SONUÇ

-

Anadolu Aöf Açıköğretim Sınav Soruları
SAĞ108U Sağlık Psikolojisi Final Deneme Sınavı -6
Bölüm : Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik
Sınıf : 1
Dönem: Bahar Dönem Sonu

Anadolu Aöf Açıköğretim Sınav Soruları
SAĞ108U Sağlık Psikolojisi Final Deneme Sınavı -6
Bölüm : Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik
Sınıf : 1
Dönem: Bahar Dönem Sonu

Share your score!
Tweet your score!
Share to other

HD Quiz powered by harmonic design

SAĞ108U Sağlık Psikolojisi Final Deneme Sınavı -6

Anadolu Aöf Açıköğretim Sınav Soruları
SAĞ108U Sağlık Psikolojisi Final Deneme Sınavı -6
Bölüm : Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik
Sınıf : 1
Dönem: Bahar Dönem Sonu

SAĞ108U Sağlık Psikolojisi Final Deneme Sınavı -6

Altıncı bölüm, “Yas Süreci, Ruhsal Travma ve Tükenmişlik” konularını ele alır. Bu bölüm, yaşamın kaçınılmaz parçası olan yas sürecinin anlaşılmasından, ruhsal travmaların etkilerine ve tükenmişlik sendromunun nedenlerine kadar geniş bir çerçeveyi kapsar. Açıköğretim fakültesi öğrencileri için hazırlanan bu metin, akademik ve bilgilendirici bir içerik sunmayı amaçlar.

Yas Süreci

Yas, bir kayıp yaşandığında ortaya çıkan doğal bir duygusal süreçtir. İnsanlar sevdikleri bir kişiyi, hayvanı, ilişkiyi veya önemli bir nesneyi kaybettiklerinde yas sürecinden geçerler. Bu süreç, kişinin kaybı anlamlandırma ve onunla başa çıkma çabasını içerir. Yasın evreleri, inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme olarak sıralanabilir. Ancak her bireyin yas süreci benzersizdir ve evreler farklı sıralamalarda veya yoğunluklarda yaşanabilir.

Ruhsal Travma

Ruhsal travma, bireyin yaşadığı olayların psikolojik bütünlüğünü tehdit ettiği, kişinin normal stres tepkilerinin ötesinde bir duygusal sıkıntı yaşadığı durumları ifade eder. Travma, doğal afetler, şiddet olayları, cinsel saldırılar gibi birçok farklı şekilde meydana gelebilir. Travmanın etkileri, bireyden bireye değişiklik gösterir ve akut stres bozukluğu, post-travmatik stres bozukluğu (PTSD), depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sağlık sorunlarına yol açabilir.

Tükenmişlik Sendromu

Tükenmişlik, özellikle iş ve kariyer bağlamında, uzun süreli stres ve memnuniyetsizlik sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Duygusal tükenmişlik, kişisel başarıda azalma ve nesneleştirme (insanlarla olan ilişkilerde bir ayrışma hissi) olmak üzere üç ana boyuttan oluşur. Tükenmişlik, işte performans düşüklüğüne, motivasyon kaybına ve genel sağlık sorunlarına neden olabilir. Özellikle sağlık ve eğitim sektörlerinde çalışanlar yüksek risk altındadır

Bu bölümde işlenen konular, öğrencilere yas, travma ve tükenmişlik konularında derinlemesine bilgi sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bu zorluklarla başa çıkma stratejileri ve destek mekanizmaları hakkında da bilgilendirir. Akademik disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınan bu konular, öğrencilerin hem kendi yaşamlarında hem de gelecekteki mesleki pratiklerinde karşılaşabilecekleri durumlar için hazırlıklı olmalarını sağlar.

SAĞ108U Sağlık Psikolojisi Final Deneme Sınavı -6

Yas Süreci, Ruhsal Travma ve Tükenmişlik

1 Aşağıdakilerden hangisi yasın genel özelliklerinden biri değildir?

A. Yas sürecinin somut ve soyut kayıp ya da kayıp tehditleri sonucunda ortaya çıkan normal bir süreç olması
B. Yas sürecinin yalnızca ölümden sonra deneyimlenmesi
C. Yasın şok-inkar, acı çekme ve tamamlanma evrelerini içermesi
D. Anormal yas tepkilerinin karmaşık yas, uzamış yas bozukluğu gibi farklı yas tepkilerini içermesi
E. Ani ve beklenmedik bir ölümle yasın travmatik yasa dönüşebilmesi

Cevap : B. Yas sürecinin yalnızca ölümden sonra deneyimlenmesi

Yasın Genel Özellikleri ve Yanılgılar

Yas süreci, yalnızca ölümden sonra değil, herhangi bir kayıp veya kayıp tehdidi sonrasında deneyimlenebilen normal bir duygusal süreçtir. Bu, somut (örneğin, bir yakınının ölümü) ve soyut (örneğin, iş kaybı veya boşanma gibi) kayıplar sonucu tetiklenebilir. Yas sürecinin yalnızca ölümden sonra deneyimlendiğini öne sürmek, yasın gerçek doğasını ve çeşitliliğini sınırlar.

2 Aşağıdakilerden hangisi beklenenin ötesinde aşırı ve abartılı bir yas tutma biçimine örnektir?

A. Maskelenmiş yas
B. Gecikmiş yas
C. Kronik yas
D. Hipertrofik/Abartılı yas
E. Depresyon

Cevap : D. Hipertrofik/Abartılı yas

Aşırı ve Abartılı Yas Tutma Biçimi

Hipertrofik veya abartılı yas, beklenenden ötesinde aşırı ve uzun süreli bir yas tutma biçimidir. Bu, kaybın üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen, bireyin kaybı kabullenmekte zorlanması ve normal günlük işlevlerini sürdürmekte güçlük çekmesiyle karakterizedir. Abartılı yas, yas sürecinin normal evrelerinden önemli ölçüde sapma gösterir ve genellikle profesyonel yardım gerektirir.

3 Yas süreci ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A. Bebeklikte geçirilen ayrılma tepkileri yetişkinlikteki yas tepkilerine benzer.
B. Yas ile birey birtakım biyolojik, psikolojik ve sosyal bir değişim süreci içine girer.
C. Genel bir yas tutma biçimi yoktur, her birey farklı biçimde yas tutar.
D. Cenaze, anma törenleri gibi vedalaşma ritüellerini de içine alan kültürlerde yas daha kolay tutulur.
E. Kayıptan en az beş yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, uyuşukluk, yalnızlık gibi belirtiler Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu olarak adlandırılır.

Cevap : E. Kayıptan en az beş yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, uyuşukluk, yalnızlık gibi belirtiler Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu olarak adlandırılır.

Yas Süreci İle İlgili Yanlış Anlamalar

Bebeklikteki ayrılma tepkileri ve yetişkinlikteki yas tepkileri arasında benzerlikler olabilir; her ikisi de kayıp veya ayrılık durumlarında ortaya çıkan duygusal reaksiyonlardır. Ancak, “Kayıptan en az beş yıl sonra da devam eden, ölen kişiye hasret, uyuşukluk, yalnızlık gibi belirtiler Süregiden Karmaşık Yas Bozukluğu olarak adlandırılır” ifadesi yanılgılıdır. Karmaşık yas, süresi ve şiddeti açısından farklılık gösterebilir, ancak genel tanım itibariyle beş yıl gibi spesifik bir süre belirtmez.

4 Aşağıdakilerden hangisi doğal afetler, yangınlar, savaşlar, terör eylemleri, kazalar, nükleer santral patlamaları gibi çok sayıda insanın ya da topluluğun maruz kaldığı travmatik olaylar anlamına gelir?

A. Toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar
B. Bireysel düzlemdeki olaylar
C. Kronik (uzun süreli) olaylar
D. Kısa süreli olaylar
E. Travma sonrası stres bozukluğu

Cevap : A. Toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar

Toplumsal Düzlemdeki Travmatik Olaylar

Toplumsal düzlemdeki travmatik olaylar, doğal afetler, yangınlar, savaşlar, terör eylemleri ve kazalar gibi çok sayıda insanı veya topluluğu etkileyen olayları ifade eder. Bu tür olaylar, bireylerin ve toplulukların ruh sağlığı üzerinde derin etkilere sahip olabilir ve geniş çapta psikososyal müdahalelere ihtiyaç duyulur.

5 Travma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A. Travmatik olaylar bireylerin güvenlik hissiyatını zedeler ve başa çıkılması zor kronik bir korku ve kaygı duyulmasına neden olmaktadır.
B. Travmaya verilen tepkiler anormal duruma ilişkin verilen normal tepkilerdir.
C. Travmatik olay sonucunda bellek faaliyetleri bozulur.
D. Her travmatik olay travma sonrası stres bozukluğuna yol açar.
E. İşkence, cinsel saldırı, çocuk istismarı insan eliyle yapılan travmatik olaylardır.

Cevap : D. Her travmatik olay travma sonrası stres bozukluğuna yol açar.

Travma ve Yanlış Anlaşılmalar

Her travmatik olay, travma sonrası stres bozukluğuna (PTSD) yol açmaz. Travmaya verilen tepkiler bireysel farklılıklar gösterir ve herkes aynı olaydan PTSD geliştirmez. Travma, bireylerin güvenlik hissini zedeler ve çeşitli psikolojik tepkilere neden olabilir, ancak her bireyin bu tepkileri yönetme kapasitesi farklıdır.

6 Aynı travmatik olay farklı bireylerde farklı etkiler bırakır. Bazı bireyler diğerlerinden daha az etkilenir. Psikososyal işlevsellikleri bozulmaz. Buna göre tanımlanan özelliğe ne ad verilir?

A. Olgunluk
B. Bilgelik
C. Psikolojik sağlamlık (dayanıklılık)
D. Travma sonrası stres bozukluğu
E. Disosiasyon

Cevap : C. Psikolojik sağlamlık (dayanıklılık)

Psikolojik Sağlamlık (Dayanıklılık)

Psikolojik sağlamlık, bireylerin zorluklar, stres durumları ve travmatik olaylar karşısında gösterdiği direnç ve toparlanma kapasitesini ifade eder. Sağlam bireyler, zorluklar karşısında esneklik gösterir ve bu durumlarla başa çıkmada etkili stratejiler geliştirebilirler.

7 Belirli bir düzeydeki travmatik yaşantılar ruh sağlığını bozan derin izlerin yanı sıra, acılardan anlam çıkarma ve hayattan yeni dersler çıkarma gibi işlevselliği artıran olumlu bir sürece de yol açmaktadır. Buna göre tanımlanan özelliğe ne ad verilir?

A. Olgunluk
B. Travma Sonrası Büyüme
C. Depresyon
D. Travma sonrası stres bozukluğu
E. Disosiasyon

Cevap : B. Travma Sonrası Büyüme

Travma Sonrası Büyüme

Travma sonrası büyüme, bireylerin travmatik olaylardan sonra kişisel gelişim göstermesi ve yeni anlamlar çıkarması sürecidir. Bu, acılardan dersler çıkarılması ve hayata dair yeni perspektifler kazanılmasını içerir.

8 Birinin acı çekmesi, gülmesi ya da ağlaması gibi herhangi bir eylemi gördüğümüzde ve hatta işittiğimizde bile bedenimiz bu eylemi biz gerçekleştiriyormuşuz gibi tepki verir. Bu olaydan sorumlu beyindeki sisteme ne ad verilir?

A. Ayna nöronlar
B. Travma sonrası büyüme
C. İkincil travmatik stres
D. Dolaylı travma
E. Tükenmişlik

Cevap : A. Ayna nöronlar

Ayna Nöronlar

Ayna nöronlar, bir başkasının eylemini gözlemlediğimizde veya işittiğimizde, bu eylemi kendimiz gerçekleştiriyormuşuz gibi beyin aktivitesi gösteren nöronlardır. Bu sistem, empati, öğrenme ve sosyal anlayışın temelini oluşturur.

9 Yardım çalışanlarının, meslekleri gereği, travma geçiren veya acı çeken bir kişiye yardım etmek veya yardım etmek istemekten kaynaklanan, ani bir şekilde ortaya çıkan, kaçınma, aşırı uyarılmışlık, duygulanım ve bilişsel becerilerde değişiklikler ve yeniden yaşantılama gibi belirtiler göstermesi durumuna ne ad verilir?

A. Ayna Nöronlar
B. Travma Sonrası Büyüme
C. Tükenmişlik
D. İkincil Travmatik Stres
E. Dolaylı Travma

Cevap : D. İkincil Travmatik Stres

İkincil Travmatik Stres

İkincil travmatik stres, yardım çalışanlarının, travma geçiren veya acı çeken kişilere yardım ederken yaşadıkları stres ve travma tepkileridir. Bu, dolaylı yoldan travmatik olaylara maruz kalmanın bir sonucudur.

10 ——— kişi-meslek ya da kişi-organizasyon uyumsuzluğundan kaynaklanan ve duyarsızlaşma, duygusal tükenme ve mesleki yeterlilik ya da yetkinlik duygusunda azalma olarak deneyimlenen kalıcı bir tepkidir.”
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?

A. Ayna Nöronlar
B. Travma Sonrası Büyüme
C. İkincil Travmatik Stres
D. Dolaylı Travma
E. Tükenmişlik

Cevap : E. Tükenmişlik

Tükenmişlik

Tükenmişlik, kişi-meslek veya kişi-organizasyon uyumsuzluğundan kaynaklanan ve duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve mesleki yetkinlik duygusunda azalma olarak deneyimlenen bir durumdur. Bu, özellikle yüksek stres altındaki mesleklerde sıkça rastlanan bir olgudur.

Yas Süreci, Ruhsal Travma ve Tükenmişlik

Editor

Editör

error: Kopyalamaya Karşı Korumalıdır!