LOLONOLO Ana Sayfa » Auzef » Türkiyenin Toplumsal Yapısı

Türkiyenin Toplumsal Yapısı

Türkiyenin Toplumsal Yapısı
Vize Final
2025-26 Vize Soruları 2025-26 Büt Soruları
2024-25 Vize Soruları 2024-25 Büt Soruları
2023-24 Vize Soruları 2024-25 Final Soruları
2022-23 Vize Soruları 2023-24 Final Soruları
Vize Deneme -1 2022-23 Final Soruları
2019 Vize Soruları 2022-23 Büt. Soruları
Ünite -1 2021-22 Final Soruları
Ünite -2 2019 Final Soruları
Ünite -3 2017 Final Soruları
Ünite -4 Çıkmış Final Soruları
Ünite -5
Ünite -6
Ünite -7

Auzef Türkiyenin Toplumsal Yapısı

Türkiyenin Toplumsal Yapısı

Türkiye’nin Toplumsal Yapısı: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Dönüşüm ve Modernleşme

Giriş

Türkiye’nin bugünkü toplumsal yapısını anlamak, kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan tarihsel, siyasi ve ekonomik süreçleri incelemeyi gerektirir. “Modern tarih ve sosyoloji” disiplinleri bu yapıyı incelerken farklı yöntemler kullanır; tarih tikel olaylara odaklanırken, sosyoloji genellemeler yapmaya yatkındır. Bu makalede, Osmanlı’nın klasik yapısından Cumhuriyet’in modernleşme sürecine kadar Türkiye’nin toplumsal yapısını şekillendiren temel dinamikler ele alınacaktır.

Osmanlı Toplumsal Yapısı

Osmanlı Devleti, 16. yüzyılın sonlarından itibaren “Duraklama ve Gerileme Dönemi” olarak da adlandırılan bir buhran sürecine girmiştir. Klasik dönemde toplum, “Millet Sistemi”ne göre örgütlenmişti. Bu sistemde Müslümanlar hakim millet iken, Rumlar, Ermeniler ve Museviler gibi gayrimüslim cemaatler “Zımmi hukuku”na tabi idi; “Katolikler” ise bu sistem içinde yer alan önemli gruplardan biri değildi. Feodal Avrupa’dan farklı olarak Osmanlı’da, “Burjuvazi” sınıfı gelişmemiş, ekonomi daha çok “iaşecilik” (provizyonizm) ilkesine dayanmıştır.

Modernleşme ve Fikir Akımları

19. yüzyıl, imparatorluğu kurtarma çabalarının ve dış müdahalelerin yoğunlaştığı bir dönemdir. Batılılaşma etkilerinin gündelik yaşamda hissedilmesi ilk kez “Tanzimat Dönemi” ile başlamıştır. Bu dönemde imzalanan ticaret sözleşmeleri, “kapitülasyonları ortadan kaldırmamış”, aksine Osmanlı ekonomisini yarı sömürge haline getirerek yerli “sanayinin” çökmesine yol açmıştır.

Bu çöküşü durdurmak için çeşitli fikir akımları ortaya çıkmıştır:

  • Osmanlıcılık: Dili, dini ne olursa olsun tüm tebaayı eşit vatandaş sayan ilk akımdır. Namık Kemal, Şinasi ve Ziya Paşa gibi Genç Osmanlılar tarafından savunulmuştur.
  • İslamcılık ve Türkçülük: Osmanlıcılığın başarısız olması üzerine gelişmiştir. “Ziya Gökalp”, Osmanlıcılığı değil, Türkçülük akımını savunan en önemli teorisyendir.
  • Sosyalizm: 19. yüzyılda Osmanlı’da etkili olan ana fikir akımları arasında yer almaz.

II. Mahmut’tan Meşrutiyet’e Merkeziyetçilik

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e kalan en önemli miras, “güçlü merkezî devlet” geleneğidir. Sultan II. Mahmut, merkezi otoriteyi güçlendirmek için 1808’de ayanlarla “Sened-i İttifak”ı imzalamış, Divan-ı Hümayun yerine “Babıâli”yi (modern hükümet) güçlendirmiş ve taşrada “halkla devlet arasındaki ilişkiyi sağlamak” amacıyla muhtarlık teşkilatını kurmuştur. II. Meşrutiyet döneminde ise “Bulgaristan” bağımsızlığını ilan etmiş, 31 Mart Vakası (Miladi 13 Nisan 1909) yaşanmış ve Türk parlamento tarihinde ilk kez “Kamil Paşa” kabinesi güvensizlik oyuyla düşürülmüştür.

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in Kuruluşu

I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı; Kafkas, Çanakkale, Suriye gibi cephelerde savaşmıştır; “Batı Anadolu cephesi” ise Kurtuluş Savaşı’na aittir. Savaşın bitimini beklemeden 1917 Devrimi ile çekilen ülke “Rusya İmparatorluğu”dur. Savaş sonunda imzalanan Versay, Sevr gibi antlaşmalar II. Dünya Savaşı’na zemin hazırlarken, Türkiye’nin zaferiyle imzalanan “Lozan Antlaşması” kalıcı bir barış sağlayarak istisna teşkil etmiştir.

Milli Mücadele, yerel direnişlerden (Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri) ulusal bir harekete evrilmiştir. “Sivas Kongresi”nin toplanması, tüm cemiyetleri tek bir çatı altında birleştirerek “yerellikten merkeziliğe doğru” atılmış en önemli adımdır.

Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Yapısı

Erken Cumhuriyet dönemi (1930’lar), 1929 Krizi ve Serbest Fırka deneyiminin etkisiyle tek parti yönetimine sahne olmuştur; ancak iktidarın “faşist bir anlayışı benimsediği” iddiası bu dönemi açıklamak için doğru bir etken değildir. Bu dönemde “Kamu İktisadi Teşekkülleri’nin (KİT’lerin) açılması”, uygulanan devletçi politikaların en somut örneğidir.

Türkiye, II. Dünya Savaşı’na fiilen katılmamış, “başlangıcında ABD safında savaşa girmemiştir”. Savaş sonrası dönemde, 1960 darbesiyle kapatılan Demokrat Parti’nin geleneğini “Adalet Partisi” sürdürmüştür.

Toplumsal Kavramlar

Toplumsal yapıyı anlamak için temel kavramları bilmek gerekir. “Toplumsal rol”, belirli bir statüde bulunan (örn: anne, öğretmen) bireylerden beklenen davranış kalıplarıdır. “Birincil toplumsal ilişkiler”, aile veya “arkadaş ilişkileri” gibi samimi bağlara dayanır. Toplumsal yapıdaki ırk veya cinsiyet temelli önyargılar ise (Obama’nın örneğinde olduğu gibi) “toplumsal eşitsizliklere” gönderme yapar.

@lolonolo_com

Türkiyenin Toplumsal Yapısı

Türkiye’nin Toplumsal Yapısı 2025-2026 Vize Soruları

1. Aşağıdakilerden hangisi klasik dönemde Osmanlı millet sistemi içinde yer alan önemli gruplar arasında yer almaz?

A) Müslümanlar

B) Katolikler

C) Rumlar

D) Museviler

E) Ermeniler

Cevap : B) Katolikler

Açıklama : Klasik Osmanlı millet sistemi, toplumu dini inançlara göre örgütlemiştir. Hakim millet olan “Müslümanlar” dışında, temel olarak üç büyük gayrimüslim cemaat tanınmıştır: Rumlar (Ortodoks), Ermeniler (Gregoryen) ve Museviler (Yahudi). “Katolikler” ise Levantenler ve bazı küçük gruplar dışında, Osmanlı’da kitlesel bir millet sistemi oluşturmamışlardır.

2. Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan barış antlaşmaları diplomatik açıdan fiyasko ile sonuçlanmıştır ve barış antlaşması hükmünde kalmış, ikinci bir dünya savaşının çıkmasını engelleyememiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu ifadede örneklenen duruma istisna teşkil eder?

A) Lozan Antlaşması

B) Versailles (Versay) Antlaşması

C) Trianon antlaşması

D) Sevr Antlaşması

E) Neuilly (Nöyyi) antlaşması

Cevap : A) Lozan Antlaşması

Açıklama : Versay (Almanya), Trianon (Macaristan), Sevr (Osmanlı) ve Neuilly (Bulgaristan) antlaşmaları, yenilen devletlere çok ağır şartlar dayatan ve II. Dünya Savaşı’na zemin hazırlayan “fiyasko” niteliğindeki antlaşmalardır. Oysa “Lozan Antlaşması” (1923), Türkiye’nin askeri bir zafer (Kurtuluş Savaşı) üzerine imzaladığı, tam bağımsızlığını tescil ettiren ve günümüze kadar geçerliliğini koruyan kalıcı bir barış antlaşması olarak bu duruma istisna teşkil eder.

3. Anadolu hareketi, siyasal ve askeri anlamda, yerellikten merkeziliğe doğru geçişi hedeflemekteydi.
Aşağıdakilerden hangisi bu hedefe doğru atılmış bir adımdır?

A) Sivas Kongresinin toplanması

B) İşgal kuvvetleri ile diplomatik görüşmelerin sürdürülmesi

C) Erzurum Kongresinin toplanması

D) Kuvva-i Milliye birliklerinin desteklenmesi

E) Müdafa-i Hukuk Cemiyetlerinin kurulması

Cevap : A) Sivas Kongresinin toplanması

Açıklama : Erzurum Kongresi (C) ve Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri (E) daha çok yerel ve bölgesel nitelikteydi. “Sivas Kongresi” ise tüm yurttaki dağınık cemiyetleri “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında tek bir çatıda birleştirmiş ve Temsil Heyeti’ne tüm yurdu temsil etme yetkisi vererek yerellikten merkeziliğe geçişi sağlamıştır.

4. I. Dünya Savaşı’na girdiği hâlde, bitimini beklemeden savaştan çekilen ülke aşağıdakilerden hangisidir?

A) Osmanlı İmparatorluğu

B) Avusturya-Macaristan İmparatorluğu

C) Rusya İmparatorluğu

D) Bulgaristan Krallığı

E) Amerika Birleşik Devletleri

Cevap : C) Rusya İmparatorluğu

Açıklama : 1917 yılında Çarlık Rusyası’nda gerçekleşen Bolşevik Devrimi sonucunda, yeni kurulan Sovyet yönetimi savaşa devam etmeme kararı almıştır. Sovyet Rusya, 1918 Mart’ında Brest-Litovsk Antlaşması’nı imzalayarak İttifak Devletleri ile ayrı bir barış yapmış ve I. Dünya Savaşı’nın bitimini beklemeden savaştan çekilmiştir.

5. Tanzimat ile birlikte Osmanlı uluslararası ekonomik iş bölümü içinde giderek yarı sömürge bir ülkeye dönüşmüştür. Ancak öte yandan Osmanlı’nın kimi bölgelerinde giderek modern kapitalist ekonomik kurumlar ve modern bir alt yapı ortaya çıkmış; bu ise belli sektörlerin gelişmesine ve bazı liman kentlerinin modern bir çehreye dönüşmesine yol açmıştır.
Yukarıdaki parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi Tanzimat sonrasında ortaya çıkan ya da dönüşüm geçiren sektörler arasında yer almaz?

A) Ticaret

B) Tarım

C) Sanayi

D) İhracat

E) Demir yolu ulaşımı

Cevap : C) Sanayi

Açıklama : Tanzimat dönemi ve sonrasında (özellikle 1838 Balta Limanı Antlaşması etkisiyle), Osmanlı Devleti Batı için hammadde üreten bir tarım ve ihracat ülkesi haline gelmiştir. Bu süreçte liman kentleri (ticaret) ve demir yolları gelişmiştir. Ancak, yerli “sanayi” (endüstri), Batı’nın ucuz mamul mallarıyla rekabet edemeyerek gelişmek yerine çökmüştür.

6. ABD eski başkanı Barack Obama, zenci genç Travyon Martin’in öldürülmesi üzerine konuşurken “Bu ülkede birçok zenci erkek, 35 yıl önce ben dâhil, yoldan geçerken arabaların kilitlerinin kapatıldığının sesini duymuştur.” şeklinde bir açıklama yapmıştır.
Barack Obama’nın yukarıda yer verilen sözleri, öncelikli olarak toplumsal yaşamın hangi boyutuna gönderme yapmaktadır?

A) Toplumsal ilişkiler

B) Toplumsal roller

C) Toplumsal eşitsizlikler

D) Toplumsal statü

E) Toplumsal prestij

Cevap : C) Toplumsal eşitsizlikler

Açıklama : Obama’nın bu sözü, sadece ten renginden dolayı bir grubun (siyah erkeklerin) potansiyel suçlu olarak görülmesine ve önyargıya maruz kalmasına işaret etmektedir. Bu durum, ırka dayalı “toplumsal eşitsizliklerin” gündelik yaşamdaki bir yansımasıdır.

7. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de 1930’dan başlayarak 15 yıl boyunca kesintisiz tek parti yönetiminin başlamasına yol açan etkenler arasında yer almaz?

A) 1929 ekonomik krizinin etkisi ile ekonomik kapanmaya ve merkezileşmeye yönelinmesi

B) Dünyada da tek parti yönetimlerinin yaygınlaşması

C) İktidardakilerin faşist anlayışı benimsemesi

D) Diğer tek parti yönetimlerinin başarılı bir kalkınma çizgisi yakalaması

E) Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyimi sonrası iktidar partisinde tedirginlik oluşması

Cevap : C) İktidardakilerin faşist anlayışı benimsemesi

Açıklama : 1930’lardaki tek parti yönetimi; 1929 Krizi’nin (A) ve Serbest Fırka deneyiminin (E) yarattığı tedirginlik ile dünyada yükselen otoriter (B) ve devletçi kalkınma (D) modellerinin etkisiyle şekillenmiştir. Ancak CHP iktidarının, (İtalya ve Almanya’daki gibi) saldırgan ve ırkçı bir “faşist anlayışı benimsediğini” söylemek tarihsel olarak doğru değildir; model daha çok otoriter-modernleştirici bir yapıdadır.

8. 1960 yılında askerî darbe ile kapatılan Demokrat Parti’nin geleneğini sürdüren ve 1965 seçimlerinde büyük başarı kazanan parti aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yeni Türkiye Partisi

B) Türkiye İşçi Partisi

C) Millet Partisi

D) Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi

E) Adalet Partisi

Cevap : E) Adalet Partisi

Açıklama : 1960 darbesi sonrası kapatılan Demokrat Parti’nin (DP) siyasi mirasını ve seçmen tabanını, Süleyman Demirel liderliğindeki “Adalet Partisi” (AP) devralmış ve 1965 seçimlerinde tek başına iktidara gelmiştir.

9. Aşağıdakilerden hangisi modern tarih ve modern sosyoloji disiplinleri arasındaki temel farklardan biridir?

A) Tarihçiler olgulardan çok varsayımlarla ilgilenirken sosyologlar olgularla ilgilenir.

B) Tarihçiler geçmişle ilgilenir, sosyologlar ise ilgilenmez.

C) Tarihçiler kuramdan (teoriden) yararlanmazken sosyologlar kuramlardan yararlanır ve kuramlar oluştururlar.

D) Tarih tikel olaylarla ilgilenirken, sosyoloji genellemeler yapmaya yatkındır.

E) Tarihçilerin kullandığı araştırma teknikleri, sosyologlara nazaran daha kapsamlıdır.

Cevap : D) Tarih tikel olaylarla ilgilenirken, sosyoloji genellemeler yapmaya yatkındır.

Açıklama : Tarih, geçmişte yaşanmış özgül ve “tikel” olayları (örn: Fransız Devrimi) kendi bağlamında inceler. Sosyoloji ise bu tikel olaylardan (örn: devrimler) yola çıkarak, tüm toplumlar için geçerli olabilecek “genellemeler” ve soyut modeller (örn: devrim teorisi) oluşturmaya çalışır.

10. Aşağıdakilerden hangisi birincil toplumsal ilişkileri örneklemektedir?

A) Vatandaş-devlet ilişkisi

B) Arkadaş ilişkileri

C) Sosyal medyada kurulan ilişkiler

D) Medya-izleyici ilişkisi

E) İşçi-patron ilişkisi

Cevap : B) Arkadaş ilişkileri

Açıklama : “Birincil toplumsal ilişkiler” (primary relations), yüz yüze, samimi, duygusal yoğunluğa sahip ve uzun süreli ilişkilerdir (örn: aile, yakın arkadaşlar). Diğer şıklar (vatandaş-devlet, işçi-patron) ise mesafeli, resmi ve çıkara dayalı “ikincil toplumsal ilişkiler”dir.

11. Toplumun belirli bir statüde bulunan bireylerden beklediği davranış kalıplarına ne ad verilir?

A) Toplumsal ilişki

B) Toplumsal grup

C) Toplumsal kurum

D) ‘Kendi için sınıf

E) Toplumsal rol

Cevap : E) Toplumsal rol

Açıklama : “Statü”, bireyin toplumdaki konumudur (örn: öğretmen). “Toplumsal rol” ise, o statüdeki bireyden beklenen haklar, görevler ve davranış kalıplarıdır (örn: öğretmenin ders anlatması).

12. Aşağıdakilerden hangisi, modernleşme ile birlikte, ekonomik alanda görülen değişmeler arasındadır?

A) Okuryazarlık oranında artış

B) Çekirdek ailenin oluşması

C) Modern devletin ortaya çıkması

D) Milliyetçiliğin yükselmesi

E) Pazar ekonomisinin doğuşu

Cevap : E) Pazar ekonomisinin doğuşu

Açıklama : Modernleşme, feodalizmin ve geleneksel tarım toplumunun çözülmesidir. Bu süreçte ekonomik alanda, kendi kendine yeterliliğin yerini, üretim ve tüketimin para aracılığıyla yapıldığı “pazar ekonomisi” (kapitalizm) almıştır. Okuryazarlık (A), çekirdek aile (B), modern devlet (C) ve milliyetçildik (D) modernleşmenin sosyal ve siyasal sonuçlarıdır; soruda ise ekonomik alandaki değişim sorulmaktadır.

13. Aşağıdakilerden hangisi erken cumhuriyet döneminde uygulanan devletçi politikaları örnekler?

A) Güçlü sermaye sınıfının taleplerine öncelik verilmesi.

B) Karayolu yatırımlarının artırılması.

C) Serbest piyasanın güçlendirilmesi.

D) Yabancı yatırımlara öncelik tanınması.

E) Kamu İktisadi Teşekküllerinin (KİT’lerin) açılması.

Cevap : E) Kamu İktisadi Teşekküllerinin (KİT’lerin) açılması.

Açıklama : Erken Cumhuriyet dönemindeki (özellikle 1930’lar) “devletçilik” politikası, özel sektörün yetersiz kaldığı alanlarda büyük sanayi yatırımlarının doğrudan devlet eliyle yapılmasını ifade eder. Sümerbank, Etibank gibi “Kamu İktisadi Teşekkülleri”nin (KİT) kurulması bu politikanın en somut örneğidir.

14. Batı’da ortaya çıkan bir standardı… “uygarlık” kavramı, zamanla “bilgi ve görgü sahibi insanların oluşturduğu yaşam biçimi” anlamında kullanılmaya başlanmış; giderek genelleştirilip nötrleşmiştir.
Yukarıdaki parçada kavramlarla ilgili olarak ifade edilen durum, aşağıdaki yargılardan hangisini örnekler?

A) Kavramlar, bilim insanları tarafından tartışılarak tanımlanır.

B) Kavramların değişiminde etkili olan unsur, toplumsal yapının değişmesidir.

C) Kavramlar, politik görüşlerden bağımsız olarak geliştirilmiş net tanımlamalardır.

D) Tarihsel süreç içinde kavramlara farklı anlamlar yüklenebilir.

E) Kavramlar, tamamen nötr ve tarafsız tanımlara dayanır.

Cevap : D) Tarihsel süreç içinde kavramlara farklı anlamlar yüklenebilir.

Açıklama : Paragraf, “uygarlık” kavramının başlangıçta Batı standardını temsil ederken, zamanla nasıl anlam değişikliğine uğradığını (genelleşip nötrleştiğini) anlatmaktadır. Bu durum, kavramların statik olmadığını, tarihsel ve toplumsal süreç içinde anlamlarının değişebileceğini (D) göstermektedir.

15. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’nin 1945 sonrasında kalıcı olarak çok partili demokrasiye geçmesi üzerinde etkili olmamıştır?

A) Ekonomik açıdan güçlü bir kesimin ortaya çıkması ve bunların siyasal hayatın serbestleştirilmesini istemesi

B) CHP içinde güçlü bir karşıt hareketin ortaya çıkması

C) II. Dünya Savaşı yıllarında uygulanan ekonomi politikalarının halk üzerinde yarattığı hoşnutsuzluk sonucu CHP üzerinde oluşan baskı

D) CHP’yi geleneksel olarak destekleyen grupların desteğinin azalması

E) II. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye’nin dışlanma tehdidi karşısında taraf tutmak ve tuttuğu tarafin temsil ettiği siyasal sistemi benimsemek zorunda kalması

Cevap : A) Ekonomik açıdan güçlü bir kesimin ortaya çıkması ve bunların siyasal hayatın serbestleştirilmesini istemesi

Açıklama :

16. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki devamlılık unsurları arasında yer alır?

A) Güçlü merkezî devlet

B) Güçlü bir burjuvazi

C) Cumhuriyet yönetimi

D) Sermaye birikiminin gelişmiş olması

E) Sanayileşmiş bir ekonomi

Cevap : A) Güçlü merkezî devlet

Açıklama : Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’dan zayıf bir sanayi (E), gelişmemiş bir sermaye birikimi (D) ve zayıf bir burjuvazi (B) devralmıştır. Cumhuriyet (C) ise bir devamlılık değil, köklü bir kopuştur (saltanatın kaldırılması). Devamlılık gösteren temel unsur ise, topluma yön veren, modernleşmenin öncüsü olan ve siyasetin merkezinde yer alan “güçlü merkezî devlet” geleneğidir.

17. Osmanlı’da batılılaşma etkilerinin gündelik yaşamda da hissedilmesi, ilk kez hangi dönemde gerçekleşmiştir?

A) I. Dünya Savaşı yılları

B) Tanzimat Dönemi

C) İttihat ve Terakki yönetimi

D) II. Mahmud Dönemi

E) II. Abdülhamid Dönemi

Cevap : B) Tanzimat Dönemi

Açıklama : II. Mahmud dönemi (D) askeri ve idari reformlarla başlasa da, Batılı yaşam tarzının (kıyafet, mimari, sosyal yaşam, basın) topluma ve gündelik hayata belirgin bir şekilde yansımaya başlaması 1839’da ilan edilen “Tanzimat Dönemi” ile olmuştur.

18. Osmanh ekonomisinin yükselme dönemi boyunca fethe dayalı oluşu, aşağıdaki ekonomik önceliklerden hangisine dayanır?

A) Gelenekçilik

B) İaşecilik

C) Kalkınmacılık

D) Vergicilik

E) Korumacılık

Cevap : D) Vergicilik

Açıklama :

19. H. Dünya Savaşı ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi vanlıştır?

A) II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye ekonomik açıdan çok büyük zorluklar atlatmıştır.

B) Türkiye II. Dünya Savaşı başlangıcında, ABD safında sıcak savaşa katılmıştır.

C) II. Dünya Savaşı boyunca Türkiye kaynaklarının çoğu askeri harcamalara ayrılmıştır.

D) II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’de cumhurbaşkanı İsmet İnönü idi.

E) Türkiye II. Dünya Savaşı’nda savaşmamıştır.

Cevap : B) Türkiye II. Dünya Savaşı başlangıcında, ABD safında sıcak savaşa katılmıştır.

Açıklama : Türkiye, II. Dünya Savaşı boyunca (Cumhurbaşkanı İsmet İnönü döneminde) tarafsız kalarak fiilen sıcak savaşa (E) girmemeye çalışmıştır. Savaşın sonuna doğru (Şubat 1945) Müttefikler safında sembolik olarak Almanya’ya savaş ilan etmiştir. Savaşın başlangıcında ABD safında savaşa girmesi söz konusu değildir.

20. Aşağıdakilerden hangisi 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nde etkili olan fikir akımları arasında yer almaz?

A) İslamcılık

B) Kısmi Batıcılık

C) Milliyetçilik

D) Sosyalizm

E) Osmanlıcılık

Cevap : D) Sosyalizm

Açıklama : 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’ni kurtarmak için geliştirilen temel fikir akımları Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük (bir milliyetçilik türü) ve Batıcılıktır. “Sosyalizm” ise bu dönemde cılız bir akım olarak bulunsa da, diğerleri gibi imparatorluğu kurtarmaya yönelik ana akım bir siyasi proje olarak etkili olmamıştır.

@lolonolo_com

Türkiyenin Toplumsal Yapısı

sosyoloji facebook grubu Auzef Türkiyenin Toplumsal yapısı Ders Kitabı PDF

Auzef Ders Kitabı

Sosyoloji Lisans, Türkiyenin Toplumsal yapısı Telegram Sosyoloji

Türkiyenin Toplumsal Yapısı

siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler

Türkiyenin Toplumsal Yapısı

Sosyoloji, Siyaset bilimi ve Kamu Yönetimi, Siyaset bilimi ve Uluslararası İlişkiler ortak dersi

Türkiyenin Toplumsal yapısı