Sivil Havacılığın Temelleri ve Uluslararası Düzenlemeler
Sivil havacılık, ulusal ve uluslararası anlaşmalarla düzenlenir. Birden fazla ülkenin sivil havacılık otoritelerinin imzaladığı çerçeve anlaşmalara çok taraflı havacılık anlaşmaları denir. Uluslararası sivil havacılığın anayasası olarak kabul edilen Şikago Sözleşmesi ise 1944 yılında imzalanmıştır.
Hava taşımacılığında, bir hava aracının ticari amaç haricinde (acil durum, yakıt ikmali vb.) yabancı bir ülkenin meydanlarına iniş yapabilmesi 2. trafik hakkı ile gerçekleşir. Vatandaşlığını kaybetmiş veya vatandaşlıktan çıkmış kişilere verilen pasaport türü ise Haymatlos Pasaportu’dur.
Hava Yolu İşletmeciliği ve Yönetimi
Hava yolu işletmeleri, farklı iş modellerine göre faaliyet gösterir. Havacılığın ilk yıllarında özel sermayenin yetersizliği nedeniyle devletlerin kendi ulusal şirketlerini kurmasıyla “bayrak taşıyıcı” hava yolları ortaya çıkmıştır. Bu geleneksel hava yolları, kendilerinden sonra ortaya çıkan özel girişimler ile benzer yapıda değildir.
Uçak üretimi, ileri teknoloji ve büyük sermaye gerektirdiği için bu alanda faaliyet gösteren firma sayısı oldukça azdır. Sivil havacılık sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin uçuş emniyeti, finansal yeterlilik ve teknik personel eğitimi gibi gereklilikleri sağlaması şarttır. Uçuş işletme, bakım ve uçuş eğitim gibi temel sorumluluklar bir yer hizmetleri şirketine devredilemez.
Havacılık yönetiminde, hizmet götürülecek alanların ve destinasyonların saptandığı aşama şebeke oluşturma (network planning) olarak adlandırılır. Türk Hava Yolları gibi büyük taşıyıcılar, tarifeli seferlerin yanı sıra tarifesiz (charter) seferler de yapar.
Yer Hizmetleri ve Havalimanı Operasyonları
Havalimanları, yarattıkları istihdam ile ekonomiye canlılık katan büyük işletmelerdir. Türkiye’de havalimanlarının işletilmesinden sorumlu devlet kurumu Devlet Hava Meydanları İşletmesi’dir (DHMİ). Bir havalimanı, kara tarafı ve hava tarafı olarak ikiye ayrılır. Otoparklar ile biletleme ve check-in işlemleri kara tarafında yapılırken; ramp faaliyetleri, uçağa merdiven yanaştırma, bagaj yükleme ve yakıt ikmali gibi işlemler hava tarafı faaliyetleridir.
Yolcunun terminale girişinden uçağa binişine ve uçaktan inip terminali terk edişine kadar olan hizmetlerin neredeyse tamamı yer hizmetleri şirketi’nin görev alanına girer. Bu hizmetlerden doğrudan yolcu ile ilgili olanlar yolcu trafik hizmetleridir. Hava araçlarına park pozisyonlarında yer gösterimi sağlama işine ise yer göstericilik (marshalling) denir. Bazı işletmeler bu hizmetleri kendi bünyesinde yapmak yerine dışarıdan temin eder; bu durum outsourcing (dış kaynak kullanımı) olarak bilinir.
Hava Kargo Taşımacılığı
Hava kargo taşımacılığının diğer taşıma türlerine göre en önemli avantajı, lojistik süreçlerde büyük bir hız ve zaman faydası sağlamasıdır. Kargo rezervasyon talebi alınırken yükün ağırlığı, ölçüleri ve uçağın kapı ölçüleri gibi unsurlara dikkat edilir; yükün bedeli bu aşamada birincil bir unsur değildir. Değeri kilogram başına 1000 ABD Doları ve üzerinde olan yüklere ise kıymetli kargo denir.
Transfer edilecek kargonun belirlenmesi ve belgelerinin düzenlenmesi yer hizmeti faaliyetlerindendir. Ancak kargonun, onu alacak olan hava yolu şirketinin uçağında depolanmasını sağlamak, gönderen tarafın sorumluluğunda değildir.
Tehlikeli maddelerin hava yoluyla taşınmasına ilişkin tüm kurallar, IATA-DGR (Tehlikeli Maddeler Düzenlemeleri) dokümanında yer alır.
Uçuş Emniyeti ve Güvenliği
Uçuş emniyeti, bir uçuşun herhangi bir teknik sorun yaşanmadan sağlıklı bir şekilde tamamlanmasını sağlayacak önlem ve politikalardır. Bir uçuş sırasında uçağın içinde görev yapan personele uçucu ekip denir. Kaptan pilot, uçuş mühendisi ve kabin memurları bu ekibin parçasıyken, hava trafik kontrolörü yerde görev yapar. Uçucu ekiplerin iletişim, karar verme ve problem çözme gibi becerilerini geliştirmeyi hedefleyen eğitim modeli Ekip Kaynakları Yönetimi (CRM) olarak adlandırılır.
Kabin ekiplerinin görevleri arasında yolcu karşılama, ikram servisi yapma ve normal/acil durum prosedürlerini uygulama yer alır. Özel güvenlik prosedürlerinin uygulanması ise doğrudan kabin ekibinin görevi değildir.
11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında havacılık güvenliği en önemli konu haline gelmiş ve yer hizmetleri içinde uçak özel güvenlik hizmetlerinin önemi artmıştır. |