Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Vize Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Vize Soruları
#1. Ahmet: X belediyesi. bizim mahallede çocuk parkının önünde gıda paketleri dağıtıyor. Sen de gidip alsana.
Aziz: Muhtaç durumdayım. evet; ama gidip almak istemiyorum. Beni herkesin o halde görmesini istemem.
Yukarıda Ahmet ile Aziz arasında geçen konuşmada. Aziz’in gıda paketini almaya gitmekten geri durması. sosyal yardım uygulamalarındaki hangi riskle ilgilidir?
Cevap: D) Damgalanma veya küçük düşürülme
Açıklama : Aziz’in muhtaç olduğunu bilmesine rağmen gıda paketini almaya gitmekten kaçınması, sosyal yardım uygulamalarındaki damgalanma (stigma) veya küçük düşürülme riskiyle doğrudan ilgilidir. Herkesin önünde yardım almak, kişinin toplumda ‘muhtaç’ ya da ‘yoksul’ olarak damgalanacağı endişesini doğurur ve bu damgalanma korkusu yardıma gerçekten ihtiyaç duyanların hizmetten yararlanmasını engeller. Bu olgu sosyal yardım tasarımında ciddi bir sorun olarak ele alınır; Osmanlı’daki sadaka taşı geleneği gibi uygulamalar bu riski azaltmaya yönelik tarihsel çözüm denemeleri olarak değerlendirilir. Yardım mekanizmalarının anonim ya da gizlilik içinde işlemesi bu riskin azaltılmasında kilit unsurdur.
#2. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yürütülmekte olan “aile yardımları” kapsamında değildir?
Cevap: C) Şartlı nakit transferi
Açıklama : Şartlı nakit transferi (ŞNT), Türkiye’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde değil Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV) aracılığıyla yürütülen bir programdır. Bakanlığın doğrudan yönettiği aile yardımları arasında doğum yardımı, öksüz ve yetim yardımı, muhtaç asker ailelerine yardım ve eşi vefat etmiş kadınlara yardım yer almaktadır. ŞNT; eğitim ve sağlık koşuluna bağlı olarak yapılan nakdi yardımları kapsar ve ülke çapında SYDV altyapısıyla dağıtılır. Bu nedenle doğrudan Bakanlık bünyesinde değil Bakanlık denetimindeki vakıf ağı üzerinden yürütülür.
#3. Almış olduğu sosyal yardım miktarı çok yüksek olmasa bile. yoksul için kısa süreli de olsa muhtaçlık ve yoksulluk hallerinden uzak durabilme imkanı olabilmesi. sosyal yardımın faydasının hangi yönüyle ilgilidir?
Cevap: A) Ruh dünyasına sağlanan katkı
Açıklama : Yoksul bireyin kısa süreli de olsa muhtaçlık ve yoksulluktan uzak durabilmesi, sosyal yardımın ruh dünyasına sağladığı katkıyla ilgilidir. Sosyal yardım; maddi işlevin ötesinde bireyin umutsuzluk, çaresizlik ve yetersizlik duygularını geçici olarak azaltır ve psikolojik rahatlama sağlar. Bu katkı maddi miktarın büyüklüğüyle orantılı olmak zorunda değildir; yardımın varlığı bile kişinin moral değerini artırır. Beşeri sermayeye katkı uzun vadeli eğitim ve sağlık yatırımlarıyla, sosyal sermayeye katkı ağ ve dayanışma bağlarıyla ilgiliyken bu soruda öne çıkan faydanın psikolojik boyutu ruh dünyasına katkıdır.
#4. Ahi orta sandıklarından muhtaç durumda olan toplum kesimlerine yapılan sosyal yardımlar daha çok hangi kategoride değerlendirilebilir?
Cevap: B) Hariciler
Açıklama : Ahi orta sandıklarından yapılan yardımlar hariciler kategorisinde değerlendirilebilir. Bu kategorilendirme İslam hukukunun zekât ve sadaka dağıtımındaki gruplandırma mantığına dayanmaktadır. Hariciler; doğrudan bağlı olmayan dış kesimler olup ahi teşkilatının kendi üyeleri dışında kalan muhtaç toplum kesimlerine yapılan yardımları karşılamaktadır. Bu ayrım sosyal yardım alıcılarının iç (dahililer) ve dış (hariciler) olarak sınıflandırıldığı tarihsel yardım anlayışını yansıtır. Ahi sandıkları öncelikli olarak kendi mensuplarını korumuş; ancak toplumun muhtaç kesimlerine de hariciler kapsamında yardım etmiştir.
#5. Sosyal refah programlarının geliri telafi edici özelliğinin oldukça sınırlı olduğu. yalnızca asgari/minimum gelir garantisinin sağlandığı ve genel anlamda en sonda çok sınırlı müdahalede bulunulduğu refah modeli hangisidir?
Cevap: A) Liberal model
Açıklama : Tanımlanan model liberal refah modelidir. Liberal modelde devlet; piyasa mekanizmasına güvenir ve sosyal yardımları yalnızca son çare olarak, asgari gelir garantisiyle sınırlı biçimde sunar. Bu modelde refah transferleri gelir eşitsizliğini köklü biçimde gidermez; yalnızca mutlak yoksulluğa asgari müdahaleyi hedefler ve bireysel sorumluluk ön plandadır. ABD, İngiltere ve Avustralya bu modelin tipik örnekleri sayılır. Sosyal demokrat model evrensel ve cömert güvenceleriyle, muhafazakâr model ise statü odaklı sigorta yapısıyla liberal modelden belirgin biçimde ayrılır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#6. 80 yaşındaki Ahmet dedenin. bayram namazı sonrasında etrafına bakınıp durduktan sonra “kendi yaşıtlarım dünyadan göçüp gittiler. hepsi vefat etti” deyip kendini mutsuz hissetmesi. yaşlılık ile ilgili hangi yaklaşıma işaret etmektedir?
Cevap: C) Psikolojik yaşlılık
Açıklama : Ahmet dedenin yaşıtlarının ölmüş olmasından duyduğu üzüntü ve bu kaybın psikolojik etkisi; yaşlılığın psikolojik boyutunu, yani psikolojik yaşlılık yaklaşımını yansıtmaktadır. Psikolojik yaşlılık; bireyin zihinsel durumu, duygusal uyum, kayıp ve yas yaşantıları ile sosyal çevresindeki değişimlere verdiği psikolojik tepkilerle ilgilidir. Biyolojik yaşlılık bedensel değişimleri, kronolojik yaşlılık takvim yaşını, sosyolojik yaşlılık rol ve statü değişimlerini, kültürel yaşlılık ise yaşlıya toplumun atfettiği anlam ve konumu ele alır.
#7. Osmanlı dönemi yaygın uygulamalardan biri olan sadaka taşları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Cevap: D) Sadaka taşlarına yapılan yardımlar sadece madeni para cinsindendir.
Açıklama : Sadaka taşlarına yapılan yardımların yalnızca madeni para cinsinden olduğu söylenemez; farklı kaynaklarda sadaka taşlarına ekmek, gıda ve çeşitli ayni yardımların da bırakıldığı belirtilmektedir. Dolayısıyla D seçeneğindeki ifade yanlıştır ve sorunun aradığı cevaptır. Diğer ifadeler doğrudur: sadaka taşının temel mantığı veren ve alanın kimliğini gizli tutarak damgalanmayı önlemektir; Osmanlı kaynaklarında bu uygulamaya birden fazla isimle atıfta bulunulmuştur; farklı ebat ve biçimlerde sadaka taşı uygulamaları mevcuttur.
#8. Sosyal yardım uygulamalarında hak edilmemesine rağmen sahte belge veya başka yöntemlerle sosyal yardım almak veya almaya teşebbüs etmek. aşağıdakilerden hangisi kapsamındadır?
Cevap: A) İstismar
Açıklama : Sosyal yardım sistemini haksız yere kullanmak amacıyla sahte belge düzenleme veya başka hileli yollarla yardım almaya çalışmak istismar kavramı kapsamındadır. Sosyal yardım istismarı; sisteme haksız erişim sağlamayı ve gerçek ihtiyaç sahiplerinden kaynakları çalmayı içeren etik ve hukuki bir sorun olarak değerlendirilir. Bağımlılık ise uzun süre yardım alanların sisteme alışarak çalışmaktan vazgeçmesi riskidir; tembellik de benzer biçimde çalışma güdüsünün kaybolmasını ifade eder. Ayrımcılık ise hak edenlere cins, din, etnik köken gibi nedenlerle yardım yapılmaması riskidir.
#9. “Açlık sınırı” hesaplamaları aşağıdaki yoksulluk türlerinden hangisi ile ilgilidir?
Cevap: B) Mutlak yoksulluk
Açıklama : Açlık sınırı, mutlak yoksulluk kavramıyla ilgili bir hesaplamadır. Mutlak yoksulluk; bireyin ya da hanehalkının yaşamını sürdürmek için zorunlu olan asgari gıda, barınma ve giyim gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı durumu tanımlar ve açlık sınırı bu ihtiyaçların maddi karşılığının hesaplanmasıyla belirlenir. Göreli yoksulluk ise toplumun ortalama gelir düzeyine göre belirlenen görece bir yoksunluğu ifade eder; her iki ülkede aynı yiyeceği alabilmek mutlak yoksulluğu değil, o ülkenin standartlarına göre konumu belirlemek göreli yoksulluğu anlatır.
#10. Fakirlerin şehir idarelerince ve belediyelerce bakılmaya mecbur bırakıldığı Devlet Polis Tüzüğü hangi ülkede kabul edilmiştir?
Cevap: D) Almanya
Açıklama : Fakirlerin şehir idareleri ve belediyeler tarafından bakılmasını zorunlu kılan Devlet Polis Tüzüğü Almanya’da kabul edilmiştir. Bu düzenleme; Avrupa’da yoksullukla mücadelede belediye ve kent yönetimlerinin sorumluluğunu hukuki açıdan tanıyan erken dönem örneklerinden biridir. İngiltere ise 1601 tarihli Poor Law (Yoksulluk Kanunu) ile yoksullukla mücadelede benzer bir yasal çerçeve oluşturmuş; ancak Devlet Polis Tüzüğü Almanya’ya özgü bir düzenlemedir. Bu tür düzenlemeler modern sosyal refah devletinin öncüleri olarak değerlendirilmektedir.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#11. Engelli bir bireyin “bana yardım etmek isteyen. beni sadece engeli olan kişi olarak görmeyi bıraksın. benim ihtiyacım olan sorunlarla ilgilensin ve o sorunları gidersin; benim gibi engelli olanların tedaviye değil ilgilenilmeye ihtiyacı var” demesi. hangi yaklaşımı yansıtmaktadır?
Cevap: A) Sosyal model
Açıklama : Bu ifade sosyal modeli yansıtmaktadır. Sosyal modele göre engeli oluşturan asıl sorun bireyin biyolojik durumu değil; çevresel engeller, toplumun olumsuz tutumları ve erişilebilirlik eksiklikleridir. Birey ‘tedaviye değil ilgilenilmeye’ ihtiyacı olduğunu söyleyerek tıbbi modelin onu bir hasta olarak konumlandırmasına karşı çıkmakta ve engelin sosyal boyutunu öne çıkarmaktadır. Medikal (tıbbi) model ise engeli bireyin bünyesindeki bir eksiklik veya hastalık olarak değerlendirip tıbbi müdahaleyi çözüm olarak sunar. Sosyal modelin kabul görmesi, engelli hakları hareketinin ve modern mevzuatın temel kavramsal dayanağıdır.
#12. Elimde “sağlık malzemelerinden ulaşım araçlarına. ısınmadan ev hizmetlerinde yardımcı malzemelere. özel yiyeceklerden kişisel yardım ürünlerine kadar uzanan bir liste var” diyen bir engelli için yoksulluk ile ilişkisinde hangi sorun/risk akla gelmektedir?
Cevap: E) Ek maliyetler
Açıklama : Sağlık malzemeleri, ulaşım, ısınma ve özel yiyecek gibi geniş kapsamlı bir ihtiyaç listesi; engellinin sağlıklı bir yaşam sürdürmek için katlanmak zorunda olduğu ek maliyetleri simgelemektedir. Engelliler aynı gelir düzeyindeki engelsiz bireylere kıyasla çok daha yüksek harcama yapmak durumundadır ve bu durum onları görünmeyen bir yoksulluk riskiyle karşı karşıya bırakır. Ek maliyetler kavramı; yoksulluğun engellilikle nasıl kesiştiğini ve engellinin satın alma gücünün aslında görünenden çok daha düşük olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle engellilere yönelik gelir desteği hesaplamalarında ek maliyet faktörünün dikkate alınması gerektiği savunulmaktadır.
#13. “Bu evin en büyüğü benim ve benim dediklerim yapılacak” tarzında bir ifadenin hakim olduğu aile türü aşağıdakilerden hangisi olabilir?
Cevap: D) Geniş aile
Açıklama : Evin büyüğünün otorite kullandığı ve kararların bu otorite çerçevesinde şekillendiği aile yapısı geniş aile modeliyle örtüşmektedir. Geniş ailede birden fazla nesil birlikte yaşar; büyükbaba, büyükanne gibi yaşlı üyeler otoriteyi elinde tutar ve aile içi hiyerarşi belirgindir. Çekirdek aile yalnızca anne-baba ve çocuklardan oluşan yatay bir yapıya sahipken, geniş ailede dikey ve hiyerarşik ilişkiler ön plandadır. Aile içi güç ilişkisi ve yaşlı otoritesinin belirleyiciliği bu soruyu geniş aile türüne yönlendirmektedir.
#14. Kentsel yoksulluk. kentleşmenin yaygınlaşması ve bireyselciliğin hâkim hale gelmesi ile tarif edilen sanayi toplumlarının gelişimi ile ortaya çıktığı belirtilen yoksulluk sorununun kent ayağı konumundadır.
Bu tanıma göre. Türkiye’deki aşağıdaki hangi tarih aralığında kent(sel) yoksulluğun daha az görülmesi beklenebilir?
Cevap: B) 1935-1950
Açıklama : Kentsel yoksulluk, sanayileşme ve kentleşmenin ivme kazandığı dönemde ortaya çıkar. Türkiye’de 1935-1950 yılları arasında kentleşme oranı düşük, tarım ağırlıklı bir toplum yapısı hakimdir; hızlı sanayileşme ve kentleşme henüz gerçekleşmemiştir. Bu dönemde geleneksel toplum ilişkileri, köy ve kasaba dayanışması ile tarımsal geçim yoğunluğu nedeniyle kentsel yoksulluk görece daha az belirgindir. 1950’den itibaren köyden kente göç, gecekondulaşma ve sanayileşmeyle birlikte kentsel yoksulluk hızla artmıştır. Bu nedenle kentsel yoksulluğun daha az görüldüğü dönem olarak 1935-1950 işaret edilmektedir.
#15. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde her öğrenciye ders kitapları ücretsiz verilmektedir. Bununla birlikte. Covid-19 sürecinde çevrimiçi uzaktan eğitime geçildiğinde bazı öğrencilerin bilgisayar imkanları olmadıkları ortaya çıkmış ve bunlara farklı şekillerde destek sağlanmıştır.
Eğitim imkanlarından genel olarak faydalanan bu öğrencilerin. bilgisayarlarının olmamasından dolayı uzaktan eğitimden yararlanmalarında zorluk yaşamaları. aşağıdaki hangi yoksulluk türünü akla getirmektedir?
Cevap: C) İnsani yoksulluk
Açıklama : Bu senaryo insani yoksulluğu akla getirmektedir. İnsani yoksulluk; bireyin temel fırsatlardan ve yaşam standartlarından yararlanamama durumunu ifade eder; salt gelir eksikliğiyle değil eğitim, sağlık ve dijital erişim gibi temel kapasitelerin yokluğuyla tanımlanır. Söz konusu öğrenciler ders kitabı gibi bazı eğitim imkânlarına erişebilmekte; ancak dijital altyapı eksikliği nedeniyle eğitim fırsatından tam anlamıyla yararlanamamaktadır. Bu durum göreli yoksulluktan farklıdır; çünkü tek bir değişkene (gelire) değil, kapasiteye ve fırsata erişim eksikliğine odaklanılmaktadır.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#16. Aşağıdakilerden hangisi 2022 sayılı Kanun kapsamında engellilerin sosyal yardım alabilmelerinin şartlarından biri değildir?
Cevap: B) 65 yaş üstü engelli olmak
Açıklama : 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç. Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un başlığına ve kapsamına göre bu yardımdan yararlanmak için 65 yaşını doldurmak şartı aranmaktadır. Yani kanun 65 yaş üstünü şart olarak öngörür; 65 yaş üstü engelli olmak değil 65 yaşını doldurmuş olmak esas koşuldur. 18 yaş altı engelli olma şartı da ayrıca bir yararlanma kriteri olabilmekle birlikte. kanunun temel koşulları arasında Türk vatandaşı olmak. muhtaç olmak ve engelli olmak yer almaktadır. 65 yaş üstü engelli olmak ifadesi. yardım için doğrudan sayılmayan bir bileşim olduğundan şartlar arasında yer almayan seçenektir.
#17. 1601 tarihli Yoksulluk Kanunu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Cevap: C) Kanun. İngiltere için sıfırdan hazırlanmış bir özelliğe sahiptir.
Açıklama : 1601 tarihli İngiliz Yoksulluk Kanunu (Poor Law) sıfırdan hazırlanmış değildir; daha önceki yoksulluk düzenlemelerinin ve kilise merkezli yardım geleneklerinin üzerine inşa edilmiş bir codification sürecinin ürünüdür. Öncesinde 1531 ve 1563 tarihli düzenlemeler mevcuttu; 1601 Kanunu bunları sistematize ederek devletin rolünü yasal zemine oturtmuştur. Kanunda yoksullar çalışabilir yoksullar. çalışamaz yoksullar ve dilenen çocuklar gibi kategorilere ayrılmış; yerel yönetimlere sorumluluk yüklenmiş; devlet sosyal yardımda sorumluluk üstlenmiştir. Bunlar doğru ifadelerdir; ‘sıfırdan hazırlanmış’ ifadesi yanlıştır.
#18. Darülhayr-i Âli ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Cevap: E) Bünyesinde gayrimüslim çocuklar da barındırılmıştır.
Açıklama : Darülhayr-i Âlî (II. Abdülhamit döneminde kurulan), sokaklarda sahipsiz kalan ve geçim imkânlarından mahrum Müslüman yetim/kimsesiz çocukları korumak, eğitmek ve zanaat sahibi yapmak amacıyla kurulmuş bir yatılı mesleki eğitim okuludur (yetimhanedir). Dönemin yoğun misyonerlik faaliyetlerine karşı Müslüman çocukların dini ve kültürel kimliklerini koruma amacı güttüğü için bünyesinde gayrimüslim çocuklar barındırılmamıştır. Diğer tüm seçenekler kurumun kuruluş amaçları ve tarihsel süreciyle uyuşmaktadır.
#19. Farklı nedenlerle bazı çocukların geçici veya sürekli olarak kendi biyolojik ailesi dışında başka bir aile yanında. gönüllü ve/ya ücret karşılığında devletin gözetimi altında bakılmasına verilen ad nedir?
Cevap: E) Koruyuculuk bağı modeli
Açıklama : Çocuğun biyolojik ailesi dışında başka bir aile yanında devlet gözetimi altında geçici veya sürekli olarak bakılması koruyuculuk bağı modeli ya da koruyucu aile uygulaması olarak adlandırılmaktadır. Koruyucu aile; evlat edinmeden farklıdır çünkü yasal aile bağı kurulmaz ve çocuğun velayeti devlette kalır. Kan bağı biyolojik akrabalığı, süt bağı emzirmeye dayalı İslam hukukundaki akrabalık ilişkisini, evlatlık bağı yasal evlat edinme sürecini ifade eder. Üveylik bağı ise ebeveynin yeni bir evlilikle aile içi ilişkiyi ifade etmesinde kullanılır.
#20. Aile içinde etkileşimin zayıflaması hatta kopmasının sonuçları. ailenin hangi işlevinin zarar görmesi ile neticelenmektedir?
Cevap: E) Sosyolojik
Açıklama : Aile içinde etkileşimin zayıflaması veya kopması; ailenin sosyolojik işlevinin zarar görmesiyle sonuçlanır. Ailenin sosyolojik işlevi; üyeler arasındaki dayanışmayı, iletişimi, toplumsal normların aktarımını ve sosyal bütünleşmeyi kapsar. Etkileşim koptuğunda bu işlev bozulur; bireyler toplumsal desteğini yitirir ve sosyal izolasyon artar. Biyolojik işlev üreme ve neslin devamını, ekonomik işlev geçim ve kaynak paylaşımını, kültürel işlev değer ve geleneklerin nesiller arası aktarımını, psikolojik işlev ise duygusal destek ve aidiyet duygusunu kapsar.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
#21. Yoksulluğun toplumun standart yaşam düzeyinin belirli bir oranının altında kalmak olarak tanımlandığı ve yaşam standardına göre belirlenen yoksulluk türü aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) Göre(ce)li yoksulluk
Açıklama : Toplumun genel yaşam standardına göre belirlenen ve belirli bir oranın altında kalanları kapsayan yoksulluk türü göreli (göreceli) yoksulluktur. Göreli yoksulluk; sabit bir eşik yerine toplumun ortalama veya medyan gelirinin belirli bir yüzdesini eşik değer olarak kullanır. Mutlak yoksulluk ise bireyin yaşamını sürdürmek için zorunlu temel ihtiyaçları karşılayıp karşılayamadığıyla ilgilidir ve sabit bir eşik değerine dayanır. Göreli yoksulluk bir ülke zenginleştikçe eşik değeri de yükseleceğinden görecelidir; farklı ülkelerdeki göreli yoksulluk eşikleri doğrudan kıyaslanamaz.
#22. Yoksulluğun nedenlerini bireyin kendi davranış. tercih veya yetersizliklerinde arayan ve yoksulları bu anlayışla değerlendiren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) Bireyci (davranışsal) yaklaşım
Açıklama : Yoksulluğu bireyin kendi tercih ve davranışlarından (tembellik, savurganlık, eğitim eksikliği vb.) kaynaklandığı şeklinde açıklayan yaklaşım bireyci (davranışsal) yaklaşımdır. Bu anlayışa göre çalışkan ve tutumlu bireyler yoksulluğun üstesinden gelebilir; dolayısıyla yoksul kalmak büyük ölçüde kişisel bir tercih veya yetersizliktir. Yapısal yaklaşım ise yoksulluğun nedenlerini ekonomik eşitsizlikler, emek piyasasının yapısı ve sosyal dışlanma gibi toplumsal sistemlerde arar. Kültürel yoksulluk yaklaşımı ise yoksulluğun kuşaktan kuşağa aktarılan bir yaşam tarzı ve değerler sistemi oluşturduğunu savunur.
#23. Sosyal yardımların uzun vadede yararlanıcının çalışma güdüsünü azaltarak ekonomik bağımsızlık yerine yardıma alışkanlık oluşturma riskine ne ad verilir?
Cevap: C) Bağımlılık
Açıklama : Sosyal yardımın uzun vadede bireyin çalışma güdüsünü azaltarak ekonomik bağımsızlık yerine yardıma alışkanlık oluşturma riski bağımlılık kavramıyla ifade edilir. Bu risk; yardım miktarının çalışarak elde edilecek gelire yaklaşması ya da yardım koşullarının çalışmayı caydırması durumunda ortaya çıkabilir. Sosyal yardım programları tasarlanırken bağımlılık riskini azaltmak için şartlı nakit transferi, aktivasyon politikaları ve kademeli yardım azaltma mekanizmaları gibi araçlar kullanılır. Tembellik de benzer bir riski ifade eder; ancak bağımlılık daha kapsamlı ve sistematik bir alışkanlık biçimine işaret eder.
#24. 1883 yılında Bismarck reformlarıyla başlayan ve devletin yoksulluk. hastalık ve yaşlılık risklerini karşılamak için kurumsal güvenceler oluşturduğu sistemi ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap: B) Sosyal sigorta sistemi
Açıklama : 1883 yılında Bismarck’ın Almanya’da başlattığı ve devletin hastalık, iş kazası ve yaşlılık risklerini karşılamak üzere zorunlu prim esasına dayalı kurumsal güvenceler oluşturduğu sistem sosyal sigorta sistemidir. Bu sistem; gönüllü hayırseverlik veya sivil toplum modellerinden farklı olarak devletin doğrudan katıldığı, işçi-işveren-devlet üçlüsünün finansman paylaştığı ve zorunluluk esasına dayanan bir güvence mekanizmasıdır. Sosyal sigorta sistemi yoksulluğun yapısal nedenlerine karşı kurumsal bir önlem olarak gelişmiş refah devletlerinin temel taşını oluşturmaktadır.
#25. Yoksulluğun ortadan kaldırılmasından çok yönetilmesini ve yoksulların mevcut ekonomik düzen içinde tutulmasını amaçladığı öne sürülen sosyal yardım eleştirisi hangi bakış açısıyla örtüşmektedir?
Cevap: C) Radikal (sol) eleştiri
Açıklama : Sosyal yardım sistemlerinin yoksulluğu gerçek anlamda ortadan kaldırmak yerine sistemi meşrulaştırarak yoksulları mevcut düzen içinde tuttuğu eleştirisi radikal (sol) eleştiri perspektifinden yapılmaktadır. Bu görüşe göre sosyal yardımlar; yapısal eşitsizliklere köklü bir müdahale sunmak yerine sınıfsal düzeni yeniden üreten ve yoksulları sisteme bağlayan bir mekanizma işlevi görür. Liberal bakış açısı yardımları bireyin bağımsızlığını tehdit eden müdahaleler olarak eleştirirken, sosyal demokrat bakış açısı yeterli bir refah devletini savunur; radikal eleştiri ise sistemin kendisini sorun olarak tanımlar.
Öğrenme Yönetim Sistemi Öğrenci Dostu LOLONOLO bol bol deneme sınavı yapmayı önerir.
SONUÇ
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Vize Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Vize Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Vize Soruları
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet: Temel Kavramlar ve Vize Hazırlık Rehberi |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Vize Soruları |
|
|---|---|
|
|
| @lolonolo_com |
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Vize Soruları
![]() |
![]() |
Yoksulluk ve Sosyal Hizmet 2025-2026 Vize Soruları

